Dışişleri Bakanı Fidan: (Trump yönetiminin) PKK ile olan ilişkisini gözden geçireceğini değerlendiriyorum
Dışişleri Bakanı Fidan (Trump yönetiminin) PKK ile olan ilişkisini gözden geçireceğini değerlendiriyorum
DışiÅŸleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin seçilmiÅŸ BaÅŸkanı Donald Trump’ın Suriye politikasına dair henüz net bir emare olmadığını belirterek “(Trump yönetiminin) PKK ile olan iliÅŸkisini gözden geçireceÄŸini deÄŸerlendiriyorum.” dedi.
Fidan, DışiÅŸleri Bakanlığında Ankara’daki basın temsilcileriyle bir araya gelerek gündeme dair soruları yanıtladı.
Trump ve görevi devraldıktan sonra olası politikalarına iliÅŸkin Fidan, “(SavaÅŸlar) Benim Trump’tan aldığım izlenim, belli konularda söylemi devam ettirip kritik konuları ilk baÅŸta biraz akışına bırakacağı yönünde. Çok fazla radikal karar almayabilir. ” ifadelerini kullandı.
Hakan Fidan, Trump’ın göçmenler konusunda radikal karar alma ihtimalinin bulunduÄŸunu zira bunun hem iç hem de dış siyasette maliyeti en az olan husus olduÄŸunu belirterek “(Trump) Jeopolitik sorunlarda biraz daha bekle gör politikası veya öteleme politikası izleyebilir.” diye konuÅŸtu.
Trump’ın Suriye’deki olası politikasına ve Türkiye ile iliÅŸkilere dair soruya iliÅŸkin Fidan, ÅŸunları kaydetti:
“Suriye’de Trump’ın ne yapacağı konusunda ÅŸu an çok fazla emare yok. Ancak ilk dönemindeki birtakım yaklaşımlarından hareketle, bugün ne yapabileceÄŸine dair tahminler var ama sadece bunu esas alırsak isabetli düşünmeyiz diye deÄŸerlendiriyorum. ABD, Suriye’de YPG/PKK ile iÅŸbirliÄŸi yaptığı sürece Türkiye ile ilgili stratejik sorun alanı tabii ki devam edecektir. Güvenlik ağırlıklı bir dış politika izleyen Amerika’nın Türkiye’yi en iyi anlayacak durumda olması gerekiyor.”
Fidan, Türkiye’nin hem diplomatik hamlelerle hem alandaki duruÅŸuyla bu konudaki tavrını net ortaya koyacağına iÅŸaret ederek ABD’nin Trump’ın ilk baÅŸkanlık döneminde Suriye’den çekilmeyi istediÄŸini ve denediÄŸini ancak o dönem Amerikan sisteminin bunu dinlemediÄŸini ve razı olmadığını anımsattı.
Trump’ın Suriye’de olanların İsrail’in güvenliÄŸine etkisi olup olmayacağını deÄŸerlendireceÄŸini kaydeden Fidan, “(Trump yönetiminin) PKK/PYD ile olan iliÅŸkisini gözden geçireceÄŸini deÄŸerlendiriyorum. Çünkü biz bu konuda ne kadar ciddi olduÄŸumuzu kendilerine her fırsatta iletiyoruz. Demokratlar böyle bir arayışın içerisine son zamanlarda girmiÅŸlerdi çünkü bu iÅŸbirliÄŸinin sürdürülemez olduÄŸunu onlar da görüyorlar. Geçici olarak baÅŸlayan bir ÅŸeyin bu kadar uzun sürmesi ve Türkiye gibi bir müttefikin artık baÅŸka bir noktaya itilmesi, rasyonel ve stratejik olarak izahı olmayan bir konu. Açıkçası biz bunu çok fazla sineye çekemeyeceÄŸimizi, çekmeyeceÄŸimizi onlara gösteriyoruz ve bu yolda da devam etmemiz gerekiyor.” dedi.
“Türkiye bölgede kendi güvenliÄŸini saÄŸlamak için her türlü adıma hazır”
Bakan Fidan, Türkiye’nin hem alanda terörle mücadele faaliyetlerini hem de diplomasi masasında pozisyonunu net savunmaya ve ileri teklifler getirmeye devam etmesi gerektiÄŸini belirterek “Bölgede bizim kendi güvenliÄŸimizi saÄŸlamak için her türlü adımı atacağımızı, atmaya hazır olduÄŸumuzu Amerika görüyor. Belli konularda kendilerinden bir tavır deÄŸiÅŸikliÄŸi beklediÄŸimizi de görüyor. Hani belli operasyonları farklı türden yapıyorsak bunun sebebi beklentilerimizin karşılanmasına imkan saÄŸlamaktır ama arazideki durum bizim daha farklı türden bir operasyonu zorunlu kılarsa o da CumhurbaÅŸkanımız (Recep Tayyip ErdoÄŸan) da ifade etti, elbette gereÄŸi yapılır.” diye konuÅŸtu.
Fidan, ABD askerlerinin bölgede askeri operasyonlara katkı saÄŸlamadığını ve “engelleyici bir rol” oynadığını belirterek “Özellikle İranlı milislere yönelik yapılacak her türlü bölgesel operasyonda Irak’taki ve Suriye’deki Amerikan askerleri adeta rehin olarak kullanılıyor. Amerika İran’ı veya İranlı milisleri bir yerden vurduÄŸu zaman, bölgedeki askerleri saldırılara hedef oluyor. Bu da tabii sürekli bir gerilim alanı oluÅŸturuyor ama dediÄŸim gibi Demokratlar döneminde, Amerikalılar Afganistan’da geri çekilmede yaÅŸadıkları zorluÄŸu, Suriye’de görmek istemediler. Åžimdi Cumhuriyetçiler iktidarı devraldıklarında, bunu hayata geçirmeleri için tabii ki bir imkan olabilir. Benim deÄŸerlendirmem bu yönde. Olumlu adım atılabilir.” ifadelerini kullandı.
Hakan Fidan, ilgili kurumların ABD’li muhataplarıyla görüşmelerinde, bölgedeki terörle mücadele operasyonlarına muhakkak destek vereceklerini ve bunun için baÅŸka bir terör örgütüne ihtiyaç olmadığını ilettiÄŸini kaydetti.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nda bir donma ya da yumuÅŸama durumu olduÄŸu takdirde Moskova ile Washington arasında Suriye meselesinde de belki baÅŸka konuların konuÅŸulabileceÄŸine iÅŸaret eden Fidan, ABD’nin bölgeden çekilmesi durumunda üzerine yatırım yaptığı aktörün zarar görmesini önleyecek birtakım arayışlarının da mümkün olabileceÄŸini söyledi.
Fidan, Türkiye’nin her türlü senaryoya hazır olmasının öneminin altını çizerek Suriye rejimiyle sorunları masaya yatırmayı daha düzgün bir formatta ve diplomatik olarak tercih ettiklerini dile getirdi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın ileri bir diplomatik teklifi olduÄŸunu hatırlatan Fidan, “Suriye tarafı belli konuları, özellikle ÅŸu süreç içerisinde çok fazla deÄŸerlendirmeye hazır ve açık gözükmüyor açıkçası. Ben bunları anlattığım zaman ‘Türkiye, Esed’in muhalefet ile anlaÅŸmasını ön ÅŸart koÅŸuyor veya anlaÅŸmasını ön ÅŸart koÅŸuyor’ diyenler oluyor. Hayır, bu bir ön ÅŸart deÄŸil. Benim sorunumu halletmesinin yolu, pratikte bu türden bir ÅŸeyden geçiyor.” dedi.
Kalkınma Yolu Projesi
Irak ile Kalkınma Yolu Projesi’ne deÄŸinen Fidan, bu projeyi ekonomik ve siyasi olarak çok desteklediklerini ve Irak’tan Kalkınma Yolu Projesi teklif edildiÄŸinde hemen kabul edip bölgedeki aktörlerin de katılımını teÅŸvik ettiklerini aktararak, “Gerçekten (Kalkınma Yolu) Irak’ı son 20 yılda pozitif bir ÅŸekilde gündeme getiren bir proje. Biz bunun için destekliyoruz.” diye konuÅŸtu.
Irak ile iliÅŸkilerin ekonomi ve diÄŸer konular üzerinden geliÅŸmesinin güvenlikle baÄŸlantılı konuların da daha rahat çözülmesini saÄŸladığını kaydeden Fidan, ekonomi, kalkınma ve yatırımın Irak’ta geliÅŸmesi için terör örgütlerinin temizlenmesi gerektiÄŸine iÅŸaret etti.
Erbil ile Bağdat arasında boru hattı yakında açılabilir
Silahlı unsurların olduÄŸu çatışma bölgelerine Avrupa’dan veya baÅŸka bir yerden büyük bir finans kuruluÅŸunun da kredi vermeyeceÄŸini anlatan Fidan, Erbil ile BaÄŸdat arasındaki petrol gelirleri paylaşımı görüşmelerine iliÅŸkin, ÅŸunları kaydetti:
“Erbil ile iliÅŸkilerinde özellikle boru hattı ve petrolün gelirinin paylaşımı meselesinde önemli ölçüde anlaÅŸmış gibi duruyorlar. Çünkü prensipte zaten Erbil ile BaÄŸdat anlaÅŸmıştı ama BaÄŸdat’ın Erbil ile daha önce kontrat imzalamış olan ÅŸirketlerle anlaÅŸma imzalaması gerekiyordu, bunlar da ağırlıklı olarak Batılı ÅŸirketler. Erbil ile yaptıkları anlaÅŸmadaki her varil başına belli bir ücreti ödenmesi konusu vardı. Åžimdi onu tekrar BaÄŸdat ile yapmaları gerekiyor. Anladığım kadarıyla belli bir mesafe katedilmiÅŸ. Yakın dönemde boru hattının açılmasını bekliyoruz açıkçası, bize Iraklı tarafın söylediÄŸine göre. Boru hattının açılması tabii ki bölgede onların da lehine çok hareketlilik getirecektir. ”
“PKK’nın etkisi altında kalacak bir valilik istemiyoruz”
Kerkük konusunu çok yakından takip ettiklerini, nüfus ve demografik değişikliklere karşı olduklarını söyleyen Fidan, Türkmen Cephesi ile ciddi bir temasları olduğunu anlattı.
Fidan, Kerkük Valisi seçimi konusunun mahkemeye taşındığına iÅŸaret ederek “PKK’nın etkisi altında kalacak bir valilik biz orada görmek istemiyoruz. Tamam, orada bir dönüşüm sistemi var. Kürtlerin, Arapların ve Türkmenlerin sırayla dönüşümlü valilik yapması meselesi. Orada Kürtlerden kim olacak meselesi, biraz problem oldu kendi aralarında. Süleymaniye bir etki kullanma yönüne gidiyor ama oradaki nüfus sayımı daha önce 2017’de terörle mücadele esnasında oradan gitmiÅŸ olanların tekrar gelmesi meselesi.” dedi.
Bakan Fidan, sonuç ne olursa olsun anlaÅŸması yapılan dönüşümlü valilik ve Kerkük’ün “asli bileÅŸenlerinin mutabık kaldıkları biçimde yaÅŸamayı sürdürmeleri” gerektiÄŸini getirdi.
Süleymaniye ile iliÅŸkilere dair soruya Fidan, “Süleymaniye, PKK ile iliÅŸkilerinde bizi tatmin edici bir geri dönüş yapmadı açıkçası. Biz de bu yüzden onları tatmin edecek adımları atmıyoruz. Onlara yönelik tedbirlerimize devam ediyoruz. Süleymaniye ne zaman PKK ile iliÅŸkisini bitirir, bizimle iliÅŸkisi o zaman normalleÅŸir. ” yanıtını verdi.
Irak, Türkiye-Suriye ilişkilerinde kolaylaştırıcı rol oynayabilir
Irak’ın Türkiye-Suriye iliÅŸkilerinde kolaylaÅŸtırıcı rol oynama giriÅŸimi olup olmadığına iliÅŸkin soruya Fidan, Irak’ın böyle bir niyeti olduÄŸu cevabını vererek Türkiye’nin bu çabaları takdirle karşılayacağını ve Irak’ın ev sahipliÄŸi yapmak istemesi durumunda buna da açık olduÄŸunu söyledi.
Fidan, Suriye, Irak ve Türkiye’nin birbirine kara sınırı olan ülkeler olduÄŸunu vurgulayarak üç ülkenin geçmiÅŸteki gibi bir araya gelip belli ağır konuları daha yapısal bir ÅŸekilde konuÅŸmaları gerektiÄŸini dile getirdi.
Irak ile Suriye arasındaki sınır güvenliÄŸinin fevkalade önemli olduÄŸunu vurgulayan Fidan, “Terörle mücadele önemli. Silah kaçakçılığını engellemek önemli. Bu konuda Irak’ın da çok muzdarip olduÄŸu konular var. Yani bir üçlü iÅŸbirliÄŸi mekanizmasını biz açıkçası destekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kıbrıs meselesi
Fidan, Kıbrıs meselesine iliÅŸkin, Avrupa BirliÄŸi’nin (AB) Kıbrıs meselesinde tarihi bir hata yaptığını ve bu nedenle bu konuda pozisyon almaya itildiÄŸini belirterek, Türkiye’nin çözümü AB ile deÄŸil BirleÅŸmiÅŸ Milletler ile götürmeyi tercih ettiÄŸini dile getirdi.
Bakan Fidan, iyi niyetlere açık olduklarını ve adada ÅŸu andaki pratikteki gerçekliÄŸi yansıtacak bir çözüm istediklerini belirterek “Yani biz oraya bir çözüm empoze etmiyoruz. Dolayısıyla Türkiye’nin önünü tıkadığımız yönündeki iddia tümüyle gerçek dışıdır. ” dedi.
Nükleer risk
Rusya Devlet BaÅŸkanı Vladimir Putin’in Ukrayna ve nükleer doktrine dair açıklamalarına iliÅŸkin Fidan, Putin’in küresel savaÅŸ ifadesinin Türkiye’nin sürekli uyardığı bir durum olduÄŸunu hatırlatarak Ukrayna ve Gazze’yle savaşın derinleÅŸtiÄŸine ve kutuplaÅŸmanın arttığına dikkati çekti.
Fidan, Kuzey Kore’nin asker göndererek savaÅŸa aktif taraf olduÄŸuna iÅŸaret ederek ABD ve Avrupa’nın da silah göndererek savaÅŸa açıktan taraf olduklarını anımsattı.
Halihazırda ekonomik, siyasi ve sıcak savaÅŸ olarak devam eden topyekun bir mücadele olduÄŸuna dikkati çeken Fidan, “Bunu kelimenin geniÅŸ anlamıyla küresel savaÅŸ olarak nitelendirmek mümkün. Önemli olan bunun ÅŸiddetinin artmaması. Bu belli yerlerde ekonomik ve siyasal savaşın, sıcak savaÅŸa dönüşmemesini temin etmek. Åžimdi her iki taraf da elini yükselterek bir gerçekliÄŸi ortaya koyuyor.” diye konuÅŸtu.
Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki nükleer tehdide iliÅŸkin, “(ABD’de) Demokratların belli konularda atmak istedikleri adımları, ÅŸimdi seçim baskısı olmadan attıkları kanaatindeyim. İşte Ukrayna konusunda, İsrail konusunda görüyoruz atılan adımları. Burada nükleer bir risk var mı? Açıkçası nükleer adı konuÅŸulmaya baÅŸladığı andan itibaren nükleer risk oluÅŸur.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
“Hamas’ın Siyasi Bürosu Türkiye’ye gelmiÅŸ deÄŸil”
Hamas ile Türkiye arasındaki iliÅŸkilere yönelik iddiaları deÄŸerlendiren Fidan, “Türkiye olarak biz bu dedikoduları yalanladık. Bakanlık Sözcülüğümüz, Hamas Siyasi Bürosunun Türkiye’ye taşınmadığını açıkladı. DediÄŸiniz söylentileri Katarlılar da yalanladı. Dolayısıyla ÅŸu anda dediÄŸiniz türden bir ÅŸey söz konusu deÄŸil. Yani Hamas’ın Siyasi Bürosu Türkiye’ye gelmiÅŸ deÄŸil.” diye konuÅŸtu.
Fidan, ABD’nin Hamas üzerinde baskı kurmak istediÄŸini, özellikle Demokratların barış anlaÅŸması ve rehineler konusunda uÄŸraÅŸtığını ifade etti.
Bakan Fidan, mevcut ateÅŸkes ÅŸartlarının Hamas’ın kabul ettiÄŸi ÅŸartlar olmadığını vurguladı.
“UCM’nin aldığı karar, tarihi bir hadise”
Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) İsrail BaÅŸbakanı Binyamin Netahyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant için tutuklama kararı almasına iliÅŸkin Fidan, “UCM’nin aldığı karar, tarihi bir hadise.” diyerek bazı ülkelerin bu karara uyacağını açıklamasına deÄŸindi.
Fidan, bu sonucun daha erken çıkmasını istediÄŸini belirterek “Tutuklama kararının çıkmasında, uluslararası seferberlik neticesinde insanlık vicdanının İsrail’in izlediÄŸi soykırıma karşı artık ortak bir tavır alması ve ortak bir söylem etrafında birleÅŸmesi de büyük rol oynadı.” diye konuÅŸtu.
Herkesin bir an önce ateÅŸkes olması, insani yardımların baÅŸlaması ve iki devletli çözüm saÄŸlanması noktasına geldiÄŸine iÅŸaret eden Fidan, “İsrail her tutumuyla bunları istemediÄŸini açıkça ortaya koyuyor. Apaçık soykırım iÅŸleyen İsrailli yöneticiler hakkında tutuklama kararı çıkarılmış olması elbette önemli.” dedi.
“Gazze’ye gıda götürmek için uluslararası bir inisiyatif baÅŸlatılmalı”
Fidan, bu tür kararların alınması gerektiÄŸine ancak bu kararların da yeterli olmadığına dikkati çekerek “Oradaki 2 milyon insanı açlıktan kurtarmanın artık tek bir yolu var; Gazze’ye gıda götürmek için uluslararası bir inisiyatif baÅŸlatılmalı. Zira diplomasinin tüm imkanları kullanılmış olmasına raÄŸmen Gazze’de 2 milyon insan tüm insanlığın gözü önünde taammüden aç bırakılarak ölüme mahkum ediliyor. BirleÅŸmiÅŸ Milletler bunu maalesef önleyemiyor. Bu durumda uluslararası toplum baÅŸka alternatifler düşünerek, bu drama bir çare bulmalı.” ifadelerini kullandı.
Bakan Fidan, bir savaÅŸ yöntemi olarak sivil halkın açlığa mahkum edilmesinin “insanlığın katlanamayacağı bir konu” olduÄŸunu vurguladı.
Fidan, bu konuda artık diplomasinin bütün imkanlarının kullanıldığını belirterek “BirleÅŸmiÅŸ Milletlerde bunu önlemeye yönelik giriÅŸimler hep ABD vetosuna takılıyor.” diye konuÅŸtu.
“Astana ile Suriye’de yıllardır devam eden bir ateÅŸkes var”
Dünyada ve bölgede yaÅŸanan geliÅŸmelere ve krizlere deÄŸinen Fidan, ABD’de yapılan baÅŸkanlık seçimini Donald Trump’ın kazandığını, Trump’ın ABD Kongresi’nin iki kanadında da üstünlüğü ele geçirdiÄŸini ve artık Demokratların nasıl ve niye bu kadar kayba uÄŸradıklarını sorgulamaları gerektiÄŸini belirtti.
Fidan, ABD seçmeninin tercihine etki eden ÅŸartların herkes tarafından iyi analiz edilmesi gerektiÄŸine iÅŸaret ederek Trump’ın kazanmasıyla ÅŸu anda gündemi meÅŸgul eden birtakım jeopolitik krizlerin biraz daha netleÅŸeceÄŸinin söylenebileceÄŸini aktardı.
Trump’ın Rusya-Ukrayna Savaşı’nı durdurmayla ilgili ne tür adımlar atılacağının merak edildiÄŸini aktaran Fidan, Trump’ın kabinesine aday gösterdiÄŸi isimlere bakıldığında bu kadar “İsrail yanlısı bir kabinenin” İsrail BaÅŸbakanı Binyamin Netanyahu’nun bütün yayılmacı emellerini destekleyeceÄŸi yönünde emareler olduÄŸunu dile getirdi.
Trump’ın “Ben savaÅŸları bitirmeye geliyorum, yeni savaÅŸ çıkarmaya deÄŸil” sözlerinin bu kabine adaylarıyla aksi bir izlenim verdiÄŸine iÅŸaret eden Fidan, ABD’nin odak noktasının da Rusya ve Çin’in bir araya gelmesini önlemek olduÄŸunun altını çizdi.
Fidan, Astana Süreciyle Suriye’de arazideki güçler arasında saÄŸlanan ve yıllardır da devam eden bir ateÅŸkes olduÄŸunu dile getirerek yapılması gerekenin, bunun daha iyi bir yapısal mekanizmayla ve ancak daha iyi bir hedef için deÄŸiÅŸtirilmesi olduÄŸunu söyledi.
Bölgede İsrail’in yoÄŸun baskısı altında olan bir Suriye’nin olduÄŸuna dikkati çeken Fidan, İran’la Suriye arasında çok iç içe geçmiÅŸ bir iÅŸbirliÄŸinin olduÄŸunu vurguladı.
Türkiye-Suriye normalleşme adımları
Fidan, İran’ın Suriye’deki öncelikleri arasında Türkiye ile Suriye’nin normalleÅŸmesinin olmadığını belirterek Rusya açısından da ÅŸu anda bölgede zaten bir ateÅŸkes olduÄŸu ve ciddi bir tehdit çok fazla kendini göstermediÄŸi için o türden bir konunun gündemde olmadığını anlattı.
Türkiye’nin de bu noktada iyi niyetini ortaya koyduÄŸuna dikkati çeken Fidan, “Bizim saldırganlık veya iÅŸgal gibi bir derdimiz yok. Rejim deÄŸiÅŸikliÄŸi gibi bir derdimiz yok. Bunu ortaya koyduÄŸunuz zaman diÄŸer taraf bundan bir alarm vaziyeti üretmiyor. Bölgede geri kalan konularla ilgilenmeye yönelik çalışmalarına devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
Fidan, şöyle devam etti:
“Bizim deÄŸerlendirmemize göre ÅŸu anda, Astana’da baÅŸlattığımız sürecin devamının yeterli olacağını düşünen bir yaklaşım söz konusu ama tabii bunun sürdürülebilirliÄŸi meselesi var. Terörle mücadelede ve mülteciler konusunda atılması gereken adımlar atılmadığı için Suriye’nin içerisinde giderek evrilen bir tehdit. Bir baÅŸka deyiÅŸle, bizim daha sonra yok etme maliyetimizin her geçen gün arttığı bir tehdide evrilebilir. Bunun için bizim çözüm arayışlarımız var. Tabii bu çözüm arayışlarının diplomasiyle ve yapıcı yaklaşımla cevap alınamadığı yerde, baÅŸka türden adımları zamanı geldiÄŸinde mecburen nasıl atarız ona bakacağız.”
Kalkınma Yolu Projesi ve Rusya
Fidan, Irak ile Kalkınma Yolu Projesi’nin bir fırsat alanı sunduÄŸuna iÅŸaret ederek Rusların Ukrayna savaşından sonra Batı’yla iliÅŸkilerinin, lojistik güzergahları dahil her alanda kesildiÄŸi ve artık Rusya’ya deniz, kara ve demir yollarıyla Batı’dan bir ÅŸey gelmediÄŸini hatırlattı.
Rusya’nın dünya pazarına açılımını, Baltık bölgesine ek olarak Basra’ya çıkarak yapmak istediÄŸini, bunun için de Kuzey-Güney açılımına girdiÄŸini aktaran Fidan, “Kuzey-Güney açılımına baktığımız zaman, Rusya’nın kuzey ÅŸehirlerinden baÅŸlayıp Azerbaycan’dan geçen ve İran topraklarına giren, İran’ı da kuzeyden güneye boydan boya geçen büyük bir demir yolu projesinden bahsediyoruz. Bununla ilgili çalışmalara baÅŸladılar ve geleceÄŸi nokta da Basra Körfezi.” diye konuÅŸtu.
Fidan, Basra Körfezi’ne açılan yerde Fav Limanı’nın Kalkınma Yolu’nun gelinen yöne baÄŸlı olarak baÅŸlangıç ve bitiÅŸ noktası olduÄŸunu belirterek oranın aynı zamanda kara ve demir yoluyla gelen ürünlerin dünya pazarlarına ve bölgeye açılabileceÄŸi bir yer olduÄŸunu söyledi.
Rusya’nın da bu eksenden istifade etmesinin mümkün olacağını belirten Fidan, şöyle devam etti:
“Aynı ÅŸekilde bizim bu Orta KuÅŸak dediÄŸimiz, yine bir lojistik hat, Asya’dan gelip Hazar üzerinden Kafkaslar’dan geçip Türkiye’den geçen, doÄŸu-batı eksenli Orta Koridor hattı da yine Rusların yapacağıyla kesiÅŸecek olan bir güzergah projesi. Bunlar tabii ki Bakanlık olarak da bizim yakından takip ettiÄŸimiz projeler. Özellikle diplomasi ile ilgili senaryo formülasyonlarını yaparken ekonomi alanındaki en önemli konulardan birini bu baÄŸlantısallık meselesi oluÅŸturuyor. Bizim yoÄŸunluk verdiÄŸimiz bir alan.”
“Batılıların endiÅŸesi: Rusya Kuzey Kore’ye ne verdi”
Kuzey Kore’nin Rusya’ya asker göndermesine ve bunun yansımalarına deÄŸinen Fidan, “Batılıların en çok endiÅŸe ettikleri konulardan biri de Rusların bu kadar asker karşılığında Kuzey Kore’ye ne verdikleri veya verecekleri konusu. O, ÅŸunun için önemli. EÄŸer Kore yarımadasında, bölgede ÅŸu anda inÅŸa edilmiÅŸ mevcut dengeyi bozacak bir oyun deÄŸiÅŸtirici hamle yapılmış olursa bu sefer yani Amerika için, Batılılar için yeni bir ilave cephe daha açılmış olacak.” diye konuÅŸtu.
Fidan, bu cephenin sıcak savaÅŸa hazır olmayı gerektirebileceÄŸine iÅŸaret ederek Güney Kore’ye de daha farklı kabiliyetleri kazandırmayı gerektirecek bir yaklaÅŸma olacağını dile getirdi.
Siber tehdit
Siber tehdidin beşinci savaş cephesi olarak nitelendirilmesi ve sosyal medyanın gücüne ilişkin soruya cevap veren Fidan, siber tehdidin, kritik altyapıyı hedef alacak hale geldiğini, finans, bankacılık sistemleri, ulaştırma dahil birçok konuda muhtemel saldırıları içeren bir çerçeveye büründüğünü ve devletlerin buna çare aradığını anlattı.
Bakan Fidan, Kovid-19 salgını döneminde çevrim içi üretilen verilerin arttığını, siber tehdit kavramının da değiştiğini, artık sadece kritik altyapıyı değil, ileride insan zihnini de hedef alabileceğini ve yapay zeka gelişiminde de bambaşka bir boyuta evrildiklerini söyledi.
Sosyal medyanın da yapay zekayla manipüle edildiğine işaret eden Fidan, bu nedenle tehdidin de boyutunun değiştiğini ifade etti.
Fidan, yeni zamanlarda, datanın korunması açısından insanların çevrim içi hareketliliğiyle alakalı bir sınır meselesi olduğunu ve datanın hareketliliğiyle alakalı dijital sınırların oluşturulması gerektiğini kaydetti.
Türk halkının ve devletinin işleyişiyle ilgili verilerin her yere kolaylıkla gidip gelmemesi gerektiğini vurgulayan Fidan, tüm bu açılardan, Milli İstihbarat Teşkilatında görev yaptığı dönemden bu yana üzerinde çalışılan Siber Güvenlik Başkanlığının yakında hayata geçecek olmasının ülke için hayati önem taşıdığını vurguladı.
Libya
Fidan, Libya konusunda Türkiye’nin taraflarla iliÅŸkilerini ilerletmesine iliÅŸkin, Türkiye’nin Bingazi BaÅŸkonsolosluÄŸunun açıldığını ve yöneticiler ve yetkililerle temasların devam ettiÄŸini hatırlattı.
İş insanlarının da bölgede etkileşimde olduğunu aktaran Fidan, şunları kaydetti:
“Libya’da Türkiye’nin önayak olduÄŸu ve devamına büyük önem atfettiÄŸi çatışmasızlık ortamı, semerelerini veriyor. Çatışmasızlık ortamı ilerledikçe insanların bunun kalıcı olabileceÄŸine dair inancı artıyor. Artık ekonomiye, yatırımlara, altyapı çalışmalarına yöneliyorlar. Bu konularda adım atıyorlar. Bu da iÅŸ adamlarımıza fırsat alanı doÄŸuruyor. Türkiye olarak biz, Libya’da sahadaki gerçekleri göz önüne alarak milli birlik ve beraberliÄŸin saÄŸlayacak bir ortam oluÅŸturulmasına büyük önem veriyoruz. Belirli bir strateji çerçevesinde bunu aÅŸama aÅŸama hayata geçirebilmek için elimizden geleni yapıyoruz.”
Türkiye-Yunanistan ilişkileri
Fidan, Türkiye-Yunanistan iliÅŸkilerine dair, tüm sorunları bir paket olarak kamuoyundan uzakta ele almayı tercih ettiklerini dile getirerek meselelerin aşırı politize edilmesini doÄŸru bulmadıklarını ancak özelikle Yunanistan’daki iç politikada, Türkiye ile ilgili konuların aşırı derecede politize edilebildiÄŸini söyledi.
Pozitif gündemden ilerleyerek kazan-kazan anlayışıyla mesafe almak istediklerini kaydeden Fidan, “Milli menfaatlerimize halel getirmeden, var olan sorunları resmi yollardan çözmeyi, belirsizlikleri ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Bir yeryüzü cenneti olan Ege Denizi, ülkelerimiz için bir ekonomik refah bölgesine dönüşmeli. Hedefimiz bu. Bu yapılabilir mi? Yapılabilir.” dedi.
Fidan, ocak veya şubat ayında, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Türkiye ziyaretinde iki ülke arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısının da yapılmasının planlandığını hatırlattı.
İsrail CumhurbaÅŸkanı’na hava sahası açılmadı
İsrail CumhurbaÅŸkanı Herzog’un Bakü’de düzenlenen BirleÅŸmiÅŸ Milletler (BM) İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi 29. Taraflar Konferansı’na (COP29) katılmak için Türk hava sahasını kullanma talebinin reddedilmesine iliÅŸkin Fidan, “Çoluk çocuk, kadın demeden 50 bin Filistinli kardeÅŸimizin katledilmesine tepki olarak, hava sahamızı açmadık. Gazze’deki insanlık dramını önlemeye yönelik bir adım atılmaması, milletçe hepimizi çok derinden yaralıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin hava sahasının kullanılmasına izin vermedik. CumhurbaÅŸkanımızın kararı bu yönde oldu. İzin verilmedi.” diye konuÅŸtu.
Fidan, Azerbaycan’ın konuyla ilgili diplomatik talebini ilettiÄŸini ancak Türkiye’nin bu konudaki duruÅŸunun belli olduÄŸunu belirterek, Türk hava sahasının kullanılmasına izin vermediklerini yineledi.
Kaynak: AA
