CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan: Katılım finansın bankacılık varlıkları içindeki payını yüzde 15’e taşımayı hedefliyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan Katılım finansın bankacılık varlıkları içindeki payını yüzde 15'e taşımayı hedefliyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan Katılım finansın bankacılık varlıkları içindeki payını yüzde 15'e taşımayı hedefliyoruz

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, “Kısa vadede katılım finansın bankacılık varlıkları içindeki payını yüzde 15’e taşımayı hedefliyoruz.” dedi.

Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen Albaraka İslami Finans Zirvesi’nde konuÅŸan CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, katılımcıları İstanbul’da ağırlamaktan duyduÄŸu memnuniyeti dile getirdi.

Zirveye öncülük eden Albaraka İslam Ekonomisi Forumu, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, İstanbul Finans Merkezi, Türkiye Varlık Fonu, İbn Haldun Üniversitesi ve İslam İşbirliği Gençlik Forumuna teşekkür eden Erdoğan, zirveye yurt içi ve yurt dışından gelen ilim erbabına ve sektör temsilcilerine katkılarından dolayı şükranlarını sunduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Zirvenin ülkemiz, bölgemiz, ekonomimiz ve insanlık için hayırlara vesile olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum. Bu vesileyle Albaraka Zirvelerini hayata geçiren aziz kardeÅŸim merhum Åžeyh Salih Kamil’i buradan rahmetle yad ediyorum. Merhum Åžeyh Salih Kamil sadece vizyoner ve baÅŸarılı bir iÅŸ adamı deÄŸil aynı zamanda ihtiyaç sahiplerine el uzatan, öğrencileri destekleyen hak ve halk için imkanlarını seferber eden hayırsever bir insandı. Åžeyh Salih Kamil’in ufkunun bir ürünü olan Albaraka Zirveleri İslam ekonomisi ve finansının dünyada geliÅŸmesine ciddi katkılar yapmıştır. Alternatif finans araçlarının her türlü zorluÄŸa raÄŸmen elde ettiÄŸi baÅŸarıda merhum Åžeyh Salih’in, Albaraka İslami Finans Vakfının ve Albaraka Zirvelerinin çok önemli payı vardır. Mevla kendisinden razı olsun diyorum.”

Zirveye 75 ülkeden 1500’den fazla kiÅŸi katılıyor

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye’nin Albaraka Zirvesi’ne ilk kez ev sahipliÄŸi yaptığını belirterek, “İslam ekonomisine dair küresel düzeyde öngörüler, temel yapı taÅŸları ve ihtiyaçlar” temasıyla düzenlenen bu seneki zirvenin baÅŸarılı geçmesini, sektör açısından hayırlara vesile olmasını diledi.

Dünyadaki 75 ülkeden yaklaşık 1500’den fazla katılımcıyı zirve münasebetiyle Türkiye’de misafir edeceklerini dile getiren ErdoÄŸan, seçkin isimleri, yatırımcıları, yöneticileri ve uzmanları bir araya getiren zirvenin ülkede İslami finans ve katılım sektörünün büyümesine ivme kazandıracağına inandığını vurguladı.

Zirvede 2 gün boyunca konuÅŸulacak, tartışılacak baÅŸlıklara bakıldığında kapsamlı bir hazırlığın yapıldığını gördüğünü belirten ErdoÄŸan, “İslam ekonomisinin tarihi serencamından ahlaki ilkelerine, İslami yatırım araçlarından sürdürülebilir büyümeye, kar odaklı teÅŸebbüslerden vakıf ve zekat müessesesine kadar geniÅŸ bir yelpazede belirlenen paneller yol gösterici tartışmalara zemin olacaktır. Kıymetli fikirleriyle zirveye katkı sunan tüm katılımcılara ÅŸimdiden teÅŸekkür ediyorum.” diye konuÅŸtu.

ErdoÄŸan konuÅŸmasını ilgiyle dinlediÄŸi Albaraka Mütevelli Heyeti BaÅŸkanı Åžeyh Abdullah Kamil’i tebrik ettiÄŸini söyleyerek, ÅŸunları ifade etti:

“Böyle bir zirvenin ülkemizde düzenlenmesi ayrıca önemlidir. DoÄŸu-Batı arasında tarih boyunca ticari ve beÅŸeri köprü vazifesi üstlenen Türkiye, finansal piyasalar arasında da aynı rolü oynamaya baÅŸladı. Geçen sene hizmete açtığımız İstanbul Finans Merkezi, bu çabalarımızın ve vizyonumuzun adeta bir sembolü oldu. İstanbul’un finans ve İslami finans alanında büyük bir potansiyele sahip olduÄŸunu uluslararası yatırımcılar da tasdik ediyor. Albaraka Zirvesi inÅŸallah İstanbul’un bölgesel finans merkezi konumunu küresel düzeye çıkarmaya matuf çabalarımızı destekleyecektir.”

Zirvenin İslami ekonomi sisteminin temel taşı olarak İslami finansın etik standartlarının daha iyi anlaşılmasına vesile olacağını düşündüğünü kaydeden Erdoğan, bunun yanında global ölçekte, İslam ekonomisine yönelik hizmet ve ürün pazarlarının keşfedilmesine zirvenin yardımcı olacağı kanaatinde olduğunu dile getirdi.

Erdoğan, son yıllarda dünyanın köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan ekonomik, askeri ve siyasi sistemin temellerinin her yeni gelişmeyle daha şiddetli sarsıldığını söyledi.

Uluslararası sistemde dengenin kaybolduÄŸunu, belirsizliÄŸin arttığını, istikrarsızlığın ve kaosun dünyanın hakim rengi haline geldiÄŸini çok net görebildiklerini belirten ErdoÄŸan, “Koronavirüs salgınının yol açtığı tahribatın enkazı kaldırılmadan Rusya-Ukrayna Savaşı patlak vermiÅŸ, bunu 7 Ekim’de Gazze krizi izlemiÅŸtir. İsrail’in yaklaşık 8 aydır tüm insanlığın gözü önünde Gazze’de iÅŸlediÄŸi toplu katliamlar küresel düzenin acziyetini gözler önüne sermiÅŸ, mevcut kurumlara olan güveni sarsmıştır.” diye konuÅŸtu.

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi başta olmak üzere dünyada nizamı sağlamakla mükellef yapıların adaletsiz ve çarpık karakterinin bir kez daha ortaya çıktığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Açıkça ifade etmek gerekirse ÅŸu an dünyada mazlumu koruyacak, zalimi durduracak, zulmün önüne geçecek bir kurumsal mekanizma yoktur. Küresel güvenliÄŸin teminatı olarak yıllardır bize anlatılan kurumlar büyük bir zaaf içindedir. ‘Eski hal muhal, ya yeni hal ya izmihlal’, bu sözün adım adım gerçeÄŸe dönüşmeye baÅŸladığına ÅŸahitlik ediyoruz. Türkiye olarak uzun süredir bu duruma dikkat çekmekteyiz. Küresel sistemin tüm unsurlarıyla günümüzün gerçeklerine göre yeniden dizayn edilmesi gerektiÄŸini söylüyoruz. ‘Dünya 5’ten büyüktür’ tespitimiz, sistemin deÄŸiÅŸmesine olan acil ihtiyacı göstermektedir. Rusya-Ukrayna Savaşı ve Gazze soykırımıyla birlikte artık bu kaçınılmaz bir hal almıştır. Åžunu görmek ve kabullenmek mecburiyetindeyiz: Dünyanın devasa bir köye döndüğü günümüzde sınırlar ve mesafeler bizi koruyamaz. Afrika’da onca yer altı kaynağına raÄŸmen insanlar açlıktan ölüyorsa, Suriye’de, Sudan’da, Yemen’de kan akmaya devam ediyorsa, Gazze’de 35 bin 600 masum insan acımasızca katlediliyorsa, medeniyetlerin beÅŸiÄŸi Akdeniz mülteci kabristanına dönüşmüşse, her yıl binlerce umut yolcusu son nefesini çöllerde, daÄŸlarda veriyorsa, kusura bakmayın ama kimse kendini emniyette hissedemez, gece başını yastığa rahat koyamaz.”

“Daha kuÅŸatıcı bir sistemin ihdası için el ele vermeliyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, adaletin olmadığı yerde huzur ve barışın, güvenliğin olmadığı yerde de demokrasi ve özgürlüğün olmayacağını dile getirerek, küresel sistemin elitlerinin bu tabloyu görmezden ve duymazdan geldiğini söyledi.

YaÅŸanılan her hadisenin, her bölgesel krizin, yıllarca biteviye giden her kanlı barışın ve barış karşısındaki savaşın herkese bu gerçekleri tekrar hatırlattığını kaydeden ErdoÄŸan, “İnsanlık olarak hem kendimizin hem evlatlarımızın müreffeh bir dünyada yaÅŸamasını istiyorsak çözüm yerine sürekli sorun üreten mevcut sistemde özellikle ısrardan vazgeçmeliyiz. Bunun yerine daha dengeli, daha adilane, daha kuÅŸatıcı bir sistemin ihdası için hep beraber el ele vermeliyiz. Karşı karşıya olduÄŸumuz meydan okumalar esasen hiçbirimize baÅŸka bir alternatif de bırakmıyor. Hangi inanca, kültüre, millete mensup olursak olalım, bunun için mücadele etmemiz gerektiÄŸinin altını bir kez daha çizmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, küresel finansal mimarinin varlık gayesinin aslında üretim ve refah artışına katkı yapmak olması gerektiğine dikkati çekerek, varoluş gayesi üretimi, istihdamı ve değer üretimini desteklemek olan finansal sistemin artık reel sektörden bağımsız ve reel sektörü sömüren bir yapıya dönüştüğünü bildirdi.

“Sistem, gelir ve servet adaletsizliklerinin besleyerek, yapay büyümeye yol açarak az geliÅŸmiÅŸ ve geliÅŸmekte olan ekonomiler üzerinde aşırı baskı oluÅŸturuyor” diyen ErdoÄŸan, 2008 krizinden sonra borca ve faize dayalı finansal mimarinin krizi doÄŸuran sebepleri ortadan kaldırmaya dönük gerekli adımları atmadığını, sistemin yapısal sorunları açıkça gün yüzüne çıktığı halde sürecin geçici önlemlerle yönetilmeye çalışıldığını belirtti.

Bunun mevcut sıkıntıları çözmek yerine derinleÅŸtirdiÄŸini gördüklerini kaydeden ErdoÄŸan, “GeldiÄŸimiz noktada küresel finans mimarisinin oldukça kırılgan bir yapıda olduÄŸunu bugün süreci doÄŸru okuyan herkes kabul ediyor.” deÄŸerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Finans Enstitüsü verilerine göre küresel borçluluğun 2024 yılı ilk çeyreğinde rekor tazeleyerek 315 trilyon dolar seviyesine ulaştığını, bu oranların bile sürdürülebilirliği şüpheliyken tahminlerin borçluluğun daha da artacağına işaret ettiğini aktardı.

“Küresel düzeyde fakirden zengine doÄŸru artan bir servet transferi yaÅŸanıyor”

Kronikleşen bir diğer sorunun da servet ve gelir adaletinin bozulması olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Öyle ki günümüzde servet eÅŸitsizliÄŸi dünyada tarihi bakımdan en yüksek seviyesine çıktı. Dünyadaki en zengin yüzde 1’lik kesim toplam küresel servetin neredeyse yarısına sahip. Alttaki yüzde 50’lik kesimin küresel servet dağılımından aldığı pay ise yüzde 1’i dahi geçmiyor. Yani küresel düzeyde fakirden zengine doÄŸru artan bir servet transferi yaÅŸanıyor. Bu rakamların bize anlattığı ÅŸudur; Afrika’dan Asya’ya milyarlarca insan bir avuç tufeylinin refahı, keyfi, konforu ve ÅŸatafatlı hayat sürmesi için adeta seferber olmuÅŸ durumdadır. Büyük ÅŸair, fikir, dava ve aksiyon adamı üstat Necip Fazıl bu tabloyu bakınız nasıl dizelere döküyor: ‘Allah’ın on pulunu bekleyedursun on kul/Bir kiÅŸiye tam dokuz, dokuz kiÅŸiye bir pul/Bu taksimi kurt yapmaz, kuzulara ÅŸah olsa.’ Evet, kurt taksiminin bile ötesine geçen bir ataletsizlikle karşı karşıyayız. Elini vicdanına koyan hiç kimsenin böyle bir manzarayı içine sindireceÄŸini düşünmüyorum. Kapitalist sistemin serbest piyasayı teÅŸvik ediyor gözükse de arka planda tekelleÅŸmeyi, tefeciliÄŸi, manipülasyonu, üretim, emek ve ticaretten daha ziyade paradan para kazanmayı ödüllendirdiÄŸini görüyoruz. Zayıfı daha zayıflatan, fakiri daha da fakirleÅŸtiren, zalimi güçlendiren bu sistemin dertlerinize derman olamayacağını, insanlığa refah, huzur ve adalet getirmeyeceÄŸini artık hepimiz kabul etmek zorundayız.”

Erdoğan, zekat, sadaka, komşu açken tok yatmama, kul hakkı yememe, aldatmama, tamahkarlık yapmama gibi İslami umdelerin aynı zamanda ekonomik hayatın da temel yapı taşları olduğunu vurguladı.

Bunların üzerine inÅŸa edilen iktisat modelinin adının İslam iktisadı olduÄŸunu söyleyen ErdoÄŸan, “İslam iktisadı, ekonomik büyüme ve kalkınmanın yanı sıra adalet, ahlak, sürdürülebilirlik, sosyal refahı ve çevreyi de gözetmektedir. Bu iktisadın mütemmim cüzü ise İslami finans, Türkiye’deki ismiyle katılım finanstır. İnsani ve ahlaki deÄŸerleri varlığa dayalı ve risk paylaşımını merkezine koyan, sosyal adaleti önceleyen, pozitif sosyal etki oluÅŸturmayı hedefleyen katılım finans tüm insanlığa hitap edebilecek potansiyele sahiptir.” diye konuÅŸtu.

Türkiye olarak bizzat bunun yaÅŸandığını, yakın tarihte tecrübe edildiÄŸini belirten ErdoÄŸan, merhum CumhurbaÅŸkanı Turgut Özal’ın çabalarıyla hayata geçen özel finans kurumlarının 40 sene içinde sürekli geliÅŸerek ve kabuk deÄŸiÅŸtirerek bugünlere kadar geldiÄŸini kaydetti.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, katılım finans sisteminin Türkiye’deki öncüsünün 1984 yılında rahmetli Salih Kamil’in de desteÄŸiyle kurulan Albaraka Türk olduÄŸunu aktararak, “Daha sonra yeni aktörler ve oyuncularla katılım finans sektörü büyüdü ve günümüzde bankacılık sistemi içindeki payı yüzde 9’a yaklaÅŸtı. Katılım esaslı sermaye piyasaları ve katılım sigortacılığı gibi alanlarda da ciddi mesafe aldık. Ancak katılım finansın halen arzu ettiÄŸimiz seviyenin gerisinde olduÄŸunu itiraf etmek durumundayım. Bunda diÄŸer sebeplerle birlikte sektörün de payı bulunuyor.” ifadelerini kullandı.

Yastıkaltı denilen, sistem dışı tasarruf kültürüne sahip olunduÄŸunu dile getiren ErdoÄŸan, “Bizim insanımız Allah göstermesin, zor günlerinde muhannete muhtaç olmamak amacıyla gelirinin bir kısmını biriktirir, tasarruf eder. Bunu da çoÄŸunlukla altın ve maalesef dövizle yapar. Yastıkaltında döviz ve altının sahibine güven verme dışında ekonomiye aktif bir katkısının olmadığını hepimiz biliyoruz. Yastıkaltı tasarrufların ekonomiye kazandırılmasını hep arzu ettik.” diye konuÅŸtu.

“Katılım finansa yönelik toplumdaki ön yargılar halen kırılmadı”

Erdoğan, finans kurumlarını bu konuda politika geliştirmeleri için teşvik ettiklerini, desteklediklerini, farklı zamanlarda çağrıda bulunduklarını ama bunda tam anlamıyla muvaffak olamadıklarını belirterek, şöyle devam etti:

“Yastıkaltı altınların ekonomiye kazandırılmasında kurumlarımız toplumu ikna edici finansal ürünler geliÅŸtiremedi. Katılım finansa yönelik toplumdaki ön yargılar halen kırılmadı. Bu alanda halen bilgiden ziyade eskiden kalma ön kabullerle hareket edildiÄŸine üzülerek ÅŸahit oluyoruz. Katılım finans sistemini hak ettiÄŸi yere getirmemiz gerekiyor. Bunun için finansa yönelik bakış açısını deÄŸiÅŸtirmeliyiz.”

Türkiye’de katılım finansın ekseriyetle dini hassasiyetlere göre tasarrufların deÄŸerlendirilmesi olarak görüldüğünü ifade eden ErdoÄŸan, nüfusunun yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede bu yaklaşımın elbette çok kıymetli olduÄŸunu söyledi.

Türkiye ekonomisinin potansiyeli ve ihtiyaçları açısından bunun yeterli olmadığı kanaatinde olduÄŸunu dile getiren ErdoÄŸan, “Katılım finans ülkemizin kalkınması, ekonomisinin güçlenmesi ve finansal bağımsızlığı noktasında büyük imkanlar sunuyor. Bundan azami derecede istifade etmemiz önemlidir. Kısa vadede katılım finansın bankacılık varlıkları içindeki payını yüzde 15’e taşımayı hedefliyoruz.” dedi.

“Türkiye’ye güvenen hiç kimse piÅŸman olmadı”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, bu hedef doÄŸrultusunda son yıllarda İstanbul Finans Merkezi’nin açılışı ve yeni katılım finans kuruluÅŸlarının hizmete baÅŸlaması gibi pek çok kritik adım attıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İstanbul Finans Merkezi’nin fintech ile birlikte iki temel sac ayağından birini katılım finans olarak belirlenmesi bir baÅŸka önemli hamleydi. Bununla katılım finansın geliÅŸmesine ve finansal sistemde hak ettiÄŸi yere gelmesine verdiÄŸimiz önemi açıkça gösterdik. CumhurbaÅŸkanlığı Finans Ofisimiz tarafından hazırlanan ve ülkemizin bu alandaki ilk stratejik belgesi olan Katılım Finans Strateji Belgesi’ni de 2022 yılı sonunda yayınladık. Uluslararası İslami altyapı ve likidite kuruluÅŸunun fikri ve teknik altyapısının oluÅŸturulmasına dair çalışmalarımız devam ediyor. Yine derecelendirme sistemi Uluslararası İslami Finans Tahkim Mekanizması, Sukuk Garanti Fonu Helal Park ile Hac ve Umre Fonu gibi projelere iliÅŸkin fikri ve teknik deÄŸerlendirmelerimizi sürdürüyoruz.”

ErdoÄŸan, Orta Vadeli Program ve 12. Kalkınma Planı’yla da katılım finans sisteminin geliÅŸtirilmesine yönelik önemli hedefler belirlediklerini ifade ederek, “BaÅŸta katılım sigortacılığı ve katılım fintechler odaklı eylem maddelerimiz olmak üzere geniÅŸ bir alanda çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde tüm bu birikimi inÅŸallah müstakil bir katılım finans kanununu ülkemize kazandırarak taçlandırmak arzusundayız. Bununla ilgili hazırlık çalışmalarımız da ÅŸu an devam ediyor.” diye konuÅŸtu.

Son 21 yılda Türk ekonomisine tarihi baÅŸarılar yaÅŸatmış bir hükümet olarak katılım finans alanında Türkiye’yi hak ettiÄŸi yere biiznillah getireceklerini belirten ErdoÄŸan, ÅŸu deÄŸerlendirmede bulundu:

“Özellikle Asya, Avrupa ve Afrika’nın tam kalbinde yer alan İstanbul’u küresel finans ve katılım finans merkezlerinden biri yapacağız. Burada bulunan kardeÅŸlerimiz çok iyi biliyor ki Türkiye’ye güvenen hiç kimse piÅŸman olmadı. Kazandırarak kazanmayı amaçlayan hiçbir müteÅŸebbis ülkemize yatırım yaptığı için sonradan nedamet duymadı. Bundan sonra da kazan kazan temelinde iÅŸ birliklerimizi ilerleteceÄŸiz. Türkiye’nin ekonomisine, üretimine, istihdamına, ihracatına, finans sektörüne katkı saÄŸlamayı amaçlayan her türlü giriÅŸime destek vereceÄŸiz. Tüm kurumlarımızın sizlere gereken kolaylığı ve yardımı yapmaya hazır olduÄŸunu bilmenizi istiyorum.”

Zirvenin hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, zirveyi düzenleyen tüm kurumlara da şükranlarını sundu.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Albaraka Forumu Mütevelli Heyeti BaÅŸkanı Åžeyh Abdullah Saleh Kamel’i tebrik ederek, ülkelerine ve halklarına dostluk ve kardeÅŸlik mesajlarını iletti.

Mutabakat zaptları imzalandı

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın konuÅŸmasının ardından, Albaraka Forumu ile CumhurbaÅŸkanlığı Yatırım Ofisi, İstanbul Finans Merkezi, Türkiye Varlık Fonu, İbn Haldun Üniversitesi ve İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı Gençlik Forumu arasında ayrı ayrı ikili mutabakat zaptları imzalandı.

Anlaşmalara, Albaraka İslam Ekonomisi Forumu Genel Sekreteri Yousef Hassan Khalawi ile Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Salim Arda Ermut, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, İstanbul Finans Merkezi Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem, İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Forumu Başkanı Taha Ayhan ve İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan imza attı.

Daha sonra Albaraka Forumu Mütevelli Heyeti BaÅŸkanı Åžeyh Abdullah Saleh Kamel, CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’a günün anısına minyatür Kabe kapısı takdim etti.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın, katılımcılarla aile fotoÄŸrafı çektirmesinin ardından program sona erdi.

Kaynak: AA