FETÖ’nün ‘Askeri Casusluk’ kumpas davası açıldı

FETÖ'nün 'Askeri Casusluk' kumpas davası açıldı

FETÖ'nün 'Askeri Casusluk' kumpas davası açıldı

FETÖ’nün talimatıyla “İstanbul’daki Askeri Casusluk” soruÅŸturmasında usulsüzlükler yaparak çok sayıda askeri personelin maÄŸduriyetine sebep oldukları iddia edilen aralarında eski emniyet müdürlerinin de bulunduÄŸu 43 sanık hakkında dava açıldı.

İstanbul Cumhuriyet BaÅŸsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar SoruÅŸturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, aralarında emekli Albay İbrahim Sezer’in de olduÄŸu 63 kiÅŸi müşteki, eski emniyet müdürü Nazmi Ardıç’ın da aralarında bulunduÄŸu 43 kiÅŸi ise sanık olarak yer aldı.

İddianamede, 28 Nisan 2010’da yurt dışından gönderildiÄŸi anlaşılan bir e-mail ihbarı ile Vika, Dilara ve Gül isimli kiÅŸilerin liderliÄŸindeki fuhuÅŸ çetesinin yurt dışından kadın getirterek zorla fuhuÅŸ yaptırdığının iddia edildiÄŸi belirtildi.

Bu çete içerisinde18 yaşından küçüklerin de bulunduÄŸu ve fuhuÅŸ yaptırılan kadınların uyuÅŸturucu bağımlısı haline getirildiÄŸi öne sürülen ihbarda, ayrıca İbrahim Sezer isimli o tarihte subay olarak görev yapan kiÅŸinin de fuhuÅŸ çetesi olarak gösterilen Vika, Dilara ve Gül isimli kiÅŸilerle irtibatlı olduÄŸu, sık sık Kadıköy’deki ikametini fuhuÅŸ amaçlı kullandığının iddia edildiÄŸi aktarıldı.

İddianamede, asker olduÄŸu tespit edilen Zeki Mesten’in de bu fuhuÅŸ örgütü ile irtibatlı olduÄŸu yönündeki ihbar doÄŸrultusunda İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Åžube Müdürlüğü ekiplerince soruÅŸturma baÅŸlatıldığı ifade edildi.

Bu soruÅŸturma kapsamında, ihbarda ismi geçen İbrahim Sezer’in bir arkadaşına ait olup ara sıra uÄŸradığı ve anahtarı kendisinde bulunan Kadıköy’deki evde arama yapıldığı, birtakım fiziki belgeler ile dijital materyallere el konulduÄŸu ve özellikle bu dijital materyallerdeki bilgiler gerekçe gösterilerek suçlamalar yapıldığı vurgulandı.

155 Polis hattına gelen “fuhuÅŸ” ihbarları

İddianamede, bu geliÅŸmelerin akabinde 2 ve 4 AÄŸustos 2010’da 155 Polis İhbar Hattı’na gelen ihbarla TSK içerisinde bir fuhuÅŸ çetesi olduÄŸu, bu çetenin özel olarak kiraladığı evlerde temin ettiÄŸi kadınlarla üst düzey komutanların, subayların ve öğrencilerin fuhuÅŸ yapmasının saÄŸlandığı yönünde iddialarda bulunulduÄŸu bildirildi.

Bu iddialara dayalı olarak ihbarda ismi geçenlerden Emrah Karaca adına çıkartılan arama kararı ile Mehmet Emrah Küçükakça’nın evinde, Burak Bekar adına çıkartılan arama kararıyla Burak Çetin’in evinde ve Deniz Mehmet Irak’ın evinde aramalar yapıldığı bilgisine yer verilen iddianamede, aramalarda ele geçirilen dijital materyallere el konulduÄŸu aktarıldı.

İddianamede, haklarında arama yapılan kişilerin evlerinde bulunan dijital materyallerdeki verilerde; sanıkların bir kısmının fuhuş, şantaj ve tehdit amaçlı suç örgütü kurduğu, kiminin örgüt üyesi olduğu, birçok TSK personeli hakkında kişisel verileri hukuka aykırı şekilde temin edip örgüte teslim ettikleri, devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin ederek örgüt arşivine ulaştırdıkları, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğini ihlal ettikleri iddiasıyla soruşturma yürütüldüğü anlatıldı.

