Yeni müfredatla sınıflara “farklılaÅŸtırılmış eÄŸitim” geliyor

Yeni müfredatla sınıflara farklılaştırılmış eğitim geliyor

Yeni müfredatla sınıflara farklılaştırılmış eğitim geliyor

Milli EÄŸitim Bakanlığınca (MEB), yeni müfredat taslağında, sınıflarda farklı yeteneklere ve ilgilere sahip öğrencilere yönelik “zenginleÅŸtirilmiÅŸ” ve “destekleyici” eÄŸitimlerin sunulacağı “farklılaÅŸtırılmış eÄŸitim” yaklaşımı benimsendi.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan müfredat için oluÅŸturulan komisyonlarda görev yapan alan uzmanları ve akademisyenler, AA muhabirine, müfredata ilk kez kapsamlı ÅŸekilde yansıtılan “farklılaÅŸtırılmış eÄŸitim” yaklaşımı ile ilgili deÄŸerlendirmelerde bulundu.

Yaklaşık 100 yıllık geçmişe dayanan geleneksel eğitim yaklaşımının özellikle gelişmiş toplumlarda yerini güncel yaklaşımlara bıraktığını, kapsayıcı eğitim yaklaşımının ise oldukça geniş bir alana yayıldığını aktaran eğitim uzmanları, bu yaklaşımın okul ve sınıf pratiği olarak da farklılaştırılmış öğretimi ile ön plana çıktığını anlattı.

FarklılaÅŸtırılmış öğretim ya da öğrenmenin, farklı yeteneklere, ilgilere ve hazırbulunuÅŸluk düzeyine sahip öğrencilere yönelik geliÅŸtirilmiÅŸ öğretim yaklaşımı olduÄŸunu aktaran uzmanlar, “Geleneksel yaklaşımda, öğretim süreçleri, öğrencileri benzer kabul ederek ortalamaya göre düzenlerken, bu yaklaşımda aynı yaÅŸ ve sınıf düzeyinde de olsa öğrencilerin farklı hazırbulunuÅŸluk, ilgi, yetenek ve öğrenme stillerine sahip olduÄŸu genel bir kabul olarak görülüyor.” ifadelerini kullandı.

“Öğrencilerin güçlü yönleri ortaya çıkarılacak”

Akademisyenler ise bu yaklaşımın ilk kez müfredata kapsamlı şekilde girdiğine işaret ederek, yaklaşımın amaçlarını şöyle aktardı:

“Bu yaklaşımla öğretmenlerin farklı ihtiyaçlarını karşılayabilmek ve öğrencileri tanımak için her türlü çabayı göstermesi gerektiÄŸinden yola çıkılıyor. Nasıl ki giysi tasarımcıları, giysiyi giyene uygun hale getirmek için kumaÅŸlar hakkında bilgi sahibi olmak zorundaysa, sınıflarda da öğretmenler, bu yaklaşımla her bir çocuÄŸun güçlü yönlerini ve benzersizliÄŸini ortaya çıkarabilmek için öğrencileri hakkında bilgi sahibi olacak. Sınıfların artan heterojenliÄŸi, çeÅŸitli yeteneklere, ilgi alanlarına ve ihtiyaçlara sahip tüm öğrencilerin ilgili ve saygılı öğrenme fırsatlarına katılabilmeleri için okul personelinin müfredat ve öğretim yaklaşımlarını geniÅŸletmesini gerektiriyor.

Bu baÄŸlamda, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde de farklılaÅŸtırma bir felsefe ve uygulama olarak ilk kez kapsamlı ÅŸekilde yer aldı. Yeni müfredatta bu yaklaşım, farklı yeteneklere ve ilgilere ve hazırbulunuÅŸluk düzeyine sahip öğrencilere yönelik ‘zenginleÅŸtirme’ ve ‘destekleme’ eÄŸitimlerini temel alıyor. GeliÅŸmiÅŸ toplumlarda yaygın kabul gören farklılaÅŸtırılmış eÄŸitim yaklaşımının müfredat kapsamına alınmasını, Türk milli eÄŸitim sistemi açısından stratejik bir adım olarak görüyoruz. Müfredata bu yaklaşımın girmesini eÄŸitim alanında çalışan akademisyenler olarak çok önemsiyoruz.”

Kişiselleştirilmiş ve esnek bir yaklaşım

Komisyonda görevli akademisyenler, öğrencilerin çok çeşitli öğrenme gereksinimlerini karşılamayı amaçlayan kişiselleştirilmiş ve esnek bir yaklaşımla tasarlanan müfredatın, her öğrencinin benzersiz yeteneklerini, ilgilerini ve öğrenme profillerini dikkate aldığını belirtti.

Yeni yaklaşımla öğrencilere daha anlamlı ve etkili bir öğrenme deneyimi sunmanın hedeflendiÄŸini belirten akademisyenler, “Öğretim programı, farklılaÅŸtırma baÄŸlamında destekleme ve zenginleÅŸtirme yaklaşımları ile öğrencilere kendi hızlarında ve tarzlarında öğrenmelerine imkan saÄŸlayacak ve potansiyellerini tam anlamıyla kullanmalarına olanak tanıyacak ÅŸekilde kurgulandı.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

“FarklılaÅŸtırma” ortak metinde nasıl anlatıldı?

Yeni müfredatın ortak metninde, “farklılaÅŸtırma” adıyla anlatılan yeni yaklaşımla ilgili detaylı açıklamalara yer verildi.

“Yarıştırıcı ve ayrıştırıcı anlayışlardan uzak, bireysel farklılıkları göz önünde bulunduran farklılaÅŸtırılmış öğretim yaklaşımı benimsenmiÅŸtir.” ifadesine yer verilen ortak metinde, farklılaÅŸtırılmış öğretimin bir çatı kavram olarak öğrencilerin öğrenme ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik, bireyselleÅŸtirilmiÅŸ ve esnek bir yaklaşımı temsil ettiÄŸine iÅŸaret edildi.

Ortak metinde, “farklılaÅŸtırma” ile ilgili ÅŸu ifadeler yer aldı:

“Bu yaklaşım, tüm öğrencilerin ilgi, yetenek ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak kapsayıcı bir eÄŸitim ortamı oluÅŸturur. FarklılaÅŸtırılmış öğretim, öğrencilerin her birinin benzersiz öğrenme ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir stratejidir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, öğrencilerin bireysel farklılıklarını, esnek gruplandırmayı, sürekli deÄŸerlendirme ve uyarlama yaklaşımlarını ön plana çıkarır. Bu yaklaşımla eÄŸitim süreçleri ve öğretim programlarında önemli bir yer tutan içerik, süreç ve ürün boyutları özelleÅŸtirilir. Yapılan bu özelleÅŸtirmenin de öğrencilerin hazırbulunuÅŸluk seviyeleri, ilgi alanları ve öğrenme profillerine uygun düzenlemelerle yapılması gerekir.”

Ortak metinde ayrıca farklılaÅŸtırılmış öğretim ilkeleri, “esneklik”, “bireysel farklılıklara saygı”, “deÄŸiÅŸime açıklık”, “bireysel ve grup beklentileri dengesi”, “her öğrencinin kendi hızında ilerlemesi”, “sürekli, geliÅŸtirici (biçimlendirici) ve çeÅŸitli deÄŸerlendirme yöntemleri” olarak sıralandı.

Bu kapsamda, sınıfta yer, zaman, materyal, gruplama ve öğretim açısından uyumlu ve esnek yaklaşımlar kullanılabilecek. Sınıfta sürekli aynı yol haritası takip edilmeyecek. Etkili farklılaştırmada özellikle esnek gruplama yöntemleri kullanılacak.

Bu sayede öğrencilerin farklı becerileri, ihtiyaçları, hazırbulunuşlukları, ilgileri ve öğrenme tercihleri ile kendilerine verilen görev ve konunun yapısı dikkate alınarak farklı şekillerde gruplama yapılabilecek. Farklılaştırılmış öğretimde tüm öğrencilerle, iki ya da daha fazla kişilik gruplar halinde veya bireysel olarak çalışılan etkinlikler yapılabilecek.

Zenginleştirme içerikleri nasıl olacak?

FarklılaÅŸtırma alt baÅŸlığında anlatılan “zenginleÅŸtirme” kavramı ile daha ileri düzeyde olan öğrenciler için tasarlanmış bir strateji tarif edildi.

Bu stratejiyle öğretim programının ötesinde, genişletilmiş ve derinlemesine öğrenme fırsatları sağlayarak öğrencilerin bilgi ve becerilerini mümkün olan en üst düzeyde geliştirmek amaçlandı.

Öğrencilerin ileri düzey kavramları ve karmaşık düşünce yapılarını keşfetmelerini teşvik eden bu yaklaşım ile öğrenmeyi zenginleştirmede kullanılan uygulama ve ortamlar; öğrencilerin dikkatini çekme, öğrenilen bilgilerin kalıcı olmasını sağlama ve birden fazla duyuya hitap etme amacıyla tasarlanacak.

Bu kapsamda, dersler görsel materyaller ve çeşitli etkinliklerle desteklenecek. Öğrencilerin problem çözme, karar verme ve eleştirel düşünme gibi üst düzey düşünme becerileri ön plana çıkarılacak. Birden fazla çözüm yolu sunan problemlere odaklanılacak. Gözlem, deney ve veri toplama gibi keşifçi öğrenme etkinliklerine yer verilecek. Akıl yürütme becerileri geliştirilecek. Öğrencilere öğrenme yollarını seçme özgürlüğü tanınacak. Araştırma becerileri öğretilecek ve bu beceriler uygulamalı olarak sunulacak. Akran öğretimi ve grup çalışmalarını destekleyen etkinliklere yer verilecek.

“Destekleme” içerikleri nasıl olacak?

Ortak metinde, farklılaÅŸtırılmış öğretimin destekleme boyutuna iliÅŸkin, “Öğrenme sürecinde daha fazla zaman ve tekrara ihtiyaç duyan öğrenciler için içerik, süreç, ürün ve öğrenme ortamındaki uyarlamaları kapsayacak. Bu öğrencilerin derinlemesine düşünme ve problem çözme konusunda yetenekleri fark edilecek.” deÄŸerlendirmesine yer verildi.

Buna göre, öğrencilerin kendi hızlarında ilerleyebilmeleri için gereken zamanı ve desteği almalarına dikkat edilecek. Burada öğretmenler, bu öğrencilerin güçlü yönlerini ortaya çıkarmak ve öz güvenlerini inşa etmelerinde rol oynayacak.

Bu kapsamda, öğrencilere özelleştirilmiş okuma materyalleri sağlanacak. Görsel ve işitsel materyallerle dersler zenginleştirilecek. İçeriği anlamayı kolaylaştırmak için simgeler ve görsel ipuçları kullanılacak.

Öğrenme süreci oyunlaştırılarak öğrencilerin motivasyonu artırılacak. Öğrenme materyallerine erişimde esneklik sağlanacak. Bu kapsamda, dijital kopyalar, interaktif uygulamalar gibi materyaller kullanılacak.

Akran geri bildirimi ve işbirlikçi öğrenme fırsatları sağlayarak öğrencilerin birbirlerinden öğrenmeleri de teşvik edilecek.

Bireyselleştirilmiş öğrenme planları oluşturulacak ve her öğrencinin bireysel ihtiyaçlarına uygun hedefler belirlenecek. Basamaklandırılmış talimatlar ve kontrol listeleri kullanılarak öğrencilere yapılandırılmış rehberlik sunulacak.

Yeni müfredatta “tarih” eÄŸitiminde köklü deÄŸiÅŸiklik

Milli EÄŸitim Bakanlığınca (MEB) kamuoyunun görüşüne açılan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli müfredat taslağında, “bilgi aktarımı” odaklı öğretimden “tarihsel düşünme becerilerini” merkeze alan tarih öğretimine geçildi.

Yeni müfredatta "tarih" eğitiminde köklü değişiklik

AA muhabiri, ortaöğretim 9, 10, 11. sınıf tarih ile ortaöğretim 12. sınıf TC inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersleri program taslaklarını ve eğitim uzmanlarının görüşlerini derledi.

Bu kapsamda, liselerde haftada 2 ders saati olarak okutulan tarih dersi programında, insanı ve onun faaliyetlerini geçmiÅŸ-bugün-gelecek baÄŸlamında anlamlandırabilmek için gerekli bilgi, beceri ve deÄŸerlerle donanmış “tarih okuryazarı” bireyler yetiÅŸtirmek amaçlandı.

Bunların yanı sıra tarih dersi aracılığıyla öğrencilerin, Türk milletinin insanlığa katkılarına dair kanıtlar göstermeleri, Türk tarihini ve kültürünü oluşturan temel öge ve süreçleri açıklamaları, milli kimliğin oluşum sürecini çözümlemeleri, medeniyetin dayandığı milli ve manevi değerleri davranışlarına yansıtmaları ve insanlığın ortak mirasının korunmasında ve yaşatılmasında duyarlılık göstermeleri hedeflendi.

Lise 12. sınıflardaki TC inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi öğretim programının temel amacı, Türk milletinin yakın tarihte gösterdiği milli birlik, beraberlik ve dayanışmayı kavrayarak Türk inkılabının ruhunu ve amaçlarını geliştirecek bilgi, beceri ve değerlere sahip bireyler yetiştirmek olarak yer aldı.

Ders aracılığıyla öğrencilerin, Atatürk’ün kiÅŸilik özelliklerini ve yeteneklerini örnek almaları, Atatürk’ün ve Türk milletinin insanlığa katkılarına dair kanıtlar göstermeleri, Milli Mücadele’nin ve Türk inkılabının anlamını ve önemini yorumlamaları, Türk modernleÅŸmesi ile Atatürk ilke ve inkılapları arasındaki iliÅŸkiyi çözümlemeleri, Türkiye’nin jeopolitik önemini bölgesel ve küresel etkileri açısından deÄŸerlendirmeleri hedeflendi.

“Tarihsel analiz ve yorum” becerileri de geliÅŸtirilecek

Tarih dersi ile TC inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi öğretim programının geliştirilme sürecinde, köklü bir anlayış değişikliğine gidildi.

Bu doğrultuda, programlarda bireyin hem kendi yaşamıyla hem de içinde yaşadığı toplumla ilişkisini dikkate alan bir yapı oluşturuldu.

Beceri temelli tarih öğretimi kapsamında zamanı algılama ve kronolojik düşünme, kanıta dayalı sorgulama ve araştırma, tarihsel empati, değişim ve sürekliliği algılama ile tarihsel analiz ve yoruma yer verildi.

“Sosyal tarih” yeni müfredatta

Beceri temelli öğretimin etkili bir ÅŸekilde gerçekleÅŸtirilebilmesi adına öğretim programlarında sadeleÅŸtirmeye gidildi. Siyasi ve askeri tarih konularının yanı sıra “insanı” öne çıkaran sosyal tarih konuları da içeriÄŸe dahil edildi.

Böylece öğrencilerin tarihin insan faktörünü ve sosyal tarih çalışmalarının önemini kavramaları, tarihte meydana gelen kültür ve medeniyete ilişkin konuların yanı sıra afet, salgın ve göç gibi sosyal hayata dair konuları öğrenmeleri, bugünün dünyasının köklerinin geçmişte olduğunu öğrenirken diğer yandan tarihsel olayların geleceği inşa ettiğinin farkına vararak geçmiş, günümüz ve gelecek arasında köprü kurmaları hedeflendi.

“Dijital tarih” yaklaşımı geldi

Tarih dersi ile TC inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi öğretim programlarının geliştirilme sürecinde dikkate alınan unsurlardan biri güncel teknolojik ve bilimsel gelişmeler oldu.

Programlarda “dijital tarih” yaklaşımına yer verildi, yapılan araÅŸtırmalar sonucunda ortaya çıkan yeni tarihsel bilgi ve bulgular da içeriÄŸe yansıtıldı.

Öte yandan, öğretme-öğrenme uygulamalarında çevrim içi ortamların kullanımına da önem verildi. Öğretme-öğrenme ile ölçme ve değerlendirme etkinliklerinin kurgulanmasında tarih eğitimine yönelik güncel araştırmaların ortaya koyduğu birikim dikkate alındı.

Buna ek olarak, örnek olay ve metinler üzerinden konularla değerler ilişkilendirildi, özellikle Türk-İslam medeniyetinin temel referansları olan milli ve manevi değerlerin uygulamalı olarak verilmesi de yer aldı.

“Tematik yaklaşım” ve “eÅŸ zamanlı bakış açısı”

Tarih ve TC inkılap tarihi ve Atatürkçülük derslerinin öğretim programları sosyal bilimlerin bakış açısı ve disiplinler arası bir anlayış ile hazırlandı. Programın içeriği oluşturulurken coğrafya, ekonomi, felsefe, hukuk, siyaset bilimi ve sosyoloji gibi disiplinlerden yararlanıldı. Öte yandan, programlarda tarih konuları belirlenirken tematik yaklaşım benimsendi, tema içeriklerinin oluşturulmasında ise kronoloji esas alındı. Ayrıca öğrenme hedeflerinin öğretme-öğrenme uygulamaları bölümü yapılandırılırken uygun olan içerikler eş zamanlı bir bakış açısıyla ele alındı. Tarihin dönemsel gelişimi esas alınarak önemli kırılma noktaları belirlendi ve içerik buna göre yapılandırıldı.

Tarih dersi öğretim programının içerik çerçevesi oluşturulurken ortaöğretimdeki tarih dersine altyapı oluşturulması ve öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeylerinin (temel eğitimde kazandığı bilgi, beceri ve değerler) tespit edilebilmesi için hayat bilgisi dersi öğretim programı, sosyal bilgiler dersi öğretim programı ile 8. sınıf TC inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi öğretim programının içerikleri dikkate alındı.

Lise TC inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi öğretim programı geliştirilirken ise 8. sınıfta okutulan aynı dersin öğretim programı temel alındı.

Bütüncül anlayış doğrultusunda ortaöğretim programı öğrenme hedefleri ve içerik çerçevesi oluşturulurken ön öğrenmelere dikkat edildi.

Konu içeriÄŸi yakın tarihe kadar getirilerek güncel yaÅŸamla iliÅŸkilendirildi. Öte yandan, programda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı ile Türk inkılabı ve Atatürkçülük konuları yeniden yapılandırıldı.

Buna göre, programda öğrencilerin rol modeli almaları için Atatürk’ün kiÅŸilik özellikleri üzerinde duruldu. Milli Mücadele’nin baÅŸlangıcından Atatürk’ün vefatına kadar geçen süreçte meydana gelen olaylar bütüncül bir bakış açısıyla sunuldu, Türk İnkılabı ve Atatürkçülük konuları Türk modernleÅŸmesi kapsamında deÄŸiÅŸim ve sürekliliÄŸi esas alan bir anlayışla verildi.

“Tarihçilerin çalışma yöntemleri” yeni müfredatta

Programlarda tarihsel bilginin üretim sürecinde kullanılan “konu veya sorun belirleme, kaynaklardan bilgi toplama, kaynağı inceleme, kaynağı sorgulama, kaynağı yorumlama, kanıta dayalı ürün oluÅŸturma” aÅŸamaları ve bunlara yönelik etkinlikler yer aldı.

Böylelikle öğrencilerin örnek araştırmalar üzerinden tarihçilerin çalışma yöntemlerini algılamalarına ve tarihçilik becerilerini kazanmalarına çalışıldı.

“Terim ve kavramların aslına uygun bir ÅŸekilde kullanımı”

Programlarda anakronik ve bilimsel hata barındıran terim ve kavramların kullanımından vazgeçildi. Bu bağlamda Orta Asya yerine Türkistan, Tehcir Kanunu yerine Sevk ve İskan Kanunu gibi terim ve kavramlara programlarda yer verildi.

Bununla birlikte Anadolu’nun TürkleÅŸmesi ve İslamlaÅŸması birlikte iÅŸlendi, güncel konular çerçevesinde Türkiye’nin deniz jeopolitiÄŸi ve Mavi Vatan ile Türkiye’nin kültürel diplomasi faaliyetleri de ele alındı.

“Kültür ve medeniyet odaklı konular” tarih müfredatında

Yayınlanan taslak tarih programında, öğrencilerin Türk milletinin insanlığa katkılarından yola çıkarak milli ve manevi değerleri davranışlarına yansıtmalarına, insanlığın ortak mirasının korunmasında ve yaşatılmasında duyarlılık göstermelerine odaklanıldı.

ÖrneÄŸin, Türkistan’dan Türkiye’ye uzanan süreçte Türk-İslam medeniyetinin bilim, kültür, eÄŸitim ve sanat alanlarındaki geliÅŸmeleri, Anadolu’nun TürkleÅŸme ve İslamlaÅŸma sürecine etkisi, Osmanlı Devleti’nin ilim ve irfan geleneÄŸinin oluÅŸmasında ÅŸehir, kurum ve ÅŸahsiyetlerin etkileri ve Osmanlı Devleti’nin insanlık tarihine katkıları gibi baÅŸlıklar yer aldı. Böylece öğrencilerin, Türklerin en eski zamanlardan itibaren dünya medeniyetindeki yerini ve önemini daha somut ve anlaşılır bir ÅŸekilde öğrenmeleri hedeflendi.

Tarih dersi öğretim programı her sınıf düzeyinde üçer üniteden oluÅŸturuldu. Bu baÄŸlamda 9. sınıf düzeyinde “geçmiÅŸin inÅŸa sürecinde tarih” ile “Eski ÇaÄŸ ve Orta ÇaÄŸ” medeniyetleriyle baÄŸlantılı konulara odaklanıldı.

10. sınıf düzeyinde, “Türklerin Anadolu’yu yurt edinmeye baÅŸlaması” ile “Osmanlı Devleti’nin kuruluÅŸu ve cihan devleti haline gelmesi”ne iliÅŸkin konulara yer verildi. 11. sınıf düzeyinde ise “1683-1789 yılları arasında deÄŸiÅŸen dünya dengeleri karşısında Osmanlı”, “1789-1908 yılları arasında dönüşüm sürecindeki Osmanlı” ile “1908-1918 yılları arasında savaÅŸlar sarmalında Osmanlı” konuları ele alındı.

Lise 9. sınıf düzeyinde daha çok metodoloji ve genel tarih konuları işlenirken, 10 ve 11. sınıflarda Selçuklular ve Osmanlı tarihi konuları üzerinden bir kurgulama yapıldı.

Önceki programdan farklı olarak 11. sınıf içeriÄŸine, Birinci Dünya Savaşı öncesinden Milli Mücadele’ye kadar olan süreç de dahil edilerek Osmanlı tarihi konuları 10 ve 11. sınıfta verildi.

“Kıbrıs sorunu, Pontus ve Ermeni iddialarının asılsızlığı ile Filistin meselesi” de yeni müfredatta

TC inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi öğretim programına göre, öğrenciler, 2. Dünya Savaşı’nın neden ve sonuçlarını siyasi, sosyal ve ekonomik baÄŸlamda sınıflandırma yetisi edinecek, savaÅŸ sonrasında SoÄŸuk SavaÅŸ Dönemi’nin baÅŸlaması, BirleÅŸmiÅŸ Milletler ve IMF’nin kuruluÅŸu, siyonist hareketler, Filistin meselesi ve sömürgeciliÄŸin ÅŸekil deÄŸiÅŸtirmesi hususlarını kendi cümleleriyle ifade edebilecek.

Yeni müfredatta, SoÄŸuk SavaÅŸ Dönemi’nin baÅŸlaması, BirleÅŸmiÅŸ Milletler ve IMF’nin kuruluÅŸu, Filistin Meselesi ve sömürgeciliÄŸin ÅŸekil deÄŸiÅŸtirmesi konularına da yer verilecek, Kıbrıs sorunu, Pontus ve Ermeni iddialarının asılsızlığı gibi konularla ilgili kitaplar okuma listesine dahil edilecek.

Öğrenciler, örnek metin ve olaylardan hareketle siyonist faaliyetleri ve Filistin meselesini hakkaniyetli davranmanın önemi bakımından deÄŸerlendirecek. Öğrencilerden 2. Dünya Savaşı’nın neden ve sonuçlarını deÄŸerlendirilebilmeleri amacıyla verilen neden-sonuç formunu doldurmaları istenecek. Öğrenciler, SoÄŸuk SavaÅŸ Dönemi’nin baÅŸlangıcından itibaren Türkiye’deki siyasi geliÅŸmelerin gösterildiÄŸi infografiÄŸi inceleyebilecek.

ZenginleÅŸtirme etkinliklerinde öğrencilerin Kore Savaşı’nda Türkiye’nin katkısını konu edinen bir film seyretmeleri, savaşın geliÅŸimi ile ilgili araÅŸtırma yapmaları ve Türkiye’nin savaÅŸa katılımına iliÅŸkin tarihsel akış ÅŸeması oluÅŸturmaları saÄŸlanabilecek.

Öğrencilerden Kıbrıs sorununa iliÅŸkin yazılı ve görsel kaynakları inceleyerek BirleÅŸmiÅŸ Milletler, Ada’daki Türklerin siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan uÄŸradıkları haksızlıkları ortaya koyan bir rapor hazırlamaları istenebilecek.

“Kavram ve beceri deÄŸer öğretiminde farklı anlayışlar” yeni müfredatlarda

Programlarda, kavram öğretimi yapılırken öğretme-öğrenme uygulamalarında öğrenme hedeflerine ve öğrenci özelliklerine uygun olarak kavram haritası, kavram ağı, anlam çözümleme tablosu, kavram bulmacası, kavram karikatürü ve kavramsal değişim metni gibi materyallerin kullanılması istendi.

Becerilerin kazandırılması sürecinde öğrenci merkezli etkinlikler ve sunumların önemsendiği programlarda, alan becerileri ve kavramsal becerilerin yanı sıra sosyal-duygusal öğrenme becerileri ve okuryazarlık becerileri bütünleşik ve etkin bir şekilde ele alındı. Öğretme-öğrenme uygulamalarında, bunların öğretmenler tarafından nasıl kullanılacağına yönelik örneklemelere gidildi.

Değer öğretimi kapsamında konu içerikleriyle değerler bütünleştirildi. Değerlerin edinim sürecinde değer telkini, değer açıklama, değer analizi, ahlaki ikilem, eylem öğrenme ve gözlem yoluyla öğrenme gibi yaklaşımlardan yararlanılması gerektiği belirtildi.

Okullarda “bilim şölenleri” ile “sosyalfest” etkinlikleri yapılacak

Programlarda, her sınıf düzeyinin son öğrenme çıktısı “kanıta dayalı sorgulama” ve “araÅŸtırma becerisi”nin tüm aÅŸamalarının kullanıldığı bir yapıda düzenlendi.

Öğrencilerin, öğretmenleri rehberliğinde araştırma raporları hazırlamaları ve yıl sonu faaliyetlerine temel oluşturacak uygulamaların yapıldığı panel, seminer, bilim şöleni, proje fuarı, sosyalfest gibi etkinliklerle sunmaları istendi.

Kaynak: AA