Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tayfun füzesinin 1000 kilometre menzili yakalayacağını söyledi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tayfun füzesinin 1000 kilometre menzili yakalayacağını söyledi
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Tayfun füzesinin menzili 560 kilometre olarak açıklandı. Geçen hafta görüştüm. Dediler ki 1000 kilometreyi yakalayacağız.” diye konuÅŸtu.
ErdoÄŸan, bir otelde düzenlenen, “Türkiye Yüzyılı-DeÄŸerlerin Yüzyılı” programında yaptığı konuÅŸmada, binlerce yıllık tarihiyle medeniyetler havzası olan Mardin’in Türkiye’nin adeta bir özeti olduÄŸunu söyledi.
Türk, Kürt, Arap, Süryani, Ezidi’nin bir arada yaÅŸadığı Mardin’in, İstanbul ve Hatay ile birlikte hoÅŸgörü baÅŸkentlerinden biri olduÄŸunu aktaran ErdoÄŸan, aynı ÅŸekilde, Anadolu’nun dört bir yanında, farklı mezheplerden Hristiyan ve Musevi vatandaÅŸların da huzur içinde hayatlarını sürdürdüğünü belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
“Mardin, zamana meydan okuyan, asırlık medrese ve camileriyle aynı zamanda medeniyetimizin aynasıdır. Böylesi bir deÄŸere, Mardin gibi muazzam bir hazineye sahip olmak millet olarak hepimiz için büyük bir gurur kaynağıdır. Mardin’i bu topraklardaki ebedi ve ezeli kardeÅŸliÄŸimizin kalesi olarak görüyoruz. Bu aziz ÅŸehre her geliÅŸimizde, Anadolu’nun beÅŸeri, kültürel ve tarihi açıdan o büyük zenginliÄŸine bizzat ÅŸahitlik ediyoruz. Sadece etrafa şöyle bir bakmak bile Mardin’in sahip olduÄŸu hazineleri görmemiz için kafidir. Hemen yanı başımızda Süryani vatandaÅŸlarımızın 1600 yıllık ÅŸaheseri Deyrulzafaran Manastırı var. Hemen ötede Hristiyan vatandaÅŸlarımızın binlerce yıldır yaradana dua ettiÄŸi Kırklar Kilisesi bulunuyor. Yaklaşık 8 buçuk asırdır minarelerinden Ezan-ı Muhammedilerin eksilmediÄŸi Ulu Cami’miz tüm zarafetiyle bu iki ibadethaneye komÅŸuluk yapıyor. Bu eserlerin hepsi, Mardin ile beraber ortak vatanımız Anadolu’nun ahengini, barışını, hoÅŸgörüsünü, köklü birikimini temsil ediyor.”

“İnancımızın aydınlık yüzü olmaya devam edecektir”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, batılı ülkeler baÅŸta olmak üzere dünyada tahammülsüzlük artarken Mardin’in bir barış ve huzur ÅŸehri olarak tüm insanlığa örnek teÅŸkil ettiÄŸini dile getirdi.
Onca geliÅŸmiÅŸliÄŸe raÄŸmen halen insanı, dilinden, dininden, renginden kültüründen dolayı ötekileÅŸtirenlerin Mardin’den alacağı çok ders olduÄŸunu vurgulayan ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Lafa gelince sürekli insan hak ve özgürlüklerinden dem vurup, kendileri dışında kimseye hayat hakkı tanımayanları buradaki hoÅŸgörü ikliminden ibret almaya davet ediyorum. Güya, din adına ibadethanelere saldıran gözü dönmüş canilerin de vahÅŸi eylemlerine bahane aramak yerine Mardin’in temsil ettiÄŸi insani ve İslami deÄŸerlere iyi bakması gerekiyor. Mardin, bizim inancımızda ve medeniyetimizde insan onuruna, hayatına, din ve vicdan hürriyetine verilen önemin tarih ve estetikle yoÄŸrulmuÅŸ, mücessem sembolüdür. Ne İslam’ı kendi aşırılıklarına maske yapanlar ne de bunlar üzerinden Müslümanlara husumet besleyenler bu hakikati deÄŸiÅŸtirebilecektir. Mardin, asırlardır olduÄŸu gibi bugün ve yarın da inancımızın aydınlık yüzü olmaya devam edecektir.”

“Bu toprakların üzerindeki her ÅŸeyi bizler birlikte inÅŸa ettik”
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, bu ÅŸehirden aldıkları ilhamla, ülkede, bölgede ve dünyada “önce insan”, “insanı yaÅŸat ki devlet yaÅŸasın” demeyi, mazlumların ve maÄŸdurların umudu olmayı sürdüreceklerini belirtti. ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“Dünyanın siyasi ve ekonomik olduÄŸu kadar, sosyal kaosların sancısıyla da kıvrandığı bir dönemde, Mardin’in en mümtaz örneÄŸini teÅŸkil ettiÄŸi Türkiye’nin asil duruÅŸu, giderek daha kıymetli hale gelecektir. GeliÅŸmiÅŸ diye sınıflandırılan ülkelerin aslında kendi güvenlik ve refahları dışında bir dertlerinin olmadığı görüldükçe coÄŸrafyamızın binlerce yıllık insan merkezli birikiminin önemi daha iyi anlaşılacaktır. Ülkemizin yakın tarihinde yaÅŸanan kimi üzüntü verici hadiselerin bu muhteÅŸem tabloya halel getirmesine izin veremeyiz. Çünkü bu ülkenin, bu toprakların üzerindeki her ÅŸeyi bizler birlikte inÅŸa ettik. Tarih boyunca bu ülke, bu topraklara deÄŸer katan hizmetlerde bulunan tüm inançlardan insanlarımızı saygıyla, tazimle yad ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, hala bu topraklarla ve bu toprakların değerleriyle gönül bağı olan herkese, kucaklarının da kalplerinin de sonuna kadar açık olduğunu dile getirdi.
Anadolu’nun mümbit ve ÅŸefkatli kollarının herkesi sarıp sarmalamaya, yaÅŸatmaya yeterli olduÄŸunu söyleyen ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Edirne’den Kars’a, Trabzon’dan Hatay’a hala bu ortak ve kadim tarihin sayısız mimari eserine, kültür varlığına, bestesine, türküsüne ÅŸahit oluyorsak eÄŸer, geleceÄŸimizi de beraberce kurabiliriz demektir. Türkiye Yüzyılı, bu vatan toprakları üzerinde hayatını sürdüren, ona sadakatle baÄŸlı olan, geleceÄŸini burada gören her bir insanımızın yüzyılıdır.”
“Sen önce gel Diyarbakır Anneleriyle helalleÅŸ”
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, İstanbul’un köken ve inanç bakımından en zengin muhitlerinin birinde doÄŸup, büyüdüğünü belirterek, beraber büyüdüğü arkadaÅŸlarını sadece insan olarak gördüklerini, hiçbirinin inancına ve kökenine bakmadıklarını anlattı. ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Åžimdi birileri, ‘helalleÅŸmeye’ gelecekmiÅŸ. Sen önce helalleÅŸmeye gideceksen, gel Diyarbakır Anneleriyle helalleÅŸ. EÄŸer helalleÅŸmeye geleceksen, önce 10, 11, 12, 13, 14, 15 yaşındaki kızları Kandil’e kaçıranlar var ya onlarla kol kola gezmeyi bırak, onlarla beraber olmayı bırak. Bir taraftan onlarla dirsek temasında olacaksın, bir taraftan onlarla beraber seçime girmenin hazırlığında olacaksın, bir taraftan altılı masanın altına da onları sokmaya çalışacaksın. Bu nasıl helalleÅŸme? Kimi aldatıyorsun? Kimi kandırdığını zannediyorsun? Bu millet artık bunları yutmaz ve 2023 bunun cevabı olacak.”
Türkiye’yi yönetme sorumluluÄŸunu üstlendikleri günden beri, milletle hep gönül diliyle konuÅŸabilmeyi, bu birikim ve tecrübeye borçlu olduklarını dile getiren ErdoÄŸan, insanları sadece Allah için sevdiklerini vurguladı.
“Üstünlük ancak takva ile olur”
Üstünlüğün, kimsenin etnik kimliğiyle değil, ancak takva ile olacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
“Takva nedir? Kim ki Allah’a daha yakındır, o en üstündür. Bunun dışındakiler hikaye. Åžimdi biz, 20 yıllık iktidarlarımız döneminde hiçbir zaman insanlarımız ve ÅŸehirlerimiz arasında ayrımcılık yapmadık. Hep bu kardeÅŸiniz ne dedi? Batıda ne varsa, doÄŸuda da o olacak dedi. Ve bunu yaptık mı? Yaptık. Yapıyor muyuz? Yapıyoruz. İşte 26 havalimanı ile yola çıktık, ÅŸimdi 57 tane havalimanımız var. Åžu anda AÄŸrı’da, Kars’ta, Hakkari’de havalimanlarımız var mı? Var. Bizden önce niye yoktu? Onlar niye yönetmediler bu ülkeyi? 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol vardı, ÅŸimdi 28 bin kilometre bölünmüş yol var.”
Kendisini dinleyen gençlerin sevgi gösterisinde bulunması üzerine ErdoÄŸan, “İnanıyorum ki bu gençlik 2023’te sandıkları çökertecek ve biz, gençlerimizle, kadınlarımızla, ana kademeyle gümbür gümbür geliyoruz ve geleceÄŸiz.” dedi.
“Örnek bir Türkiye var”
Hangi inanca, kültüre, kökene mensup olursa olsun, 85 milyonun tüm fertlerini samimiyetle bağırlarına bastıklarını dile getiren ErdoÄŸan, “Yasakların deÄŸil, tüm vatandaÅŸlarımızın inancını özgürce yaÅŸayabildiÄŸi, kendini özgürce ifade edebildiÄŸi bir Türkiye’yi inÅŸa etmeye çalıştık.” diye konuÅŸtu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda tüm dünyada, altyapısıyla, üstyapısıyla örnek bir Türkiye olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
“Bunu ben söylemiyorum, dünyanın liderleri söylüyor. Halka hizmeti hakka hizmet gören tasavvurumuzla, milletimize hizmetkar olmayı en büyük ÅŸeref payesi saydık. Biz, milletimize efendi olmaya deÄŸil, hizmetkar olmaya geldik. Son 20 yıldır ekonomiyle birlikte demokrasimizi de güçlendirmek, özgürlüklerin önündeki engelleri kaldırmak için canla baÅŸla çalışıyoruz. Türkiye’yi hak ve hürriyetler alanında dünyada parmakla gösterilen bir konuma getirmenin zorlu mücadelesini veriyoruz. Allah’a hamdolsun, bu uzun süreçte karşılaÅŸtığımız onca engele, maruz kaldığımız onca saldırıya raÄŸmen, milli iradeyi güçlendirme yolunda pek çok baÅŸarıya imza attık. Daha evvel bırakın fiiliyata dökmeyi, telaffuz etmenin bile büyük bir cesaret gerektirdiÄŸi, adına ‘sessiz devrimler’ dediÄŸimiz reformları tek tek hayata geçirdik. Tek parti faÅŸizminden baÅŸlayarak, 27 Mayıs’tan 28 Åžubat’a kadar, toplum hafızamızda derin yaralar açan acıları iyileÅŸtirmenin çabasında olduk.”
Eski Türkiye’nin inkarcı, dışlayıcı, hak ve özgürlükleri kısıtlayıcı, nobran yaklaşımını tüm izleriyle ortadan kaldırmak için çalıştıklarını aktaran ErdoÄŸan, “Bunun yerine, devlet-vatandaÅŸ iliÅŸkisinde daha kucaklayıcı, daha kapsayıcı, daha saygılı bir bakış açısını ikame ettik.” dedi.
“Dini ve kültürel mirasın korunması için çalışmalar yaptık”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gayrimüslim vatandaşların dini vecibelerini yerine getirebilmelerine yönelik yapılanlar ile dini ve kültürel mirasın korunması için yaptıkları çalışmaları hatırlattı.
Cemaat vakıfları konusunda 2003 ve 2008’de kabul edilen yasal deÄŸiÅŸikliklerle önemli iyileÅŸtirmeler gerçekleÅŸtirdiklerini anlatan ErdoÄŸan, bu kapsamda ÅŸimdiye kadar 1015’ten fazla araziyi ve 21’den fazla taşınmaz malı gayrimüslim cemaatlere ait kurumlara devrettiklerini belirtti.
ErdoÄŸan, sadece Mardin’de dört ayrı Süryani vakfını, 55 taşınmazın mülkiyetine yeniden kavuÅŸturduklarını, Ermeni Cemaati Vakfına iade edilen gayrimenkullerin sayısının 400’ü aÅŸtığını söyledi.
Batman Gercüş’te 100 yıldır ibadete kapalı olan Aziz Aho Manastırı’nın, restorasyonunu yaparak, 2018’de yeniden hizmete girmesini temin ettiklerini kaydeden ErdoÄŸan, Trabzon Sümela Manastırı’nda 95 yılın ardından yeniden ibadet yapılabilmesini saÄŸladıklarını aktardı.
Van Akdamar Kilisesi’ni, 2010’daki restorasyonun ardından kullanıma açtıklarını da anımsatan ErdoÄŸan, bunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin hazinesinden ödeyerek gerçekleÅŸtirdiklerini ifade etti.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Avrupa’nın en büyük sinagogu Edirne Büyük Sinagogu’nu 46 yıl sonra restore ederek Yahudi vatandaÅŸların hizmetine sunduklarını anlattı.
ErdoÄŸan, aralarında Aya Yorgi Kilisesi, bölücü örgütün saldırıları sonucu zarar gören Surp Giragos ve Mar Petyun Keldani kiliselerinin de bulunduÄŸu 100’den fazla kilise ve sinagogu restore ederek, tekrar ibadete açılmasını saÄŸladıklarını da bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gayrimüslim vatandaşların dini vecibelerini yerine getirebilmelerine yönelik yapılan çalışmalar kapsamında, yeni kiliselerin inşa edilebilmesi için bütçe ayırdıklarını söyledi.
ErdoÄŸan, 2012’de 50 yıllık bir Rum Yayınevinin faaliyete baÅŸladığını, Vakıflar Genel Müdürlüğü idaresindeki kilise ve sinagog gibi ibadethanelerin azınlık vakıflarına bedelsiz tahsisine imkan saÄŸladıklarını anlattı.
İstanbul Taksim’deki Kutsal Kalp Kilisesi’nin, Süryani Katolik Kilisesi Vakfı’na 49 yıllığına bedelsiz tahsis edildiÄŸini anımsatan ErdoÄŸan, Hatay’daki Mar Yuhanna Kilisesi’nin de Arsuz Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı’na yine bedelsiz verildiÄŸini aktardı.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Artuklu Üniversitesi bünyesinde, yaÅŸayan diller alanında lisansüstü eÄŸitim, öğretim, bilimsel çalışma ve uygulama yapılacak bir enstitü kurduklarını, Edebiyat Fakültesi’nde, Kürtçe ve Süryanice ile ilgili bölümleri faaliyete geçirdiklerini ifade etti.
Gayrimüslim vatandaşların hak ve hukukunu koruyacak, ibadet özgürlüklerini genişletecek tarihi pek çok adım attıklarını, bundan sonra da 85 milyon için çalışmaya devam edeceklerini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:
“Yaptığımız her düzenlemenin, hayata geçirdiÄŸimiz her reformun gerisinde, diÄŸer inançlara mensup insanlarımıza bu ülkenin birinci sınıf vatandaÅŸları olduklarını hissettirme ve gösterme gayreti vardır. Asla istismar veya riyakarlık peÅŸinde deÄŸiliz. Biz bu ÅŸekilde aslında kendi inancımızın gereÄŸini de yerine getiriyoruz. Çünkü bizim inancımız, diÄŸer inanç sahiplerine, ortak insani temeller üzerinde saygı duymayı, hatta destek olmayı gerektirir. Peygamberimizden Hz. Ömer’e, Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar tarihimizde bu anlayışın sayısız timsaline rastlamak mümkündür. Osmanlı’nın son dönemlerinde yaÅŸanan acıların bir yansıması olarak gördüğümüz Cumhuriyetimizin ilk dönemlerindeki tereddütleri artık geride bıraktık.”
“Özgürce yaÅŸadığımız bu vatan, hepimizin ortak çatısıdır”
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, Türkiye’nin, tüm vatandaÅŸlarına sahip çıkacak, onlara hak ve imkanları saÄŸlayacak öz güvene sahip olduÄŸunu vurguladı. Bunun son örneÄŸinin, geçen aylarda hayata geçirilen Alevi BektaÅŸi vatandaÅŸlarla ilgili düzenlemeler olduÄŸunu söyleyen ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Türkiye Yüzyılında, geçmiÅŸin tüm sıkıntılarını aÅŸmış bir ÅŸekilde ortak hedeflerimize kilitlenmiÅŸ olarak hep birlikte çalışacak, mücadele edeceÄŸiz. Türkiye Cumhuriyeti, devlet olarak artık emperyalistlerin içimizdeki bekçiliÄŸini yapan vesayetçilerin deÄŸil, Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Sünnisi ve Alevisiyle 85 milyonun tamamının devletidir. Gökyüzünde nazlı nazlı dalgalanan hilal ve yıldız, hepimizin bayrağıdır. Üzerinde özgürce yaÅŸadığımız bu vatan, hepimizin ortak çatısıdır. Anadolu ve Trakya, tüm güzellikleriyle hepimizin ortak yuvasıdır. Hangi inanca, görüşe, kökene mensup olursak olalım, hepimiz aynı gemide olduÄŸumuzun bilinciyle hareket ediyoruz. Benim Kürt kardeÅŸlerimin dilinden ve kültüründen dolayı, benim Alevi kardeÅŸlerimin meÅŸrebinden dolayı, benim mütedeyyin kardeÅŸlerimin yaÅŸayışından dolayı, benim gayrimüslim vatandaÅŸlarımın inancından dolayı, hasılı bir avuç seçkin azınlık dışında kalan milyonların farklı sebeplerle ayrımcılığa uÄŸradığı eski devlet anlayışı tamamen mazide kalmıştır. Kendi insanına tepeden bakan jakoben zihniyetin, günümüz Türkiyesinde asla yeri yoktur ve olmayacaktır. Nasıl bugünün Türkiyesi dününkinden daha özgür, daha müreffeh ise inÅŸallah yarının Türkiyesi de bugünkünden daha iyi olacaktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin gelecek asrına yön verecek Türkiye Yüzyılı vizyonunun, bu hassasiyetle şekillendiğini söyledi.
Önümüzdeki asrı, Mardin gibi dünya miras listesine giren ÅŸehirlerin tamamını hak ettikleri seviye ulaÅŸtıkları bir yüzyıla dönüştürmekte kararlı olduklarını dile getiren ErdoÄŸan, “Bu kadim ÅŸehirlerimizin dokusundaki kültürel zenginlik, kültür ekonomisi üzerinden ÅŸehrin zenginliÄŸinin ve refahının artmasına katkıda bulunacaktır.” diye konuÅŸtu.
“Daha yeni yeni oteller inÅŸa ederek, burayı çok daha farklı hale getireceÄŸiz”
Mardin’e bu yıl gelen ziyaretçi sayısının 3 milyon olduÄŸunu söyleyen ErdoÄŸan, “Bu ne demek, ÅŸu anda Mardin bir çekim alanı oluÅŸturuyor. Artık oteller falan yetmiyor, daha yeni yeni oteller inÅŸa ederek, burayı çok daha farklı bir hale getireceÄŸiz. Kültür geliÅŸtirme ajanslarıyla bu potansiyeli hayata geçirecek ilk adımı atıyoruz.” dedi.
Mardin’de 3 bin yıldır gümüşü ilmik ilmik iÅŸleyen Süryani telkari ustalarının maharetlerini dünyaya tanıtacaklarını da belirten ErdoÄŸan, “KuÅŸaklar boyunca mimarinin zirvesi sayılan eserler tasarlayan ve inÅŸa eden sanatçılarımızı yeniden dünyaya mal edeceÄŸiz.” ifadelerini kullandı.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, artık taÅŸ ustası kalmadığını söyleyen bir Mardin taÅŸ ustasına, “Ustam, sen yeni ustalar yetiÅŸtireceksin.” dediÄŸini aktardı.
Mardin’in taÅŸ ustacılığının sıradan bir olay olmadığını belirten ErdoÄŸan, “Valimize de takıldık ve ‘Buraya Mardin taşıyla öyle bir kültür merkezi yap ki toplantılarımızı artık o merkezde yapalım.’ dedik. Bunun adımını da atmamız lazım. Binlerce yıldır bu topraklara deÄŸer katan kadim inançların günümüzdeki temsilcilerinin zengin mirasını, insanlığın ortak hafızasına inÅŸallah kazandıracağız.” diye konuÅŸtu.
CoÄŸrafyanın binlerce yıllık emanetine hep beraber sahip çıkacaklarını, “yarın deÄŸil, hemen ÅŸimdi” diyerek Türkiye Yüzyılına beraber yürüyeceklerini söyleyen ErdoÄŸan, “Türkiye Yüzyılımızın vizyonunun baÅŸlıklarından biri olan deÄŸerler yüzyılının yaÅŸadığı ve yaÅŸatıldığı yer Mardin, bizim hem ilham kaynağımız hem yol arkadaşımız olacaktır.” ifadelerini kullandı.
“Türkiye Yüzyılı vizyonun etrafında kenetlenmeye davet ediyorum”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gençlere, tarihi ve kültürü iyi öğrenmeleri, değerlere kalpleriyle sahip çıkmaları tavsiyesinde de bulunarak, şöyle devam etti:
“Åžayet siz, bu seviyede bir medeniyet bilincine sahip olmazsanız, birileri gelir sizi kendi geçmiÅŸinize, kendi kardeÅŸinize, kendi insanınıza düşman yapar. Unutmayınız, Türk’ü Kürt ile, Sünni’yi Alevi ile, Müslüman’ı Hıristiyan ve Musevi ile, doÄŸuluyu batılı ile, kuzeyliyi güneyliyle, hangi sebeple olursa olsun insanımızın bir kısmını diÄŸeriyle karşı karşıya getirmeye çalışan her proje, bu toprakların ve üzerinde yaÅŸayanların düşmanlarının ürünüdür. GeçmiÅŸte bu oyuna defalarca geldik, bedelini maddi, manevi en ağır ÅŸekilde ödedik. Sadece son on yılda bunun pek çok örneÄŸine beraberce ÅŸahit olduk. Hamdolsun, milletçe, artık bu oyunu görür görmez tanıyabilen ve bozacak adımları hemen atabilen bir idrak seviyesine ulaÅŸtık. Demokratik ve ekonomik kazanımlarımızdan aldığımız güç ve güvenle, geleceÄŸimize umutla bakıyoruz. Sizleri ve tüm vatandaÅŸlarımızı Türkiye Yüzyılı vizyonun etrafında kenetlenmeye davet ediyorum.”
Bir gencin, Türkiye’nin ilk insansız savaÅŸ uçağı Bayraktar Kızılelma’nın ilk uçuÅŸunu hatırlatması ve Yunan medyasının Türkiye’deki teknolojik geliÅŸmeleri yakından takip ettiÄŸini belirtmesinin ardından, “Sizce oluÅŸan teknolojik geliÅŸmelerden korkuyorlar mı?” sorusuna ErdoÄŸan, ÅŸu yanıtı verdi:
“Korkuyorlar tabii. Bize ne dediler? Çılgın Türkler. Ne dediler? Çılgın Türkler geliyor. Hele hele bir de Tayfun Füzesi menzili 560 kilometre olarak açıklandı, 560’ı bile yeterli bulmuyoruz. Geçen hafta bir görüşme yaptım. Nedir dedim nihai durum. Dediler ki biz 1000 kilometreyi yakalayacağız. Åžimdi tabii bunu duyunca Yunan hoplamasın mı? Ege’de bazı çılgınlıklar yaptılar. Bizimkiler de gerekeni yaptı. Yapma iÅŸte rahat dur. Bizimle uÄŸraÅŸma. Bizim sizinle Ege’de dalaÅŸma diye bir ÅŸeyimiz yok. Buna geçmiÅŸte hep ‘it dalaşı’ derlerdi. ArkadaÅŸlara dedim ki bu ifade çok çirkin. EÄŸer rahat durmazlarsa gereÄŸini yaparsınız.”
Aynı gencin “Bir gece ansızın gelebiliriz.” sözünü anımsatması üzerine CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “O kadar… Gencimiz yetiÅŸiyor iÅŸte, bak ne diyor, ‘Bir gece ansızın gelebiliriz.’ Sizin gibi gençlerle beraber evelallah biz o birilerine bir gece ansızın gelebileceÄŸimizi gösterdik ve göstereceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.
“Ciddi manada savunma sanayi ürünlerinde ihracatımız var”
Bir gencin, “Biz siyaseti sizden öğrendik. Sizinle baÅŸladık, sizinle devam etmek istiyoruz” ifadeleri üzerine ErdoÄŸan, “Birileri de diyor ki gençler AK Parti’den kopuyor. Gençler salonda, Samsun’da, Åžanlıurfa’da, Gaziantep’te, her gittiÄŸimiz yerde öyle.” dedi.
