Trump’ın FETÖ’ye Karşılık İstediği İddia Edilen Papaz Kim?

Beyaz Saray’da gerçekleşen Trump-Erdoğan görüşmesine ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı.

ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beyaz Saray’da dün bir araya geldi. Görüşmede değinilen konulardan biri Türkiye’de kasım ayından bu yana FETÖ’den tutuklu olan Papaz Andrew Brunson oldu.

TRUMP, FETÖ’DEN TUTUKLANAN PAPAZI İSTEDİ

Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan papazın serbest bırakılmasını istedi. Beyaz Saray’dan yapılan bilgilendirme açıklamasında Trump’ın Papaz Brunson’ın serbest bırakılması konusunda 3 kez talepte bulunduğu ve acilen ABD’ye iadesini istediği aktarıldı.

GÜLEN’İN İADESİ HALEN YAPILMADI

Diğer yandan FETÖ lideri Gülen’in 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ABD’den iadesi istenmişti ancak iade talebi halen değerlendirme sürecinde..

BEYAZ SARAY’DAN YAPILAN YAZILI AÇIKLAMA

“ABD Başkanı Donald J. Trump, bugün Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelmiş; görüşmede ülkelerimiz arasındaki derin ve çok yönlü ilişkinin nasıl daha da güçlendirilebileceği ele alınmıştır. Başkan Trump, Amerika Birleşik Devletleri’nin NATO müttefikimiz Türkiye’nin güvenliğine ilişkin taahhüdünü ve terörün her türüyle mücadele edebilmek için birlikte çalışmaya duyulan gereksinimi yinelemiştir.

Başkan Trump, Pastör Andrew Brunson’ın hapsedilmesine de değinmiş; Türk Hükümeti’nin Brunson’ı ivedilikle Amerika Birleşik Devletleri’ne iade etmesini talep etmiştir. Başkan Trump, gelecek hafta gerçekleştireceği uluslararası ziyaretler kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı görmeyi dört gözle beklediğini de ifade etmiştir”

Peki kim bu Pastör Andrew Brunson?

Ergün Diler’in köşe yazısında bahsettiği papaz Pastör Andrew Brunson:

Bu pastör başka

Çok önemli olaylar satırların arasında kayboluyor. Görmek gerçekten zor. Ne kadar dikkatli okursanız okuyun, zor. Hiç kolay değil… Dünya üzerinde süren kavganın yansımaları hem içeride hem bölgemizde görülüyor. İşte en son örneği çocukların katledildiği İDLİB! İnanılır gibi değil gazla çocukları öldürüyorlar. Vahşetin tanımı yok! Görülmüş bir şey değil. 2017’de günahsız yavruları katlediyorlar! NEDEN? KİM? NE İÇİN?
Trump katliamdan bir gün önce “Esad kalsa da gitse de bizim değişen bir şey olmaz” dedi. Ertesi gün GAZLA çocuklar öldürüldü. Dünyanın gözleri önünde hem de. Amerika’nın içinden bir güç TRUMP’a “O kadar emin olma! Esad’ın gitmesi bizim için de önemli” mesajı verdi.
Çocukları öldürenler ABD‘nin içindeki bir kanattı! NET! Zaten sonra ağız değişti!
Müdahaleden ve kayıtsız kalamamaktan söz edildi! Böyledir bu işler! Biri gelir sizi düzeltir!
BÖLGEDE NELER OLUYORDU?
Oyun neydi?
Açalım biraz… Ama önce İZMİR‘e gidelim… Ne ilgisi var demeyin. Gidelim…
Andrew Craig Brunson… Protestan cemaatine ait İzmir Diriliş Kilisesi Pastörü.
Şikayet üzerine göz altına alındı. Eşi NORİNE ile birlikte. Sorgu tamamlandı.
Eşi serbest bırakıldı. Ama kendisi tutuklandı.
Kısa bir haber olarak gördüğümüz, hatta görmediğimiz bu olay çok büyük bir SARSINTI meydana getirdi… 20 yıldır İzmir’de bulunan Andrew Craig Brunson BİR TANIĞIN İFADESİ ÜZERİNE tutuklandı… Brunson için TRUMP’a giden bir ekip ACİL YARDIM istedi. İş o kadar büyüktü. ABD DIŞİŞLERİ BAKANI TILLERSON‘un geliş nedenlerinden biri buydu. Açıklanmadı tabii. Tillerson geldi gelmesine ama bir gün önce başka bir akıl ADİL ÖKSÜZ olayını patlattı.
ABD BAŞKONSOLOSLUĞU‘nun ADİL ÖKSÜZ‘ü aradığı bilgisi ortaya çıkınca Tillerson ve ekibi donup kaldı.
Konuşulacaklar arasında 1 NO‘lu gündem maddesi PASTÖR‘dü! Ama Adil Öksüz dosyası açılınca konu açılmadan kapandı.
Çünkü tutuklu olan PASTÖR BRUNSON FETÖ‘nün en önemli ayaklarından biriydi… Çok önemliydi. CIA ile doğudan ve üst düzey ilişkisi vardı. Biz bilmiyorduk tabii… CIA eski DİREKTÖRÜ Brennan, TUTUKLANMA haberini duyunca küplere bindi. Baskı arttı... ÖZEL YETİŞTİRİLEN BİRİ OLDUĞU İÇİN BRENNAN da tedirgindi. Hepsi KURTARILMASI İÇİN NE GEREKİYORSA yapmaya hazırdı.
Ama ADİL ÖKSÜZ ve telefon skandalı ortaya çıkınca pazarlık başlamadan bitti!
Ama film yakında kaldığı yerden devam edecekti!
Biraz daha açılıp bölgeye gelelim…
Çünkü çok şeyi bilmiyoruz!
Xinjiang Production and Construction Corp… Çin’in en önemli şirketlerinden biridir. Bilen bilir. Bu şirketin en üst düzey yöneticisi de Liu Xingi’dir. Çok kişinin tanımadığını biliyorum. Zararı yok!
Çünkü kendisiyle ilgili bilgi arasanız da bulabileceğiniz çok fazla bir şey yoktur.
Kayıtlara girmemiştir. Geçtiğimiz hafta ROCKEFELLER öldü. Dünya haberini yaptı. Manşetlerden inmedi. Komplo teorileri havada uçuştu! Ama herkesin gözden kaçırdığı temel bir nokta vardı! Kimse de sormuyordu! Rockefeller öldü ama ne zaman nereye gömüldü? Kaç kişi biliyor! Nasıl bir cenaze töreni yapıldı ve kimler katıldı?
