Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörü bitirmenin arifesindeyiz
Cumhurbaşkanı Erdoğan Terörü bitirmenin arifesindeyiz
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Türkiye ÅŸu anda tarihinin en istikrarlı, güçlü zamanlarını yaşıyor. Tam bir birliktelik ruhuyla terörü bitirmenin arifesindeyiz.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, Macaristan’ın baÅŸkenti BudapeÅŸte’de düzenlenen Türk Devletleri TeÅŸkilatı (TDT) Gayriresmi Zirvesi’ne katılmasının ardından yurda dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.
Macaristan BaÅŸbakanı Viktor Orban’ın ev sahipliÄŸinde düzenlenen zirvede yaptığı temasların faydalı ve verimli geçtiÄŸini belirten ErdoÄŸan, “Türk Devletleri TeÅŸkilatı bünyesinde ilk defa bir zirve, gözlemci ülkede tertip edilmiÅŸ oldu. Macaristan BaÅŸbakanı Sayın Orban’a fevkalade ev sahipliÄŸi ve baÅŸarılı organizasyonu nedeniyle teÅŸekkür ediyorum.” ifadesini kullandı.
Eski ismiyle Türk Konseyi’nin ilk zirvesini Ekim 2011’de Kazakistan’da gerçekleÅŸtirdiklerini anımsatan ErdoÄŸan, aradan geçen süre zarfında Türk Devletleri TeÅŸkilatı’nın 5 tam üyesi ve 4 gözlemci üyesiyle etkinlik ve görünürlüğünü her geçen gün artırdığını söyledi.
TeÅŸkilatın, istikrar üretemeyen küresel konjonktürde gerilimin azaltılması, arabuluculuk ve çatışmaların önlenmesi alanlarında bölgesel ve uluslararası barış ve istikrara katkıda bulunan bir kuruluÅŸ haline geldiÄŸini vurgulayan ErdoÄŸan, “TeÅŸkilat bünyesinde aldığımız kararların siyasi alanın ötesinde ekonomik iliÅŸkilerimize de katkıda bulunduÄŸuna memnuniyetle ÅŸahit oluyoruz. Nitekim, ülkemizin Türk Devletleri TeÅŸkilatı tam üyesi 4 ülkeyle ticaret hacmi, son 5 yılda neredeyse yüzde 50 oranında artış kaydetti. Bir baÅŸka ifadeyle bugün gelinen aÅŸamada, 4 kardeÅŸ ülkemizde takribi 80 milyar dolar büyüklüğünde bir hacme ulaÅŸtığımızı memnuniyetle müşahede ediyoruz.” diye konuÅŸtu.

Erdoğan, zirvenin, Teşkilatın bir gözlemci üyesinde ve Avrupa Birliği sınırlarında düzenlenen ilk zirve olma niteliği taşıdığını hatırlatarak, şunları kaydetti:
“Bu yönüyle de ÅŸimdiye kadarki zirvelerden ayrı bir yerde konumlanıyor. Bu durum teÅŸkilatımızın hızla artan görünürlüğünün ve geniÅŸleyen faaliyetlerinin çok anlamlı bir niÅŸanesini teÅŸkil etti. Ana teması ‘DoÄŸu’nun ve Batı’nın BuluÅŸma Noktası’ olarak belirlenen zirve kapsamında tertiplenen, Devlet BaÅŸkanları Konseyi toplantısında dayanışma ve iÅŸbirliÄŸimizi derinleÅŸtirmeye yönelik adımları ele aldık. GeçmiÅŸ dönemin muhasebesini yapıp geleceÄŸe dair çıkarımlarda bulunduk. Bu baÄŸlamda ekim ayında Azerbaycan’da yapılacak olan 12. zirvemizin hazırlık sürecini de gözden geçirdik. Zirvede, BudapeÅŸte Bildirisi’nin yanı sıra liderler olarak 3 belgeyi de kabul ettik. DışiÅŸleri Bakanlarımız da 4 belge üzerinde anlaÅŸtılar.
Bu çerçevede Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk dünyasının ayrılmaz parçası olarak çalışmalarımıza yaptığı katkıları memnuniyetle karşılayan, Türk dünyasının Kıbrıs Türkleri’nin doÄŸal eÅŸit haklarının güvenceye alınmasında dayanışma ifade eden ve adadaki mevcut gerçekliklere dayalı çözüme ulaşılması ihtiyacını vurgulayan, Türk devletleri arasındaki birliÄŸe zarar vermeyi amaçlayan her türlü giriÅŸimin engellenmesinin önemini teyit eden, üye ülkelerin Türk Devletleri TeÅŸkilatı’nın bütünlüğüne kurumsal ve karar alma kapasitesine baÄŸlılıklarını yineleyen ifadeler üzerinde mutabık kaldık.”
“Macaristan’la köklü bir dostluÄŸa sahibiz”
Türkiye açısından önem ve öncelik taşıyan Gazze baÅŸta olmak üzere Filistin, Suriye ve Afganistan’a bildiride deÄŸinilmesine öncülük ettiklerini aktaran ErdoÄŸan, “Yine 21 Mart’taki çaÄŸrımız doÄŸrultusunda Türk dünyasının ortak bayramı olan Nevruz’a iliÅŸkin anma ve kutlama etkinlikleri düzenlenmesi yönünde anlayış birliÄŸine vardık. Zirve marjında Nobel ödüllü bilim insanımız Profesör Doktor Aziz Sancar’a Türk dünyasının birliÄŸine yapılan katkılara iliÅŸkin Ali Åžir Nevai Ödülü’nü de tevdi ettik.” dedi.
ErdoÄŸan, muhataplarıyla yaptığı ikili görüşmelerde gündemdeki konuları ele aldıklarını belirterek, “TeÅŸkilatımız her geçen gün artan uluslararası itibarı ve giderek çeÅŸitlenen iÅŸbirliÄŸi alanlarıyla tüm dünya için gurur kaynağı haline gelmiÅŸtir. Aile meclisimiz bünyesindeki kapsamlı iÅŸbirliÄŸimizi daha da geliÅŸtirmek için tüm kurum ve kuruluÅŸlarımızla çaba sarf etmeyi sürdüreceÄŸiz. Bu düşüncelerle istiÅŸare ve temaslarımızın dost ve kardeÅŸ ülkelerimize hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Bir gazetecinin, “Macaristan’ın Avrupa BirliÄŸi üyesi olması ve Türk Devletleri TeÅŸkilatı’nda gözlemci statüsünde olması birlikte düşünüldüğünde, hem Macaristan hem de Türkiye baÄŸlamında her iki ülkenin de iliÅŸkilerinin daha da verimli hale gelmesi için neler yapılabilir?” sorusuna ErdoÄŸan, ÅŸu yanıtı verdi:
“Macaristan’la köklü bir dostluÄŸa sahibiz ve yakın iÅŸbirliÄŸi halindeyiz. Macaristan BaÅŸbakanı Sayın Orban’la da çok iyi iliÅŸkilerimiz var. Son yıllarda attığımız adımlarla Türkiye-Macaristan arasındaki baÄŸları kuvvetlendirme yolunda önemli mesafe aldık. Lider diplomasisi baÄŸlamında iliÅŸkilerimiz pozitif yönde ilerliyor. Avrupa BirliÄŸi üyesi olan Macaristan’ın teÅŸkilatımızın gözlemci üyesi olması, TeÅŸkilatımız açısından bir zenginlik. İlk defa bir gözlemci üye ülkede böyle bir toplantı yapılıyor, bu çok çok önemli. Türk Devletleri TeÅŸkilatı çatısı altında Macaristan’la birlikte bulunmaktan bizler de çok mutluyuz. Atılacak adımlarla, Türkiye-Macaristan arasındaki bu dayanışmanın güçlenerek devamı, inanıyorum ki bizi çok daha farklı bir yere taşıyacaktır. Türkiye’nin Avrupa BirliÄŸi üyeliÄŸi yolunda en önemli destekçilerinden biri de Macaristan. Ülkelerimiz arasındaki yakın iliÅŸkilerin daha da çeÅŸitlendirilmesi için yoÄŸun çaba harcıyoruz. Åžu anda mesela hayvancılıkta Macaristan ciddi bir sıçrama yapıyor. Macaristan’ın ovaları, yaylakları çok verimli. Macaristan ile NATO’da da beraberiz, savunma sanayisi alanındaki iÅŸbirliÄŸimizi somut projelerle derinleÅŸtiriyoruz ve bunda kararlıyız. Enerji, tarım, savunma sanayi, küçük ve orta ölçekli iÅŸletmeler konularında anlaÅŸmalarımız mevcut, bu anlaÅŸmaları daha da ileriye taşıyacak kararlığımız var.”
“Terörsüz Türkiye’nin ülkemizi nasıl ÅŸaha kaldıracağını biliyoruz”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, terör örgütü PKK’nın silah bırakması için tarihin netleÅŸip netleÅŸmediÄŸi, “Terörsüz Türkiye” sürecinde nasıl bir yol haritası izleneceÄŸi ve sürece iliÅŸkin duygularının sorulması üzerine ÅŸunları kaydetti:
“Bu sorun ortaya çıktığında doÄŸan bebekler bugün 40 yaşın üzerinde. Birkaç nesil bu sorunun içine doÄŸdu ve uzun yıllar boyunca çözümsüz kaldı. Biz ilk andan itibaren samimiyetle, çözüm perspektifi ile meseleye yaklaÅŸtık. Çünkü Terörsüz Türkiye’nin ülkemizi nasıl ÅŸaha kaldıracağını biliyoruz. Evlatlarımıza bırakacağımız en önemli miras Terörsüz Türkiye olacak. Yıllarca süren acıların, kayıpların ve mücadelelerin ardından bu noktaya gelmek, gerçekten umut verici. Åžehit cenazelerinde hissettiÄŸim tarifsiz acıların, yüreklerimizi daÄŸlayan terör eylemlerinin gölgesinde, bugün bu baÅŸarıyı görmek benim için tarifsiz bir gurur kaynağı. Terörle mücadelenin kahramanları, güvenlik güçlerimizle gurur duyuyorum, ÅŸehit ailelerimizin metanetleriyle iftihar ediyorum. Her bir acının, her bir kaybın ardında güçlü bir dayanışma, sabır, dirayet ve kararlılık yatıyor. Diyarbakır Anneleri’ni bir kenara koyamayız. Diyarbakır Annelerini ihmal edemeyiz.
Diyarbakır Anneleri’nin artık gözü yaÅŸlı deÄŸil, onlar da artık mutluluÄŸu tatsınlar, yaÅŸasınlar istiyoruz. Yakında anneler evlatlarıyla kucaklaÅŸacaklar. Bu müjdeleri de alacağımıza inanıyorum. Bu konuları rahmetli Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan ziyaretimize geldikleri zaman kendileriyle görüşmüştük. Milli İstihbarat TeÅŸkilatımız, diÄŸer kurumlarımızla iÅŸbirliÄŸi içinde, Terörsüz Türkiye ile ilgili çalışmaları kontrollü bir ÅŸekilde devam ettiriyor. BaÅŸbakanlığım döneminde ben silahların gömülmesinden bahsetmiÅŸtim. Åžimdi gelinen noktada bu ifade silahların bırakılmasına ve teslimine döndü. Bu adımlar atıldığında ÅŸehitlerimiz de inÅŸallah huzura kavuÅŸur. DiÄŸer taraftan, silah vesayetinden kurtuldukça DEM Parti de siyasi mücadelesini çok daha farklı bir ÅŸekilde sürdürme fırsatını yakalıyor. Meclis’te 50’nin üzerinde milletvekilleri bulunuyor. Siyaseti çok daha güçlü bir ÅŸekilde sürdürebilmesi DEM’e yeni avantajlar saÄŸlayacaktır. DEM’in de yeni dönemde farkını ortaya koyması hem kendi tabanları için hem ülkemiz için hayırlı olacaktır.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Türkiye’nin neden yeni bir anayasaya ihtiyacı vardır? Siz 1924 Anayasası’ndan 101 yıl sonra Türkiye’nin ikinci sivil anayasasını yapmak için Meclis’te ve toplumda bir mutabakat olduÄŸunu düşünüyor musunuz?” sorusuna, “Türkiye deÄŸiÅŸiyor, dünya deÄŸiÅŸiyor. Yeni bir çaÄŸda yaşıyoruz, daha yeni bir çaÄŸa doÄŸru ilerliyoruz. Bu kadar hızlı deÄŸiÅŸen dünyada, eski Türkiye’nin üstelik de darbenin ÅŸartlarında hazırlanmış, ne kadar deÄŸiÅŸiklik yapılırsa yapılsın darbeci zihniyetin satırlarında gezindiÄŸi bir anayasa ile bir yere varmak mümkün müdür? Darbecilerin yazdığı anayasa ile toplumu birleÅŸtirmenin ne kadar zor olduÄŸunu 40 yıldır yaÅŸayarak görmüyor muyuz? Bugün yaÅŸadığımız birçok sorunun temelinde darbe anayasasının olduÄŸunu bilmeyen var mı?” yanıtını verdi.
Siyasi hayatı boyunca Türkiye’nin sivil, demokratik ve özgürlükçü bir anayasaya ihtiyacı olduÄŸunu dile getirdiÄŸini, bugün de aynı noktada olduÄŸunu dile getiren ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Artık darbecilerin yazdığı, darbecilerin ortaya koyduÄŸu bir anayasayla Türkiye geleceÄŸe yürüyemez. Artık darbecilerin deÄŸil, sivillerin ortaya koyduÄŸu bir anayasaya ihtiyacımız var. Bunun için de AK Parti olarak biz bir çalışma yapıyoruz. Bununla ilgili bazı arkadaÅŸlarımıza görevler de verdik. Bütün mesele, acaba Cumhuriyet Halk Partisi de bizlerle ortak, müşterek bir sivil anayasa yapma yolculuÄŸuna çıkar mı? Önemli olan bu. Diyoruz ki gelin el ele verelim. Komisyonlarımızı kuralım ve bu komisyonlarla beraber sivil anayasayı bir an önce oluÅŸturalım ve milletimize takdim edelim. Hem milli olsun hem yerli olsun. Böyle bir anayasayı inÅŸallah Türkiye görsün, yaÅŸasın. Olmaması için hiçbir sebep yok.”
“İlk dört madde ile ilgili herhangi bir sorun yok”
“İlk dört madde ile ilgili herhangi bir sorun yok. Yani AK Parti olarak bizim böyle bir sorunumuz yok ve diÄŸer siyasi partilerin de hemen hemen birçoÄŸunun böyle bir sorunu yok” diyen ErdoÄŸan, ortada ilk dört madde ile ilgili bir sorun olmadığına göre, sadece yol haritasının belirleneceÄŸini söyledi.
Süratle heyetlerin oluşturulabileceğini ifade eden Erdoğan, Başbakanlığı döneminde böyle bir çalışmanın yapıldığını, yine yapabileceğini ve fazla vakit almayacağını kaydetti.
ErdoÄŸan, “Yeni anayasayı kendimiz için deÄŸil, ülkemiz için istiyoruz. Benim tekrar seçilme veya tekrar aday olma gibi bir derdim yok. Atacağımız adımlarla ülkemizin itibarını nasıl yükseltiriz, derdimiz bu. Åžu anda artık Türkiye’nin milli geliri hamdolsun güçlü bir konuma ulaÅŸtı. Göreve geldiÄŸimizde rakamlar neydi, ÅŸu anda rakamlar nerede? İhracata bakıyorsun, ihracatta hamdolsun 265-270 milyar dolar seviyelerini yakaladık. Öbür tarafta kiÅŸi başı milli gelirimiz o yıllara göre tavan yapmaya baÅŸladı. Rezervimiz de tırmanmaya baÅŸladı. Döviz rezervi noktasında ÅŸu anda hazinemiz güçlü.” diye konuÅŸtu.
“Geç de olsa Avrupa ülkelerinde İsrail’e karşı bir aydınlanma yaÅŸanıyor”
“20 aydır İsrail’in Gazze’deki soykırımı karşısında üç maymunu oynayan bir Batı var. Gerçi son zamanlarda biraz kıpırdanma söz konusu. Bunca insan öldü, kılını kıpırdatmadılar. Bu açmazları nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, bu açmazların dünyanın açmazları olduÄŸunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gazze meselesi sadece bir insani kriz deÄŸil, aynı zamanda uluslararası sistemin samimiyet sınavı oldu. Batılı kuruluÅŸlar maalesef Gazze sınavından geçebilmiÅŸ deÄŸildir. İnsan hakları, uluslararası hukuk ile ilgili kurdukları bütün cümleleri İsrail zulmü karşısındaki suskunlukları ile boÅŸa çıkartmışlardır. Düşünün bebeklerin kurÅŸunlarla, bombalarla ve ÅŸimdi de açlıktan öldüğü bir dünyada susulur mu? Gazze’deki zulme sessiz kalmak, oradan yükselen çığlıklara kulak tıkamaktan büyük körlük ve sağırlık olabilir mi? Tarih, Gazze sınavından geçemeyenleri yargılayacaktır. Türkiye olarak, insanlığın, insan onurunun yanında yer aldık, almaya devam edeceÄŸiz. İmkanlarımızı geliÅŸtirerek, elimizden gelen her ÅŸeyi yaparak bölgeye gıda yardımını sürdüreceÄŸiz. Gazze’ye insani yardımların giriÅŸini engelleyen İsrail, küresel düzeyde gittikçe yalnızlaşıyor. Geç de olsa Avrupa ülkelerinde İsrail’e karşı bir aydınlanma, hareketlilik yaÅŸanıyor. Bizim tek derdimiz Gazze’deki, Filistin’deki bu geliÅŸmeleri süratle olumlu bir ÅŸekle dönüştürmektir.”
“PKK’nın silah bırakma ve fesih süreci örgütün Suriye kolunu da kapsamakta”
“ABD BaÅŸkanı Donald Trump ile Körfez turunun ilk ayağı olan Riyad’da çevrim içi görüşme yaptınız. Sonrasında da Suriye ile ilgili yaptırımların kaldırılması kararı çıktı. Burada Donald Trump size atıfta bulunmuÅŸtu. Avrupa BirliÄŸi de peÅŸi sıra aynı yolu izleyeceÄŸini duyurdu. Bir de YPG meselesi var, terörle baÄŸlantı ve silah bırakmayla ilgili Suriye yönetimiyle yapılan bir anlaÅŸma var. Son zamanlarda MİT BaÅŸkanının Suriye CumhurbaÅŸkanı Ahmed Åžara ile temaslarının arttığını görüyoruz. Suriye ayağında bir sıkıntı var mı?” sorusuna karşılık ErdoÄŸan, Trump’la telefon görüşmelerinde çok odaklı olarak Suriye’deki yaptırımların kaldırılması konusuna deÄŸindiklerini vurguladı.
Daha sonra Trump’ın Riyad’a gittiÄŸinde, Suriye CumhurbaÅŸkanı Ahmet Åžara’nın oraya gelmesinin söz konusu olduÄŸunu dile getiren ErdoÄŸan, oradaki toplantıya çevrim içi katıldığını, oluÅŸturulan vizyonun dışiÅŸleri bakanlarının yaptıkları görüşmeler neticesinde hayata geçirildiÄŸini aktardı.
ErdoÄŸan, ABD’nin deklarasyonundan sonra Avrupa BirliÄŸi DışiÅŸleri Bakanları Konseyi’nin de bir karar aldığını anımsatarak, “Onlar da yaptırımlarını kaldırdıklarını ilan ettiler. Bunlar, Suriye’nin bölgede istikrara kavuÅŸması için fevkalade önemli adımlar. Yürüttüğümüz yapıcı diplomasinin, çok katmanlı diplomasinin nasıl sonuç ürettiÄŸini de gösteriyor. Riyad Zirvesi, ülkemizin bu tür kritik süreçlerde ne denli katkısı aranan bir aktör olduÄŸunu bir kez daha göstermiÅŸtir.” dedi.
YPG konusunun birkaç bileÅŸeninin bulunduÄŸunu, bunlardan birinin YPG’nin uzun zamandır elinde tuttuÄŸu DEAÅž tutukluları meselesi olduÄŸunu anlatan ErdoÄŸan, Amerikalılarla, Suriye yönetimiyle ve Irak yönetimiyle oluÅŸturulan bir komite olduÄŸunu, bunlarla bir araya gelerek, “DEAÅž’lı tutuklular ve kampta yaÅŸayan siviller, özellikle kadın ve çocuklara ne olacak?” konusunun ele alındığını bildirdi.
Onlarla ilgili ayrıntılı bir çalışmanın devam ettiÄŸine dikkati çeken ErdoÄŸan, “DiÄŸer taraftan bir baÅŸka konu da YPG, Türkiye’de yapılan çaÄŸrıya mı cevap verecek? Yoksa Åžam’da yapılan 8 Mart mutabakatına mı sadık kalacak? Yoksa her ikisini beraber mi yapacak? PKK’nın silah bırakma ve fesih süreci örgütün Suriye kolunu da kapsamaktadır. 8 Mart’taki mutabakatın Ankara’dan gelen çaÄŸrıyla, İran’dan gelen çaÄŸrıyla daha çok desteklendiÄŸini düşünüyoruz. Onlar da ÅŸu anda böyle bir geçiÅŸ ve arayış içerisindeler. Önümüzdeki günlerin çok kritik olduÄŸunu deÄŸerlendiriyoruz. İlgili kurumlarımız muhataplarıyla bütün silahlı grupların Suriye ordusuna dahil olma sürecini izliyor.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
“Özellikle YPG ile ilgili konuyu çok ama çok yakından takip ediyoruz. Åžam yönetiminin bu konudan dikkatini ayırmaması önemli” ifadesini kullanan ErdoÄŸan, “Çünkü ÅŸu anda konuÅŸmaları gereken çok konu var. Onları bu konuya odaklandırmaya çalışıyoruz. Kamplar meselesinde Irak’ın odaklanması lazım. Özellikle El Hol kampındaki kadın ve çocukların büyük çoÄŸunluÄŸu Irak ve Suriye’ye ait. Onlar kendilerine düşeni almalılar. Bunlar çözüldükçe YPG’nin önemi azalacak ve entegrasyonu daha kolay olacak.” görüşünü paylaÅŸtı.
“Türkiye’yi böyle bir badirenin içerisine sokmayız”
“Cumhuriyet Halk Partisi Genel BaÅŸkanı Özgür Özel’in ‘Meclis’te boÅŸ sandalye sayısının 30’a yaklaÅŸması durumunda anayasal çerçevede ara seçim kaçınılmaz olur’ ÅŸeklindeki bir çıkışı vardı. Her ne kadar kendileri ‘milletvekillerini istifa ettirme planımız yok’ dese de bu açıklama sizce erken seçim tartışmalarını yeniden alevlendirdi mi? Siz bu çıkışı nasıl deÄŸerlendirirsiniz? Aynı zamanda muhalefetin Meclis üzerinden bir erken seçim stratejisi geliÅŸtirmesi sizce ne kadar doÄŸru? Bu hamlenin siyasi bir karşılığı olur mu?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, CHP’nin, milletin verdiÄŸi ödevi yerine getirmek gibi bir niyetinin hiç olmadığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“Her seçim sonrası, onlar açısından bakarsak her yenilgi sonrası, aradan bir zaman geçtikten sonra erken seçim borazanını öttürmeye baÅŸlıyorlar. Fakat CHP budur. Hatırlayın, CHP’nin erken seçim olayı yeni bir tez deÄŸil. Yatıyorlar kalkıyorlar ‘erken seçim’ diyorlar. Yani erken seçim olduÄŸu zaman ne olacak? Bunlar iktidara mı gelecekler? Åžu anda elindeki boÅŸ veya dolu sandalye sana yeter. Tepe tepe kullan. Erken seçim hesaplarıyla heba ettikleri vakitleri, millete hizmete harcasalar, belki milletin gönlüne girebilmenin bir yolunu bulabilirler. Kaldı ki Özgür Bey’in anlattığı erken seçim deÄŸil baÅŸka bir konu. Buna erken seçim denmez. Buna ara seçim denir. İkisini birbirine karıştırmamak gerekir. Dahası ÅŸu anda TBMM’deki tabloya bakıldığında ara seçimi gerektiren bir durum da yoktur. Millet, bundan 2 sene önce vekilleri 5 yıl görev yapsınlar diye Meclis’e göndermiÅŸtir. DiÄŸer yandan Sayın Özel’in anladığı manada erken seçimi bugüne kadar çok dillendirdiler. Türkiye’yi böyle bir badirenin içerisine sokmayız, sokamayız, buna gerek de yok. Türkiye ÅŸu anda tarihinin en istikrarlı, güçlü zamanlarını yaşıyor. Tam bir birliktelik ruhuyla terörü bitirmenin arifesindeyiz. Enflasyona karşı topyekun mücadeleyi baÅŸarıyla yürütüyoruz. Dış politikada hamdolsun yıldızımız giderek parlıyor. Cumhur İttifakı olarak birilerinin keyfi için bunların zarar görmesine müsaade etmeyiz.”
ErdoÄŸan’a ABD’de yayın yapan Newsweek dergisindeki “CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan dünyanın en güçlü adamlarından biri ve Trump’ın müttefiki” baÅŸlıklı makalede yer alan “ErdoÄŸan birçok cephede kilit aktör, küresel diplomasideki güçlü adımlarıyla küresel bir lidere dönüştü. Trump, Türkiye’ye muhtaç” yazısı hatırlatılarak, “Bu makalenin yayımlandığı gün, CHP lideri Özgür Özel’in de size yönelik bir açıklaması oldu. Özel sizin için ‘yerel diktatör’ dedi. Hem bu Newsweek’in makalesini hem de Özel’in açıklamasını nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?” sorusu yöneltildi.
Türkiye’nin güçlendiÄŸini, güçlendikçe de etkinliÄŸinin arttığını belirten ErdoÄŸan, bu deÄŸerlendirmelerin Türkiye’nin uluslararası arenadaki stratejik önemini ortaya koyduÄŸunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Gelinen nokta, kuÅŸkusuz siyasetteki istikrarın neticesi. 23 yılda ülkemizin ekonomi, siyaset, dış politika, ulaşım ve saÄŸlık gibi alanlarda nereden nereye geldiÄŸini hepimiz görüyoruz. Biz Türkiye’yi güçlendirmeye devam edeceÄŸiz. İleriye doÄŸru attığımız her adım ülkemizin de bizim de sözümüzü kuvvetlendiriyor. Sadece Sayın Trump ile deÄŸil birçok liderle iyi iliÅŸkiler kurduk. Belki bir Amerika seyahatim olabilir. Sayın Trump’la yüz yüze görüşmemizi orada yapma ÅŸansımız olur diye düşünüyorum. Türkiye-Amerika iliÅŸkileri birilerinin zannettiÄŸi gibi önemsiz deÄŸildir. Sayın Trump’ın Türkiye’ye bakışı çok olumlu. Bizim onlara bakışımız da aynı ÅŸekilde. Karşılıklı saygı ve samimiyete dayalı güçlü bir iliÅŸkimiz var. DiÄŸer konuya gelince biz bunları nazarıdikkate almıyoruz, çünkü milletimiz, kimin ne yaptığını ve kimin ne söylediÄŸini çok iyi biliyor.”
“Milletimize verdiÄŸimiz sözü namus borcu kabul eden bir hareketiz”
Bir gazetecinin “Karadeniz’de uzun bir aradan sonra bir doÄŸal gaz keÅŸfi yapıldı ve doÄŸal gaz faturasının yüzde 65’i de devlet tarafından sübvanse ediliyor. DiÄŸer taraftan da doÄŸal gaz keÅŸfini itibarsızlaÅŸtırmaya çalışan CHP’li bazı milletvekilleri ve CHP medyasını gördük. Bazı argümanlar geliÅŸtirdiler ve bu argümanlarla doÄŸal gaz keÅŸfini itibarsızlaÅŸtırmaya çalıştılar. Yine İstanbul’da da suya son 6 yılda yüzde 1065 oranında zam yapıldı. Muhalefet, doÄŸal gaz keÅŸfini ve devletin sübvanse ettiÄŸi bu faturaları itibarsızlaÅŸtırmaya çalışırken kendi belediyelerinin yönetiminde son 6 yılda suya yüzde 1065 oranında zam yaptıklarını gördük. Bu tabloyu nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, ÅŸu yanıtı verdi:
“Bunlar milleti kandırmayı adet haline getirdi. Millete seçim öncesi suyu bedava verecekleri vadedip, seçim sonrası zam üzerine zam yapıyorlar. GeçmiÅŸte altın, traktör vadederek oy almaya çalışan, sonra bu sözleri sorulunca ‘çarpıcı olsun diye söyledik’ diyen Sayın Özel deÄŸil miydi? Biz milletimize ne vadettiysek onu yaptık. Yapamayacağımızı da vadetmedik. Biz söz vermenin sorumluluÄŸunu idrak eden ve milletimize verdiÄŸimiz sözü namus borcu kabul eden bir hareketiz. Allah bizi hiç mahcup etmedi.”
Enerji alanında devrim niteliÄŸinde adımlar attıklarını, Türkiye’nin her alanda olduÄŸu gibi enerjide de bağımsızlığını kazanması için mücadele verdiklerini belirten ErdoÄŸan, bu alanda çok ciddi yatırımlar yaptıklarını bildirdi.
Bir yandan ülkenin enerji köprüsü olma özelliÄŸini güçlendirmeye çalışırken, diÄŸer taraftan da enerji kaynaklarını çeÅŸitlendirmek ve Türkiye’yi enerji alanında kendi ihtiyacını karşılayacak seviyeye ulaÅŸtırmak için çaba gösterdiklerini aktaran ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Akkuyu Nükleer Enerji Santrali ile ülkemizi farklı bir lige taşıdık. Sakarya Gaz Sahası’ndaki keÅŸfimiz milletimiz için bir dönüm noktası oldu. Biz diyoruz ki süratle daha fazla doÄŸal gaz çıkaralım da buradan vatandaşımıza daha ucuz ÅŸartlarda doÄŸal gazı verelim. Bunu da baÅŸaracağız. Åžimdi sismik araÅŸtırma ve sondajlar için yeni gemiler alıyoruz. Bu aldığımız sismik sondaj gemileriyle sadece Karadeniz deÄŸil, dünyanın deÄŸiÅŸik yerlerinde araÅŸtırmalar yapacağız. ÖrneÄŸin ÅŸu anda Oruç Reis nerede? Somali’de. Somali’de çalışmalarımız devam ediyor. Biz bunlarla da kalmayı düşünmüyoruz. Daha nerelere açılabiliriz, bunun arayışı içindeyiz. Elinde sismik araÅŸtırma, sondaj yapabilen bu tür gemileri olmayan bir Türkiye’den, ÅŸu anda hamdolsun bu tür çalışmaları yapabilen 6-7 gemiye sahip bir Türkiye’ye ulaÅŸtık. Muhalefet ne kadar karamsarlık yayarsa yaysın, biz milletimizle yol yürüyor, onlara hep doÄŸruları söylüyoruz. CHP’nin görevi maalesef her ne olursa olsun eleÅŸtirmek, bizim görevimiz ise her ÅŸartta milletimize hakkıyla hizmet etmek.”
“Finansal istikrar ve büyüme dinamiklerine çok dikkat ediyoruz”
“Daha önce Kredi Garanti Fonu üzerinden KOBİ’ler baÅŸta olmak üzere krediye eriÅŸim konusunda özellikle nefesi kesilenlere doÄŸrudan bir destek paketi açıklamıştınız. İhracatçı bakımından da zaman zaman bunun yetersiz kaldığı ÅŸeklinde eleÅŸtiriler ya da yakınmalarla birlikte Eximbank limitlerini de arttırmıştınız. Dolayısıyla bir bütün olarak bakıldığında görece reel sektörün desteklenmesine iliÅŸkin hem Eximbank hem Kredi Garanti Fonu yönüyle birtakım adımlar atmayı düşünüyor musunuz?” sorusuna ErdoÄŸan, “Ekonomi programımızı kararlılıkla uyguluyoruz. Enflasyonda düşüş dikkat çekici biçimde görülüyor. Bu bir süreç ve devam ediyor.” yanıtını verdi.
Kredi Garanti Fonu’nu önemsediÄŸini vurgulayan ErdoÄŸan, “Yani bu noktada adım atıp, Kredi Garanti Fonu’ndan tulumbaya suyu dökmekte fayda var ki hareketlensin. İnÅŸallah yeni dönemde çok daha farklı bir adımı atacağız. Bu konuyla ilgili olarak da ilgili arkadaÅŸlarımıza gerekli uyarıları da yaptım. Åžu anda bunun hazırlığı içerisindeyiz. Bu adımı atmaya mecburuz.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ekonomide uyguladıkları reçetenin olumlu sonuçlar vermesinin doÄŸru yolda olduklarını gösterdiÄŸini vurgulayarak, “Enflasyondaki düşüş öngörülebilirliÄŸi artırıyor. Son 40 ayın en düşük seviyesini gördük. Bu geliÅŸmeler yurt içinde beklentilerin iyileÅŸmesini saÄŸlarken dış finansmana eriÅŸim açısından Türkiye’nin kredi notuna olumlu yansıyor. Bu olumlu tablonun devamı için fiyat istikrarına olduÄŸu kadar finansal istikrar ve büyüme dinamiklerine de çok dikkat ediyoruz.” diye konuÅŸtu.
Kaynak: AA
