Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Kıbrıs Türk halkının huzuru, refahı ve güvenliğini Türk halkınınkinden ayrı görmüyoruz
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz Kıbrıs Türk halkının huzuru, refahı ve güvenliğini Türk halkınınkinden ayrı görmüyoruz
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Kıbrıs Türk halkının huzuru, refahı ve güvenliğini Türk halkınınkinden ayrı görmüyoruz, elimizden gelen her türlü desteği bugüne kadar verdik, bundan sonra da vermeye devam edeceğiz.” dedi.
Lefkoşa’ya gelen Yılmaz ve beraberindeki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’u, Ercan Havalimanı’nda, KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ve diğer ilgililer karşıladı.
Havalimanında açıklamada bulunan Yılmaz, Türkiye’nin KKTC’ye sağlayacağı mali desteğin ahdi zeminini teşkil eden, 2025 yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nın Üstel ile beraber 21 Mart’ta Ankara’da imzalandığını hatırlattı.
Ziyaretin, söz konusu anlaşma çerçevesinde ekonomik, mali ve ticari ilişkileri ve Kıbrıs Türklerinin hayatını kolaylaştıracak ve refahını artıracak çalışmaları ele almak için bir fırsat teşkil ettiğini vurgulayan Yılmaz, ayrıca büyükelçiliğin ev sahipliğinde KKTC’deki paydaşlarla bir araya gelerek görüş alışverişlerinde bulunacaklarını söyledi.
Yılmaz, iş dünyası temsilcileriyle KKTC özel sektörünün gündemi üzerinde duracaklarını da belirterek, şunları kaydetti:
“Kıbrıs Türk halkının huzuru, refahı ve güvenliğini Türk halkınınkinden ayrı görmüyoruz, elimizden gelen her türlü desteği bugüne kadar verdik, bundan sonra da vermeye devam edeceğiz.
Kıbrıs Türkünün kararlılık ve inançla sürdürdüğü adalet mücadelesine omuz vermeye devam edecek ve her daim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklı davasının yanında olacağız.”

KKTC Başbakanı Üstel: Türkiye ile KKTC arasındaki kardeşlik, sarsılmaz bir temel üzerinde güçleniyor
Toplantıda konuşan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, iki hafta önce Türkiye’de imzaladıkları İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması ile 21 milyar liralık kaynak sağlandığını dile getirerek, bu kaynakla ülkenin refah seviyesinin yükseleceğini, başta sağlık ve ulaştırma alanları olmak üzere birçok projenin tamamlanacağını söyledi.
Üstel, sağlık alanında önemli projelerin gerçekleştirileceğini belirterek, başkent Lefkoşa’da yeni hastanenin inşasına başlanacağı, Girne Hastanesinin de tamamlanarak bu yıl hizmete alınacağı bilgisini verdi.
Başbakan Üstel, Türkiye’nin desteğiyle birçok alanda proje ve yatırımlar gerçekleştirdiklerini dile getirerek, şunları kaydetti:
“Türkiye ile KKTC arasındaki kardeşlik sarsılmaz bir temel üzerinde güçleniyor. Karşılıklı sevgi, saygı ve işbirliği ile yürüyen ilişkilerimiz, bize büyük bir sinerji kazandırıyor. Bu sinerji sayesinde halkımızın refahı artıyor. Ülkemizin altyapısı güçleniyor. Yeni yatırımlar ve projeler ile KKTC büyüyor. 2025, büyük projelerin tamamlandığı, halkımızın refah seviyesinin yükseldiği ve kalkınma hamlelerinin hız kazandığı bir yıl olacak.”
Ulaştırma alanında KKTC’nin ihtiyacı olan yol projelerine de değinen Üstel, Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu, Karpaz Yolu, Çatalköy-Girne Yolu ve Değirmenlik-Girne Dağ Yolu’nun bu yıl hizmete alınmasını hedeflediklerini vurguladı.
Üstel, bugün Yüksek Mahkeme binasının temelini atacaklarını ve yeni cumhurbaşkanlığı ile meclis binalarının çok yakında açılışının yapılacağını ifade ederek, her iki binanın da devletin kökleşmesini simgeleyen anıtsal yapılar olduğunu sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Kıbrıs bizim için özenle muhafaza edilip yükseltilecek bir davanın adıdır
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Kıbrıs, bizim için özenle muhafaza edilip güçlendirilerek yükseltilecek bir davanın adıdır. Bölgemizde ve küresel düzeyde yaşanan gelişmeler hiç kimsenin merhametine güvenemeyeceğimizi göstermiştir.” dedi.
Yılmaz, Lefkoşa’daki Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde, Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfınca düzenlenen “Bağışçılar Madalya ve Berat Takdim Töreni”ne katıldı.
Burada konuşan Yılmaz, Kıbrıs Barış Harekatı’nın Türkiye’nin askeri ihtiyaçlarının karşılanmadığı, zorlukların dayatıldığı bir dönemde gerçekleştiğini hatırlatarak, harekat sonucunda elde edilen zaferin, Türkiye’ye uygulanan silah ambargolarına ve tüm zorluklara rağmen inançla elde edilmiş tarihi bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Edinilen tecrübelerle Türkiye’nin, yerli milli savunma sanayinin ilk tohumlarını attığını, ASELSAN ve HAVELSAN gibi gurur vesilesi kurumların kurulmaya başlandığını dile getiren Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin, güçlü bir siyasi irade ile savunma sanayinde devrim niteliğinde dönüşümlere imza attığını ifade etti.
“En kısa sürede ilk 10 arasına girmeyi tabii ki bekliyoruz”
Yılmaz, geçmişte parası ödendiği halde çeşitli bahanelerle Türkiye’den esirgenen savunma sanayisi ürünlerinin bugün başka ülkelere bedeli karşılığında ihraç edildiğini kaydetti.
Savunma ve havacılık alanında şu anda 1100’den fazla projenin yürütüldüğü bilgisini veren Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu projelerde kullandığımız malzemelerin yüzde 80’i Türkiye’de üretiliyor. Bu yüzde 80 rakamı 20-25 sene önce yüzde 20’lerdeydi ve şu an yürüttüğümüz proje paketinin toplamı 100 milyar doların üzerinde bir büyüklüğe ulaşmış durumda. Kendi savunma teçhizatı ihtiyaçlarımızı milli imkanlarla karşılamanın yanı sıra dost ve müttefik ülkelerin de ihtiyaçlarına cevap verecek konuma gelmiş durumdayız.”
Yılmaz, Türk savunma sanayisinin, son 10 yıl içinde dünyanın dört bir yanına farklı coğrafyalarda 185 ülkeye 230 çeşit ürün ihraç ettiğini aktararak, “Geldiğimiz bu noktada savunma ve havacılık sanayimizin ihracatı 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 29 artarak 7 milyar doları aşmış durumdadır.” diye konuştu.
“Savunma sanayimiz bugün dünyanın en büyük 11’inci savunma sanayi ihracatçısı konumuna yükselmiş durumdadır. En kısa sürede ilk 10 arasına girmeyi tabii ki bekliyoruz.” ifadelerini kullanan Yılmaz, şunları kaydetti:
“Savunma ve havacılık ihracatımız 2025 mart ayında, bir önceki yılın mart ayına göre yüzde 147’lik tarihi bir rekor artışla 358 milyon dolardan 884 milyon dolara yükselmiştir. Yılın ilk çeyreğindeki sektörel ihracat ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 72 artışla 1,7 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu başarı trendiyle artan ihracat hacmi ve sahada kendini ispat eden sistemlerimizle 1-2 yıl içinde 10 milyar doları rahatlıkla aşabileceğimizi ve çift taneli ihracat yapan ülkeler ligine gireceğimizi buradan rahatlıkla ifade edebilirim.”
Yılmaz, TSK Güçlendirme Vakfının, şeffaflık ve kararlılıkla yürüttüğü projelerle ulusal savunma sanayisinin stratejik gelişiminde öncü rol üstlendiğini dile getirerek, ASELSAN’dan TUSAŞ’a, ROKETSAN’dan HAVELSAN’a, ASPİLSAN’dan İŞBİR’e kadar birçok önemli kuruluşun arkasındaki güç olduğunu vurguladı.
Vakfın, Türkiye’nin savunma sanayisinde güçlü, kararlı ve bağımsız kalmasının teminatı olduğunun altını çizen Yılmaz, 1-4 Mayıs’ta KKTC’de gerçekleşecek TEKNOFEST’in Kıbrıs Türkü gençlere ilham kaynağı olacağını ve KKTC’nin tanıtımına da önemli katkıda bulunacağını söyledi.
Yılmaz, “Savunma sanayinde kendi imkanlarımızla imal edebileceğimiz hiçbir ürünü dışarıdan satın almamak ve yerlilik, millilik oranlarımızı daima yükseğe taşımak idealiyle hareket etmeyi sürdüreceğiz.” dedi.
“Kıbrıs, bizim için özenle muhafaza edilip güçlendirilerek yükseltilecek bir davanın adıdır. Bölgemizde ve küresel düzeyde yaşanan gelişmeler hiç kimsenin merhametine güvenemeyeceğimizi, güçlü olmak zorunda olduğumuzu hepimize göstermiştir.” diyen Yılmaz, Ada’da hem bağımsızlığın güvencesi hem de barışın banisi olan KKTC Güvenlik Komutanlığı, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı ile birlikte Kıbrıs Türkü’nü yok sayma niyetinde olanlara karşı, aşılmaz bir irade olarak faaliyetlerine devam edeceklerini söyledi.
Yılmaz, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfına gönülden destek veren tüm bağışçılara şükranlarını sundu, Türk milletinin huzur ve güvenliği için yaptıkları bu anlamlı katkılardan dolayı teşekkür etti.
Konuşmaların ardından, Kıbrıs Türkü bağışçılara madalya ve beratları takdim edildi.
“Kıbrıs Türk halkıyla omuz omuza yürümeye kararlılıkla devam edeceğiz”
KKTC Yüksek Mahkemesi ve Millet Kütüphanesi binalarının temel atma töreninin hayırlara vesile olmasını dileyen Yılmaz, “Bir tarafta Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi ile bir tarafta kütüphanesi, millet bahçesi ve yargı organı binalarıyla Kuzey Kıbrıs’ta Türk devletinin kalbinin atacağı alandayız. Bu bölge, Yüksek Mahkeme ve Millet Kütüphanesi binalarının tamamlanmasıyla birlikte, devletin temel organlarını bir araya getiren güçlü bir idari merkez halini alacak.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, temeli atılan Yüksek Mahkeme binasının KKTC yüksek yargı organının kurumsal kimliğine yakışır, kapsamlı ve çağın gereklerine uygun bir çalışma ortamı sağlamak amacıyla titizlikle planlandığını anlatarak Millet Kütüphanesi’nin ise özellikle gençler ve araştırmacılar için adeta bir nefes alma alanı, yeni fikirlerin yeşereceği bir ilham kaynağı olacağını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğindeki Türkiye’nin, Kıbrıs adasının kadim ve asli unsuru olan Türk halkının haklı ve onurlu mücadelesinde, sarsılmaz bir şekilde yanında yer aldığını hatırlatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün olduğu gibi gelecekte de koşullar ne olursa olsun, KKTC’nin yanında, Kıbrıs Türk halkıyla omuz omuza yürümeye kararlılıkla devam edeceğiz. Türkiye, her alanda kalkınması, refahının artması ve geleceğe güvenle yürümesi için tüm imkanlarını seferber etmektedir. Bugün temelini attığımız bu değerli yapılar da bu kararlılığımızın somut birer ifadesidir. KKTC’nin ekonomik büyümesi, sosyal gelişimi ve uluslararası alanda hak ettiği yeri alması için var gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz.”
Yılmaz, Kıbrıs’ta taraflar arasında farklı alanlarda geliştirilmesi öngörülen işbirliği çabalarının önemine vurgu yaparak KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın ortaya koyduğu iki devletli çözüm vizyonunun, Kıbrıs meselesinin çözümünde kendileri için yegane ve en gerçekçi yol olmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.
KKTC’de yapılan tüm kamu yatırımlarında, temel yaklaşım olarak birçok alanda ilerlemeyi esas aldıklarını söyleyen Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:
“Kıbrıs Türk halkının geleceğe güvenle yürümesi için güçlü bir ekonomi, nitelikli bir eğitim, sağlam bir sağlık sistemi kadar sağlam bir devlet yapısı da gereklidir. Bir ülkenin kalıcı gücü ve kurumsal itibarı yalnızca insan kaynağıyla sınırlı değildir. Aynı zamanda işlevsel bir kurumsal yapı ve bu yapıyı destekleyen nitelikli yapılaşma ile doğrudan ilişkilidir.”
Kaynak: AA
