Bakan Dönmez: Bu sene 45 tonun üzerinde altın üretimi hedefliyoruz
Bakan Dönmez Bu sene 45 tonun üzerinde altın üretimi hedefliyoruz
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez, altın üretimine iliÅŸkin, “Bu sene inÅŸallah 45 ton üzeri bir üretim yapmayı hedefliyoruz. 5 yıl içerisindeki üretim hedefimiz ise inÅŸallah yıllık 100 tona ulaÅŸmak.” dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, AÄŸrı’nın Diyadin ilçesine baÄŸlı Mollakara köyündeki Koza Altın-Gümüş Madeni Tesisi Temel Atma Töreni’nde, Koza Altın İşletmelerinin AÄŸrı’da hayata geçireceÄŸi tesisin temel atmasında AÄŸrılılarla bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyduÄŸunu söyledi.
“TaÅŸ üstüne taÅŸ koymak hizmet siyasetinin ÅŸiarındandır. Bugüne kadar hep Türkiye’yi büyütmenin, geliÅŸtirmenin gayreti içerisinde olduk. Türkiye’nin dört bir yanında yürüttüğümüz büyük alt yapı ve üst yapı projeleriyle daha modern bir Türkiye’nin temellerini attık.” diyen Dönmez, doÄŸu, batı, kuzey, güney, uzak, yakın demediklerini, memleketin dört bir yanına ulaÅŸmak, her bir vatandaÅŸa dokunmak için büyük gayret sarf ettiklerini belirtti.
Dönmez, bölge huzura kavuÅŸtukça yapılan yatırımların da hızla arttığını iÅŸaret ederek “Bugünlere gelmemizdeki en önemli etkenlerden biri elbette Sayın CumhurbaÅŸkanımız Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın ortaya koyduÄŸu güçlü irade ve kararlı duruÅŸudur. Bu vizyonun yansımasını gördüğümüz alanlardan biri de hiç kuÅŸkusuz enerji ve maden bağımsızlığımız oldu. Türkiye, artık kendi kaynakları, kendi teknolojisi, kendi insan kaynağı ve en önemlisi de kendi hür iradesiyle bu tür yatırımları kimseye danışmadan, kimseden icazet almadan gerçekleÅŸtiriyor.” dedi.
“Madencilik geliÅŸmenin, büyümenin temelidir”
Türkiye’nin resmi olarak altın üretiminin ilk kez 2001 yılında baÅŸladığını ve insanların buna ÅŸaşırdığını ifade eden Dönmez, şöyle konuÅŸtu:
“Düşünün ki üzerinde yaÅŸadığımız Anadolu ve Mezopotamya topraklarında altın üretimi tarih öncesi çaÄŸlardan bu yana biliniyordu. Üretimi bu denli eskiye dayanıyor altın madenciliÄŸinin bu topraklarda. Peki, daha sonra ne oldu da altın üretimi uzun bir süre durdu? Türkiye, altın üretimine neden bu kadar geç baÅŸladı? Aslında bu soruların cevabı 2002’den bu yana yaÅŸadığımız deÄŸiÅŸimi de gösteriyor. Kendi doÄŸal zenginliklerini bile çıkaramayan, belki de çıkarmasına müsaade edilmeyen bir Türkiye’den bugün kendi kararlarını alan ve uygulayan bir Türkiye’ye geldik, hamdolsun. Bugün insanoÄŸlu daha konforlu bir hayatın izlerini sürüyor. Ancak çoÄŸu kiÅŸi teknolojinin ulaÅŸtığı bugünkü noktanın altında madenciliÄŸin yattığının farkında deÄŸil. Çevremizdeki her ÅŸey madenciliÄŸin eseri. Bizler bu yüzden maden hayattır diyoruz. Bizler bu yüzden madencilik geliÅŸmenin, büyümenin temelidir diyoruz.”
“Bugün madenciliÄŸi doÄŸa düşmanı olarak lanse edenlerin, madenciliÄŸi ve çevreyi birbirine iki zıt kavrammış gibi göstermeye çalışanların neye hizmet ettiklerini de gayet iyi biliyoruz. Perde arkasında kimlere taÅŸeronluk ettiklerinin, oluÅŸturdukları algıyla, manipülasyonlarla gerçekleri nasıl eÄŸip büktüklerinin farkındayız.” diyen Dönmez, bu iÅŸin siyasetinin olmayacağını, bu iÅŸin siyasi çıkarlara, kiÅŸisel menfaatlere alet edilemeyeceÄŸini vurguladı.
