Bakan Kurum: Deprem bölgesindeki hasar tespitinde yüzde 70’e ulaşıldı
Bakan Kurum Deprem bölgesindeki hasar tespitinde yüzde 70'e ulaşıldı
Çevre, Åžehircilik ve İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi Bakanı Murat Kurum, deprem bölgesindeki hasar tespitinde yüzde 70’e ulaşıldığını bildirdi.
Çevre, Åžehircilik ve İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi Bakanı Murat Kurum, “Deprem bölgesindeki illerimizde ÅŸu ana kadar 4 milyon bağımsız bölümden oluÅŸan 1 milyon 40 bin binayı inceledik ve 130 bin binada 430 bin bağımsız bölümün yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olduÄŸunun tespitini yaptık.” dedi.
Gaziantep 112 Acil ÇaÄŸrı Merkezi’nde düzenlenen “Deprem Bölgesi Fay Hatları ve Zemin SıvılaÅŸması Toplantısı”nın ardından açıklama yapan Kurum, TÜBİTAK BaÅŸkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar ve BoÄŸaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem AraÅŸtırma Enstitüsü (KRDAE) Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener baÅŸta olmak üzere, MTA’dan, Dokuz Eylül, ODTÜ, Ankara, İTÜ, Koç ve Kocaeli üniversitelerinin inÅŸaat, jeoteknik, jeoloji, jeofizik ve endüstri mühendisliÄŸi bölümlerinden, alanında yetkin akademisyenler ve ilgili kurumların temsilcileriyle geniÅŸ katılımlı bir toplantıda, yerleÅŸime ve yapılaÅŸmaya dair birçok konuyu ele aldıklarını söyledi.
Depremin ilk anından itibaren tüm Türkiye’nin gönül gönüle, el ele vererek “Türkiye tek yürek” diyerek çalışma baÅŸlatıldığını belirten Kurum, “Son ana kadar da vatandaÅŸlarımızı saÄŸlam, güvenli konutlarına yerleÅŸtirene kadar bu anlayışla çalışmalarımızı yapmaya devam edeceÄŸiz” diye konuÅŸtu.
Bakan Kurum, iyileştirme aşamasında ve sonrasında 2 özel dönem olduğuna vurgu yaparak, şunları kaydetti:
“Bu anlamda bugün yapmış olduÄŸumuz istiÅŸarelerde de iki dönem içerisinde belirli çalışma gruplarında görev dağılımlarını bugün itibariyle AFAD BaÅŸkanlığımız bünyesinde TÜBİTAK’la birlikte tüm hocalarımızı da içine aldığı süreçte çalışmalarımızı gruplara göre belirleyerek yürüteceÄŸiz. Halihazırda bini aÅŸkın hocamızla sahada, gerek hasar tespitte gerekse fay hatlarının durumunun tespitinde gerekse buradaki zemin sıvılaÅŸma problemlerinin tespitlerine iliÅŸkin çalışıyoruz. TÜBİTAK, AFAD ve Bakanlığımız bünyesinde çalıştığımız hocalarımız var. Bu hocalarımıza ilaveten iyileÅŸtirme sürecine yönelik mevcut yerleÅŸim alanları ve rezerv alanlara iliÅŸkin tüm etütlerimizi, oluÅŸturacağımız çalışma gruplarıyla birlikte, sahadaki arkadaÅŸlarımızla birlikte yapıyor olacağız. Yeni ekiplerimizi de çalışma gruplarımıza ilave edeceÄŸiz.”
İki özel dönemden birisinin iyileştirme diğerinin de yeniden yapım süreci olduğuna işaret eden Kurum, belirledikleri çalışma gruplarıyla bu süreci hassas bir şekilde yürüteceklerini kaydetti.
7 bin 350 uzman personel hasar tespit çalışmalarına katılıyor
Hasar tespit çalışmalarının hızlıca tamamlanması gerektiÄŸini anlatan Bakan Kurum, “7 bin 350 uzman personelimizle 11 ilimizin her noktasında hasar tespit çalışmalarını büyük bir titizlikle yürütüyoruz. Deprem bölgesindeki illerimizde ÅŸu ana kadar 4 milyon bağımsız bölümden oluÅŸan 1 milyon 40 bin binayı inceledik ve 130 bin binada 430 bin bağımsız bölümün yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olduÄŸunun tespitini yaptık. Türkiye geneli itibarıyla hasar tespitte yüzde 70’i bulmuÅŸ durumdayız. Önümüzdeki birkaç gün içerisinde hasar tespitlerimizi tamamlayacağız.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
İllerle ilgili yapılan tespitleri paylaşan Kurum, şöyle devam etti:
“Gaziantep’te 37 bin bağımsız bölümden oluÅŸan 16 bin bina, Kahramanmaraş’ta 91 bin bağımsız bölümden oluÅŸan 25 bin bina, Malatya’da 67 bin bağımsız bölümden oluÅŸan 19 bin bina, Hatay’da 143 bin bağımsız bölümden oluÅŸan 37 bin bina, Adıyaman’da 50 bin bağımsız bölümden oluÅŸan 17 bin bina, Kilis’te 2 bin 100 bağımsız bölümden oluÅŸan 1400 bina, Elazığ’da 5 bin 800 bağımsız bölümden oluÅŸan 1300 bina, Adana’da 1775 bağımsız bölümden oluÅŸan 113 bina, Osmaniye’de 14 bin bağımsız bölümden oluÅŸan 4 bin 300 bina, Åžanlıurfa’da 3 bin 900 bağımsız bölümden oluÅŸan 775 bina ve Diyarbakır’da 9 bin bağımsız bölümden oluÅŸan 1300 binayı yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olarak tespit ettik.”
Bakan Kurum, üniversitelerden akademisyenlerin önerilerini, fikirlerini aldıklarını ve bu doğrultuda da yeni yapılacak çalışmalarda, atılacak adımları, yapılacak çalışmaları istişare ettiklerini söyledi.
Toplantıda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak konutların bilimsel normlara ve yeni teknolojilere uygunluğunu burada kullanılması gereken en yüksek seviyede sağlamak adına bir araya geldiklerini ve akademisyenleri dinlediklerini ifade eden Kurum, şöyle konuştu:
“Hocalarımız, bölüm itibarıyla baktığınızda Türkiye’nin en saygın, en yetkin hocaları, jeofizik, jeoteknik, jeoloji alanında, zemin alanında, bina yapı statiÄŸi alanında en yetkin hocalarımız. Bundan sonraki süreçte de yapılacak deprem yönetmeliÄŸi dahil, AFAD BaÅŸkanlığımızla deprem yönetmeliÄŸinde bir eksiklik var mı? Eksiklik varsa buna iliÅŸkin ne yapmalıyız? Bu yaÅŸadığımız iki büyük depremde atılacak adımlar, yapılacak projelerin detayları, zeminleri, harita kadastroyla ilgili 6,5 metreye varan bir kaymadan söz ediyoruz ve burada da deprem kadastrosu dediÄŸimiz uygulamaların yapılması, kentsel tasarım projelerinin, bölgenin dokusuna, demografik yapısına, kültürel ihtiyaçlarına uygun bir ÅŸekilde yapılmasına yönelik her türlü istiÅŸareyi burada yaptık.”
Kurum, bundan sonraki süreçte oluÅŸturdukları çalışma gruplarıyla birlikte çalışmayı daha da hızlı hale getireceklerini, onların fikirlerini, önerilerini alacaklarını anlatarak, “Yine vatandaÅŸların fikirleri, ÅŸehrin tüm bileÅŸenlerinin, yerel yönetimlerinin, sanayicisinin, turizmcisinin, çiftçisinin tüm vatandaÅŸlarımızı içine alır bir planlamayla 50 yıllık bir planı ortaya koymaya gayret göstereceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.
Yeni yerleşime açılacak alanlarda afet riskleri hesaplanarak hareket edilecek
Ülkenin, jeolojik konumu, tektonik ve morfolojik yapısı ve iklim özellikleri nedeniyle doÄŸal kökenli olayların sık gözlendiÄŸi bir konumda yer aldığını vurgulayan Kurum, “Maalesef yüzlerce yıllık yerleÅŸim düzenimiz ve yapılaÅŸma alışkanlıklarımızla, bu olayla birlikte iÅŸte afete dönüşmesinde önemli rol oynamaktadır. Bu anlamda bu bölgenin yeniden inÅŸa ve ihya sürecinde ÅŸehirlerimizi bilimsel, hızlı ve güçlü, bilimin, sanatın, kültürün ışığında yeniden inÅŸası için bu çalışmaları yürüteceÄŸiz.” dedi.
Bakan Kurum, istişare toplantısında alınan kararlara ilişkin, şunları söyledi:
“Yeni yerleÅŸime açılacak alanlarda deprem, heyelan, taÅŸkın, kaya düşmesi ve diÄŸer afet risklerinin ne olacağı öngörüsüyle hareket edecek bir çalışma grubumuz olacak ve burada yeni yerleÅŸim alanlarında, mevcut yerleÅŸimde ne yapmamız gerektiÄŸini de bu çalışma grubuyla birlikte projelendirerek yürüteceÄŸiz. Yeni yerleÅŸim yeri seçiminde yıkılan ve ağır hasar gören binalarımızdaki mevcut alanların morfolojik, jeolojik, jeofizik ve jeoteknik arazi kullanımını ve bu noktadaki afet risk durumunu inceliyor olacağız. Grubumuz dirençli ÅŸehirler için ihtiyaç duyulan planlama ve tasarım süreçlerini yürütüyor olacak. Bu zeminlerde mikro bölgeleme yapmak, bu mikro bölgelemeyle birlikte ayrıntılı jeolojik etütleri inceleyecek. Yapmış olduÄŸumuz raporları gerek yerinde giderek bakmak gerekse rapor üzerindeki deÄŸerlendirmeleri yapmak suretiyle yürüteceÄŸiz. Eski yerleÅŸim alanları bizim Cumhuriyetimizin kurulduÄŸu, kültürümüzün olduÄŸu, buradaki ecdadımızın bize emanet olarak bıraktığı tarihi eserlerin içinde yer aldığı yerler. Dolayısıyla buradaki yapılaÅŸmayı da hassas bir ÅŸekilde yürüteceÄŸiz.”
“Bilimsel anlamda önceliÄŸimiz saÄŸlam zemin ve doÄŸru teknik”
Zemin kalitesinin yine yerinde etütler yapmak suretiyle inceleneceÄŸini anlatan Kurum, “Ardından da buradaki ÅŸehrin ihtiyaçlarını içerir bir master plan yapacağız. VatandaÅŸlarımızı maÄŸdur etmeden gerek imar transferi, gerek trampa yöntemiyle de vatandaÅŸlarımızın can ve mal güvenliÄŸini emniyet altına almış olacağız. Bilimsel anlamda önceliÄŸimiz saÄŸlam zemin ve doÄŸru teknik. Burada hocalarımızla da bu konuda hemfikiriz. Bunun için seferberlik anlayışıyla tüm üniversitelerimizde, mühendislerimizle, mimarlarımızla birlikte yöresel dokuyu koruyacak ve yatay mimari anlayışını da yaÅŸatacak bir çerçevede süreci yürüteceÄŸiz. Åžehrin karşısına geçip bu konutlara baktığımızda da ‘iyi ki yapmışız, ne güzel oldu’ diyeceÄŸimiz, yaÅŸayan insanlarımızın burada her türlü ihtiyaçlarını gidereceÄŸi anlayışla olacak, sosyal donatılarıyla, parklarıyla, oyun alanlarıyla, yeÅŸil alanlarıyla birlikte bu planlamayı yapacağız.” diye konuÅŸtu.
Kurum, yeni konutları da radye temel üzerine tünel kalıp sistemiyle inşa edeceklerini belirtti.
“Fay hattına yaklaÅŸma mesafelerini, sınırlarını koyacağız”
Yapılaşmayı zeminde sıvılaşmanın olmadığı yerlerde yapacaklarını dile getiren Kurum, sözlerin şöyle sürdürdü:
“EÄŸer bir zorunluluÄŸumuz varsa da burada her türlü emniyeti, tedbiri… Hocalarımızla da bunları istiÅŸare ettik. Bu belki Antakya merkezde Hatay’da, KahramanmaraÅŸ’ta belki Adıyaman merkezde bu durumla karşılaÅŸabiliriz Burada da her türlü tedbiri alacağız. Fay hattına yaklaÅŸma mesafelerini, sınırlarını koyacağız. Buraları yeÅŸil alanlar yapacağız. Yine depremde vatandaÅŸlarımızın bu acıları bir daha yaÅŸamaması adına bu süreçte depremi her an yaÅŸayacağımızı bilerek hareket edeceÄŸimiz burada farkındalığı hep birlikte yaÅŸayacağımız buradaki ÅŸehitlerimizi, vatandaÅŸlarımızı anacağımız alanlar, sosyal alanları da yine burada yapacağız.”
Kurum, şehir merkez yapılacak konutları da zemin kalitesine ve fay hatlarına olan mesafesine bakılacağını ifade ederek, şunları aktardı:
“Åžehrin demografik yapısını kaybetmeyeceÄŸiz. Hatay’ımız yediden yetmiÅŸe tüm kültürlerin yaÅŸandığı, burada Laz’ıyla, Kürt’üyle, Çerkez’iyle tüm vatandaÅŸlarımızın yaÅŸadığı, uyum içerisinde yaÅŸadığı anlayışı yine yeni tasarımımıza koyacağız ve burada bir bütünlük içerisinde vatandaÅŸlarımız inÅŸallah yaşıyor olacak ve önümüzdeki iki ay içerisinde tüm bu planlamalarla birlikte Adana’da 2 bin 500, Adıyaman’da 25 bin 882, Diyarbakır’da 6 bin, Gaziantep’te 18 bin 544, Hatay’da 40 bin 426, KahramanmaraÅŸ’ta 45 bin 67, Kilis’te 250, Malatya’da 44 bin 770, Osmaniye’de 9 bin 550, Åžanlıurfa’da 3 bin, Elazığ’da 3 bin 750 konutumuzu TOKİ BaÅŸkanlığımız koordinasyonunda, gerek TOKİ’mizde, gerek Yapı İşleri Genel Müdürlüğümüzle, gerek Emlak Konut Genel Müdürlüğümüzle birlikte yapımına baÅŸlıyor olacağız. İnÅŸallah söz verdiÄŸimiz gibi bir yıl içerisinde konutlarımızı vatandaÅŸlarımıza teslim ediyor olacağız.”
Kurum, yaklaşık 5 saat süren istişare toplantısına katılan akademisyenlere teşekkür ederek, bundan sonra da oluşturacakları gruplarla kendileriyle çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Kaynak: AA