Kaç kişi farkında!
Neyse geçelim…
Hakkında bilgi bulamayacağınız ve şüphesiz ÇİN‘in en güçlü isimlerinden olan Liu Xingi ROTHSCHILD AİLESİNİN EN ÖNEMLİ OYUNCULARINDAN biridir…
Bilmeyiz. Xingi için “görevini yüzde 100 başarıyla yapar” notu vardır!.. Ailenin güzünde değeri bu nedenle çok farklıdır…
Birkaç yıl önce yazdım! Hatırlayanlar olacaktır. “ÇİN UKRAYNA’dan BELÇİKA BÜYÜKLÜĞÜNDE TOPRAK ALDI” diye… Buğday için denildi! İşin içinde TARIM vardı ama hesap bambaşkaydı!
Ukrayna’nın önemli bir parçası resmen Rothschildler’in oldu. Bunu gerçekleştiren de Xinjiang Production and Construction Corp. yani Liu Xingi idi… Rusya ile Ukrayna restleşmesi işte o günlerde açık bir savaşa döndü. Olayın arkasında bambaşka gerekçeler vardı. Putin tehlikeyi görüyordu!
Aile de yani Rothschildler de gereğini ÇİN üzerinden yapıyordu.
Ama kaç kişi görüyordu!
O günden sonra Ukrayna tamamen Rothschildler’in eline geçti… Ukrayna çok önemli bir ülkedir. Artık Rothschild ailesinin idaresindedir. Eğitim Rothschild ailesinin sistemini anlatır. Geçtiğimiz günlerde yazdım. Tıpkı Ukrayna gibi Yunanistan da önemlidir. Tapusu yakında aileye geçecektir. Rothschildler kontrolü tamamen ele alacaktır… İsrail de aynı şekilde önemli bir ülkedir. Rothschildler LONDRA‘daki malikaneden İsrail’i yönetir. Kimse bilmez…
Türkiye’de de her yerde olduğu kadar güçlüdürler. Hatta bazen daha da fazla.
Çünkü aile Türkiye’yi hep ayrı bir yere koymuştur. Tarih boyunca… Aile için “TÜRK kökenli” diyeni bile duydum.
Bilemem. Benim görevim olup biteni anlamak ve aktarmak! İşim bu! Oyunu kuran ben değilim. Kurguyu yapanları ve oyuncuları izlemekten keyif alırım.
Onlar da ben de biliriz ki kolay kolay ıskalamam!
Rothschildler Türkiye’de her zaman etkili olacak aileler buldu. Dün de bugün de…
Bu sisteme inanıyorlardı.
Öyle geliyorlardı… Soros bunların adamıydı. En önemli silahlarından biriydi. Biraz da benim katkımla AÇIĞA ÇIKTI! Yazılar peş peşe gelince Türkiye’deki görevinden alındı! İshak Bey’in vefatı da bunu getirmiş olabilir.
Çünkü çok iyi arkadaştılar. Bunlara itirazım TÜRKİYE‘yi hep yönetilecek bir ülke olarak görmelerindeydi. Masa kurulur, Türkiye eşit olarak yerini alır tamam! Hiç itirazım olmaz. Ama bunlar düne kadar bildiğini yaptı. Sorun buradaydı! Yoksa dün yazdım, Fransa-Rusya ile yan yana! Almanya da katılmak için sırada! ABD dün bizimle, bugün başkasıyla. Suudiler de Mısır da aynı şekilde. Doğru ortak, doğru hamle önemli.
Şimdi çok sağlıklı geliyorlar. Oyun kurmak için değil oyunu birlikte yönetmek için…
Türkiye’de Soros’un yerine yeni bir oyuncu getirildi… Kısa zamanda çok fayda sağladı. İlişkileri rayına oturttu! Daha önce yazdım! Rothschildler tıpkı Brezilya’daki gibi PARA operasyonuyla gelmek istedi.
Faturayı gördüler. Her iki taraf da hasar görecekti. Vazgeçtiler. Yoksa düne kadar gelenler bunlardı. Şimdi plan değiştirip EŞİT ORTAK gibi kapıyı çalıyorlar…
Rothschild ailesi, Ukrayna-Türkiye- Yunanistan-İsrail arasında bir sistem kurmak için çabalıyor. Şu anda görünen tek sorun Türkiye. Çünkü Ankara ORTAKLIK ŞARTINI ağırdan satıyor! Haklı olarak…
Rothschild ailesi büyük bir planın içinde!
4 ülke ile 3 kıtaya hükmetmek istiyor.
Yıl sonuna kadar bunu hayata geçirmeyi planlıyorlar. Kilit ülke TÜRKİYE. Eğer şartlar oluşur da Türkiye “EVET” derse Ankara çok etkili bir alana sahip olacak.
Eli de güçlenecek cebi de…
Eğer Türkiye ayak direr ve “HAYIR” derse plan yatacak. Aile verdiği kararı 10 yıl bir daha gündeme alamayacak. Bu da 10 yıl boyunca ORTADOĞU‘da KAOS demek, terör demek savaş demek…
İlgili kişiler bunun ne demek olduğunu iyi bilir!
Suriye’yi gördünüz! KİMYASAL SİLAHLARLA çocuklar öldürülüyor!
Bunu yapan ESAD‘a karşı olan güç!
Aynı zamanda Rusya’ya! Kim olabilir bu!
ROTHSCHILDLER… Bir taşla birden fazla kuş vurmak bunların işi. Becerisi…
Amerika’yı ateşin içine çekip Rusya ile kavga ettirip Esad’dan kurtulmak istiyorlar!
Amaçları 4 ülkeyi birbirine yakınlaştırıp 3 kıtada büyük bir oyun kurmak! Daha önce de söyledim. KÜRESEL OYUN kuran tek güç bunlar. 300 yıldır hem de. ABD içindeki sancıyı da aile çıkardı. Onlar kendi derdinde!
Aile de Ortadoğu’da!
Oyun çok büyük! AİLE ÇİN‘i radara yakalatmadan Ortadoğu, Akdeniz ve Afrika’ya getirme derdinde. ABD’ye karşı!
Muazzam bir satrancın içindeyiz. Adamlar 7-8 hamle sonrasını görüyor.
Başka gören var mı bilmiyorum. Amerika içindeki kavga da bu! WASHINGTON‘un BÜYÜKLÜK İDDİALARINI TÖRPÜLÜYORLAR! ÇİN KARTI bu!
Paraya da üretime de maaşlara da sağlığa da eğitime de ticarete de hükmetmek istiyorlar.
Ve bu akıl onlarda var! Şimdilik planları tıkır tıkır işliyor. Rusya engel! Bu nedenle hedef! Şimdi Fransa’da patlamalar olacak!
Yakınlığın faturasını onlara çıkaracaklar…
Geçtiğimiz gün yazdım! BOMBALARLA TANIŞMAYAN TEK ÜLKE, HERKESİN MÜCADELE ETTİĞİ ÇİN! GARİP DEĞİL Mİ! Nasıl oluyor bu iş! Basit bir soru! ABD, Rusya, İngiltere, Almanya, Fransa patlarken neden orada bir şey olmuyordu! KORUYAN KİMDİ? Ya da plana dahil etmeyen!
DÜŞÜNÜN bakalım…
Tablo bu kadar geniş bir yelpazeyi içine alırken içeride isimlere takılmanın bize bir yararı var mı?
Şu bu demenin ne getirisi var! Oyun çok büyük! Herkesin aklını katması gerekiyor. Tabii kısır tartışmalardan fırsat bulursak! Kazanacaksak da hep beraber kaybedeceksek de hep beraberiz.
Unutmayın! Herkesin TÜRKİYE‘ye ihtiyacı var! El ele olalım… Çok ihtiyacımız var!
Özellikle bugünlerde… Oyun büyük! Yazacak çok şey var… FETÖ olayı da böyle…
Onu da belki yarın yazarız.
Bilinmeyen bir pencereden…Kaynak: http://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2017/04/07/bu-pastor-baska