AK Parti döneminde Türkiye’deki teknolojik geliÅŸmelerle ilgili bir soru üzerine ErdoÄŸan, “Göreve geldiÄŸimizde savunma sanayinin yüzde 20’si yerliydi ÅŸimdi yüzde 80’e çıktı. ‘Benim’ diyen ülkeler ÅŸu anda bizim savunma sanayi ürünlerimizin araç, gereç, mühimmat, aklınıza ne gelirse bunu Türkiye’den istiyorlar. Ciddi manada bizim ÅŸu anda savunma sanayi ürünlerinde ihracatımız var. Åžu anda Bayraktar yetiÅŸtiremiyor. Gerek İHA’lar gerek SİHA’lar, Akıncı. Ama gelen asıl Kızılelma ayrı, farklı bir ÅŸey. İnÅŸallah Kızılelma 2024, 2025 gibi seri üretimde bir yere oturacak.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Bir gencin, “Seçim haziranda denildi. Ama mayısta olacağı da söyleniyor. Tatil planları yaptık. Tatil seçime denk gelirse tatilimiz yanar. Sizin için tatili de yakarız.” ifadeleri üzerine ErdoÄŸan, “Bu seçim öyle bir seçim olacak ki bu ne tatillere deÄŸer ne tatillere… Çünkü bu seçimin neÅŸesini hep birlikte farklı yaÅŸayacağız.” ifadelerini kullandı.
Aynı gencin “Seçim tarihiyle ilgili sizden bir tüyo alabilirsek ona göre plan yapacağız.” demesi üzerine ErdoÄŸan, “Åžimdi acele etme tüyoda çünkü Cumhur İttifakı olarak oturalım, dertleÅŸelim. Ondan sonra tüyoyu deÄŸil de gerçeÄŸini biz size veririz.” ifadesini kullandı.
“Ön çalışmadan sonra liderler olarak tekrar bir araya geleceÄŸiz”
“Bir kaç aydır Türkiye’nin doÄŸal gaz hub’ı (merkez) olma gündemi var. Rus gazının Avrupa’ya Türkiye üzerinden satılmasıyla gündem baÅŸladı. Bu hafta da Türkmenistan’a gittiniz, gazla ilgili gündem oluÅŸtu. Silivri’de doÄŸal gaz yer altı depolama tesisi açtınız. Bu konuda ülkemizin böyle rol üstleneceÄŸini ne zaman öngördünüz?” sorusuna karşılık ErdoÄŸan, ÅŸu deÄŸerlendirmelerde bulundu:
“Bu uzun zamandır gündemimizde olan bir durumdu. Bunu Sayın Putin ile defalarca görüştük ve Sayın Putin Türkiye’yi bu noktada bir ‘hub’ olarak kabul etti ve ‘Türkiye üzerinden Avrupa’ya bu doÄŸal gazı verebiliriz hatta hatta fiyatı da siz belirleyin.’ dedi. Biz de kabul dedik ve TürkAkım olarak inÅŸallah bunun adını da koyduk. Türkmenistan’da yaptığımız seyahatte de Azerbaycan, Türkmenistan ve Türkiye olarak üçlü böyle bir adımı atıp alamayacağımızı konuÅŸtuk. ‘Niye olmasın’ dendi ve ÅŸimdi bir görevlendirme yaptık. Bu görevlendirme de. Benim Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığım ekibiyle, Azerbaycan ekibiyle Türkmenistan ekibiyle bir ön çalışma yapacaklar. Bu ön çalışmadan sonra da biz liderler olarak tekrar bir araya geleceÄŸiz. Nasıl bir yol haritası belirleyeceÄŸiz bunun kararını inÅŸallah vereceÄŸiz. Çünkü Türkmenistan’dan, özellikle Azerbaycan üzerinden böyle bir doÄŸal gazın ülkemize gelmesi bizi çok daha rahatlatacaktır.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, bir gencin ÅŸair Erdem Bayazıt’ın “Sana, Bana, Vatanıma, Ülkemin İnsanlarına Dair” ÅŸiirinin bir bölümünü okuması üzerine, “Bu ÅŸiir çok uzun. Son üç kıtasını okudu. Benim cezaevine girerken doldurduÄŸum kasetin içinde olan ÅŸiirlerden bir tanesiydi. Allah rahmet eylesin Erdem Bayazıt abimizin ÅŸiiri çok duygulandığım, sevdiÄŸim ÅŸiiridir. Mekanı cennet olsun.” dedi.
Kaynak: AA
