TBMM Başkanı Kurtulmuş: Özgür bir Filistin devleti kurulana kadar bütün Filistinli kardeşlerimizin yanında olacağız
TBMM Başkanı Kurtulmuş Özgür bir Filistin devleti kurulana kadar bütün Filistinli kardeşlerimizin yanında olacağız
TBMM BaÅŸkanı Numan KurtulmuÅŸ, “Bizim siyasi muhatabımız Filistin halkının tamamıdır. Tam manasıyla özgür bir Filistin devleti kurulana kadar bütün Filistinli kardeÅŸlerimizle bu mücadelenin yanında ve arkasında olacağız.” dedi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Habertürk canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Filistin Devlet BaÅŸkanı Mahmud Abbas’ın 15 AÄŸustos’taki Ankara ziyaretinde TBMM Genel Kurulu’na hitap etmesine iliÅŸkin deÄŸerlendirmesi soruları KurtulmuÅŸ, Abbas’ın TBMM’de konuÅŸma yaptığı günün hem Türkiye hem de TBMM tarihi için oldukça önemli olduÄŸunu söyledi.
İsrail BaÅŸbakanı Binyamin Netanyahu’nun 24 Temmuz’da ABD Kongresi’nde konuÅŸma yapacağı haberini aldıktan sonra hemen harekete geçerek 12 Temmuz’da Filistin Devlet BaÅŸkanı Abbas’a resmi davet yazısı yazdığını ve kendisini 24 Temmuz’da TBMM’de konuÅŸma yapması için davet ettiÄŸini aktaran KurtulmuÅŸ, “Bizim planlamamız, düşündüğümüz, aynı gün burada konuÅŸturmaktı. Resmi yazıdan önce de kendisiyle irtibata geçildi ama onun saÄŸlık sebepleri ve baÅŸka nedenlerle Sayın Abbas’ın o gün buraya gelmesi mümkün olmadı.” diye konuÅŸtu.
Abbas’la birlikte suikaste uÄŸrayan Hamas Siyasi Büro BaÅŸkanı İsmail Heniyye’yi de TBMM’ye davet etmeyi planladıklarını anlatan KurtulmuÅŸ, “Sayın CumhurbaÅŸkanımızla birlikte Heniyye de locadan toplantıyı izleyecekti. Bunları Sayın CumhurbaÅŸkanımızla da uzun istiÅŸare ettik. Hatta rahmetli Heniyye’yi tören salonunda gayriresmi bir programda Gazze’de olan bitenleri anlatması için davet edecektik. Fakat bu planlamalarımızdan 5-6 saat sonra İsmail Heniyye’nin ÅŸehadet haberi geldi.” ifadelerini kullandı.
TBMM BaÅŸkanı KurtulmuÅŸ, Filistin Devlet BaÅŸkanı Mahmud Abbas’ın TBMM Genel Kuruluna hitap ettiÄŸi oturumun, Meclis tarihinin en kalabalık oturumlarından biri olduÄŸunu, Meclis’te grubu bulunan tüm siyasi partilerin temsilcilerinin oturuma katılarak Abbas’ın ziyaretine destek verdiÄŸini vurguladı.
Filistin davasına çok ciddi bir destek verdiklerinin altını çizen Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Topyekun TBMM ve Türkiye siyasetinin Filistin davasının arkasında durduÄŸunu bütün dünyaya göstermiÅŸ olduk. Bu toplantıdan önce de 7 Ekim olaylarından bu yana 4 kez TBMM ortak duyarlılığını ortaya koydu. Bunlardan iki tanesinde partilerin grup baÅŸkanvekillerinin imzasıyla ortak bildiriler okundu. İki sefer de BaÅŸkanlık Tezkeresi olarak bizim Meclise gönderdiÄŸimiz metin okundu, oybirliÄŸiyle kabul edilmiÅŸ oldu. Ayrıca TBMM’nin özellikle Uluslararası Adalet Divanı’ndaki yargılama süreci içerisinde Meclis’ten 3 arkadaşımızı görevlendirdik, onlar da her safhasında mahkemenin süreçlerine dahil oldular. TBMM topyekun Filistin davasında durduÄŸu yeri her adımda gösterdi. Abbas’ın ziyareti vesilesiyle de bir arada duruÅŸumuzu bütün dünyaya bir kez daha göstermiÅŸ olduk.”
KurtulmuÅŸ, bir soru üzerine, “Bizim siyasi muhatabımız Filistin halkının tamamıdır. Tam manasıyla özgür bir Filistin devleti kurulana kadar bütün Filistinli kardeÅŸlerimizle bu mücadelenin yanında ve arkasında olacağız. Filistin’e yapılacak en büyük kötülük Filistin’deki gruplar arasında ayrışma yapmaktır ya da burada bir ÅŸekilde taraf tutmaktır.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
“Hiçbir ÅŸekilde Filistin konusuna destek vermekten çekinmeyiz”
TBMM BaÅŸkanı KurtulmuÅŸ, “Filistin’i ziyaret etmeyi düşünüyor musunuz?” sorusuna da İsrail’in Gazze’ye saldırılarının baÅŸlangıcından itibaren bu tür tekliflerin geldiÄŸini söyledi.
KurtulmuÅŸ, zaman zaman Filistin’e ziyaret konusunun gündeme geldiÄŸinin hatırlatılması üzerine, “Hepimiz yarın sabah Gazze topraklarına gitmek, Filistin’e en yakın desteÄŸi vermek isteriz ama nasıl sonuç alacağımızı, en faydalı ÅŸekilde nasıl ortaya koyacağımızı hesaplayarak, planlayarak gitmek lazım. Biz, hiçbir ÅŸekilde Filistin konusuna destek vermekten çekinmeyiz.” diye konuÅŸtu.
Arap Birliği ve İslam ülkelerinin Filistin konusunda sessiz kalmasını eleştiren Kurtulmuş, tüm dünyanın Filistin konusunda çok kötü bir sınav verdiğini ifade etti. İslam ülkelerinin yönetimlerinin çok büyük kısmında ciddi bir sessizliğin hakim olduğuna işaret eden Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İsrail’in en büyük gücü ne teknolojisi ne uluslararası medyadaki hakimiyeti ne uluslararası karar mekanizmaları üzerindeki siyonist lobinin gücü ne dünyanın en büyük ordularından birisine sahip olması ne dünyanın en kuvvetli silah teknolojisinin bütünüyle emrine verilmiÅŸ olmasıdır. İsrail’in en büyük gücü İslam dünyasının bölünmüş ve parçalanmışlığıdır. Orada yok edilmeye çalışılan sadece 2 milyon Gazzeli insan deÄŸildir. Onlar canlarıyla büyük bir mücadeleyi ortaya koyuyorlar ama bir meczup daha dün kalktı, Mescid-i Aksa’nın bahçesinde bir Yahudi tapınağının inÅŸa edilmesinin gerekli olduÄŸunu anlattı. Aklını yitirmiÅŸ, hazır bölgeyi bu kadar bölünmüş, parçalanmış bulmuÅŸken, Amerika’yı ve diÄŸer koalisyon ortaklarını yanında bu kadar büyük bir askeri ve siyasi destek verir bulmuÅŸken diyor ki adamlar ‘son altın vuruÅŸu yapalım ve bu iÅŸi bitirelim.’ Altın vuruÅŸ nedir? Arz-ı Mevud’dur. Dolayısıyla burada sadece İslam dünyası deÄŸil dünyadaki bütün insaf sahibi insanlar, dünya sisteminin daha büyük problemlerle karşılaÅŸmaması için bu konuda aktif bir eylemliliÄŸin içerisinde olmak zorundadır.”
“Bu sessizliÄŸin sebebinin Hamas olduÄŸunu düşünüyor musunuz?” sorusuna KurtulmuÅŸ, “Hayır, düşünmüyorum. Bu da tam bir yanılgıdır, Siyonist lobinin, propagandanın göz boyaması, göz korkutmasıdır. Benim çocukluÄŸumda, gençliÄŸimde ne Hamas vardı ne de baÅŸka bir ÅŸey vardı, bir tane El Fetih vardı ve İsrail’in bütün propaganda mekanizması El Fetih’i kötülemek üzerine kurulmuÅŸtu. Mesele ne El Fetih’tir ne Hamas’tır. Seküler Filistinli ile dindar Filistinli arasında siyonistler ayrım yapmazlar. Siyonistler için bir kendileri vardır bir de kendilerine hizmet etmekle mükellef olan insanlar vardır. Hamas üzerinden Filistin’i kim okuyorsa yanlış okuyor. Bu bölgede bir Filistinli varlığını istemiyorlar.” yanıtını verdi.
TBMM Genel Kurulunun olağanüstü toplantısında yaşananlar
TBMM BaÅŸkanı Numan KurtulmuÅŸ, CHP’nin “Anayasa Mahkemesinin Can Atalay’ın milletvekilliÄŸinin düşmesiyle ilgili verdiÄŸi karara iliÅŸin genel görüşme yapılması” önergesini ele almak üzere 16 AÄŸustos’ta olaÄŸanüstü toplanan TBMM Genel Kurulunda yaÅŸananları da deÄŸerlendirdi.
Genel Kurulda yaÅŸananların kabul edilemez olduÄŸunu vurgulayan KurtulmuÅŸ, “Birisinin kalkıp, durduk yerde, dile alınmayacak ağır hakaretlerle Meclis’in büyük çoÄŸunluÄŸunu oluÅŸturan bir partinin mensuplarına hakaret etmesi asla kabul edilemez. Ondan sonraki kavga görüntüleri de kabul edilemez. Bu, Türkiye’ye, TBMM’ye yakışmadı. Hele hele bir gün evvelki o ortak duruÅŸa hiç yakışmadı.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
KurtulmuÅŸ, “Meclis’in yeni yasama dönemi baÅŸlamadan önce bütün Meclis BaÅŸkanvekillerini hatta BaÅŸkanlık Divanındaki arkadaÅŸlarımızı toplayarak önümüzdeki dönemde bir daha TBMM’nin bu görüntülerin içerisinde olmaması için ortak bir hareket zeminini oluÅŸturacağız. Ayrıca belli aralıklarla grup baÅŸkanvekili arkadaÅŸlarımızı bir araya getirerek, Meclis’in bir vakar içerisinde yönetilmesinin temin edilmesi lazım. Burada herkese görev düşünüyor. Sadece Meclis kürsüsünde oturan o günkü BaÅŸkanvekili arkadaşımıza deÄŸil herkese büyük sorumluluklar düşüyor. Öncelikle bu kirli dilin mutlaka önlenmesi lazım.” ifadelerini kullandı.
Geride kalan yasama döneminde Meclis’ten onlarca yasa çıktığını aktaran KurtulmuÅŸ, “Bu kadar emek, bu kadar büyük nitelikli tartışmanın olduÄŸu bir Meclis’te bunların hiçbiri konuÅŸulmuyor, bir yıllık emek o günkü kötü görüntüler ve söylemlerle çöp tenekesine atılıyor. TBMM bunu hak etmiyor.” dedi.
KurtulmuÅŸ, olaÄŸanüstü toplantıyı TBMM BaÅŸkanvekili Bekir BozdaÄŸ’ın yönetmesine iliÅŸkin eleÅŸtirilerin hatırlatılması üzerine CHP sözcülerinin TBMM Genel Kurulunu yönetme sırasının Gülizar Biçer Karaca’da olduÄŸu yönündeki ifadelerinin yanlış bilgiden kaynaklandığını belirtti.
CHP’nin, Can Atalay kararına iliÅŸkin TBMM Genel Kurulunu 10 Eylül’de yeniden olaÄŸanüstü toplantıya çağıracağına yönelik açıklamalarla ilgili de KurtulmuÅŸ, ÅŸu ana kadar kendisine gelen bir olaÄŸanüstü toplantı çaÄŸrısı baÅŸvurusu olmadığını bildirdi.
“TBMM’nin mahkeme kararını deÄŸiÅŸtirme gücü yok”
Can Atalay’ın milletvekilliÄŸini düşürülmesine yönelik tutumuna iliÅŸkin eleÅŸtirilerle ilgili soru üzerine de KurtulmuÅŸ, ÅŸunları kaydetti:
“Hukuk birtakım prosedürler içerisinde yürütülüyor. Bizim prosedürlerimiz içerisinde Anayasa Mahkemesinin bize yazdığı bir metin yok. Dolayısıyla biz Anayasa Mahkemesinin hangi kararını okutacağız? Bazıları ‘Meclis BaÅŸkanı yazı yazsın, geçmiÅŸte falancalara yazmıştı’ diye söylüyor. Ben onların hepsini satır satır, kelime kelime okudum. Bana birisi ‘TBMM BaÅŸkanı yazı yazmış ve falanca mahkemenin verdiÄŸi yargı kararını ortadan kaldırmış’ diye bir yol söylesin. Böyle bir ÅŸey yok. Olmayan ÅŸey üzerinden tartışmanın anlamı yok. Burada maalesef en başından itibaren iki yargı kurumu arasında çok ciddi bir içtihat farklılığı diyelim, sonuçta TBMM açısından tamamlanmış bir süreç var. TBMM olarak her ÅŸeyi yapabiliriz. İsterse yüksek yargı kurumlarının fonksiyonlarını bile deÄŸiÅŸtirebilir, anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi yapar, yasamanın böyle bir gücü var ama yasamanın bir mahkeme kararını deÄŸiÅŸtirme gücü yok.
“TBMM’nin 10 Eylül’de tekrar olaÄŸanüstü toplanmasına iliÅŸkin yapılmış bir baÅŸvuru yok”
KurtulmuÅŸ, CHP’nin olaÄŸanüstü toplantı açıklamalarının hatırlatılması üzerine TBMM’nin 10 Eylül’de tekrar olaÄŸanüstü toplanmasına iliÅŸkin kendilerine yapılmış bir baÅŸvuru olmadığı belirtti. KurtulmuÅŸ, “(AYM’nin Can Atalay kararıyla ilgili olaÄŸanüstü toplantı) Geldi, konuÅŸuldu ve yasal olarak da tüketilmiÅŸ bir konu var. Aynı konuda zaten olaÄŸanüstü toplantı talep edilemez. Adı üstünde bu olaÄŸanüstü toplantı meselesini de çok sıradanlaÅŸtırmamak lazım diye düşünüyorum.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin darbe anayasasından kurtulması ve TBMM iç tüzüğünü deÄŸiÅŸtirmesi gerektiÄŸini söyleyen KurtulmuÅŸ, ÅŸu ifadeleri kullandı:
“İç tüzük meselesi bir senedir çok yoÄŸun çalıştığım konulardan birisi. Bir iç tüzük ihtiyacı var. Meclis’in yasama kalitesinin artırılması lazım. Komisyonların çok daha aktif çalışmasının temin edilmesi lazım. Özellikle bakanların ihtisas komisyonlarına gelmeleri ve oralardaki görüşmelere katılmalarının temin edilmesi lazım. Meclis’in çalışma düzeni, Meclis’in belli günleri sadece yasayla ilgili oylamaların yapıldığı bir gün olur, o gün sadece o iÅŸ görülür. Meclis’te grubu bulunmayan partilerin, bağımsızların da konuÅŸabileceÄŸi imkanlar saÄŸlanır. İç tüzük sadece ÅŸu partinin ya da bu partinin iç tüzüğü deÄŸil. Nihayetinde bu Meclis’te bulunan 600 milletvekilinin iç tüzüğü olacak.”
Kurtulmuş, meclis başkanvekillerinin kendilerine göre yorumlayarak uygulamayacağı bir iç tüzük yapılması gerektiğini aktardı.
“CumhurbaÅŸkanı’na saygı göstermek asgariden her vatandaşının görevidir”
CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ı hedef alan paylaşımına iliÅŸkin soru üzerine KurtulmuÅŸ, “Bu çok fazla. Herhangi bir ülke için çok fazla. Demokratik olarak seçilmiÅŸ bir CumhurbaÅŸkanı. Sen hiç sevmeyebilirsin, nefret ediyor olabilirsin, hiç önemi yok. Halkın seçtiÄŸi, yüzde 52 oy verdiÄŸi bir CumhurbaÅŸkanı’na bu dille, bu üslupla hakaret edemezsin. Her küp, içindekini dışarıya sızdırır. Bu ülkenin, kim olursa olsun bir tane CumhurbaÅŸkanı var. CumhurbaÅŸkanı’na saygı göstermek asgariden her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının görevidir. Hele TBMM üyesi olan birisinin asla kabul edilemez. Akla ziyan bir ÅŸey. DoÄŸrudan milli iradeye hakarettir. Tayyip ErdoÄŸan’a oy versin ya da vermesin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkese hakarettir. Bu kadar densiz, aÅŸağılık sözlü saldırı için söyleyecek bir ÅŸeyim yok. Yorumlamak da istemem.” ifadelerini kullandı.
KurtulmuÅŸ, bir soru üzerine AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu’nun, dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik baÅŸvurusunun, dokunulmazlığın kaldırılması için yeterli olmadığını söyledi. Dokunulmazlığın kalkması için milletvekili hakkında bir fezleke olması, ardından ortak komisyonun toplanması ve Genel Kurul’da görüşülmesi gerektiÄŸini belirten KurtulmuÅŸ, “Åžimdi bütün bunların hiçbirisi yokken, böyle bir iÅŸlem yokken, böyle bir dilekçenin iÅŸleme konulması mümkün deÄŸildir.” ifadelerini kullandı. KurtulmuÅŸ, aynı durumun geçen yıl Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır’ın dokunulmazlığının kaldırılması için yaptığı baÅŸvuruda da yaÅŸandığını hatırlattı.
“İlk 4 madde tartışması zaman kaybı”
KurtulmuÅŸ, ÅŸu anda Meclis’te bulunan partilerin tamamının ya yeni anayasa ya çok köklü bir anayasa deÄŸiÅŸiklik teklifini ya seçim beyannamelerinde ya da parti programlarında ifade ettiÄŸini dile getirdi. İlk tur sonucunda Demokrat Parti hariç hiçbir partinin “biz bu iÅŸte yokuz, ne yaparsanız yapın” demediÄŸi gördüklerini kaydeden KurtulmuÅŸ, “Åžimdi birinci tur bitti. Bundan sonrasını inÅŸallah güzel, açık bir ÅŸekilde yürüteceÄŸiz. Sadece siyasi partiler deÄŸil, bütün toplum kesimlerine yayacağız. TBMM’nin öncülüğünde bu süreç yürütülecek.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
KurtulmuÅŸ, AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti, Saadet Partisi temsilcileriyle gayriresmi bir yemekte bir araya geldiklerini ve bu yemekte her partinin temsilcisine, “Anayasanın ilk 4 maddesinin deÄŸiÅŸmesini istiyor musunuz?” diye sorduÄŸunu, hepsinden “Hayır” cevabını aldığını söyledi. Parlamentoda bulunan büyük bir çoÄŸunluÄŸun ilk 4 maddeyle ilgili deÄŸiÅŸiklik talebinin olmadığını vurgulayan KurtulmuÅŸ, “İlk 4 madde tartışması yapmanın ben zaman kaybı olduÄŸuna, Türkiye’de lüzumsuz tartışmaların kapısını açacağına, bu anayasa tartışmalarını da başından zehirleyeceÄŸine inanıyorum.” diye konuÅŸtu.
Kurtulmuş, yeni anayasa sürecine ilişkin takvimin sorulması üzerine şunları söyledi:
“Bir yıl içerisinde, diyelim ki Ekim 2024’ten 2025’e kadar her ay planlanmış bir ÅŸekilde hangi gruplarla konuÅŸacağız, sadece benim konuÅŸmam deÄŸil, bütün Türkiye’nin konuÅŸmasını, siyasetin konuÅŸmasını, partilerin kendi tekliflerini olgunlaÅŸtırmasını saÄŸlayacağımız böyle 1 yıllık bir süreç olursa, ümit ediyorum ki önümüzdeki sene ekim ayında da bu TBMM’de resmi olarak görüşülmeye baÅŸlanır. Bunun için de yani sadece anayasa görüşmeleri deÄŸil, Türkiye’de siyasetin dilinin, normalleÅŸme diyoruz ya bunun mutlaka saÄŸlanması lazım.”
“Muhalefete tebrikat törenlerine katılmasını tavsiye ederim”
Siyasette normalleÅŸmenin saÄŸlanacağı zeminin TBMM olduÄŸunu belirten KurtulmuÅŸ, “İş yapacak olan adam diyalog ister. KonuÅŸalım ki bir ÅŸey yapalım. İş yaptırmayacak adam kavga ister. Türkiye’de önümüzde 4 yıl seçimsiz bir sürecimiz var. Türkiye olarak büyük hedeflerimiz var. Türkiye olarak etrafımız böyle bir ateÅŸ çemberiyle çevrilmiÅŸ vaziyette. Yani hemen hemen dünyanın bütün büyük problem alanlarının tam ortasındayız. Böyle bir ülkenin her alanda güçlü, büyük bir Türkiye olması lazım. Toplumsal dayanışmasını temin etmesi lazım. İşte milli savunma sanayinde, ekonomide, kültürde, sanatta her alanda güçlü olması lazım. Bunun yolu Türkiye’de insanların, makul çoÄŸunluÄŸun orta noktada buluÅŸmasını temin etmektir.” diye konuÅŸtu.
Siyasetteki normalleÅŸme sürecinin bitmediÄŸini dile getiren KurtulmuÅŸ, “Bütün muhalefetteki arkadaÅŸlarımıza, partilerin liderlerine söylüyorum. Siyasi mücadele yaparsınız ama Türkiye’nin bir tane CumhurbaÅŸkanı var. Sayın CumhurbaÅŸkanı’mız, AK Parti’nin Genel BaÅŸkanı olmakla birlikte aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti CumhurbaÅŸkanı’dır. CumhurbaÅŸkanı’nın katılan herkesin elini sıktığı, bayramlaÅŸtığı 2 resmi bayram var, biri 30 AÄŸustos, biri 29 Ekim. Burada en azından tebrikat törenlerine gidip yani çok sıradan bir ÅŸey bu aslında. Olması gereken bir ÅŸey. Buraya katılmalarını tavsiye ederim. Bunun kendi siyasetleri bakımından da doÄŸru olduÄŸuna inanırım. Bunun Türkiye’deki siyasi normalleÅŸmeye de büyük katkısı olacağını düşünüyorum.”
Muhalefetin erken seçim çağrısı
Muhalefetin erken seçim çaÄŸrısının hatırlatılması üzerine KurtulmuÅŸ, muhalefetin bunu isteyebileceÄŸini ancak son seçimde milletin verdiÄŸi oyların, 2028’e kadar mevcut parlamentonun ve CumhurbaÅŸkanının devam etmesi için verilen oylar olduÄŸunu söyledi.
KurtulmuÅŸ, “Görev böyle tanımlanmıştır. Tanımlayan kim? Millet. Åžu anda biz erken seçim olacak, olmayacak, kim talep edecek, etmeyecek bunları bilmiyoruz. BildiÄŸimiz bir tek ÅŸey var. 2028’in sonuna kadar bütün parlamentonun ve hükümetin ilgili görevlilerin kendi görevlerini en iyi ÅŸekilde yapmaya devam etmesi lazım.” diye konuÅŸtu.
ABD’deki baÅŸkanlık seçimlerine iliÅŸkin soru üzerine KurtulmuÅŸ, Türkiye-ABD iliÅŸkilerinin hiçbir zaman düz bir çizgide seyretmediÄŸini, çok iyi zamanların da “iliÅŸkiler koptu” denilen zamanların da olduÄŸunu belirterek şöyle konuÅŸtu:
“Biden’ın çekilme süreci gösterdi ki Amerika’yı isimlerden ziyade lobiler yönetiyor. İç içe geçmiÅŸ, matruÅŸka gibi 7-8 katmanda olan çıkar çevrelerinin yönettiÄŸi bir ÅŸey. Amerika ve Türkiye arasında iliÅŸkiler zaman zaman çok gerilmesine raÄŸmen hiçbir zaman kopmadı. Kim seçildi, bu Amerikan halkının tercihidir. Bizim ÅŸahsi deÄŸerlendirmelerimiz olabilir ama bunun, devlet yönetimi açısından kıymetiharbiyesi yoktur. Amerikan halkı kimi göreve getirirse Türkiye onunla çalışır.”
“İsrail’in yanında durdukça kitlelerin itimadını kaybediyor”
ABD’nin İsrail’e verdiÄŸi kayıtsız ÅŸartsız desteÄŸin “Amerikan rüyasının” tamamen hafızalardan silinmesinin yolunu açtığını söyleyen KurtulmuÅŸ, şöyle devam etti:
“Güç kaybediyorlar ve İsrail insanlık suçu iÅŸledikçe ve bunun yanında durdukça önce kendi vatandaÅŸlarının sonra da dünyada demokrasi, demokratik deÄŸerler inancı içerisinde olan büyük kitlerin itimadını kaybediyorlar. Amerika’nın dünya hakimiyetini kaybetmesinin arkasındaki temel ÅŸey dünya halklarının gözündeki itimadını kaybetmiÅŸ olmasıdır. Burada Türkiye’nin önüne çok büyük imkanlar çıkıyor.”
Türkiye’nin yeni dünya sistemi içerisinde gücünü artırması gerektiÄŸini vurgulayan KurtulmuÅŸ, bunun en temel ÅŸartlarından birisinin istikrasızlıkların olduÄŸu bölgede Türkiye’nin kendi iç istikrarını saÄŸlaması olduÄŸunu dile getirdi.
Dış siyasette normalleÅŸmenin, yıllardır söylediÄŸi bir ÅŸey olduÄŸunu belirten KurtulmuÅŸ, “Bunlardan birisi de Suriye ile normalleÅŸmedir. Suriye ve Türk halkı, birbirine hiçbir husumeti olmayan iki milletten bahsediyoruz. Bütün bunlarla ilgili bir normalleÅŸme sürecinin, Türkiye’nin de katkılarıyla, hızlandırılması…” dedi.
Suriye ile Meclis baÅŸkanları düzeyinde bir görüşmenin olup olmayacağına iliÅŸkin soru üzerine KurtulmuÅŸ, Türk devlet aklının süreci sürdürdüğünü ifade ederek, “EÄŸer burada bize de bir sorumluluk düşerse biz zaten o sorumluluÄŸu yaparız. Zaten devam eden bir süreç var.” deÄŸerlendirmesini yaptı.
Parlamenter diplomasiye önem verdiklerini vurgulayan Kurtulmuş, parlamenter diplomasi açısından kendilerine yapacak bir şey düşerse bu sorumluluğu yerine getireceklerini vurguladı.
“İsrail kendisine meydan okuyabilecek güç bırakmadı”
Suriye özelinde bölgede son 13 yılda kazananın kim olduğunun sorulması üzerine Kurtulmuş, bölgede tek kazananın İsrail olduğunu söyleyerek, şöyle konuştu:
“Bütün bu parçalanmaların, bölünmelerin, iç çatışmaların içerisinde, ‘falanca ülke ÅŸu kadar üs kurdu, falanca ülkenin ÅŸu kadar karada milisi var…’ Bunların hepsini geçin. Bunların hepsi yan çıktılardır. Bir numaralı çıktı, İsrail bu bölgede kendisine meydan okuyabilecek hiçbir güç bırakmadı.”
İsrail’in saldırılarıyla baÅŸlayan sürecin bölgeye yayılması endiÅŸesi taşıyıp taşımadığı sorulan KurtulmuÅŸ, bu endiÅŸeyi taşıdığını belirtti.
Eskiden savaÅŸlar baÅŸlarken de bitirilirken de diplomasinin kullanıldığını ifade eden KurtulmuÅŸ, bunun aklı, mantığı olan bir ülkeyle yapılabileceÄŸini söyledi. KurtulmuÅŸ “Netanyahu ve çetesi, hiçbir kuralı, hiçbir ahlaki normu… Adam geliyor, Tahran’da kendisinin siyasi rakibi olarak gördüğü birisini, bir egemen ülkenin sınırlarını ihlal ederek vurup ÅŸehit ediyor. Elini kolunu sallayarak da gidiyor.” diye konuÅŸtu.
“Bu tehdidin kime döneceÄŸi belli deÄŸil”
Numan KurtulmuÅŸ, İsrail’in Gazze’deki katliamı konusunda Türkiye olarak her platformda üzerlerine düşeni yapmaya çalıştıklarını belirterek, ÅŸu deÄŸerlendirmelerde bulundu:
“Uluslararası camia, bir an evvel Netanyahu ve çetesini durdurmak zorunda. Bir gün bu tehdidin kime döneceÄŸi belli deÄŸil. Herkesin aklını başına toplaması lazım, baÅŸta bölge ülkelerinin. Bölge ülkeleri birbirlerinin güçlerini test edeceklerine, hep beraber İsrail’e karşı ortak bir ÅŸey içerisinde olsalardı belki bambaÅŸka bir sonuç ortaya çıkardı. Biz Türkiye olarak her platformda üzerimize düşeni yapmaya gayret ettik. Devlet ve millet olarak müşterek hareket eden ender ülkelerden biriyiz. GittiÄŸimiz her platformda Gazze’deki soykırımdan bahsediyoruz ki metinlerin içerisine girsin ama maalesef bakıyorsunuz ki bölgedeki İslam ülkelerinin birçoÄŸundan ses soluk çıkmıyor.”
“Siyasi niyetlerini çok net ortaya koymaları lazım”
“Rusya-Ukrayna savaşında yeni bir döneme mi girdik, bu dönemde pozisyonumuzu koruyabilir miyiz?” sorusu üzerine KurtulmuÅŸ, Türkiye’nin durduÄŸu pozisyonun her iki ülke tarafından da takdir edildiÄŸini belirtti.
Türkiye olmasa, iki tarafla konuÅŸabilecek baÅŸka bir ülkenin bulunamayacağına vurgu yapan KurtulmuÅŸ, CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın süreci aktif bir ÅŸekilde götürdüğünü anlattı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu konuyla ilgili çekincelerimizi saklı tutmak ÅŸartıyla her iki tarafın da kabul edebileceÄŸi, adil ve makul bir barışın saÄŸlanması için neredeyse son noktaya geldik. Dolmabahçe görüşmelerinde iÅŸ hemen hemen bir imza noktasına gelmiÅŸti. Ama ne yazık ki bazı ülkeler savaşın bitmesini istemedi. Çünkü Amerika BirleÅŸik Devletleri, Ukrayna’daki savaÅŸ üzerinden Avrupa kıtasını konsolide etmeye çalışıyor, Rusya’yı ciddi bir sıkıntı ile meÅŸgul etmek istiyor hem de bölgesel bir türbülansın olmasını orada güç dengeleri bakımından önemli görüyor. Öncelikle Ukrayna ve Rusya’nın, bu savaşın bir an evvel bitirilmesi için kendi siyasi niyetlerini çok net ortaya koymaları lazım.”
Kaynak: AA