Pastör’de ikinci raunt

Washington’dan indik! Hemen sessiz bir yere geçip köşeyi yazmak istedim… Geldiğimiz yerde yazılacak çok şey vardı.
İnanılmaz şeyler oluyordu.
Garip olanı; çok kişi bunları duymuyordu…
Orada muazzam bir savaş vardı. O mücadele her yeri herkesi içine alıyordu. Washington’da, görevden alınan FBI BAŞKANI COMEY,
Trump’ın istifasına kadar açılmak istenen yollar konuşuluyordu.
Ancak konuşulmayanlar vardı…
Sadece benim dile getirdiğim herkesin atladığı kocaman bir problem sessiz ve derin şekilde ilerliyor ve bazı dehlizleri sarsıyordu…
Biraz geri gidelim. Nisan ayının başına.
Daha ABD ziyareti yok. Çin ziyareti yok. Ama yazdığım ve Washington’u sallayan bir şey var.
Hangi tarihte gidilirse gidilsin ANKARA’nın önüne gelecek bir DOSYA vardı…
Hatırlayalım…
Andrew Craig Brunson…
İzmir Diriliş Kilisesi’nin PASTÖRÜ… Kimse üzerinde durmadı. Kimse duymadı.
Konuşulmadı… Şikayet üzerine gözaltına alındı. Eşi NORINE ile birlikte…
Sorgu tamamlandı.
Eşi serbest kalırken kendi tutuklandı. Kimseler duymasa da bu bir depremdi. 20 yıldır İzmir’de görev yapan Andrew Craig Brunson derin yırtık meydana getiriyordu…
Trump daha yeni göreve gelmişti. Önüne ışık hızıyla getirilen ilk DOSYA buydu.
Bir ekip bütün enerjisini buna harcıyordu…
Bunun üzerine ABD Dışişleri Bakanı Tillerson Türkiye’ye geliyordu. Söylenmese de konu ne RAKKA ne SURİYE ne de IRAK’tı… Konu tamamen PASTÖR’dü… İsteyecekler ve alıp gideceklerdi…
Niyet buydu. Ancak bir el devreye girdi ve ABD BAŞKONSOLOSLUĞU’nun darbe girişiminin kilit ismi ADİL ÖKSÜZ’ü defalarca aradığını servis etti.
Bu karşı operasyondu. Ve Tillerson konuyu bile açamadan dönüp gitmek zorunda kaldı…
CIA eski şefi Brennan deliye dönmüştü. Çünkü PASTÖR SADECE BİR PASTÖR DEĞİLDİ!
CIA’nın yetiştirdiği en önemli isimlerden biriydi…
Brennan’ın çılgına dönmesi boşuna değildi.
Andrew Craig Brunson tutuklanınca çok önemli bir detayı atladık.
Bilmiyorduk duymuyorduk yine… ABD’de pek çok kurum bu tutuklanmadan sonra ACİL DURUM frekansına geçti… DERİNLERDEKİ herkes bunu konuşuyordu…
İşitmiyorduk ama…
Pastör Brunson sadece Türkiye’de değil Ortadoğu Afrika ve özellikle RUSYA’da çok önemli ve gizemli toplantılar yapardı…
Onun gözaltına alınması tutuklanması ve mahkeme sürecinin tamamlanmamış olması ABD’ye meydan okuma gibi algılandı…
Aslında 15 Temmuz’a verilen büyük cevaplardan biriydi…
Atlıyorduk ama..
PASTÖR darbe girişimine kalkışanlarla güçlü bağlara sahipti. Tanıklar bunları tek tek dile getiriyordu.
İKİ YABANCI TANIK çok detay veriyordu. Bunlardan biri RUS’tu…
Pastör’ün eşi NORINE LYN bile belki bilmez ama BRUNSON ‘ın istihbarat ağı çok özeldi. Kurduğu ağ ile medya, finans, ordu ve eğitimden çok kişiyi aynı çatı altında toplamıştı…
Çok güçlü bir yapıyı yönetiyordu.
Türkiye’nin 40 ilinde etkisi inanılmayacak kadar büyüktü.
20 yıldır operasyonlarını sürdüren ve hiç iz bırakmayan PASTÖR’ün yakalanması bu nedenle CIA ve ABD’yi şoke etti… Büyük sarsıntı meydana getirdi.
Özel bir ekip kurulurken baştaki ismin kesinlikle bir yedeği bulunur, işler karışınca operasyon devam etsin diye…
Ancak Andrew Brunson bunun dışındaydı.
CIA’da belki de yeri en zor doldurulur isimler arasındaydı.
Çok özel yetenekleri olan biriydi. Kimse bilmese de BRUNSON yetenek avcısıydı.
ORDU, MEDYA, EĞİTİM ve FİNANS dünyasından çok önemli kişileri yanına aldı.
Kurduğu yapının içine kattı.
Kendisi tutuklu ama hala o isimlere ulaşan yok!
Deşifre olmadılar… Meydana getirdiği sistem adamlarını koruyordu.
Biraz daha açalım konuyu…
Trump’ın ULUSAL GÜVENLİK DANIŞMANI
Mike Flynn, Güvenlik Başdanışmanı Steve Bannon, kampanyanın gizli mimarlarından ve danışmanlardan eski kongre üyesi Mike Rogers’in kocaman bir ortak noktaları var! ÜÇÜ DE GÖREVDEN ALINDI!
Pastör’ün tutuklanmasından sonra çılgına dönen CIA eski şefi Brennan ve ekibi İZMİR’deki operasyonun arkasında görevden alınan bu üç ismi görüyordu!
Dikkat edin hep RUSLAR’ın seçime müdahalesi gündemde!
Çocuklar bile buna güler.
Ama RUS kartı hiç masadan inmiyor!
NEDEN?
Acaba Ruslar’ın ABD’de derinlerde gizli manşet olmasının PASTÖR ile bir ilgisi var mı! Yani görevden alınan ÜÇ İSİM PASTÖRÜ RUSLAR’a onlar da bize vermiş olabilir mi?
OLUR!
BAL GİBİ OLUR!
Zaten Trump-Erdoğan görüşmesinin ana konularından biri bu nedenle PASTÖR’dü…
Trump CIA’nın harika çocuğunu istedi. Açık açık… Biz de vermedik açık açık…
Washington’da gizli manşet bizim Nisan ayının başında yazdığımız PASTÖR’dü…
Türkiye böyle şeyleri aklından bile geçiremezdi. Nereden nereye geldik…
Birileri hala Erdoğan’ın BEYAZ SARAY ziyaretini “şu kadar dakika kaldı” “bu kadar dakika baş başa görüşüldü” diye küçültme derdinde…
OYSA ERDOĞAN da TÜRKİYE de çok güçlü…
Ben öğrendim. Onlar da zahmet edip BEYAZ SARAY’dan bunun sağlamasını yapabilirler…
Türkiye değişti. Herkes bunu görüyor bizim içimizdeki yabancılar hariç…
Demek yakını görme sıkıntısı çekiyorlar, korkarım bu hastalıları giderek büyüyecek…

 

Ergün Diler : Rambo papaz


Türkiye’de de ABD’de de derin gündem İZMİR ‘deki DİRİLİŞ KİLİSESİ PASTÖRÜ Andrew Craig Brunson…
Trump, papazı Erdoğan’dan istedi.
Bizim için sıradan biri olan ve adalet sisteminin radarlarına takılan biriydi.
Ama gerçekte BRUNSON çok ama çok özel biriydi. Günlük hayatın hızına ayak uydururken çok şeyi unutuyor ve atlıyoruz. Sizi biraz geriye, 2011 yılına götüreceğim. Sonra Pastör’ün bilinmeyenlerini ve eşini anlatacağım. Basit gibi gördüğümüz, daha doğrusu göremediğimiz, bir OLAYIN arkasında nelerin yattığını anlayacaksınız. Hayat böyledir. Dikkatli olmak, unutmamak ve günü geldiğinde halkaları birleştirmek gerekir…
Dönelim geriye…
Diriliş Kilisesi’nin önüne gelen Mustafa Ali Eren isimli saldırgan belindeki silahı çıkararak göz göze geldiği PASTÖR’ün üzerine 5-6 el ateş ediyor. Herkes silah sesiyle birlikte şoka giriyor. Alsancak inliyor… Manisa’dan gelen saldırgan “El KAİDE SİZE BUNUN HESABINI SORACAK!” diye slogan atarak elindeki tüfeğe hamle yapıyor.
Tüfek ateş aldığı an başta PASTÖR olmak üzere yakınında bulunanlar büyük risk altında. Kimse ne yapacağına karar veremezken PASTÖR şaşkın bakışlar arasında saldırgana doğru çok ama çok hızlı bir hamle yaparak tüfeği dipçik kısmından tuttuğu gibi yukarı kaldırıyor. Ve sonra peş peşe yaptığı hızlı hamlelerle EL KAİDE için oraya geldiğini söyleyen saldırganı etkisiz hale getiriyor. Dava açılıyor. İfadeler alınıyor. Ama PASTÖR şikayetçi olmuyor.
5-6 el tabanca atışından sonra tüfekle karşılaşan kaç kişi PASTÖR gibi silahın üzerine atlar! Kaç kişi saldırganı etkisiz hale getirebilir? Pastör bunu nasıl biliyordu? Saldırganı alaşağı edeceğini nasıl kestirebiliyordu? Ateş aldığı halde nasıl hem tüfekle hem saldırganla başa çıkabiliyordu?
BİLMİYORUM… Ama bütün bu soğukkanlı tutumuyla suikastı kendi becerisiyle halleden biri sıradan bir PASTÖR olamazdı. Zaten olmadığını Trump’ın sözlerinden sonra herkes anlayacaktı.
Biz de bunu bu nedenle 7 Nisan’da yazdık!
Yazılacak daha çok şey vardı! Ama önce şu soruya cevap aramalıydık?
Diriliş Kilisesi Pastörü’ne kim saldırı emri verdi? Neden o seçildi? BİLMİYORUZ…
Belli ki ortada PASTÖRÜ , PASTÖR kimliğini aşan işler vardı…
Neyse… Devam edelim… Özel bilgilerle…
Ve muhtemel olacaklarla…
Washington’da herkes BRUNSON’u kimin ihbar ettiğini araştırıyor. Yakında bu ortaya çıkar ve ihbarcılar fatura öder.
Muazzam bir çalışma var. İçten içe…
Biz görmüyoruz, bilmiyoruz, duymuyoruz.
Ama var…
Açalım biraz daha…
Yıllardır İzmir’de yaşayan Pastör Brunson ve eşi Norine tutuklandıkları gün VİZE İŞLEMLERİ için Emniyet’in yolunu tutmuşlardı. Rutin, her zaman yapılan bir işlemdi bu. Hiç tereddüt göstermeden yola koyuldular… Ancak yolda garip bir şeyler oldu. Brunson ve eşi için nereden geldiği, kimden geldiği tam olarak bilinmeyen bir İHBAR sonucu işlem başlatıldı.
Brunson, Trump için bile birinci gündem maddesiydi. Ama tutuklanmışlardı. Karı koca birlikte hem de…
Anında çiftin dünya ile ilişkisi kesildi.
Çok hızlı bir şekilde hem de… Gözlükleri, telefonları, kalemleri ve saatleri de dahil olmak üzere ne kadar özel eşyaları varsa el konuldu! Araştırıldı, incelendi… Diriliş Kilisesi PÖSTÖRÜ , eşi ile birlikte alınıyor ve ihbar dışarıdan geliyordu! Kimseyle görüştürülmüyordu. Eşi NORINE ise bir süre tutuklu kaldıktan sonra salıveriliyordu.
Ancak PASTÖR bırakılmıyordu.
ABD’de kimse PASTÖR’ün konuşacağına inanmıyordu. Kurduğu ve yönettiği sistemin bütün iyi oyuncuları tutuklanma haberini alır almaz İzmir’den Yunanistan’a, oradan da ABD’ye uçmuştu. Ama PASTÖR içerideydi. Zihinsel gücü fazla olduğu ve çok iyi eğitildiği için konuşacağına inanan çok kişi bulamazdınız. Ama içerideydi.
Fakat ilginç olan eşinin durumuydu!
Brunson ile birlikte alınan ve bir süre tutulan NORINE çıkınca ağız değiştirdi. Eşinin “Beni DEAŞ’lı teröristlerle birlikte tutuyorlar, can güvenliğim yok!” çıkışına karşı bir hamle ile cevap verdi: “Eşim yalan söylüyor. Kendisi içeride rahat ve güvende. Yanında da hiç El Kaide ya da DEAŞ üyesi yok…” CIA bu açıklamalardan sonra sarsıldı.
Norine için derin şüpheler başladı.
Ortada bir İHBAR vardı ama kimin nasıl yaptığı konusunda araştırma sürüyordu. Bazı derin odaklar Norine’in başka bir istihbarata çalıştığını düşünüyordu. Bir grup bunun üzerinde duruyordu. Bütün ihtimaller araştırılıyordu…
Ancak Brunson içerideyken bir grup çok ilginç bir iddiayı gündeme getiriyordu!
Gerçekten bu vahimdi!
Üzerinde ciddi şekilde durulması gereken bir olasılıktı! Çünkü CIA tüm gücüyle devredeydi…
Trump da bu nedenle asılıyordu. Brunson sadece Türkiye’de değil bölge ülkeleri üzerinde de etkili olan DERİN bir isimdi… Ve şimdilerde sessiz bir şekilde “Hristiyan Pastör, Müslüman bir ülkenin cezaevinde. İşkence görüyor!” iddiaları fısıldanıyordu. Bunun çok tehlikeli bir operasyonun işaret fişeği olma ihtimali vardı. Göz ardı etmememiz gereken bir kapının eşiğinde olabilirdik. Bunları dile getirenler CIA’nın PASTÖR’ü alamayacağını anlayınca ölüsünden faydalanmak isteyebileceğini ve PASTÖR’ü içeride ortadan kaldırabileceğini dile getirmekte.
Düşünmek bile istemeyeceğimiz böyle bir durumda bütün gözler yine ANKARA’YA ÇEVRİLECEKTİ!
Siyasi karışıklığı, baskıyı ve gerilen ilişkileri düşünün!
Böyle bir ihtimal devreye girdiği an TÜRKİYE elinin altındaki bütün isimleri salmak zorunda kalabilirdi!
“Eğer CIA bütün hamlelere rağmen Brunson’u alamayacağını düşünürse bu operasyonu yapar” diyen akıllı insanlar var. Bu ihtimali gündeme getirenler sıradan isimler de değil! “Özel yetiştirdikleri bir ismin her halinden yararlanmak isteyeceklerdir” diyenler onlar. “Bu mümkün mü” sorusuna ise “Hiç şüphen olmasın!” diye cevap verenler de onlar!
Aynı isimler…
Aynı ekip özellikle NORINE üzerinde duruyor. Çünkü kadın tutuklu olan kocasıyla görüşmek istemiyor. Açıklamalarını yalanlamakla kalmıyor, bir de cezaevine görmek için gitmiyor. CIA kadın üzerinde yoğunlaşmış durumda. Eğer Brunson konuşur ve yaşarsa TÜRKİYE ALTIN DEĞERİNDE kazanım elde edecektir.
Pastör sıradan biri değil. Çok şey anlatabilir.
Çok şeyi açığa çıkartabilir. Ama iyi korunması şart. Pastör konuştuğu an Türkiye, ABD karşısında büyük üstünlük sağlayacaktı.
Washington bunu bilmekte, bu nedenle masaya bu ismi getirmekte…
Pastör konuştuğu an TÜRKİYE ‘ye karşı kurulan ittifak ortaya çıkarılacaktı. Herkes oyunun ne olduğunu anlayacaktı. Başka ülkelerin neler çevirdiği anlaşılacaktı…
Eğer koruyamazsak bütün bunlar çöpe gider! Şu an yapılması gereken PASTÖR’ü konuşturmak ve korumak!
ULUSLARARASI bir kumpas başka türlü ortaya çıkmaz!
Eğitim, ordu, finans dünyasından çok özel isimler PASTÖR’ün adamı! Kimse bunları bilmiyor.
O yapıyı çökertecek bilgi de yok. Ama adam TÜFEĞE meydan okuyacak kadar profesyonel, bu nedenle çok değerli.
Özel biri. Yaşatmak ve geri almak isteyeceklerdir. Karşılığında önemli seçenekler de sunacaklardır. Ama alamazlarsa dile getirilen ikinci ihtimale bakmak ve dikkat etmek gerekir.
CIA adama saldıracaksa ve ihale bize kalacaksa özenle hareket edilmeli… Öyle bir türbülanstan geçiyoruz ki her an her şey olabilir. Önceki gün PENTAGON’a bağlı askerlerden biri New York’ta otomobille saldırı gerçekleştirdi.
Masum insanları hedef seçerek…
ABD’deki savaş herkesi içine alabilecek kadar büyük. Kimin ne yapacağı inanın belli değil. Ama mücadele her yerde!
Pastör’e 2011’de kim saldırdı?
Kim emir verdi?
Amaç neydi? Bilmiyoruz. Ama PASTÖR’ün önemini bilen ve yaptıklarını izleyen birileri var belli ki!
Pastör’ün ölümle burun buruna geldiği halde saldırgandan davacı olmaması da işin diğer yönü…
Rambo gibi PAPAZ!
Alışık olduğumuz bir figür değil! İşin içinde çok büyük işler var!
Kavganın ucu, PASTÖR’ün ilişkileri, DEVLETLERİ sarsacak kadar geniş ve etkili…
Biraz daha çalışalım bakalım ortaya ne çıkacak! Sürprize hazırlıklı olun ama! Benden söylemesi!

Papaz Brunson PYD’li teröristleri kutsamış!

FETÖ operasyonu kapsamında tutuklanan Amerikalı rahip Brunson’ın, Suriye’den gelen PYD’li teröristleri kutsadığı ve ve kilisede Kürtçe ayin düzenlediği ortaya çıktı.

İzmir Alsancak’taki Protestan Diriliş Kilisesi Rahibi Andrew Craig Brunson’un geçen eylül ayında ‘milli güvenliği tehdit eden faaliyetlerde bulunduğu’ iddiasıyla, eşi Norine Lyn Brunson’la birlikte sınır dışı edilmesi kararlaştırıldı. 20 yıldır Türkiye’de yaşayan Brunson çiftinin, Türkiye’deki oturum izinlerinin de bittiği belirlendi. Sınır dışı işlemleri devam ederken FETÖ soruşturmasında bir gizli tanık, rahip Brunson aleyhine savcılıkta ifade verdi. Gizli tanık  ifadesinde, Brunson’un çeşitli illerde misyonerlik faaliyetlerinde bulunduğunu, FETÖ’nün dini  oluşum olduğunu söylediğini ileri sürdü. Adliyeye sevk edilen rahip Brunson tutuklandı.

LOJİSTİK DESTEK SAĞLADI

Protestan Cemaati’ne ait İzmir Diriliş Kilisesi’nin kurucusu ve dini önderi olan Brunson’ın misyonerlik faaliyetlerinin FETÖ tarafından ciddi anlamda desteklendiği, bunun için FETÖ’nün üyelerinin bile görüşemediği Ege Bölge İmamı Bekir Baz’ın bire bir rahiple irtibatlı olduğu öğrenildi. Brunson’ın, özellikle Suriye’den gelen PKK’nın uzantısı PYD adına faaliyet yürüten guruplara maddi ve manevi destek sağladığı, onlara özel Kürtçe ayinler düzenlediği de ileri sürüldü. Bölgeden gelen guruplara maddi destek sağladığı iddia edilen Brunson’un, lojistik destek de verdiği öğrenildi. Brunson ise ifadesinde Kürtçe bilmediğini iddia etti.

YÜKLÜ MİKTARDA MAAŞ

ABD’deki FETÖ bağlantılı bir vakıftan her ay yüklü miktarda maaş aldığı iddia edilen Brunson, bu gelirlerle özellikle Ege Bölgesi’ndeki yabancılara yönelik misyonerlik faaliyetlerinde bulunuyordu. Kilisede ve örgüt evlerindeki toplantılarda FETÖ ile diyalog kurulmasının faydalı olabileceğini savunan Brunson, ifadesinde Ortadoğu’dan gelen guruplara yönelik misyonerlik faaliyetlerini ise kilisede mültecileri ağırlayıp gıda yardımında bulunduklarını, Türkçe bilmeyenlere Arapça ve Kürtçe ayin yapıldığını söyleyerek kamufle etmeye çalıştı.

KİLİSENİN BAĞLANTILARI ARAŞTIRILIYOR

Brunson’ın Bekir Baz ile olan görüşmeleri, kilisenin ABD’deki FETÖ bağlantılı vakıflardan aldığı ileri sürülen maddi yardımların detaylı olarak araştırılıyor. Öte yandan, Brunson bağlantılarının da incelendiği belirtildi. Kilisenin ve bağlantıda olduğu diğer kiliselerin, maddi olarak çok güçlü olması da dikkat çekici iddialar arasında yer aldı.

TRUMP, ERDOĞAN’DAN RAHİBİ İSTEMİŞTİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında geçtiğimiz hafta gerçekleşen kritik görüşmede, gündeme gelen konulardan biri papaz Andrew Brunson oldu. Beyaz Saray’dan konuyla ilgili yapılan açıklamada, “Başkan Trump, Türk hükümetinden Brunson’un süratle ABD’ye gönderilmesini istedi” ifadeleri kullanılmıştı.

Akşam


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir