Cumhurbaşkanı Erdoğan: Önce vatanım ve milletim diyen herkesle ortak bir zeminde buluşmanın yollarını arayacağız
Cumhurbaşkanı Erdoğan Önce vatanım ve milletim diyen herkesle ortak bir zeminde buluşmanın yollarını arayacağız
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Önce vatanım ve milletim diyen herkesle iÅŸ birliÄŸi yapmanın, ortak bir zeminde buluÅŸmanın yollarını arayacağız.” diye konuÅŸtu.
CumhurbaÅŸkanı ve AK Parti Genel BaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda, Åžanlıurfa ve Adıyaman’da bu sabah yaÅŸanan sel felaketinde hayatını kaybeden vatandaÅŸlara Allah’tan rahmet, selden etkilenen ve adeta afet üstüne afet yaÅŸayan vatandaÅŸlara geçmiÅŸ olsun dileklerini iletti.
Bakanların, ekiplerin çalışmaları koordine ettiÄŸini belirten ErdoÄŸan, “Rabbim beterinden korusun.” ifadesini kullandı.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, yaÅŸanan felaketler, hafızalarda ne sıkı muhafaza edilirse onlardan çıkartılacak derslerin o derece güçlü olacaÄŸa iÅŸaret ederek, Türkiye’nin 6 Åžubat sabahına son bir asrın en büyük felaketiyle uyandığını, çok geniÅŸ bir etki alanın yanında 11 ilin 62 ilçesinde ağır yıkım ve can kaybına yol açan depremlerin büyüklüklerinin 7,7 ve 7,6 olarak ölçüldüğünü anımsattı.
Yeryüzüne 7 kilometre gibi oldukça yakın bir mesafede ve yoğun yerleşim alanlarının altında gerçekleşen bu depremlerin şiddetinin, benzer büyüklükteki örnekleriyle kıyas edilemeyecek kadar güçlü olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“İlk depremleri takip eden ve sayısı 16 bin 300’e yaklaÅŸan artçı sarsıntılardan 45’i 5 ila 6, 532’si 4 ile 5 büyüklüğü arasındaydı. Bir baÅŸka ifadeyle felaket bölgesi neredeyse 600’e yakın müstakil deprem büyüklüğünde artçıyla sarsılmayı sürdürdü. Depreme ağır kış ÅŸartlarının yaÅŸandığı günlerde yakalandık buna raÄŸmen devlet ve millet olarak felaket haberini alır almaz yıkımın ve kışın zorluklarını aÅŸarak deprem bölgesine koÅŸtuk. Bakanlarımız felaketten birkaç saat sonra depremin vurduÄŸu ÅŸehirlerimize ulaÅŸarak çalışmaları koordine etmeye baÅŸladı. Bölgedeki idari kapasiteyi, diÄŸer ÅŸehirlerden mülki idare amirlerimizle, sahada görev yapan birimlerin personeliyle destekledik. AFAD’dan madencilerimize kadar ülkemizdeki tüm arama kurtarma ekiplerini, uluslararası yardım çaÄŸrımıza binen 90 ülkeden gelen arama kurtarma ekiplerini, tüm ekipman ve personeliyle belediyelerimizi, askerlerimizi, polislerimizi, jandarmalarımızı, bekçilerimizi, saÄŸlıkçılarımızı, karayolcularımızı, ormancılarımızı DSİ’cilerimizi, sivil toplum kuruluÅŸlarımızı ve gönüllülerimizi, velhasıl böyle bir felakette ihtiyaç duyulacak kim varsa herkesi bölgeye yönlendirdik.”
“Hep beraber Türkiye Yüzyılı’nın inÅŸasını sürdüreceÄŸiz”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sadece arama kurtarma ekibi olarak 35 bini aşkın personeli bölgeye yönlendirdiklerini ifade ederek, yardım ve destek ekipleriyle 272 bin kamu görevlisinin, gönüllü vatandaşlarla yaklaşık yarım milyon insanın depremzedelerimizin imdadına koştuğuna dikkati çekti. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Her sınıftan 18 bin iÅŸ makinesiyle lojistik hizmetlerinde çalışan on binlerce kamyon ve tırıyla, acil ihtiyaçları karşılayacak her türlü malzemesiyle ülkemizin ve milletimizin tüm imkanlarını seferber ettik. Ancak yıkım öylesine büyüktü ki her binaya tek bir arama kurtarma personeli bile göndersek aynı anda hepsine yetiÅŸebilmek mümkün deÄŸildi. Halbuki öyle yerler vardı ki yüzlerce arama kurtarma personelinin birlikte çalışması gerekiyordu. Türkiye, bu depremde dünyada bugüne kadar görülen en büyük arama kurtarma ekibini bir araya getirmiÅŸtir. Çalışmaların bu kadar kısa sürede tamamlanabilmesini de buna borçluyuz. Buna raÄŸmen yıkıntılar altında kalan vatandaÅŸlarımız ve onların yakınları, serzeniÅŸlerinde sonuna kadar haklıdır. Hepsinin de acılarını yürekten paylaşıyor, kollarımızı ve kalbimizi sonuna kadar kendilerine açıyoruz.”
ErdoÄŸan, depremlerde hayatını kaybeden vatandaÅŸlara Allah’tan rahmet, yakınlarına baÅŸsaÄŸlığı ve sabır diledi. Yıkıntıların altından çıkartıldıktan sonra tedavileri tamamlanan yaralılara geçmiÅŸ olsun dileklerini ileten ErdoÄŸan, tedavisi halen sürenlere Allah’tan acil ÅŸifalar temennisinde bulundu.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Bize düşen, gönülleri teskin etmek, acıları paylaÅŸmak, yaraları sarmak, evler baÅŸta olmak üzere maddi kayıpların telafisini yapmaktır. Milletimiz bu hasbi gayreti görmekte, depremzede vatandaÅŸlarımız da yeni bir gelecek kurma çabamızda yanımızda yer almaktadır. Milletimizin metaneti, alicenaplığı, saÄŸduyusu, bize olan muhabbeti ve güveni karşısında diyecek söz bulamıyoruz. İnÅŸallah bu sevginin hakkını verecek, insanlarımıza mahcup olmayacağız. Yeter ki birliÄŸimize, beraberliÄŸimize, kardeÅŸliÄŸimize sahip çıkalım. Bunu baÅŸardığımız müddetçe deprem felaketinin yol açtığı yıkımların üstesinden gelerek, umutları çoÄŸaltarak, ufukları açarak hep beraber Türkiye Yüzyılı’nın inÅŸasını sürdüreceÄŸiz.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
“Milletimiz asrın felaketi karşısında asrın dayanışmasını gösterdi”
Ölenleri geri getirmenin ellerinde olmadığını ama geride kalan vatandaşları hayata bağlamak için yapılabilecek her şeyi yapmanın gayreti içinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, öncelikle depremden en çok etkilenen 11 ilde evleri yıkılan, kullanılamaz hale gelen veya artçı sarsıntılar sebebiyle evlerine giremeyen 14 milyon insanın gıda ve barınma ihtiyaçlarını karşılamak için hızlı ve etkin bir organizasyon kurduklarını anlattı. Erdoğan, şöyle konuştu:
“SaÄŸ olsun milletimiz asrın felaketi karşısında asrın dayanışmasını gösterdi. Ülkemizin dört bir yanından ve yurt dışından gelen yüz binlerce ton malzemeyle deprem bölgesini yaÅŸanılabilir hale getirdik. KurduÄŸumuz tahliye köprüleri ve kendi imkanlarıyla 3 milyonu aÅŸkın insanımız bölge dışına gitti. Bunların bir kısmı okulların ve iÅŸ yerlerinin açılmasıyla geriye dönmeye baÅŸladı. Otelleri, misafirhaneleri, yurtları, boÅŸ evleri bu depremzedelerimizin barınmaları için hizmete açtık. Pek çok vatandaşımız yakınlarının, dostlarının evlerinde misafir ediliyor. Deprem bölgesinde kalan 2 milyon 400 bin insanımıza da kurduÄŸumuz 433 bin çadırda, sayıları her geçen gün artan ve kısa sürede 100 bine çıkacak olan konteynerlerde, mahallindeki eÄŸitim kurumları ve yurtlarda barınma imkanı saÄŸladık. Her biri müstakil bir ilçe altyapısıyla inÅŸa edilen konteyner kentleri yaygınlaÅŸtırarak çadırlarda kalan vatandaÅŸlarımızı daha insani ÅŸartlara kavuÅŸturmak için çalışıyoruz. Gerek yerli konteynerler gerekse Katar’dan gelen konteynerler bunların hepsi altyapısıyla süratle belirlenen yerlere yerleÅŸtiriliyor.”
Erdoğan, taşınma ve kira yardımlarıyla kendi barınma ihtiyaçlarını karşılayanlara yardımcı olduklarını, aile başına 10 bin liralık destek ödemesinden istifade eden depremzede sayısının 1,4 milyona yaklaştığını söyledi.
Vefat edenlerin yakınlarına 100 bin lira destek ödemesi yapıldığını da aktaran ErdoÄŸan, “Bölge genelinde her gün 3,7 milyon öğün sıcak yemek çıkartıyor, ayrıca kumanya ve kuru gıda paketi dağıtımıyla ihtiyacı karşılıyoruz. Psikososyal destek gruplarımız, 9 bin 500’ü aÅŸkın personelleriyle bu zor günlerinde depremzedelerimizin yanında yer alıyor.” diye konuÅŸtu.
Üretimi ve istihdamı desteklemek adına esnaf, çiftçi ve sanayiciler için ayrı ayrı projeler hazırladıklarını, devreye soktuklarını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Açılan her iÅŸ yeriyle, her iÅŸletmeyle, her tesisle depremzede vatandaÅŸlarımız ÅŸehrine dönmekte, ÅŸehrine sahip çıkmakta, hayatını yeniden düzene koymaktadır. Üretim ve istihdamı arttırmakla ilgili çalışmalar için her türlü desteÄŸi vermekte, her türlü kaynağı harekete geçirmekte kararlıyız. Depremde hasar gören yol, su, elektrik, doÄŸal gaz, haberleÅŸme altyapısını kurumlarımızın geceli-gündüzlü çalışmasıyla kısa sürede yeniden hizmet verebilir hale getirdik. Havalimanlarımızı, otoyolları, anayolları trafiÄŸe açık tutarak, yardım ekiplerinin bölgeye geliÅŸini, depremzedelerin de bölgeden tahliyesini kolaylaÅŸtırdık.
Çocuklarımızın eÄŸitim-öğretiminde kesinti olmaması için geçici barınma merkezlerinde okul öncesinden baÅŸlayarak her seviyede etkinlikler baÅŸlattık. Okullarımızı teker teker kontrol ederek, deprem ÅŸehirlerinde kademeli olarak 1 Mart’tan itibaren eÄŸitim-öğretime açtık. Bu çerçevede okulların halen kapalı olduÄŸu Adıyaman, Malatya, KahramanmaraÅŸ ve Hatay’da da 27 Mart’tan itibaren ÅŸartları uygun binalarda eÄŸitim öğretimi baÅŸlatmak için hazırlık yapıyoruz.”
“SaÄŸlık hizmetleri kesintisiz veriliyor”
Sağlıkçıların depremde gösterdikleri fedakarlıklara değinen Erdoğan, sağlıkçıların, depremden zarar gören hastanelerde verdikleri hizmetleri en yakındaki yerlerden başlayarak, çevre illere de taşıyarak sürdürdüklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sahra hastaneleri başta olmak üzere, kurulan geçici merkezlerle de vatandaşlara sağlık hizmetlerinin kesintisiz verildiğini vurguladı.
Deprem felaketinin ardından başka illere taşınan ve nüfus kayıtlarını oraya aldıran vatandaşlarla ilgili bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlandığını anımsatan Erdoğan, şu bilgileri verdi:
“Bu kararname ile depremin ardından adres kayıtlarını gittikleri yerlere aldıran vatandaÅŸlarımızın, depremle ilgili kendilerine saÄŸlanan haklarda herhangi bir kayba uÄŸramayacaklarını güvence altına aldık. VatandaÅŸlarımızın 14 Mayıs seçimlerinde oy kullanabilmeleri için ister ev olsun, ister yurt, misafirhane, sosyal tesis, otel, öğretmenevi veya baÅŸka bir yer, hiç fark etmez, ikamet kayıtlarını oraya aldırmaları gerekiyor. Adres güncelleme iÅŸlemi e-devlet üzerinden veya nüfus müdürlükleri vasıtasıyla 17 Mart Cuma günü gece yarısına kadar tamamlanmalıdır.
Deprem bölgesinde yaÅŸayıp da evi dışında çadır kent, konteyner kent, kamu tesisi veya baÅŸka herhangi bir yerde yaÅŸayan vatandaÅŸlarımızın da aynı ÅŸekilde adres kayıtlarını, bulundukları yere taşımaları gerekiyor. VatandaÅŸlarımızı, milli iradenin saÄŸlıklı bir ÅŸekilde tecellisine katkı vermek üzere, demokratik haklarını kullanabilmeleri, bu konuda herhangi bir kayba uÄŸramamaları için adres güncellemelerini yapmaya davet ediyorum.”
“Hasar tespit çalışmalarında sona gelindi”
Depremde yıkılan şehirleri 1 yıl içerisinde ayağa kaldırma sözü verdiklerini hatırlatan Erdoğan, hasar tespit çalışmalarında sona gelindiğini belirtti.
Şu ana kadarki tespitlere göre önümüzdeki bir yıl içinde 319 bin konut, toplamda ise 650 bin konut yaparak hak sahiplerine teslim etmeyi planladıklarını anlatan Erdoğan, inşa edilecek evlerin özelliklerine ilişkin bilgileri paylaştı.
Daha önce Van, Bingöl, Elazığ, Malatya, İzmir depremlerinde; Bartın, Kastamonu, Giresun sel afetlerinde; Antalya ve MuÄŸla yangınlarında zarar gören konutları yapıp sahiplerine verdiklerini kaydeden ErdoÄŸan, “Laf ola, beri gele yok. Biz icraatlarımızla konuÅŸuyoruz. İnÅŸallah 6 Åžubat depremlerinde evi yıkılan ya da kullanılamaz hale gelen hiçbir vatandaşımızı maÄŸdur etmeyeceÄŸiz. Zemini saÄŸlam yerlerde kuracağımız yerleÅŸim yerleri yanında, mevcut ÅŸehirlerimizin tarihi ve kültürel dokusunu da koruma altına alacak ÅŸekilde bir planlama yapıyoruz. Hazırlıkları tamamlanan yerlerde ÅŸu anda kazmalar vuruldu, inÅŸaatlara baÅŸlandı. TOKİ’nin kurumsal birikimi ve ülkemiz inÅŸaat sektörünün kapasitesi, bir yıl içinde tamamlama sözünü verdiÄŸimiz konutları yapmaya Allah’ın izniyle fazlasıyla yeterlidir. GeçtiÄŸimiz 20 yılda hizmete sunduÄŸumuz 1 milyon 180 bin toplu konut ve inÅŸasını gerçekleÅŸtirdiÄŸimiz 3,3 milyon kentsel dönüşüm projesi, sözümüzü tutacağımızın teminatıdır.” ifadesini kullandı.
Ana muhalefete seslenen ErdoÄŸan, “Biz kentsel dönüşümden bahsediyoruz ama siz kendinizi rantsal dönüşüm olarak tanımlıyorsunuz, o ayrı bir konu.” dedi.
Deprem bölgesindeki faaliyetlerin ötesinde ülke genelinde afetlere hazırlık çalışmalarını da hızlandırdıklarını aktaran Erdoğan, ülke genelinde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin video izlettirdi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Ülkemizin dört bir yanında baÅŸlattığımız kentsel dönüşüm projelerinin bir kısmının nasıl yalan ve iftira furyası ile engellendiÄŸini hiçbir zaman unutmayacağız. VatandaÅŸlarımızı modern yuvalara kavuÅŸturma çabalarımızın ideolojik baÄŸnazlıklar sebebiyle nasıl sabote edildiÄŸini gayet iyi hatırlıyoruz. Görüldüğü gibi depremler, bizim kendi aramızdaki tartışmaları bitirmemizi beklemiyor. Bir an önce ÅŸehirlerimizi saÄŸlam, güvenli, dayanıklı binalarla dönüştürmezsek hep beraber o yıkıntıların altında kalabiliriz.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Bakanlıklar, belediyeler, özel sektör ve hak sahibi vatandaşlarla el birliği içinde hareket edeceklerini belirten Erdoğan, bu meselenin üstesinden kısa sürede gelineceğini söyledi.
ErdoÄŸan, yaklaşık 2 hafta önce İstanbul’da, Türkiye’nin önde gelen bilim insanları ve uzmanlarıyla kapsamlı bir toplantı yaptıklarını, bu çerçevede kıymetli fikirlerin ifade edildiÄŸini anımsattı.
Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Modeli toplantısında gördükleri anlayış birliÄŸinin, bundan sonraki çalışmalar için umut verdiÄŸinin altını çizen ErdoÄŸan, Çevre, Åžehircilik ve İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi Bakanı Murat Kurum’un, Gaziantep’te yaptığı ikinci toplantıyla 13 çalışma grubu oluÅŸturarak bu süreci kararlılıkla sürdürdüğünü anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmeleri yakından takip etmeye, atılan her adımı desteklemeye, çıkan engelleri aşmaya devam edeceklerini vurgulayarak şunları söyledi:
“Hiç şüphesiz bu kadar büyük bir alanda yaÅŸanan böylesine devasa bir yıkım ve beraberinde getirdiÄŸi sayısız sıkıntı sebebiyle kimi eksikler, aksaklıklar elbette olabilir. Allah’ın izniyle bunların hepsini de kısa sürede gidereceÄŸiz. Önemli olan samimiyetle ve fayda saÄŸlayacak ÅŸekilde depremzede vatandaÅŸlarımızın yanında yer almaktadır. Biz kendimizi asla hiçbir sorumluluk üstlenmeden, ortada dolaşıp sadece konuÅŸan, sadece ezberlerini, yalanlarını, kinlerini tekrarlayan deprem turistleriyle kıyaslayamayız. Böyle bir kıyas hem bize hem depremzede vatandaÅŸlarımıza haksızlık olur.”
“Maalesef arzu edilen muhalefeti görmedik”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, depremin ilk gününden beri AK Parti gündeminin, seçim sürecinde depremin yaralarının sarılmasına yönelik olacağını belirttiklerini anımsattı. “Anlaşılan o ki birileri bu sözü yanlış anlamış.” diyen ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz Hatay’ıyla, KahramanmaraÅŸ’ıyla, Adıyaman’ıyla, Malatya’sıyla, diÄŸer ÅŸehirleriyle deprem bölgesine sadece insanlarımızla dertleÅŸmeye, çalışmaları yerinde takibe, tespitlerimiz doÄŸrultusunda gereken talimatları vermeye gideriz. Allah’ın izniyle bundan sonra da depremde zarar gören il ve ilçelerimizi ziyaret edecek, atılan her adımı, yapılan her iÅŸi bizzat yerinde görecek, depremzedelerimizde kucaklaÅŸmayı sürdüreceÄŸiz. Deprem bölgesine seçim kampanyası baÅŸlatmaya gidenler, bizim oradaki insanlarımızla aramızdaki muhabbeti, aramızdaki sevgiyi, aramızdaki güven iliÅŸkisini anlayamaz. Hadi bu zatın, seçim kampanyasını deprem yıkıntıları önünde baÅŸlatarak yaptığı siyasi utanmazlığı, siyasi ihtirası, siyasi arsızlığı, bir kenara bıraktık diyelim; peki gittiÄŸi yerde depremin ilk saatlerinden biri gece gündüz orada çalışan bakanlarımıza, valilerimize, kamu görevlilerimize edepsizce iftira atmasına ne diyeceÄŸiz?
Üste ‘Başımız saÄŸ olsun’ yazıp, altında oradaki acılı insanların yüzlerini kızartacak, baÅŸlarını eÄŸdirecek sözler etmek kimin hangi derdine derman olabilir? Yarısı yalan, yarısı yanlış bir konuÅŸma depremde canı yanan, evi yıkılan hangi kardeÅŸimizin yüreÄŸini ferahlatır, umudunu arttırır? Bugüne kadar sayısız defa tekrarlanmış bühtanları bir kez daha gündeme getirmek, ülkenin ve milletin hangi meselesine çözüm getirir? Bu zatın söylediÄŸi yalanlar, kurumların açıklamalarıyla, mahkeme kararlarıyla, vicdan sahibi herkesin beyanlarıyla defalarca yüzüne vuruldu ama manada ne yazık ki çok çok geride bir kiÅŸilik var. İşte bu kiÅŸilik sebebiyle biz maalesef arzu edilen muhalefeti görmedik, göremiyoruz. Aslına bakılırsa ‘Depremin sorumlusu kim?’ sorusunu sorabilecek kadar hayattan kopuk birisine ne desek boÅŸ. Böyle birisinin derdi, ne bu ülkedir ne bu millettir ne de oradaki depremzedelerdir.”
“Daha ne tür kepazeliklere ÅŸahit olacağız”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir yılda yıkılan şehirleri yeniden ayağa kaldırmanın peşinde olduklarını, muhalefetin derdinin ise başkalarının emeğinin üzerine konmak olduğunu dile getirdi.
Ortaya çıkan tablonun bile tek başına, kimin nerede durduÄŸunu, kimin ufkunun ve çapının ne olduÄŸunu gösterdiÄŸini belirten ErdoÄŸan, “Ortada fol yok yumurta yokken bunların kendilerini kaptırdıkları ihtiras rüzgarları, sergiledikleri kibir, takındıkları bencilce tavır karşısında insanlık adına, oradaki mazlumlar ve maÄŸdurlar adına biz utandık. Bakalım ilerleyen günlerde daha neler görecek, neler duyacak, ne tür kepazeliklere ÅŸahit olacağız. Yazıktır, günahtır. Milletimizin geleceÄŸini emanet ettiÄŸi siyaset kurumunu bu seviyeye düşürmeye kimsenin hakkı yoktur.” dedi.
Erdoğan, muhalefet partilerinin bir yıl önce Millet İttifakı adı altında bir araya geldiğine, defalarca toplanıp dağıldığına işaret ederek seçim ittifakının gereğinin, cumhurbaşkanı adayını belirlemek ve milletvekilliği listelerindeki muhtemel işbirliğinin çerçevesini çizmek olduğunu vurguladı.
“Bu asil millet bunları yutmaz”
Milletvekili listesinin belirlenmesinin seçim takviminin başlamasıyla da olabileceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“Ama cumhurbaÅŸkanı adayı dediÄŸiniz kiÅŸi yürütmeyi temsil edecek. Dolayısıyla millete karşı söyleyeceÄŸi sözü olan kiÅŸidir. Soruyorlar ‘Kaç yardımcın olacak?’ Ne diyor, ‘CumhurbaÅŸkanının bir yardımcısı olabilir, 5, 10, 15, 500, 1500 olabilir’ Buradan milletime sesleniyorum, ben bir tane baÅŸkan yardımcısı atadığımda ne demiÅŸti? ‘Bir baÅŸkan yardımcısıyla bu ülke nasıl yönetilecek?’ Åžimdi geldik bugüne. Birden 1500’e kadar baÅŸkan yardımcısı atanabilirmiÅŸ. Tabii böyle olması çok çok önemli, neden? Altılı masanın etrafında toplananlara bir ÅŸeyler dağıtılacak. Bu dağıtımı yapabilmek için de yeteri sayıda baÅŸkan yardımcısı olması lazım. Bu anlayışla zannediyor ki benim milletim gafil. Bu asil millet bunları yutmaz, gereÄŸinin cevabını da 14 Mayıs’ta size verir. Olay bu kadar basit. Türkiye gibi, içeride ve dışarıda pek çok gündemi olan bir ülkede bu sözün seçim takvimindeki iki aya sığdırılması mümkün deÄŸil. Altılı koalisyon, aylar boyunca cumhurbaÅŸkanı adayını belirleyemeden toplanıp dağılırken ‘Adayımız hazır ama yıpranmasın diye açıklamıyoruz.’ dediler. Åžimdi yardımcıları da yine yıpranmasın diye açıklamıyorlar. Sonuçta artık kaçacak, göçecek, erteleyecek, topu taca atacak yerleri kalmayınca artık bu isimleri de açıklamak için herhalde tekrar tekrar bir araya gelecekler.”
Erdoğan, bu toplantılarda çıkan bir kavganın eşi benzerinin demokrasi tarihinde olmadığını, masanın altının üstüne geldiğini dile getirdi. Birilerinin önce masadan kalktığını, sonra her nasılsa tekrar oturduğunu veya oturtulduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
“Bu kavgada söylenen sözlerin, ortaya atılan ithamların, edilen hakaretlerin, yapılan tehditlerin çetelesini tutanlar herhalde epeyce kalın bir dosya sahibi olmuÅŸlardır. Nedeni ve nasılı bizi ilgilendirmeyen bu rezil kavganın ardından CHP’nin iki büyükÅŸehir belediye baÅŸkanını da iÅŸin içine katarak zar zor adaylarını ilan ettiler. Bu uzun ve meÅŸakkatli sürecin sonunda maÅŸallah gerçekten erkenden açıklansa pek bir yıpranacak, pek bir örselenecek, sona saklanması sayesinde tüm bunlardan kurtulacak bir isim çıktı. Kim bu isim? Aylardır cumhurbaÅŸkanı adayı olduÄŸunu hem kendisi bizzat izhar eden hem partisindeki tüm yöneticilerine söyleten hem medyada yazdıran CHP Genel BaÅŸkanı. Sonunda bay bay Kemal, birilerini öne sürmek, birilerinin arkasına saklanmak yerine karşımıza çıkacak, bizimle er meydanında yarışacak cesareti gösterdi. İnÅŸallah 14 Mayıs’a kadar altılı koalisyonun adayıyla demokratik bir ÅŸekilde yarışacak, ondan sonra da inÅŸallah kendisine gereken koltuÄŸu vereceÄŸiz.”
Erdoğan, emeklilikte yaşa takılanlarla (EYT) ilgili kanunu çıkardıklarını hatırlattı.
CHP Genel BaÅŸkanı Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun Millet İttifakı’nın cumhurbaÅŸkanı adayı olmasına deÄŸinen ErdoÄŸan, “Her ne kadar siyaseten emeklilikte bu kanuna gerek yok ise de yine bu durum kendisine örnek ve teÅŸvik olur diye umuyorum.” ifadesini kullandı.
“Altılı masa toplanıp toplanıp dağılır ve sonunda KılıçdaroÄŸlu’na teslim olurken biz ne yapıyorduk?” diye soran ErdoÄŸan, eserden esere, hizmetten hizmete, açılıştan açılışa, mücadeleden mücadeleye koÅŸtuklarını belirtti.
Ülkeye ve millete zerre kadar hizmeti dokunmayanların akılla, mantıkla izahı olmayan afaki rakamlar ve yalan yanlış bilgilerle depremzedelerin kafalarını karıştırma gayretlerini üzüntüyle izlediklerini dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Adaylık ve liste kavgasından fırsat bulup deprem bölgesine turistik gezi mahiyetinde uÄŸramasını da garipsemiyoruz. Kabul edemediÄŸimiz ÅŸey, oradaki insanların acılarına yaptığı saygısızlıktır, insanların umutlarını baltalamaya kalkışmasıdır. Hep söylediÄŸim gibi, bizim cumhurbaÅŸkanıyla, bakanlarıyla, milletvekilleriyle, hükümet ve Cumhur İttifakı olarak yapacak çok iÅŸimiz var. Yılbaşında seçim tarihini 14 Mayıs olarak açıklarken göz önüne aldığımız mülahazaların tamamı geçerliliÄŸini koruyor. Bunların üstüne bir de deprem yaralarının süratle sarılması, geçici barınma alanlarının oluÅŸturulması, kalıcı konutların inÅŸası ihtiyacı eklendi. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzdan en küçük bir sapma, en küçük bir taviz göstermedik, göstermiyoruz. Nitekim bir yandan depremin yaralarını sararken vizyon projelerimizi birer birer hayata geçirerek milletimizi hayallerine, hedeflerine kavuÅŸturuyoruz.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, bir yandan depremin yaralarını sararken vizyon projelerini birer birer hayata geçirerek milleti hayallerine, hedeflerine kavuÅŸturduklarını ifade ederek, “İşte Türkiye’nin otomobili Togg. Ne diyordu? ‘Hani araba, hani fabrika?’ Fabrika yerinde. MuhteÅŸem bir fabrika ve vadettiÄŸimiz gibi Türkiye’nin otomobili Togg, yarından itibaren ön sipariÅŸ almaya baÅŸlıyor.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
“Cuma günü Finlandiya CumhurbaÅŸkanı geliyor”
Türk Devletleri TeÅŸkilatının olaÄŸanüstü zirvesinin Türkiye’nin ev sahipliÄŸinde yarın Ankara’da yapılacağını bildiren ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Cuma günü Finlandiya CumhurbaÅŸkanı geliyor, cumartesi günü Çanakkale’deyiz. Pazar günü ülkemizin savunma sanayine güç katacak önemli bir tesisin, Bandırma Bor Karbür Üretim Tesisinin açılışını gerçekleÅŸtiriyoruz. Milletimize taahhüdümüz olan emeklilik düzenlemesinden kamuya borçların yapılandırılmasına kadar birçok konuyu çözdük, çözüyoruz. Durmuyoruz, üretiyoruz, çalışıyoruz. Enerjiden ulaÅŸtırmaya kadar her alanda tamamlanan yatırımlarımızı açmak için gün sayıyoruz.
Deprem bölgesindeki imar ve ihya faaliyetlerini sürdürürken 81 ilimizi ve ilçelerini kapsayan 500 bin toplu konut, 1 milyon altyapılı arsa, 50 bin iÅŸ yeri projemizin kura çekimleri de devam ediyor. Sabit gelirlilerimiz baÅŸta olmak üzere milletimizin her kesiminin, küresel krizin ülkemize etkileri nedeniyle yaÅŸadığı refah kaybının telafisine, üretimin ve istihdamın güçlendirilmesine yönelik programımızdan herhangi bir sapmaya mahal vermiyoruz. Dünyada ve bölgemizde yaÅŸanan her geliÅŸmeyi yakından takip ederek ülkemizin ve milletimizin menfaatlerinin gerektirdiÄŸi ÅŸekilde konum alıyoruz.”
“Bu borcu 14 Mayıs seçiminden zaferle çıkarak ödeyebiliriz”
Gençlerin heyecanları ve umutlarının, vizyon, program ve projelerinin ana taşıyıcısı olduÄŸuna dikkati çeken ErdoÄŸan, “Bilimin, teknolojinin, yenilikçiliÄŸin rehberliÄŸinde, hak, hakkaniyet, ehliyet ölçüleri içinde, maddi kalkınmayı manevi ruhla teçhiz ederek ülkemizi adım adım hedeflerine yaklaÅŸtıracağız. Yönümüzü ‘doÄŸruya doÄŸru’ dönerek ‘Türkiye için hemen ÅŸimdi’ kararlılığıyla hareket ederken bir kez daha ‘Durmak yok, yola devam.’ diyoruz. Bu inançla Cumhur İttifakı’nın her bir mensubundan, AK Parti’deki tüm dava arkadaÅŸlarımdan, bizimle yol yürüyen tüm kardeÅŸlerimizden 14 Mayıs’a kadar gece gündüz çalışmalarını bekliyorum.” ifadelerini kullandı.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ülkeye 20 yılda kazandırdıkları eser ve hizmetleri, büyük ve güçlü Türkiye’nin inÅŸasının dinamosu haline dönüştürecekleri yeni bir döneme girerken herhangi bir kazaya asla meydan veremeyeceklerini vurguladı.
ErdoÄŸan, “Kendimize, çocuklarımıza ve gençlerimize karşı, Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında hayallerine kavuÅŸmayı bekleyen herkese karşı borçluyuz. Bu borcu da ancak 14 Mayıs seçiminden zaferle çıkarak ödeyebiliriz. Önümüz Ramazan, bu mübarek ayı inÅŸallah hem bereketinden ve feyzinden istifade edeceÄŸimiz hem de 85 milyon insanımızın her biriyle gönül köprülerimizi güçlendireceÄŸimiz bir iklime dönüştüreceÄŸiz.” dedi.
CHP Genel BaÅŸkanı KılıçdaroÄŸlu’nun, Necip Fazıl’a enteresan yakıştırmalar yaptığını dile getiren ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Üstadı da ona kim takdim etti, onu da bilmiyoruz. Takdim ediyorsun, bari doÄŸru takdim et. 14 Mayıs’a, Üstat Necip Fazıl’ın o veciz ifadesiyle ‘pekleÅŸerek’ yani safları sıklaÅŸtırarak, birbirimize kenetlenerek, kalbimizde her bir insanımıza yer açarak hazırlanacağız. ‘Önce vatanım ve milletim’ diyen herkesle iÅŸbirliÄŸi yapmanın, ortak bir zeminde buluÅŸmanın yollarını arayacağız. Åžayet samimiyetle çalışırsak vatandaşımıza layıkıyla hizmet edersek Allah’ın izniyle istikametimiz de istikbalimiz de aydınlıktır.”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan: (Finlandiya’nın NATO üyeliÄŸi) Süreç neyse o süreci iÅŸleteceÄŸiz
ErdoÄŸan, AK Parti Grup Toplantısı’nın ardından Meclis’ten ayrılırken gazetecilerin gündeme iliÅŸkin sorularını yanıtladı.
Finlandiya CumhurbaÅŸkanı Sauli Niinistö’nün, 17 Mart Cuma günü Türkiye’ye geleceÄŸi hatırlatılarak “Haftaya Finlandiya’nın NATO üyeliÄŸi meselesi çözülür mü? Bu konu Meclise gelir mi?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, “Süreç neyse o süreci iÅŸleteceÄŸiz. İnÅŸallah, hayırlısı. Biz üstümüze düşen görevi yapacağız, verdiÄŸimiz sözü tutacağız. Cuma günü gelsin, Sayın CumhurbaÅŸkanı’yla görüşüp verdiÄŸimiz sözün gereÄŸini yerine getireceÄŸiz.” ifadelerini kullandı.
Cumhur İttifakı’nın geniÅŸlemesine yönelik görüşmeler yürütüldüğü ifade edilerek, “Bugün DSP ve ANAP konusunda bir geliÅŸme olur mu?” sorusuna ErdoÄŸan, “Takip edeceksiniz, duyacaksınız onların hepsini.” karşılığını verdi.
Kaynak: AA
