TCMB Başkanı Karahan: Sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz

TCMB Başkanı Karahan Sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz

TCMB Başkanı Karahan Sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz

TCMB Başkanı Karahan, piyasa kuralları içerisinde kalarak gereken her adımı proaktif şekilde attıklarını ve bundan sonra da atmaya devam edeceklerini belirtti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) BaÅŸkanı Fatih Karahan, piyasa kuralları içerisinde kalarak gereken her adımı proaktif ÅŸekilde attıklarını ve bundan sonra da atmaya devam edeceklerini belirterek, “Piyasaların istikrarlı iÅŸleyiÅŸinin sürdürülmesi amacıyla araçlarımızı etkili ÅŸekilde kullanıyoruz. Çift yönlü iletiÅŸim kanallarımızı sürekli açık tutuyoruz.” dedi.

Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası (AHK) tarafından düzenlenen “Ekonomi Toplantısı”, TCMB BaÅŸkanı Fatih Karahan, Almanya’nın İstanbul BaÅŸkonsolosu Regine Grienberger ve AHK BaÅŸkanı Pınar Ersoy’un katılımıyla gerçekleÅŸtirildi.

Karahan, burada yaptığı konuşmada, Almanya ve Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin karşılıklı olarak refaha ve büyümeye katkı sunduğunu belirtti.

Geçen hafta piyasalarda yaÅŸanan geliÅŸmelerin finansal varlıklarda deÄŸer kayıplarına neden olduÄŸunu belirten Karahan, “Piyasadaki oynaklığın geçici ve ekonomiye yansımalarının kısa vadeli olmasını saÄŸlamak için hızla aksiyon aldık.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Karahan, piyasa kuralları içerisinde kalarak gereken her adımı proaktif ÅŸekilde attıklarına ve bundan sonra da atmaya devam edeceklerine dikkati çekerek, “Piyasaların istikrarlı iÅŸleyiÅŸinin sürdürülmesi amacıyla araçlarımızı etkili ÅŸekilde kullanıyoruz. Çift yönlü iletiÅŸim kanallarımızı sürekli açık tutuyoruz.” diye konuÅŸtu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının çok geniÅŸ ve güçlü bir araç setine sahip olduÄŸunun altını çizen Karahan, “Temel amacımız olan fiyat istikrarını saÄŸlamak için sıkı para politikası duruÅŸumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Karahan, geçen yılın son çeyreğinde iktisadi faaliyetin toparlanma kaydettiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Bu dönemde kampanyalar ve yaklaÅŸan ücret güncellemeleri kaynaklı öne çekilen talep neticesinde hane halkının mal talebi güçlü seyretti. Böylece özel tüketim çeyreklik olarak arttı. Yıl genelinde ise yurt içi talebin büyümeye katkısında belirgin düşüşle birlikte net ihracatın pozitif katkısı ön plana çıktı. 2024 yılının ikinci ve üçüncü çeyreklerinde gerileyen sanayi üretimi, yılın son çeyreÄŸinde yeniden artışa geçti. Ocak ayı itibarıyla ise çeyreklik bazda yükseliÅŸini sürdürüyor.

Hizmet Üretim Endeksi de 2024 yılının son çeyreÄŸinde benzer ancak daha ılımlı bir toparlanma gösterdi. BildiÄŸiniz gibi bu endeks aynı zamanda hizmet sektöründeki talep ile doÄŸrudan iliÅŸkilidir. Endeks, 2024 yılı boyunca hizmet talebinde yatay bir seyre iÅŸaret etti. Ocak ayında hizmet üretim endeksindeki güçlü artışta ise mesleki, bilimsel, teknik faaliyetler ile bilgi ve iletiÅŸim gibi tüketici talebi ve tüketici fiyatlarıyla iliÅŸkisi nispeten daha zayıf olan sektörler etkili oldu.”

“Talep koÅŸullarının dezenflasyon sürecini bozmasına izin vermeyeceÄŸiz”

TCMB BaÅŸkanı Karahan, ocak ayında perakende satış hacmi endeksinin artış kaydettiÄŸini ve kartla yapılan reel harcamaların daha zayıf bir görünüme iÅŸaret ettiÄŸini belirterek, “Özellikle hizmet sektörlerinde yapılan harcamaların ılımlı seyrettiÄŸi görünüyor. Bu noktada talep göstergelerini yakından takip ettiÄŸimizi ve talep koÅŸullarının dezenflasyon sürecini bozmasına izin vermeyeceÄŸimizi vurgulamak isterim. İç talepteki daha dengeli seyir ile uyumlu olarak cari iÅŸlemler hesabında belirgin bir iyileÅŸme gerçekleÅŸti. 2024 yılının son çeyreÄŸinde cari açığın milli geliri oranı yüzde 0,8 seviyesine indirildi.” diye konuÅŸtu.

Yakın dönem verilerinin ise 2025 yılında cari iÅŸlemler açığında bir miktar artışa iÅŸaret ettiÄŸini dile getiren Karahan, “Cari dengeyi 2025 yılında etkileyebilecek faktörlere baktığımızda, küresel ticarete iliÅŸkin belirsizlikler ve ihracat kaynaklı aÅŸağı yönlü riskler öne çıkıyor. Tüketim malları ithalatında ise son dönemde yüksek seyir gözlemleniyor. Bunlara raÄŸmen 2025 yılında da cari açığın milli gelire oranının 2024 yılından yüksek olmakla birlikte uzun dönem ortalamalarının belirgin olarak altında kalmasını bekliyoruz.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Karahan, geçmiÅŸ dönem ortalamalarına göre zayıf seyreden dış talebe raÄŸmen ihracatın ılımlı artışla gücünü koruduÄŸunu ifade ederek, “Nitekim, Avrupa BirliÄŸi’nin mal ithalatındaki zayıf seyre karşı Türkiye’nin ihracat payını artırmış olması, ihracatçıların genel olarak rekabetçiliklerini koruduÄŸuna iÅŸaret ediyor. Yakın dönemde dış ticaret dengesinde bir iyileÅŸme eÄŸilimi mevcut. Altın ve enerjinin dışlandığı çekirdek denge ise yatay bir seyir istiyor.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

“Geçen yılın haziran ayında baÅŸlayan dezenflasyon süreci devam ediyor”

Fatih Karahan, geçen yılın haziran ayında baÅŸlayan dezenflasyon sürecinin devam ettiÄŸine dikkati çekerek, “Tüketici enflasyonu ÅŸubat ayında yüzde 39,1 oranına gerileyerek 2024 Mayıs ayındaki tepe noktasına kıyasla kesintisiz ve önemli bir düşüş gösterdi. Ana eÄŸilim yılın ilk çeyreÄŸinde öngörülerimizle uyumlu olarak yükseldi. Ocak ayındaki artışın ardından, ÅŸubat ayında ana eÄŸilim önemli bir yavaÅŸlama gösterdi.” ifadelerini kullandı.

Dönemsel geliÅŸmelere göre ana eÄŸilim göstergelerinin birbirinden farklılaÅŸabildiÄŸini aktaran Karahan, “Bu durum, önceden belirttiÄŸimiz gibi, ana eÄŸilimi farklı göstergeler üzerinden takip etmenin önemini ortaya koyuyor.” dedi.

Karahan, medyan enflasyona bakıldığında ana eÄŸilimde daha olumlu bir görünümün izlendiÄŸini ifade ederek, “Tüketici fiyat geliÅŸmelerine alt gruplar bazında baktığımızda mal enflasyonu düşük seyrediyor. Temel mal fiyatları yılın ilk iki ayında oldukça ılımlı seyretti. Dayanıklı mal grubunda yüzde 20 seviyesinin de altında bir enflasyon söz konusu.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Mart ve nisan aylarında iki önemli unsurun belirleyici olacağına iÅŸaret eden Karahan, “Bunlardan biri, ramazan ayının gıda fiyatlarına etkisi, diÄŸeri de son dönemde finansal piyasalardaki geliÅŸmelerin fiyatlara ve beklentilere olan yansıması. Söz konusu unsurlar özellikle nisan ayı için enflasyonda yukarı yönlü riskleri artırdı. Hizmet enflasyonuna daha yakından baktığımızda geçmiÅŸe endeksleme eÄŸilimi güçlü, eÄŸitim ve kira gibi kalemlerin burayı yukarı çektiÄŸini görüyoruz.” açıklamasını yaptı.

“Piyasadaki oynaklığı sınırlamak üzere TL ve döviz likiditesine yönelik tedbirler aldık”

Geçen hafta piyasalarda yaÅŸanan geliÅŸmelerin finansal varlıklarda deÄŸer kayıplarına neden olduÄŸunu belirten Fatih Karahan, “Yüksek oynaklık ortamının etkisiyle bazı göstergelerin ulaÅŸtığı en yüksek gün sonu seviyelere baktığımızda, döviz kurunda yüzde 3, ülke risk priminde 71 baz puan, 10 yıl vadeli gösterge tahvil faiz oranında 4,5 puan ve bir ay vadeli kur oynaklığında 15 puana ulaÅŸan artışlar görüldü.” diye konuÅŸtu.

Karahan, bu artışların makroekonomik görünümü bozmaması için hızlı bir ÅŸekilde gerekli önlemleri aldıklarını aktararak, “Böylece 19 Mart günü aşırı oynaklık sergileyen göstergelerdeki artış daha sınırlı kaldı. Bu baÄŸlamda, Para Politikası Kurulu olarak, yaÅŸanan geliÅŸmeleri deÄŸerlendirmek üzere 20 Mart tarihinde toplandık. Bu geliÅŸmelerin enflasyon görünümü açısından oluÅŸturabileceÄŸi riskleri deÄŸerlendirerek sıkı parasal duruÅŸu destekleyici tedbirler aldık. Bu doÄŸrultuda, Merkez Bankası gecelik borç verme faiz oranını yüzde 44’ten yüzde 46’ya yükselttik. Politika faizini yüzde 42,5’te, Merkez Bankası gecelik borçlanma faizini ise yüzde 41’de sabit tuttuk. Bunun yanı sıra bir hafta vadeli repo ihalelerine bir süreliÄŸine ara verdik.” ifadelerini kullandı.

Piyasadaki oynaklığı sınırlamak üzere TL ve döviz likiditesine yönelik tedbirler aldıklarını anımsatan Karahan, “Bu kapsamda TL depo ihalelerinin vadelerini uzattık. Ayrıca, likidite araçlarımızın çeÅŸitliliÄŸini artırarak vadesi 91 güne kadar likidite senetleri ihraç etmeye baÅŸladık.” açıklamasını yaptı.

“Sıkı para politikası duruÅŸumuzu enflasyonda kalıcı düşüş ve fiyat istikrarı saÄŸlanana kadar sürdüreceÄŸiz”

Fatih Karahan, döviz likiditesine yönelik olarak da TCMB nezdinde TL uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerine başladıklarını ifade etti.

İngilizce kısaltmasıyla NDF olarak bilinen bu iÅŸlemlerin ileri tarihte yabancı para cinsinden iÅŸlem yapacak firmaların kur riskinden korunmalarını saÄŸladığını dile getiren Karahan, “Bu yolla kurlarda gözlenen oynaklıkları azaltarak döviz piyasalarının etkinliÄŸini destekliyor.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Finansal piyasaların etkin işleyişinin sürmesi amacıyla piyasa kuralları içinde tüm para politikası araçlarını kararlılıkla kullanmaya devam edeceklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Adımlarımızı piyasalarda oluÅŸan oynaklığın makroekonomik etkilerini sınırlamak amacıyla proaktif bir yaklaşımla belirleyeceÄŸiz. Ekonomimizin temel dinamiklerinde hiçbir bozulma yok. Cari açık tarihi düşük seviyelerde seyrediyor. Rezerv pozisyonumuz oldukça güçlü. Sıkı para politikası duruÅŸumuzu enflasyonda kalıcı düşüş ve fiyat istikrarı saÄŸlanana kadar sürdüreceÄŸiz. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda para politikası duruÅŸumuzu sıkılaÅŸtıracağız.”

Kaynak: AA