Dönmez, bu kaynaklarda milletin ve 84 milyonun ortak bağı olduÄŸunu, sadece bugün yaÅŸayanların deÄŸil, gelecek nesillerin de bunda payı ve hakkının bulunduÄŸunu belirterek “İş bazen öyle noktalara geliyor ki sahada çalışan işçilerimize baskı yapmak, iÅŸ makinelerine saldırmak gibi olaylara bile ÅŸahit oluyoruz. Daha önce ifade ettim, burada bir kez daha vurgulamak istiyorum. Karadeniz’de bulduÄŸumuz doÄŸal gaz ne kadar deÄŸerliyse, yenilenebilir enerjideki her bir kilovatsaat üretim ne kadar deÄŸerliyse madencilikte aynı oranda deÄŸerlidir. Bizler ÅŸunu iyi biliyoruz ki enerji bağımsızlığı da maden bağımsızlığı da Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığıdır. GeleceÄŸimizdir.” diye konuÅŸtu.
“Madenler de bizim, çevre de. İkisinden de vazgeçemeyiz”
Bugün yer altı zenginliklerini değerlendirmeyen bir ülke bulunmadığını vurgulayan Dönmez, şöyle devam etti:
“Yer altı zenginliklerini deÄŸerlendiremeyen ülkeler sanayide dışa bağımlı olmaktan kurtulamazlar. O yüzden bizim tek kaygımız var o da kendi zenginliÄŸimizi en iyi ÅŸekilde deÄŸerlendirip sanayimizin ihtiyaç duyduÄŸu ham maddeyi üretmek, sanayimizin ihtiyacını, önce yerli kaynaklardan karşılamak. Yerin üstü bizim için ne kadar deÄŸerliyse yerin altı da bir o kadar deÄŸerlidir. Yerin altını üstüne getireceÄŸiz. Bugün dünyada madencilik hangi uluslararası standartlarda yapılıyorsa Türkiye’de de aynı standart ve kurallar çerçevesinde yapılıyor. Madencilik yapılacak alanlar, madencilik sonrası yapılacak iÅŸ ve iÅŸlemler kanunlarımızda açıkça yer alıyor. Madenler de bizim, çevre de. İkisinden de vazgeçemeyiz.”
Bakan Dönmez, altın madenciliğinin madenciliğin katma değeri en yüksek sektörlerinden olduğuna işaret ederek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bugün Türkiye’nin altın kaynağı bin 175 tondur. GeçtiÄŸimiz yıl 42 ton altın üreterek bu alanda Cumhuriyet tarihinin rekoruna imza attık. 2001’de altın üretimine ilk defa baÅŸladığımızda yıllık üretimimiz sadece 1,4 tondu. Evet, sadece 1,4 ton. Son 20 yılda toplamda 382 ton altın ürettik. Bu üretimle devletin kazancı 76 ton altına eÅŸdeÄŸer vergi geliri oldu. Bu sene inÅŸallah 45 ton üzeri bir üretim yapmayı hedefliyoruz. 5 yıl içerisinde üretim hedefimizse inÅŸallah yıllık 100 tona ulaÅŸmak. Hedefimiz altın ihtiyacımızı önce yerli kaynaklardan saÄŸlamak, altın kaynaklı cari açığı önemli ölçüde azaltmak, bu alandaki istihdamı artırmak. 2021’in ilk 4 ayındaki rakamlar da bu anlamda umut verici. Hedefimiz inÅŸallah kendi kaynaklarımızı bir an önce deÄŸerlendirerek, ithalatı mümkün olduÄŸunca en az seviyeye çekmek.”
Türkiye’nin kaynağının da bu kaynağı çıkaracak gücünün de bulunduÄŸuna dikkati çeken Dönmez, ÅŸunları kaydetti:
“Bugün temelini atacağımız altın ve gümüş tesisiyle bunun adımlarından birini daha atıyoruz. Mollakara altın ve gümüş projesinde bugüne kadar 197 sondaj yapıldı. Bunların neticesinde 20 ton altın ve 3,5 ton gümüş rezervi tespit edildi. 2022 yılı son çeyreÄŸinde ilk dökümün yapılması hedeflenen tesiste doÄŸrudan 500 kiÅŸiye istihdam saÄŸlanacak. Tesisin dolaylı olarak bunun birkaç katı insanımıza ekmek kapısı olmasını bekliyoruz. Tesisimizin maliyeti yaklaşık 160 milyon dolar olacak. Tesisimizin iÅŸletme ömrü çalışmaların geniÅŸletilmesiyle 15-20 yıla kadar çıkacak. Hem inÅŸası hem de üretimi esnasında bölgeye deÄŸer katacak önemli bir proje olacak inÅŸallah. ‘Bismillah’ diyerek hep birlikte güzel bir iÅŸe baÅŸladık bugün. İnÅŸallah sonucu da hayırla noktalanır. Bizler çalışmakla, gayret etmekle mükellefiz. Zafer de takdir de baÅŸarı da Allah’tan.”
Kaynak: AA