Bu soruşturma kapsamında o tarihte İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli polislerin çeşitli arama, el koyma, yakalama, gözaltı, gözaltı uzatma, dinleme, teknik takip, dijital tespitleri, dijital inceleme tespitleri, kaset incelemesi gibi usule ilişkin konularda görev aldıkları belirtilen iddianamede, yürütülen soruşturma sonucunda ilgili savcılık tarafından İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı hatırlatıldı.

Askerin TÜBİTAK projelerini engellemeye çalıştıklarını iddia ettiler

Subayların içinde olduÄŸu iddia edilen suç örgütünün, TSK, TÜBİTAK, HAVELSAN ve GES Komutanlığı gibi devletin en stratejik kurumlarında yapılanmaya gittiÄŸi, örgütün arÅŸivinde bulunan İbrahim Sezer’e her türlü bilgi, belge ve materyallerin gönderildiÄŸi, özellikle TÜBİTAK tarafından TSK içinde yürütülen ve ülke yararına gerçekleÅŸtirilen projeleri durdurmaya, yavaÅŸlatmaya ve engellemeye çalıştıkları, casusluk faaliyetleri kapsamında elde ettikleri bazı belge ve projeleri yabancı ülkelere pazarladıklarının, söz konusu İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davanın iddianame içeriÄŸinde ileri sürüldüğü vurgulandı.

İddianamede, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan ve bu davanın müştekisi olan kişiler hakkında önce mahkumiyet kararı verilmesi, sonrasında beraat etmelerine kadar devam eden adli süreçle ilgili bilgilere yer verildi.

İddianamede, kamuoyunda “Askeri Casusluk” soruÅŸturması olarak bilinen soruÅŸturmayı yürüten kiÅŸilerin düzmece delillere dayanarak örgütlü bir ÅŸekilde soruÅŸturmalar yaptıklarının anlaşılması sonucu, o tarihte İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Åžube Müdürlüğünde görev yapan ve bu soruÅŸturmalarda görev alan ilgili emniyet personeli hakkında soruÅŸturmaya baÅŸlandığı vurgulandı.

“Askeri Casusluk” davasındaki delillerden telefon tape kayıtlarında yapılan yanlışlığın resmi yazı ile bildirilmesine raÄŸmen bu durumun iddianamede yer aldığı, baÅŸka kiÅŸi adına çıkartılan ihbar ve arama kararlarına raÄŸmen ilgili dosyanın sanıklarından Mehmet Emrah Küçükakça’nın evinde arama yapıldığı aktarıldı.

FuhÅŸa dair tek bir tape yok

İddianamede, elde edilen dijitallerin uzun bir süre gerek soruşturmada gerekse yargılama aşamasında ilgili sanık ve avukatlarının erişimine açılmayıp savunma haklarının ciddi şekilde kısıtlandığı, sanıkların örgüt kapsamında fuhuş yaptırdıkları ya da yer temin ettiklerinin iddia edildiği ancak fuhuş çeteleri ile tek bir telefon kayıtlarının dahi olmadığı, fuhuş yaptırılan herhangi bir kadının bulunmadığı kaydedildi.

Yine soruşturma dosyasında sanıkların askeri ve siyasal casusluk yapmak kaydıyla bir araya geldiklerinin öne sürüldüğü ancak dosya kapsamında tespit edilen herhangi bir yabancı ülke temsilcisi ya da ajanın dosyada bulunmadığı anlatılan iddianamede, aramalarda ele geçirildiği iddia edilen dijital materyallerin sanıklar tarafından oluşturulduğu tespitinin adli raporlara göre mümkün bulunmadığı belirtildi.

