Ak Parti İktidarında Yunanistan’a ada verildiği doğru mu?

Ak Parti İktidarında Yunanistan'a ada verildiği doğru mu

Ak Parti İktidarında Yunanistan'a ada verildiği doğru mu

Emekli Kurmay Albay Ümit Yalım, Türkiye’nin ihmali sonucu, Ege ve Akdeniz’deki 16 küçük adanın Yunanistan’a kaptırıldığını iddia etti. Yalım, “Türk hükümetinin Avrupa Birliği müzakerelerinde gün almak için adaların Yunanistan tarafından ele geçirilmesine göz yumduğunu” söyledi.

Adaların Yunanistan tarafından ele geçirilmesinin 2004’te başladığını aktaran Yalım, ilk olarak da Türkiye açıklarındaki Eşek ve Bulamaç adalarının kaptırıldığını ifade etti. Emekli Kurmay Albay Ümit Yalım, 2004’ten bu yana “Yunanistan tarafından Ege’deki 11 ve Akdeniz’deki 5 adanın ele geçirildiğini, Yunan askerlerinin de adalarda nöbet tutuklarını” dile getirdi.

16 ADACIK

Yunanistan’ın işgal ettiği öne sürülen 16 ada ve 1 kayalığın isimleri şöyle: “Koyun, Hurşit, Fornoz, Eşek, Nergizcik, Bulamaç, Kalolimnoz, Keçi, Sakarcılar, Koçbaba, Ardacık, Gavdos, Dhia, Dionisades, Gaidhouronisi, Koufonisi ve Venedik kayalıkları.”

************************************************************************

[2015] Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın Açıklaması:

Ege adalarıyla ilgili, Lozan Barış Antlaşması 12’nci maddesi ve Paris Barış Antlaşması madde 14 hükümleriyle egemenliği devredilenler dışında hiçbir adanın egemenliği antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiştir. Bu ada, adacık ve kayalıkların egemenliği Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne halefiyet yoluyla intikal etmiştir. Hukuken, EGAYDAAK Türkiye Cumhuriyeti’nin hâkimiyetindedir. Antlaşmalarla gerçekleştirilen bu düzenlemeye karşılık EGAYDAAK’ların bir kısmı üzerinde, başından beri ama ta Osmanlı’dan bugüne gelinceye kadar bir Yunanistan’ın fiilî uygulamaları vardır. Ancak fiilî devlet uygulamaları onların yasal, hukuki statülerini değiştirmez. Bu, uluslararası mahkemelerin de vermiş olduğu karardır. Dolayısıyla, bu durumda EGAYDAAK’lar hukuken Türkiye Cumhuriyeti egemenliğindedir. EGAYDAAK’ların üzerindeki mevcut olan fiilî Yunan uygulamaları hukuki statüyü değiştirmez.
*********************************************************************

[15.08.2017] Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıklaması:

CHP’li Niyazi Nefi Kara’nın soru önergesini yanıtlayan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye ile Yunanistan arasında Ege’de birbirleriyle bağlantılı bir dizi sorun bulunduğunu vurgulayarak, “Ege’de bazı adacık ve kayalıkların aidiyeti ve bununla bağlantılı olarak Türkiye ile Yunanistan arasında geçerli bir uluslararası anlaşmayla tespit edilmiş deniz sınırlarının bulunmaması da bu sorunlar arasında yer almaktadır” dedi.

‘ÜLKEMİZ DİYALOG YOLUYLA ÇÖZÜM GETİRİLMESİNİ ARZU ETMEKTE’

Ege Adalarının aidiyetine ilişkin temel uluslararası belgelerin 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları olduğunu kaydeden Bakan Çavuşoğlu, bu antlaşmaların adaların egemenliği ve silahsızlandırılmaları ile ilgili ayrıntılı hükümler ihtiave ettiğini kaydetti. “Bu itibarla sorun, Lozan ve Paris Antlaşmaların ilgili maddelerinin yorumuyla alakalı hukuki bir meseledir” diyen Çavuşoğlu, önerge yanıtında şu görüşleri dile getirdi:

“Bilindiği gibi, Ege meseleleri Yunanistan ile aramızda mevcut diyalog kanalları çerçevesinde tüm yönleriyle ele alınmaktadır. Ülkemiz bu sorunların tümüne uluslararası hukuk çerçevesinde hakkaniyete uygun ve ülkemizin temel hak ve menfaatleri gözetilerek diyalog yoluyla çözüm getirilmesini arzu etmektedir.

‘GÖRÜŞLERİMİZ HER DÜZEYDE AKTARILMAKTA NOTALAR DA İLETİLMEKTE’

Ege sorunlarının çözümü konusunda izlenen ve bu sorunların ortaya çıktığı ilk andan itibaren benimsenen bu politika herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Ülkemiz bu mesele dahil, tüm Ege sorunlarına ve bunların çözümüne ilişkin görüşleri, Bakanlığımızın 1996 yılından bu yana yaptığı muhtelif açıklamalarla kamuoyumuzda paylaşmış bu çerçevede Yunanistan’ın statüsü tartışmalı coğrafi formasyonlar üzerinden yaratması muhtemel fiili durumları kabul etmeyeceğimizi ve teşebbüs edilmesi halinde bunların hukuki açıdan bir sonuç doğurmayacağı duyurulmuştur. Bu açıklamalara ilaveten, konuya ilişkin görüşlerimiz her düzeyde Yunan makamlarına aktarılmakta ve ayrıca tutumuzu yazılı olarak kayda geçiren Notalar da Bakanlığımca iletilmektedir.”

******************************************************************************************************

[18.11.2017 ] Başbakan Binali Yıldırım’dan Açıklama;

Başbakan Binali Yıldırım, avukatı Tuba Kılıç aracılığıyla açıklama gönderdi.

“Sn. müvekkilim Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Binali Yıldırım’ın Koyun Adasına pasaport ile gittiğine dair haber yapılmıştır. İş bu haber incelendiğinde görülmektedir ki, muhalefet cenahı iş bu haberi 2 aylık aralıklar ile farklı farklı internet sitelerinden ve gazetelerinden tekrarlamaktadırlar” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Sayın müvekkilim, Sakız Adası’na 20-25.07.2015 tarihleri arasında ailesi ile birlikte tatil amacı ile turistik bir gezi yapmışlardır. Bu gezi esnasında Sakız Adasına pasaport ile giriş yapılmıştır. Bilindiği üzere Sakız Adası Yunanistan tabiyetindedir ve bu suretle pasaport ile girilmesi de zorunluluk arz etmektedir. Bu gezi esnasında gezilen koy ve limanlardan bir tanesi de Koyun Adasıdır. Ancak asılsız haberlerde ifade edildiğinin aksine bu adaya girilirken pasaport ile girilmemiştir. Sadece Sakız Adasına pasaport ile girilmiştir ve buradan turistik bir tekne ile Koyun Adasına geçilmiştir.”

“O TARİHLERDE RESMİ BİR GÖREVİ YOK”

Açıklamada, o dönem Yıldırım’ın resmi hiçbir görevinin olmadığı belirtilerek “Ayrıca, müvekkilimiz gerçekleştirmiş olduğu bu gezi tarihi itibari ile resmi hiçbir kurum ile ilgisi ve resmi hiçbir görevi bulunmamaktadır. Öyle ki o tarihlerde müvekkilim, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı görevi son bulmuş, milletvekilliği görevi sona ermiş ve henüz Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı görevine de başlamamıştır. Yine dikkat edilmelidir ki müvekkilimizin adaya gittiği gemi de, bazı gerçek dışı ve kasıtlı sözde haberlerde açıklandığının aksine hiçbir şekilde bayrağımızın saklanmasına dair bir durum asla söz konusu değildir. Ancak, ne var ki haberlerde kasıtlı olarak ‘Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Koyun Adasına pasaport ile giriş yaptı’ şeklinde ifadeler kullanılmakta ve bu suretle bir yandan müvekkilimizin şahsına iftira atılmaktadır. Zira sözde haberler ile bu gezinin, Yunanistan’ın Koyun Adasındaki olmayan egemenliğinin tanındığı, Yunanistan’a işgalinde meşruiyet kazandırdığı şeklinde çarpıtılması sözde haberleri yapan internet siteleri ve gazetelerin, açıkça müvekkilimizi ve müvekkilimiz şahsında Türkiye Cumhuriyet, Hükümetini kamuoyu nezdinde küçük düşürme ve karalama gayretini açık seçil ortaya koymaktadır” denildi.

*********************************************************************************************
13.01.2017] Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Hüseyin Müftüoğlu’nun açıklaması;

Açıklamada Türkiye’nin, Yunanistan’ın statüsü tartışmalı coğrafi formasyonlar üzerinde yaratması muhtemel fiili durumları kabul etmeyeceğini denildi. Müftüoğlu, bunların hukuki açıdan hiçbir sonuç doğurmayacağını çeşitli kereler duyurduklarını belirtti. “Komşumuz Yunanistan’ın, gerek hükümetimiz, gerek kamuoyumuz nezdinde büyük hassasiyet arz eden bu konuda sağduyulu davranmasını bekliyoruz​” ifadelerini kullandı.

Müftüoğlu, söz konusu haberler hakkında şunları kaydetti:

“Yunanistan Denizcilik ve Ada Politikası Bakan Yardımcısı (Santorinios), Yunan Parlamentosunda yöneltilen bir soruya verdiği yanıtta, Yunan hükümetinin Ege’de 28 küçük adacığa yönelik iskan ve bayındırlık planlaması yaptığına değinmiştir.”

“Ancak, söz konusu planlamanın Ege’deki hangi adacıkları kapsadığı açıklanmamıştır.”

*************************************************************************************************

Bimer’e konuyla ilgili soruya verilen cevap:

Türkiye ile Yunanistan arasında Ege’de birbirleriyle bağlantılı bir dizi sorun bulunmaktadır. Ege’de bazı adacık ve kayalıkların aidiyeti ve bununla bağlantılı olarak Türkiye ile Yunanistan arasında geçerli bir uluslararası anlaşmayla tespit edilmiş deniz sınırlarının bulunmaması da bu sorunlar arasında yer almaktadır. Ege Adalarının aidiyetine ilişkin temel uluslararası belgeler, 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmalarıdır. Bu antlaşmalar, adaların egemenliği ve silahsızlandırılmaları ile ilgili ayrıntılı hükümler ihtiva etmektedir. Bu itibarla sorun, Lozan ve Paris Antlaşmalarının ilgili maddelerinin yorumuyla alakalı hukuki bir meseledir. Bilindiği gibi, Ege meseleleri Yunanistan ile aramızda mevcut diyalog kanalları çerçevesinde tüm yönleriyle ele alınmaktadır. Ülkemiz bu sorunların tümüne uluslararası hukuk çerçevesinde hakkaniyete uygun ve ülkemizin temel hak ve menfaatleri gözetilerek diyalog yoluyla çözüm getirilmesini arzu etmektedir. Ege sorunlarının çözümü konusunda izlenen ve bu sorunların ortaya çıktığı ilk andan itibaren benimsenen bu politikada herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Ülkemizin bu mesele dâhil, tüm Ege sorunlarına ve bunların çözümüne ilişkin görüşleri, Bakanlığımızın 1996 yılından bu yana yaptığı muhtelif açıklamalarla kamuoyumuzla paylaşılmış, bu çerçevede Yunanistan’ın statüsü tartışmalı coğrafi formasyonlar üzerinde yaratması muhtemel fiili durumları kabul etmeyeceğimiz ve teşebbüs edilmesi halinde bunların hukuki açıdan bir sonuç doğurmayacağı duyurulmuştur. Saygılarımızla,

****************************************************************************
Çavuşoğlu Yunan Bakan’ın sözlerine sert yanıt verdi>>>

16 ADA YUNANİSTAN’A VERİLDİ Mİ VERİLMEDİ Mİ ?>>>

12 Ada nasıl kaybedildi? http://www.dunyabulteni.net/haberler/196669/12-ada-nasil-kaybedildi-

12 Ada Yunanlara nasıl verildi? https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafaarmagan/12-ada-yunanlara-nasil-verildi-2034264

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.