Bakan Bozdağ: Depremlerde yıkılan binalarla ilgili soruşturmalarda 171 kişi tutuklandı

Bakan Bozdağ Depremlerde yıkılan binalarla ilgili soruşturmalarda 171 kişi tutuklandı

Bakan Bozdağ Depremlerde yıkılan binalarla ilgili soruşturmalarda 171 kişi tutuklandı

Adalet Bakanı Bekir BozdaÄŸ, depremlerden etkilenen illerde yıkılan binalarla ilgili soruÅŸturmalarda 171 kiÅŸi hakkında tutuklama kararı çıkarıldığını belirterek, “Tutuklu 171 kiÅŸiden 78’i müteahhit, 64’ü yapı sorumlusu, 11’i yapı sahibi.” dedi.

BozdaÄŸ, Diyarbakır’dan baÄŸlandığı CNN Türk canlı yayınında, KahramanmaraÅŸ merkezli depremlere iliÅŸkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Depremin ardından Türkiye’nin ayaÄŸa kalktığını ifade eden BozdaÄŸ, bakanların bölgelere gittiÄŸini, kendisinin de Diyarbakır’da bulunduÄŸunu belirtti.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Cumhuriyet savcılarının duruma el koyarak resen soruşturmalar başlattığını vurgulayan Bozdağ, yıkılan binaların sorumlularının tespiti, delillerin toplanması için yoğun mesai harcandığını dile getirdi.

Deprem soruÅŸturmalarının aktif ÅŸekilde sürdüğünün altını çizen BozdaÄŸ, “Deprem soruÅŸturmaları kapsamında bugüne kadar 583 şüpheli hakkında iÅŸlem yapıldı, 171 kiÅŸi hakkında tutuklama kararı, 197 kiÅŸi hakkında adli kontrol kararı verildi. Yakalama kararı 77 kiÅŸi hakkında çıkarıldı, gözaltı talimatı verilen 49 kiÅŸi, gözaltında olan 14 kiÅŸi. Yurt dışında olduÄŸu tespit edilen 2 kiÅŸi, ölen 11 kiÅŸi var, ifadeleri alınan 62 kiÅŸi olduÄŸunu görüyoruz.” bilgisini paylaÅŸtı.

Bekir Bozdağ, binaların müteahhidinden yapı sahibi, denetimi yapan, işçi ve ustasına kadar sorumluların ayrı ayrı tespitinin yapıldığını kaydetti.

“Sorumlu olanlar, milletin gözü önünde milletin yargısına hesap verecek”

Hakkında işlem yapılanlar arasında kamu görevlileri, yöneticiler ve denetim yapanların bulunup bulunmadığının sorulması üzerine Bozdağ, şöyle konuştu:

“Åžu ana kadar tutuklu 171 kiÅŸiden 78’inin müteahhit, 64’ünün yapı sorumlusu olduÄŸunu görüyoruz. Yapı sahibi 11 kiÅŸi, binada deÄŸiÅŸiklik yapan 18 kiÅŸi var. Hakkında adli kontrol verilenlere baktığımızda 70 müteahhit var, yapı sorumlusu 78, yapı sahibi 21, binada deÄŸiÅŸiklik yapan 28 kiÅŸi. Ayrıca inÅŸaatın ustası, inÅŸaat teknikeri, yapı ruhsatı düzenleyen, yapı kullanma izni veren, denetimi yapan ve burada sorumluluÄŸu ve imzası bulunan kim varsa bunların hepsi soruÅŸturmaların kapsamındadır ve bunların sorumlulukları ayrı ayrı deÄŸerlendirilmektedir. Yıkılan bir binada sorumluluÄŸu olan kim varsa görevi ne olursa olsun onların hepsi sorumluluklarına göre adalet terazisinde tartılacak ve hakkında yapılması gereken, hukukumuzun emrettiÄŸi her türlü iÅŸ ve iÅŸlem tereddütsüz yapılacaktır. Sonuna kadar da her tür soruÅŸturma yürüyecektir ve adalet tecelli edecektir. Bundan hiç kimsenin endiÅŸesi olmamalıdır. Sorumlu olanlar, milletin gözü önünde, milletin yargısına hesap verecektir.”

“Herkes sorumluluÄŸu kadar bütün bu yapılanlardan mesul tutulacaktır”

Bozdağ, kolonların kesilip kesilmediğinin, imara aykırı değişiklik yapılıp yapılmadığının, denetimleri kimin yaptığının, izinleri kimin verdiğinin savcılıklar tarafından incelendiğini ve araştırıldığını anlattı.

Kamu görevlileri hakkında da soruşturma olup olmayacağına yönelik soruyu Bozdağ, şöyle yanıtladı:

“Kimin ne kadar sorumluluÄŸu varsa herkes sorumluluÄŸu kadar bütün bu yapılanlardan mesul tutulacaktır. Hukuk bunu emrediyor. Herkesin kusuru tespit edilecek, buna göre bir deÄŸerlendirme yapılacak. Ruhsat veriyorsanız bu mevzuata uygun mu, yapı kullanma izni veriyorsanız bu yapı kullanma izni teknik düzenlemelere ve mevzuata uygun mu, denetimler doÄŸru mu yapılmış, ustaysa demirleri doÄŸru mu baÄŸlamış, betondaki kum ve çimento oranı teknik nizamnameye uygun mu bütün bunlar, aklımıza gelebilecek ne kadar soru varsa buradan kaynaklı olabilir, buradaki eksiklik bu sonuçları doÄŸurabilir, denetim eksikliÄŸinden kaynaklanmıştır, ÅŸu ÅŸartlar gerçekleÅŸmediÄŸi halde buna ruhsat verilmiÅŸtir ya da baÅŸka baÅŸka ÅŸeyler yapılmıştır… Diyarbakır özelinde söyleyeceÄŸim, burada 411 insanımız hayatını kaybetti. Bu 411 insanımızın hayatını kaybettiÄŸi binaların hepsinin altında iÅŸletmeler, dükkanlar var. Bu dükkanların bir kısmında kolon kesme ve baÅŸka iddialar var. Bütün bunlarla ilgili de soruÅŸturmalar yapılıyor ve bunlarla ilgili de adli iÅŸlemler sürüyor. Kolon kesildiyse, binanın kolonları ve kiriÅŸleri bu nedenle yükü taşımadıysa elbette bunu kesenlerle, buna izin verenlerle, göz yumanlarla, denetim yetkisini kullanmayanlarla ilgili yasal iÅŸlem yapılacaktır. Bunda hiçbir şüphe yok.”

Bozdağ, kullanıcıların yaptığı imara aykırı değişikliklere de bakıldığını, süreçlerin titizlikle, delillendirilerek devam ettiğini belirtti.

“Anayasal düzeyde bir deÄŸiÅŸiklikte fayda vardır”

“İmar affı artık Türkiye’de literatürden kalkmalı, siz buna katılıyor musunuz?” sorusuna Bakan BozdaÄŸ, “Anayasal düzeyde bazı konularda af çıkarılamayacağına dair hükümler var, o zaman anayasal düzeyde bir düzenleme yapıldığı takdirde bu kalıcı olabilir. Belki ‘imar affı çıkarılamaz düzenlemesini’ veya ‘imarla ilgili suçlarda ceza alanın affı cihetine gidilemez’, bunu anayasal düzeyde tartışmak, deÄŸerlendirmek, Meclisin de bu anlamda Anayasa’yı deÄŸiÅŸtirmedikçe adım atamayacağı bir düzenlemeyi tartışmakta elbette fayda vardır. Bu konuda anayasal düzeyde bir deÄŸiÅŸiklikte ben kendi adıma söylüyorum, böyle bir deÄŸiÅŸiklikte Türkiye açısından fayda vardır, yarar vardır. YaÅŸadığımız bu tecrübelerde bu konuların artık Türkiye’nin gündemine gelmemesi gerektiÄŸini gösteriyor. Bunu gündeme sokmayacak ÅŸey de anayasal engeldir.” yanıtını verdi.

Hayatını kaybedenlerin kimlik tespiti konusunda DNA testleri yapıldığını bildiren Bozdağ, yaşamını yitirenlerin yakınlarının örnek vermesinin önemli olduğunu vurguladı.

Deprem soruşturmaları kapsamında delillerin toplanması için büyük titizlikle çalışıldığını dile getiren Bozdağ, delillerin karartılmasının söz konusu olmadığını, deliller toplanmadan enkazın kaldırılmadığını anlattı. Bekir Bozdağ, bilirkişi incelemesi yapılmadan kaldırılan enkazın bulunmadığını kaydetti.

BozdaÄŸ, “Åžu ana kadar enkazdan bilirkiÅŸi incelemesi için numune alma çalışması Diyarbakır, Adana, Åžanlıurfa, Gaziantep ve Kilis’te tamamlandı, üç ilimizde devam ediyor. Orada da önemli mesafe alındı. Åžu ana kadar 6 bin 167 binada bilirkiÅŸi incelemesinin tamamlandığını ifade etmek isterim. Yakın zamanda da kalan üç ilimizdeki bilirkiÅŸi incelemeleri de tamamlanmış olacaktır.” diye konuÅŸtu.

Deprem iddianameleri için koordinatör başsavcılığa ihtiyaç bulunup bulunmadığının sorulması üzerine Bozdağ, buna ihtiyaç bulunmadığını söyledi.

Bakan Bozdağ, deprem bölgelerine çok sayıda savcı görevlendirildiğini anımsatarak, savcı ihtiyacı olan yerlere ilave görevlendirmeler yapılabileceğini belirtti.

“Depremlerde hasar gören binaların yapımında yer alan kiÅŸilere meslekten men cezasına yönelik düzenleme yapılır mı?” ÅŸeklindeki soru üzerine BozdaÄŸ, ceza ve imar mevzuatının gözden geçirilmesinde büyük fayda olduÄŸunu belirtti.

BozdaÄŸ, müteahhitlere kamu ihalelerine girmelerine yönelik men cezası verilebildiÄŸini, mühendis ve mimarlarla da ilgili benzer yaptırımların uygulanabildiÄŸini ifade ederek, “Bunlarla ilgili daha etkin, daha caydırıcı neler yapılabilir, elbette Adalet Bakanlığı olarak bu konu üzerinde çalıştığımızı ifade etmek isterim.” diye konuÅŸtu.

Depremlerde yıkılan binalarla ilgili “zaman aşımı” konusunun çok tartışıldığını, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin konuyla ilgili yerleÅŸik içtihatlarının bulunduÄŸunu anlatan BozdaÄŸ, ÅŸunları kaydetti:

“Zaman aşımı, fiilin olduÄŸu neticenin meydana geldiÄŸi andan itibaren iÅŸlemeye baÅŸlıyor. Dolayısıyla binaların eski tarihli olması, onların zaman aşımından istifade edeceÄŸi anlamına gelmez çünkü zaman aşımı, deprem tarihi olan 6 Åžubat’tan itibaren burada iÅŸlemeye baÅŸladığına dair Yargıtayımızın yerleÅŸik içtihatlarının olduÄŸunu ifade etmek isterim.”

“Herkesin hak ettiÄŸi cezayı alması gerekiyor”

Bozdağ, ceza alan kişilerin aynı mesleği yapmaya devam edebilmelerine yönelik soru üzerine, herkesin hak ettiği ceza neyse onu alacağını ve alması gerektiğini söyledi.

Bu cezaların ve caydırıcılık konusunun yeniden ele alınacağını bildiren BozdaÄŸ, “Çünkü taksirle baktığımız zaman cezalarda gerçekten caydırıcılık konusunda yeteri kadar caydırıcılık vasfı taşımadığını bu olaylar da bize bir kez daha gösterdi. Åžimdi o maddeleri yeniden ele almak ve bu cezaları yeniden düzenlemek konusunda bizim bir hazırlığımız var.” ifadelerini kullandı.

Depremde yıkılan Adıyaman’daki İsias Oteli soruÅŸturmasında gizlilik kararı verilip verilmediÄŸine iliÅŸkin soru üzerine BozdaÄŸ, “SoruÅŸturduk, orada bir gizlilik kararı yok diye biliyorum. Kamuoyuna öyle yansıdı ama gizlilik kararı olmadığına dair bana bilgi verdiler.” dedi.

Kentsel dönüşümü engelleyen bazı yargı kararları

BozdaÄŸ, bazı yargı kararlarının kentsel dönüşümü engellediÄŸine ve bunun önlenmesine yönelik soru üzerine, kentsel dönüşümün Türkiye’nin önemli konularından biri olduÄŸunu ve bugüne kadar bu konunun çok tartışıldığını söyledi.

Türkiye’de bugüne kadar kentsel dönüşümle ilgili binlerce dava açıldığını dile getiren BozdaÄŸ, şöyle devam etti:

“Sadece 2015 ile 2023 arasında açılan dava sayısına baktığımızda bu rakam bile oldukça yüksek bir rakam. 2015 ile 2023 arası 7 bin 97 kentsel dönüşüm davası var. İstanbul, Ankara, Kocaeli’yi de bunlara ilave ettim. 5 bin 713’ü deprem bölgesiyle beraber Ankara, İstanbul dahil davalar. ÖrneÄŸin 5 bin 120 dava sadece İstanbul’da açılmış. Ankara’da 250 dava, Kocaeli’de 25 dava, Malatya’da 14, Adana’da 245, hasılı Türkiye’nin dört bir yanında kentsel dönüşüm nedeniyle açılmış davalar var. Bu davalar, kentsel dönüşümü yavaÅŸlattı. 2012’de çıkan yasa nedeniyle atılması gereken adımlar maalesef atılamadı, bu nedenle gecikti. Bu davaları çıkarttırdım ben. Baktığım zaman belediyelerin, STK’ların, kiÅŸilerin açtığı davalar var ama kentsel dönüşüm davaları maalesef milletimiz ve devletimizin büyük bedeller ödemesine neden oldu.”

Bozdağ, kentsel dönüşümle ilgili davalar konusunda herkesin bir kez daha düşünmesinde fayda olduğunu vurguladı.

“Biz de bu davalarla ilgili neler yapılabilir, onun üzerinde de bir çalışma yapıyoruz.” diyen BozdaÄŸ, ÅŸunları söyledi:

“Anayasa’ya aykırı olmamak kaydıyla ‘Acaba hukuk içinde, Anayasa’ya uygun biçimde neler yapabiliriz’, bunun üzerinde durmakta fayda var. Kentsel dönüşümü, ‘rantsal dönüşüm’ diye takdim edip siyasi rekabetin konusu haline getirmek büyük bir vebaldir, büyük bir haksızlıktır, hem milletimize hem devletimize haksızlıktır. Kentsel dönüşüm, milletimizin de devletimizin de hayrına, yararına büyük bir projedir.”

“Kim nerede, nasıl oy kullanacak seçim kanunlarımızda yazıyor”

Deprem bölgesindeki ve il dışına tahliye edilen depremzedelerin seçimde nasıl oy kullanacağına ilişkin soru üzerine Bozdağ, bugüne kadar seçimle ilgili değerlendirme yapmadıklarını ve deprem sonrası çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Bozdağ, seçimle ilgili sürecin yasalarda herhangi bir yoruma açık olmayacak şekilde açık açık yazdığını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

“Seçim yapıldığı zaman kim nerede, nasıl oy kullanacak bizim seçim kanunlarımızda yazıyor. Bunu konuÅŸanların hepsi bunları biliyorlar. Onun için buralarda ayrı bir deÄŸerlendirme yapmaya hiç gerek yok. Her ÅŸey açık ve net ortadadır. İşin doÄŸrusu böylesi bir zamanda daha fazla bir deÄŸerlendirme yapmayı doÄŸru görmüyorum.

Herkes meskun olduÄŸu yerde oyunu kullanacak. DiÄŸer meskun olduÄŸu yer neredeyse orada oyunu kullanıyor. Seçim listeleri yayınlandığında, askıya çıktığında, o askıda insanların itirazı varsa itiraz edecek, adres deÄŸiÅŸikliklerini iÅŸleyecek ve ona göre oy kullanacaklar yani bunlar için yeni bir düzenlemeye o yüzden ihtiyaç yok.”

Bakan BozdaÄŸ, “Sandıklar deprem bölgesinde konteyner ve çadırlarda mı kurulacak?” ÅŸeklindeki soruya “Ona YSK karar verecektir. YSK kurmak isterse ona bakacaktır.” yanıtını verdi.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir