Bakan Fidan: Türkiye olarak, Suriye’de sadece İsrail ile deÄŸil herhangi bir ülkeyle çatışma niyetimiz yok
Bakan Fidan Türkiye olarak, Suriye'de sadece İsrail ile değil herhangi bir ülkeyle çatışma niyetimiz yok
DışiÅŸleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin Suriye’de yalnızca İsrail ile deÄŸil herhangi bir ülkeyle çatışma niyetinin olmadığını belirtti.
Bakan Fidan, CNN Türk canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı.
“Türkiye olarak, Suriye’de sadece İsrail ile deÄŸil herhangi bir ülkeyle çatışma niyetimiz yok.” diyen Fidan, Suriye’nin bağımsız bir ülke olduÄŸunu söyledi.
Suriye’nin de dahil olduÄŸu bölge ülkeleriyle bir araya gelerek, terör örgütü DEAÅž ile mücadele baÅŸta olmak üzere güvenlik sorunlarına odaklanan platformun “çok iÅŸe yaradığını” aktaran Fidan, “İsrail’in bölgedeki yayılmacı bir takım emellerini kullanarak, Suriye’de provokasyon çıkarmaya çalışması kabul edilebilir bir konu deÄŸil.” dedi.
Fidan, Türkiye’nin, bölgede hiçbir ülkeyle çatışmak istemediÄŸini belirterek, “Suriye’nin tekrar, Türkiye’nin milli güvenliÄŸini tehdit edecek bir iç karışıklığa, operasyona, provokasyona maruz kalmasını da izleyemeyiz. Sadece bakmakla yetinmeyiz.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Bakan Fidan, “Türkiye, Suriye sahasında daha fazla bir askeri angajmana mı hazırlanıyor?” sorusuna, “Suriye gerçekten Türkiye’nin desteÄŸiyle birçok sorununun üstesinden gelebilecek durumda. Önce niyetimiz var, sonra kapasitemiz var, sonra vizyonumuz var.” ÅŸeklinde yanıt verdi.
Türkiye’nin, Suriye’ye ihtiyacı olan birçok alanda destek vermesinin doÄŸal olduÄŸunu belirten Fidan, “Bölgede kendi güvenlik deÄŸerlendirmelerimize, tehdit deÄŸerlendirmelerimize, ikili iÅŸbirliÄŸimize hizmet edecek her türlü konuya açığız.” ifadelerine yer verdi.
Suriye’de çöken Baas rejiminin devrik lideri BeÅŸÅŸar Esed’in ülkeyi terk ettiÄŸi günden itibaren İsrail’in, Suriye’de düzenli bir ordunun kullanacağı tüm unsurları tahrip ettiÄŸini vurgulayan Fidan, “(İsrail) Yeni gelen yönetime, silahlı kuvvetlere hiçbir ÅŸey bırakmama konusunda bir strateji belirlemiÅŸ durumda ve bunu da adım adım geliÅŸtiriyor.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Fidan, “Bize saldırmayan hiçbir ülkeye açıktan saldırmayız. BaÅŸka bir ülkeyle ilgili konuya geldiÄŸimiz zaman da orada istikrarsızlık çıkmaması önemli. KomÅŸu bir ülkede, bize de zararı dokunacak bir istikrarsızlık alanı çıkıyorsa ortaya, buna seyirci kalamayız. Bununla ilgili baÅŸta diplomatik adımlar olmak üzere adımlarımızı atarız.” diye konuÅŸtu.
“Amerika’nın, Netanyahu’ya tabiri caizse bir ayar vermesi gerekiyor”
“İsrail BaÅŸbakanı Binyamin Netanyahu’nun tedirginlik nedeniyle ABD’ye gittiÄŸi” yönündeki yorumlara iliÅŸkin Fidan, “Åžu anda özellikle Gazze ve Filistin sorununu esas alan bir Orta DoÄŸu perspektifine baktığımız zaman Amerika’nın, Netanyahu’ya tabiri caizse bir ayar vermesi, bir çerçeve çizmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Fidan, ABD BaÅŸkanı Donald Trump’ın, hem Filistin hem de Ukrayna’da savaşı sonlandırmak ve küresel manada yeni bir savaÅŸ baÅŸlatmamak vaadiyle iktidara geldiÄŸini hatırlatarak, “Åžimdi Amerika’nın yeni yönetiminin dünyaya vermek istediÄŸi bir mesaj varken, dünyada baÅŸka bir aktörün çıkıp Amerika’ya, Amerika’nın imkanlarıyla ve Amerika’nın desteÄŸiyle meydan okuması, Amerika ona ayar vereceÄŸi yerde onun Amerika’ya ayar vermesi. Åžimdi bu tabii bir iktidar savaşı kendi aralarında. Bu bir bölgesel savaşın da ötesinde. Yani patron kim savaşı.” deÄŸerlendirmesini yaptı.
ABD BaÅŸkanı Trump’ın, “baÅŸkasının vesayetini, iÅŸbirliÄŸi kılıfları adı altına gizleme yöntemini takip eden bir insan olmadığını” kaydeden Fidan, “Burada, Siyonizme sempatisi vardır, İsrail’i destekler, etraftaki insanlar da gerçekten o yönde seçilmiÅŸ, atılmış insanlardır vesairedir ama günün sonunda ÅŸunu da duymak istemez, ‘Ya bu da İsrail’in adamı çıktı. Yani o ne derse onu yapıyor.’ Bunu duymak istemez herhalde. Bu kadar dünyayı karşısına alan bir insan, Netanyahu ile hesaplaÅŸmaktan kaçınmayacaktır diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
İsrail ile temas
Bakan Fidan, “İsrail ile dolaylı ya da doÄŸrudan görüşmeler olduÄŸuna iliÅŸkin iddialar” konusunda ise şöyle konuÅŸtu:
“Suriye’de bir takım operasyonlar yaparken gerek havadan gerek baÅŸka türlü o bölgede uçak uçuran İsrail ile belli bir noktada çatışmasızlık mekanizması tıpkı Amerikalılar ve Ruslarla yaptığımız gibi olması gerekiyor. Suriye’de, Ruslarla bu çok yoÄŸun çalıştırılmıştır. Rusların daha etkin olduÄŸu dönemde Amerikalılarla daha sonra İranlılarla çatışmasızlık mekanizmamız vardı. Åžimdi bu mekanizmaya aslında bir noktada İsrail’in de eklenmesi gerekiyor. Bunu temin edici teknik düzeyde temasların olması normal.”
“(İsrail ile) Muharip unsurların birbirlerini yanlış anlamasını önleyici teknik temasların olduÄŸunu söyleyebilirim.” diyen Fidan, bu teknik temasların ihtiyaç durumunda doÄŸrudan yapıldığını dile getirdi.
Fidan, bir askeri operasyon yapılırken bölgedeki aktörlerin tümüyle “bir çatışmasızlık, koordinasyon mekanizması” içerisinde olmasının, atılması gereken adımlar arasında yer aldığını söyledi.
Gazze konusunun tüm coÄŸrafyanın sorunu olduÄŸunu, Gazze’de sivil ölümlerine ve yıkıma dayalı politikalardan vazgeçilmesi gerektiÄŸini vurgulayan Fidan, “Buradan ÅŸunu söylemek istiyorum, İsrail’e ve İsrail’in zulmüne karşı ortaya koyduÄŸumuz tavır, insanlık onurunun bütün insanlık camiasıyla beraber ortaya koyması gereken tavırdır.” dedi.
İsrail’in, Suriye’ye yönelik saldırıları hakkındaki soruya yanıt veren Fidan, “Terörle mücadele baÅŸta olmak üzere, buna bizim bir hazırlığımız var. Sadece Türkiye-Suriye deÄŸil, bölge ülkeleriyle beraber ama Suriye bağımsız bir ülke olarak bizimle beraber askeri bir anlaÅŸmaya girdiÄŸi zaman buna vereceÄŸimiz bir destek olayı varsa ona da hazırız.” ifadelerini kullandı.
ABD ile ikili temaslar
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan ile görüşmesi hakkında ABD BaÅŸkanı Trump’ın yaptığı açıklamaların sorulması üzerine Fidan, “Sayın Trump, CumhurbaÅŸkanımıza saygı duyuyor lider olarak. CumhurbaÅŸkanımızla iyi bir iliÅŸkisi var.” dedi.
Fidan, Trump’ın CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ı bu noktada takdir etmesinin aslında “baÅŸarıya olan saygısının, teveccühünün de bir göstergesi” olduÄŸunu vurguladı.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan ile ABD BaÅŸkanı Trump’ın ne zaman görüşeceÄŸinin sorulması üzerine Fidan, bunun için irade beyanının her iki lider için de “mümkün ve uygun olan en kısa zamanda” olduÄŸunu söyledi.
ABD DışiÅŸleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesinde hangi konular üzerinde durdukları sorulan Fidan, Suriye’nin, İsrail tarafından bombardımana tabi tutulmasının bir an önce son bulması da dahil birçok konuyu ele aldıklarını belirtti.
CAATSA yaptırımları
Fidan, ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) kapsamında Türkiye’ye uygulanan yaptırımların kaldırılması hakkındaki soruya ise şöyle yanıt verdi:
“CAATSA yaptırımına takılmamızın bir gerekçesi vardı. Åžimdi Sayın Trump ile Sayın CumhurbaÅŸkanımız arasında olan görüşmeden sonra da bir önceki hükümet döneminde baÅŸlatılan bir hareketin ÅŸu anda daha yeni bir irade ile büyük bir ivme kazandığını görüyoruz. Umuyorum inÅŸallah yakın zamanda bu konuda bir geliÅŸme olacak. Çalışıyoruz, gece gündüz bu konuda bir çalışmamız var. Amerika’daki yeni yönetimin, Beyaz Saray’daki ve State Department’daki (DışiÅŸleri Bakanlığındaki) hukukçuları konuyu çalışıyorlar.”
Türkiye’nin F-35 programına dönüp dönmeyeceÄŸi hakkındaki soruya Fidan, “Mevcut F-35 programında ÅŸu ana kadar kazanılmış olan hakkımız diyelim 6 tane F-35 uçağının Türkiye’ye teslimi meselesi. Bunlar bizim kazanılmış meselemiz ve mevcut bir diplomatik çabayla çözüldüğü zaman geri almamız gereken konular. Parası ödenmiÅŸ, uçaklar orada bekliyor, yasaya takılmışsınız, gönderimi durdurulmuÅŸ. Belli firmalarınız burada üretimin parçası olmuÅŸ, onlar çıkartılmış. Åžimdi bunları tekrar kazanılması, verdiÄŸiniz kadar geri alınması bir çaba süreci. Bunu yapıyoruz. Amerika ve Türkiye iki büyük müttefik NATO üyesi olarak aramızda karşılıklı yaptırımlara esas alan kanuni takılmalar, uygulamaların olmaması lazım. CAATSA’dan kurtulmak, jeostratejik, diplomatik manada bunun için önemli. ” ÅŸeklinde yanıt verdi.
Öte yandan CAATSA’nın oluÅŸturduÄŸu psikolojik zemine takılan baÅŸka uygulamaların bulunduÄŸunu kaydeden Fidan, Savunma Sanayi BaÅŸkanlığının ve firmaların ABD’den temin etmek istediÄŸi yaklaşık 20 milyar dolarlık yedek parça olduÄŸunu söyledi.
Fidan, ABD’nin S400 konusundaki yaklaşımına iliÅŸkin, ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) yaptırımları konusunun S400 meselesinden kaynaklı olduÄŸunu ve bunu da içeren bir çözüm arayışı sürecinde olduklarını söyledi.
Bu konuda herhangi bir senaryonun bulunmadığını ve Türkiye’nin pozisyonunun aynı olduÄŸunu kaydeden Fidan, bu nedenle ABD’nin hukuku çerçeveyi deÄŸiÅŸtirmeye çalışarak soruna bir çözüm aradığını ifade etti.
Fidan, ABD’nin PKK/YPG’ye desteÄŸini sonlandırıp sonlandırmayacağına ve Suriye politikasına iliÅŸkin ise ABD’deki yeni yönetimin Suriye dahil birçok dosyayı yeniden ele aldığını, incelediÄŸini ve görüşlerini oluÅŸturduÄŸuna iÅŸaret ederek, bu aÅŸamada Türkiye’nin esas teÅŸkil edecek hususları önceden deÄŸerlendirip ona göre birtakım diplomatik adımlar attığını söyledi.
Terör örgütü PKK’nın fesih çaÄŸrısına uyması bekleniyor
Fidan, terör örgütü PKK’nın kendini feshetmesi gereken kongre tarihinin henüz açıklanmamasıyla ilgili olarak fesih çaÄŸrısının yapıldığını belirterek, bu çaÄŸrıya uyulmasını beklediklerini söyledi.
Türkiye’nin devlet olarak hiçbir zaman kendi iÅŸini ve güvenliÄŸini baÅŸkasının hangi kararı alacağına ya da almayacağına bırakmadığını vurgulayan Fidan, istihbari ve askeri faaliyetlerin büyük hassasiyetle devam edeceÄŸini bildirdi.
Fidan, terör örgütü PKK’nın geçmiÅŸte de fesih yönünde talimat aldığını anımsatarak, “Bu talimatı uygularken birden bire uluslararası sistemden aldığı talimat ve telkin, örgüt yöneticisinden aldığı talimat ve telkinin önüne geçti metodik olarak. Aynı sefer bu sefer de olabilir mi? Olmaması için bir sebep yok.” ifadelerini kullandı.
Suriye CumhurbaÅŸkanı Ahmed Åžara ile Ferhad Abdi Åžahin arasında 10 Mart’ta imzalanan anlaÅŸmanın ilerleyiÅŸine dair Fidan, Suriye hükümetinin çok yeni olduÄŸuna iÅŸaret ederek, birtakım sorunların hızlı çözülmesinin beklenmesinin zor olduÄŸunu söyledi.
Fidan, anlaÅŸmanın sürelendirildiÄŸi ve uzatıldığı sürece büyük risklerin ortaya çıkabileceÄŸine dikkati çekerek, “DiÄŸer taraftan örgütün her zaman için anlaşıyormuÅŸ gibi gözüküp, aslında anlaÅŸmama, diplomasiyi ve müzakereleri kendi asıl ajandasını ilerletmenin baÅŸka bir aracı olarak kullanma tecrübesi, hafızası her zaman mevcut. Bu yaptığı bir ÅŸey.” diye konuÅŸtu.
Bakan Fidan, bu konuda Suriye yönetimine çok dikkatli ve hassas olmalarını, titizlikle çalışmalarını tavsiye ettiklerini dile getirdi.
Irak ile güvenlik mekanizması toplantısı 13 Nisan’da düzenlenecek
Irak ile geçen yıl güvenlik mekanizması kurulduÄŸunu hatırlatan Fidan, “Bunun son toplantısını Antalya Diplomasi Forumu marjında, inÅŸallah önümüzdeki pazar günü (13 Nisan) Antalya’da yapacağız. 5+5 formatında, burada yani içiÅŸleri, istihbarat, dışiÅŸleri, askerlerimiz, herkes bir araya gelip muhataplarımızla görüşüyoruz.” dedi.
Fidan, Irak’ın özellikle Sincar’ın temizlenmesi konusunda bir hassasiyet göstermesi gerektiÄŸini vurgulayarak, BaÄŸdat hükümeti ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) arasında tartışmalı sınırlar bulunduÄŸunu ve bazı bölgelere de federal hükümet tarafından müdahale edilmesi gerektiÄŸini anlattı.
Sincar meselesine direkt Irak ordusunun müdahil olması gerektiÄŸinin altını çizen Fidan, güvenlik mekanizması toplantısında IKBY’den de yetkililer olduÄŸunu ve müşterek ÅŸekilde terörle mücadeleyi ilerletmeye çalıştıklarını ifade etti.
Fidan, İsrail ile Hamas arasındaki ateÅŸkesin uzatılamamasına iliÅŸkin de Hamas’ın sivil halkın çektiÄŸi zulüm nedeniyle bir an önce ateÅŸkesi arzuladığını ve kurumsal hedeflerini bir kenara bıraktığını belirterek, 2 milyon Filistinlinin bir an önce asgari düzeyde de olsa “yardımları alabilir” duruma gelmesi gerektiÄŸini söyledi.
Bunun için Hamas’ın her türlü adımı attığını ve çoÄŸu konuya “evet” dediÄŸini aktaran Fidan, İsrail BaÅŸbakanı Binyamin Netanyahu’nun Hamas’ın bu konudaki çaresizliÄŸini gördüğünü kaydetti.
“Filistin nüfusu Gazze’de her zaman direniÅŸ hareketi üretecek”
Fidan, İsrail’in amacının Filistinlileri Gazze’de tutmamak olduÄŸuna iÅŸaret ederek, “Çünkü Filistin nüfusu Gazze’de kaldığı sürece ister Hamas formatında, ister baÅŸka formatta her zaman için bir direniÅŸ hareketi üretecek. Neden direniÅŸ hareketi üretilecek? Çünkü iÅŸgal devam ediyor. DireniÅŸ hareketinin olmaması için Filistinlilerin topyekun yaÅŸadığı yerlerden sürülmeleri gerekiyor.” diye konuÅŸtu.
ABD BaÅŸkanı Donald Trump’ın Gazze’yi “emlak” olarak görmesini, Filistinlilerin Gazze’den baÅŸka ülkelere gidebileceÄŸine ve Türkiye-İsrail iliÅŸkilerine dair söylemlerini de deÄŸerlendiren Fidan, hiç kimsenin planının tek başına bir ÅŸey ifade etmediÄŸini belirterek, “Bizim İsrail’le olan normalleÅŸme meselemizin ÅŸartlarını biz ortaya koyduk; Filistin meselesi bunun için önemli. Bu Amerika’nın çok fazla umurunda olmayan bir konu olabilir. Amerika sizinle de iliÅŸki yürütür, İsrail’le de iliÅŸki yürütür, Avrupa’yla da yürütür, onunla da yürütür. Ama bu ülkeler birbiriyle konuÅŸmayabilir.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Fidan, bütün dünyanın tek başına çözemediÄŸi bir konu varsa bunun daha büyük bir krizin habercisi olduÄŸuna iÅŸaret ederek, ABD’nin de bunun anladığını ancak Gazzelilerin olmadığı bir planda sorunun çözülme ÅŸansının bulunmadığını vurguladı.
Trump’ın Gazze planına bölgedeki ülkelerin cevabını verdiÄŸine deÄŸinen Fidan, bu konunun uluslararası sitemde tahminin ötesinde kırılmalar yarattığını ve bunun devam edeceÄŸini aktardı.
Fidan, Filistinlilerin kanının o topraÄŸa düşmesinin meyvesini baÅŸka yerde vereceÄŸine iÅŸaret ederek, “BaÅŸka bir dünyaya uyanıyoruz. O insanların kanı, mübarek kanı öyle baÅŸka bir gerçekliÄŸi besliyor ki, büyütüyor ki bu gerçeklikle kendisini ortaya çıkarttığı zaman bu kanın altında çok insan kalır.” dedi.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın çözümünde irade sürdükçe olumlu geliÅŸmeler olacak
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sonlandırılması müzakerelerini deÄŸerlendiren Fidan, ateÅŸkes çaÄŸrısının çok deÄŸerli olduÄŸunu vurgulayarak, bu çaÄŸrının ABD tarafından baÅŸta Ukrayna olmak üzere Avrupa tarafından da kabul edilen bir gerçekliÄŸe dönüştürülmüş olmasının çok olumlu olduÄŸunu dile getirdi.
Fidan, ateşkes çağrısının politika düzeyinde kabul edildiğini ve hayata geçirmede birtakım zorluklar bulunduğunu belirterek, bu konuda irade devam ettikçe olumlu gelişmeler olacağını ifade etti.
Hem Ukrayna hem Rusya’nın inanılmaz derecede savaÅŸ yorgunluÄŸu içerisinde olduÄŸunu kaydeden Fidan, her iki ülkenin yüksek adrenalin nedeniyle belli kayıplarının ve yetersizliklerinin farkında olmadıklarını ve savaÅŸ durduÄŸunda ne kadar büyük kayıplarla baÅŸ baÅŸa olduklarını göreceklerini söyledi.
Fidan, savaş ve toprak kazanımından ziyade yaptırımlar üzerinden yürütülen müzakerelerin yeni bir boyut açabileceğine işaret ederek, bu noktadan sonra uzun dönemli barışa ilerlenebileceğini ancak önce ateşkese ulaşılması gerektiğini bildirdi.
Türkiye’nin sürece olası katkısından bahseden Fidan, CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın yaklaşımına deÄŸinerek, “Her iki tarafın da mutabık kaldığı, Ukraynalıların ve Rusların mutabık kaldığı bir ateÅŸkesin gözlemlenmesi için bize bir rol düşecekse biz burada rol oynarız ama her iki taraf da mutabık kalmalı.” dedi.
Fidan, NATO ve Avrupa’nın güvenliÄŸine iliÅŸkin de Avrupa güvenliÄŸinin kendi bağımlılığını azaltmak için bir adım atma stratejisi geliÅŸtirdiÄŸine iÅŸaret ederek, önceliÄŸi savunma sanayine verdiklerini ve bu alanda ABD’ye olan bağımlılıklarını azaltma yönünde irade ortaya koyduklarını söyledi.
Bakan Fidan, 3-4 Nisan’da düzenlenen NATO DışiÅŸleri Bakanları Toplantısında, İngiltere ve ABD ile Avrupa BirliÄŸi dışında kalan ülkelerin Avrupa’nın oluÅŸturduÄŸu yeni savunma sanayi fonundan istifade edememeleri konusunda eleÅŸtiride bulunduklarını anlattı.
ABD’nin Rusya-Ukrayna konusunda barışı saÄŸlamaya odaklanmasıyla İngiltere ve Fransa’nın bu konudaki boÅŸluÄŸu doldurmaya çalıştığını vurgulayarak, Trump’ın savaşı durdurarak Rusya ile mümkünse iliÅŸkileri ilerletmeyi ve fırsat alanlarını görmeyi istediÄŸini belirtti.
Trump’ın gümrük tarifeleri
ABD BaÅŸkanı Trump’ın açıkladığı geniÅŸ kapsamlı yeni gümrük tarifelerini nasıl deÄŸerlendirdiklerinin sorulması üzerine Fidan, bunun dinamik ancak dünyanın hazır olmadığı bir süreç olduÄŸunu, bu deÄŸiÅŸimin birçok ülke tarafından hissedildiÄŸini söyledi.
Fidan, tarifeler konusunda ABD BaÅŸkanı Trump’ın “adım deÄŸiÅŸikliÄŸine gidebileceÄŸini” düşündüğünü dile getirdi.
“(CHP Genel BaÅŸkanı Özel’in sözleri) Bu iktidar hırsıyla ne yaptığını bilmeyen bir zihnin ürünü”
CHP Genel BaÅŸkanı Özgür Özel’in partisinin 21. OlaÄŸanüstü Kurultayı’nda yaptığı konuÅŸmada, CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan ve hükümete yönelik sözlerine X sosyal medya hesabından verdiÄŸi tepki hakkındaki soruya iliÅŸkin Fidan, çok ağır eleÅŸtirilerin yapıldığını ve bunun bir sınırı olduÄŸunu belirtti.
Fidan, şunları kaydetti:
“Bazı ÅŸeyler var ki bu artık ağır ÅŸekilde gayretimize dokunuyor. Yani ‘mandacı’ demek. Ben bunu duyduÄŸum zaman birdenbire benim bu vatanın bağımsızlığı ve güvenliÄŸi için kendi ellerimle seçip, göreve gönderip bir daha geri dönmeyen çocuklar geldi aklıma. Ben bunu taşıyamam. Bu ülke yıllardır askeriyle, istihbaratçısıyla, polisiyle, siviliyle, örgütlerin içerisindeki elemanlarıyla kimsenin görmediÄŸi, bilmediÄŸi muazzam bir savaÅŸ veriyor, bu ülkeyi bağımsız tutmak için ayakta tutmak için. Bir ‘manda’ peÅŸinde olsaydı CumhurbaÅŸkanımız, ne bu kadar ekonomi krizimiz olurdu, ne siyasi krizimiz olurdu. Her ÅŸey tıkır tıkır giderdi. Biz bağımsızlık peÅŸinde olduÄŸumuz için kafamızı dik tuttuÄŸumuz için bir takım sorunlarla karşılaşıyoruz. Elhamdülillah üstesinden de geliyoruz, kendi kendimize bunları yürütüyoruz.”
ABD ile saygı ve karşılıklı menfaate dayalı iki egemen eÅŸit iliÅŸkisi içinde olduklarını kaydeden Fidan, “Ama bunu duymak, bu gerçekten ağır bir konu. Bu eleÅŸtirinin ötesinde bu devletin tarihine ve bekasına yapılmış ve bugününe yapılmış bir hakarettir. Devlet olarak benim bunu taşımam mümkün deÄŸil. Bu ‘manda’ lafını tarihin çöplüğünden çıkartıp, tekrar bugüne taşımak baÅŸka bir psikolojinin ürünü.” ifadelerini kullandı.
Bakan Fidan, “Bu iktidar hırsıyla ne yaptığını bilmeyen, herhangi bir kutsalı tanımayan bir zihnin ürünü. Bazı konular kullanılmaz, bazı ifadeler kırmızı çizgidir. Bu ülkenin bir haysiyeti var, namusu var, ÅŸerefi var. Siz bu ülkeyle bu ÅŸekilde konuÅŸamazsınız.” deÄŸerlendirmesini yaptı.
“Siyasi dava olduÄŸu propagandasını Avrupa çevrelerinde gidip anlattılar”
İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruÅŸturması kapsamında tutuklanan Ekrem İmamoÄŸlu, CHP Genel BaÅŸkanı Özgür Özel ve protestolar hakkında yabancı meslektaÅŸlarının kendisine “nasıl mesajlar” verdiÄŸinin sorulması üzerine Fidan, her ülkeyle görüşmelerde geliÅŸmelere dair karşılıklı sorular sorulmasının normal olduÄŸunu ve bu soruların endiÅŸeden kaynaklanmadığını söyledi.
“Bu konuların ardından (Avrupa’dan) hiç izolasyon var mı?” sorusunu da yanıtlayan Fidan, “sol siyasetin olduÄŸu belli çevrelerdeki yönetimler üzerinde” baskı olduÄŸunu belirterek, “Son 3-4 aydır CHP’nin bu yolsuzluk davasının aslında yolsuzluk davası olduÄŸunu maskelemek için bunun bir siyasi dava olduÄŸu propagandasına Avrupa çevrelerinde gidip anlattılar uzun uzun.” dedi.
Bunun savcılığın yürüttüğü bir dava olduğunu ve yargı sürecinin nasıl ilerleyeceği konusunda bir şey yapamayacağını kaydeden Fidan, uluslararası denklemde yönetilemeyecek büyük bir sıkıntı görmediğini dile getirdi.
“ABD-İran görüşmeleri bir an önce baÅŸlamalı”
Fidan, Türkiye’nin hem İran’la hem de ABD ile temas halinde olduÄŸunu vurgulayarak, “Amerika’ya gitmeden önce İran’la konuÅŸtum, döndükten sonra da tekrar konuÅŸtum. İki tarafın da beklentilerini, birbirinden olan beklentilerini birbirlerine aktardım açıkçası. Åžu anda benim onlara tavsiyem, özellikle Amerikalılara tavsiyem ve İranlılara tavsiyem herhangi bir gecikmeyi beklemeden mümkünse, mümkünse direkt yüzle bir an önce görüşmelere baÅŸlanması.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Türkiye’nin bölgede yeni bir savaşın baÅŸ göstermesini istemediÄŸini bildiren Fidan, “Bölgemiz bunu kaldıracak durumda deÄŸil. İran üzerinde bir askeri operasyon yapılması, bölgedeki istikrarsızlığı artırmaktan baÅŸka bir iÅŸe yaramaz.” dedi.
Fidan, İran ile ABD arasında bir müzakere zemininin olduÄŸunu düşündüğüne iÅŸaret ederek, “Taraflar bunu iyi kullanırlarsa, güç kullanımına gerek kalmadan inÅŸallah bu sorunun çözülebileceÄŸine inanıyorum. Bizim için önemli olan tarafların medya üzerinden megafonla birbirlerine konuÅŸmaları deÄŸil, karşı karşıya gelip konuÅŸmaları. Onun için deklare edilen tarih, bunun için bir adım atılıyor olması, bizim vizyonumuz açısından, perspektifimiz açısından, bölgesel barış açısından önemlidir diye düşünüyorum.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Trump’ın vergileri durdurmasına iliÅŸkin soruyu yanıtlayan Fidan, “Ürküterek insanları bir yere getirmeye çalışıyor, daha fazla kötüye gitmeden. Bazı örneklerde bunun çalıştığını görmesi, her yerde çalışabileceÄŸini düşünüyor. Sonra o adımı atıyor, bakıyor, çalışmıyor. Daha kötüye gitmesin diye geri adım atılabiliyor. YöneteceÄŸiz bunu. Hep beraber yöneteceÄŸiz.” dedi.
Antalya Diplomasi Forumu
Fidan, bu yıl Antalya Diplomasi Forumu’nun dördüncüsünün düzenleneceÄŸini hatırlatarak, forumun uluslararası bir markaya dönüştüğünü söyledi.
“Büyük bir teveccüh var diplomasi forumumuza. Bu sene özellikle diplomasinin tekrar hak ettiÄŸi yeri alıp, uluslararası krizleri çözmede ve önlemede nasıl kullanabiliriz. Buna iliÅŸkin bir ağırlıklı gündemle, 60’dan fazla panelimiz, oturumumuz olacak.” diyen Fidan, foruma devlet baÅŸkanlarının davetli olduÄŸunu vurguladı.
Fidan, forumda düzenlenecek ikili görüşmelerin yanı sıra üçlü dörtlü görüşmelerinde yer alacağını belirterek, şunları kaydetti:
“​​​​​​​Türkiye’nin, CumhurbaÅŸkanımızın liderliÄŸinde yürütülen diplomasisinin, vizyonunun bir kavramsallaÅŸtırılmasının, çerçeveye alınmasının ve bölge diplomasisine, bölge sorunlarına katkısının da bir tezahürü olacak. Bu açıdan, fevkalade önemli buluyorum. Yıl boyu yaptığımız bütün çabaların, neye tekabül ettiÄŸini, ortaklarımızla beraber tartışıyor olacağız. Bundan sonra önümüzdeki yılda ne türden sıkıntılara, ne türden cevaplar verebiliriz, bunun arayışı içerisinde olacağız. Bir anlayış birliÄŸi olacak. Bir anlayış birliÄŸi beraberinde hareket birliÄŸini getiriyor. Dolayısıyla bu zeminlerin oluÅŸturulması, belli bir çerçevede zihin birliÄŸi oluÅŸturulması fevkalade önemli.”
Kaynak: AA
