Altun: Laikliği bu denli sığ yorumlamak özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik bir adımdır
Altun Laikliği bu denli sığ yorumlamak özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik bir adımdır
CumhurbaÅŸkanlığı İletiÅŸim BaÅŸkanı Fahrettin Altun, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Anayasa Mahkemesinin, Kur’an kurslarının kapatılmasıyla ilgili kararının ideolojik ve dogmatik bir aklın ürünü olduÄŸunu belirtti.
Altun, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, KKTC Din İşleri Başkanlığının Kuran-ı Kerim eğitim-öğretimiyle ilgili yetkisine ilişkin itirazı değerlendiren Anayasa Mahkemesi kararını değerlendirdi.
Fahrettin Altun, değerlendirmesinde şunları kaydetti:
“Karar, ideolojik ve dogmatik bir aklın ürünüdür. LaikliÄŸi bu denli sığ ve yanlış bir ÅŸekilde yorumlamak temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik bir adımdır. Laiklik, din özgürlüğünü teminat altına alır, din eÄŸitimini yasaklama aracı olarak kullanılamaz. Ancak jakobenler, laikliÄŸi dini deÄŸerleri ve kültürel zenginliklerimizi baskılamak için kullanırlar.
Akdeniz’in ve özellikle Kıbrıs sorununun, Türkiye’nin ortaya koyduÄŸu güçlü iradeyle uluslararası alanda daha hakkaniyetli bir ÅŸekilde tartışmaya açıldığı böylesi kritik bir dönemde alınan bu yanlış karar Kıbrıs Türkleri’nin varlığına ve birliÄŸine yönelik bir tehdittir.
Demokrasinin teminat altına aldığı din ve inanç özgürlüğüne vurulan bu yargı darbesi asla kabul edilemez. Bu kararın zamanlaması manidardır. Hangi amaca hizmet ettiği akıllarda ciddi şüpheler uyandıran bu karara tepki göstermek demokrasiye saygı duyan herkesin görevidir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tüm gücü ve kudretiyle Kıbrıs Türkleri’nin yanında olmaya devam edecek, tarihinden aldığı ilhamla Kıbrıs Türkleri üzerinde oynanan bu tehlikeli oyunu yine Kıbrıs Türkleriyle el ele vererek bozacaktır.”
KKTC’de Kur’an-ı Kerim eÄŸitim-öğretiminde yetki tartışması
KKTC’de Din İşleri BaÅŸkanlığının Kur’an-ı Kerim eÄŸitim-öğretimiyle ilgili yetkisine yönelik itirazı deÄŸerlendiren Anayasa Mahkemesi, her türlü eÄŸitimin ancak Milli EÄŸitim ve Kültür Bakanlığının “gözetiminde ve denetiminde” olması yönünde karar verdi.
KKTC Din İşleri BaÅŸkanı Talip Atalay, yaptığı yazılı açıklamada, 2018’de Hizmet Sendikasınca (HİZMET-SEN) “Din İşleri DeÄŸiÅŸiklik Yasası”ndaki “Din Hizmetleri EÄŸitimi ve Halkla İliÅŸkiler Birimi bünyesinde eÄŸitim iÅŸleriyle görevli bakanlığın izniyle yapılan hafızlık eÄŸitimi kurslarını düzenlemek, sınav yapmak ve baÅŸarılı olanlara hafızlık belgesi vermek” ÅŸeklindeki madde ile Din İşleri Komisyonuna hafızlık kursu açma yetkisi verilmesinin iptali için Anayasa Mahkemesine baÅŸvurduÄŸunu hatırlattı.
Anayasa Mahkemesinin HİZMET-SEN’in baÅŸvurusunu uygun bulduÄŸunu ve düzenlemeyi iptal ettiÄŸini kaydeden Atalay, konuyla ilgili yeni düzenleme talep ve teÅŸebbüsü için gerekçeli kararı bekleyeceklerini belirtti.
Özellikle ramazanda basına yansıyan haberlerin halkta ciddi rahatsızlık oluÅŸturduÄŸunu gözlemlediklerini ifade eden Atalay, “Haberde, devletin denetimi ve gözetimi olmadan Din İşleri BaÅŸkanlığınca din eÄŸitimi ve ‘Kur’an Kursu yapılamayacağına’ karar verildiÄŸi, HİZMET-SEN avukatı Sayın Hasan EsendaÄŸlı’nın dilinden ‘bunun bir eÄŸitim olduÄŸu, devlet bünyesinde, devlet denetimi ve devlet gözetimiyle yapılabileceÄŸi kararına iÅŸaret etti’ ifadeleri, Din İşleri BaÅŸkanlığı’nın devlet kurumu olmadığı, ayrı bir yapı olduÄŸu algısını ihsas etmektedir.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Haberde vurgulanan ve EsendaÄŸlı’nın aÄŸzından da ifade edilen “Din İşleri BaÅŸkanlığı devletin dışında bir yapıymış” gibi algılanmaya müsait görüşün Yüksek Mahkemenin bakış açısı olmadığına inandıklarını kaydeden Atalay, “Bahsi geçen iptal kararına gerekçe olarak gösterilen yasalar tahtında, Kur’an eÄŸitiminin devlet tarafından yapılması vurgusunun zaten dini alandan sorumlu devlet kurumu olarak Din İşleri BaÅŸkanlığının ilgili bakanlık ve diÄŸer devlet kurum ve kuruluÅŸlarla Kur’an öğretimi baÅŸta olmak üzere, dini eÄŸitim ve uygulamaları yürütmesinin asıl gerekçesidir.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Atalay, haberin, Kur’an-ı Kerim eÄŸitim-öğretiminin askıya alındığı izlenimi oluÅŸturduÄŸunu belirterek, KKTC yasalarına göre, dileyen herkese gerektiÄŸinde Kur’an-ı Kerim öğretmenin imamın görev, yetki ve sorumlulukları arasında olduÄŸuna ve isteyenlerin görevlilerden Kur’an-ı Kerim öğrenebileceÄŸine dikkati çekti.
Talip Atalay, “Kuran-ı Kerim eÄŸitim-öğretimi ile ilgili düzenleme yetkisi kime ait olursa olsun veya bir düzenleme bulunsun ya da bulunmasın, evrensel temel hak ve özgürlükler ve mevcut anayasamıza göre hiç kimse bir inancın kitabını ve esaslarını öğrenme ve uygulama hürriyetinden mahrum bırakılamaz.” ifadelerini kullandı.
“Kuran kursları kapatıldı yönündeki haberler gerçeÄŸi yansıtmıyor”
Türk Ajansı Kıbrıs’ın (TAK) haberine göre de “KKTC’de Kur’an kursları kapatıldı” yönünde çıkan haberlerin gerçeÄŸi yansıtmadığı, Din İşleri Komisyonunun Hafızlık EÄŸitimi düzenleme yetkisinin, Milli EÄŸitim ve Kültür Bakanlığından sadece alınacak “izin” ile yapılabileceÄŸi, bu nedenle anayasaya aykırı bulunduÄŸu belirtildi.
Anayasa Mahkemesi kaynaklarınca da Din İşleri Dairesi ile ilgili yasa deÄŸiÅŸikliÄŸiyle “Din İşleri Komisyonu” kurulmasının, bu Komisyonun din adamlarının yeterlilik sınavlarını yapmasının ve din adamlarının görevlendirmesi konusunda karar vermesinin laiklik ilkesine ve anayasaya aykırı bulunmadığı ifade edildi.
DeÄŸiÅŸiklikle Din İşleri Komisyonunun görevleri arasında “Milli EÄŸitim ve Kültür Bakanlığının izniyle” hafızlık eÄŸitimi verilmesinin de öngörüldüğünü ve bu konunun da deÄŸerlendirildiÄŸini belirten kaynaklar, KKTC Anayasası’na göre, her türlü eÄŸitimin ancak Milli EÄŸitim ve Kültür Bakanlığının “gözetimi ve denetiminde” olması gerektiÄŸini, iznin, “gözetim ve denetimi” kapsamadığını ve bu nedenle, maddenin anayasaya aykırı bulunduÄŸunu bildirdi.
Kaynak: AA
