Cumhurbaşkanı Erdoğan: Deprem bölgelerinde 27 bin 949 konutun inşasına başlamış durumdayız
Cumhurbaşkanı Erdoğan Deprem bölgelerinde 27 bin 949 konutun inşasına başlamış durumdayız
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, deprem bölgelerine iliÅŸkin, “27 bin 949 konutun inÅŸasına baÅŸlamış durumdayız, hatta köy evlerinden bazıları bitme aÅŸamasına geldi, yaza kadar bunları da bitireceÄŸiz.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, Çankaya Köşkü’nde A Haber, ATV, A Para ve A News ortak canlı yayınında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
“KahramanmaraÅŸ merkezli depremin ardından deprem bölgesi yeniden inÅŸa sürecine girdi. Bu yeniden inÅŸa süreci nasıl gidiyor? VatandaÅŸlar ne zaman yuvalarına kavuÅŸacaklar?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, bu hafta pazartesi günü Adıyaman’da olduÄŸunu hatırlattı.
Depremde 50 bini aÅŸkın kiÅŸinin hayatını kaybettiÄŸini aktaran ErdoÄŸan, “Allah’tan kendilerine rahmet diliyorum. Onlar, bizim deÄŸerlerimizde, inancımızda ÅŸehitler safındadır ve Peygamberimize komÅŸudur.” ifadelerini kullandı.
Depremde ölenlerin yakınlarının canlarının çok yandığını belirten ErdoÄŸan, “Onların acısını eÄŸer biraz paylaÅŸabiliyorsak, ne mutlu bize.” diye konuÅŸtu.
ErdoÄŸan, önceki hafta ise Kahramanmarış ve Hatay’da olduÄŸunu anımsatarak, ÅŸunları kaydetti:
“İnÅŸallah bu cuma Gaziantep’te olacağız. Bir ihtimal, Gaziantep ile beraber Kilis’i de paylaÅŸacağız aynı gün. Cumartesi günü de Elazığ’da olmayı planlıyoruz. Tabii buralarda hem yeni inÅŸa edeceÄŸimiz konutlarımızın temel atma törenlerini gerçekleÅŸtiriyoruz hem de vatandaÅŸlarımızla iftar sofrasında buluÅŸuyoruz. Ramazan boyunca da daha sonra da depremzedelerimizi asla yalnız bırakmayacağız. Yani bu 11 vilayetimizi dönüşümlü olarak, sürekli ziyaret edeceÄŸiz. Bizim bir planımız da ÅŸudur, sadece ÅŸahsım deÄŸil, Cumhur İttifakı olarak buraları birlikte dolaÅŸmayı da planlıyoruz. Zaten kabinedeki arkadaÅŸlarım aynı ÅŸekilde buraları ziyaret ediyorlar. Ziyaret etmenin dışında da buralarda özellikle çalışma yürütecekler. Onların da plan, programlarını bu aralar yapacağız ve o bölgelerde bugüne kadar nasıl bu arkadaÅŸlarımız çalıştıysalar, bundan sonra da çalışmaya aynen devam edecekler.”
Çok üzüldükleri konulardan birinin de yaklaşık 850 kiÅŸinin depremde engelli duruma düşmesi olduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, “Bunların süratle protezleri vesaire, bunları yapıyoruz. Bu çalışmalar hızla devam etti. Bunların içinde bile iki ayağını kaybetmiÅŸ, ama bu arada annesini, babasını da kaybetmiÅŸ olanlar var. Bir tanesi, ismini vermeyeceÄŸim, teyzesinin kızı hemÅŸire, onunla beraber hayat sürdürüyor. Çok da tatlı mı tatlı bir kızımız. YaÅŸ 16-17 civarında. Hanımla beraber ziyaretine gittik. Protezleri vesaire onlar ayarlanmıştı.” dedi.
“Milletimiz müsterih olsun”
Erdoğan, 850 rakamının az olmadığının altını çizerek, şunları devam etti:
“Bir tanesinin mesela polis babası var, ama anne gitti. Böyle olanlar da var. Rabb’im onlara sabırlar versin. Babası, teyzesinin kızı… Hani bir ÅŸey olanları var, bir de iÅŸte bizim devletin huzurevlerinde vesaire misafir edeceklerimiz var. Onlarla beraber bir hayat inÅŸallah süreceÄŸiz. ArkadaÅŸlarıma söylüyorum, yani protezlerde bile en kalitelisini arayacaksınız, bulacaksınız, onlarla bunu yapacaksınız ki yarın bir gün ‘Devletim bana dört dörtlük sahip çıkmadı’ dedirtmeyelim. Ve doktor arkadaÅŸlarımız da saÄŸ olsun bu hassasiyeti, bu inceliÄŸi gösteriyorlar. Tabii milletimiz müsterih olsun, 20 yılda 1 milyon 180 bin güvenli konutu ve 3,3 milyon kentsel dönüşüm projesini yapan kadrolar iÅŸ başında. Deprem bölgesinde de yeni konutların temellerini attık, atmaya devam ediyoruz.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, depremden etkilenen Adıyaman, KahramanmaraÅŸ, Gaziantep, Hatay ve Malatya’da toplam 27 bin 949 konutun inÅŸasına fiilen baÅŸlandığını belirterek, “Hatta köy evlerinden bazıları ÅŸu anda bitme aÅŸamasına geldi. Yaz mevsimine kadar da bunları bitireceÄŸiz.” dedi.
“ErdoÄŸan’a da dikkat et, Tayyip ismine de”
İYİ Parti Genel BaÅŸkanı Meral AkÅŸener’in deprem bölgesinde yapılan inÅŸaatlara iliÅŸkin sözlerini hatırlatan ErdoÄŸan, “‘Yani bunlar böyle basit çukurlarda hastane yapıyorlar, bilmem ne yapıyorlar…’ Elinize, dilinize dursun. Åžu inÅŸaata çukur mu denir Allah’ını seversen?” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti:
“Hayatında inÅŸaat nedir görmemiÅŸ, bunların tepeden tırnaÄŸa ne kadar derinliÄŸi olması gerekir, bunları bilmeyen… Kaldı ki bakın bunlar deniz kumu filan deÄŸil, mıcır. Ve kullanılan demirler çok farklı. Bunlarda hassasiyet var. Ve eskiden çimento torbaları gelir, oralarda böyle karıştırarak, haÅŸlama usulü ile harç yapılırdı. Bakın ÅŸimdi burada böyle bir harç sistemi yok, mikserle, pompayla yapılıyor. Ve bu mikserle, pompayla yapılan ÅŸeyde de özellikle mıcırı kullanarak, burada dört dörtlük… Bunların temel betonlarını da bu ÅŸekilde atıyoruz. Hassasiyetimiz çok yüksek. TOKİ bu konularda kendini zaten ispatlamış. Buralarda bir de zemine dikkat ediyoruz. Sulak zeminde deÄŸil, özellikle saÄŸlam, buralarda kullanılan yerler daha çok kaya. Böyle bir zeminde temelleri atıyoruz. Sadece burada deÄŸil, belediye baÅŸkanlığımdan itibaren bu iÅŸin içindeyim. Ama konuÅŸanlar bunlardan çıkmış bir tanesi doktor müsveddesi, kalkmış konuÅŸuyor. Hayatında senin acaba inÅŸaatla alakan olmuÅŸ mu? Bizim hayatımızda, belediye baÅŸkanlığımızda bu inÅŸaatların envaiçeÅŸidini yaptık.
Öbür tarafta bakıyorsunuz Hanımefendi, o da maÅŸallah inÅŸaat mühendisi olmuÅŸ, o da konuÅŸuyor. Ve bizim hastanelerle ilgili attığımız adımları, temelleri, bunları küçümsüyor. Hemen ben SaÄŸlık Bakanımı aradım, neyin nesidir… Ondan sonra da süratle Murat Kurum kardeÅŸimi aradım, o da kendisi ‘Bazı eksikler olsa bile ben, bizzat bakanımla da konuÅŸtum, buna biz müdahale ederiz ve edeceÄŸiz.’ dedi. Ve müdahalelerini de yaptılar. Ondan sonra da ekrandan bu haberi oraya koyanlar, sonra çekip aldılar. Yalana gerek yok. Biz bir ÅŸeye eÄŸer ‘Yapıyoruz, yaptık’, dersek, biz bunu yaparız Meral Hanım. Bizim adımıza dikkat et, benim adım Tayyip, soyadım da ErdoÄŸan. ErdoÄŸan’a da dikkat et, Tayyip ismine de dikkat et. Ve konuÅŸtuÄŸun zaman buna göre konuÅŸ.”
Belediye baÅŸkanlığından bugüne kadar attığı her adımı tartarak, biçerek attığını dile getiren ErdoÄŸan, “20 yıllık iktidarımız döneminde İstanbul, İzmir bütün bu otoyoldaki atılan adımlara dikkat et. Bu otoyollarda bir fire var mı? Kocaeli’nde yaşıyorsun, Kocaeli’nde attığımız adımlara da bak. EÄŸer orada bir çürük çarık ortaya koyarsan, o ayrı mesele. Yalanla, dolanla iÅŸ yapma. Yanlış yere maalesef kafanı çarpıyorsun. Dikkat et, beni kendinle de uÄŸraÅŸtırma.” dedi.
Bingöl, Van, Elazığ, İzmir, Antalya, MuÄŸla ve Kastamonu’da daha önce yaÅŸanan doÄŸa olaylar sonrasında yaraların sarılmasına iliÅŸkin görüntüler izletilmesinin ardından, muhalefetin bunlara iliÅŸkin eleÅŸtirilerinin hatırlatılması üzerine ErdoÄŸan, “Tabii muhalefet herkesi kendisi gibi beceriksiz zannediyor. Çünkü yaptıkları herhangi bir ÅŸey yok. 11 vilayetten Elazığ hariç hepsini gezdim ama hiçbir zaman oralarda gerçekten muhalefetin büyükÅŸehir belediyelerinden kimseyi göremedim. Muhalefet her zamanki gibi suistimal, ayrıştırma üzerine bir tarzla hareket ediyor. Fakat partimizin bütün büyükÅŸehir, ilçe belediyeleri istisnasız saÄŸ olsunlar kardeÅŸ belediyeler ilan etmek suretiyle ÅŸu anda deprem bölgelerinde kendilerine zemin oluÅŸturdular, burada çalışıyorlar.” ifadelerini kullandı.
Deprem bölgesinde çalışmalar yapan Cumhur İttifakı belediyelerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“Çadır, konteyner ve prefabrik kentler kuruyorlar. Bütün bu çalışmaları, 7/24 ekipler kurarak sürdürüyorlar. Sadece bunlar mı? Hayır. Yemek, yiyecek, su, A’dan Z’ye. Mesela bir kere açıklama yaptım. Sonra Hatay Valisine dedim ki ‘Açıklamanı yap.’ Bakanlarıma da söyledim, kullanma suyuyla içmeyi birbirine karıştırmasınlar. Ne olur? Kullanım suyu farklı, içme suyu farklı. Biz içme suyunda oraya yüzlerce, binlerce tırla içme suyu göndereceÄŸiz. Onun için oralardaki suları kullanmasınlar. Bunu sadece kullanım olarak alsınlar tamam ama içme suyunda gönderdiÄŸimiz o ÅŸiÅŸe sularını kullansınlar. Önceleri bunu uygulamadılar, sonra bunu uygulamaya geçtiler. Biraz da bu noktada sıkıntılar yaÅŸadık. Ama sonra bunların hepsini aÅŸtık.
YaÅŸadığımız bu felaketin ağırlığı altında bunalan insanlarımızı tabii devletine karşı tahrik etmeye çalışan bir muhalefetle karşı karşıyayız. Daha bugün bile hala benim askerime, benim Mehmet’ime, jandarmama, polisime, ‘Yoklar burada.’ diyorlar. Ya elinizde dilinize dursun. Åžu anda askerimiz, polisimiz, jandarmamız, güvenlik korucularımız hepsi oradalar, iÅŸte buyurun. Hepsi oradalar. Bu askere böyle ihanet olur mu? Bu ihaneti bir teröristler bugüne kadar askerime, Mehmet’ime, jandarmama yaptılar, bir de bu muhalefet yapıyor. Zaten bu konudaki muhalefetin içindeki bazı ağızları biliyoruz. Onlar zaman zaman bakıyorsun halleri tutuyor, geliyorlar askerimize saldırıyorlar. Ne derseniz deyin benim halkım askerine, Mehmet’ine sahip, Mehmet’iyle kucaklaşıyor, sarmaÅŸ dolaÅŸ oluyor.”
“Muhalefeti yalanlarıyla baÅŸ baÅŸa bırakıyoruz”
Türk Silahlı Kuvvetleri İnsani Yardım Tugay Komutanlığında Mehmetçik ile iftarda bir araya geldiÄŸini anımsatan ErdoÄŸan, “Hepsi de o arazinin onlara verdiÄŸi dinamizmin içindeler. Tekrar yeni görev yerlerine ne zaman gideceklerini bekliyorlar. Åžunu çok açık, net söylüyorum, ‘Ey muhalefet size, askerime, Mehmet’ime, jandarmama, polisime, güvenlik görevlilerime hakaret etmekle ekmek çıkmaz, avucunuzu yalarsınız. Biz asrın felaketinin üstesinden asrın dayanışmasıyla gelirken, muhalefeti yalanları, iftiraları, hezeyanlarıyla baÅŸ baÅŸa bırakıyoruz.” ifadesini kullandı.
Depremin yol açtığı yıkımı telafi etmek ve insanların yaralarını sarmak dışında bir hususla ilgilenmediklerini belirten CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Ziya PaÅŸa’nın “Ayinesi iÅŸtir kiÅŸinin, lafa bakılmaz. Åžahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.” sözünü hatırlatarak, şöyle konuÅŸtu:
“Ne yazık ki bizim muhalefetimiz çok konuÅŸur ama hiçbir iÅŸ yapamaz. İzmir’de deprem oldu. İzmir Belediyesi kimde? Ana muhalefette. Ne yaptılar? Hiç. Biz gidene kadar bunlar ortada yoktu. SaÄŸ olsun İçiÅŸleri Bakanım, Çevre Åžehircilik Bakanım bütün ekipleriyle beraber oraya gittiler, süratle iÅŸleri baÅŸlattılar. Milletimiz ne demeye baÅŸladı? ‘Yaparsa AK Parti yapar.’ dediler. Öyle de oldu. Yaptık. Süratle de elhamdülillah bitirdik. Ondan sonra da konutları kendilerine dağıtmaya baÅŸlattık. Rezerv alanlarında da hala çalışmalarımız yine devam ediyor. Ey bay bay Kemal, KarabaÄŸlar’da kim var? Oraya kim bakıyor? CHP belediyesi bakıyor. Peki ne yapıyorsunuz siz KarabaÄŸlar’da? Hani diyorsunuz ya kentsel dönüşüm. Neye dönüştürdüler onu? Rantsal dönüşüm. Hadi yap. Ne yapacaksan yap. Görelim.”
“İmarla ilgili zaten yasal düzenlemelerimiz var”
Kentsel dönüşüm çalışmaları planlanan bölgelerde muhalefetin “rantsal dönüşüm” diyerek çalışmalara engel olduÄŸu ifade edilerek, “Kentsel dönüşümle ilgili engellemeleri ortadan kaldıracak ÅŸekilde bir yol haritası düşünüyor musunuz?” sorusunu ErdoÄŸan, şöyle yanıtladı:
“Yol haritasını düşünüp düşünmemek ÅŸeklinde demeyeyim de imarla ilgili zaten yasal düzenlemelerimiz var. Ama bunu, bu olaylardan sonra mesela en son bu alanlarda söz sahibi olan 120-130 mühendis, mimar, jeofizikçi ve jeoloji mühendisi hocalarımızla İstanbul’da genişçe bir toplantı yaptık. İkincisini de Gaziantep’te Çevre, Åžehircilik ve İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi Bakanım kendileriyle yaptı. Bütün bunlardan sonra da yeni bir adımı, yeni bir düzenlemeyi yapmak mukadderdir diye düşünüyorum.
Bunun için de Allah lütfeder, görevi bize tekrar terettüp ederse bu hocalarımızla ÅŸu anda beraber çalışıyoruz. Ama yeni dönemde kendileriyle bunu da teferruatlı bir ÅŸekilde ele alıp yasal düzenlemeleri de yapmak suretiyle bir adım atabiliriz. Bu adımı atmak suretiyle de, ‘Bu evde filanca oturuyor. Ne olacak bunun hali?’ diye düşünmeden bunun kararını yasa yoluyla vermemiz lazım. Yok imar affıydı, yok ÅŸuydu, yok buydu filan falan artık düşünemeyiz. Çünkü düşünmeye kalırsak ÅŸu andaki depremde yaÅŸadıklarımızla karşı karşıya kalıyoruz.”
“Muhalefet de tahrik ediyor”
Olası İstanbul depreminin hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konunun fazla konuşulması halinde kamuoyuna korku getirdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Åžimdi İstanbul’da Fikirtepe’yi hatırlayın. Çamlıca’nın altındaki Küplüce, Ferah Mahallesi’ni hatırlayın. Oralarda evleri yıkamadık, ki oralar da bizim oy depomuzdur. Mehmet Özhaseki bakanken oraları tek tek ziyaret etti ve onlara ‘Bize yardımcı olun, kiraysa kira. Bir an önce buradan sizi kiraya taşıyalım. Daha sonra da burada evlerinizi yapalım ve gelin evlerinizde oturun.’ dedi. Bazıları, ‘Benim ÅŸu kadar çocuÄŸum var. En az 2-3 daire isterim’, bazıları ‘4 daire isterim.’ dedi. Muhalefet de tahrik ediyor. Bütün bu tahriklerle beraber de bunları yapmakta zorlanıyorsunuz. Fakat biz bazı ÅŸeyleri dinlemedik ve oraları yaptık. Åžu anda oralar pırıl pırıl hale geldi. Zemin artı 3 gibi binalar yapıldı. Orada evlerini yıktırmayanlar 10-15 gün önce yolumu çevirdiler, ‘BaÅŸkanım ne olur bizim evleri de yıkın’ dediler.”
“HDP’ye verilecek her taviz, PKK’ya, yani Kandil’e verilmiÅŸ demektir”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “HDP’ye verilecek her taviz, PKK’ya, yani Kandil’e verilmiÅŸ demektir.” diyerek, “(Altılı masa) Yedinci ortak var demiÅŸtim, yedinci ortak ÅŸu anda tam manasıyla ana muhalefetin başının ziyaretiyle ortaya çıkmış oldu.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Altılı masaya iliÅŸkin CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Aslında bu masanın başını ilk andan beri CHP ve HDP çekiyor, diÄŸerleri yancısı.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “PKK’lılar bu garabet masanın kendilerine umut verdiÄŸini söylüyor. FETÖ’cüler, alacakaranlık kuÅŸağı masası sayesinde ülkeye döneceklerinin hesabını yapıyor.” ifadesini kullanarak, “Terörü kaynağında kurutmaya devam edeceÄŸiz. Siyasetteki uzantılarına milletimiz gereken dersi verecek.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
“Aile kurumunun korunması bizim önceliÄŸimizdir”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Aile kurumunun korunması bizim önceliÄŸimizdir. Özgürlük adıyla LGBT gibi sapkın hayat tarzlarının toplumumuza empoze edilmesine rıza gösteremeyiz.” dedi.
ErdoÄŸan, “Åžiddet meselesi baÅŸta olmak üzere kadınlarımızın hakkına, hukukuna, onuruna yönelik hiçbir müdahaleye izin vermeyiz.” ifadesini kullandı.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Akkuyu’ya ilk nükleer yakıtın gelmesi ile ilgili, 27 Nisan’da belki Sayın Putin de gelecek veya birlikte online sistemle baÄŸlanacağız ve inÅŸallah ilk adımı atacağız.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
ErdoÄŸan, İstanbul’daki eski evinin kentsel dönüşüme girmesine iliÅŸkin soru üzerine, buranın yıkılıp, kentsel dönüşüme girmesini kendisinin söylediÄŸini belirterek, “Åžimdi önümüzü çeviriyorlar, ‘ne olur bizimkileri de yıkın.’ Niye? Yapılanları gördüler, onları görünce ‘bizimkileri de yıkın’. Halbuki ben bunları üç, dört sene önce söylediÄŸimde bu iÅŸe ‘evet’ deselerdi, bugün o binalar bitmiÅŸ olacaktı ve çok da güzel olacaktı ama anlatamıyorsun, inanmıyor, açıkta kalırım zannediyor. Åžimdi de bu felaketler olunca hepsi artık ‘baÅŸka çare yok’ dediler, herhalde. Süratle bir deÄŸiÅŸim, dönüşüme gidiyoruz.” dedi.
“Askerimize bu tür hakarette bulunanlar vatan hainidir”
Muhalefetin, deprem bölgesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) sahaya çıkmadığı yönündeki iddiaları ile AFAD ve Kızılay’a yönelik eleÅŸtirilerinin sorulmasına karşılık ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Bunlar, ne millidir, ne yerlidir. Ağır olacak, kusura bakmayın, askerimize bu tür hakarette bulunanlar vatan hainidir. Bunların vatanını, milletini sevmek gibi bir derdi yok. Açık, net söylüyorum bunlar vatan hainidir, bunlar asker düşmanıdır. Jandarmanın, polisin düşmanıdır. Bunların da kimler olduÄŸunu herhalde tek tek ayıklamamıza gerek yok. Kimler oldukları belli. Åžu anda bay bay Kemal’in, ana muhalefetin başındaki zatın kimi ziyaret ettiÄŸi belli deÄŸil mi, kimi ziyaret ediyor, terörün parlamentodaki uzantılarını ziyaret ediyor. Terörün, teröristlerin, parlamentodaki uzantılarını ziyaret eden ana muhalefetin başı, acaba buradan ne elde edecek?”
KahramanmaraÅŸ merkezli depremlerin ardından, Kandil’den TSK’ya yönelik yapılan açıklamaların hatırlatılması üzerine ErdoÄŸan, “Onlar, eÄŸer benim askerimi kötülüyorsa, onlar iktidarı kötülüyorsa demek ki doÄŸru yoldayız. Çünkü onlar bizim silahımızı kötülüyor. Bu silah kim için kullanılıyor? Bu silah, teröristler için kullanılıyor. Nerede bir terörist varsa, biz her ÅŸeyimizle, bütün gücümüzle onların tepesine tepesine ineceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.
“Milletim gereken hesabı 14 Mayıs’ta bunlardan soracaktır”
ErdoÄŸan, ana muhalefetin başındaki kiÅŸinin Selahattin DemirtaÅŸ’ı, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ı kurtarmaktan bahsettiÄŸini dile getirerek, şöyle devam etti:
“Sen nerede dolaşıyorsun? Diyarbakır’daki o yavrularımızı, o insanımızı öldürenler, bu DemirtaÅŸ’ın talimatıyla sokaklara dökülüp onları öldürmediler mi, onları ÅŸehit etmediler mi? Åžu anda Meral Hanım da içinde olmak kaydıyla, birlikte Altılı Masa, ÅŸimdi yedi oldular, bunları nasıl çıkaracaklarının planını yapıyorlar. Benim milletim bu ihanet ÅŸebekelerine, bu vatana ihanet edenlere, 14 Mayıs’ta yol vermeyecektir. Gereken hesabı da 14 Mayıs’ta bunlardan soracaktır. Çünkü benim Türk Silahlı Kuvvetlerim milletin emrindedir, ihanet ÅŸebekelerinin emrinde deÄŸil.”
Askerin depremin ilk anından itibaren hemen vatandaşın yardımına koştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
“Silahlı kuvvetlerimiz içinde Ankara’da konuÅŸlu İnsani Yardım Tugayımız, depremden sonra üç saat içinde bölgeye intikal için hazır haldeydi. Bölgedeki askeri birliklerimiz zaten ilk andan itibaren milletimizin yaralarını sarmaya baÅŸlamıştı. Fedakarlığı, vicdanı ile dünyaya emsal olan askerimizin deprem bölgesinde yaptıklarını inkar etmek, Türk milletine hakaret etmek demektir. Erinden Genelkurmay BaÅŸkanı’na kadar, her rütbedeki askerimiz, milletiyle bütünleÅŸti, derdine derman oldu. Askerimizin yaptığı tüm faaliyetler, resmi kayıtlarda ve askeri yazışmalarda, ceridelerde de mevcuttur. Gerçekleri saptıranların tek amacı, milli birliÄŸimizi, vatandaşımızın askerine olan güvenini sarsmaktır. Bunu baÅŸaramayacaklar.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Kızılay ve AFAD’a yönelik eleÅŸtirilere iliÅŸkin de “Aynı ÅŸeyi Kızılay için de yaptılar, aynı ÅŸeyi AFAD için yapıyorlar. İlk andan itibaren AFAD, Kızılayla birlikte, hepsi bölgedeler. Gözleriniz kör mü sizin? Bay bay Kemal’in gözünün kör olduÄŸunu anladık da sizin de mi gözünüz kör? O çadırın kapısında AFAD’ın tabelası var, onu görmüyor, ‘AFAD orada yoktu’ diyor.” ifadelerini kullandı.
Deprem bölgesinde enkaz kaldırma çalışmalarını, birinci derecede Çevre Åžehircilik ve İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi Bakanlığının yürüttüğünü anlatan ErdoÄŸan, “AFAD ise ağırlıklı olarak çadır kurulumlarını yürütüyor. Bunun yanında sahra hastanelerini, vesaire bunları bir taraftan yürütüyor. Deprem bölgesindeki kardeÅŸlerimizin yardımına koÅŸan 35 bini arama kurtarma personeli, 271 bini kamu personeli ve gönüllü olmak üzere yaklaşık yarım milyon insanımızın her birine tekrar şükranlarımı sunuyorum.” diye konuÅŸtu.
“Her birinin diÄŸerine bakışı da arızalı”
HDP’nin, cumhurbaÅŸkanı seçimlerinde aday çıkarmayacağının ve CHP Genel BaÅŸkanı ve Millet İttifakı adayı Kemal KılıçdaroÄŸlu’na destek vereceÄŸinin belirtilmesi üzerine de ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:
“Özellikle bu ziyarette kapı arkasında nelerin yapıldığını bilemiyorum. Ama çok çok hassas konular, özellikle bu yerel yönetim, özerklik ÅŸartından tut da ve ÅŸu anda içeridekilerin çıkarılması, vesaire bu konularla ilgili konular… Her ÅŸeyden önce HDP’ye verilecek her taviz, PKK’ya yani Kandil’e verilmiÅŸ demektir. Aylar önce, masanın altında bir yedinci ortak var demiÅŸtim. Belki birileri onu hiç kale almadılar ama yedinci ortak, ÅŸu anda tam manasıyla ana muhalefetin başının ziyaretiyle ortaya çıkmış oldu. Dikkat edin, partisinde veya parti genel merkezinde ziyaret deÄŸil, korktu, ürktü, ne yaptı, parlamentodaki grup odasında kendilerini ziyaret etti. Kendi ifadeleriyle ‘kumar masasındakilerin’ sadece HDP’ye deÄŸil, her birinin diÄŸerine bakışı da bunların arızalı. Meral Hanım, esip gürlüyorsun, hani kumar masası, hani noter? Ne oldu sana? Niye geri vitese taktın da dönüp tekrar masaya oturdun?”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, İYİ Parti Genel BaÅŸkanı Meral AkÅŸener’in Altılı Masa’ya neden tekrar oturduÄŸunun sorulması üzerine, “Masadakiler birbirlerine ÅŸimdi hep yan gözle bakıyor. Ben mi suçluyum? Sen mi suçlusun? Ne oldu? Ve bak dağılma baÅŸladı. Nitekim bugün bize de belediye baÅŸkanı Manavgat’ın bir hanımefendi, geniÅŸ bir katılım yaptılar. ‘Biz artık yani bu terör örgütleriyle el ele olan, beraber olanlarla birlikte yürümeyiz.’ dediler. Aynı ÅŸekilde bir milletvekilinin niçin ayrıldığını bizzat kendisi açıkladı. Neden ayrıldı? ‘Bunlarla biz bir arada olamayız.’dedi.” ifadelerini kullandı.
“Karşımızda kaybedenler kulübü gibi bir masa var”
İnsanı en çok yoran ÅŸeyin “belirsizlik” olduÄŸunu söyleyen ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Yedili masa henüz hiçbir ÅŸey yapmamış olmasına raÄŸmen ÅŸimdiden yorgundur, bitiktir. Karşımızda kaybedenler kulübü gibi bir masa var. Masada olup da hiç seçim kazanan var mı, yok. Kendi baÅŸarısıyla, yeteneÄŸiyle bir yere gelmiÅŸ olan var mı, yok. Kimi kasetle iÅŸbaşına geldi, kiminin elinden biz tuttuk, bir yerlere getirdik, baÅŸbakan yaptık, bakan yaptık. Kimi her gittiÄŸi, partiyi karıştırıp, kaostan beslendi. Masanın gizli ortaklarının da nasıl partinin başına geldiÄŸini tüm vatandaÅŸlarım biliyor. Koalisyondan dahi kötü bir örnek olan bu masadakiler, aralarındaki kavgayı, birbirine verdikleri tavizleri, demokrasi diye yutturmaya çalışıyor. Milletim onlara nasılsa bu güzel memleketin idaresini vermeyeceÄŸi için kendi aralarında istedikleri kadar dövüşsünler, birbirlerine vursunlar ama ÅŸu tabloya bakıp da ülke siyaseti adına üzülmemek elde deÄŸil.”
CHP ile HDP heyetleri arasında geçen hafta başında TBMM’de yapılan görüşmeyi eleÅŸtiren ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“HDP EÅŸ BaÅŸkanı, bay bay Kemal ile görüşmeden sonra ‘Gelecek dönem yapılacakları istiÅŸare ettik’ diyor. İYİ Parti Genel BaÅŸkanı çıkıyor, ‘HDP de HDP’nin talepleri de masaya gelemez’ diyor. Bakıyorsun bir gün önce bunu söylüyor, bir gün sonra çok çok farklı bir tornistan. Sanki bunların hepsi unutulmuÅŸ. Partinin eski sözcüsü bile hanımefendiye inanmıyor, partisinden istifa ediyor. Esasında bu masanın başını ilk andan beri CHP ve HDP çekiyor. DiÄŸerleri bu masanın yancısı. ÖrneÄŸin Saadet’e CHP ile HDP, PKK’nın İslam düşmanlığını gizleme rolü verilmiÅŸ. İYİ Parti’ye bu ÅŸer masasının bölücülük planlarını örtme vazifesi verilmiÅŸ. Onlar da bu rolü hevesle yerine getiriyor. PKK’lılar bu garabet masanın kendilerine umut verdiÄŸini söylüyor. Firari FETÖ’cüler bu alaca karanlık kuÅŸağı masası sayesinde ülkeye geri dönebileceklerinin hesabını yapıyorlar. Kamudan temizlediÄŸimiz FETÖ’cüler ve PKK’cılar devlet kadrolarını iÅŸgal etmek için ÅŸimdi gün sayıyor. Milletim bunların hepsini görüyor. İnanıyorum ki milletimiz bunların hepsine de en güzel dersi 14 Mayıs’ta verecektir.”
“Bu millet hesapların en güzelini sorar”
Bölücü terör örgütü elebaÅŸlarının “CHP’yi biz getiriyoruz”, “Altılı masayı biz getiriyoruz”, “14 Mayıs’ta ErdoÄŸan’dan bu ülkeyi temizleyeceÄŸiz” ÅŸeklinde açıklamalar yaptığına dikkati çeken ErdoÄŸan, CumhurbaÅŸkanı adayı olan Memleket Partisi Genel BaÅŸkanı Muharrem İnce’ye yönelik ÅŸu ifadeleri kullandı:
“Bu ara onlara son dönemde CumhurbaÅŸkanı adayı olan zat, o da katıldı. Bakıyorsunuz aynı ÅŸeyleri o da söylüyor. ‘Türkiye’nin ErdoÄŸan’dan kurtulması lazım’ diyor. ErdoÄŸan sana ne yaptı? ErdoÄŸan bu ülkeye hizmetkar olmaktan baÅŸka ne yaptı? Yazıklar olsun. Åžu anda terör örgütleriyle yan yana olanlarla sen yan yanasın. Yıllar yılı zaten onlarla beraber oldun. Seni bir yere koymadılar. Åžimdi kalktın cumhurbaÅŸkanı adayı oldun. CumhurbaÅŸkanı adayı olmak suretiyle de acaba seni yanlarına alacaklar mı almayacaklar mı, iÅŸte onun için de senin de kapını çaldılar. Åžimdi bu kapını çalmakla da belki bu akÅŸam hala görüşmeleriniz devam ediyor bilemem. Buradan acaba sana da bir ÅŸeyler çıkar mı çıkmaz mı bunun gayreti içerisindesin. Çünkü her gelene 20 sana, 10-15 sana… Bay bay Kemal ÅŸu anda hepsine bir ÅŸey dağıtıyor. ‘Ne vereyim abime’ dediÄŸimiz bu. Bunu çok açık, net bir ÅŸekilde yapıyor. Bütün bunlara karşı benim milletim hesap sormayacak mı? Bu millet hesapların en güzelini sorar. İnÅŸallah 14 Mayıs’ta da bunu soracak.”
“Gereken dersi Cudi’de, Gabar’da verdik”
Yayında, HDP’li siyasetçilerin bölücü terör örgütünü öven açıklamalarının yer aldığı videonun izlenmesinin ardından ErdoÄŸan, Sırrı Sakık’ın “Yüz yıllık cumhuriyeti yıkacağız” sözlerine tepki göstererek, şöyle devam etti:
“Bay bay Kemal sen kiminle, neyi konuÅŸtuÄŸunu bize yutturacak mısın? Kapalı kapıların ardında demek ki görüştüğünüz önemli konular iÅŸte bunlar. Öbür tarafta bakıyorsun ÅŸu anda parlamentodaki bu partinin başı olan bayan iÅŸte buyurun Kandil’de kimlerle el ele, kol kola bu da ortada. Her ÅŸey bu kadar açık. Bütün bunlara raÄŸmen terörü kaynağında kurutmaya devam edeceÄŸiz. Siyasetteki uzantılarına milletimiz gereken dersi verecek. Biz AK Parti iktidarı olarak gereken dersi Cudi’de, Gabar’da, Bestler Dereler’de, Tendürek’te verdik. Gereken dersi vererek bunları sindirdik. Aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Terörist baÅŸları ile ÅŸu anda parlamentodaki uzantısı bu terör örgütünün uzantısıdır. Dolayısıyla ‘Bu terörist deÄŸildir’ diye bilir miyiz? HDP’yi kim nereye, nasıl çekiyor? Åžu anda da ana muhalefetin başı bunlarla ortaklık kurmak suretiyle parlamentoda bunların yerlerini garantiye almanın gayreti içerisinde. Bu millet bunlara yol vermeyecek.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Çankaya Köşkü’nde A Haber, ATV, A Para ve A News ortak canlı yayınında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
“Seçimden sonra 6284 sayılı yasayı kaldıracak mısınız? Bunun üzerinden bir propaganda yürütülüyor. Bu konudaki tartışmalara ne dersiniz?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“Bu bir kumar. Bu oyuna gelmemek gerekir. Bu konuda kimin ne dediÄŸine bakmıyoruz. Aile kurumunun korunması bizim önceliÄŸimizdir. Bu konuyu bugüne kadar anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi dahil en açık ÅŸekilde biz savunduk. Özgürlük adıyla LGBT gibi sapkın hayat tarzlarının toplumumuza empoze edilmesine rıza gösteremeyiz. İnsanlığın ortak deÄŸerlerine zıt, sapkın akımlarla sonuna kadar mücadele edeceÄŸiz. Toplumun temeli olan aileyi korumak tüm insanlığın görevidir. Aynı ÅŸekilde ÅŸiddet meselesi baÅŸta olmak üzere kadınlarımızın hakkına, hukukuna, onuruna yönelik hiçbir müdahaleye de izin vermeyiz. Ancak görülüyor ki gökkuÅŸağı masası için milletimizin deÄŸerleri hiçbir anlam ifade etmiyor. Terör örgütleri gibi sapkın akımların da önünü açma, aile kurumunu delik deÅŸik etme niyetindeler. Milletim ne bu sapkın akımlara ne de bu akımlara göz yumanlara ne de aile yapımızı parçalamaya çalışanlara inanıyorum fırsat vermeyecektir. LGBT adıyla ya da baÅŸka isimlerle bu gökkuÅŸağı masasının kurulmasına müsaade etmeyeceÄŸiz.”
“GökkuÅŸağı masası mıdır?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, “Öyle. Altılı masanın açtığınız zaman altından ne çıkıyor? Bu çıkıyor.” dedi.
Son 21 yılda kadına dair çok önemli kazanımların AK Parti sayesinde hayata geçtiÄŸini ifade eden ErdoÄŸan, üniversite öğrenimine eriÅŸimde kadınların oranının yüzde 13’ten yüzde 50’ye çıktığını söyledi.
Kadınların eÄŸitim hayatındaki en büyük engel olan başörtüsü yasaklarını tarihe gömdüklerini dile getiren ErdoÄŸan, Türkiye’de eÄŸitimde fırsat eÅŸitliÄŸinin AK Parti ile saÄŸlandığını kaydetti.
ErdoÄŸan, kamuda kadın istihdamının yüzde 40’a kadar ulaÅŸtığını, yüzde 27’lerdeki kadınların iÅŸ gücüne katılımının Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarak yüzde 36 olduÄŸunu bildirdi.
İstihdamdaki kadın sayısını 6 milyondan 10,5 milyona yaklaÅŸtırdıklarını ifade eden ErdoÄŸan, TBMM’de göreve geldiklerinde yüzde 4,1 olan kadın temsilini 2002’den bu yana artırarak yüzde 17,4’e ulaÅŸtırdıklarını belirtti.
ErdoÄŸan, “Kadına yönelik ÅŸiddetle mücadelede en kararlı adımları biz attık. EÄŸitimden siyasete, ekonomiden sanata, spordan ticarete kadar kadınlarımızı hayatın her alanında destekledik, yanlarında olduk. Kadınlarımız son yıllarda tüm bu alanlarda gösterdikleri baÅŸarılarla bizim gururumuz oldu. Bundan sonraki süreçte yakalanan bu ivmeyle daha da güçlenerek bu yola devam edecekler.” diye konuÅŸtu.
Erdoğan, kadına şiddete yönelik verdikleri savaşın hiçbir dönemde olmadığını söyledi.
“GençliÄŸimize ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonumuzu emanet ediyoruz”
Yeniden Refah Partisi ile bu konuda bir müzakere yapıldığına yönelik muhalefetin iddialarda bulunduÄŸu hatırlatılarak, CHP Genel BaÅŸkanı Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun da kadınların haklarında büyük bir erozyon olacağına iliÅŸkin video paylaÅŸtığının belirtilmesi üzerine ErdoÄŸan, “Kadınların haklarında bizim verdiÄŸimizi CHP kendi iktidarları döneminde kadınlarımıza vermemiÅŸtir.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
“Meclis’te ÅŸu an 101 kadın vekil var, yarısından çoÄŸu AK Parti’den. CHP, en düşük karne sahibi partilerin başında geliyor.” denilmesi üzerine de ErdoÄŸan, “DoÄŸru. Åžu anda CHP’nin kaç tane kadın milletvekili var? Rakamlar ortada.” ifadelerini kullandı.
“Seçim yaşını 18 yaşına indirdiniz. Önümüzdeki süreçte hem milletvekili adayları içerisinde hem de yerel seçimlerde genç adaylara öncelik görecek miyiz?” sorusuna karşılık ErdoÄŸan, gençlere her zaman güvendiÄŸini ve inandığını belirtti.
Göreve geldiklerinde seçilme yaşının 30 olduÄŸunu, bunu ilk etapta 25’e, daha sonra 18’e indirdiklerini ve 18’i seçme seçilme yaşı yaptıklarını anımsatan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Niye CHP yapamadı bunu? DiÄŸerleri niye yapamadı? Niye onlar yapamadı da biz yaptık? Çünkü biz gencimize inanıyorduk. Hatta ne dediler bunlar? ‘Parlamentoyu çoluk çocuÄŸa mı bırakacaksınız?’ Biz dedik ki ‘Hayır. Biz Fatihlerin torunlarıyız. İstanbul’u 18 yaşında fetheden Fatih hangi iradeye sahipse onun nesli de aynı iradenin bir tecessümü olarak bunu gerçekleÅŸtirecektir.’ dedik ve yola koyulduk. Bugün de gençliÄŸimize ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonumuzu emanet ediyoruz. Küresel ve yerel vesayetçilerle, darbecilerle, terör örgütleriyle mücadele ede ede bu noktaya getirdiÄŸimiz ülkeyi biz gençlerimize emanet ediyoruz. Biliyorsunuz bu seçilme yaÅŸlarıyla ilgili mücadelemizde tek sorum var. Peki CHP ne yaptı? Hiç.”
Erdoğan, 183 saat sonra enkazdan çıkarılan vatandaşın polis babasıyla yaptığı konuşmaya ilişkin videonun gösterilmesinin ardından 850 depremzedenin kol ve bacaklarını kaybettiğini, ampüte depremzedelerle ilgili tüm ortopedik müdahalelerin yapıldığını ve buna devam edildiği anlattı.
Erdoğan, devletin başı olarak depremzedeleri yalnız bırakmayacaklarını ve hayat mücadelelerinde yanlarında olacaklarını belirtti.
Muhalefetin Mersin’deki Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ni durduracağı iddiasına iliÅŸkin soruyu yanıtlayan ErdoÄŸan, muhalefetin amacının ülkede taÅŸ üstünde taÅŸ koymamak olduÄŸunu ifade etti.
ErdoÄŸan, “Ya neyi durduruyorsun? Bu ülkede her ÅŸeyin bir özerkliÄŸi var. Var mı öyle 25 kuruÅŸa simit? Enerji, hidroelektrik, bunun yanında tamamıyla kömür santralleri, ÅŸu andaki Akkuyu enerji santrali bunlar bizim için olmazsa olmaz yatırımlar. Burada bizim dört tane nükleer enerji santrali var. 27 Nisan’da bir tanesinin açılışını yapıyoruz. Ardından diÄŸer üçünün de açılışını yapacağız. Bunlarla ciddi manada bir enerji depolayacağız. Bunun ardından da üç tane daha planlıyoruz. Bu üç taneyi de inÅŸallah önümüzdeki beÅŸ senede halletmemiz gerekiyor. Türkiye enerjide bir sıkıntıya girmesin, bunu yapmaya mecburuz.” diye konuÅŸtu.
Dünyanın enerjide sıkıntılar yaÅŸadığına dikkati çeken ErdoÄŸan, “Akkuyu’yu ÅŸu anda baÅŸarılı bir ÅŸekilde sürdürüyoruz. 27 Nisan’da belki sayın Putin de gelecek veya birlikte bir online sistemle baÄŸlanacağız ve Akkuyu’nun inÅŸallah ilk adımını atacağız.” dedi.
“Bakan arkadaÅŸlarımız birikimlerini milletvekili deÄŸerlendirecektir”
ErdoÄŸan, AK Parti’nin milletvekili listelerine iliÅŸkin soru üzerine, ülkede demokrasiye samimiyetle sahip çıkan, parti içinde de demokrasiyi en ÅŸeffaf yürüten teÅŸkilatın partisinde olduÄŸunu dile getirdi.
Tüm illerde 6 binin üzerinde aday adayı için temayül yoklamalarını yaptıklarını bildiren Erdoğan şöyle devam etti:
“Bu sayı partimize ilginin bir göstergesidir. MYK ile MKYK üyelerimizden oluÅŸan 14 komisyon aday adaylarını yüz yüze görüşmeyle deÄŸerlendirmeye tabi tutuyor. Bu sürecin ardından da baÅŸkanlığını bizzat yapacağım üst komisyonda aday listemize son ÅŸeklini vereceÄŸiz. Her dönemde olduÄŸu gibi bu dönemde de milletvekili listelerimizde birtakım yenilenmeler muhakkak olacaktır. Bakan arkadaÅŸlarımız da kabinede sahip oldukları birikimi ve enerjiyi milletvekili olarak Meclis çatısı altında deÄŸerlendirecektir. Her bir bakan arkadaşımız en iyi hizmet edeceÄŸi yerden aday olacaktır. AK Parti ben partisi deÄŸil, biz partisidir. Biz bu bayrak yarışını aday olsa da olmasa da bütün arkadaÅŸlarımızla farklı görevlerde sürdüreceÄŸiz. Bu konuyla ilgili önümüzdeki hafta içinde bunları bir neticeye baÄŸlayacağız.”
Cumhur İttifakı’nın seçim çalışmaları ve yeni döneme iliÅŸkin soru üzerine ErdoÄŸan, 20 yıldır 2023 seçimlerine hazırlandıklarını söyledi.
“Kampanyamızı depremzedelerimizin acısına saygılı ÅŸekilde yürüteceÄŸiz”
Cumhuriyetin 100. yılının Türkiye için taşıdığı ehemmiyeti bildiklerini vurgulayan ErdoÄŸan, 28 Ekim 2022’de “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla seçim kampanyasının ilk iÅŸaret fiÅŸeÄŸini zaten attıklarını söyledi.
Ancak deprem nedeniyle seçim kampanyasında deÄŸiÅŸikliÄŸe gittiklerini belirten ErdoÄŸan, “Ülkemizin 11 ilinde insanlarımız ÅŸu anda yas tutuyor. Evlerini kaybedenler üzüntü içinde. Åžehirlerimiz ayaÄŸa kalkma mücadelesi veriyor. Böyle bir iklimde kimse vur patlasın çal oynasın türü bir kampanya yapamaz, yapmamalıdır. Biz de kampanyamızı seçimin önemine uygun ama aynı zamanda depremzedelerimizin acısına saygılı bir ÅŸekilde yürütme kararı aldık.” diye konuÅŸtu.
Seçim çalışmalarını yüz yüze, gönül gönüle yapacaklarını dile getiren ErdoÄŸan, “Halkımız sessiz ama derinden bir seçim kampanya süresini yaÅŸayacak. Türkiye Yüzyılı vizyonu ana temamızla çalışmalarımızı sürdüreceÄŸiz. Aday listelerinin Yüksek Seçim Kuruluna verilmesinin ardından beyannamemizi ve sloganlarımızı kamuoyuyla paylaÅŸacağız.” dedi.
“Ülkemizi savaÅŸa sokmayacağız”
Türkiye’nin içinde olduÄŸunu bölgenin ve dünyanın giderek sertleÅŸen bir uluslararası mücadele alanına döndüğünü vurgulayan ErdoÄŸan ÅŸunları kaydetti:
“Krizler ve savaÅŸlarla anılan bir dünyayı tecrübe ediyoruz. Biz bu ortamda güçlü, bağımsız bir Türkiye inÅŸa edebildik ve bunu sürdürmeye ihtiyacımız var. SavaÅŸ bu topraklara gelmesin diye mücadele verdik, vermeye devam edeceÄŸiz. Åžunu açıklayabilirim; ülkemizi savaÅŸa sokmayacağız, aile kurumunu güçlü tutacağız, ağırlıklı Suriye’den olmak üzere göç konusunda daha hassas davranacağız ve göçmenleri de birilerine yedirmeyeceÄŸiz. Bizim son iki yıllık çabamız olmamış olsaydı Batı kulübü Türkiye’yi Rusya’ya karşı savaÅŸ ortamına çekerdi. Biz burada olduÄŸumuz müddetçe buna müsaade etmeyeceÄŸiz. Anlatacağımız bir diÄŸer unsur kesinlikle Rusya-Ukrayna arasındaki bu süreci ciddi, kararlı bir arabuluculukla inÅŸallah nihayete erdirmektir.”
Seçimlerde uygulanacak D’Hondt sistemiyle ne gibi deÄŸiÅŸikliklerin ortaya çıkabileceÄŸine iliÅŸkin deÄŸerlendirmelerde bulunan ErdoÄŸan, “Kendi logosuyla seçimlere girme kararlılığı içerisinde olan partilerimiz buradan ne alırlarsa tabii ki geleceÄŸe de onunla yürüme durumları olacak.” ifadelerini kullandı.
Bu durumu aralarında sık sık görüştüklerini, sistemin geliştirilmesi gereken tarafları bulunduğunu, seçimden sonra bunları ele alacaklarını ancak şu anda çok erken olduğunu anlatan Erdoğan, şimdiden bunları konuşmanın faydalı olacağına inanmadığını söyledi.
“DoÄŸru adımlarla yola devam”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, yeni dönemden bahsederken kullandığı “ÅŸahlanma dönemi” ifadesinin ne anlama geldiÄŸi sorusunu yanıtlarken, ekonomik, sosyal, siyaset alanlarında neler olacağına iliÅŸkin hazırladıkları basın bildirisini yakında kamuoyuyla paylaÅŸacaklarını anlatarak, daha önce kullandıkları “Durmak yok, yola devam” sloganını “DoÄŸru adımlarla yola devam” ÅŸeklinde güncellediklerini ve bunun yeni dönemin baÅŸlığı olacağını söyledi.
Türkiye’ye 20 yılda kazandırdıkları güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısının adeta Türkiye Yüzyılı vizyonunun bir girizgahı gibi olduÄŸunu ifade eden ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Åžimdi sıra asıl büyük hamlemizi yapmaya geldi. Tabii bunun ilk ÅŸartı 14 Mayıs seçimlerinde cumhurbaÅŸkanlığı ve Mecliste çoÄŸunluÄŸu kazanmaktır. Çünkü karşımızda ülkenin yirmi yılını çöpe atmaya niyetli bir yapı var. Bizim amacımız 14 Mayıs’ın hemen ertesinde deprem yaralarının sarılması ve Türkiye Yüzyılı’nın inÅŸası hedefiyle yeni bir atılım baÅŸlatmaktır. İşte ÅŸurada eserleri görüyorsunuz. Bir taraftan Rize Artvin Havalimanı, öbür taraftan Togg, öbür taraftan 1915 Çanakkale Köprüsü. Ya bunların hayalinden geçmez bu. Ama biz bütün bunları yapa yapa geliyoruz. İşte bir taraftan Gaziantep’te Gaziray. Ya çıkmış bir tanesi, bu masanın içinde olanlardan, Sivas’a diyor hızlı tren ne gerek? Sivaslı bu adam. Çamlıca, oraya diyor ’60 bin kiÅŸiyi dolduracaklarmış.’ diyor. ‘Doldurun da görelim.’ diyor. Ya sen buraya uÄŸramadın ki. Bir uÄŸra da bak.”
“Çok ÅŸaşırmıyor musunuz Sayın CumhurbaÅŸkanı? Muhafazakar kimliÄŸiyle bilinen isimler?” sorusunu ise ErdoÄŸan, “Åžaşırmaz olur muyum? Böyle bir ÅŸeyi biz beyefendiden beklemezdik. Nasıl bu lafları etmeye baÅŸladı? Kim bunun suflörü? Bilemiyoruz.” ÅŸeklinde yanıtladı.
Bir kandil gecesi Saadet Partisi Genel BaÅŸkan’ının CHP Genel BaÅŸkanı’nı cumhurbaÅŸkanı adayı olarak açıkladığında ne hissettiÄŸi sorulan ErdoÄŸan, “Allah iyiliÄŸini versin ya. Åžu anda bizden daha fazla cumaya gidiyor.” dedi.
“Ben alana bakarım”
“Sosyal medyada anketler üzerinden manipülasyonlar yapıldığının” söylenmesi üzerine ErdoÄŸan, “Ben alana bakarım. Hele hele 11 ilimizdeki bu depremin olduÄŸu dönemde gelen kamuoyu araÅŸtırmalarının saÄŸlık, sıhhat durumunu bir defa asla kabullenmek mümkün deÄŸil.” dedi.
En son Adıyaman’da gerçekleÅŸtirdikleri törende 20 bin kiÅŸinin meydanı doldurduÄŸunu bildiren ErdoÄŸan, “Bu bir ÅŸeyi gösteriyor. Bu alanda olanlar da havalimanından alana gelene kadar yollardaki insanların yoÄŸunluÄŸu anlatılır gibi deÄŸildi. Meydanların dilidir aslolan ve meydanların dilinde bunu gördük.” ifadelerini kullandı.
Millete dokunmadıktan sonra hiçbir yolun başarıya götürmeyeceğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
“CHP’nin bazı anket firmalarını toplayıp kendilerine özel sonuç sipariÅŸ ettiÄŸini, bunun için de milyonları özellikle belli rakamlarla bir yerlere çekme gayreti içerisinde olduklarını biliyoruz. Tabii her seçim sürecinde içeriden ve dışarıdan algı operasyonu giriÅŸimlerine biz alışkınız. Yine benzer yollara tevessül ediyorlar. Tezviratlarla, yalan dolanlarla kazanç elde etme hesabı yapıyorlar. Ama bu millet feraset sahibidir. Yanlış hesapları bozmakta da mahirdir. Onlar sosyal medya oyunlarıyla masa başında hazırladıkları anket tablolarıyla kendilerini oyalayadursunlar. Milletimiz kimi sandığa gömeceÄŸini, kimi oradan çıkartacağını gayet iyi biliyor.”
“Sosyal medyanın yalan, iftira mecrasına dönüşmesinden vatandaÅŸlarımız da mustarip”
Sosyal medyada yayılan yalanlara karşı meydanı boş bırakmadıklarını, İletişim Başkanlığı başta olmak üzere ilgili birimlerin her yalanı, doğrusunu ortaya koyarak ifşa ettiğini aktaran Erdoğan, bu şekilde yüzlerce, binlerce yalanın çürütüldüğünü anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
“İletiÅŸim BaÅŸkanlığımız çürüttüğü yalanlar ve doÄŸrusunu anlattığı bu tezviratlarla ilgili depremin ilk gününden bu yana 52 dezenformasyon bülteni yayınladı. Esasen sosyal medyanın yalan ve iftira mecrası haline dönüşmesinden vatandaÅŸlarımız da mustarip. Depremin hemen ikinci günü elektronik devlet üzerinden açılan dezenformasyon bildirim servisine bugüne kadar vatandaÅŸlarımız tarafından yapılan bildirimlerin sayısının 10 bine ulaÅŸmış olması da bu rahatsızlığı çok açık, net gösteriyor. Benim bir iletiÅŸim seferberliÄŸi çaÄŸrım olmuÅŸtu hatırlarsanız. VatandaÅŸlarımızın yaptığı bu dezenformasyon bildirimleri de çaÄŸrımızın karşılığı bulduÄŸunu açık net gösteriyor. Tabii seçim sürecinde dezenformasyonla mücadele daha bir önem kazanıyor. İnÅŸallah bu mücadelemizi topyekun bir ÅŸekilde sürdüreceÄŸiz.”
“Anketleri yukarıda göstererek muhalefet ne yapmayı amaçlıyor, seçim gecesine dair bir provokasyon mu hedefleniyor? Seçmenlerde beklentiyi yükseltip oyun mu oynanmak isteniyor?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, “Vatandaşımızın bu noktadaki bakış açısını acaba nasıl terse yorumlarız, bunun gayreti içindeler baÅŸka bir ÅŸey deÄŸil.” diye konuÅŸtu.
ErdoÄŸan, “Seçimi ikinci tura bırakma senaryosu da olabilir mi bunun içinde?” sorusuna, “Her ÅŸey olabilir. Ama onların ikinci tura bırakma gayretleri bir defa çok çok ucuz algı operasyonu. Benim milletim bunu yutmaz.” cevabını verdi.
Togg sahiplerinin belirlendiği ilk çekiliş hatırlatılarak, karalama kampanyaları yapıldığının söylenmesine karşılık da Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
“Sayın KılıçdaroÄŸlu’nun yalandan baÅŸka ürettiÄŸi bir ÅŸey yok. ‘Olsa da satılmaz.’ Peki bu kadar kurada çıkanlar, bunu hangi algıyla, hangi alışkanlıkla sıraya girip bu kuranın çekilmesine katıldılar? 177 bin yanılmıyorsam ÅŸu ana kadar müracaat eden var. Biz bu hayali gerçekleÅŸtirmek için çok uÄŸraÅŸtık. Aradığımız baba yiÄŸitleri nihayet bulduktan sonra hızla iÅŸe baÅŸladık ve hamdolsun neticelendirdik. Önce tasarımı sonra fabrikası derken iÅŸte satış aÅŸamasına geldik.”
“Benim tezim her zaman düşük faizdir”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ABD ve Avrupa’daki banka iflaslarının hatırlatılması üzerine de şöyle konuÅŸtu:
“Benim tezim her zaman düşük faizdir. Avrupa devamlı yüksek faizlerle bu yolda devam etmek istedi ama bunların bu yüksek faiz teorisi tutmadı. Åžu anda da bunun bedelini ağır bir ÅŸekilde ödüyorlar. Artan küresel enflasyon baskıları karşısında uygulamaya konan sıkı para politikalarının küresel ekonomik aktiviteyi baskılayarak tüm dünyayı resesyona sürükleyebilme riski var. Bu riski daha önceden gündeme taşımıştık ve bu konuda herkesin çok dikkatli olması gerektiÄŸini de defaatle ifade etmiÅŸtik. Bütün bu uyarılarımıza raÄŸmen bunun gerçeÄŸe dönüştüğünü üzüntüyle görüyoruz.”
Küresel ekonomik aktivitenin önemli derecede baskılanmış durumda olduÄŸunu aktaran ErdoÄŸan, bu hafta içerisinde Dünya Bankası tarafından yayınlanan raporda, küresel büyümenin yüzde 2,2’ye gerileyeceÄŸinin öngörüldüğünü belirtti.
Son 30 yılın en düşük büyüme rakamı olan bu beklentinin, dünya ekonomisinde kayıp bir 10 yıllık dönemi tetikleyeceÄŸinin ifade edildiÄŸini söyleyen ErdoÄŸan, “Resesyon riski bu denli belirgin hale gelmiÅŸken bir de sıkılaÅŸan para politikası, borçlanma maliyetlerini artırıyor, tahvil faaliyetlerini de düşürüyor. Bu nedenle bankaların zarar etmesi ve artan risk algısı nedeniyle mudilerin mevduatlarını çekmeleri sonucunda Amerika’da 3 banka biliyorsunuz iflas etti.” dedi.
Aynı tehlikenin önce İsviçre Bankası Credit Suisse’e, ÅŸimdi de baÅŸka Avrupa bankalarına sıçradığını anlatan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Amerika’da baÅŸlayan ve daha sonra Avrupa’ya da sirayet eden bu geliÅŸmeler, küresel finansal istikrarı tehdit ediyor. Hamdolsun ülkemizdeki bankacılık sektörü saÄŸlam temellere ve göstergelere sahiptir. Ayrıca etkin gözetim ve denetim altyapısı sayesinde bankacılık sektörümüz güçlü görünümünü ÅŸu anda da koruyor. Eski Türkiye döneminde yaÅŸanan banka batışları ve kurtarma operasyonları artık mazide kaldı. Bankacılık sektörümüz, uluslararası kriterlere uyumu ve yüksek standartları ile dünyaya ÅŸu anda örnek olacak bir konumdadır. Bunu da açıkça söylemekte fayda var.”
“Åžunların acınacak halini görünce milletim adına ben çok üzülüyorum”
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, Ayasofya’nın cami yapılması, başörtülü kadınlara yönelik muhalefetin geçmiÅŸ dönemdeki açıklamalarına iliÅŸkin videonun izletilmesi ve “Siz bu siyasi tabloyu nasıl yorumlarsınız?” sorusu üzerine, şöyle devam etti:
“Åžunların acınacak halini görünce milletim adına ben çok üzülüyorum. Bir taraftan kalkıp Ayasofya’nın açılması noktasında çıkıyor Meral hanım ‘açamazsınız’ diyor. Meral hanım, CumhurbaÅŸkanının imzasının olduÄŸu genelgeyi herhalde gördün, açtık mı açtık. Çıkıyor bir tanesi ‘bir metrekarelik bez parçası’ diyor. Bay bay Kemal ‘ben ona çul derim’ diyor. Bir baÅŸkası ne diyor, iÅŸte KaramollaoÄŸlu, yazıklar olsun sana. ‘Ayasofya’nın bir bölümünü müze olarak kullanırız’ diyor. Fatih Sultan Mehmet’in bu noktada neresini kalkıp da müze olarak bıraktığını duydun, hangi kitapta var bu. Al iÅŸte KabaoÄŸlu denilen kaba mı kaba. Ayasofya’nın bir bölümünün müze olmasından bahsediyor. Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduÄŸunu. Ey Temel efendi. İşte sen o kaba denilen adamlarla ÅŸu anda aynı saftasın. Çıkıyor bir baÅŸkası ‘yapılanın adı siyasi yüzsüzlüktür’ diyor. Åžu anda yanında olan Temel efendi ile beraber o hangi esaslar üzerinde hareket ediyor, rahmetli Erbakan hocamızın esasları üzerinde.”
Eski BaÅŸbakanlardan Necmettin Erbakan’ın bütün hayalinin Ayasofya’yı açabilmek olduÄŸunu dile getiren ErdoÄŸan, “Sen acaba Erbakan hocayla ne zaman tanıştın? Ben Erbakan hocamızın partiyi kurduÄŸu zaman gençlik kollarından itibaren baÅŸkanlık yapmış birisiyim. Sen ise daha sonradan katıldın. Ama yine sen Sivas’ta Belediye BaÅŸkanı olduÄŸun zaman malum Madımak Oteli olaylarında seninle ilgili bu bay bay Kemal’ler, bunlar ne diyorlardı, ‘Madımak katili’ diyorlardı. Åžimdi bakın ne hale geldi?” diye konuÅŸtu.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, milletin, “Ayasofya’nın zincirlerinden kurtuluÅŸunun, kız öğrencilerin eÄŸitiminin önündeki engellerin kaldırılmasının”, kimlerin gençlik hayali olduÄŸunu gayet iyi bildiÄŸini belirterek, ÅŸunları kaydetti:
“Her fırsatta Diyanet İşleri BaÅŸkanlığımıza saldıran, okullardaki din eÄŸitiminin kaldırılmasını isteyen CHP mi, Ayasofya’yı açtı? Yoksa başörtüsüne ‘bir metrekarelik bez parçası’ diyen bay bay Kemal, 2008’de başörtüsü yasağını kaldıran yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne baÅŸvurduÄŸunu ne çabuk unuttu? Bay bay Kemal bunları unutmuÅŸ görünse de milletimin hafızası bunları asla unutmayacaktır. Bu oyuna gelmeyeceÄŸiz. Benim milletim bunlara gereken dersi iÅŸte 14’ünde verecektir. Milletçe buna hazır olmalıyız. Müslüman bir sokulduÄŸu delikten bir daha sokulmaz ve inÅŸallah bir daha sokulmayacaktır.”
Kaynak: AA
