Cumhurbaşkanı Erdoğan: PKK terör örgütü ve uzantılarının raf ömrü tükenmiştir

Cumhurbaşkanı Erdoğan PKK terör örgütü ve uzantılarının raf ömrü tükenmiştir

Cumhurbaşkanı Erdoğan PKK terör örgütü ve uzantılarının raf ömrü tükenmiştir

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, “Suriye’deki terör örgütlerinin etkisiz hale getirilme zamanının geldiÄŸini göstereceÄŸiz. Sınırlarımızın güneyinden bir tehdidin gelmemesi için bunu yapacağız.” dedi.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, D-8 Zirvesi’ne katılmak için gittiÄŸi Mısır dönüşü uçakta gündeme iliÅŸkin deÄŸerlendirmelerde bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

D-8’in Türkiye’nin öncülüğünde, rahmetli Necmettin Erbakan’ın kuruluÅŸunu yaptığı bir oluÅŸum olduÄŸunu anımsatan ErdoÄŸan, TeÅŸkilatın, BangladeÅŸ, Endonezya, İran, Malezya, Mısır, Nijerya ve Pakistan’ın katılımıyla 1997’de kurulduÄŸunu hatırlattı.

TeÅŸkilatın sekretaryasına İstanbul’da ev sahipliÄŸi yaptıklarını belirten ErdoÄŸan, 3 kıtada temsil edilen ve 1 milyarı aÅŸan nüfusuyla D-8’in, çeyrek asırlık süreçte yoluna güçlenerek devam ettiÄŸini bildirdi.

Erdoğan, bugün gelinen noktada D-8 teşkilatının, üyeleri arasındaki ticaretin artışına katkı sağlayan bir yapıya dönüştüğünü belirterek kuruluş felsefesinde esas alınan barış, diyalog, işbirliği ve adalet kavramlarının ne kadar önemli olduğunu özellikle bölgede yaşanan son gelişmelerin gösterdiğini söyledi.

Küresel ve bölgesel çapta siyasi, ekonomik ve insani büyük sınamalarla yüzleÅŸtikleri bu dönemde D-8 kapsamındaki iÅŸbirliÄŸini derinleÅŸtirmenin büyük önem arz ettiÄŸini dile getiren ErdoÄŸan, “Gençlere Yatırım ve KOBİ’lere Destek” temasıyla düzenlenen zirvede pek çok meseleyi ele aldıklarını kaydetti.

ErdoÄŸan, TeÅŸkilatın en önemli giriÅŸimlerinden “Tercihli Ticaret AnlaÅŸması”na özellikle tüm D-8 üyelerinin taraf olmasına dair hedeflerine Mısır’ın da anlaÅŸmaya katılımıyla ulaÅŸtıklarını söyledi.

D-8’i yeni üye ve ortaklara açmak suretiyle etki alanını daha da geniÅŸletmeyi arzu ettiklerini bildiren ErdoÄŸan, bu çerçevede Azerbaycan’ın üyeliÄŸini kabul ettiklerini hatırlattı.

Zirve hitamında kabul edilen Kahire Bildirisi’yle iktisadi ve ticari iÅŸbirliÄŸini ilerletme kararlılıklarını ilan ettiklerini kaydeden ErdoÄŸan, Endonezya’nın yöneteceÄŸi gelecek dönemde, 3 kadar ülkeyi daha D-8 üyeleri arasına dahil etme durumunun olabileceÄŸini böylece D-8’i çok daha güçlü bir hale getirebileceklerini ifade etti.

ErdoÄŸan, zirvede ayrıca, Filistin ve Lübnan’daki duruma iliÅŸkin ortak bildiriyi kabul ettiklerini hatırlatarak, “Ortak bildirimizde İsrail’deki Netanyahu hükümetinin, Filistin halkına yönelik saldırganlığını ve uluslararası hukuk ihlallerini açık biçimde kınadık. Lübnan’da ise İsrail’in saldırıları binlerce masumun hayatını kaybetmesine, altyapının büyük ölçüde tahrip olmasına ve 1 milyondan fazla insanın yerlerinden edilmesine sebep oldu. Lübnan’da zorlukla tesis edilebilen ateÅŸkes anlaÅŸmasını memnuniyetle karşılamakla beraber, ihlalleri de endiÅŸeyle takip ediyoruz. Orta DoÄŸu’da huzurun ancak Gazze’de kalıcı ateÅŸkesin saÄŸlanmasıyla mümkün olabileceÄŸine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Suriye’deki geliÅŸmeler

Zirvede Suriye’deki geliÅŸmelerin asli gündemi oluÅŸturduÄŸunu ifade eden ErdoÄŸan, Suriye’de 13 yıllık çatışmaların ve 61 yıllık Baas zulmünün sona ermesiyle birlikte yeni bir dönemin baÅŸladığını anımsattı.

Suriye halkının liderliğinde ilerleyen bu yeni sürecin, ülkenin birlik ve toprak bütünlüğünün tekrar tesisi suretiyle, istikrarın sağlanması bakımından çok önemli olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

“Suriye halkının herhangi bir yol kazasına mahal vermeden, geçiÅŸ sürecini suhuletle yönetmesine destek oluyoruz. Farklı etnik ve dini grupların yan yana sulh içinde yaÅŸadığı ve komÅŸuları için güven kaynağı olan bir Suriye’nin inÅŸası en samimi arzumuzdur. Bunun için Suriye’nin bekasını tehdit eden DEAÅž, PKK ve türevlerinin kökünün kazınması gerekiyor. Ülkemizin güvenliÄŸine de kasteden bu terör örgütlerinin baÅŸlarını kaldıramaması için sahada önleyici tedbir alıyoruz. Zirvemizde bu konudaki kararlılığımızı tekrar teyit ettik.

Ümit ediyorum ki, önümüzdeki süreçte sahada yaÅŸanacak geliÅŸmeler, sıla hasreti çeken Suriyeli kardeÅŸlerimizin gönüllü ÅŸekilde vatanlarına dönmelerine imkan tanıyacaktır. Bu çerçevede, yeniden imar ile mevcut kurumların ıslahı suretiyle Suriye’nin toparlanması için uluslararası desteÄŸe ihtiyaç bulunduÄŸuna iÅŸaret ettik.”

Zirvede, Mısır CumhurbaÅŸkanı Abdulfettah es-Sisi, İran CumhurbaÅŸkanı Mesud PezeÅŸkiyan, Pakistan BaÅŸbakanı Åžahbaz Åžerif’in yanı sıra katılımcı diÄŸer devlet ve hükümet baÅŸkanlarıyla görüşmeler yaptığını ifade eden ErdoÄŸan, bu görüşmelerde de ticari ve ekonomik iliÅŸkilerle birlikte Gazze ve Suriye’deki durumu deÄŸerlendirdiklerini belirtti.

“PKK/YPG’nin umutları boÅŸa çıktı”

Yaklaşık 2 ay önce Tataristan ziyaretinden dönerken “terör örgütü PKK’nın Suriye’deki kolu olan PYD ve YPG’nin yalnız bırakılmaya mahkum olduÄŸuna” iliÅŸkin söylediÄŸi sözlerin hatırlatılması üzerine ErdoÄŸan, PKK/YPG’nin umutlarının boÅŸa çıktığını, Esed’in beklentilerinin farklı olduÄŸunu ama bunların tecelli etmeyerek yeni bir tablonun ortaya çıktığını söyledi.

Esed’in ÅŸu anda Rusya’da olmasının, olayın ne kadar manidar geliÅŸtiÄŸinin bir ispatı olduÄŸunu kaydeden ErdoÄŸan, “Bundan sonraki süreçte Suriye’deki kardeÅŸlerimiz, gelecekleri ile ilgili kararları kendileri verecek. Bizler de onlara devlet yapılanmasının nasıl olması gerektiÄŸi hususunda yardımcı olmaya çalışacağız. Bizim tecrübelerimiz oraya nasıl aktarılabilir, yeni bir toplumsal sözleÅŸme çerçevesinde bir devlet nasıl ayaÄŸa kaldırılabilir, bu konularda Suriye yönetimine yardım edeceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.

Erdoğan, bir devleti ayağa kaldırırken en önemli adımlardan birinin, anayasanın inşası olduğuna işaret ederek şu ifadeleri kullandı:

“Bu konuda biz, baÅŸta Sayın Colani olmak üzere yeni Suriye yönetiminde yer alan isimlerle iletiÅŸimi baÅŸlatmış durumdayız. BildiÄŸiniz gibi Milli İstihbarat TeÅŸkilatı BaÅŸkanımızı gönderdik. DışiÅŸleri Bakanımız konunun bütün muhataplarıyla başından itibaren zaten diyalog halinde. Biz Suriye’de mevcut terör örgütlerinin etkisiz hale getirilme zamanının geldiÄŸini de göstereceÄŸiz. Bize sınırlarımızın güneyinden herhangi bir tehdidin bundan sonra gelmemesi için bunu yapacağız. Çünkü böyle bir riski kabullenmemiz mümkün deÄŸil. Terör örgütünün tek amacı hizmet ettikleri odaklara yaranmak olduÄŸu için, yalnız kalmaya mahkumlar. Bu dün de böyleydi, bugün de böyle… Ancak yarınları olmayacak. Terör örgütü için yolun sonu görünüyor. Yıllarca bölgemizdeki halklara kan kusturdular. BaÅŸta Kürt kardeÅŸlerimiz olmak üzere, Türklere, Araplara, Ezidilere ve nicelerine hayatı zehrettiler. Bölgenin geleceÄŸinde teröristlere yer yok. Özellikle PKK terör örgütü ve uzantılarının raf ömrü tükenmiÅŸtir. Suriye’de saÄŸlanacak güven ortamı, terör örgütlerinin militan teminini de engelleyecektir. Bundan sonra bölgemizde barış ve huzurun tesisi için yollar açıktır.”

Türkiye’deki bazı siyasi partilerin, Suriye ile iliÅŸkiler noktasında yakın bir zamana kadar farklı açıklamalar yaptıklarını anımsatan ErdoÄŸan, “Åžu anda onlar herhalde aynı ÅŸeyleri söyleme durumunda deÄŸiller. Onların da bütün umutları suya düştü.” dedi.

“30 milyonun üzerinde nüfusa sahip Suriye, göz ardı edilemez”

ErdoÄŸan, Suriye’nin, bu yeni oluÅŸumla hakikaten istikrarlı bir yapı kurduÄŸu takdirde İslam dünyasında çok güçlü bir yer alacağını ifade ederek “bugün 30 milyonun üzerinde bir nüfusa sahip bir Suriye’nin, göz ardı edilemez” olduÄŸunu bildirdi.

Amerika BirleÅŸik Devletleri’nde Donald Trump’ın görevi devralmasıyla birlikte yapacakları görüşmelerin çok önemli olduÄŸuna deÄŸinen ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Ruslar, Suriye’deki büyükelçilik ve baÅŸkonsolosluklarını kapatmayı düşünmediklerini söylüyorlar. Bu da Suriye için bana göre bir zenginliktir. Diplomatik misyonların devamında fayda var. Beni en çok sevindiren ÅŸeylerden bir tanesi de gerek İslam dünyası gerekse Batı’dan birçok ülkenin artık Sayın Colani ile irtibatlarını geliÅŸtiriyor olmasıdır. Bunlar da bir yerde yeni yönetime güvenin iÅŸaretidir. Yeni dönemde Suriye, inÅŸallah çok daha farklı bir ÅŸekilde ayaÄŸa kalkacaktır.”

ErdoÄŸan, “Yeni Suriye yönetiminin bir baÅŸka problemi de güneyde İsrail’in iÅŸgal alanını bu fırsattan istifade ederek geniÅŸletiyor olması. Burada da Gazze’de olduÄŸu gibi uluslararası hukukun iÅŸletilmesi konusunda Türkiye’nin de katkı vereceÄŸi hazırlıklar var mıdır?” sorusuna karşılık, İsrail’in uluslararası hukuku çiÄŸnemeyi adet haline getirdiÄŸini söyledi.

Gazze’de uluslararası hukuku ayaklar altına alan, Lübnan’da egemen bir devletin toprağını iÅŸgal edip kan döken İsrail’e dünyanın sessiz kaldığını belirten ErdoÄŸan, İsrail’in pervasızlıklarına bugün Suriye’nin maruz kaldığını dile getirdi.

“İsrail’in Golan Tepelerini iÅŸgaline yönelik BM Güvenlik Konseyinin 1967’deki 242 numaralı kararı mevcut. Bu kararla İsrail’in Golan Tepelerini iÅŸgal etmesi kınanmakla birlikte bölgeden çekilmesi talep ediliyor.” ifadelerini kullanan ErdoÄŸan, bu kararın yeniden hatırlatılması ve uygulanması için uluslararası toplumun harekete geçmesinin önemli olduÄŸunu söyledi.

Batılı ülkelerden İsrail iÅŸgaline karşı cılız da olsa ses yükselmeye baÅŸladığını belirten ErdoÄŸan, “Halbuki İsrail, sivillerin üzerine ilk bombayı attığında dünya ayaÄŸa kalksaydı İsrail, bugün bu iÅŸgal adımını atacak cesareti bulamazdı. Biz o gün sessiz kalmadığımız gibi bugün de Suriye’nin topraklarını iÅŸgale kalkışan İsrail’e karşı sessiz kalmadık, kalmayız. İsrail, uluslararası hukukun kendilerini de baÄŸladığını er ya da geç öğrenecek.” dedi.

Her zeminde İsrail’i köşeye sıkıştırmaya, hukuka uygun hareket etmeye zorlamayı sürdüreceklerini vurgulayan ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:

“Ancak Suriye’deki durumdan kendisine fayda saÄŸlamasının da önüne geçmek için uluslararası tüm mekanizmalar etkin bir ÅŸekilde kullanılmalı. Burada İsrail’in durdurulması için ABD baÅŸta olmak üzere Batılı ülkelere büyük görevler düşüyor. İsrail’in, Suriye’nin topraklarını iÅŸgalinin kabul edilemeyeceÄŸi en gür ÅŸekilde ifade edilmelidir. Yarın çok geç olmadan bölgemizdeki huzuru ve istikrarı sürekli tehdit eden İsrail saldırganlığına ‘Dur’ denilmelidir yoksa İsrail bumerangı yarın onları her ÅŸartta destekleyenleri de hedef alır. Dün yaptığımız uyarılara kulak tıkayanlar, doÄŸruları söylediÄŸimizi bugün gördüler. Yarın piÅŸman olmamak için bugün yaptığımız uyarıları dikkate alıp gerekli adımları atmalarını tavsiye ediyorum.”

“Güvenli liman olduÄŸumuzu defalarca kanıtladık”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Lübnan BaÅŸbakanı Necip Mikati’nin “Lübnan bir kriz yaÅŸadı, önce Allah’a, sonra Türkiye’ye güvenmemiz gerektiÄŸini öğrendik.” sözlerine iliÅŸkin deÄŸerlendirmesinin sorulması üzerine, Mikati ile D-8 Zirvesi’nde beraber olduklarını söyledi.

Burada Mikati’ye “‘Önce Allah’a, sonra Türkiye’ye güveniyoruz.’ ifaden halkımızın arasında çok ciddi olumlu bir tepki meydana getirdi.” dediÄŸini aktaran ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sayın Mikati’nin Türkiye’ye güven duyduÄŸunu dile getirmesi de çabalarımızın takdir edildiÄŸinin göstergesidir. Biz, dostlarımız ve kardeÅŸlerimiz için güvenli liman olduÄŸumuzu tarih boyunca defalarca kanıtladık. Biz, yaptığımız uyarılarda da aldığımız tedbirlerde de gizli ajandalarda kayıtlı gündemlerle hareket etmeyiz. Mertçe konuÅŸur, mertçe davranırız. Bize güvenen, bizimle yol yürüyen kimseyi de yarı yolda bırakmaz, arkasından kuyu kazmayız. Anadolu irfanında bu anlayış ‘Yaratılanı severiz Yaradan’dan ötürü’ ÅŸeklinde özetlenir. Bizim yürüdüğümüz yol da hedeflerimiz de bu istikamet üzerinedir. Ayrımcılık, tefrika bizim kitabımızda yer bulmaz. Hazreti Ali, ‘Gönülleriniz bir olmadıktan sonra sayıca çok olmanın bir anlamı yoktur.’ der. Bizim amacımız o gönül birlikteliÄŸini saÄŸlamaktır. Hele hele tarihi, kültürel baÄŸlarımızın bulunduÄŸu ülkeler ve milletlerle bu birlikteliÄŸi oluÅŸturmak için yoÄŸun çaba sarf ederiz. Temenni ediyorum ki Türkiye-Lübnan iliÅŸkilerini güçlendirerek Lübnan’ı kısa zamanda bu bölgede ayaÄŸa kaldırırız ama önce bu İsrail saldırganlığı meselesini çözmemiz gerekiyor. İsrail’in bütün bu zulmün, attığı bombaların bedelini ödemesi lazım.”

“Suriye-Türkiye iliÅŸkilerini çok farklı bir yere taşıyacağız”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Suriye’deki geliÅŸmelerin ardından yürüttüğü diplomasi trafiÄŸi hatırlatılarak, “Suriye’nin toprak bütünlüğü konusunda Türkiye’nin söylemlerine destek verildiÄŸi ve hakkının teslim edildiÄŸine tanıklık ettik. Muhataplarınızla görüşmede itiraz eden bir görüşle karşılaÅŸtınız mı?” sorusuna karşılık, bu konuda olumsuz bir yaklaşım görmediÄŸini söyledi.

Bölgesel, küresel her kriz ve geliÅŸmenin diplomasi trafiÄŸini artırdığını belirten ErdoÄŸan, “Görüşmelerimiz, Suriye’nin geleceÄŸi, barış süreçleri ve uluslararası iÅŸbirliÄŸi açısından önemli bir dönüm noktası olabilir.” dedi.

Suriye diplomasisi kapsamında görüştüğü liderlere Türkiye’nin, Suriye’nin egemenliÄŸi ve toprak bütünlüğü için gayret gösterdiÄŸini anlattığını dile getiren ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

“Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumanın yolu, öncelikle terör örgütleri ile mücadeleden geçiyor. DEAÅž bahanesi ile PKK ve uzantılarına sahip çıkma anlayışında olanlar var. Bu yaklaşım, yakın geçmiÅŸte Suriye’yi bölünmenin eÅŸiÄŸine getirdi. Biz, en başından beri PKK ve uzantılarıyla da DEAÅž unsurlarıyla da mücadele ettik, ediyoruz. Batılı ülkelerin caddelerinde, meydanlarında nasıl DEAÅž gösteri yapamıyorsa PKK ve uzantıları da yapamamalı. Sadece caddeler, meydanlar deÄŸil sosyal alanlardan kültürel mecralara kadar her yerde terör yapılanmaları ile mücadele ÅŸart. Bizim Suriye ile 900 kilometreyi aÅŸkın bir sınırımız var. Bütün bu sınır hattında Esed’e karşı duvarlardan tutun, gidiÅŸ-geliÅŸlere kadar ciddi manada engelleme adımları attık. Åžu an itibarıyla yeni yönetimin oluÅŸmasıyla inÅŸallah Suriye-Türkiye iliÅŸkilerini biz çok daha farklı bir yere taşıyacağız. Dikkatinizi çeken bir ÅŸey herhalde vardır. Halep’teki çarşılar, Halep’teki alışveriÅŸ yerleri bir anda hareketlendi. SavaÅŸtan önce Esed zamanında oraya yaptığım ziyarette oradaki kapalı çarşının aynen bizim kapalı çarşılar gibi hareketli bir yer olduÄŸunu görmüştüm yani orada tarih var, ticaret var. Åžu anda da hareket var. İnÅŸallah bu hareket oraya bereketi getirecektir diye düşünüyorum.”

“‘Türk beklenendir’, sözü öylesine kurulmuÅŸ bir cümle deÄŸil”

ErdoÄŸan, “Amerika’nın seçilmiÅŸ BaÅŸkanı Donald Trump geçtiÄŸimiz günlerde Suriye ve Türkiye ve sizinle ilgili önemli açıklamalar yaptı. Sizinle ilgili övgü dolu sözleri var. Bu söyledikleriyle ilgili ne diyeceksiniz? Suriye ile ilgili de ‘Suriye’de olacakların anahtarı Türkiye’dir.’ diyor. ‘Suriye’de ilerleyen güçlerin arkasında Türkiye var.’ diyor. ‘Ve ben bundan rahatsız deÄŸilim.’ diyor. Bu konuda ne diyeceksiniz?” sorusu üzerine, “Sayın Trump’ın sözleri, kendisinin ve önümüzdeki aylarda oluÅŸturacağı yönetiminin Türkiye’ye bakışını özetliyor.” dedi.

Muhalefet partileri dışında herkesin, Türkiye’nin güç ve etkinliÄŸinin farkında olduÄŸunu dile getiren ErdoÄŸan, “Aslında onlar da bazı ÅŸeylerin farkındalar ancak gerçekleri konuÅŸmaya dilleri alışkın olmadığı için çarpıtıyorlar.” diye konuÅŸtu.

“Türkiye’nin diplomaside artan gücünü uluslararası düşünce kuruluÅŸlarından medyaya varıncaya kadar herkes yazıp çiziyor. Biz de gücümüzün ve etkinliÄŸimizin farkındayız. Bu gücün kaynağı olan milletimize yaraşır biçimde hizmet etmenin derdindeyiz.” deÄŸerlendirmesinde bulunan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Geçenlerde de söylediÄŸim gibi Türkiye, Türkiye’den büyüktür. Bizim topraklarımızı korumak, ülkemizi kalkındırmak, köklerimize tutunarak ileriye adımlar atmak gibi bir gayemiz var. Bunun yanında dostlarımızın, kardeÅŸlerimizin yanında durma sorumluluÄŸunu omuzlarımızda hissediyoruz. Åžam’da büyükelçiliÄŸimizi yeniden faaliyete geçirdik, orada adımızı gören Suriyeli kardeÅŸlerimizin hissiyatlarına bir bakın. ‘Türk beklenendir’, sözü öylesine kurulmuÅŸ bir cümle deÄŸildir. Türkiye’nin gönül sınırları, fiziki sınırlarının çok ötesindedir. GittiÄŸimiz her ülkede, ayak bastığımız her coÄŸrafyada bunu gördük. Sayın Trump da aslında bir durum tespiti yaparak ülkemizin gücü ve etkinliÄŸinin altını çiziyor. DoÄŸru söze ne denir? Tespitler yerinde. Aramızda herhangi bir sıkıntı gerçekten yok. Åžu an itibarıyla kendisi seçildiÄŸi andan itibaren görüşmelerimizi yaptık. Sayın Trump, pragmatik bir siyasetçi. Kendi ülkesine ve müttefiklerine maliyet üreten politikaları deÄŸiÅŸtirme vizyonuna sahip. Devir-tesliminden sonra yine herhalde biz de ilk tebriÄŸimizi yapar, gündemimizde bulunan konuları samimiyetle ele almaya baÅŸlarız.”

Afet ve Acil Durum Yönetim BaÅŸkanlığının (AFAD) Suriye’de devrik lider BeÅŸÅŸar Esed’in iÅŸkence merkezi baÅŸkent Åžam’daki Sednaya Hapishanesi’ndeki çalışmaları ve orada kayıp Türk vatandaşı olup olmadığına iliÅŸkin soru üzerine ErdoÄŸan, Türk vatandaÅŸlarına iliÅŸkin bir bilginin bulunmadığını bildirdi.

6 kat yerin dibindeki cezaevinde insanların ne hallere sokulduÄŸunun görüldüğüne dikkati çeken ErdoÄŸan, “Biz Türkiye olarak bu iÅŸi seyretmedik, tribünde kalmadık. AFAD’ımızı tüm teçhizatıyla ekipmanlarıyla Suriye’ye gönderdik. Orada o çalışmaları yapmaları, o çalışmalarla ilgili raporların oluÅŸturulması, hem bölgeye hem İslam dünyasına güzel bir mesaj vermiÅŸtir. AFAD’ımız orada görevini yaptı ve döndü.” ifadelerini kullandı.

Sednaya Hapishanesi’ndeki tünellere, yaÅŸanan büyük acılara iÅŸaret eden ErdoÄŸan, “Tünellerin uzunlukları, oraların içler acısı hali, hepsi birer felaket. Dünya, Suriye’nin bu halini görüp, gereken notu gerekli yerlere vermiÅŸtir diye düşünüyorum.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

“Suriye düştüğü yerden kalkacak”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, AFAD’ın Sednaya Hapishanesi’nde baÅŸarılı bir operasyon yaptığını, neticesinin alındığını ve bütün bunların tarihe çok önemli birer kayıt olarak düşüleceÄŸini belirterek, şöyle devam etti:

“Sednaya Hapishanesi, bizim yıllardır söylediklerimizi doÄŸruladı. Oradaki zulümler, iÅŸkenceler, yargısız infazlar, Baas rejimi gerçeÄŸinin en acı fotoÄŸraflarından biridir. Her zulüm gören coÄŸrafyada olduÄŸu gibi, Suriye’de de toplu mezarlara rastlanıyor. Anlaşılan Suriye’de henüz, zulüm ve iÅŸkence fotoÄŸrafının tamamını görebilmiÅŸ deÄŸiliz. Bunun için biraz daha zamana ihtiyaç olacak.

Kendi halkına böylesi zulmeden Esed yönetiminin bunların hesabını uluslararası hukuk zemininde vermesi için elimizden geleni yapacağız. Umarım Sednaya fotoÄŸrafı ‘Türkiye’nin Suriye’de ne iÅŸi var?’ diyenleri, ‘Suriyelilere kapılarımızı neden açtık?’ diye yabancı düşmanlığını körükleyenleri, ‘Esed af ilan etti Suriyelileri ülkelerine gönderin’ diyerek bizlere akıl verenleri bir nebze olsun utandırmıştır. Hala aynı cümleleri kuranların insani deÄŸerlerini Esed’in ölüm preslerinde ezdiÄŸini, vicdanlarını yerin yedi kat altındaki zifiri karanlık hücrelere kapattıklarını düşünmemek elde deÄŸil.”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Suriye’de kayıpların acıları dinmeyecek, ancak Suriye düştüğü yerden kalkacak. Bu zulümler unutulmayacak. Unutulan zulmün tekrarlanacağını biliyoruz. KardeÅŸ Suriye halkı, bugün kanayan bu yaralarını sarıp, yeniden hür ve müreffeh bir gelecek inÅŸa etmek için bir ve bütün olacak. Yanlarında ise hep kardeÅŸleri Türkiye’yi bulacaklar.” dedi.

“Irak’la, Suriye’yle ticari iliÅŸkilerimizi yoÄŸunlaÅŸtıracağız”

“Suriyeliler konusunda siz çok ağır eleÅŸtirilere tabi oldunuz, her türlü sorunun kaynağı olarak Suriyeliler gösterildi. Seçimlerde de aleyhinizde konuÅŸuldu. Bugün şöyle geri dönüp baktığınız zaman, ‘İyi ki Suriyelilere sahip çıktık, vicdani görevimizi yaptık’ diyor musunuz?” ÅŸeklindeki soru ile Türkiye’nin bölgede artan gücü, Somali ve Etiyopya arasındaki sorunları çözülmesine iliÅŸkin deÄŸerlendirmesinin sorulması üzerine ErdoÄŸan, “Bölgedeki bütün bu geliÅŸmelerde adımımızı inanarak attık. ‘Biz ensarız, onlar muhacir…’ derken bizim deÄŸiÅŸmez kaynaklarımıza, kutsal deÄŸerlerimize dayanarak bunları söyledim.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefetin ise sürece böyle bakmadığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Ensar kavramı ne anlama gelir, muhacir ne anlama gelir bunları anlamak gibi bir dertleri yoktu. Peki ne oldu ÅŸimdi? CHP kendi içinde bölük pörçük, paramparça. Öbür tarafta DEM, onu zaten söylemeye gerek yok. Biz bu süreçte terörle mücadeleyi de çok kararlı bir ÅŸekilde yaptık. Elhamdülillah neticeyi de aldık ve alıyoruz. Sınır boylarında bu kadar duvar örüyoruz. Bu duvarları kendi ülkemizi terör tehdidinden koruyalım diye inÅŸa ettik, ediyoruz.

Bunun yanında yeni bir adım daha atacağız. Irak’la, Suriye’yle ticari iliÅŸkilerimizi yoÄŸunlaÅŸtıracağız. Bu, gerek Suriye için gerek Türkiye için yeni bir hareketlenmeyi her bakımdan getirecek. Bununla birlikte de bölgeye farklı bir hava gelecek. Gaziantep ÅŸu anda hareketlendi, Kilis aynı ÅŸekilde hareketleniyor ve daha da hareketlenecek. Biz ülkemize sığınan bu insanları kovmuyoruz. Biz bu insanlara ‘Evine gidersen git ama gönüllülük esasına göre git. Siz bizim başımızın üstündesiniz. ‘Ben evime gideceÄŸim’ diyorsanız evinize gidebilirsiniz’ diyoruz. Åžu anda zaten Suriyeli çocukların okulları devam ediyor, okullarını bu sene burada bitirecekler. Ondan sonra Suriye’de, Dara’da, Deyrizor’da, Suriye’nin diÄŸer bölgelerinde evleri varsa oraya rahatlıkla gidebilirler. Savunmadan tutun, eÄŸitime, enerjiye kadar birçok alanda iÅŸbirliÄŸi yapacağız. Suriye’nin ÅŸu anda enerjide ciddi sıkıntıları var. Ama biz onların enerjideki bu bütün sorunlarını da inÅŸallah süratle gidereceÄŸiz. Bu konuda da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız oraya her türlü imkanı inÅŸallah saÄŸlayacak.”

“Etiyopya ile Somali arasındaki barışın adımlarını kararlı bir ÅŸekilde attık”

Etiyopya-Somali konusunun da önemli olduÄŸunun altını çizen ErdoÄŸan, “Etiyopya ile Somali arasındaki o barışın adımlarını hakikaten farklı ve kararlı bir ÅŸekilde attık. Gerek Etiyopya BaÅŸbakanı gerek Somali CumhurbaÅŸkanı, saÄŸ olsunlar, bizim bu arabuluculuÄŸumuza olumlu yaklaÅŸtılar. Yaptığımız basın toplantısında da bunu ortaya koydular. Zor da olsa anlaÅŸma bir yıllık sürecin ardından saÄŸlanmış oldu.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Etiyopya’nın topraklarından denize ulaÅŸamamak gibi önemli bir sıkıntısının bulunduÄŸuna dikkati çekerek, “Bunun için Somali’nin egemenliÄŸi ve toprak bütünlüğü temellinde bir adım atıldı, Etiyopya’ya denize eriÅŸim imkanı tanındı. Etiyopya çok büyük bir ülke. Böyle büyüklükte bir ülkenin böyle bir imkanı yakalaması gerekir. Biz Somalili kardeÅŸlerimize, özellikle CumhurbaÅŸkanı Hasan Åžeyh’e bunu da söyledik, ‘Artık burada Etiyopya’ya destek vereceksiniz. Bir adım atalım ve bu buluÅŸmamızın en önemli neticesi de bu olsun, Etiyopya denize açılsın’ dedik.” açıklamasını yaptı.

Toplam 7 saat sadece üç ülkenin lideri olarak deÄŸil, heyetlerin de aralarında görüştüğünü anlatan ErdoÄŸan, “Bazen görüşmeler çıkmaza da girdi. Böylesi anlarda devreye girdik, meseleyi çözdük. AGİT konusuna gelirsek; Türkiye’nin etkinliÄŸini ve sorun çözme kapasitesini bilen AGİT üyesi ülkeler oy birliÄŸiyle Sayın Feridun SinirlioÄŸlu’nu Genel Sekreterlik gibi önemli bir göreve layık gördü. Türkiye hem bölgesinde hem de küresel sorunlara yaklaşım tarzı ile öne çıkıyor. AGİT tüm bu özelliklerimiz nedeniyle ülkemize duyduÄŸu güveni ortaya koymuÅŸtur.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

“DEAÅž, PKK-YPG gibi terör örgütlerinin başı en kısa sürede ezilecektir”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, yeni dönemde Türkiye’nin Suriye politikasının çerçevesinin nasıl çizileceÄŸine iliÅŸkin soru üzerine, ÅŸunları kaydetti:

“Yıllardır Esed zulmüne maruz kalan Suriye halkı birliÄŸini ve kardeÅŸliÄŸini yeniden tesis etmeye çok yaklaÅŸtı. Önümüzdeki süreçte hiçbir gücün terör örgütleriyle iÅŸ tutmaya devam edeceÄŸini düşünmüyoruz. Ülkenin diÄŸer bölgelerinde bulunan DEAÅž, PKK-YPG gibi terör örgütlerinin başı en kısa sürede ezilecektir. Terörden arındırılmış ve halkı tarafından yönetilen bir Suriye’nin inÅŸası için dün olduÄŸu gibi bugün de elimizden geleni yapacağız.

Bölge terör örgütlerinden temizlendikten sonra da Suriye’yi ayaÄŸa kaldıracak adımlar hızlanacaktır. Suriye’nin kaynaklarının Suriye halkının huzur ve refahı için kullanılması konusu da mühim. Bugüne kadar Suriye’nin kaynakları terör örgütleri baÅŸta olmak üzere bölgede faaliyet gösteren gruplara aktı. Bu musluklar Suriye devrimi ile kapatıldı. Åžimdi ülke bütün enerjisini ayaÄŸa kalkmak için kullanacak. Türkiye, Suriye’nin yeniden imarı ve kurumlarının ihyası için destek olmayı sürdürecektir. Uluslararası toplumun da buna katkı sunması için çalışıyoruz. Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönmesiyle Suriye yeniden zenginleÅŸecek, üretime odaklanacak ve kalkınacaktır.”

“Ambargo ve kısıtlamaların kaldırılması ülkenin yeniden toparlanması için fayda saÄŸlar”

Suriye’nin yeniden yapılanma süreci, Türkiye’nin bu konuda saÄŸlayacağı katkılar, uluslararası aktörlerden Suriye’nin toprak bütünlüğüne yönelik hangi somut adımların atılmasının beklendiÄŸi ile Türkiye’nin İdlib’deki insani yardım faaliyetlerine yönelik soru üzerine ErdoÄŸan, Suriye’deki çatışmalar ve yıllarca süren savaşın ÅŸehirlerin ve devletin altyapısını çökerttiÄŸine dikkati çekti.

Yaraları sarmak için kentlerin yeniden imarının önemli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Suriyeli mültecilerin ülkelerine gönüllü dönüşü ve sürdürülebilir bir yaÅŸam kurmaları için barınma meselesini halletmek gerekiyor. Yeni evler, iÅŸ alanları, üretim ve enerji tesisleri, tarım ve hayvancılığa yönelik tesisler hızla oluÅŸturulmalı. Suriye ekonomisi de çökmüş durumda. Suriye’ye yönelik Esed rejimi nedeniyle konulan ambargo ve kısıtlamaların kaldırılması ülkenin yeniden toparlanması için fayda saÄŸlar. Suriye’nin yeniden uluslararası topluma entegre edilmesi bir baÅŸka konu. Suriye’nin geleceÄŸini temellendirecek, kapsayıcı bir anayasa yapmak ve siyasi sistem inÅŸa etmek de bu adımlar kadar gerekli.

Suriye’nin geleceÄŸine Suriye halkının karar vereceÄŸi gerçeÄŸini kimsenin aklından çıkartmaması gerekir. İnsani yardımlar konusunda yeterlilik söz konusu deÄŸil. Suriye’ye ÅŸu anda o beklenen insani yardımın geldiÄŸi de yok. Biz Türkiye olarak bugüne kadar Suriye’ye yeni dönem için insani yardım bazında birçok katkılar yaptık. Åžimdi de bu devrimden sonra bu insani yardımlarımız devam ediyor, devam edecek. Bu yeni yönetimin özellikle ihtiyacı olan birçok unsur bulunuyor. Bu unsurlar konusunda da onları yalnız bırakmayacağız. Özellikle DEAÅž, PKK/YPG bunlarla mücadelede onların hiç yalnız kalmaması lazım. Gereken neyse bunları yapacağız. Yakında DışiÅŸleri Bakanımız Hakan Fidan da inÅŸallah oraya gidecek. Yeni yapılanmayı birlikte yapacaklar.”

Kaynak: AA