Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ne biz ne milletimiz ne de Suriyeli kardeşlerimiz bu sinsi tuzağa düşmeyecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ne biz ne milletimiz ne de Suriyeli kardeşlerimiz bu sinsi tuzağa düşmeyecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ne biz ne milletimiz ne de Suriyeli kardeşlerimiz bu sinsi tuzağa düşmeyecek

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Bölücü terör örgütü artıklarıyla kotarılan oyunu kimin yazdığını iyi biliyoruz. Ne biz ne milletimiz ne de Suriyeli kardeÅŸlerimiz bu sinsi tuzaÄŸa düşmeyecek.” dedi.

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, “Halihazırda 14 Bayraktar TB2 İHA’mızla yeÅŸil vatanı 7 gün 24 saat izliyoruz. Dünyada orman yangınlarıyla mücadelede İHA kullanan 2 ülkeden biriyiz.” dedi.

ErdoÄŸan, CumhurbaÅŸkanlığı Külliyesi’ndeki CumhurbaÅŸkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi.

Bugün görevleri tevdi edilen yeni kabine üyelerini kutlayan ErdoÄŸan, Çevre, Åžehircilik ve İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi Bakanlığı görevini yürütecek Murat Kurum ile SaÄŸlık Bakanlığı görevini yürütecek Kemal MemiÅŸoÄŸlu’na vazifelerinin hayırlı olmasını diledi.

Her iki bakanın da seleflerinden devraldıkları hizmet bayrağını çok daha ileriye taşıyacaklarına inandığını belirten ErdoÄŸan, görevden affını isteyen ve bu talepleri ÅŸahsınca kabul edilen Mehmet Özhaseki ile Fahrettin Koca’ya da emekleri, fedakarlıkları ve millete yaptıkları hizmetler için teÅŸekkür etti.

ErdoÄŸan, “Uzun yıllardır beraber yol yürüdüğümüz, teÅŸrikimesai yaptığımız her iki arkadaşımızla inÅŸallah yakın temas halinde olmaya devam edeceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.

Kısa süre önce idrak edilen Kurban Bayramı’nı tebrik eden ErdoÄŸan, çatışmaların, zulümlerin ve katliamların olmadığı bayramlara kavuÅŸmayı temenni etti.

Bayram tatilinin 9 gün olması ve okulların da kapanmasıyla vatandaşların memleketlerine, tatil bölgelerine huzurla seyahat ettiğini kaydeden Erdoğan, yollarda büyük bir trafik yoğunluğu yaşandığını bildirdi.

Emniyet güçlerinin, Karayollarının, sağlık birimlerinin bayram tatilinde en fazla mesai yapan görevliler olduğunu ifade eden Erdoğan, vatandaşların yolculuklarını güven ve huzur içinde gerçekleştirmesini temin etmek için çalışan tüm personele teşekkür etti. Erdoğan, vatanın bekası, insanların güvenliği için yurt içinde ve yurt dışında kahramanca görev yapan askerleri tek tek gözlerinden öptüğünü söyledi.

“Bu felaketlere baktığımızda ihmalin ve kastın öne çıktığını görüyoruz”

Bayram süresince çeÅŸitli nedenlerden kaynaklanan anız ve orman yangını haberleriyle herkesin sarsıldığını dile getiren ErdoÄŸan, Diyarbakır Çınar ve Mardin Mazıdağı’ndaki yangında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Hafta sonu İzmir, Bursa, Balıkesir, MuÄŸla ve Çanakkale’de orman yangınları yaÅŸandığını hatırlatan ErdoÄŸan, yaz mevsiminin her geçen yıl daha sıcak ve kurak geçmesiyle yangın riskinin de aynı oranda arttığına iÅŸaret etti.

ErdoÄŸan, “Sadece ormanlarımızı deÄŸil, ülkemizin akciÄŸerlerini yakan bu felaketlere baktığımızda ihmalin, tedbirsizliÄŸin ve kastın öne çıktığını görüyoruz. Bölücü örgütün de orman yangınlarını bir terör yöntemi olarak kullandığını geçmiÅŸteki tecrübelerimizden biliyoruz. Yüzde 90’ı insan kaynaklı yangınların önüne geçmek ve tek bir aÄŸacın bile zarar görmesini engellemek için var gücümüzle çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“4 bin 744 havuz ve göletle araçlarımızın su ihtiyacını hızla karşılıyoruz”

Orman yangınlarıyla etkin mücadele konusunda önemli adımlar atıldığını vurgulayan Erdoğan, dünyada örnek alınan orman yangınlarıyla mücadele filosunun kurulduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bugün bu mücadeleyi 26 uçak, 105 helikopter ve 5 binden fazla kara aracıyla sürdürüyoruz. Tabii sadece filomuzdaki araç sayılarını artırmadık, üzerindeki ekipmanları da en ileri teknolojiyle yeniledik. Terörle mücadelede destan yazan insansız hava araçlarını ‘yeÅŸil vatanın’ savunmasında da etkin olarak kullanıyoruz. Halihazırda 14 Bayraktar TB2 İHA’mızla yeÅŸil vatanı, 7 gün 24 saat izliyoruz. Dünyada orman yangınlarıyla mücadelede İHA kullanan 2 ülkeden biriyiz. İHA’larımızın yanında 184’ü akıllı olmak üzere 776 kulemizle ormanlarımızı sürekli takip ediyoruz. İlk defa bizim dönemimizde yapılan 4 bin 744 havuz ve göletle araçlarımızın su ihtiyacını hızla karşılıyoruz. Bunların dışında yapay zeka tabanlı sistemler baÅŸta olmak üzere pek çok teknolojik imkan da gücümüze güç katmaktadır. Bugün itibarıyla 25 bin personelimiz ve 122 bini aÅŸkın gönüllümüz ormanlarımızı korumak için fedakarca çalışmaktadır. Gece gündüz demeden yangınlara karşı cansiperane mücadele eden bütün kahramanlarımıza şükranlarımı sunuyorum.”

Ormanlara sahip çıkma ve koruma noktasında tüm vatandaşlardan daha fazla itina beklediklerinin altını çizen Erdoğan, yaz sıcaklarının artık çok yoğun şekilde yaşandığı günlere girildiğini, en ufak bir ihmalin bile büyük zararlara sebep olacağını söyledi.

“Son 21 yılda reel rakamlarla 1 trilyon 364 milyar lira tarım desteÄŸi verdik”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, önceki ay çiftçilerle buluÅŸmada Türkiye’nin tarım alanında son 21 yılda nereden nereye geldiÄŸini rakamlarla tek tek ortaya koyduklarını hatırlattı.

Hükümetlerinin tarım politikalarını eleştirenlerin çoğunun bilgiden ziyade ön yargılarla hareket ettiğini, bunların ülkeyi tanımadığını ve dünyayı takip etmediğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her mesele gibi maalesef tarım konusuna da istismar malzemesi olarak bakıyorlar. Seçim meydanlarında ‘bedava traktör’ vadedip, sonrasında ‘biz onu dikkat çekmek için söyledik’ diyerek iÅŸi piÅŸkinliÄŸe vurdukları gibi yalan yanlış bilgilerle milletimizin zihnini bulandırmaya çalışıyorlar. Bir defa ÅŸunu kabul etmek lazım, bunlar öyle seçim meydanlarında dalga konusu yapılacak iÅŸler deÄŸildir. Tarım ciddi bir uÄŸraÅŸtır, ülkemiz açısından çok stratejik bir sektördür. Hükümet olarak biz de tarıma, sektörün ciddiyetine ve önemine uygun bir anlayışla yaklaÅŸtık. Çiftçi kardeÅŸlerimizin alın terlerinin hakkını daima vermeye çalıştık. Son 21 yılda reel rakamlarla 1 trilyon 364 milyar lira tarım desteÄŸi verdik. 2024 yılında ÅŸu ana kadar 56 milyar lira destek ödemesi yaptık. Yıl sonuna kadar bu rakam 91,5 milyar liraya çıkacak.”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Netanyahu yönetimi altındaki İsrail saldırganlığı durdurulmadıkça, Türkiye dahil bölgemizdeki hiçbir devlet kendini emniyette hissedemez.” dedi.

ÇAYKUR’un çay alım fiyatı ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nin buÄŸday ve arpa alım fiyatı üzerinden yapılan haksız eleÅŸtirileri izlediklerini ifade eden ErdoÄŸan, yaÅŸ çay alım fiyatının yanında üreticileri destekleme primi verilmesi uygulamasını ilk kez kendilerinin baÅŸlattığını söyledi.

Hasat döneminde üreticiyi korumak için yeni çay fabrikaları yaparak ÇAYKUR’un kapasitesini artırdıklarını belirten ErdoÄŸan, ayrıca günlük alımlarda kısıtlamayı kaldırarak, üreticilerin ÇAYKUR’un alım fiyatının üzerinde ürününü satmasına imkan saÄŸladıklarını kaydetti.

Buğday fiyatları

Buğday fiyatlarında ise dünya piyasasının bir hayli üstünde olduklarına dikkati çeken Erdoğan, sözlerine şöyle sürdürdü:

“Yurt dışı ekmeklik buÄŸday fiyatı, yerinde ton başına 248 dolardır. Navlunla birlikte bu rakam 270 dolara çıkıyor. Toprak Mahsulleri Ofisi alım fiyatı, desteklerle birlikte ton başına 359 dolar olup, dünya fiyatlarından 89 dolar yüksektir. Hasat döneminde üreticimizi koruma amacıyla Dahilde İşleme Rejimi’yle hububat ithalatını 15 Ekim’e kadar durdurduk. Ayrıca ham madde ve un ihracatını ise serbest bırakarak, ilave dış ticaret tedbirleri aldık. Üretici maliyetlerinin düşürülmesine katkı saÄŸlamak amacıyla vereceÄŸimiz fark ödemesinin toplam miktarı 29 milyar liradır. Yani toplam tarımsal destek bütçemizin yaklaşık 4’te 1’ini buÄŸday ve arpa üreticilerimizin maliyetlerine katkı amacıyla kullanıyoruz. Toprak Mahsulleri Ofisimiz, alımla ilgili süreçleri titizlikle yürütüyor. Çiftçimizin ürününü en hızlı ÅŸekilde almak, gerekli depolamayı yapmak ve zamanında ödemesini gerçekleÅŸtirmek için gayret gösteriyor. Ofis, hububat teslim eden üreticilerimizin ödemelerine baÅŸladı. İlk etapta 6 Haziran’a kadar ürün verenlerin ödemeleri hesaplarına yatırıldı.”

“Tüm imkanlarımızla çiftçilerimizin yanlarında olacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aldıkları bütün bu tedbirlere rağmen, çiftçilerin, üreticilerin memnuniyetsizliği veya şikayetlerinin olabileceğini söyledi.

Bunları da CumhurbaÅŸkanı olarak ÅŸahsen takip ettiÄŸini dile getiren ErdoÄŸan, “Çiftçi kardeÅŸlerimizin sıkıntılarının giderilmesi için bakanlarımıza gerekli talimatı veriyorum. Milletin efendisi olan çiftçimizin maÄŸdur edilmesine müsaade etmeyiz. Kimse kusura bakmasın ama sicili bozuk olanların, eli öpülesi çiftçilerimizi istismar ederek, buradan bir siyasi rant devÅŸirmesine de izin vermeyiz. Son 21 yıldır iyi ve kötü gününde nasıl çiftçimizin yanında olduysak, bundan sonra da tüm imkanlarımızla yanlarında olacağız. Bir kez daha çiftçilerimize hayırlı, bereketli bir hasat sezonu diliyorum.” ifadelerini kullandı.

“DoÄŸu Akdeniz’de ısınan sular, bizi ve bölgemizdeki kardeÅŸ ülkeleri tedirgin ediyor”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye’nin stratejik önemi fevkalade yüksek, üç kıtanın kavÅŸak noktası olan bir coÄŸrafyada bulunduÄŸunu anımsattı.

Tarih boyunca medeniyetlerin beşiği olmuş, ama aynı zamanda paylaşım kavgasının tam merkezinde yer almış bir bölgede olduklarına dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Böyle bir coÄŸrafi konuma sahip olmak ülkemize siyasi, ekonomik ve askeri avantajlar saÄŸlama yanında tehditleri de beraberinde getirmektedir. Birinci Dünya Savaşı’na giden yolun taÅŸları bizim bölgemizde döşendi. İkinci Cihan Harbi’nin odağında aynı ÅŸekilde yine bizim bölgemiz vardı. SoÄŸuk SavaÅŸ döneminde bloklar arası rekabetin yoÄŸunlaÅŸtığı bölgelerden biri, yine Türkiye’nin merkezinde olduÄŸu coÄŸrafyaydı. 13’üncü yılını tamamlayan Suriye krizi en fazla bizim bölgemizi etkiledi. Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın olumsuz yansımalarına maruz kalan bölgelerin başında yine biz yer alıyoruz. 7 Ekim’den bu yana İsrail’in Gazze’de gerçekleÅŸtirdiÄŸi soykırıma varan katliamlar yine bizlerin yüreÄŸini yakıyor. İsrail’in Gazze’ye saldırmasıyla birlikte DoÄŸu Akdeniz’de ısınan sular, aynı ÅŸekilde en fazla bizi ve bölgemizdeki kardeÅŸ ülkeleri tedirgin ediyor.”

“İsrail’in yayılmacı hedefler peÅŸinde koÅŸtuÄŸunu her zeminde vurguladık”

ErdoÄŸan, Batılı güçlerin askeri, diplomatik ve siyasi desteÄŸini arkasına alan İsrail’in gözünü komÅŸularına diktiÄŸini gördüklerini kaydetti.

“Lübnan’a yönelik saldırıların, tehdit dilinin artması, bölgemizin geleceÄŸi adına bizi ciddi manada endiÅŸelendirmektedir.” diyen ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:

“Åžunu bir defa çok net ifade etmek isterim, Batı dünyası destek verdikçe, İslam alemi de sessiz kaldıkça, Netanyahu denilen caninin, tüm bölgemizi ateÅŸe sürükleme pahasına, iÅŸgal politikasına devam edeceÄŸi anlaşılıyor. Türkiye olarak biliyorsunuz ilk günden beri buna dikkati çekmekteyiz. Gazze krizinin sadece Gazze ile sınırlı kalmayacağını, İsrail zulmünün çok vahim sonuçları olabileceÄŸini sık sık dile getirdik. İsrail’in yayılmacı hedefler peÅŸinde koÅŸtuÄŸunu her zeminde vurguladık. Gerek İran’la yaÅŸanan füze gerilimi gerekse İsrail’in Lübnan’a yönelik artan saldırıları maalesef kaygılarımızda bizi haklı çıkardı. Buradan bir kez daha ÅŸu uyarıyı yapmak durumundayım, karşımızda ‘devlet adamı’ vasfının asgari ÅŸartlarını dahi taşımayan, gözü dönmüş, ihtiraslarının esiri olmuÅŸ, aklını, vicdanını kaybetmiÅŸ bir katil vardır. Masumların kanından beslenen bu zalim, siyasi ömrünü uzatmak adına kendi vatandaÅŸlarının güvenliÄŸini dahi hiçe saymaktadır.

Netanyahu yönetimi altındaki İsrail saldırganlığı durdurulmadıkça, Türkiye dahil bölgemizdeki hiçbir devlet kendini emniyette hissedemez. Bakınız bu durum, İsrail’in komÅŸusu olan Lübnan ve Suriye baÅŸta olmak üzere tüm ülkeler için de geçerlidir. Daha önce de ifade ettim; Ankara’nın güvenliÄŸini Gazze’nin, Kudüs’ün, Ramallah’ın, Beyrut’un, Amman’ın, BaÄŸdat’ın huzur ve güvenliÄŸinden ayrı göremeyiz. Türkiye olarak güvenlik önceliklerimizi buna göre tayin ve tespit ediyoruz. Dış politikada atacağımız adımları da bu gerçekler ekseninde planlıyoruz. Hedefimiz, doÄŸru, akıllı ve uzun vadeli hamlelerle bu mücadeleden ülkemizi kayıpsız, hatta kazançlı olarak çıkarmaktadır. Ne yapıyorsak bunun için yapıyoruz ne söylüyorsak bunun için söylüyoruz.”

Barış, diyalog, diplomasi…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, barışı, diyaloğu ve diplomasiyi en üst seviyede devreye almaları gereken günlerden geçildiğini belirtti.

Özellikle aynı coğrafya ve aynı kaderin paylaşıldığı devletlerle karşılıklı diyalog zeminini güçlendirmelerinin önem arz ettiğini anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Mevcut bölgesel ve uluslararası konjonktürde, İslam ülkeleri arasında dayanışmayı artırmamız, fikir ayrılıklarını gidermemiz son derece mühimdir. GeçmiÅŸin, geleceÄŸimizi de ipotek altına almasına müsaade edemeyiz. Bu anlayışla, komÅŸularımızdan baÅŸlayarak bölgemizdeki tüm aktörlerle münasebetlerimizi ilerletmeye gayret ediyoruz. Åžimdiye kadar bu çabalarımızın somut çıktılarını birçok yerde gördük.”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Kamu düzeni, devletimizin kırmızı çizgisidir. Hangi bahaneyle olursa olsun bu çizginin aşılmasına, çiÄŸnenmesine eyvallah demeyeceÄŸiz.” dedi.

Suriye’de, 13 yıldan fazla süredir devam eden ve 1 milyon insanın hayatına mal olan ihtilafa siyasi çözüm bulmak için çok uÄŸraÅŸtıklarını belirten ErdoÄŸan, Astana süreciyle rejim ve muhalefetin aynı zeminde buluÅŸmasını saÄŸladıklarını hatırlattı.

Bunun dışında farklı kanallarla daha fazla kan dökülmesinin, daha fazla çatışma yaÅŸanmasının önüne geçmeye çalıştıklarını dile getiren ErdoÄŸan, sahada bazı konularda “müspet neticeler” de aldıklarını söyledi.

ErdoÄŸan, “Sulhe ve sükunete hizmet edecek ilave adımların atılması mümkündür. Bizim kimsenin toprağında ve egemenliÄŸinde gözümüz yoktur. Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve milli birliÄŸinin korunması Türkiye’nin de önceliÄŸidir.” ifadelerini kullandı.

DEAÅž’la birlikte güney sınırları boyunca PKK’ya kurdurulmak istenen terör devletine en ağır darbenin Türkiye tarafından sınır ötesi harekatlarla indirildiÄŸini kaydeden ErdoÄŸan, komÅŸu olarak istikrarsızlıkla boÄŸuÅŸan ve terör örgütlerinin cirit attığı deÄŸil, demokratik, müreffeh, güçlü bir Suriye görmek istediklerini vurguladı.

“Türkiye dostlarını yarı yolda bırakan bir devlet deÄŸildir ve olmayacaktır”

“Suriye’nin evlerini terk etmek zorunda kalmış milyonlar için güvenli, emin bir yer haline gelmesini herkesten daha çok biz arzu ediyoruz.” diyen ErdoÄŸan, böyle bir iklime ne kadar kısa sürede kavuÅŸulursa herkes için ve özellikle Suriye halkı için o kadar iyi olacağı deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Ayrılıkları derinleÅŸtirmek yerine ortak paydayı büyütmenin derdinde olduklarını ifade eden ErdoÄŸan, “İç siyaset gibi dış politikada da sıkılı yumrukların açılmasında büyük fayda olduÄŸuna inanıyoruz. Bunun için kiminle görüşülmesi gerekiyorsa, geçmiÅŸte olduÄŸu gibi yine görüşmekten imtina etmeyiz. Elbette bunu yaparken öncelikle Türkiye’nin menfaatlerini referans alacak ama bu süreçte bize güvenen, bize sığınan, bizimle ortak hareket eden hiç kimsenin maÄŸdur olmasına da izin vermeyeceÄŸiz. Türkiye dostlarını yarı yolda bırakan bir devlet deÄŸildir ve olmayacaktır.” diye konuÅŸtu.

Tek parti zihniyetinin Azerbaycanlıları Sovyetlere teslim ederek Türkiye’ye Boraltan Köprüsü faciasını yaÅŸattığını anımsatan ErdoÄŸan, milletçe bu facianın mahcubiyetinin tam 76 yıl yüreklerde hissedildiÄŸini anlattı.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, 44 gün süren vatan muharebesinde Azerbaycan’a saÄŸladıkları güçlü destekle sadece KarabaÄŸ’ın 30 yıllık iÅŸgaline son vermediklerini, aynı zamanda tek parti yönetiminin tarihe bulaÅŸtırdığı utanç lekesini de temizlediklerini söyledi.

Böyle bir siyasi musibetin tekerrürüne tahammüllerinin olamayacağını vurgulayan ErdoÄŸan, “Hele hele Solingen’de evlatlarını ırkçı teröre ÅŸehit vermiÅŸ bir millet olarak, bize yakışmayan, inancımızla, kültürümüzle, medeniyet deÄŸerlerimizle asla baÄŸdaÅŸmayan sahnelerin yaÅŸanmasına da göz yummayız. Kamu düzeni devletimizin kırmızı çizgisidir. Hangi bahaneyle olursa olsun bu çizginin aşılmasına, bu hassas çizginin yok sayılmasına, çiÄŸnenmesine eyvallah demeyeceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.

“Bu sinsi tuzaÄŸa düşmeyeceÄŸiz”

Türkiye’nin, sokaklar üzerinden kotarılan kaos planlarına bağışıklık kazanmış bir ülke olduÄŸunu ifade eden ErdoÄŸan, geçmiÅŸte etki ajanları ve provokatörler eliyle ülkeye hangi bedellerin ödetildiÄŸini gayet net hatırladıklarını kaydetti.

Kayseri’de, “son derece iÄŸrenç, rezil bir taciz vakası” üzerinden aynı kaos planının tezgahlandığını dile getiren ErdoÄŸan, bu oyunun ikinci perdesinin ise Suriye’nin kuzeyinde bulunan Türk çıkarlarına ve varlığına yönelik sahnelendiÄŸine dikkati çekti.

Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bölücü terör örgütü artıkları ve iÅŸbirlikçileri eliyle kotarılan bu oyunu kimin yazdığını, bunlara kimlerin figüranlık yaptığını çok çok iyi biliyoruz. Allah’ın izniyle ne biz ne milletimiz ne de Suriyeli kardeÅŸlerimiz bu sinsi tuzaÄŸa düşmeyeceÄŸiz. Nefret söylemlerine, faÅŸizme, ırkçı vandallığa ve provokasyonlara boyun eÄŸmeyeceÄŸimizi burada tekrar altını çizerek söylemek istiyorum. Bayrağımıza uzanan mülevves elleri kırmasını bildiÄŸimiz gibi ülkemize sığınan mazlumlara uzanan elleri de kırmasını biliriz. Kimse kendini polisin, hakimin, devletin yerine koyamaz. Kayseri’deki olaylar sonrasında ortalığı yakıp yıkan polisimize saldıran iÅŸyerlerine ve evlere zarar veren 474 provokatör gözaltına alındı. Dün de Suriye milli ordusu güçleri ve güvenlik kuvvetlerimiz Suriye’nin kuzeyindeki kışkırtmalara gerekli müdahalelerde bulundu.”

Suriye geçici hükümetinin ise “ÅŸanlı bayraÄŸa” yönelik saldırıları lanetlediÄŸini en sert biçimde kamuoyuna ilan ettiÄŸine iÅŸaret eden ErdoÄŸan, fitne teÅŸebbüslerinin bir kez daha boÅŸa çıktığını bildirdi.

İstihbarat birimlerinin sınırın öte tarafındaki ortaklarıyla birlikte çok titiz bir çalışma yürüttüğünü bildiren Erdoğan, hangi kirli ellerin bu işlerin arkasında olduğunu mutlaka ortaya çıkaracaklarını vurguladı.

Erdoğan, şunları kaydetti:

“Åžunun bir defa idrak edilmesi ÅŸarttır. Türkiye’nin Suriye’deki mevcudiyeti, teröristan kurma planlarının önündeki en büyük bariyerdir. Çok iyi biliyoruz ki böl, parçala, yönet anlayışıyla coÄŸrafyamızı lime lime eden emperyalistler bundan rahatsızdır. Onları rahatsız etmeyi sürdüreceÄŸiz. Silahlarının namlusu ülkemize çevrili eli kanlı caniler orada var oldukça biz de ülkemizin ve milletimizin güvenliÄŸini saÄŸlamaya devam edeceÄŸiz. Bölücü terör tehdidi tamamen ortadan kalkınca elbette biz de üzerimize düşeni yaparız. Ama bırakın tehdidin boyutunun azalmasını terör örgütü, her gün yeni bir provokasyona giriÅŸirken kimse bizden geliÅŸmeleri tribünden seyretmemizi beklemesin. Tekrar söylüyorum bizim kimsenin toprağında gözümüz yok. Bizim kimsenin egemenliÄŸinde de gözümüz yok. Biz yalnızca bölücü niyetlere karşı vatanımızı koruyoruz ve koruyacağız.”

“Suriye’de huzur ortamı güçlendikçe geri dönüşler de artacak”

Türkiye’nin bugün Gazze krizinde verdiÄŸi baÅŸarılı imtihanı son 13 yıldır Suriye meselesinde de verdiÄŸini ifade eden ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:

“En zor günlerinde Suriyeli muhacirlere ensar olmanın onurunu göğsümüzde bir ÅŸeref madalyası olarak iftiharla taşıyacağız. Buna gölge düşürecek, 13 yıldır ülkemizin ÅŸefkat ÅŸemsiyesi altında olan mazlumları sıkıntıya sokacak hiçbir eyleme giriÅŸmeyiz. Suriyeli kardeÅŸlerimizin gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşlerini bugüne kadar hep teÅŸvik ettik. Suriye’nin kuzeyinde bölücü terörden arındırdığımız yerleÅŸim yerlerine 670 bin kiÅŸi geri döndü. Katar’ın da desteÄŸiyle hayata geçirdiÄŸimiz konut projeleri tamamlandığında bu sayıya inÅŸallah 1 milyon kiÅŸi daha eklenecek. Suriye’de huzur ortamı güçlendikçe geri dönüşler de artacak. Arzu eden herkesin gönüllü, huzurlu bir ÅŸekilde vatanlarına dönebileceÄŸi bir yapıyı ve iklimi tesis edebilirsek ne mutlu bize. Sığınmacılar konusunu önyargılar ve korkular temelinde deÄŸil, ülkemizin ve ekonomimizin gerçekleri temelinde akıllı, insani, vicdani bir çerçevede çözüme kavuÅŸturacağız.”

“Yeni hükümet sisteminde ‘erken seçim’ diye bir kavram da yoktur”

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, Türkiye’nin özellikle ekonomisi üzerinde ilave yük oluÅŸturan seçim maratonunu 31 Mart akÅŸamı sandıkların kapanmasıyla birlikte tamamladığını anımsatarak, 14-28 Mayıs’ta yasama ve yürütmede son sözünü söyleyen milletin, 31 Mart’ta da yerel yönetimlerde kimleri başında görmek isteÄŸini gösterdiÄŸini kaydetti.

Seçimlerin elbette demokrasinin bayramı, şölen günü olduğunu belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Milli iradenin en özgür biçimde tecelli vasıtası seçimdir, sandıktır. Bunun tartışılmasını dahi yersiz buluyor, Türk demokrasisine hakaret olarak deÄŸerlendiriyoruz. Ancak tarihimizde, sandıkta tezahür eden iradeyi yok sayanların olduÄŸu da ülkemizin bir gerçeÄŸidir. Bunu kimi zaman sandığın itibarına gölge düşürerek yaptılar. Kimi zaman seçmene hürmetsizlik ederek yaptılar. Kimi zaman milletin kararını tanımayarak yaptılar. Kimi zaman da seçmenin tercihini tamamen yanlış okuyarak, sapla samanı karıştırmaya cüret ederek yaptılar. Son dönemde bu kibirli tavrın, seçmen iradesini yok sayma aymazlığının tekrar nüksettiÄŸini görmekteyiz. Geçen hafta gündeme taşınmak istenen ‘erken seçim’ tartışmalarına bu zaviyeden bakılması gerektiÄŸi kanaatindeyiz.”

Bu tartışmaların muhalefet bünyesinde giderek kızışan iç savaşın dışa yansımalarından ibaret olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Tabii yeni hükümet sisteminde ‘erken seçim’ diye bir kavram da yoktur. Bunun yerine, CumhurbaÅŸkanı ve Meclis’in ‘seçimlerin yenilenmesi’ kararı alması vardır. Muhalefetin diÄŸer birçok alan gibi burada da Türkiye’yi geriden takip ettiÄŸi anlaşılıyor. Hiçbir temeli olmayan, bu tarz sahte gündemlerle muhalefet kendi içindeki ‘bilek güreÅŸini’ perdelemeye çalışmaktadır. Hükümet olarak bu tartışmaların ne tarafıyız ne de muhatabıyız. Biz sadece ve sadece iÅŸimize odaklanıyoruz. Biz, her biri altın deÄŸerinde olan 4 yıllık süreyi, en iyi ve en verimli ÅŸekilde kullanmaya bakıyoruz. Türkiye, son bir yılını seçim gündemiyle geçirmiÅŸken, bölgemizde, her gün yeni bir kriz ve çatışma patlak verirken, dünya, büyük bir belirsizlik girdabında sürüklenirken, velhasıl, ülkemizin ve milletimizin çözülmesi gereken bunca meselesi varken, sırf eski ve yeni takım arkadaÅŸlarına ‘çalım atmak’ için bu tür tartışmalara meyledilmesini doÄŸru bulmuyoruz. Muhalefet iç hesaplaÅŸmasını ülkeye, millete ve ekonomiye zarar verecek ÅŸekilde yürütmemelidir. Allah’ın izniyle önümüzde, Parlamentoda ve CumhurbaÅŸkanlığında 4 yıllık, yerel yönetimlerde de 5 yıllık seçimsiz bir dönem vardır. İş dünyasından siyasetçisine, esnafından memuruna, ev hanımından öğrencisine kadar herkes planını, programını buna göre yapmalıdır.”

Kendilerinin de hem kabinede hem belediyelerde bu çerçevede adımlarını atacaklarını belirten Erdoğan, fuzuli gündemlerin peşine takılmadan, milletin emanetinin hakkını vermeye gayret edeceklerini söyledi.

Hükümetin, çok güçlü, kararlı bir ÅŸekilde, istikrarlı ve sabırlı bir ÅŸekilde Türkiye Yüzyılı’nın inÅŸasına devam edeceÄŸini vurgulayan ErdoÄŸan, Allah’tan kendilerini millete karşı mahcup eylememesi duasında bulunarak, toplantının hayırlara vesile olmasını temenni etti.

ErdoÄŸan, bu akÅŸam Avrupa Futbol Åžampiyonası’nda Avusturya karşısında çeyrek final mücadelesi vereceÄŸini belirterek, “A Milli Futbol Takımına baÅŸarılar diliyorum. Bizim Çocukların, bu kritik maçı da kazanarak ÅŸampiyonluk yolculuklarını kararlılıkla sürdüreceklerine inanıyorum. Rabbim ayaklarına taÅŸ deÄŸdirmesin. Yolları ve bahtları açık olsun.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA