Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kayıt dışı siyaset yapma dönemi artık kapanmıştır
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kayıt dışı siyaset yapma dönemi artık kapanmıştır
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Kayıt dışı siyaset yapma dönemi artık kapanmıştır. Yeni Türkiye’de kayıt dışı ekonomiye de kayıt dışı siyasete de yer yoktur.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı ve AK Parti Genel BaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen AK Parti 8. OlaÄŸan Büyük Kongresi’ndeki konuÅŸmasına, kongrenin partilerine, ülkeye ve millete hayırlı olmasını dileyerek baÅŸladı.
KuruluÅŸundan bugüne AK Parti teÅŸkilatının her kademesinde mesai harcayan, partiye maddi manevi katkı veren, alın teri döken herkese şükranlarını sunan ErdoÄŸan, “Merhum Mehmet Akif İnan’ın ‘Kim demiÅŸ her ÅŸeyin sonudur ölüm, destanlar yayılır mezarlarımızdan’ ifadesinin ÅŸahıslarında vücut bulduÄŸu tüm dava arkadaÅŸlarımıza Allah’tan rahmetler diliyorum. Rabbim ruhlarını ÅŸad, mekanlarını inÅŸallah cennet eylesin.” ifadesini kullandı.
“Bizim okuyacağımız tek marÅŸ İstiklal Marşı’dır”
ErdoÄŸan, konuÅŸmasında Dede Korkut’tan alıntılar yapan ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“Bizim ram olacağımız tek merci Türk milletidir. Bizim içinde yaÅŸamaktan ÅŸeref duyacağımız tek devlet Türkiyemizdir. Bizim okuyacağımız tek marÅŸ İstiklal Marşı’dır. Bizim gölgesinde güven bulacağımız tek bayrak, rengini ÅŸehitlerimizin mübarek kanından alan ay yıldızlı al bayrağımızdır. Bizim hayattayken üstünde, öldükten sonra altında huzurla yatacağımız tek yer, ÅŸehit kanlarıyla yoÄŸrulmuÅŸ kutsal vatan topraklarımızdır. Bizim uÄŸruna varlığımızı feda etmekte bir an bile tereddüt etmeyeceÄŸimiz tek deÄŸerimiz itikadımızdır, imanımızdır, inancımızdır. Bizim dünyanın her bir köşesine taşımak için koÅŸturacağımız tek ülkümüz adalettir, hakkaniyettir, insanlıktır. Gerisi günlük hayatın gaileleri içinde hepimizin yaÅŸadığı, yaÅŸayacağı teferruattır.”

“Kongreyi yeni bir kilometre taşı olarak görüyoruz”
“Dün rahattık, bugün sıkıntı çekeriz, yarın yeniden rahata kavuÅŸuruz. İman, irade ve azim varsa, Allah’ın izniyle, imkan da hep vardır.” diyen ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Önemli olan istikameti kaybetmemektir, yüreÄŸi karartmamaktır, halisane niyetleri bozmamaktır. Tabii bu duaya ‘Amin’ demek yerine, sırf kendi ihtirasları için Türkiye düşmanlarının senaryolarında figüranlık yapmayı tercih edenler de var. Siz onları çok iyi biliyorsunuz. Hırsın, gafletin, kibrin esiri olan o kifayetsiz muhterisleri ise aziz milletimin basiretine ve ferasetine havale ediyoruz. Biz, ‘Niyet hayır, akıbet hayır’ sözünün kılavuzluÄŸunda gönül verdiÄŸimiz bu güzel sevda yolunda kararlılıkla yürümeyi sürdüreceÄŸiz. Türkiye Yüzyılı’nın bu ilk kongresini de iÅŸte bu uzun yolculuÄŸun yeni bir nefeslenmesi, tazelenmesi, yeni bir kilometre taşı olarak görüyor, kongremizin hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz.”

“Partimizin politikaları dinamik, kadroları deÄŸiÅŸken”
ErdoÄŸan, “AK Parti kurulduÄŸu günden bu yana 24 yıldır, kendini sürekli yenilemeyi, deÄŸiÅŸtirmeyi, geliÅŸtirmeyi, yükseltmeyi baÅŸaran bir siyasi teÅŸekküldür.” dedi.
Bu kapsamda 8. Olağan Kongre sürecinde il başkanlarının dörtte üçünün, ilçe başkanlarının üçte ikiye yakınının değiştiğini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
“Partimizin tüm kademelerinde hem bayrağı devreden hem de bayrağı devralan arkadaÅŸlarımızdan, her zamankinden daha çok, daha azimli, daha gayretli, daha verimli çalışmalar bekliyoruz. Hiç şüphesiz en büyük görev, sorumlusu oldukları birimin yöneticisi sıfatıyla ana kademe kadrolarımıza düşüyor. Partimizin ülkemizde tüm hanelere girebilmesini saÄŸlayan lokomotif teÅŸkilatımız olan Kadın Kollarımızdan daha fazla gayret göstermelerini istiyorum. Türkiye’yi önce 2053, sonra 2071 vizyonlarıyla buluÅŸturacak olan geleceÄŸimizin teminatı sevgili gençlerimizden talebim; gençliÄŸin tüm dinamizmini partimize taşımalarıdır. Gençler bu öyle bir sevdadır ki, burada isimler fanidir, baki olan tek ÅŸey davadır. Partimizin politikaları dinamik, kadroları deÄŸiÅŸken ama ilkeleri sabittir. İşte bu anlayışla AK Parti bayrağını ilk açtığımız günden beri, köklerimize ve kurucu deÄŸerlerimize baÄŸlı bir ÅŸekilde yükseltmeye devam ediyoruz.”

“Bu baÅŸarıya çilingir sofralarında ulaÅŸmadık”
Erdoğan, dünyada başka hiçbir topluma nasip olmayan sağlam bir temele sahip olduklarını unutmadan, yönleri hep geleceğe, başları hep yukarıya dönük şekilde yollarında kararlılıkla yürümeye devam edeceklerini vurgulayarak, şunları söyledi:
“Bakınız burada ÅŸu hakikati çok net ifade etmek isterim, biz, Anadolu’ya bin yıl önce yeni deÄŸil, yeniden geldik. GerektiÄŸinde alın terimizle, gerektiÄŸinde al kanımızla, enbiya yurdu olan bu toprakları kendimize vatan eyledik. Alparslan’dan Fatih’e, Yavuz’dan Gazi’ye, Menderes’ten Özal’a kadar bu davanın yol başçılarının hepsi de iÅŸte bu ÅŸuurla millete hizmet etmiÅŸtir. ‘Fıtrat deÄŸiÅŸir sanma, bu kan yine o kandır’ diyen ÅŸair, iÅŸte bu onlarca asra sari hakikate gönderme yapıyor. Eskiler, ‘Köküne küs aÄŸaç yeÅŸermez’ derler. Biz de milletçe köklerimize öyle sarılacağız ki dallarımız şıvgaya dursun, kollarımız göğe doÄŸru uzansın. Kökünden kopan toplumların, rüzgarda savrulan kuru yapraklar gibi nasıl kaybolup gittiÄŸini asla aklımızdan çıkarmayacağız. Önümüzdeki AÄŸustos’ta 24 yaşını bitirip gürbüz bir delikanlı olarak mücadelesine devam edecek AK Parti’nin gerisindeki gücü, sırrı, hikmeti merak edenlerin bakacağı yer, iÅŸte bu köklerdir.

Üye sayısıyla, dünyanın en büyük partileri sıralamasında ilk 5’te yer alan bir siyasi kuruluÅŸuz. Bundan 4 ay önce, iktidardaki 22 yılımızı ÅŸanla, ÅŸerefle, dünya siyaset literatürüne geçen muazzam bir baÅŸarıyla tamamladık. Bu eÅŸsiz baÅŸarıya, öyle çilingir sofralarında kadeh tokuÅŸturarak, kaynağı belirsiz balya balya paralardan kuleler yaparak ulaÅŸmadık. Bu tarihi baÅŸarıyı aziz milletimizin umutlarını, beklentilerini, hayallerini siyasete taşıyarak yakaladık.”
“Gönülleri kazanarak 22 yıldır iktidardayız”
ErdoÄŸan, millete hizmet yolculuÄŸuna baÅŸlarken, “Artık Türkiye’de hiçbir ÅŸey eskisi gibi olmayacak” dediklerini ve bunda da muvaffak olduklarını dile getirerek, ÅŸunları kaydetti:
“Önce davamızın gücünü ülkemizin gücü haline getirdik, sonra ülkemizin gücüyle bölgesinde ve dünyada lider bir Türkiye inÅŸa ettik. Yola çıkarken kimse bize gül bahçesi vadetmemiÅŸti. Biz o gül bahçesini kendi ellerimizle adım adım kendimiz kurduk. Kapı kapı dolaÅŸarak, köy köy gezerek, gecemizi gündüzümüze katarak, nice tuzağı bozarak, nice engeli, nice bariyeri aÅŸarak, gönül bahçelerine diktiÄŸimiz gülleri tek tek suladık, besledik, büyüttük. Gençlerimizin özellikle ÅŸuraya dikkat etmesini istiyorum. Gençler, bakın, biz sadece seçimleri kazanarak deÄŸil, asıl gönülleri kazanarak 22 yıldır iktidardayız. Hanelerden önce gönüllere girdiÄŸimiz, tek tek gönülleri fethettiÄŸimiz için 22 yıldır Türkiye’nin kaptan köşkündeyiz. Bir gönül kazandıysak, bir gönül yaptıysak, bu milletin gönül sarayında kendimize bir yer bulabildiysek bu bize ÅŸeref olarak yeter diyoruz. Bu gerçeÄŸi hiçbir zaman unutmadık ve unutmayacağız.”

“Milletin partisi olarak doÄŸduk, büyüdük ve bugünlere kadar öyle geldik”
ErdoÄŸan, Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen AK Parti 8. OlaÄŸan Büyük Kongresi’ndeki konuÅŸmasında sözüne, ahdine ve kavline sadık bir kadro olarak nereden geldiklerini, kendilerine dua eden ak yüzlü, ak saçlı, ak sakallı büyükleri hiçbir zaman unutmayacaklarını ifade etti.
Milletin çizdiÄŸi rotadan çıkmayacaklarını, milletle aynı istikamette omuz omuza yürümeye devam edeceklerini dile getiren ErdoÄŸan, “Biz gökten zembille inmedik. Pazarlık masalarında kurulmadık. Siyaset ve toplum mühendisliÄŸinin ürünü olarak sahneye çıkmadık. Milletin partisi olarak doÄŸduk, büyüdük ve bugünlere kadar öyle geldik.” diye konuÅŸtu.
Samimiyetten, dürüstlükten en küçük bir taviz vermeden, milletin heyecanını, coşkusunu, umutlarını çoğaltmak için siyaset yaptıklarını belirten Erdoğan, kendi başarısızlıklarının faturasını seçmene kesen kibirli siyaseti, hiçbir zaman kapılarına yaklaştırmadıklarını, eksiklerini, kusurlarını, hatalarını örtmek yerine, bunları giderecek, daha iyisiyle telafi edecek güçlü bir iradeyle milletin karşısına çıktıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de iç muhasebelerini cesaretle ve özgüvenle yaptıklarına dikkati çekerek, şöyle devam etti:
“Åžurayı da önemle vurgulamak istiyorum. AK Parti’ye düşmanlık edenler baÅŸka örneklere bakıp, hep bu hareketin dağılmasını, yıkılmasını, sendelemesini, tökezlemesini beklediler. Zorluklar karşısında yılmamızı, tehditler karşısında sinmemizi beklediler. Milletin namusumuza emanet ettiÄŸi iradesine ihanet etmemizi beklediler. Vesayetçilere boyun eÄŸmemizi, para babalarına teslim olmamızı, zulüm karşısında sessiz kalmamızı beklediler. Bütün umutlarını AK Parti’nin zayıflamasına, AK kadroların yorulmasına baÄŸlayanlar, dikkatinizi çekiyorum, 14 AÄŸustos 2001’den beri bekliyorlar. Daha çok bekleyecekler. Onları bekletmeye devam edeceÄŸiz. Åžeytanla nöbetleÅŸe sürdürdükleri bu bekleyiÅŸ, inÅŸallah ilanihaye aradığını bulamayacaktır.”

“Türkiye’ye ağır bedeller ödeten sömürü düzenine son verdik”
Türkiye dönüşerek geliÅŸip, geliÅŸerek büyürken zaman zaman durup, ibret nazarıyla eski Türkiye’yi düşünmek ve hatırlamak gerektiÄŸinin altını çizen ErdoÄŸan, bu ülkede sivil siyasetin yıllarca vesayetin gölgesi altında olduÄŸunu anımsattı.
ErdoÄŸan, demokrasinin tepesinde on yıllar boyunca kara bulutların dolaÅŸtığını hatırlatarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesinin özellikle belli dönemlerde gasbedildiÄŸini, yok sayıldığını “milletin egemenliÄŸi” ilkesinin sadece lafta kaldığını anlattı.
Seçimle gelen hükümetlerin kimi zaman darbeyle, kimi zaman baskıyla, kimi zaman gazete manÅŸetleriyle görevden uzaklaÅŸtırıldığını aktaran ErdoÄŸan, 27 Mayıs’tan 12 Mart’a, 12 Eylül’den 28 Åžubat’a hep bunun yaÅŸandığını kaydetti.

Erdoğan, ülkenin seçilmiş başbakanının, bakanlarının idam edildiği günlerin görüldüğünü, fidan gibi delikanlıların son nefeslerini idam sehpalarında verdiğini, sağ-sol, Alevi-Sünni denilerek sokakların kan gölüne çevrildiği kapkara günlerin görüldüğünü belirtti.
Siyasi istikrarsızlığın beslediÄŸi ekonomik krizlerle milletin fakirleÅŸtirildiÄŸini, ülkenin zayıflatıldığını, böylece Türkiye’nin küresel rekabetin dışında tutulduÄŸunu ifade eden ErdoÄŸan, her 10 yılda bir iÅŸletilen darbe mekaniÄŸiyle milli irade çalınırken Türkiye’nin aynı zamanda altın deÄŸerinde yıllarını kaybettiÄŸini vurguladı.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Bizi yıllarca üçüncü sınıf demokrasiye, üçüncü sınıf ekonomiye mahkum ve mecbur ettiler. ‘Yeter, söz de, karar da milletindir’ diyerek, Türkiye’ye ağır bedeller ödeten iÅŸte bu sömürü düzenine son verdik. Attığımız kararlı adımlarla, reform çalışmalarımızla, iç ve dış vesayet odaklarına karşı canımız pahasına verdiÄŸimiz mücadeleyle Türkiye’ye politik ve ekonomik bağımsızlığını kazandırdık.” ifadesini kullandı.

“Türkiye Yüzyılı’nı inÅŸa ederken, muhalefeti dönüştürme görevimizi yerine getirmekten kaçınmayacağız”
Türk demokrasisinin çevresindeki kirli ve yoğun kuşatmanın çok partili hayata geçildiği günden beri tam manasıyla kırılmadığına işaret eden Erdoğan, bunun da en büyük sebebinin iktidara gelebilmek için her yolu mubah, her yöntemi meşru gören çarpık muhalefet anlayışı olduğuna dikkati çekti.
ErdoÄŸan, “Ülkemizde muhalefet, maalesef, sürekli demokrasi krizi çıkartarak, sandıkta alamadığı yetkiyi iç ve dış güçlerden devÅŸirme hevesinden hiç vazgeçmemiÅŸtir. Öyle ki bu tavır, demokrasiyle taban tabana zıt ÅŸekilde muhalefetin asli ve tam zamanlı mesaisine dönüşmüştür. Muhalefetin seçim kazanmak için terör örgütleriyle, antidemokratik güç merkezleriyle iÅŸbirliÄŸi yapacak kadar gözünü karartması, ülkemizi ‘toksik demokrasi’ sorunuyla karşı karşıya getirmiÅŸtir. Bu sorunla özellikle son iki seçimde ciddi biçimde muhatap olduk.” dedi.
Sözde ittifak ve uzlaşı süreçlerinin şeffaf olarak değil, kapalı kapılar ardında kurulan pazarlık masalarında yürütüldüğünü hatırlatan Erdoğan, devletin stratejik kurumları, bakanlıkları, belediye başkanlıkları, belediye meclis üyeliklerinin pazar tezgahındaki bir ürün gibi alınıp satıldığını kaydetti.
Demokrasinin sağladığı imkanların, kariyerist menfaatperestler tarafından demokrasiyi zehirlemek, milletin iradesine pusu kurmak için kullanıldığını ifade eden Erdoğan, daha iki sene öncesinde ülkeyi beraber yönetmeye talip olanların daha sonra gırtlak gırtlağa kavgaya tutuştuğunun hep beraber takip edildiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, demokrasi etiğiyle bağdaşmayan bu düzenbazlıkların siyaset kurumunda yol açtığı güven bunalımının menfi etkilerinin halen hissedildiğini belirtti.
Gelinen noktada şunun çok net biçimde görüldüğünü dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Demokrasiyi, üzerine terör ve hırsızlık gölgesi düşürerek zehirleyen, iftirayı ve çarpıtmayı siyasal iletiÅŸimin merkezine yerleÅŸtiren, hakikatle iliÅŸkisi her geçen gün daha da kopan bir muhalefet sorunumuz vardır. AK Parti’nin olduÄŸu yerde çözümsüzlüğe de umutsuzluÄŸa da milli iradenin üstünlüğüne halel getirecek herhangi bir giriÅŸime de yer yoktur. Ülkemizin ve milletimizin her meselesinin çözüm adresi gibi, bu toksik demokrasinin panzehiri de AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır. CumhurbaÅŸkanlığı Hükümet Sistemi, hem vesayetin, hem siyasi istikrarsızlığın, hem de toksik demokrasinin önündeki en büyük engeldir. Türkiye Yüzyılı’nı inÅŸa ederken, muhalefeti dönüştürme görevimizi de adım adım yerine getirmekten kaçınmayacağız. Bunu da, hep olduÄŸu gibi siyasetin er meydanında yapacağız.”

“Terörle siyaset, terörle demokrasi aynı anda bir arada bulunamaz”
ErdoÄŸan, Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen AK Parti 8. OlaÄŸan Büyük Kongresi’nde yaptığı konuÅŸmada, “Terörsüz Türkiye” ideallerinin, her kesimden vatandaşın yürekten desteklediÄŸi geniÅŸ tabanlı bir milli mutabakatın ifadesi olduÄŸunu söyledi.
Hiçbir demokratik ülkenin, terörün silahına da siyasi örgütlenmesine de sivil toplum görünümlü uzantılarına da tolerans göstermeyeceğini belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Terörle siyaset, terörle demokrasi aynı anda bir arada bulunamaz. Bunun için ‘Ya terör ya demokrasi’ diyoruz, ‘Ya silah ya sivil siyaset’ diyoruz. Åžunun bir defa altını kalın çizgilerle tekrar çizmek mecburiyetindeyim; Türk’e de Kürt’e de Sünni’ye de Alevi’ye de hiçbir faydası olmayan dış kaynaklı fitne ürünü bir literatür yığınıyla boÄŸuÅŸmaya vaktimiz yok. Yeni bir dünya kurulurken, terör belası baÅŸta olmak üzere, Türkiye’nin safralarından kurtulması gerekiyor. Terörün, ÅŸiddetin, silahın karanlık gölgesinin ülkemizin ve bölgemizin üzerinden tamamen çekileceÄŸi günler inÅŸallah çok yakındır. Türkler, Kürtler, Araplar olarak hep beraber kenetlenecek, tam 40 yıldır evlatlarımızın kanı üzerinde yükselen terör duvarını yıkıp atacağız. Terör sorunu ortadan kalktıktan sonra demokrasiden kalkınmaya, kardeÅŸlikten bölgesel entegrasyona yeni bir dönemin kapıları Allah’ın izniyle açılacaktır.”

“Terörsüz Türkiye hedefimizi gerçekleÅŸtireceÄŸiz”
ErdoÄŸan, Türkiye’nin, kronik meselelerini ve farklı toplum kesimlerinin taleplerini daha saÄŸlıklı, daha steril bir zeminde tartışma imkanı bulacağını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Åžu tespitin yapılması da çok ama çok önemlidir; Türkiye’nin ekonomide, dış politikada ve siyasette itici gücü, unutmayın, demokrasidir. ‘İç cephe’ olarak tarif ettiÄŸimiz kardeÅŸlik hattımızı tahkim edecek olan da yine 85 milyonun tamamını saran kuÅŸatıcı bir demokrasidir. Bunun için önümüzdeki fırsatları deÄŸerlendirerek, en iyisini ümit edip en kötüsüne hazır olarak, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimizi gerçekleÅŸtireceÄŸiz. Hiç şüphesiz bundan en çok terör örgütünün ideolojik bahçesinde otlanıp, devletimize ve milletimize düşmanlık edenler rahatsız olacaktır. Ne yaparlarsa yapsınlar bunun önüne geçemeyecekler. Türkiye’yi, girdiÄŸi aydınlık yoldan geri çeviremeyecekler.”

ErdoÄŸan, sadece bölücü terörün arkasında siper aldığı yaldızlı kavramları deÄŸil, FETÖ’yü ve 15 Temmuz gerçeÄŸini anlayamayanlara da hatırlatmada bulunarak, ÅŸunları kaydetti:
“Pensilvanya’daki hain başının ölümü sonrasında bu örgüt, yurt dışında da çöküş ve dağılma dönemine girmiÅŸtir. FETÖ tehdidi bertaraf edilene kadar bu hain yapıyla mücadelemiz içeride ve dışarıda kararlılıkla sürecektir. FETÖ’yü ve 15 Temmuz kanlı darbe teÅŸebbüsünü, AK Parti’yi yıpratma aracı haline dönüştürmek isteyenler de tarih önünde hesap vereceklerdir.
Bu vesileyle, 15 Temmuz gecesi milletimizin sokaklardaki ÅŸanlı direniÅŸiyle kurduÄŸu Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisine ve onun kıymetli Genel BaÅŸkanı Devlet Bahçeli’ye hassaten teÅŸekkür ediyorum. Milliyetçi Hareket Partisi ve Sayın Bahçeli, Cumhur İttifakı çatısı altında, ülkemizin kronik tüm sorunlarının çözümünde ön açıcı, kolaylaÅŸtırıcı, destekleyici, yapıcı tavırlarıyla Türk siyasi tarihine isimlerini ÅŸimdiden yazdırmışlardır. Cumhur İttifakı sapasaÄŸlam olduÄŸu sürece, Türkiye güvendedir, ülkemizin bekası, milletimizin kardeÅŸliÄŸi güvence altındadır. Åžehit kanlarıyla hamuru yoÄŸrulan bu ittifak, inÅŸallah uzun yıllar ülkemize ve milletimize çok daha büyük hizmetler kazandıracaktır.”

“Rabbim, milletimizi bu zihniyetin insafına bırakmasın”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye’de, öteden beri, zahirdeki muhalefet partilerinin yanı sıra bir de görünmeyen muhalefet odakları bulunduÄŸunu belirterek, konuÅŸmasına ÅŸu sözlerle devam etti:
“Bunların, kimi zaman bildiriler yayınlayarak veya yayınlatarak, kimi zaman darbecileri teÅŸvik ve tahrik ederek, kimi zaman siyasetçileri tehditle veya vaatle yoldan çıkartarak, kimi zaman uluslararası güç merkezlerini harekete geçirerek, hatta kimi zaman eli kanlı, taÅŸeron terör örgütleriyle iÅŸ tutarak, hep kendi ajandalarını devlete, topluma ve siyaset kurumuna dayatma peÅŸinde koÅŸmuÅŸlardır. Rabbim, milletimizi bu zihniyetin insafına bırakmasın, diyoruz. Biz geçmiÅŸte devletin içindeki kirli oluÅŸumlarla nasıl tavizsiz bir mücadele yürüttüysek, parti kimliÄŸi taşımayan, siyasi meÅŸruiyete sahip olmayan bu kirli muhalefete de aynı ÅŸekilde eyvallah etmedik.”
Milletin kendilerine yüklediği emaneti bugüne kadar yere düşürmediklerini vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Millete, milletin emanetine, milletin egemenliÄŸine dönük, demokrasiye, hukuka dönük her türlü saldırıya göğsümüzü daima siper ettik. Hangi kökene, meÅŸrebe, mezhebe, siyasi görüşe mensup olursa olsun, 85 milyonun devletin nazarında eÅŸitlendiÄŸi, eÅŸit görüldüğü, haklarının ve yükümlülüklerinin eÅŸit olduÄŸu bir sistemi ülkemizde inÅŸa ettik.
Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki Türkiye’yi ‘ötekisiz’ hale getiren tek parti AK Parti’dir. Kendini öteki olarak gören veya hisseden kim varsa hepsini ülkenin asli unsuru haline getirdik. Muhafazakarından Alevi’sine, Kürt’ünden Roman’ına, dünün Türkiye’sinde ne kadar ötelenen ve ötekileÅŸtirilen kesim varsa bugün hepsi de büyük ve güçlü Türkiye’nin ayrılmaz bir parçasıdır. Alevi vatandaÅŸlarımızın taleplerinin çok önemli bölümünü karşıladık. Diller, lehçeler, klavyeler, tabelalar üzerindeki yasakları ortadan kaldırdık. Üniversite kapılarında gözyaşı döken kızlarımızın dramına biz son verdik. Kadınların devlet kurumlarında başörtüleriyle özgürce çalışabilmesine imkan saÄŸladık.”

“KonuÅŸulması mümkün olmayan nice reformu hayata geçirdik”
ErdoÄŸan, Fatih Sultan Mehmet’in emaneti olan Ayasofya-i Kebir Cami-i Åžerifi’ni 84 yıllık hasretin ardından açarak, Ezan-ı Muhammediyelerle, tekbirlerle, dualarla buluÅŸturduklarını belirterek, “Hiç kimsenin diline, dinine, mezhebine, etnik kökenine bakmadık. Siyasetin demokratik alanını geniÅŸlettik, daha evvel konuÅŸulması mümkün olmayan nice reformu 22 yıl boyunca sabırla hayata geçirdik.” dedi.
Aynı bakış açısıyla iÅŸ dünyasında da önemli adımlar attıklarını anımsatan ErdoÄŸan, Türkiye için katma deÄŸer üreten esnafın, sanayicinin yanında olduklarını, sermayeyi Anadolu’ya yayarak, daha önce bir avuç İstanbul seçkininin inhisarında olan yatırımı, üretimi, istihdamı geniÅŸlettiklerini ve büyüttüklerini dile getirdi.
“Batılı güçlerle kurdukları asimetrik iliÅŸkilere güvenenler, Türkiye’nin deÄŸiÅŸtiÄŸini, eski Türkiye’nin artık olmadığını kabullenemiyorlar”
Son tartışmaların, bazı hastalıkların devam ettiğini gösterdiğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İmtiyazlarını kaybetmek istemeyenler, eski vesayetçi söylemlerle siyasete ve hükümete ayar vermeye çalışıyor. Batılı güçlerle kurdukları asimetrik iliÅŸkilere güvenenler, Türkiye’nin deÄŸiÅŸtiÄŸini, eski Türkiye’nin artık olmadığını kabullenemiyorlar. AK Parti döneminde sermayelerine sermaye katan iÅŸ dünyasının içindeki bir grup, kirli muhalefet anlayışını yeniden devreye alma çabasındadır. GeçmiÅŸte manÅŸetler ve ellerindeki finans-kapital üzerinden siyasetçileri tehdit eden bu ekibin tek derdi, kayıplarını devlet hazinesinden yeniden tazmin etmektir.”
Erdoğan, bu gruplara, ülkeyi büyüterek, geliştirerek zincirlerinden kurtulma, küresel düzeyde eşit şartlarda rekabet etme şansı verdiklerini kaydederek, şunları söyledi:
“Ama demek ki zihinler temizlenmeden, sadece zincirlerden kurtulmak insanları ve kurumları özgür kılmaya yetmiyor. Kaos baronlarına diyoruz ki, bu devlet ve millet, sizin rüyalarınızı kabusa dönüştürme iradesine, gücüne, kudretine sahiptir. İşinizi düzgün yaptığınız sürece, ülkemize deÄŸer kattığınız, milletimize istihdam saÄŸladığınız müddetçe hep yanınızda olduk, olmayı da sürdürürüz. Ancak eski kötü alışkanlıklarınızda ısrar ederseniz, biz de size buna göre muamele ederiz.”

“Kayıt dışı siyaset yapma dönemi artık kapanmıştır”
“Siyaset yapmak istiyorsanız, iÅŸte er meydanı.” diyen ErdoÄŸan, Türkiye’de 170’in üzerinde siyasi parti olduÄŸunu, bunlara bir tane daha eklenirse demokrasinin daha da zenginleÅŸeceÄŸini söyledi. ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Ama ‘kayıt dışı siyaset’ yapma dönemi artık kapanmıştır. Yeni Türkiye’de kayıt dışı ekonomiye de kayıt dışı siyasete de yer yoktur. Bu sözlerim sadece siyaset heveslisi sermaye temsilcilerine deÄŸil, aynı zamanda ‘komprador burjuvazinin’ gönüllü taÅŸeronluÄŸuna soyunan muhalefet partilerinedir. Unutmayın, Türkiye deÄŸiÅŸmiÅŸtir. Siz de eskiyi hortlatmaya çalışmak yerine, bu yeni Türkiye’ye alışmak, politikalarınızı buna göre belirlemek zorundasınız.”
“Milletimize olan minnet borcumuzu daha fazla çalışarak, daha fazla icraat yaparak, daha çok hizmet ederek ödemenin gayretindeyiz”
ErdoÄŸan, Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen AK Parti 8. OlaÄŸan Büyük Kongresi’nde yaptığı konuÅŸmada, kongrenin partilerine, ülkeye ve millete hayırlı olması temennisinde bulundu.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ilhamlarını ve cesaretlerini ülkeye son 22 yılda kazandırdıkları devasa yatırımlardan aldıklarını belirterek, “Biz, muhalefet gibi lafla peynir gemisi yürütmenin çabasında deÄŸiliz. Milletimize olan minnet borcumuzu daha fazla çalışarak, daha fazla icraat yaparak, daha çok hizmet ederek ödemenin gayretindeyiz.” ifadelerini kullandı.
Son 22 yılda kendilerinden önce yapılanları her alanda 3’e, 5’e, 10’a katladıklarını dile getiren ErdoÄŸan, derslik sayısını 343 binden 622 bine, üniversite sayısını 76’dan 208’e, yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 182 binden 995 bine, gençlik merkezi sayısını 9’dan 469’a, spor tesisi sayısını 1575’ten 4 bin 469’a çıkardıklarını söyledi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Hastane yatak sayımızı 164 binden 183 bini nitelikli olmak üzere, toplam 271 bine yükselttik. Toplamda 37 bin 332 yataklı 25 ÅŸehir hastanemizi hizmete sunduk. İhtiyaç sahiplerine 1 trilyon 455 milyar liralık sosyal yardım ödemesi yaptık. Bölünmüş yol mesafemizi 6 bin 101 kilometreden 29 bin 730 kilometreye çıkardık. Otoyol uzunluÄŸumuzu 1714 kilometreden 3 bin 796 kilometreye yükselttik. Toplam 2 bin 32 kilometre uzunluÄŸunda hızlı tren ağı inÅŸa ettik. Havalimanı sayımızı 26’dan devraldık, 32 ilaveyle 58’e çıkardık.” dedi.
TOKİ eliyle toplam 1 milyon 481 bin konutu tamamladıklarını, bunun ne kadar büyük bir hizmet olduÄŸunu 6 Åžubat depremlerinde gördüklerini belirten ErdoÄŸan, kısa sürede 207 millet bahçesini hizmete açtıklarını, 80’ini açılışa hazır hale getirdiklerini söyledi.
Erdoğan, çiftçilere güncellenmiş rakamla toplam 2 trilyon 51 milyon liralık destek verdiklerini, sanayide 175 yeni organize sanayi bölgesi, 48 endüstri bölgesi, 105 teknopark, 1333 AR-GE merkezi ve 336 tasarım merkezi kurduklarını belirtti.
ErdoÄŸan, yerli elektrikli otomobil TOGG’un üretiminde 52 bini aÅŸtıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Enerjide kurulu gücümüzü 31 bin 846 megavattan 115 bin 975 megavata çıkardık. Karadeniz’de 710 milyar metreküp doÄŸal gaz rezervi keÅŸfettik. Gabar’daki petrol üretiminde günlük 76 bin varili geçtik. Tabii bunlar sadece özet rakamlar. Hepsini anlatmaya kalksak deÄŸil saatler, günler yetmez. Tek tek ÅŸehirlerimize ve ülkemiz geneline hangi hizmetleri ve yatırımları kazandırdığımızı, bunlardan faydalanan kardeÅŸlerim zaten çok iyi biliyor. Allah ömür, milletimiz de destek verdikçe çok daha fazlasını yapacağız. Daha fazla yatırım, üretim ve ihracat prensibiyle dolar cinsi milli gelirimizi 6 kat artırdık. Türkiye’yi trilyon dolarlık ekonomiler ligine taşıdık. Dünya ekonomisinden aldığımız pay yüzde 0,7’den yüzde 1,1’e yükseldi. KiÅŸi başı gelirimiz 3 bin 600 dolardan 2023 itibarıyla 13 bin 243 dolara çıktı. Geçen yılın verileri açıklandığında inÅŸallah 15 bin doları aÅŸacağız. Sanayide katma deÄŸer üretimimizi 95 milyar dolardan 320 milyar dolara getirdik. Satın alma gücü paritesine göre, 2023 yılında dünyanın en büyük 11’inci, Avrupa’nın ise 4’üncü büyük ekonomisi olduk.”

“Dünyada 11’inci sıradayız”
Savunma sanayisinden otomotive, tarımdan turizme kadar her sektörde Türkiye’nin gücünü tahkim ettiklerini vurgulayan CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Bugün, insansız hava aracı üretiminde dünyada birinciyiz. Savunma sanayii ihracatında ise dünyada 11’inci sıradayız.” dedi.
Erdoğan, şunları kaydetti:
“Bir savunma sanayii ÅŸirketimiz, çalışan kiÅŸi başına 300 bin dolar ihracat yaparak bu alandaki küresel devleri geride bıraktı ve zirveye yerleÅŸti. 2002’de Türkiye’de sadece 4,5 milyon otomobil varken bugün bu rakam 16,5 milyona yaklaÅŸtı. Çiftçimizin eli ayağı olan traktör sayımız 1 milyon 600 bini buldu. Yıllık otomobil satışı ise 91 binden 1 milyona yükselerek tam 11 kat arttı. Ticari araçlardan beyaz eÅŸyaya, çelikten güneÅŸ panellerine, çimentodan hazır betona kadar birçok sektörde Avrupa’nın lideriyiz. Tarımsal hasılada Avrupa’da birinci, dünyada ise ilk 10 içindeyiz. Turizmde Avrupa’da 4’üncü, dünyada 5’inci sıraya yükseldik. Geçen sene 62 milyondan fazla kiÅŸiyi ağırladık, 61 milyar dolardan fazla turizm geliri elde ettik. İhracatımızı 36 milyar dolardan aldık, 262 milyar dolara getirdik.”
Uluslararası yatırımlarda da tarihi bir atılım gerçekleÅŸtirdiklerini belirten ErdoÄŸan, Türkiye’nin 2002 yılına kadar toplam 15,1 milyar dolar yatırım çekebildiÄŸini, son 22 yılda bu rakamı 18 kat artırarak 272 milyar doların üzerine çıkardıklarını anlattı.
“Konjonktürel sıkıntılar geçicidir”
Uluslararası sermayeli firma sayısının 83 bini aştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“Deprem ve salgın baÅŸta olmak üzere çeÅŸitli sebeplerle maruz kaldığımız konjonktürel sıkıntılar geçicidir. Türkiye, büyük bir dönüşümün ve heyecan verici bir ekonomik atılımın eÅŸiÄŸindedir. Bölgemizdeki geliÅŸmeler, bu süreci kolaylaÅŸtıracak ve hızlandıracaktır. Yaklaşık 2 yıldır uyguladığımız yeni ekonomi politikalarının etkisini görmeye baÅŸladık. Merkez Bankamızın rezervleri 173 milyar doları aÅŸarak Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaÅŸtı. Bu rakam, biz göreve geldiÄŸimizde sadece 27,5 milyar dolardı. Üretim ve ihracatla birlikte istihdam oranımız da hızla artıyor. Sadece son bir yılda 1,1 milyonun üzerinde ilave istihdam saÄŸladık. İşsizlik oranımızı yüzde 8,5 seviyesine indirdik. Asrın felaketi 6 Åžubat depremlerinin yaralarını sarmak için son 2 yılda yaklaşık 75 milyar dolarlık kaynak kullandık.”
Erdoğan, geçen haftalarda 201 bininci konutun anahtarlarını hak sahiplerine teslim ettiklerini, kalan 252 bin konutun inşasını da yılbaşına kadar bitireceklerini bildirdi.
Depremin sebep olduÄŸu ağır faturaya raÄŸmen bütçeyi kontrol altında tuttuklarını, mali disiplinden taviz vermediklerini vurgulayan ErdoÄŸan, “Enflasyondaki düşüş hızlanarak devam edecek. Enflasyon düştükçe alım gücü daha artacak, bunun olumlu etkisini de emeklimizden işçimize, memurumuzdan öğrencimize, 85 milyonun hepsi bizzat hissedecek, görecek, bundan istifade edecek. İnÅŸallah biraz daha sabredecek ve hedeflerimize ulaÅŸacağız.” diye konuÅŸtu.
“‘Türkiye Yüzyılı Reform Programı’nı’ hazırladık”
ErdoÄŸan, Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen AK Parti 8. OlaÄŸan Büyük Kongresi’ndeki konuÅŸmasında, ekonomide ve demokraside elde ettikleri tüm baÅŸarıları, reform iradelerinin sürekliliÄŸine borçlu olduklarını söyledi.
Ülkenin ve dünyanın içinde bulunduğu şartlar ne olursa olsun, reform iradelerini daima canlı tuttuklarını belirten Erdoğan, reform çalışmalarını aynı zamanda kendilerini yenilemenin, millete yeni şeyler söylemenin, ülkenin önüne yeni hedefler koymanın temel zemini olarak gördüklerini ifade etti.
Erdoğan, 22 yılı aşkın süredir iktidarda bulunan kadro olarak en büyük korkularının kendi statükolarına teslim olmak olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu anlayışla ‘Türkiye Yüzyılı Reform Programı’nı’ hazırladık. Kapsamlı reform planımız sayesinde, ülkemizin büyüme potansiyelini ve verimliliÄŸini artıracağız. Dünya Bankası’nın orta gelir grubunda yer alan Türkiye, böylelikle yüksek gelirli ülkeler ligine yükselecektir. Reform Programı ile ülkemiz için öncelikli olarak belirlediÄŸimiz alanlarda önemli atılımlar yapacağız. Ekonomik Dönüşüm, YeÅŸil ve Dijital Dönüşüm, Sosyal Politikalar, Yargı ve Temel Haklar, Siyasi ve İdari Düzenlemeler olmak üzere 5 sütun üzerine inÅŸa ettiÄŸimiz reform programımızı ülkemizin ve milletimizin beklentilerine cevap verecek bir anlayışla hazırladık.”

“Kuantum teknolojilerinin ülkemizde geliÅŸtirilmesi için ortam oluÅŸturacağız”
“Ekonomik dönüşüm planıyla güçlü, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümenin temellerini saÄŸlamlaÅŸtıracak yeni tedbirleri devreye alıyoruz” diyen ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Kamu yönetiminde mali kuralları güçlendirecek, kamu harcamalarında disiplini koruyacağız. Vergide adaleti ve etkinliÄŸi güçlendirmek amacıyla ‘çok kazanandan çok alma’ prensibiyle kamu gelirlerini artıracağız. Geleneksel banknotlardan dijital paraya geçiÅŸi planlayarak, sermaye piyasalarının güncel teknolojiler ışığında derinleÅŸmesini saÄŸlayacağız. Sanayi Master Planı’nı oluÅŸturmak suretiyle mekansal sanayi geliÅŸimine planlı bir ÅŸekilde yön vereceÄŸiz. Tersine beyin göçüyle insan kaynağımızın ülkemizde çalışmasını teÅŸvik ederek, Türkiye’nin yüksek teknoloji kabiliyetlerini daha da geliÅŸtireceÄŸiz. Kuantum teknolojilerinin ülkemizde geliÅŸtirilmesi için gerekli ve uygun ortamı oluÅŸturacağız.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, yapay zeka hazırlık endeksinde, iyi bir performans sergilemeye ve çıtayı daha da yukarı taşımaya kararlı olduklarını ifade ederek, Yeni Yatırım TeÅŸvik Sistemi ve Yerel Kalkınma Hamlesi’yle Türkiye’nin her bir köşesinin refah seviyesinin ve üretim gücünün artacağını dile getirdi.
“Ucuz ve saÄŸlıklı gıdaya eriÅŸiminin önündeki engelleri kaldıracağız”
Yatırım süreçlerini hızlandırarak, “Tek Durak Ofis” anlayışıyla Türkiye’yi büyük yatırımların hedef ülkelerinden biri haline getireceklerine dikkati çeken ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tarımda planlı istihsalla tarımsal üretimimizi stratejik bir bakışla yeniden ele alıyoruz. Akıllı ulaşım ve akıllı tarım sistemleriyle tarımda ve ulaşımda verimliliÄŸi artıracağız. Gıda arz güvenliÄŸini temin ederek, vatandaÅŸlarımızın ucuz ve saÄŸlıklı gıdaya eriÅŸiminin önündeki tüm engelleri ortadan kaldıracağız. YeÅŸil Kalkınma vizyonumuzla, yatırımlarımızı yeÅŸil finansmanı aktif bir ÅŸekilde kullanarak büyütecek, rekabetçi üretim yapısını tesis edeceÄŸiz.
Sanayimizde YeÅŸil Dönüşümü saÄŸlayarak yeni dönemin tehditlerini bertaraf edecek potansiyel fırsatları ülkemiz için avantaja çevireceÄŸiz. Sıfır Atık Sistemi’ni ülke çapında yaygınlaÅŸtırarak, daha etkin bir yapıya kavuÅŸturacağız. Emisyon Ticaret Sistemi’yle sera gazı emisyonlarını azaltıp, karbon-sıfır ekonomiye geçiÅŸi hızlandıracağız. İhracatçılarımızı ‘sınırda karbon’ düzenlemesine hazır hale getireceÄŸiz. Hidrojen ve jeotermal enerji de dahil yenilenebilir enerji yatırımlarımızı hızlandırırken, enerjide verimliliÄŸi artıracak yeni tedbirler uygulayacağız.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, su ve taÅŸkın yönetiminin yanı sıra biyolojik çeÅŸitliliÄŸin korunmasında ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri hayata geçireceklerini, Elektronik Devlet sistemini bugünün teknolojik yenilikler ışığında güncelleyerek, Dijital Devlet’e geçiÅŸi saÄŸlayacaklarını vurguladı.
“Kira ve konut fiyatlarını dengeye getireceÄŸiz”
Kamu İhale Mevzuatı’nı dijitalleÅŸmeyi, yenilikçiliÄŸi ve rekabetçiliÄŸi temel alan bir yaklaşımla güncelleyeceklerini dile getiren ErdoÄŸan, sosyal politikalar alanında engellilerin, yaÅŸlıların ve dezavantajlı grupların hayatın her alanında aktif roller üstlenmelerini temin edeceklerini söyledi.
ErdoÄŸan, bir süredir hazırlıklarını yaptıkları “sosyal konut projesini” hayata geçireceklerini bildirerek, “Böylece hayat pahalılığının sebeplerinin en başında gelen kira ve konut fiyatlarını dengeye getireceÄŸiz. Deprem bölgesinin imarı baÅŸta olmak üzere, diÄŸer ÅŸehirlerimizdeki kentsel dönüşüm projelerimiz de hızlanarak devam edecek.” diye konuÅŸtu.
Bir diğer önceliklerinin de istihdam olduğuna işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İş ve çalışma hayatımızı, teknolojide ve yeni sosyolojide meydana gelen deÄŸiÅŸimlerle uyumlu hale getireceÄŸiz. Kadınların ve gençlerimizin istihdama daha yoÄŸun katılmalarını temin edeceÄŸiz. Yükseköğretim sisteminde revizyona giderek, üniversitelerimizin ÅŸehirlerimizle bütünleÅŸtiÄŸi ve üretim süreçlerine aktif olarak katıldığı yeni bir model tesis edeceÄŸiz. Nüfus politikalarında yeni bir dönemi baÅŸlatıyoruz. Alarm veren nüfus artış hızımızı yükseltecek, demografik bünyemizi güçlendireceÄŸiz. Tamamlayıcı Sigorta Modelleri ile sosyal güvenlik sistemimizde etkinliÄŸi ve sürdürülebilirliÄŸi tahkim edeceÄŸiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile bazlı gelir tamamlayıcı sosyal destek sistemiyle ihtiyaç sahibi vatandaşların daha güçlü bir şekilde yanlarında olacaklarını aktardı.
“Anayasa çalışmalarında önemli bir eÅŸiÄŸi geride bıraktık”
Erişilebilir ve kaliteli sağlık hizmetlerini daha da geliştirdiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
“Yenilikçi saÄŸlık endüstrileri ve ilaç sektörünün yerli ve milli imkanlarla geliÅŸtirilmesini destekleyeceÄŸiz. Yargıda ihtisaslaÅŸmayı saÄŸlayacak, bilirkiÅŸilik müessesesini revize ederek, makul sürede yargılanma hakkını güçlendireceÄŸiz. Ceza İnfaz Sistemi’nde deÄŸiÅŸikliÄŸe giderek suç-yaptırım-infaz dengesini iyileÅŸtireceÄŸiz. Demokrasimizi yeni, sivil, kuÅŸatıcı bir anayasayla taçlandırma hedefimizi muhafaza ediyoruz. Anayasa konusunda, gerek kendi bünyemizde gerekse toplumun çeÅŸitli kesimleriyle yürüttüğümüz çalışmalarda önemli bir eÅŸiÄŸi geride bıraktık.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, salondakilerle birlikte “Tek millet, tek bayrak, tek devlet, tek vatan.”, “Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeÅŸ olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.” diyerek sözlerine son verdi.
Kongreden notlar
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan salona eÅŸi Emine ErdoÄŸan ile geldi. ErdoÄŸan, Kongre BaÅŸkanlık Divanı’nı ve partilileri selamladı.
Saygı duruÅŸunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, AK Parti tarafından kongreye özel hazırlanan müzikler çalındı.
Sözlerini AK Parti’nin seçim kampanyalarını yürüten Ertan Aydın’ın yazdığı, AK Parti İstanbul Milletvekili Yücel Arzen HacıoÄŸlulları tarafından seslendirilen “Söylensin Åžarkımız” ile söz ve müziÄŸi HacıoÄŸlulları’na ait “Bir KurtuluÅŸ Mehteri” isimli ÅŸarkılara Bilkent Senfoni Orkestrası da eÅŸlik etti.
Şarkılar seslendirilirken sahnede ışık gösterisi düzenlendi.
Kongreye, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Filistin başta olmak üzere 18 ülkeden 22 siyasi parti temsilcisi, 62 büyükelçi, 34 misyon temsilcisi, İslam İşbirliği Gençlik Forumu, İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi, Friedrich Naumann Vakfı, Friedrich Ebert Vakfı, Konrad Adenauer Vakfı, BM Uluslararası Çalışma Örgütü Temsilciliği ve Uluslararası Demokratlar Birliği temsilcileri katıldı.
AK Parti MKYK toplandı
AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleşti.
AK Parti 8. OlaÄŸan Büyük Kongresi’nde seçilen yeni MKYK üyelerinin katıldığı parti genel merkezindeki toplantı, saat 17.46’da baÅŸladı. Parti Genel Merkezi’ndeki toplantı, basına kapalı gerçekleÅŸti.
Kaynak: AA
