CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan: Temel ihtiyaç ürünlerinin KDV’sini yüzde 18’den yüzde 8’e indirme kararı aldık

Cumhurbaşkanı Erdoğan Temel ihtiyaç ürünlerinin KDV'sini yüzde 18'den yüzde 8'e indirme kararı aldık

Cumhurbaşkanı Erdoğan Temel ihtiyaç ürünlerinin KDV'sini yüzde 18'den yüzde 8'e indirme kararı aldık

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Temel ihtiyaç maddelerinden olan deterjan, sabun, tuvalet kağıdı, peçete, bebek bezi gibi ürünlerin KDV’sini yüzde 18’den yüzde 8’e indirme kararı aldık.” dedi.

CumhurbaÅŸkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslenen CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan,, konuÅŸmasına, geçen haftalarda ülkenin gündeminde iki ayrı köprüyle ilgili geliÅŸmelerin bulunduÄŸunu, bunlardan birisinin 1915 Çanakkale Köprüsü, diÄŸerinin de Karadeniz’in kuzeyinde süren krizin çözüm yolunda kurmaya çalıştıkları “barış köprüsü” olduÄŸunu söyledi.

 

 

 

ErdoÄŸan, Çanakkale Deniz Zaferi’nin 107. yıl dönümünde hizmete açılan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün, Avrupa ile Asya ve Afrika’yı kara ve demir yoluyla birbirine baÄŸlayan boÄŸazlar üzerindeki altıncı geçiÅŸ noktası olduÄŸunu belirtti.

Ukrayna-Rusya Savaşı’nda, 2014’ten beri devam eden krizin diyalog, uzlaÅŸma, anlaÅŸma yoluyla çözümü için samimi gayret gösteren neredeyse tek ülkenin Türkiye olduÄŸuna dikkati çeken ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

“Herkesin tahrik peÅŸinde koÅŸtuÄŸu günlerde biz taraflara her fırsatta barışın tesisini telkin ettik. Bugün de her iki tarafın da hakkaniyetine, samimiyetine, dostluÄŸuna güvendiÄŸi yegane ülke olarak barış yolunda en çok çabayı gösteren ülke durumdayız. Nitekim savaÅŸan ülkeler arasındaki en üst düzey temas olan DışiÅŸleri Bakanları Toplantısı Antalya’da yapıldı. AteÅŸkes ve barış müzakerelerini yürüten Rusya ve Ukrayna heyetleri, yarın İstanbul’da tekrar bir araya geliyor. Toplantı öncesi biz de heyetlerle bir araya gelerek kısa bir görüşme yapacağız. Sayın Putin ve Sayın Zelenskiy ile sürdürdüğümüz telefon trafiÄŸinin de olumlu bir istikamette seyrettiÄŸini söyleyebilirim.”

 

 

Geçen hafta Brüksel’de yapılan NATO Liderler Zirvesi’nde bu yaklaşımlarını üye ülkelere tüm açıklığıyla bir kez daha anlattıklarını belirten ErdoÄŸan, “Dünya beÅŸten büyüktür diyerek BirleÅŸmiÅŸ Milletler Güvenlik Konseyi nezdinde küresel yönetim ve adalet sistemine olan itirazlarımızı dile getirirken de aynı hissiyata sahiptik. Davos’ta one minute diyerek zulme, iÅŸgale, zorbalığa karşı tavrımızı ortaya koyarken de derdimiz barıştı, huzurdu, insan hayatına saygıydı.” diye konuÅŸtu.

“En büyük hasletimiz milletimizle aramızda kurduÄŸumuz gönül köprüleri”

Türkiye’nin 40 yıla yaklaÅŸan terörle mücadele tarihinde yaÅŸadığı onca acıya, maruz kaldığı onca haksızlığa, ödediÄŸi onca bedele raÄŸmen aynı çizgiden sapmadığının altını çizen ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Suriye’den Libya’ya kadar bütün bu bölgede sınır ötesi siyasi, diplomatik, güvenlik mücadelemizi de bu anlayışla yürüttük. AFAD’ımızla, TİKA’mızla , Yurtdışı Türkler BaÅŸkanlığımızla, Maarif Vakfımızla, sivil toplum kuruluÅŸlarımızla dünyanın dört bir yanında yürüttüğümüz kalkınma ve insani yardım faaliyetlerine de hep bu zaviyeden baktık. Esasen ülkemizdeki siyaset yelpazesinde kendimizi de tarif ederken en büyük hasletimizin milletimizle aramızda kurduÄŸumuz gönül köprüleri olduÄŸunu söylüyoruz. Gerçi yıllarca birileri bizim bu medeniyet ve tarih misyonumuzu, insan merkezli siyasetimizi kimi zaman küçümseyerek itibarsızlaÅŸtırmaya kimi zaman iftirayla sabote etmeye kalkmıştır.

Aynı ÅŸekilde Türkiye’nin bu medeniyet ve tarih yürüyüşünü sömürge ve vahÅŸet üzerine inÅŸa ettikleri kendi refah ve güvenlik alanlarına tehdit olarak görenler de boÅŸ durmamıştır. Ülkemizin en haklı olduÄŸu konularda bile yalnız bırakılmasının, hatta daha da ötesine geçilip aleyhinde kampanyalar yürütülmesinin gerisinde iÅŸte bu gerçekler vardır. Hamdolsun, biz tüm bu süreçte medeniyetimizin ve tarihimizin bize yüklediÄŸi sorumlulukların gösterdiÄŸi istikamette önümüze çıkan engelleri birer birer aÅŸarak mücadelemizi sürdürdük. Böylece Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteÄŸiyle ülkemizi nice badirelerden kurtarmakla kalmadık, kurduÄŸumuz güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısıyla çok daha büyük hamleler için ihtiyacımız olan hazırlıkları tamamladık.”

ErdoÄŸan, salgının tetiklediÄŸi saÄŸlık ve ekonomik krizler Rusya-Ukrayna savaşıyla derinleÅŸirken Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyüme stratejisinden taviz vermeden yolunda ilerlediÄŸini bildirdi.

Ülke ve millet olarak bu mücadeleyi verip, pek çok badireyi atlatırken bedeller de ödendiÄŸini dile getiren ErdoÄŸan, terör örgütleriyle huzura, 15 Temmuz’da istiklale, sosyal medya tehditleri üzerinden ekonomiye saldıranların ülkedeki herkesi bunun yıkıcı sonuçları altında bırakmayı planladığını ifade etti.

Akdeniz’deki güç kavgasında gerilimi sürekli yükseltenlerin niyetinin, bugünle birlikte geleceÄŸi de ipotek altına almak olduÄŸunu vurgulayan ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:

“Salgında geliÅŸmiÅŸ ülkeler bile çaresizce saÄŸa sola savrulurken Türkiye’nin saÄŸlık hizmetlerini ve tedarik kanallarını ayakta tutması karşısında birilerinin midelerine kramplar giriyordu. Son olarak Rusya-Ukrayna krizinde ülkemizi savaşın tarafı yapmak için var güçleriyle çalışanların bizim kurduÄŸumuz ‘barış köprüsü’nü yürekleri daralarak izlediÄŸini biliyoruz. Aynı çevrelerin ülkemizin son 20 yılda ortaya koyduÄŸu büyük kalkınma hamlesinin sembollerinden biri olan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün o görkemli görüntüsü altında ezildiklerinin de farkındayız.

Buradan bizim nezdimizde ülkemizi ve milletimizi hedef alanlara mesajımızı altını çizerek bir kez daha tekrarlıyorum. Unutmayın orta açıklıkta daha önce Japonya bir numara iken, ÅŸu anda bu köprümüz dünyanın bir numarası olmuÅŸtur. Bundan dolayı herhangi bir takdirinizi beklemiyoruz. Ama takdir etmeniz sizi küçültmez tam aksine büyütür. Büyük ve güçlü Türkiye’nin inÅŸasını engellemeyi baÅŸaramayacaksınız. Türkiye’nin adil ve samimi duruÅŸuyla bölgesinde ve dünyada barışın, huzurun, güvenin köprüsü haline dönüşmesini engelleyemeyeceksiniz.”

“Son söz milletimizindir”

Türkiye’nin en büyük on ekonomi arasına girerek kendisi ve tüm dostları için yeni bir dünya inÅŸası gayretlerinin de baltalanamayacağını dile getiren ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Nice zorlu mücadeleleri beraberce yürüttüğümüz, nice hayati imtihanları birlikte geçtiÄŸimiz, nice mümkün deÄŸil denilenleri birlikte baÅŸardığımız milletimizin 2023’te bu kutlu yürüyüşe bir kez daha güç vermesine mani olamayacaksınız. Bugüne kadar ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetler elbette önemli ama asıl bundan sonra yapacaklarımızla Türkiye’yi dünyanın en üst ligine çıkartacağız.

GeçmiÅŸte ülkemizin benzer fırsatları deÄŸerlendirmesinin önüne darbelerle, cuntalarla, vesayet oyunlarıyla defalarca geçmiÅŸler. Bu defa onlara aynı keyfi yaÅŸatmayacağız. Zorluklarımız yok mu, sıkıntılarımız yok mu, eksiklerimiz yok mu, önümüze döşenen mayınlar, ayağımıza dolanan ipler, iÅŸimizi zorlaÅŸtıran tuzaklar yok mu? Hepsi de var. Ama bunların tamamının üzerinde bizim ülkemizi güçlü, milletimizi müreffeh yapma inancımız, irademiz, hazırlığımız, birikimimiz, imkanımız, kararlılığımız var. Herkesin bir hesabı, bir planı olabilir. Fakat en büyük hesap ve en büyük plan sahibi Allah’tır. Herkesin içinden geçen niyetler, kalbinde yatan aslanlar olabilir fakat son söz milletimizindir. Biz bugüne kadar Rabb’imizden gelen takdire, milletimizin verdiÄŸi her karara ram olduk, teslim olduk. İnÅŸallah 2023’e kadar gece gündüz çalışarak, güçlü taraflarımızı tahkim, zayıf taraflarımızı takviye ederek milletimizle aramızdaki gönül köprülerini daha da saÄŸlamlaÅŸtıracağız.”

Köprünün her ÅŸeyden önce, 140 yıl önce benzer bir projeyi düşünen, hazırlığını yaptıran ancak ülkenin o dönemdeki ÅŸartları sebebiyle bunu hayata geçiremeyen ecdada bir armaÄŸan olduÄŸunu ifade eden ErdoÄŸan, “Aynı ÅŸekilde köprü 107 yıl önce Çanakkale’de imanıyla, yüreÄŸiyle, canıyla, diÅŸi, tırnağıyla yürüttüğü bir savaÅŸ sonunda büyük bir zafer kazanan tüm kahramanlarımıza bir şükran, bir minnet, bir teÅŸekkür ifadesidir. Yine bu köprü, Cumhuriyetimizin bir asra yaklaÅŸan muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma mücadelesinin günümüz teknolojisiyle tecessüm etmiÅŸ halidir.” diye konuÅŸtu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temelinin atıldığı günden açılışının yapıldığı ana kadar her aşamasını adım adım bizzat takip ettiği bu eserin, hayırlı olmasını diledi.

Türkiye’nin sahip olduÄŸu her büyük eser gibi bu projenin de Türkiye’ye kazandırılmasında pek çok engeli aÅŸmak zorunda kaldıklarını dile getiren ErdoÄŸan, “Hatırlarsanız, boÄŸaza yapılan ilk köprüyü inÅŸa ederken birileri bu eserin İstanbul’a yapılmış en büyük kötülük olduÄŸunu söyleyebilecek kadar ileri gitmiÅŸ, projeyi sabote etmek için her yolu denemiÅŸlerdi. Buna raÄŸmen artık adı 15 Temmuz Åžehitler Köprüsü olan bu eser tamamlanıp hizmete açılmıştı. İkinci köprü yapılırken bu defa aynı hezeyanlar, rahmetli Özal üzerinden tekrar sergilenmiÅŸti. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü de bu utanç verici tartışmaların eÅŸliÄŸinde inÅŸa edilip, bitirilmiÅŸti.” dedi.

“Üçüncü köprü artık 2 beton kuleden ibaret, manÅŸeti atanların sefilliklerini unutmadık”

Marmaray Projesi’ne baÅŸladıklarında aynı zehirli okların kendilerine yöneldiÄŸini, uzun bir mücadelenin ardından bu eseri tamamlayarak hizmete sunduklarını ifade eden CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mahkeme mahkeme dolaÅŸarak 4 yıl bizi geciktirdiler. Sonunda tamamladık, tabii ÅŸimdi rahatlıkla Marmaray’dan birlikte Asya’dan Avrupa’ya geçiyorlar. Aynı ÅŸekilde Avrasya… Avrasya’da da ÅŸimdi girmeyeceÄŸim detaylarına, yine Avrasya’da hani ‘5’li çete’ diyorlar ya, ‘5’li çete’ dediklerini koy bir kenara burada aynı siyasi görüşü paylaÅŸtıkları arkadaÅŸlarımız Avrasya Tüneli’ni yapanların içindeydi. BoÄŸazın üçüncü gerdanlığı Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün inÅŸası boyunca kampanyalar yürüttüler, manÅŸetler attılar, gösteriler yaptılar. Daha dün gibi gözlerimin önünde, boÄŸazdan gelip güçleri yetse inanın her türlü ihaneti yapabilirlerdi. Bir mahkeme kararını yanlış anlayarak ‘Üçüncü köprü artık 2 beton kuleden ibaret’ manÅŸeti atanların sefilliklerini unutmadık. Aynı güruh Çanakkale’deki köprü için de demediÄŸini bırakmadı. Bizim bu tür hezeyanlara cevabımız her zamanki gibi gündemimizdeki projeyi süratle tamamlayarak milletimizin hizmetine sunmak olmuÅŸtur.”

ErdoÄŸan, 1915 Çanakkale Köprüsü’nün bir diÄŸer önemli özelliÄŸinin ise kamu-özel iÅŸ birliÄŸi modeliyle, yap-iÅŸlet-devret yöntemiyle Türkiye’ye kazandırılması olduÄŸunu belirterek, “Ama Bay Kemal, yap-iÅŸlet-devret ne demektir inanın bilmez, anlamaz. Bu öyle her yiÄŸidin karı deÄŸil, bunun için bu alanda mürekkep yalamak lazım, böyle bir durum yok. Yıllardır birileri bu yatırım modeli üzerinden bizi itham ediyor, bize bühtan ediyor, bizi yerden yere vuruyor. İGA’yı yaptık onunla ilgili de konuÅŸtular. Åžimdi ‘İGA nedir’ diye sorsan bilmez. Åžu anda dünyadaki ilk üç havalimanından bir tanesi İstanbul Havalimanı.” dedi.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Çanakkale’deki eserin ihtiÅŸamını insanların kafasında soru iÅŸaretleri oluÅŸturarak gölgelemek isteyenlerin hemen harekete geçtiklerini belirterek, “İşte İstanbul Havalimanı da aynı ÅŸekilde dünyada gerçekten çok büyük sesler getirdi, hala da devam ediyor. Åžimdi yüklenici firmalar, iÅŸletmeci firmalar buraya ilave bazı proje tadilatıyla güzellikler yapacaklar. ‘GeçmediÄŸimiz köprünün parasını ödüyoruz’ çarpıtması yaptılar. En somut örneÄŸi olan bu bühtanları elbette biz kale almıyoruz, bir kulağımızdan girip öbüründen çıkıyor.” diye konuÅŸtu.

“İşletme sürelerinin sonunda da yapılan eserler devlete geçecektir”

Bu yalanlar sebebiyle tereddüde düşen vatandaşların olabileceğini belirten Erdoğan, kısaca kamu-özel ortaklığı veya yap-işlet-devret projelerinin ne anlama geldiğini bir kez daha hatırlatmak istediğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu-özel ortaklığı projelerinin tüm dünyada yaygın olarak kullanılan bir altyapı modeli olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünyada sadece 2021 yılında bu modelle 35,6 milyar dolarlık yatırım yapılmıştır. Türkiye bu modeli en verimli ÅŸekilde kullanan Avrupa’da 3’üncü, dünyada 13’üncü ülke durumundadır. Almanya, yeni otoyol projelerinin önemli bir kısmını bu modelle hayata geçirme kararı almıştır. Amerika, bir süre önce açıkladığı 1,5 trilyon dolarlık altyapı projesinin önemli bir bölümünü bu modelle hayata geçirecektir. Ülkemiz geçtiÄŸimiz 20 yılda ulaÅŸtırma ve haberleÅŸme alanında bu modelle 37,5 milyar dolarlık yatırıma kavuÅŸmuÅŸtur. Bay Kemal, bak bunları milli bütçeden yapmadık. Kendileri tedarikçi aynı zamanda yatırımı yaptılar ve belli bir süre bunu iÅŸletiyorlar. Yapılan analizler 2024 yılında kamu-özel ortaklığı projelerinin hazineye olan yükünün neredeyse sıfırlanacağını, bir sonraki yıldan itibaren de katlanarak artan bir gelir kaynağı haline dönüşeceÄŸini gösteriyor. Tabii bu hesap sadece garanti rakamlarıyla ilgilidir. Yatırımın devreye girdiÄŸi andan itibaren devletin vergi, zaman, akaryakıt, bu noktada tabii akaryakıt tasarrufu ekonomik canlılığın getirdiÄŸi kazançlar baÅŸta olmak üzere elde ettiÄŸi gelirler kamunun kar hanesine hemen yazılmaya baÅŸlanmaktadır. Kamu-özel iÅŸ birliÄŸi modeliyle 2003-2021 yılları arasında hayata geçirilen yatırımların ülkemizin milli gelirine 395 milyar dolar, üretime 838 milyar dolar, istihdama 1 milyon kiÅŸi katkısı zaten olmuÅŸtur. Bu katkı her geçen yıl artarak sürecek, iÅŸletme sürelerinin sonunda da yapılan eserler devlete geçecektir.”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Antalya Havalimanı ile ilgili, UlaÅŸtırma ve Altyapı Bakanı Adil KaraismailoÄŸlu’na, “Antalya ile ilgili tahsilatı yaptınız mı, ne kadar?” diye sordu.

Bakan KaraismailoÄŸlu’nun miktarın 2 milyar 138 milyon avro olduÄŸunu söylemesi üzerine, ErdoÄŸan, Antalya Havalimanı ile ilgili süreyi uzatma ihalesi yapıldığını hatırlatarak, “İş bilenin, kılıç kuÅŸananın, olay bu. Ayrıca bu modelle ülkemize kazandırılan büyük projelerin iÅŸletme süresindeki bakım, onarım, geliÅŸtirme maliyetlerinin yatırım bedelleriyle mukayese edebilecek seviyelere çıkabildiÄŸi de dikkate alınmalıdır. Velhasıl neresinden bakarsanız bakın ülkemiz için karlı, kazançlı, hayırlı, verimli bir yatırım modelini Türkiye’de etkin ve yaygın bir ÅŸekilde uygulamış olmaktan memnunuz.” diye konuÅŸtu.

ErdoÄŸan, “GeçmediÄŸimiz köprünün, yolun, faydalanmadığımız hizmetin parasını ödeme” ÅŸeklindeki ifadelere yanıt verirken, “Kamu eliyle ülkemizin her ilinde, her ilçesinde, her köyünde, her karış toprağında yol, köprü, hastane, okul, baraj, sulama tesisi, kamu hizmet binası yatırımı yapılmaktadır. Her yatırım onu bilfiil kullananlar yanında ülkenin ve milletin ortak malıdır.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Doğrudan bütçeden yapılan yatırımlarda işin bedelinin peşin ödendiğine, hizmetin ise proje tamamlandıktan sonra peyderpey alınmaya başlandığına işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Buralarda verilen hizmetlerin hemen tamamı ücretsiz olduÄŸu için kamuya doÄŸrudan herhangi bir maddi geri dönüş de yoktur. Kamu-özel iÅŸ birliÄŸinde ise proje faaliyete geçene kadar garanti dahil kamudan herhangi bir kaynak tahsisi söz konusu deÄŸildir. Proje hizmete girdikten sonra da sadece garanti miktarı ile gerçekleÅŸme arasındaki farkın ödemesi yapılmaktadır. İnÅŸa edilen eser randımanlı ÅŸekilde çalışmaya baÅŸladığında, ödeme yapılması bir yana, üste gelir saÄŸlanmakta, iÅŸletme süresi bitiminde de yatırım tamamen devlete geçmektedir. Mesela Avrasya Tüneli’nin iÅŸletme süresi bittiÄŸinde devlet, vergi ve diÄŸer kazançlar hariç üste en az 140 milyon dolar para almış olacaktır. İstanbul-İzmir Otoyolu ve onun bir parçası olan Osmangazi Köprüsü’nün iÅŸletme süresinde devlete saÄŸlayacağı sadece KDV geliri, toplam 1,3 milyar avrodur. 1915 Çanakkale Köprüsü’nün ülkemize kazancının da sadece vakit, akaryakıt ve karbon salınımındaki azalım getirisinin yıllık 415 milyon avro olacağı hesaplanmaktadır.

Åžimdi sizlere yine bir kamu-özel ortaklığı projesi olan Antalya Havalimanı’nın kapasite artırımı ve iÅŸletme ihalesi ile ilgili son geliÅŸmenin müjdesini, az önce ifade ettim, vermiÅŸ oluyorum. BilindiÄŸi üzere Antalya Havalimanı’nın aralık ayında yapılan inÅŸa ve iÅŸletme ihalesini, toplam bedeli 8 milyar 555 milyon avro iÅŸletme ve 765 milyon avro yatırım bedeli ile TAV-Fraport iÅŸ ortaklığı kazanmıştı. İhaleyi kazanan firmalar, iÅŸte bugün az önce ifade ettiÄŸim rakamı ödediler. Bu geliÅŸmenin ülkemize ve devletimize ben tekrar hayırlı olmasını diliyorum.”

“Kamu-özel iÅŸ birliÄŸi projeleri, sayısız kazanç saÄŸlayan eserlerdir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu-özel iş birliği projelerinin bu ülkenin hiçbir vatandaşının cebinden haksız ve adaletsiz yere tek kuruş götürmediği gibi tam tersine hem yatırım modeli hem doğrudan ve dolaylı etkileri hem sonunda kamuya kalacak olması sebebiyle sayısız kazanç sağlayan eserler olduğunu bildirdi.

Esasen kamu-özel yatırımlarının önemli bir kısmında vatandaşların hizmetten faydalanmasını kolaylaştırmak için projede öngörülen tarifelerin çok altında bir bedel uygulandığına dikkati çeken Erdoğan, garanti ödemelerinin önemli bir kısmının da bu yüzden ortaya çıktığını belirtti.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir baÅŸka ifadeyle, devletin imkanlarını biz milletin emrine veriyoruz. Avrupa’nın, Amerika’nın, Asya’nın geliÅŸmiÅŸliÄŸini artırmak için kullandığı bir yatırım modelini, Türkiye’de iÅŸlemez hale getirmeye çalışanların derdi kesinlikle milletin inanın kesesi deÄŸildir. Bunlara verilen misyon, mesnetsiz tartışmalarla ülkemizi yönetim sisteminden ekonomik iÅŸleyiÅŸe kadar her alanda tekrar eskiye döndürerek tökezletmek ve hatta mümkünse yere sermektir. Varsın birileri dışarıda hazırlanıp ellerine tutuÅŸturulan bu raporları, kendi ‘model teklifleri’ diye okutmaya çalışsın, varsın birileri kendilerini yalanla, iftira ile çarpıtma ile avutsun, varsın birileri, içinde ülkenin ve milletin olmadığı sinsi hesaplarla siyasetçilik oynasın, varsın birileri kendi hırslarının, kendi kifayetsizliklerinin, kendi karanlık ajandalarını peÅŸinde koÅŸsun. Biz ülkemize ve milletimize aşığız. Dolayısıyla eser kazandırmaya, hizmet getirmeye, 2023 hedeflerimizle 2053 vizyonumuzla büyük ve güçlü Türkiye’yi inÅŸa ve ihya etmeyi sürdüreceÄŸiz.”

“Hayat pahalılığı baÅŸta olmak üzere bugünkü sorunların üstesinden gelecek olan da yine biziz”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye’ye 81 vilayetinin her karışıyla 20 yılda kazandırdıkları eserleri anlatırken bugün yaÅŸanılan sıkıntıları elbette görmezden gelmediklerini ifade ederek, “Ülkemizin demokrasi ve kalkınma yolunda önüne çıkan her meseleyi çözdüğümüz gibi hayat pahalılığı baÅŸta olmak üzere bugünkü sorunların üstesinden gelecek olan da yine biziz. EÄŸitimden saÄŸlığa, ulaşımdan enerjiye, spordan sosyal desteklere kadar her alanda insanımızın refah düzeyini Cumhuriyet tarihinin en üst seviyesine biz çıkardık. Bu hizmetleri getirirken karşılaÅŸtığımız engelleri, milletimizin gönlünden kopup gelen ‘Allah razı olsun’ sözünden aldığımız güç ve motivasyonla aÅŸarak bugünlere geldik.” diye konuÅŸtu.

Sadece yatırım yapmakla, eser ortaya koymakla kalmadıklarını; siyasi, diplomatik, askeri, dış ticaret etki alanını ülkenin kalkınma hedeflerini destekleyecek ÅŸekilde güçlendirdiklerini, tahkim ettiklerini vurgulayan ErdoÄŸan, “Yürütülen beÅŸinci kol faaliyetlerine raÄŸmen Türkiye’yi bölgesinin lideri, dünyanın sözü dinlenen ülkeleri grubuna çıkarttık. İşte bunun için diyoruz ki günlük sıkıntılarımızı konuÅŸurken, tartışırken, dertlenirken Türkiye’nin mevcut kazanımlarını hangi badirelerden geçerek elde ettiÄŸini, asla hatırımızdan çıkarmamalıyız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Ülkemizin vakti ve enerjisi yıllarca vesayet güçleri üzerinden, milli irade hiçe sayılarak, demokrasi kağıt üzerinde bırakılarak, siyasetin altı boÅŸaltılarak heba edilmiÅŸti. Bir dönem bu ülkede terör örgütlerinin saldırılarıyla sosyal kaos çıkarma denemeleri ile milletimizin huzuruna kast edilmiÅŸti. Biz kararlı ve dirayetli bir mücadele ile bu tür sorunları sadece sınırlarımız içinde çözmekle kalmadık, aynı zamanda PKK baÅŸta olmak üzere, milletin canına musallat olan terör örgütlerinin de başını ezdik, belini kırdık. Mücadeleyi sınırlarımız ötesine taşıyarak 780 bin kilometrekare vatan toprağının her karışında insanlarımızın güvenliÄŸini, huzurunu garanti altına alacak bir iklim oluÅŸturduk. Ülkemizin müzmin sancısı olan darbeler dönemini FETÖ ihanet çetesinin silahlarının karşısına milletimizle birlikte, imanla, inançla, cesaretle dikilerek etkisiz hale getirmek suretiyle biz kapattık.”ErdoÄŸan, Türkiye’ye vesayet, darbeler, terör örgütleri, toplumsal fay hatlarını tahrik, askeri tehdit ve uluslararası dayatmalarla diz çöktüremeyenlerin son olarak ekonomiyi hedef aldığını söyledi.

Bunun en çarpıcı örneÄŸi olan AÄŸustos 2018’de yaÅŸanan ekonomik tuzakları da Türkiye’nin potansiyelini daha verimli ÅŸekilde harekete geçirerek, daha çok çalışarak ve üreterek aÅŸmanın mücadelesini yürüttüklerini belirten ErdoÄŸan, bu mücadelenin içindelerken dünyada Kovid-19 salgınının baÅŸladığını hatırlattı.

ErdoÄŸan, saÄŸlık tehdidi olarak baÅŸlayan salgının giderek üretim, lojistik, tedarik, istihdam, finans, güvenlik alanlarına yayılan küresel depreme dönüştüğüne iÅŸaret ederek, “Bu süreç, maruz kaldığımız ahlaksız, vicdansız, haksız, adaletsiz kuÅŸatmaya raÄŸmen ülkemizin aslında ne derece güçlü bir hizmet altyapısına, üretim imkanına, yönetim kapasitesine sahip olduÄŸunu dost, düşman herkese göstermiÅŸtir. Bu dönemde önceliÄŸimiz insanımızın iÅŸini, aşını, ekmeÄŸini garanti altına alacak bir ekonomik iÅŸleyiÅŸi kesintisiz sürdürmek olmuÅŸtur. Hatta bununla kalmayıp ekonomi programımızı klasik kur, faiz, enflasyon sarkacından çıkartarak ülkemizi yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla daha çok büyütecek bir yaklaşımı hayata geçirdik.” ifadelerini kullandı.

Vesayet, darbeler ve terörle mücadele gibi bu tarihi deÄŸiÅŸimin de bir bedelinin olduÄŸunu söyleyen ErdoÄŸan, “Bu bedeli ÅŸimdi ödeyip ayağımıza gelen fırsatı deÄŸerlendiremezsek ülkemizin önümüzdeki çeyrek asrı, yarım asrı yine bir kısır döngüye mahkum kalacaktı.” dedi.

ErdoÄŸan, milletin, kendilerine ülkeyi yönetme sorumluluÄŸunu “tatlı su demokratlığı” yapmaları için vermediÄŸini söyleyerek, şöyle konuÅŸtu:

“Bu vazifeyi bize, ülkeyi ve milleti gerektiÄŸinde en sert fırtınalardan saÄŸ salim çıkartmamız için tebliÄŸ etti. Irak’ta son 20 yılda yaÅŸanan büyük yıkımları hatırlayın. Suriye’de hepimizin gözleri önünde yaÅŸanan ve 11 yılını geride bırakan büyük trajediyi hatırlayın. Bir dönem bölgesinin en parlak yıldızı olan Libya’nın nasıl paramparça edildiÄŸine bakın. Son olarak Ukrayna’nın topraklarının adım adım nasıl elinden alındığına, sonunda da nasıl topyekun iÅŸgal tehdidiyle karşı karşıya geldiÄŸine bakın. Bu senaryoların hepsi çok daha fazlasıyla ülkemizin üzerinde de oynanmak istenmiÅŸtir. Biz milletimizle birlikte yürek yüreÄŸe, omuz omuza vererek vatanımızın bütünlüğüne, insanımızın birliÄŸine, beraberliÄŸine, devletimizin bekasına, ülkemizin varlığına yönelik tehditleri teker teker bertaraf ettik.”

Bu zorlu mücadele döneminde karar ve tercihleri ile sergiledikleri dirayetli yönetimin tüm riskinin kendilerine, tüm kazanımlarının ise ülke ve millete ait olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“EÄŸer vesayetin ayak oyunlarıyla, Gezi hadiseleriyle, çukur eylemleriyle, 17-25 Aralık kumpasıyla, 15 Temmuz darbe giriÅŸimiyle ülkemiz aynı karanlık senaryonun güdümüne sokulabilseydi, Türkiye’nin bugün ne halde olacağını hayal etmek bile istemiyorum. Bugün haklı olarak hep birlikte hayat pahalılığından ÅŸikayet ediyoruz. Åžayet vatan toprakları, gözünü istiklalimize dikmiÅŸ sırtlanların, akbabaların, yılanların istilasına uÄŸramış olsaydı bugün hayat pahalılığını deÄŸil, kaybettiÄŸimiz özgürlüğümüzün, yitirdiÄŸimiz sevdiklerimizin, yıkılan evlerimizin, kararan geleceÄŸimizin acılarını konuÅŸuyor olacaktık.

Dün Suriye’de, bugün Ukrayna’da evlerini, hatta bir kısmı vatanını terk etmek zorunda kalan milyonların neler yaÅŸadıklarını, neler hissettiklerini, nasıl bir çaresizliÄŸe sürüklendiklerini hep beraber görüyoruz. Ukrayna’dan 200’e yakın yetimi ve öğretmenlerini birlikte ülkemize aldık ve kendilerine ülkemizde ev sahipliÄŸi yapacağız. Bunlar yetim yavrular. Kadınlar evlatlarıyla beraber, ellerinde valizleri oralardan çıkıp buralara kadar geliyorlar, Polonya’ya, Macaristan’a, Romanya’ya buralara geçiyorlar. Bunlar kolay deÄŸil. Åžunu çok açık ve net söylüyorum, ülkemize saÄŸladığımız en büyük kazanım, milletimize verdiÄŸimiz en büyük hizmet, Türkiye’yi iÅŸte böyle bir duruma düşmekten kurtarmış olmamızdır.”

“Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokacak bir programı uyguluyoruz”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye’yi tüm mazlum ve maÄŸdurların sığınağı haline getirdiklerini belirterek, Suriye, Irak, Afganistan gibi ülkelerden gelenlerin sayısının 5 milyon olduÄŸunu dile getirdi.

Türkiye’nin, zorlu mücadele dönemini baÅŸarıyla geride bıraktığı için birbirleriyle savaÅŸan tarafların bile güvendiÄŸi, diyaloÄŸun ve barışın teminatı sayılan bir ülke olarak görüldüğünü vurgulayan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Bugün de geçtiÄŸimiz 20 yılda ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmet altyapısından aldığımız güçle Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokacak bir programı uyguluyoruz. Sıkıntılarımız geçici ama unutmayın kazanımlarımız bakidir. Umudumuz canlı, geleceÄŸimiz aydınlıktır. Ne yaptığımızı, ne için yaptığımızı, nasıl baÅŸaracağımızı ve sonuçta ne elde edeceÄŸimizi gayet iyi biliyoruz. Milletimizden sadece sabırlı olmasını, bize güvenmesini istiyoruz. Ülkemiz 2023 imtihanından da baÅŸarıyla geçtiÄŸinde her alanda dünyanın en üst ligine çıkmış, güçlü, huzurlu, müreffeh, lider bir Türkiye’nin bizi beklediÄŸine canıgönülden inanıyoruz.”

“Sabun, tuvalet kağıdı, peçete, bebek bezi gibi ürünlerin KDV’sini yüzde 8’e indirme kararı aldık”

ErdoÄŸan, küresel ve bölgesel krizler karşısında Türkiye’yi güçlü tutmanın, hayat pahalılığından milleti korumanın mücadelesini verirken tüm kesimlerin iÅŸini kolaylaÅŸtıracak idari reformları da ihmal etmediklerini dile getirerek, geçen haftalarda KDV konusunda sadeleÅŸtirme çalışması yürüttüklerini anımsattı.

Hazine ve Maliye Bakanlığının, ilgili sivil toplum kuruluşları ve sektörlerle istişare içinde bu düzenlemeyi hazırladığını söyleyen Erdoğan, şu bilgileri paylaştı:

“Yürütülen çalışma aynı zamanda vatandaÅŸlarımızı hayat pahalılığı karşısında ezdirmeme kararlılığımızın ve enflasyonla mücadele programımızın da bir parçasıdır. İlk etapta gıda ürünlerindeki KDV oranını, üretim, toptan ve perakende aÅŸamalarının tamamında yüzde 8’den yüzde 1’e düşürmüştük. Bu indirim 14 Åžubat’tan itibaren et, süt, yumurta, yoÄŸurt, peynir, patates, tahıl gibi pek çok üründe bilfiil uygulanmaya baÅŸlanmıştır. Ardından meskenlerde ve tarımsal sulamada kullanılan elektriÄŸin KDV’sini 1 Mart’tan itibaren yüzde 18’den yüzde 8’e indirdik. Åžimdi de temel ihtiyaç maddelerinden olan deterjan, sabun, tuvalet kağıdı, peçete, bebek bezi gibi ürünlerin KDV’sini yüzde 18’den yüzde 8’e indirme kararı aldık. Ayrıca yeme içme hizmetlerinin tamamında KDV oranını yüzde 8 olarak belirliyoruz. Böylece yeme içme hizmetlerinde halen birinci sınıf iÅŸletme, 3 yıldız ve üzeri otel gibi yerlerde uygulanmakta olan yüzde 18 KDV oranını yüzde 8’e indirmiÅŸ oluyoruz.”

“Net alanı 150 metrekareyi aÅŸmayan konutlarda KDV yüzde 8”

ErdoÄŸan, bir diÄŸer çalışmalarının “konut ve arsalarda KDV sadeleÅŸtirmesi” olduÄŸunu söyleyerek, “Buna göre, satın alınan konut nerede olursa olsun, metrekaresine göre deÄŸiÅŸen aynı kademeli KDV uygulamasına tabi olacak. Yani net alanı 150 metrekareyi aÅŸmayan konutlarda KDV yüzde 8’dir. Bu büyüklüğü aÅŸan konutların ilk 150 metrekaresi için yine yüzde 8, aÅŸan kısmı için yüzde 18 KDV uygulanacaktır. Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu kapsamındaki konutlarda ise 150 metrekareye kadar yüzde 1, aÅŸan kısmı için ise yüzde 18 KDV tahakkuku yapılacaktır. Arsa ve arazilerin KDV oranını da yüzde 8’e indirerek inÅŸaat sektörünün üzerindeki finansman yükünü azaltıyoruz.” bilgilerini paylaÅŸtı.

Bir diğer düzenlemenin de ihracatçılara yönelik olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“İmalat aÅŸamasında ödedikleri KDV’leri istisna kapsamına alabilen ihracatçılara, bunun yerine ihracat bedelinin belli bir oranına kadar iade yapılması da bir tercih olarak sunulacaktır. Yatırım teÅŸvik belgesi kapsamındaki iÅŸlerin KDV istisnası yöntemini deÄŸiÅŸtiriyor, turizm yatırımlarını da buna dahil ediyoruz. Yeni yöntemle imalatçılar yatırımlarını bitirdikten sonra KDV iadesi talep etmek yerine KDV ödemeden aynı iÅŸlemleri yapabilecekler. SaÄŸlık Bakanlığı mevzuatı kapsamındaki tıbbi cihazların KDV’sini yüzde 18’den yüzde 8’e indiriyoruz. Tarım sektöründe her türlü sertifikalı tohum, fide, fidan teslimlerinde KDV’yi yüzde 1’e, süt toplama tankları gibi kimi ürünlerdeki KDV’yi de yüzde 8’e indiriyoruz. Gönüllülük esasına dayalı tam tevkifat uygulamasıyla bu konuda sorumluluk endiÅŸesi taşıyan mükelleflerin sorunlarını kökten çözüyoruz. Ülkemize döviz kazandırılması amacıyla yabancılara satılan konut ve iÅŸ yerlerindeki istisna süresini 1 yıldan 3 yıla çıkartıyoruz. Oto galericilerinin araç alım satımından elde ettikleri kar ile yat, kotra, tekne ve gezinti gemilerinin satışında halen yüzde 1 olan KDV oranını yüzde 18’e yükseltiyoruz. Demir çelik ürünlerinin nihai tüketiciye kadarki satış aÅŸamalarında KDV tevkifatı uygulaması getiriyoruz. Tüm bu düzenlemelerin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”

Erdoğan, bugün paylaşacakları bir diğer güzel haberin de ülkeyi elektrikli otomobil üssü haline getirecek çalışmalarla ilgili olduğunu söyledi.

Yerli otomobil Togg baÅŸta olmak üzere elektrikli otomobil üretimi ve kullanımındaki geliÅŸmeleri dikkate alarak yüksek hızlı ÅŸarj istasyonlarının yaygınlaÅŸtırılması konusunda yeni adımlar attıklarını vurgulayan ErdoÄŸan, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız vasıtasıyla 81 ilimizin tamamında 1500’den fazla yüksek hızlı ÅŸarj istasyonu kurulmasına yönelik çalışmalara 300 milyon liralık destek saÄŸlıyoruz. Amacımız bir yıl içinde ülkemizde yaygın bir yüksek hızlı ÅŸarj alt yapısı kurulmasını saÄŸlamaktır.” dedi.

Rusya-Ukrayna müzakerelerinin yarın baÅŸlayacağını anımsatan ErdoÄŸan, “Hayırlı bir neticeyle açılışını sabah yapacağız. Temennimiz odur ki sonu da hayır olsun. Liderleri de daha sonra bir araya getirtmek suretiyle inÅŸallah yola devam.” diye konuÅŸtu.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir