Kılıçdaroğlu: Hiçbir egemen gücün Türkiye Cumhuriyeti Devleti üzerine gölgesinin dahi düşmesini istemeyiz
Kılıçdaroğlu Hiçbir egemen gücün Türkiye Cumhuriyeti Devleti üzerine gölgesinin dahi düşmesini istemeyiz
CHP Genel BaÅŸkanı KılıçdaroÄŸlu, CHP’nin “PKK’lı” diyerek suçlandığını belirterek, “PKK’nın saldırdığı tek lider benim. ÅžavÅŸat’tan Ardanuç’a giderken canımızı zor kurtardık. Bir er ÅŸehit oldu ama toplum unutuyor.” dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu, Bursa İl Dernekleri Federasyonu üyesi dernek başkanları ile video konferans toplantısında bir araya geldi.
Görüşmede, vatandaşların yaşadığı sorunlar ile taleplerini dinleyen Kılıçdaroğlu, açıklamalarda bulundu.
Siyasetinin görevinin iÅŸsizlere iÅŸ bulmak, çocukların iyi okula gitmesini, vatandaÅŸların hastanede saÄŸlık hizmetlerinden iyi yararlanmasını ve memleketin kalkınmasını saÄŸlamak olduÄŸunu belirten KılıçdaroÄŸlu, “Biz, bu görevi bıraktık, ‘Sen Kürt müsün, sen Türk müsün, Laz mısın, Alevi misin, Sünni misin?’ ArkadaÅŸ sana ne. Sen ÅŸu soruyu bana sor, ‘Senin çocuÄŸunun iÅŸi var mı, yok mu? İyi okula gitti mi, gitmedi mi?’ Sen bu soruyu sor, ben bu soruların cevabını vereyim.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin bu açmazdan süratle çıkması gerektiÄŸine iÅŸaret eden KılıçdaroÄŸlu, Anayasa’nın ikinci maddesinin “sosyal devletten” söz ettiÄŸini hatırlattı.
“Esnafa diyorsan ‘dükkanı kapat’, okula diyorsan ‘okulu kapat’, o zaman oradaki ekonomik sorunları devlet olarak gidermek zorundasın.” diyen KılıçdaroÄŸlu, Türkiye’de bunu yapabilecek paranın olduÄŸunun altını çizdi.
KılıçdaroÄŸlu, paranın nerede, ne kadar kullanılacağına siyaset kurumunun karar vereceÄŸini belirterek, esnafın hükümete “Benim sorunlarımı niye gidermiyorsun?” diye sorması gerektiÄŸini söyledi.
Sorunların çözülemez olmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
“GüçlendirilmiÅŸ parlamenter sistem, yetkinin bir kiÅŸiye deÄŸil, yetkinin üç ayrı yere verilmesini öngören sistemin adıdır. Yasama organı TBMM, millet adına karar alır, kanunlar çıkarır. İki yürütme organı, kanunları Meclis çıkarır, kanunların uygulanmasını yürütme organı yerine getirir. Bütçeyi Meclis çıkarır, bütçedeki paranın harcanmasını kanuna uygun olarak yürütme organı yapar, bakan, baÅŸbakan, cumhurbaÅŸkanı uygular. Üçüncüsü ise yargıdır, Meclis’in çıkardığı kanunlar, yürütme organının yaptığı iÅŸler yasalara uygun mudur, deÄŸil midir? VatandaÅŸ bir haksızlığa uÄŸradığında hakkını aramak için nereye baÅŸvuracak? Yargı organına baÅŸvuracak. Yargı tarafsız, bağımsız olmalı, hukukun üstünlüğüne ve vicdani kanaatine göre karar vermeli. EÄŸer bunları yapabilirsek, parlamento güçlü olmuÅŸ olur. Yani güçlendirilmiÅŸ parlamenter sistemden kastettiÄŸimiz budur.”
“Siyasi iktidar hesap vermek zorunda”
Bir ülkede demokrasi varsa, vatandaşın hükümete “Vergilerimi nereye harcadın?” diye sorabileceÄŸine iÅŸaret eden KılıçdaroÄŸlu, Türkiye’de bunun bilinmediÄŸini, bu sorunun sorulmadığını ifade etti.
Kılıçdaroğlu, bu sorunun sorulmadığı ülkelerde demokrasinin büyüyüp gelişemeyeceğini belirterek, demokrasinin temel unsurunun, iktidarın topladığı vergilerin nerelere, ne kadarının harcandığının hesabının millete verilmesi olduğunu vurguladı.
Bursa Åžehir Hastanesinin maliyetinin bilinmediÄŸine dikkati çeken KılıçdaroÄŸlu, “Niye bilmiyoruz? Onun bütün masraflarını biz karşılamıyor muyuz? Devlet hastanesi yapılırken biliyoruz ama ÅŸehir hastanesi yapılırken bilmiyoruz. Garanti veriyoruz, garantinin miktarı ne kadar bilen var mı? Bilen yok. Niye bilmiyoruz? Sonra demokrasiden söz ediyoruz. Demokrasiden söz edeceksek siyasi iktidar bunun hesabını vermek zorundadır.” dedi.
Kovid-19 salgını döneminde esnafın yaÅŸadığı sorunlara deÄŸinen KılıçdaroÄŸlu, “Esnafın pandemi döneminde gerek Halk Bankası gerekse diÄŸer bankalardan aldığı kredilerin faizlerinin tamamen silinmesi, ana paranın da makul bir süre içerisinde takside baÄŸlanması lazım.” diye konuÅŸtu.