İddianamede, bu hususlar bir bütün olarak ele alındığında, “Askeri Casusluk” soruÅŸturmasının baÅŸladığı andan itibaren soruÅŸturma aÅŸamalarında görev alan ve o tarihte İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Åžube Müdürlüğünde görevli müdür, müdür yardımcısı, emniyet amiri ve polis memuru gibi görevlerde bulunan kiÅŸilerin söz konusu soruÅŸturma iÅŸlemlerinde çeÅŸitli usulsüzlükler yaptıkları ifade edildi.

FETÖ’nün talimatıyla yaptılar

“Askeri Casusluk” soruÅŸturmasında çok sayıda kiÅŸi hakkında dinleme yapıldığı, usulüne uygun olmayan ve gerçeÄŸe aykırı bazı tapeleÅŸtirmelerin yapıldığı, yine arama ve el koyma iÅŸlemi yapılan çok sayıda kiÅŸiye ait dijitallerin mevcut olduÄŸu, bunların delil olarak toplanması, imajlarının alınması ve incelenmesinde çeÅŸitli usulsüzlüklerin yapıldığı, çok sayıda kiÅŸinin maÄŸduriyetine ve mahkumiyet kararı almasına sebep olunduÄŸu, sanıkların bu usulsüz eylemleri FETÖ’nün emir ve talimatlarıyla yaptıkları anlatıldı.

İddianamede, sanık Nazmi Ardıç’ın “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliÄŸi”, “görevi kötüye kullanma”, 48 kiÅŸiye karşı “iftira”, 2 kiÅŸiye karşı “hukuka aykırı olarak kiÅŸisel verileri kaydetmek”, “kiÅŸisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak”, 35 kiÅŸiye karşı “kiÅŸiyi hürriyetinden yoksun bırakma”, “devletin güvenliÄŸine iliÅŸkin gizli belgeleri temin etme” ve “siyasal veya askeri casusluk” suçlarından toplam 247 yıl 3 aydan bin 31 yıl 6 aya kadar hapsi istendi.

Sanık Ahmet Davulcu’nun 35 kiÅŸiye karşı “kiÅŸiyi hürriyetinden yoksun bırakma”, “görevi kötüye kullanma”, “iftira”, “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliÄŸi”, “devletin güvenliÄŸine iliÅŸkin gizli belgeleri temin etme” ve “siyasal veya askeri casusluk” suçlarından 178 yıl 9 aydan 874 yıl 6 aya kadar hapsi talep edildi.

İddianamede, diğer sanıkların da benzer suçlardan 6 yıl 3 ay ile 800 yıl arasında değişen çeşitli suçlardan hapisleri istendi.

Başsavcılık tarafından onaylanan iddianame, İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Mahkeme heyeti, tensip zaptında dosyanın müştekilerine duruşmanın günü ve saatinin bildirilerek adreslerine çağrı kağıdı gönderilmesine karar verdi.

Firari sanıklar Ahmet Davulcu, Ahmet TaÅŸ, Ahmet Erkut Can ve Dursun Ali Demir hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karar veren heyet, gizli tanık “Garson”un ifadesinin celse arasında alınmasına hükmetti.

Sanık ve müşteki sayısının çokluÄŸu nedeniyle yargılamanın Silivri Ceza ve İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılmasına hükmeden heyet, ilk celsenin 20, 21 ve 22 Aralık’ta yapılmasını kararlaÅŸtırdı.

Davanın süreci

Kapatılan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, “ÅŸantaj ve askeri casusluk” iddialarına iliÅŸkin emekli Albay İbrahim Sezer’in de aralarında bulunduÄŸu 4’ü tutuklu 56 sanığın yargılandığı davaya iliÅŸkin kararını 2 AÄŸustos 2012’de açıkladı.

Bütün sanıkların “fuhuÅŸ” ve “askeri casusluk” suçlarından beraatlarına hükmeden heyet, sanıklar İbrahim Sezer, Tamer ZorlubaÅŸ, Mehmet Seyfettin Alevcan ve Deniz Mehmet Irak’ın tahliyesine karar vermiÅŸti.

TuÄŸamiral Åžafak Yürekli’nin “suç örgütüne yardım etmek ve yasaklanan bilgileri temin etmek” suçlarından 2 yıl 7 ay 20 gün ve emekli Albay İbrahim Sezer’in de “suç örgütü üyeliÄŸi, devletin güvenliÄŸine iliÅŸkin belgeleri kullanmak ve özel hayatın gizliliÄŸini ihlal” gibi suçlardan 15 yıl 7 ay 14 gün hapisle cezalandırılmasına karar veren heyet, benzer suçlardan eski TÜBİTAK Daire BaÅŸkanı Yücel Çipli’nin 13 yıl 6 ay 15 gün, eski TÜBİTAK görevlisi Merdan Metin’in 8 yıl 4 ay, Yarbay Mehmet Seyfettin Alevcan’ın 15 yıl 7 ay 14 gün, Zeki Mesten’in 11 yıl 3 ay, Tamer ZorlubaÅŸ’ın 7 yıl 11 ay, Yüzbaşı Ebru Nilhan Bozkurt’un 5 yıl 10 ay ve Yüzbaşı Yekdane Ebru Ercüment’in de 9 yıl 2 ay hapisle cezalandırılmasına hükmetmiÅŸti

Diğer 36 sanığı da benzer suçlardan 1 yıl 8 ay ile 10 yıl 7,5 ay arasında değişen oranlarda hapis cezasına çarptıran heyet, bir sanığın dosyasının ayrılmasını, 10 sanığın da tüm suçlardan beraatını kararlaştırmıştı.

Anayasa Mahkemesi’nin “hak ihlali” kararı

Temyiz incelemesi yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 6 Aralık 2013’te 43 sanık hakkında verilen mahkumiyet ve beraat kararlarını onamıştı.

Onama kararının ardından 43 sanık hakkında yakalama emri çıkarıldı, bu sanıklardan Necmi Yıldırım, Tamer Çetin, Adnan Yılmaz, Alpay Aksu ve Senay Hatice Sarıgöz tutuklanmıştı.

Haklarındaki kararlar onanan 25 sanığın avukatları, “Ergenekon” ve “Balyoz” davalarında kumpas kurulduÄŸu iddialarına iliÅŸkin bazı siyasilerin beyanlarını dikkate alarak, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine yeniden yargılama talebinde bulunmuÅŸtu.

Yeni bir heyet tarafından deÄŸerlendirilen talep, 4 Åžubat 2014’te “siyasiler ve yazarların beyanlarının, yeni delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı” gerekçesiyle reddedildi ve İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin kapatılması üzerine dosya Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmiÅŸti.

Davanın tüm sanıkları, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedilmesi üzerine 6 Ocak 2014’ten itibaren Anayasa Mahkemesine “hak ihlali” yapıldığı gerekçesiyle bireysel baÅŸvuruda bulundu. Anayasa Mahkemesi de 9 Ocak 2015’te 44 sanığın “haklarının ihlal edildiÄŸi” yönünde karar vermiÅŸti.

Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi de kararın eline ulaÅŸmasının ardından infaz aÅŸamasında bulunan 44 hükümlünün infazının durdurulmasına ve bu sanıklar hakkında yargılamanın yenilenmesine hükmetmiÅŸti. Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’nin “hak ihlali” yönünde verdiÄŸi kararın ardından yeniden görülen davayı 29 Ocak 2016’da karara baÄŸlamıştı.

Dosya kapsamında toplanan deliller, sanık savunmaları, dijital delillerle ilgili bilirkişi raporu ve delillerin toplanmasındaki usulsüzlükleri dikkate alan mahkeme heyeti, sanıkların üzerlerine atılı suçları işlemediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle beraatlerine hükmetmişti.

Mahkeme heyeti, 15 Mart 2016’da ise İstanbul’daki “Askeri Casusluk” davasında, soruÅŸturma ve kovuÅŸturma aÅŸamasında görev almış, hukuka aykırı delil toplayan, temin eden soruÅŸturma ve kovuÅŸturma makamları hakkında hukuki ve cezai sorumluluklarının tespiti amacıyla Anadolu Cumhuriyet BaÅŸsavcılığına suç duyurusunda bulunmuÅŸtu.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir