Erdoğan’dan Abdullah Gül ve Arınç’a: Nasıl olur da Bay Kemal’in kayığına binersiniz

Erdoğan'dan Abdullah Gül ve Arınç'a: Nasıl olur da Bay Kemal'in kayığErdoğan'dan Abdullah Gül ve Arınç'a: Nasıl olur da Bay Kemal'in kayığına binersinizına binersiniz

Erdoğan'dan Abdullah Gül ve Arınç'a: Nasıl olur da Bay Kemal'in kayığına binersiniz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz dava arkadaşı değil miyiz? Nasıl olur da Bay Kemal’in kayığına binersiniz?” dedi.

Abdullah Gül, CHP ve HDP  gidi, sivillere ceza muafiyeti veren KHK’nın yeniden düzenlenmesini istedi.  Bülent Arınç da bunu destekledi.

“HUSUMET KERVANINA DAVA ARKADAŞLARIMIZ DA KATILDI YAZIKLAR OLSUN”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül’ün tepkisini ve Arınç’ın desteğini  Kastamonu’daki AK Parti toplantısında değerlendirdi: “Bizi şaşırtan, bu husumet kervanına bizim dava arkadaşlarımızdan bazılarının katılması. Yazıklar olsun.

“NASIL OLUR DA BAY KEMAL’İN KAYIĞINA BİNERSİNİZ”

16 Nisan’da da bugün bu kampanyaya katılanlar ‘Evet’ demedi. Biz bir yolda aynı dava arkadaşı değil miyiz? Nasıl oluyor da bir anda, affedersiniz Bay Kemal’in kayığına biniyorsunuz? Özellikle CHP’nin bazı milletvekilleri her türlü terbiye ve haysiyet sınırını aşan cümlelerle güya hükümete ama aslında millete hakaret etmeye başladı. Hele Muğla Milletvekili var ki, terbiyesiz, ahlaksız ifadelerle benim milletime saldırmıştır.”

kaynakhttp://www.ensonhaber.com/erdogandan-abdullah-gul-ve-arinca-tepki.html


Abdullah Gül: KHK ile ilgili söylediklerimi oraya buraya çekmenin anlamı yok

Abdullah Gül: KHK ile ilgili söylediklerimi oraya buraya çekmenin anlamı yok

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, KHK ile ilgili eleştirisi tepki çekmişti. Gül, eleştirilere yanıt verdi 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, sivillere ceza muafiyeti tartışmalarına Twitter’dan yaptığı açıklamalarla katılmıştı. Konuyla ilgili iki tweet atan Gül, KHK’nın yeniden düzenlenmesi gerektiğini…

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, KHK ile ilgili eleştirisi tepki çekmişti. Gül, eleştirilere yanıt verdi

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, sivillere ceza muafiyeti tartışmalarına Twitter’dan yaptığı açıklamalarla katılmıştı.

Konuyla ilgili iki tweet atan Gül, KHK’nın yeniden düzenlenmesi gerektiğini söylemişti.

Abdullah Gül: Söylediklerim oraya buraya çekilmemeli

ERDOĞAN: GÜL’ÜN AÇIKLAMALARI ÜZÜCÜ

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Gül’ün açıklamalarını “üzücü” olarak niteleyerek “Bu sadece 15 Temmuz’u kapsayan bir olaydır. Bunun dışında hiçbir şey söz konusu değil. Geçmiş cumhurbaşkanımızın da, burada kalkıp maalesef bir muğlaklıktan bahsetmiş olması üzücüdür. Neye dayanarak siz böyle bir muğlaklıktan bahsediyorsunuz? Hangi madde sizi bu muğlaklığa itebiliyor? Bu üzücü olmuştur. Kendileri tarafından yapılan o açıklama, aldığı retweet’lerle süreci çok farklı bir yere doğru işletmiştir.” ifadelerini kullanmıştı.

“ORAYA BURAYA ÇEKİLMEMELİ”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eleştirilerine yanıt veren Gül şöyle konuştu:

“Bir kararname yayınlandı. İyi niyetle yapılmış bir kararname. Burada bir açık görüyorum, durumdan vazife çıkartacak bazıları, böyle bir detay var. Bunun önüne geçilmeli diye düşündüm. Bunu oraya buraya çekmenin bir anlamı yok açıkçası.

Ben hayatımı devlete millete hizmet ederek geçirmiş eski bir Cumhurbaşkanıyım. Bunun arkasında bir şey aranmasının anlamı olmadığını düşünüyorum.”

29 Aralık 2017 Cuma 14:14


Bülent Arınç’tan Abdullah Gül’ün KHK tepkisine destek!

Sivillere silah kullanma hakkı verdiği öne sürülen KHK maddesine 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül dün Twitter’dan tepki göstermişti. Bugün ise eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Abdullah Gül’ün tweetlerini kendi sayfasında paylaşarak KHK ile ilgili Gül’le..
 Bülent Arınç’tan Abdullah Gül’ün KHK tepkisine destek!

Sivillere silah kullanma hakkı verdiği öne sürülen KHK maddesine 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül dün Twitter’dan tepki göstermişti. Bugün ise eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Abdullah Gül’ün tweetlerini kendi sayfasında paylaşarak KHK ile ilgili Gül’le aynı düşüncede olduğunu duyurdu. Arınç, daha sonra KHK’ları ağır bir şekilde eleştiren köşe yazısı da paylaştı.

Bülent Arınç'tan Abdullah Gül'ün tepkisine destek!

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, tartışma yaratan KHK maddesine ilişkin dün Twitter’dan açıklama yaptı. Abdullah Gül’ün de tepki gösterdiği 696 sayılı KHK’da en dikkat çeken düzenleme, “terör eylemlerini bastıran kişilerin” cezai sorumluluğu olmamasına ilişkin. KHK’ya göre, “Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında” hareket eden kişilerin cezai sorumluluğu olmayacak. KHK’nın 121. maddesinde “Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/07/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır” ifadesi yer alıyor.

HUKUK DEVLETİ ANLAYIŞI AÇISINDAN KAYGI VERİCİ

Abdullah Gül, “15 Temmuz hain darbe teşebbüsüne karşı arkasına bakmadan sokağa çıkıp direnen kahraman vatandaşlarımızı koruma amacıyla çıkartıldığını düşündüğüm 696 sayılı KHK’nın yazımındaki hukuk diliyle bağdaşmayan muğlaklık, hukuk devleti anlayışı açısından kaygı vericidir” dedi. Gül, AK Parti’ye “İlerde hepimizi üzecek olaylara ve gelişmelere fırsat vermemek için gözden geçirileceğini ümit ediyorum” sözleriyle bu maddenin düzeltilmesi yönünde çağrı yaptı.

BÜLENT ARINÇ DA PAYLAŞTI

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, KHK ile getirilen ve 15-16 Temmuz’da sokağa çıkan sivillere yargı muafiyeti getiren tartışmayla ilgili ”Düzenleme yeni değil sadece siviller eklendi. Milis yorumları için hukuki dayanak yok. Bu suiistimal edilmemesi gereken bir konu. Buna yönelik eleştirilerin, farklı yerlere çekmenin çok iyi niyetli olmadığını düşünüyorum. Ya iyi niyetli okumamadır ya da metnin hiç okunmadığı anlamına geliyor” ifadesini kullandı. Abdulhamit Gül’ün ‘farklı yerlere çekmenin çok iyi niyetli olmadığını düşünüyorum’ sözlerinin üzerinden bir saat geçmeden Abdullah Gül’ün 6 bin retweet, 18 binden fazla beğeni alan tweetini eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın da paylaşması dikkat çekti.

Bülent Arınç, daha sonra ise “Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim” tavsiyesiyle Hürriyet’den Taha Akyol’un KHK’ları eleştirdiği bugünkü yazısını paylaştı. Akyol’un bu yazısında “İktidar ‘yazdım oldu’ kolaylığını seviyor. Fakat Türkiye’nin hukuk sicili zarar görüyor, ‘suçluların iadesi’ konusundaki haklı taleplerimizi bile zaafa uğratıyor” tepkisi yer aldı.

ARINÇ’IN TWEETİNİN ALTINA İLGİNÇ YORUMLAR YAPILDI

Nilüfer‏ @Turkiyem7474 adlı kullanıcı:

Sayın Bülent bey siz niye hep başkalarıyla aynı saftasınız,neden kendi partinizle yanyana degilsiniz,madem eksiklikler var,yanlış anlaşılmalar var peki Sayın Gül ile beraber Yol arkadaşim dediginiz Sn Cumhurbaşkanı Erdogan ile görüşmüyorsunuz?burdan yazıpta fitne sokuyorsunuz.

Haycan‏ @CandBrahim adlı kullanıcı:

Bide şu gökçek in parsel parsel verdiği arazileri bi açıklasanız. Korkmadan, bir partinin değil sadece bu ülkenin menfaatini gözeterek

Kasırga‏ @Kasrga70533017 adlı kullanıcı:

SEN VE GÜL… GÖLGE ETMEYİN YETER KARDEŞİM.. BU MEMLEKETİN YETERİNCE DÜŞMANI VAR. ENERJİMİZİ BOŞA HARCAMAYIN

Buyukkul‏ @HBuyukkul adlı kullanıcı:

Senin çift karakterli olduğunu biliyoruz bunu nasıl beceriyorsun yazda onu okuyalım

ş.yalçın‏ @06syalcin adlı kullanıcı:

Bülent bey aynı gazetede Abdulkadir Selviyde okuyun tavsiye ederim.

Kaynak: http://www.mynet.com/haber/guncel/bulent-arinctan-abdullah-gulun-tepkisine-destek-3582157-1


Cumhurbaşkanı Erdoğan: Abdullah Gül’ün KHK değerlendirmesi çok üzücü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrika seyahati sırasında Abdullah Gül’ün sivillere ceza muafiyeti veren KHK hakkında “muğlak” demesini “üzücü” olarak değerlendirdi. Afrika ülkelerine ziyaret kapsamında önce Sudan’a giden Cumhurbaşkanı Erdoğan ardından Çad’ı ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Çad’dan Tunus’a geçerken; uçakta…

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Abdullah Gül’ün KHK değerlendirmesi çok üzücü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrika seyahati sırasında Abdullah Gül’ün sivillere ceza muafiyeti veren KHK hakkında “muğlak” demesini “üzücü” olarak değerlendirdi.

Afrika ülkelerine ziyaret kapsamında önce Sudan’a giden Cumhurbaşkanı Erdoğan ardından Çad’ı ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Çad’dan Tunus’a geçerken; uçakta aralarında Ensonhaber Medya Grup Başkanı Serkan Kalemciler’in de olduğu gazetecilere açıklamalarda bulundu, sorularını yanıtladı.

ABDULLAH GÜL’ÜN KHK’YA TEPKİSİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 696 sayılı KHK ile 15 Temmuz gecesi darbeye karşı koyan sivillere ceza muafiyeti verilmesiyle ilgili Abdullah Gül’ün ifadelerinin sorulduğu “Son kanun hükmünde kararname 15 temmuz ile ilgili olarak sivillere yönelik yapılan düzenleme tartışma yarattı. Muhalefet partileri paramiliter güç ve iç savaş yaratır eleştirisi getiriyor. Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de hukuken muğlak bulduğunu söyledi. Bu eleştirilere ne dersiniz ve bir değişiklik olacak mı?” sorusuna şu karşılığı verdi: “Bu konuyla ilgili olarak, “15 Temmuz’da gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemler” ibaresi geleceğe yönelik belirsiz bir genişlikte yorumlanırsa şeklinde bir tartışma yapanlar var.. Bu düzenlemenin neyle ilgili olduğu aslında belli. Nitekim bundan önce de, bu ifadenin yer aldığı dört ayrı KHK düzenlemesi yapıldı. Onların hiçbirine dair bu güne kadar kimse ses çıkarmadı. Şimdi bu son KHK’yı birileri köpürtmeye başladı. Oysa dediğim gibi bu sadece 15 Temmuz’u kapsayan bir olaydır. Bunun dışında hiçbir şey söz konusu değil. Geçmiş cumhurbaşkanımızın da, burada kalkıp maalesef bir muğlaklıktan bahsetmiş olması üzücüdür. Neye dayanarak siz böyle bir muğlaklıktan bahsediyorsunuz? Hangi madde sizi bu muğlaklığa itebiliyor? Bu üzücü olmuştur. Kendileri tarafından yapılan o açıklama, aldığı retweet’lerle süreci çok farklı bir yere doğru işletmiştir.”

Erdoğan’ın tüm açıklamaları şu şekilde:

“CUMHURBAŞKANLIĞI DÜZEYİNDE İLK ZİYARET”

“Sudan ve Çad ile başladığımız Afrika ziyaretimizi Tunus ile tamamlamış olacağız. Sudan’a belediye başkanlığım ve başbakanlığım dönemlerimde ziyaretlerim olmuştu. Cumhurbaşkanlığı düzeyinde bu Sudan’a yapılan ilk ziyaret.

“BİZDEN ÖMER EL BEŞİR’İ TESLİM ETMEMİZİ İSTEDİLER”

Sudan’da Ömer El Beşir’e dünyadaki malum güçler tarafından nasıl bakıldığı, onun nereye konumlandırıldığı ortada olan bir gerçek. Uluslararası Ceza Mahkemesi İstanbul’da İslam İşbirliği Teşkilatı’nın malum olağan üstü liderler zirvesini yaptığımız sırada bize bir mektup gönderdi. Mahkeme bu mektubunda “Aldığımız bilgilere göre Ömer El Beşir Türkiye’de. Dolayısıyla Beşir’in tutuklanarak tarafımıza verilmesi” diye bizden bir talepte bulundu.

“GÜLDÜK, GEÇTİK”

Biz bir defa oraya zaten üye değiliz. İki adamlar kim nerededir, kim kimdir hala bunun farkında değiller. Böyle bir şeye ancak gülünür. Bizimle İslam İşbirliği Teşkilatı’nın bir üyesi olarak böyle bir zirveye katılmış bir insani biz kalkacağız sana teslim edeceğiz. Bu nasıl anlayıştır? Nasıl bir mantıktır? Nasıl hukuktur? Bunu anlamak mümkün değil. Sadece güldük geçtik. Dünyada idari konumlardaki olanların neyi nasıl tasarruf ettikleri ortada. Sen kalkacaksın 251 insanımı şehit eden FETÖ’nün başını bana teslim etmek için en ufak bir mücadele vermeyeceksin. Bütün deliller ortadayken bu konuda en ufak bir sesin çıkmayacak. Kalkacaksın burada Ömer Beşir ile alakalı olarak benden kendisini isteyeceksin. Çok gülünç konumdaki uluslararası kurumlar var.

Erdoğan'dan Gül'ün KHK tweeti hakkında ilk açıklama


Sudan Cumhurbaşkanı Ömer el Beşir Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Yüksek Devlet Nişanı takdim etti.

“AFRİKA-TÜRKİYE ÜNİVERSİTESİ İÇİN ADIM ATACAĞIZ”

Bizim daha önceden planladığımız Sudan ziyeretimizi, o zirveden 10-15 gün sonra gerçekleştirmemiz de gerçekten güzel oldu. Elle aldığımız konular önemliydi. Bu ziyarette Sudan ile Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey kurulmasını kararlaştırdık. İki ülke açısından çok önemli. 2 milyon kilometre kareye yakın arazisi olan, nüfusu büyük bir ülke. Afrika’daki ülkeler arasında Sudan müstesna bir yere sahip. Sağlıklı bir nüfus sayımı yapılamıyor ama elimizdeki rakamlara göre 39 milyon nüfusu var. Yaptıkları çalışmalarla birlikte umutları çok yüksek. Hartum Üniversitesi’ndeki gençliğin coşkusu, dinamizmi çok çok farklıydı. Hocaların da heyacanı coşkusu yerindeydi. Bu üniversitelerle olan münasebetlerimizi çok daha iyi konuma getireceğiz. Sudan bizimle üniversite kurmak istedi. Türkiye Sudan Üniversitesi’ni kurma teklifi çok manidardır. Çad da onun bir farklı versiyonu teklif etti. “Bu Sudan-Türkiye değil de, Afrika-Türkiye Üniversitesi şeklinde olsa çok daha isabetli olur” dedi. “Sudan’a bu sözü verdik, önce Türkiye- Sudan Üniversitesi’ni kuralım” dedik. Daha sonra Afrika -Türkiye Üniversitesi için Afrika Birliği ile görüşmelerimizi yaparız, ona göre de öyle bir adım daha sonra atılabilir.

“SUDAN’DA HAYVANCILIĞIN GELİŞMESİNE KATKI SAĞLAYACAĞIZ”

Sudan ile ikili ticari ilişkilerimizi artırmaya kararlıyız. Mevcut ticaret 500 milyon dolar civarında. Bu yeterli bir rakam değil. Bu ticaret hacmini artırmamız gerekecek. Bu kararlılık var. Türk firmalarının oradaki yatırımı 650 milyon dolar civarında, onları da teşvik ettik. Hartum’da uluslararası hava limanını bir Türk firması yapacak. İnşallah bundan sonraki gelişlerde bu yeni hava alanına inme fırsatı buluruz. Sudan’da TİGEM’e 12 bin 500 hektarlık arazi teklif edildi. Tarım faaliyetlerine başlamamız için önemli bir adım olacak. Sudan’da hayvancılık ileride ama teknoloji olarak tarımda çok iyi bir noktada değiller. Eğer biz hem teknoloji hem de et ve mamulleri konusunda adım atarsak önemli bir gelişme olur. Böylece Sudan sadece canlı hayvan ve karkas hayvan safhasını aşıp, işlenmiş hayvan safhasına ulaşabilir. Hayvanın atılan hiçbir şeyi yoktur, kanına varıncaya kadar hepsi değerlendirilir. Böyle bir endüstriyi Sudan’da kurmak mümkün olursa, ki arazi de çok büyük, bunu değerlendirme imkanı da farklı olacaktır. Suyu da tam manasıyla şu anda değerlendiremiyorlar. Küçük baş ve özellikle büyük baş hayvanları Suudi Arabistan’a ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne canlı verdiklerinden bahsettiler. Bunları işleme konusunda iyi bir noktada değiller. TİGEM ile birlikte teknoloji kullanarak ortaklaşa yapacağımız çalışma ile daha iyi bir noktaya geliriz diye düşünüyorum.

Erdoğan'dan Gül'ün KHK tweeti hakkında ilk açıklama


Sudan’da Dostlar Meclisi’nde gerçekleşen törenle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Hartum Üniversitesi tarafından hukuk alanında fahri doktora takdim edildi.

“SEVAKİN ADASI’YLA VATANDAŞLARIMIZ UMRE’YE ORADAN GİDER”

Kızıldeniz Port Sudan’da ise ekonomik bölge konusunda çalışma yapıyoruz. Biz Sevakin Adası’nı kendilerinden istedik. “Burayı bize tahsis edin” dedik. Bunu kabul etti. Birkaç tane özel şahıslara ait yerler varmış, “Onları da görüşelim, bunları da almamız halinde tahsis edelim” dedi. Bu gerçekleşirse TİKA ve Kültür ve Turizm Bakanlığı ile devreye girmek suretiyle hazırlanan projeye göre ve aslına uygun olarak orayı yaparız. Bir de oranın adeta planda mütemmim cüzü olarak 300 odalı kervansaraydan bahsettiler. Bunu biz göremedik. Bunlar gerçeğe dönüşürse paket turizmde çok ciddi bir adım atılabilir. Türkiye’den umre ziyaretlerine Sevakin Adası üzerinden gitmek mümkün olur. Buraya kadar uçakla gelinip, oradan deniz yolu ile karşıya geçilir. Tarih yeniden şöyle bir ayağa kalkar. Böyle bir güzel olur. Biz de kendisine ısrarla bunu gecikmeden yapalım dedik. O da bize söz verdi. İnşallah bunu gerçekleştiririz.

“BİR FİRMAMIZ TERSANE YAPIP İŞLETECEK”

Bir de orada tershane sözü var. O tersane ile ilgili olarak yine bir Türk iş adamımız imzayı attı. Büyük ihtimalle o tersaneyi de onlar alıp işletecekler. Böylece orada gemi inşa sektöründe bir Türk firmasının olması isabetli olacaktır. Bunun da imza törenini yaptık.

“FETÖ MÜCADELEMİZ AFRİKA’DA DEVAM EDECEK”

Sudan FETÖ ile mücadelede kararlı bir duruş sergiledi. Okullar Maarif Vakfı’na devredildi. Bundan sonraki süreçte de aynı kararlılığı beklediğimizi ifade ettik. FETÖ mensupları sınır dışı edildi, ama kaçanlar da olmuştur. FETÖ ile mücadelemiz tüm Afrika’da devam edecek. Çad’da da FETÖ okulları Maarif Vakfı’na devredildi. Ama buraya dönerken bazı avukatların bu okullarla ilgili gelişmeleri takip ettiği haberi geldi. İdris kardeşimize söyledik. O da “Bu iş bitti, endişe etmeyin, Maarif Vakfı’na devredildi, merak etmeyin” dedi.

Erdoğan'dan Gül'ün KHK tweeti hakkında ilk açıklama


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı gittiği ülkelerde halk büyük bir coşkuyla karşıladı

“SUDAN’DA İŞ FORUMU’NA 150’DEN FAZLA TÜRK FİRMASI KATILDI”

Sudan ziyaretimizde 12 resmi anlaşmamız oldu, özel sektör de 9 anlaşma imzaladı. Askeri ilişkilerimizi savunma sanayi alanındaki münasebetlerimizi geliştirme kararı aldık. Sudanlı öğrencilere Türkiye bursları veriyoruz. 1992 den bu yana 407 burs verdik. Sayıyı artırıyoruz. İş forumuna 150 den fazla Türk firması katıldı. Sudan Milli Meclisi’ne hitapta bulunduk. Samimi ve güzel bir atmosferde yaptık. Bunun için de Allah’a hamd ediyorum. Her iki taraf açısından yüzlerce yıllık özlemin giderilmesiydi. Hartum Üniversitesi’nin şahsıma tevdi ettiği doktora ünvanı çoşkusunu da katılanlar gördü. Ömer Beşir devlet nişanı takdim etti, ben de milletimin adına kabul ettim.

“AFRİKA’YA SÖMÜRGE PLANLARIYLA GELMEDİK”

Kudüs başta olmak üzere bölgesel ve küresel konularda Beşir ile tam mutabakat içindeyiz. Bu ziyaretimiz Afrika ile münasebetlerimizi farklı yeni bir boyuta taşıyacaktır. Geleceğin Afrika’da olduğunu görüyoruz. Biz bu geleceği bir kenara koyamayız, ıskalayamayız. Sömürge planları ile gelmedik, geçmişimizde emperyalizmin kokusu yok. Afrika için Afrikalı çözümler ilkesi ile hareket ediyoruz. 2005’i Afrika yılı ilan etmiştik. Çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bütün arzumuz, -Çad Cumhurbaşkanı’na da söyledim- Afrika’nı kendi ayakları üzerinde durabilmesidir. Batı ülkeleri -bunların kimler olduğunu tahmin edebiliyorsunuz- bunların tüm imkanlarını almak gayretinde. Daha yeni yeni buralarda dik durmanın yollarını arıyorlar.

Erdoğan'dan Gül'ün KHK tweeti hakkında ilk açıklama


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çad Cumhurbaşkanı İdris Debi

“ELCEMİNE’YE TÜRK KÜLTÜR KÜLLİYESİ YAPACAĞIZ”

Çad’a da yine cumhurbaşkanı düzeyinde ilk ziyareti gerçekleştirdik. 7 anlaşma imzaladık. Kendilerinden 200 dönümlük bir arazi istedim, o da kırmadı. 230 dönüm, artı 10 dönüm daha aldık. Onu da büyükelçilik için istedik. Ve bu 230 dönümlük arazide Afrika için örnek bir proje yapacağız. Mimar arkadaşım güzel bir eser ortaya çıkardı. Kendileri de bu projeyi çok çok beğendiler. Bu külliyenin içinde Türk Kültür Merkezi, kadın yaşam merkezi, sağlık merkezi, ticari birim merkezi, lokantalar ve kahveler, mescid, TİKA’nın ofis lojmanı ve İslam Konseyi binası olacak. İçine Ziraat Fakültesi yapılmasını talep ettiler. Bunu da külliyenin içine yerleştireceğiz. Süratle tamamlayacağız. Adı Elcemine Türk Kültür Külliyesi. Bu proje Afrika’da örnek bir proje olacak.

“BOKO HARAM’A KARŞI ÇAD’IN YANINDAYIZ”

Havalimanı, köprü, petrol, savunma sanayi, tarım ve diğer alanlarda işbirliği konularını konuştuk. İş adamlarımız bu tür projelere girecekler. Boka Haram terörüne karşı Çad’ın yanındayız. Onlara her türlü desteği vereceğiz. Çadlı öğrencilere de burs veriyoruz, bunların sayısını da artıracağız. Çad’da ayrıca bize “İmam ve müftülerimizi eğitir misiniz?” diye sordular. Diyanet İşleri Başkanı’mız da yanımızdaydı. Biz de “Eğitiriz, eğitim merkezlerimiz var” dedik. Eğitime tabii tutar evlerine göndeririz. Şu anda da zaten Çadlı öğrenciler var, üstelik ilahiyat fakültelerinde de eğitim görüyorlar. da Çadlı öğrenciler var. Onların ülkelerine dönüşü farklı bir güç ortaya çıkacaktır.”

SORU-CEVAP KISMI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gazetecilerin sorularına ise şu cevapları verdi:

-Sevakin Adası’ndaki projede aynı zamanda askeri liman olacağı doğru mu?

-Askeri liman diye bir şey söz konusu değil. Oranın zaten kendi limanı var. Biz o adayı yeniden ayağa kaldırmak istiyoruz.

“ABDULLAH GÜL ÜZDÜ”

-Son kanun hükmünde kararname 15 temmuz ile ilgili olarak sivillere yönelik yapılan düzenleme tartışma yarattı. Muhalefet partileri paramiliter güç ve iç savaş yaratır eleştirisi getiriyor. Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de hukuken muğlak bulduğunu söyledi. Bu eleştirilere ne dersiniz ve bir değişiklik olacak mı?

-Bu konuyla ilgili olarak, “15 Temmuz’da gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemler” ibaresi geleceğe yönelik belirsiz bir genişlikte yorumlanırsa şeklinde bir tartışma yapanlar var.. Bu düzenlemenin neyle ilgili olduğu aslında belli. Nitekim bundan önce de, bu ifadenin yer aldığı dört ayrı KHK düzenlemesi yapıldı. Onların hiçbirine dair bu güne kadar kimse ses çıkarmadı. Şimdi bu son KHK’yı birileri köpürtmeye başladı. Oysa dediğim gibi bu sadece 15 Temmuz’u kapsayan bir olaydır. Bunun dışında hiçbir şey söz konusu değil. Geçmiş cumhurbaşkanımızın da, burada kalkıp maalesef bir muğlaklıktan bahsetmiş olması üzücüdür. Neye dayanarak siz böyle bir muğlaklıktan bahsediyorsunuz? Hangi madde sizi bu muğlaklığa itebiliyor? Bu üzücü olmuştur. Kendileri tarafından yapılan o açıklama, aldığı retweet’lerle süreci çok farklı bir yere doğru işletmiştir. Ama şunu söyleyeyim: Gerek Adalet Bakanı’mız gerek Hükümet Sözcümüz bu konuyla ilgili gerekli cevapları vermiş durumdadırlar. Çıkarılmış olan yasal düzenleme son derece açıktır; biz bu düzenlemenin kararlılıkla ve aynen devamından yanayız. İddia edildiği türden, ilerde yanlış yorumlamalar gündeme gelecek olursa, o vakit gereken müdahale zaten yapılır. Öyle bir durumda, ya yargı ya da parlamento, gereği neyse yapar elbet. Bu KHK’lar biliyorsunuz zaten parlamentoya da gidecek. Biz KHK’lar ile sadece süreci hızlandırıyoruz. Yaptığımız iş budur. Mesela, taşeronu da KHK’ya koymamış olsak, konu önümüzdeki yıla kalacaktı. Yani onu KHK’ya koymamızın nedeni de süreci hızlandırma amaçlıdır. Ama o da elbette Meclis’e gelecek, orada tartışılacaktır.

-Taşeronu geri planda tutmak için bu tartışma kasten mi çıkarıldı acaba?

-Yok canım alakası yok. Biz doğru bildiğimizi yapacağız ve yolumuza devam edeceğiz.

“28 ŞUBAT DAVASINDA YARGI ADİL KARAR VERSİN”

-28 Şubat davası ile ilgili tartışma oldu. Bazı yazarlar şu anda Türkiye’nin AK Parti’nin en geniş koalisyona ihtiyaç var diyor… 28 Şubat için ‘FETÖ’nün kumpas davası, FETÖ’cü savcının iddianamesi diyenler de oldu. Bundan rahatsız olanlar da var. Sizin düşünceleriniz nedir ?

-28 Şubat’ın yanında olan bir kesim var. Bir de karşısında olan bir kesim var. Cumhurbaşkanı olarak bana düşen nedir? Sadece izlemektir, meselenin takibidir ve “gereği neyse bunu yargı yapar” demektir. Ama FETÖ’cü savcı demeyelim o sürece, bir veya daha fazla. Olayın sadece savcı boyutu da yok. Şu anda bu sürecin içinde olup beraat edenler var. Beraat edenleri kimse konuşmuyor. Onları da konuşmak lazım. Beraat etmeyip şu anda yargı süreci devam edecek olan isimler var. İşlerine geleni kabul ediyorlar, işlerine gelmeyeni reddediyorlar. Böyle bir anlayış olmaz. Onların o kararı veren savcıları Türkiye’de değil, yurtdışında kaçak. Bunları niye dile getirmiyorlar? Bunları da dile getirsinler. Ortada öyle ciddi bir kombinezon vardı ki bu kombinezonla birlikte o zaman bu adımlar atıldı. 28 Şubat bu şekilde yapıldı. Şu anda da yargı buradaki bu sıkıntıyı yanlışı gördü, bu suretle tekrar bu işi masaya yatırdı. Siz her verilmiş cezai sonuçlanmış bir ceza ile masaya yaptıramazsınız. Ancak bunlar vatana ihanet gibi ağır suçlar olacak ki, ancak o suçların süresi yoktur, tekrar onlar masaya yatar. Burada da böyle bir durum söz konusu. Durum bu hale gelince yeniden dosyalar gündeme geldi. Yargılama süreci tekrar başlamış oldu. Biz diyoruz ki: “Yargı burada adil bir şekilde kararını versin işi sonuçlandırsın”. Bunların içinde onların hışmına uğrayıp ölenler var, isimleri olup da öldüğü için şu anda yargı sürecinin içine girmeyenler var. Tarih en büyük şahittir.

-Savcının mütalaasında dönemin medya kuruluşlarına atıf var. Sadece askerler mi yargılanacak, sivil sorumlularla ilgili bir şey başlar mı?

-Beni yargı makamına oturtmayın. Hani şair diyor ya: “Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem; / Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzârım!”. Şunu söyleyebilirim: Biz elbette mazlumların, mağdurların yanında oluruz.

“SAVUNMA SANAYİ MÜSTEŞARLIĞI’NDAN SÜRATLİ NETİCE ALMAK İSTİYORUZ”

-Savunma Sanayi Müsteşarlığı Cumhurbaşkanlığı’na bağlandı. Gerekçesi nedir?

-Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile ilgili Başbakan olarak 11 yıllık tecrübem var. 11 yıl toplantılara başkanlık ettim, nerelerde aksama var, nerelerde yok, yakından gördüm. Sistemin birlikte çalışması lazım. Yani birbirinden ayrıldığı zaman netice almak zorlaşıyor. Şu anda Havelsan, Aselsan, Tai vs. hepsi kendi başına bir hegemonya oluşturdukları zaman netice almak mümkün olmuyor. Buraları da FETÖ istila etmişti. Ne kadar temizlik yaparsanız yapın, hala oraların hücrelerine kadar sinmişler, girmişler. Bahsettiğim kurumlar, bu ülkenin en güçlü üniteleri, kuruluşları. Bu işi şöyle bir merkeze bağlayalım, bağlarken de Başbakan da savunma sanayinde icra komitesinde olacak. Konsey içinde İçişleri Bakanı, Genelkurmay Başkanı, Milli Savunma Bakanı ve Savunma Sanayi Müsteşarı var. Yedi kişilik bir ekiple bunu böyle yöneteceğiz. Buradan seri kararlar çıkartmak ve çok başlılığı ortadan kaldırıp süratle netice almak istiyoruz. Bu kuruluşların imkanları dünyada birçok mütekabil kuruluşlarda yok. Netice almamız lazım, insan yetiştirmemiz lazım. Buraları da devreye bu şekilde sokmamız lazım.

“FİLİSTİN’İN TANINMASI DA ÖNEMLİ”

-Kudüs’te nasıl bir yol haritası öngörülüyor? Gösterdiğimiz liderlik sürecek mi?

-13 Aralık’ta İstanbul’a attığımız adım önemli bir başlangıçtı Ama, 13 Aralık bu işin bittiği nokta değil. Ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde ABD’nin vetoya başvurduğu sürece tanık olduk. Onun arkasından, Türkiye ve Yemen’in müracaatı ile BM Genel Kurulu’nun hemen toplanması, ABD’nin veto ettiği tasarının oradaki oylamada 9’a karşı 128 oyla kabul edilmesi önemli bir gelişme olmuştur. Oylama sonucunun ABD’yi tutumunu yeniden gözden geçirmeye sevk etmesini diliyoruz. Şimdi gerekli diğer adımları da atmak lazım. Bu çerçevede Filistin devletinin tanınması önemli. Bazı ülkeler var ki onlar Filistin’i tanırsa, AB üyelerinin ciddi bir kısmı da Filistin’i hemen tanıyabilir.

-Hangi ülkeleri kastediyorsunuz?

-İsim vermek doğru olmaz. Ama bizim bu konuyla ilgili ikili görüşmeler yapmamız lazım. Markajları geliştireceğiz, genişleteceğiz. Bunların bizzat Mahmut Abbas’a da verdikleri sözler var. Sayın Abbas ile bunları konuşuyoruz. İnşallah şu adımdan sonra yapacağımız ziyaretlerle ve telefon görüşmeleriyle bu süreci devam ettireceğiz. Ben Sudan’da bulunduğum esnada Kral Abdullah ile de telefonda görüştüm. Ne gibi adımlar atılabileceğini konuştuk. Hepsinin Türkiye’ye karşı bir muhabbeti var. “Sizin bu işin bu şekilde takipçisi olmanız bizi de çok daha farklı bir yere doğru taşıdı” diyorlar. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un da benimle bir görüşme talebi oldu. Onunla da telefonda görüşeceğiz. Ayrıca Fransa ziyaretim olabilir. Bunları ele alacağız. Onlar da bizi bu konuda yalnız bırakmadılar. Belki bir Vatikan ziyaretimiz olabilir. Papa biliyorsunuz beni ziyaret etmişti. Şimdi iade-i ziyaret yapabilirsek, bu konuları Papa’yla yüzyüze de görüşme imkanımız olabilir.

“TRUMP’LA GÖRÜŞMEM İÇİN BİR SEBEP YOK”

-ABD Başkanı Trump ile de bir telefon görüşmeniz olabilir mi?

-Görüşmemek için bir sebep yok. Görüştüğümüz zaman, tabii ki düşüncelerimizi aktarırız; yanlış karardan dönmelerinin isabetli olacağını, mevcut gidişatlarının doğru olmadığını kendilerine elbette anlatırız.

“İSTİHBARAT BİRİMLERİMİZ TERÖR ÖRGÜTLERİNE KARŞI FAALİYETLERİNİ SÜRDÜRÜYOR”

-Afrika ziyaretiniz öncesinde, Hakkari ve Şırnak’taydınız. Bölgede terör sona ermiş gibi görünüyor. Bu noktada, artık terörle sınır ötesi mücadelenin kalıcı hale geldiğini söyleyebilir miyiz?

-Değerlendirme yaparken, konuşurken ifadelere dikkat etmemiz lazım. Duygusallığa kapılmamak lazım. Bakın daha dün üç şehit haberi geldi. Demek ki içeride terörle mücadele bitmemiş. Eskiden dağlarda büyük gruplar halindeydiler. Şimdi küçük gruplar halinde şehirlere sızma eğilimindeler. Ama istihbarat birimlerimiz yoğun bir şekilde faaliyetlerini sürdürüyor. İçeride terörle mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. İçerde mücadelenin yanı sıra, YPG, PYD dahil bölücü törörle de yurtdışındaki mücadelemiz de aynı kararlılıkla devam edecek.

“ALMANYA, HOLLANDA’YLA SON GÖRÜŞMELERİMİZ GAYET İYİ”

-Almanya Hollanda gibi ülkelerden Türkiye’ye yönelik olumlu açıklamalar geliyor. Bu ülkelerde hükümetler kurulduktan sonra oralara ziyaretler olur mu? AB sürecimizde bir canlanma yaşanır mı?

-Bu seyahatlerin olmaması için hiçbir sebep yok. Her zaman söylediğim bir laf var. Biz düşmanı azaltmaya dostu çoğaltmaya mecburuz. Biz ne Almanya’yla problemimiz var, ne Hollanda’yla, ne de Belçika’yla. Tam tersine oralarda iş başında olanlar benim eski arkadaşlarım. Bana karşı yanlış da yaptılar, o ayrı. Yoksa ben mesela Hollanda Başbakanı Rutte ile çok iyi görüşürdüm. Belçika hakeza öyle. Almanya’yı belirtmeme bile gerek yok. Steinmeier olsun, Merkel olsun, bunlarla münasebetlerimiz çok çok farklı olmuştur hep. Sorunlar oldu ama son görüşmelerimiz gayet iyi. Kudüs meselesinde görüştüğümde, kendilerinden destek istedim, onlar da bizimle aynı çizgideydiler. Birkaç gün önce Steinmeier’i teşekkür için aradım. Rutte bizimle ilişkileri geliştirmek için bazı sinyaller veriyor. Tüm bunlar memnuniyet verici. Biz AB’yle, AB ülkeleriyle elbette ilişkilerimizin iyi olmasını arzu ederiz.

kaynakhttp://www.ensonhaber.com/erdogandan-gulun-khk-tweeti-hakkinda-ilk-aciklama.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.