Politikacıların rahat ulaşamadığı ve dertlerini dinlemediği bütün kesimlerin sorunlarını dile getirmeye çalıştığını belirten Kılıçdaroğlu, esnafı en çok gündeme getirenin kendisi olduğunu, sorunların çözümü için 17 madde açıkladığını hatırlattı.
“AÄŸzıma bant mı çekeyim”
Taşeron işçilerin kadroya alınması, emekliye ikramiye verilmesi konularını da kendisinin gündeme taşıdığını kaydeden Kılıçdaroğlu, emekliye verilen ikramiyeye zam yapılması gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, 1500 liranın altında aylık alan yüz binlerce kişinin olduğuna dikkati çekerek, bunun istatistiklerinin açıklanmadığını ifade etti.
Türkiye’nin sadece ocak ayında 21 milyar lira faiz ödediÄŸini aktaran KılıçdaroÄŸlu, “21 milyar lira esnafa, sanayiciye verilseydi ne olurdu? Herhalde Türkiye daha farklı bir yere giderdi. Yani vatandaÅŸ ile devlet arasındaki iliÅŸki çok daha güçlü olurdu. ’40 gün dükkanı kapat dediler, bana 40 gün krallar gibi baktı devletim. Bir dahaki sefere vergimi seve seve ödeyeceÄŸim.’ diyecekti ama bunlar olmadı.” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Milli birlik, dış güçler konusunda en hassas olan parti CHP’dir. Biz, hiçbir egemen gücün, Türkiye Cumhuriyeti Devleti üzerine gölgesinin dahi düşmesini istemeyiz. Trump telefon ettiÄŸinde papazı teslim eden kiÅŸiye hala oy verip de hala milli birlik ve bütünlükten söz ediyorsanız, kusura bakmayın orada yollarımız farklıdır. Bir devletin baÅŸkanı telefon edecek, ben derhal papazı vereceÄŸim. Niye vereyim? Merkel telefon etti, hemen verdik. Bir de dönüp diyoruz ki ‘Bizde mahkemeler var.’ Ne mahkemesi kardeÅŸim? Adam telefon ediyor, sen hemen ertesi gün bırakıyorsun, özel uçakla gönderiyorsun. Sonra dönüp diyorsun ki ‘milli birlik.’ Milli birlik ÅŸudur, papazı vermeyeceksin, bağımsız mahkemelerde yargılanacak, ‘Kusura bakma, benim ülkem bir telefonla teslim alınacak bir ülke deÄŸildir.’ diyeceksin. Dedin mi? Demedin. Ben bunu dile getirince ‘Efendim KılıçdaroÄŸlu niye böyle konuÅŸuyor?’ Peki ben ne söyleyeyim? AÄŸzıma bant mı çekeyim? KonuÅŸmak zorundayım.”
“83 milyonun hakkını korumak zorundayız”
Bu milletin, milli Kurtuluş Savaşı verdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, bu toprakların her metrekaresinde şehitlerin olduğunu belirtti.
“Ben, bu ÅŸehitlerin hakkını nasıl savunacağım?” diye soran KılıçdaroÄŸlu, şöyle devam etti:
“Dolayısıyla geçmiÅŸte var olan ayrışmalarımızı, algılarımızı bir tarafa bırakmak, birbirimize güvenmek zorundayız. EÄŸer ben, ÅŸehitlerin, memleketin, vatanın hakkını savunmadıysam bana her türlü ÅŸeyi söyleyebilirsiniz ama biz kanımızın son damlasına kadar kendi ülkemizde yaÅŸayan 83 milyonun hakkını ve hukukunu korumak zorundayız. Biz, 83 milyonun yarattığı katma deÄŸerin önemli bir kısmını yurt dışındaki tefecilere faiz olarak ödüyorsak, milliyetçilik bunun neresinde? Sanayiciye, çiftçiye, esnafa vermiyoruz, 10 milyonu aÅŸkın iÅŸsizimiz var. İş bulamıyoruz ama yurt dışındaki bir avuç tefeciye milyarlarca lira faiz ödüyoruz.”
“Hassas olduÄŸumuz iki temel konu var”
KılıçdaroÄŸlu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel eksiÄŸinin namuslu siyasetçi olduÄŸunu savunarak, cebine deÄŸil, halka çalışan siyasetçiye ihtiyaç olduÄŸunu söyledi.
CHP’ye yönelik iddialara da deÄŸinen KılıçdaroÄŸlu, ÅŸu deÄŸerlendirmede bulundu:
“CHP’yi PKK’lı diye suçluyorlar. PKK’nın saldırdığı tek lider benim. ÅžavÅŸat’tan Ardanuç’a giderken canımızı zor kurtardık. Bir er ÅŸehit oldu ama toplum unutuyor. Bu ülkenin çıkarlarını savunmak kolay bir ÅŸey deÄŸildir, zordur. Milletin hakkını, hukukunu savunmak kolay deÄŸildir, zordur. Ankara’dan İstanbul’a 450 kilometre adalet yürüyüşü yaptım, bu kolay bir ÅŸey midir? Dünya siyaset tarihinde adalet için bir siyasetçi bu kadar uzun yol yürümemiÅŸtir. Biz hakkı, hukuku ve adaleti savunuruz. Hangi partiden, kimlikten, inançtan, yaÅŸam tarzından olursa olsun hassas olduÄŸumuz iki temel konu var, bayrak ve vatan. Bayrağımız dalgalanacak, vatanımızda özgürce, hür yaÅŸayacağız.”
Kılıçdaroğlu, tarım ve hayvancılık konusunda sağlıklı planlama yapılması gerektiğine işaret ederek, üretim-yatırım-istihdam endeksli bir ekonomi politikası oluşturulmasının önemine vurgu yaptı.
Kaynak: AA
