Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bundan sonraki süreçte birinci önceliğimiz deprem bölgesinin bir an önce ayağa kaldırılması
Cumhurbaşkanı Erdoğan Bundan sonraki süreçte birinci önceliğimiz deprem bölgesinin bir an önce ayağa kaldırılması
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, “Bundan sonraki süreçte birinci önceliÄŸimiz, deprem bölgesinin bir an önce ayaÄŸa kaldırılması. Bunun için gayret ediyoruz. VatandaÅŸlarımızın bütün ihtiyaçlarında yanlarında oluyoruz.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Kriter dergisine yaklaÅŸan seçimler, depremlerin ardından inÅŸa ve ihya faaliyetleri, dünya gündemindeki baÅŸlıklar ile bu baÅŸlıklara Türkiye’nin verdiÄŸi ve vereceÄŸi katkıları iliÅŸkin mülakat verdi.
Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerin ardından ihya ve inşa çalışmaları hakkında bilgi veren Erdoğan, depremin yaşandığı andan itibaren devletin bütün imkanlarıyla çalıştığını ve çalışmaya devam edeceğini bildirdi.
Kendisinin de sürekli olarak depremden etkilenen şehirleri ziyaret ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem yeni inşa edilen konutların temel atma törenlerini gerçekleştirdiklerini hem de vatandaşlarla iftar sofrasında buluştuklarını belirtti.
Ramazanda ve sonrasında da depremzedeleri asla yalnız bırakmayacaklarını vurgulayan ErdoÄŸan, “Bundan sonraki süreçte birinci önceliÄŸimiz, deprem bölgesinin bir an önce ayaÄŸa kaldırılması. Bunun için gayret ediyoruz. VatandaÅŸlarımızın bütün ihtiyaçlarında yanlarında oluyoruz. Yeni yerleÅŸimleri planlarken, depremden etkilenen ÅŸehirlerimizin yönünü mümkün olduÄŸu kadar ovalardan daÄŸlara, zemini saÄŸlam yerlere döndürüyoruz. Kadim ÅŸehir yerleÅŸimlerimizi ise tarihi ve kültürel varlıklarımızı da yaÅŸatacak, aynı zamanda afetlere karşı güçlendirecek bir anlayışla ihya ediyoruz. Bu çerçevede Adıyaman’da 4 bin 431, KahramanmaraÅŸ’ta 7 bin 353, Gaziantep’te 6 bin 815, Hatay’da 3 bin 122, Malatya’da 6 bin 238 konutun temellerini attık.” ifadelerini kullandı.
Toplam 27 bin 949 konutun inşasına fiilen başlandığını ve hatta bazılarının şu anda bitme aşamasına geldiğine işaret eden Erdoğan, yaz mevsimine kadar bu konutları bitireceklerini ve hedeflerinin 319 bini ilk bir yıl içinde olmak üzere, toplam 650 bin konutu tamamlayıp, deprem bölgesindeki vatandaşlara teslim etmek olduğunu bildirdi.
“Bilim insanlarıyla çalışmalarımızı devam ettireceÄŸiz”
Türkiye’nin deprem bölgesi olduÄŸu ve ÅŸehirlerin depreme hazır olup olmadığı sorusuna ErdoÄŸan, “Bu durumu, kentsel dönüşümün önemini ben defaatle dile getirdim. Åžimdi imarla ilgili zaten yasal düzenlemelerimiz var. Ama bu olaylardan sonra mesela Ulusal Risk Kalkanı Toplantısı gerçekleÅŸtirdik. Burada Türkiye’nin karşı karşıya bulunduÄŸu afet riski altında toplanabilecek tüm tehlike ve tehditleri birlikte deÄŸerlendiriyoruz. Deprem bunlardan biridir. Aynı ÅŸekilde sel, yangın, heyelan, kuraklık gibi diÄŸer doÄŸal afetleri de buna eklemeliyiz. Yetmez, ayrıca salgın hastalıktan teröre, sığınmacı akınlarından ekonomik krizlere, diÄŸer unsurları da buna ilave etmeliyiz.” yanıtını verdi.
Yaşanılan jeopolitiğin dayattığı her ihtimalin hesaba katılması gerektiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“Özetle, ülkemizin ve milletimizin varlığını, hayatını, geleceÄŸini tehdit eden her krizi bir afet olarak görmek, öncesi ve sonrasıyla tedbirlerimizi buna göre düşünmek gerektiÄŸi kanaatindeyim. İstanbul’da yaptığımız bu toplantıda 100’den fazla mühendisle mimarla jeofizikçiyle jeoloji mühendisiyle farklı alanlardan bilim insanlarımızla hocalarımızla görüştük. Gaziantep’te Çevre Åžehircilik Bakanım kendileriyle toplantılar yaptı ve bütün bunlardan sonra da tabii yeni bir adımı, düzenlemeyi yapmak mukadderdir diye düşünüyorum. Bunun için de tabii Allah lütfeder, vatandaşımız görevi bize tekrar verirse biz bilim insanlarımızla çalışmalarımızı da aynen devam ettireceÄŸiz. Yeni dönemde kendileriyle bunu daha teferruatlı bir ÅŸekilde ele alıp yasal düzenlemeleri de yapmak suretiyle bir adım atacağız.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “14 Mayıs seçimleri dünyanın en önemli seçimlerinden birisi olarak gösteriliyor. Sizin açınızdan bu seçimi daha önceki seçimlerden ayrı kılan özelliklerin nelerdir?” sorusuna, “Bir kere ÅŸunu kabul etmek gerekiyor, bugün Türkiye adının geçtiÄŸi ve geçeceÄŸi her durum dünya gündeminin gözden kaçıramayacağı bir konu baÅŸlığıdır. Denizin 2 bin 500 metre altından uzaya ulaÅŸmış bir Türkiye’den bahsediyoruz. Muharip düzeyde kendi uçağını yapmış 5 ülkeden biriyiz. Biz, bilimi Antarktika’da dahi arayan nadir ülkelerin başında geliyoruz. Yerlilik ve millilik ÅŸiarıyla gemimizden otomobilimize, İHA ve SİHA’larımızdan tanklarımıza, elektrikli trenlerimizden uydularımıza 20 yılda dünyaya, göz kamaÅŸtırıcı ve ilham veren bir milli paradigma örneÄŸi sunduk.” yanıtını verdi.
“Sadece 2,5 yılda doÄŸal gazı söküp aldık”
Mayıs ayındaki seçimlerin, özellikle “20 yıl boyunca atılan onca doÄŸru adımın” varacağı istikamet açısından hayati bir önem arz ettiÄŸini belirten ErdoÄŸan, ÅŸunları bildirdi:
“Åžu an bırakın yol ayrımını, bir an bile durmayı göze alamayacağımız bir mevkide ilerliyoruz. Size bu konuda çarpıcı bir örnek vermek istiyorum. Milletimizle bir müjde paylaÅŸmıştık. Mavi vatan sınırlarımız dahilinde hidrokarbon kaynaklarına yönelik yaptığımız devasa büyüklükteki yatırımların ilk meyvesini, Batı Karadeniz’de karadan 170 kilometre uzaklıktaki bir bölgeden aldık. 2020’de milletimize duyurduÄŸumuz bu müjdeyi en geç 2023’te sisteme kazandıracağımızı iddia ettiÄŸimizde bunun mesnetsiz bir siyasi argüman olduÄŸunu iddia edenler, inÅŸallah 20 Nisan’da karada bir istiklal niÅŸanesi olarak göğe yükselecek milli doÄŸal gazımızın alevine ne kulp takacaklar merak ediyorum.
Karadeniz’de doÄŸal gaz ilk olarak 1975’te keÅŸfedildi. 1995’te bu keÅŸfin kurumsal prosedürleri tamamlandı ve 2005’te keÅŸfedilen bu gaz kara ile buluÅŸtu. Åžimdi bu kronoloji üzerinden 14 Mayıs seçimlerinin ne denli önemli olduÄŸuna dair bir görüşümü paylaÅŸmak isterim. KeÅŸiften karaya 30 yıl süren bu doÄŸal gaz macerasında rezerv ve kara arasındaki mesafenin kaç kilometre olduÄŸunu biliyor musunuz? Sadece 2,5 kilometre. Bizim, milletimizle paylaÅŸtığımız rezerv müjdesinin karaya olan mesafesi neydi? Tam 170 kilometre. Peki biz, denizin 2 bin metre altından tabiri caizse söküp aldığımız doÄŸal gazı 170 kilometre öteye ne kadar sürede karaya ulaÅŸtırdık? Sadece 975 günde.”
Koalisyonlarla yönetilen bir Türkiye’de rezervden karaya 30 yılda sadece 2,5 kilometre ilerleyen doÄŸal gaz iletiminin, cumhurbaÅŸkanlığı yönetim sisteminde yaklaşık 2,5 yılda gerçekleÅŸtiÄŸini belirten ErdoÄŸan, “14 Mayıs seçimlerinin sadece bu örnek üzerinden bile ne kadar öneme haiz olduÄŸu ortada. Biz, parlamenter sistem illüzyonu üzerinden bir iktidar paylaşımına karşı, milletimizin hayrına dokunacak müjdeleri paylaÅŸtığımız, bu müjdeleri mucize denilecek süreçlerle hayata geçirdiÄŸimiz siyasi bir anlayışın temsilcileriyiz. Cumhuriyetimiz açısından bir demokrasi menkıbesi sayılan 14 Mayıs tarihinde milletimiz kanımca yine geliÅŸimin ve kalkınmanın tarafında olacaktır.” ifadesini kullandı.
“Bugüne kadar milletimize ne söz verdiysek yerine getirdik”
Depremlerin ardından kampanya iletiÅŸim stratejisinde deÄŸiÅŸiklik yaÅŸandığı anımsatılarak, “Depremden sonra seçim kampanyanızda nasıl bir revizyona gittiniz? Son 40 günde nasıl bir kampanya yürüteceksiniz?” sorusuna CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ÅŸu yanıtı verdi:
“AK Parti olarak, 2023 seçimleri için kampanya stratejimizi tam 21 yıl önce hazırlamaya baÅŸladığımızı söylesem abartmış olmam. Çünkü Cumhuriyetimizin 100’üncü yılının ülkemiz için taşıdığı ehemmiyeti biliyoruz. Tabii biz, Allah’a şükürler olsun ki bugüne kadar milletimize ne söz verdiysek yerine getirdik. Aslına bakarsanız Türkiye Yüzyılı, bu süreçte elde edilen birikim ve sürekli tazelenmekte olan motivasyonumuzu tanımlayan bir vizyon. Kampanya sürecinde bu 21 yıldaki hizmet ve eser siyasetimizi milletimize hatırlatmak ve bu hatırlatmalarımızın vatandaÅŸlarımız nezdinde samimi kabullere dönüşmesi en önemli hedefimizdi. Çünkü bu vizyonun, beka problemi arz eden muÄŸlak bir ittifak karşısındaki en önemli güvence olduÄŸunu kabul etmek gerekiyor.
GeçtiÄŸimiz yılın 28 Ekiminde, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla seçim kampanyamızın ilk iÅŸaret fiÅŸeÄŸini zaten atmıştık. Ancak, deprem felaketi nedeniyle seçim kampanyamızda deÄŸiÅŸikliÄŸe gittik. 11 ilimizde insanlarımız yas tutuyor. Evlerini kaybedenler üzüntü içinde. Åžehirlerimiz ayaÄŸa kalkma mücadelesi veriyor. Böyle bir iklimde kimse önceki dönemlerdeki gibi bir kampanya yapamaz, yapmamalıdır. Biz de kampanyamızı, seçimin önemine uygun ama aynı zamanda depremzedelerimizin acısına saygılı bir ÅŸekilde yürütme kararı aldık. Sessiz ama derinden bir seçim kampanyası yürüteceÄŸiz. Türkiye Yüzyılı vizyonu ana temamızla çalışmalarımızı sürdüreceÄŸiz. Aday listelerinin Yüksek Seçim Kuruluna verilmesinin ardından beyannamemizi ve sloganlarımızı kamuoyuyla paylaÅŸacağız.”
“Listelerimizi yenileyeceÄŸiz”
Seçimlerde mevcut milletvekili listelerinde değişim oranını ne olacağı ve adayların belirlenmesinde nasıl bir çalışma yürütüldüğü sorusuna karışlık Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ülkede demokrasiye, samimiyetle sahip çıkan, parti içinde de demokrasiyi en ÅŸeffaf yürüten teÅŸkilat AK Parti’dir. Tabii geçtiÄŸimiz günlerde 81 ilimizde 6 binin üzerinde aday adayı için temayül yoklamaları yapıldı. Bu sayı partimize ilginin bir göstergesidir. Merkez Yürütme Kurulu ile Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyelerimizden oluÅŸan komisyonlar, aday adaylarını yüz yüze görüşmeyle deÄŸerlendirmeye tabi tutuyor. Bu sürecin ardından da baÅŸkanlığını bizzat yapacağım bir üst komisyonda aday listemize son ÅŸeklini vereceÄŸiz. Her dönemde olduÄŸu gibi bu dönemde de milletvekili listelerimizde birtakım yenilenmeler muhakkak olacaktır. Bakan arkadaÅŸlarımız da kabinede sahip oldukları birikimi ve enerjiyi milletvekili olarak meclis çatısı altında deÄŸerlendirecekler. Her bir bakan arkadaşımız, en iyi hizmet edeceÄŸi yerden aday olacaktır.”
Yüksek Seçim Kurulunun takvimine göre 9 Nisan’da aday listelerini teslim edeceklerini bildiren ErdoÄŸan, “Tabii olarak 3 dönem kuralı ve diÄŸer sebeplerle aday listelerimizde yeni isimler de yer alacak. ArkadaÅŸlarımızın bir kısmıyla ise önce aday sonra milletvekili olarak inÅŸallah devam edeceÄŸiz. Bu bir bayrak yarışıdır. Tüm arkadaÅŸlarımızla farklı zeminlerde, farklı görevlerde omuz omuza mücadeleye devam edeceÄŸiz. AK Parti ben partisi deÄŸil, biz partisidir. Ve bu adaylıkla ilgili bunları bir neticeye baÄŸladıkça da kamuoyuyla paylaÅŸacağız.” ifadesini kullandı.
“Karşımızda adeta bir ‘yıkım ittifakı’ var”
“Muhalefetin beÅŸ farklı partinin genel baÅŸkanlıklarına ek olarak yedi farklı baÅŸkan yardımcısı ve HDP’nin masada olduÄŸu bir koalisyonla ülkeyi yönetebileceÄŸini iddia ettiÄŸi” aktarılarak, “Daha seçimlere gitmeden koltuk pazarlıkları krizleri doÄŸurdu. Böyle bir siyasi anlayış Türkiye’yi yönetebilir mi?” sorusunu CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, şöyle yanıtladı:
“Muhalefet, cumhurbaÅŸkanlığı yardımcılıklarını, bakanlıkları, milletvekilliklerini ve devletin yönetim kademelerini bir at pazarlığına dönüştürerek bir araya geldi. Millete hizmeti deÄŸil, ülkenin menfaatlerini deÄŸil, kendi çıkarlarının peÅŸinde olduklarını bu süreçte gösterdiler. Ülkeye istikrarı deÄŸil, kaosu vadediyorlar. ‘Ne vereyim abime’ mantığı ile koltuk dağıtmanın, koltuk pazarlığının peÅŸindeler. Mevcut koltuklar yetmez endiÅŸesi ile bakanlık sayılarını artırarak birilerine yeni koltuk bulma derdindeler. Milletin önüne koyacakları bir vizyonları olmadığı için, ‘iktidara gelirsek yapılanları yıkacağız’ diye milletin önüne çıkıyorlar.
Adeta bir yıkım ittifakı gibi hareket etme sözü veriyorlar. Bunlar o kadar kendi dertlerine düştüler ki, milletimizin böyle bir siyasete teveccüh göstermeyeceÄŸini bilmeyecek kadar da gerçeklikten koptular. Bu milleti tanımıyorlar. Yapamayacakları ÅŸeyleri, tutamayacakları sözleri vererek, yalan ve iftiraya baÅŸvurarak gerginlik siyasetinden medet umuyorlar. İktidarlarımız döneminde, milletimizin siyaset kurumuna beslediÄŸi güveni sarsma çabası içindeler. Milletimizin desteÄŸinden daha çok uluslararası güç odaklarının kendilerine ‘aferin’ demesine muhtaçlar.”
“Sistematik Türkiye düşmanlığı yapanlar”ın, Türkiye karşısında hizalanan güç odaklarına selam gönderdiÄŸini belirten ErdoÄŸan, “Bunların Ege’deki, Mavi Vatan’daki haklarımızı, ülkemizin güvenliÄŸini saÄŸlamak için sınırlarımızın ötesindeki güvenli bölgeleri ve ordumuzun oralarda gerçekleÅŸtirdiÄŸi terörle mücadeleyi savunduÄŸunu gördünüz mü? FETÖ, PKK, YPG, PYD gibi terör örgütleri ile mücadele edeceklerine dair ÅŸimdiye kadar bunlardan kararlı bir söz duyduk mu? Aksine, HDP ile yol yürümek için kayyumu kaldırmayı, belediyelere özerklik vermeyi vadediyorlar. Terörle mücadele etme sözü veremiyorlar. Terörle mücadele sözü vermek bir yana, terör örgütlerinin başını ezen kurumlarımıza saldırıyorlar. Böyle bir anlayış ne Türkiye’yi yönetebilir ne ülkemizin çıkarlarını uluslararası mecralarda savunabilir ne milli projelerimizin arkasında durabilir ne de terörle mücadele edebilir.” ifadesini kullandı.
“Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı’nın farkını nasıl ortaya koyuyorsunuz?” sorusunu ErdoÄŸan, “Cumhur İttifakımız, sadece bir seçim ittifakı deÄŸildir. Cumhur İttifakı, Türkiye’ye yönelik iç ve dış kaynaklı hasmane giriÅŸimlere karşı milli ve ahlaki bir duruÅŸ çerçevesinde bir araya gelmiÅŸtir. İttifakımızda bu yedili masadaki gibi koltuk, makam ve kiÅŸisel ikbal pazarlıkları asla yoktur.” ÅŸeklinde yanıtladı.
ErdoÄŸan, bakanlık ya da baÅŸkan yardımcılığı gibi paylaşım pazarlıklarının, Cumhur İttifakı’nda olmadığını vurgulayarak, “Bizdeki, Türkiye’nin istiklalini ve istikbalini her ÅŸeyin üstünde tutan bir anlayışla ve ilkeler üzerinden yürüyen bir anlayışın siyasete yansımasıdır. AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, Büyük Birlik Partisinin birlikteliÄŸi ile bugüne kadar yol yürümüş, milletimizin güvenini kazanmış bir ittifaktır. Yerli ve milli bir duruÅŸu merkeze alan bir ittifak olarak, Yeniden Refah Partisi ve HÜDA PAR’ın katılımı ile yolumuza devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Yedili masa, yönetim krizine ve siyasi istikrarsızlığa gebe bir oluÅŸumdur”
Muhalefetin, Türkiye’nin önüne koyduÄŸu modelin, ittifaktan daha çok, eski koalisyonların yeniden canlandırılması giriÅŸimi olduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Yedili koalisyon, makam, mevki pazarlığı yapan, bakanlıkları, devletin yönetim kademelerini pazarlıkla paylaÅŸan bir siyaset mühendisliÄŸi giriÅŸimidir. Bu masa kumar masasıdır. Bunların masası kavganın, entrikanın eksik olmadığı bir kriz masasıdır. Yedili masa, Türkiye’yi AK Parti iktidarları öncesine götürecek, yönetim krizine ve siyasi istikrarsızlığa gebe bir oluÅŸumdur. Bunlarda birbirine benzemez partileri bir araya getiren, terör örgütünün siyasi kanadını ittifaka dahil eden derme çatma bir çıkar birlikteliÄŸi vardır.”
“Savunma sanayiinde zihniyet devrimini gerçekleÅŸtirdik”
Erdoğan, ülkenin kalkınmasında siyasi irade, siyasi istikrar ve liderliğin rolüne ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, iktidarları boyunca en kapsamlı demokrasi reformlarıyla sessiz devrimler gerçekleştirdiklerini, yatırım, kalkınma ile milli ve yerli projelerde devrim niteliğinde adımlar attıklarını belirtti.
SaÄŸlık, eÄŸitim, adalet, güvenlik, ulaÅŸtırma, turizm, enerji yatırımları ve tarımda Türkiye’ye çaÄŸ atlattıklarını kaydeden ErdoÄŸan, “Tarihin en büyük yatırımlarını ülkemize kazandırarak devletimizin kapasitesini geliÅŸtirdik. Savunma sanayiinde zihniyet devrimini gerçekleÅŸtirdik. AK Parti’nin iktidarda olduÄŸu yıllar bu anlamda gelecekte deÄŸerlendirilirken, adeta her alanda devrimler dönemi olarak anlatılacaktır.” ifadelerini kullandı.
“Siyasi istikrarla ülkemizin dışarda etkili ve sonuç alıcı politikalar geliÅŸtirmesi mümkün olmuÅŸtur”
ErdoÄŸan, yatırım ve kalkınma projelerindeki baÅŸarının, demokrasinin güçlenmesi ve vesayetin gerilemesinin, uluslararası siyasette Türkiye’nin itibarının artmasının, siyasi istikrarın sürekliliÄŸi ve siyasi iradenin ortaya koyduÄŸu mücadelenin sonucu olduÄŸunu belirterek, “Ülke içinde siyasi istikrar sürekli hale geldiÄŸinde ülkemizin dışarıda etkili ve sonuç alıcı politikalar geliÅŸtirmesi mümkün olmuÅŸtur. Ege ve DoÄŸu Akdeniz’deki çıkarlarımızın savunulabilmesi, terörle etkili mücadelenin sürdürülmesi, gönül coÄŸrafyamız baÅŸta olmak üzere mazlum ve maÄŸdur milletlere el uzatılabilmesi içeride saÄŸladığımız siyasi istikrarla doÄŸrudan ilgilidir. Güçlü siyasi iradenin kararlılığı olmadan savunma sanayiindeki baÅŸarılar gerçekleÅŸtirilemezdi. Bu projeler kesintiye uÄŸrardı.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Siyasi irade ve istikrar sayesinde, 2023 hedeflerinin büyük kısmını hayata geçirdiklerine iÅŸaret eden ErdoÄŸan, “Seçimlerin ardından da hedeflediÄŸimiz Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu inÅŸa etmenin mücadelesini, yine siyasi istikrarı devam ettirerek, siyasi irademizi ortaya koyarak vereceÄŸiz. Kalkınma ve demokrasi yolundaki baÅŸarılarımızı ve çabamızı güçlendirerek devam ettireceÄŸiz. Yeni baÅŸarılarla ülkemizin dünyadaki istikrar ve güç merkezi olma hedefini kararlılıkla sürdüreceÄŸiz.” vurgusu yaptı.
“Kendi insan gücümüzü aÅŸağılayan bir öz güvensizlik içindeler”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, muhalefetin, “AK Parti’nin projelerini deÄŸersizleÅŸtirme siyaseti” izlemesine iliÅŸkin deÄŸerlendirmesinin sorulması üzerine, ÅŸu yanıtı verdi:
“Bizim icraatlarımızın ulaÅŸtığı yerlere, onların hayalleri bile ulaÅŸmaz. Onların bizim insanımızın dertleri ile dertlenme, ülkemizin muasır medeniyetler seviyesini geçme hedefi gibi bir gündemleri yok. Onlar iktidara talip olmayı, halkımıza hizmet ve icraat olarak görmek yerine, koltuk paylaşımı olarak görüyorlar. Yapmak yerine yıkmayı, geliÅŸtirmek yerine yapılanları geri döndürmek için el koymayı topluma vadediyorlar. Onlar kendine güvenmedikleri gibi bu ülkenin yetiÅŸmiÅŸ insan gücüne de ülkemizin kapasitesine de güvenmiyorlar. YetiÅŸmiÅŸ insanlarımızın yurt dışına gitmesinin reklamını yapıyorlar. Kendi insan gücümüzü aÅŸağılayan bir öz güvensizlik içindeler. Kendi insan kaynağımıza güvenmedikleri için dışarıdan ithal danışmanlardan akıl almayı bir vizyon olarak ortaya koyuyorlar. Bugün ülkemiz, savunma sanayiinde milli ve yerli projelerini gerçekleÅŸtirebiliyorsa bu kendi alanında yetiÅŸmiÅŸ dünya ile rekabet edebilen insan kaynağı sayesindedir.
Bugün yerli otomobilimizi, milli muharip uçağımızı, dünyaya ihraç ettiÄŸimiz gemilerimizi, helikopterlerimizi, SİHA ve İHA’larımızı ve sanayi ürünlerimizi yetiÅŸmiÅŸ kendi insan gücümüzle, mühendislerimizle işçilerimizle yapıyoruz. Onlar büyük projelere karşı çıkarken, kalkınma ve yatırım hamlelerimizi durdurmaktan bahsederlerken, bu ülkenin AR-GE konusunda ilerlemesine, yetiÅŸmiÅŸ insan gücümüzün emeklerine, gayretlerine, gençlerimizin hayallerine de takoz koymuÅŸ oluyorlar. Åžehir hastanelerine, Yavuz Sultan Selim ve Osman Gazi köprülerine, boÄŸaz geçiÅŸ tünellerine, havaalanlarına ve otoyollara karşı çıkarken milletimizin geleceÄŸine set olmaya çalışıyorlar.”
“AK Parti Türk siyasetine yeni bir ufuk getirmiÅŸtir”
AK Parti’nin yeni dönemde, önceliklerinin neler olacağına iliÅŸkin soruyu yanıtlayan ErdoÄŸan, “AK Parti, iktidara geldiÄŸi günden bu yana kendisiyle yarışan bir parti. AK Parti Türk siyasetine yeni bir ufuk getirmiÅŸtir. Bir devrim yaÅŸatmıştır. Rakiplerimizi de zoraki de olsa görüntüde de olsa deÄŸiÅŸime zorladık. Artık CHP zihniyeti milletin inancına, deÄŸerlerine açıktan karşı çıkamıyor. Ülkemizin sessiz çoÄŸunluÄŸunu görmezden gelen bir siyaset izleyemiyorlar. Oy almak için vesayetçi çıkar gruplarına deÄŸil, milletin kapısına gitmek zorunda olduklarını öğrenmek zorunda kaldılar.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
“Türkiye Yüzyılı eÅŸiÄŸinde olmanın biliciyle milletimizden tekrar onay istiyoruz”
ErdoÄŸan, CumhurbaÅŸkanlığı Hükümet Sistemi ile AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, Türkiye’nin kazanımlarını kurumsallaÅŸtırdıklarını, tesis ettikleri özgürlük iklimiyle dışlanmış toplum kesimlerine öz güven ve cesaret kazandırdıklarını, inancı, görüşü, kökeni, meÅŸrebi ne olursa olsun her insana birinci sınıf vatandaÅŸ olduÄŸunu hissettirdiklerini kaydetti.
Dünyada güçlü ve itibarlı bir Türkiye inşa ettiklerini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
“Artık yeni bir dönemin eÅŸiÄŸindeyiz. Çıraklık, kalfalık, ustalık ve mücadele döneminden sonra ÅŸahlanış dönemine geçiyoruz. Ülkemizde altyapı yatırımlarını tamamlamış, demokrasisini güçlendirmiÅŸ, yönetim sistemini istikrara kavuÅŸturmuÅŸ bir ülke olarak, Türkiye’yi küresel bir güç haline getirmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceÄŸiz. Ülkemizi dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri yapma hedefimize adım adım ilerliyoruz. Yatırım, hizmet, kalkınma ve reform siyasetimize hız kesmeden devam edeceÄŸiz. İnsanlarımızın refahını, huzurunu ve güvenliÄŸini en üst seviyeye çıkarma kararlılığıyla ve Türkiye Yüzyılı eÅŸiÄŸinde olmanın biliciyle milletimizden tekrar onay istiyoruz.”
“Artık sözü dinlenen, tesirli bir Türkiye var”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, dış politika ve savunma sanayiindeki planlara iliÅŸkin soruya, “Dış politikada bütüncül bir planlama yaparak hareket ediyoruz. İktidara geldiÄŸimizden bu yana Türkiye’nin uluslararası konumunu güçlendirdik, dış politikada çok boyutlu bir yaklaşım benimsedik ve ülkemizi küresel bir lige çıkardık. Artık sözü dinlenen, tesirli bir Türkiye var.” cevabını verdi.
Hem ülke içinde istikrarı sağladıklarını hem de bölge ve dünya genelinde istikrar sağlayıcı güç haline geldiklerinin altını çizen Erdoğan, güçlü, tesirli, insancıl dış politikayla uluslararası barış ve istikrara katkı sunduklarını kaydetti.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde içeriden ve dışarıdan gelen dayatmalara kulak asmadıklarını ve kendi özgün yollarını oluÅŸturduklarını belirterek, “Bu sayede hem savaşın neden olduÄŸu olumsuzluklardan kendimizi koruduk hem de tahıl koridorundan esir deÄŸiÅŸimlerine savaşın kritik aÅŸamalarında aldığımız inisiyatifler baÅŸarılı oldu. Böylece Türkiye bugün Rusya-Ukrayna savaşında barış çabalarıyla adından en çok söz ettiren ülke oldu.” deÄŸerlendirmesini yaptı.
“Bölgemizde yürüttüğümüz normalleÅŸme adımlarını pekiÅŸtirmemiz lazım”
Karşılarında yeni bir dönem olduğuna, uluslararası sistemin dönüştüğüne işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:
“Bu dönüşüme hem hazırlıklı olmamız hem de öncülük etmemiz gerekiyor. Sistemin iÅŸlemediÄŸini çok kez söyledik. Reforma ihtiyaç var. Öncelikli olarak bu reformu hayata geçirmeliyiz. Buna çok hazırlandık. Yeni dönemde tekliflerimizi çok daha somut olarak uluslararası platformlarda dile getireceÄŸiz. Dış politikamızı bütüncül bir ÅŸekilde ele alarak güvenlik, savunma, enerji, ulaÅŸtırma ve turizm gibi alanlardaki politikalarımızla entegre hale getiriyoruz. Bu noktada savunma sanayiimizi ve milli teknoloji kapasitemizi en üst seviyeye çıkararak bu alanda rekabetçi gücümüzü artıracağız, refah seviyemizi geliÅŸtireceÄŸiz. Bölgemizde bir normalleÅŸme sürecindeyiz. Bunu önemsiyorum. Bölge yorucu bir dönemden geçti. Huzura, istikrara ve güvenliÄŸe ihtiyacımız var. Sorunlarımız ortak, çözümlerimiz de ortak olmalı. Bu nedenle bölgemizde yürüttüğümüz normalleÅŸme adımlarını pekiÅŸtirmemiz lazım. İyi bir noktadayız. Daha da iyi bir noktaya ulaÅŸarak bu bölgede sürdürülebilir bir düzen tesis etmemiz lazım.”
“Bölgemizde barışa, istikrara katkı verecek her türlü adımı destekledik”
ErdoÄŸan, Fransa’daki protestolar, ABD-Çin arasındaki gerginlikler ile İran-Suudi Arabistan yakınlaÅŸmasının hatırlatılması ve dış politikadaki geliÅŸmelere iliÅŸkin yorumlarının sorulması üzerine, şöyle devam etti:
“Uluslararası siyaset çok hareketli, birçok belirsizlik var. YaÅŸadığımız salgın, belirsizlikleri artırdı. Sonrasında Rusya-Ukrayna savaşı ile uluslararası sistemdeki deÄŸiÅŸim ve dönüşüm tartışmaları yeniden alevlendi. Küresel ölçekli yaÅŸanan rekabet de sistemi artık daha fazla etkilemeye baÅŸladı. Ekonomik, siyasi ve askeri geliÅŸmeler birbiriyle iç içe geçmiÅŸ durumda. Çin-ABD arasındaki gerginliÄŸin kimseye faydası olmadığını düşünüyoruz. Yeni bir soÄŸuk savaşın hiç kimseye faydası yok. Zira karşımızda tek başına mücadele ederek baÅŸarılı olamayacağımız sorunlar var. İklim deÄŸiÅŸimi örneÄŸin en önemli meydan okumalardan biri. Ortak hareket edilmesi gereken bir alan. Terörizm yine aynı ÅŸekilde ortak hareket ederek üstesinden gelebileceÄŸimiz bir sorun. BirleÅŸmiÅŸ Milletler reforme edilmeli ve iyi bir küresel yönetiÅŸim mimarisi oluÅŸturulmalı. Bütün bu acil sorunlar varken, ABD-Çin arasındaki siyasi ve askeri gerilimler, istikrarı bozucu bir etki yapıyor. Hatta bu tür adımların öncüsü olduk. İran da Suudi Arabistan da dost gördüğümüz ülkeler arasında yer alıyor. İki ülkenin böylesi bir müzakere süreciyle iliÅŸkilerini normalleÅŸtirmesinin, Orta DoÄŸu’daki devam eden normalleÅŸme sürecine de olumlu katkı sunacağını düşünüyoruz.”
“Hedefimiz Türkiye’nin küresel aktörlüğünü daha da pekiÅŸtirmek”
Yeni dönemde dış politikada, Türkiye eksenini tahkim etmeyi hedeflediklerini vurgulayan ErdoÄŸan, “Türkiye ekseni Türkiye Yüzyılı’nda dış politikamıza rehberlik edecek. Hedefimiz Türkiye’nin küresel aktörlüğünü daha da pekiÅŸtirmek. ‘Önce insan’ diyoruz her zaman. Dış politikamızda insani diplomasiyi öne alan bir yaklaşım sergiliyoruz. Kendi insanımızı, soydaÅŸlarımızı, gönül coÄŸrafyalarımızdaki kardeÅŸlerimizi ve mazlumları merkeze alan bir insani diplomasi anlayışına sahibiz.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulusal çıkarlardan ödün vermeden ulusal güvenliğe yönelik her türlü tehditle mücadele etme konusunda kararlı olduklarının, bu konuda taviz vermeyeceklerinin altını çizdi.
Suriye’de terörü sona erdirene kadar mücadele etmeyi sürdüreceklerini bildiren ErdoÄŸan, “Aynı zamanda çözüm perspektifinden de uzaklaÅŸmayacağız. Siyasi çözüm, terörle mücadele ve sığınmacıların geri dönüşü hususlarını hep birlikte ele almak gerekiyor. Yeni dönemde, bu konuda çok daha önemli adımlar atacağız.” ifadelerini kullandı.
ErdoÄŸan, savunma sanayi ile ilgili soruya, Türkiye Yüzyılı’nın en önemli sütunlarından birinin teknolojik ve endüstriyel bağımsızlığın tam olarak saÄŸlanması olduÄŸunu belirtti. Bunu baÅŸardıklarında Türkiye’nin ilk 10 ekonominin içine girmesinin daha kolay olacağının altını çizen ErdoÄŸan, önceliklerinden birinin, teknolojik AR-GE faaliyetlerine desteÄŸi maksimum seviyeye çıkararak, devlet ile özel sektör arasındaki iÅŸbirliÄŸi imkanlarını en üst seviyeye yükseltmek olduÄŸuna iÅŸaret etti.
“Türkiye teknolojik bir güce dönüşecek, Türkiye Yüzyılı’nda”
Erdoğan, böylece bu alanda hem yeni teknoloji araştırmalarına olanak sağlayacaklarını hem de gençlere yeni istihdam alanları oluşturacaklarını, bu bakımdan savunma sanayiini çok dinamik biçimde ele aldıklarını ifade etti.
Milli muharip uçağın üretilmesinin devam ettiğine işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:
“İnÅŸallah çok yakın bir zamanda bu konuda daha büyük adımlar atacağız. İnsansız platformlarda geldiÄŸimiz yer belli. Bugün Türkiye bu konuda rüştünü ispatladı. Dünya bizi konuÅŸuyor. Ama gelin görün ki bu konuda bizim muhalefetin söyledikleri ortada. Bunlar geçmiÅŸte yaptıkları gibi var olan projeleri durdurmak, önüne takoz koymak istiyorlar. Savunma sanayiinde ihracat rakamlarımız da son yıllarda yükseldi. 4,3 milyar doları geçtik. Önümüzdeki yıllarda bu rakam çok daha yukarı çıkacak ve Türkiye, küresel savunma pazarında çok önemli bir oyuncu haline gelecek. Önce 10 milyar dolar, sonra da 50 milyar dolar ihracata ulaÅŸacağız. Ordumuzu stratejik caydırıcılığa haiz bir noktaya getireceÄŸiz. Türkiye teknolojik bir güce dönüşecek Türkiye Yüzyılı’nda.”
Kaynak: AA
