MHP Genel BaÅŸkanı Bahçeli: İsrail, İran’a saldırarak Gazze soykırımını perdelemek istemiÅŸtir
MHP Genel Başkanı Bahçeli İsrail, İran'a saldırarak Gazze soykırımını perdelemek istemiştir
MHP Genel BaÅŸkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda “İsrail, İran’a saldırarak Gazze soykırımını perdelemek istemiÅŸ, ‘Terörsüz Türkiye’nin tekerine çomak sokmaya tertip etmiÅŸtir.” açıklamasında bulundu.
Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuÅŸmada, zorunlu hallerden dolayı grup toplantılarına bir süre ara verdiklerini hatırlattı. Yeniden bir arada olduklarına iÅŸaret eden Bahçeli, kavuÅŸmanın tarifsiz duygularıyla dolup taÅŸtıklarını söyledi.
Mevlana’nın “Herkes ayrılıktan konuÅŸtu, ben vuslattan” sözlerini anımsatan Bahçeli, “vuslatın gönüllerin muradına ermesi, ruhların birbirine kanat çırpması, hasret kuraklığının beraberliÄŸin keremiyle sonlanması olduÄŸunu” dile getirdi. Bahçeli, “Ne mutlu bizlere, aziz Türk milletine, iÅŸte ayaktayız, iÅŸte buradayız. 28 Ocak 2025 tarihinden sonra gerçekleÅŸtirdiÄŸimiz ilk grup toplantımızla kaldığımız yerden yolumuza coÅŸkuyla devam ediyoruz.” diye konuÅŸtu.
Ziya Gökalp’in “Tarih gösteriyor ki muvaffakiyet daima doÄŸrunun mükafatıdır.” sözüne iÅŸaret eden Bahçeli, fikirlerinin, hedeflerinin, mücadelelerinin, taraflarının, tavırlarının doÄŸru, varlıklarının ise dosdoÄŸru olduÄŸunu söyledi.
Kapalı devre siyasetin sınırlarını aşmak, çevrimiçi söylemlerin alanını genele yaymak istediklerini belirten Bahçeli, kapılarını örtüp perdeleri indiremeyeceklerini söyledi. Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“BaÅŸkasının yangınıyla kendi evimizi ısıtamayız. Göze batmaktan ziyade gönülde kalmanın arayışındayız. Huzurlu Türkiye’nin ardındayız. Süper güç Türkiye’nin amacındayız. Türkiye Yüzyılı’nı inÅŸa ve ihya etmenin arzusundayız. Milli birlik ve dayanışmamızı güçlendirmenin çabasındayız. Terörsüz Türkiye’ye ulaÅŸmanın azim ve kararlılığındayız. Ülkemizin güvenliÄŸi tehlikeye düşerse ‘Kim benim önüme düşecek’ sorusunun cevabını iyi biliyoruz. Milletimin bekası tehdit altına girerse kimin milli kimliÄŸin, huzurun, barışın güvencesi olacağını iyi biliyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın milletimizin aradığı bu soruların cevapları konusunda doÄŸrudan güvendiÄŸi yegane adres olduÄŸunun sonuna kadar da bilincindeyiz. Çünkü milletimizin çarpan nabzını her ÅŸeyimizle hissediyoruz.”

“Siyasetimizi yalnızca bekamıza yönelik alarmın düğmelerine basmak olarak yorumlamıyoruz”
MHP Genel Başkanı Bahçeli, milletin sesine kulak vermenin, bu sesi şuurla duyup hissetmenin her şeyden evvel zamanlar üstü erdem ve empati gerektirdiğini vurgulayarak, bunun yanında soylu bir tarihe bağlılık, millete mensubiyet kıvancının da hayati önem ve değerde olduğuna işaret etti.
“Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı, tıpkı bir zembereÄŸin saatte oynadığı fonksiyonu daha genel manada millet varlığını ilerletmek maksadıyla yerine getirecektir, sevindirici olanı da getirmektedir.” diyen Bahçeli, bu saÄŸlanabildiÄŸinde, tıkır tıkır iÅŸleyen bir insani ve hukuki düzenin biteviye iÅŸleyip duracağını söyledi. Buna önce yürekten inanmak gerektiÄŸini ifade eden Bahçeli, şöyle konuÅŸtu:
“Bu bir ütopya deÄŸildir. Bir kere baÅŸarmış olanın yeniden baÅŸarma ihtimalinin hiç yapmamış olana göre çok fazla olduÄŸunu biliyoruz. Hedefimiz, döneminin ÅŸartlarında benzerlerini ecdadımızın baÅŸardığı tarihi nizamın çaÄŸdaÅŸ bir yansımasıdır. Çünkü Büyük Atatürk’ün tanımladığı gibi ‘Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hep bir ırkın evlatları, hep aynı cevherin damarlarıdır.’ Yeter ki bu cevheri iÅŸleyecek ve ilerletecek siyaset ustalığına, akıl ve ahlak olgunluÄŸuna ulaÅŸabilsin. Biz, siyasetimizi boÅŸ hayaller üzerinden yapmıyoruz. Biz, siyasetimizi yalnızca bekamıza yönelik alarmın düğmelerine basmak olarak yorumlamıyoruz. Sebepleri sorgulamadan sonuçları eleÅŸtirmenin bir anlamı olmadığına inanıyoruz. Sebepler sabit kaldıkça sonuçların da aynı olacağını biliyoruz. Bu kesintisiz döngünün, sürekli ÅŸikayet edilen sonuçlardan baÅŸka bir akıbet oluÅŸturmayacağını yaÅŸayarak biliyoruz.”
Bahçeli, “siyaseti, iftihar ettiÄŸi Türk milletine hizmet için lütfedilen tarihi bir fırsatın tanımı” olarak nitelendirerek, “Bu fırsatı kullanmaya aday diÄŸer aktörlerle giriÅŸilen hizmet yarışında öne çıkma becerisidir. Ama özne her zaman ve her daim Türk milletidir. Onun olmadığı, ona deÄŸer verilmeyen, onun geleceÄŸini düşlemeyen siyaseti kabul etmedik, edemeyiz, etmeyeceÄŸiz. Bu nedenle diyoruz ki, ÅŸayet Türk milleti yoksa biz zaten olamayız. Bizim siyasi varlık nedenimiz bu büyük millet gerçeÄŸidir. Bizim mücadele alanımız da millet varlığının sürdürülebilmesidir. Bunun için mevzu bahis hedefimize ‘Millet-i ebed müddet’ diyoruz. Biz, o varsa ayaktayız, siyasetimiz de Türk milleti varsa hep var olacaktır. Kaldı ki varlık nedenimiz büyük Türk milletidir.”
“İstikbal ve istiklal haklarımızın kale duvarı olduÄŸunu gayet iyi biliyoruz”
Bahçeli, “siyaseti, muhalefet partilerinin yaptığı üzere yüreklerdeki güzel duyguları istismar maksadıyla icra etmediklerini, yalan ve fitne çarkını döndürmek olarak deÄŸerlendirmediklerini” ifade etti.
Siyaseti, bir şeyler yapıyor görünmek ve günü kurtarmak niyetiyle yerine getirmediklerini ve getirmeyeceklerini dile getiren Bahçeli, şunları kaydetti:
“Çünkü siyasetin birilerini koltukta tutmak için sergilenen tiyatro sahnesi olmadığının farkındayız. Çok ciddi bir iÅŸ olduÄŸunu, çok önemli sorumluluklar gerektirdiÄŸini, istikbal ve istiklal haklarımızın kale duvarı olduÄŸunu gayet iyi biliyoruz. Bütün samimi gayretlerimizin sonucunda bir milletin yeni yüzyıla doÄŸru yolculuÄŸu vardır. İnsanın refahı, mutluluÄŸu ve esenliÄŸi vardır. Bir ülkenin geleceÄŸi ve mukadderatı vardır. Bu muazzam mücadelenin arkasında ise üç hilale büyük bir tutkuyla baÄŸlanmış, mesaisini ve bütün ömrünü bu siyasete adamış, çoluk çocuÄŸunun rızkını partisiyle bölüşmüş, eli yüreÄŸinde, kulağı haberlerde, gözleri çakmak çakmak on binlerce dava arkadaşımın alın teri, emeÄŸi ve tertemiz hayalleri vardır. Bizim partimiz ve ittifakımız bu yüksek duyguların her gün yeniden kucaklaÅŸtığı, birbirleri üzerindeki hakları peÅŸinen helal edenlerin buluÅŸtuÄŸu, çıkarsız arkadaÅŸlığın, hesapsız dostluÄŸun, hasbi kardeÅŸliÄŸin, kutlu ve kutsal hedeflerin her ÅŸeyin üstünde tutulduÄŸu imanla harcı karılmış milli ve demokratik çatıdır.”
Bahçeli, Anadolu’nun eski çaÄŸlarda yeryüzüne hükümran olmak isteyen cihangirler için hedef topraklar haline geldiÄŸini bildiklerini dile getirerek, namusu, gücü ve onuru olan her millet gibi Türk milletinin de vatanına göz dikenlere karşı tek yürek olarak savunma baÅŸarısını bugüne kadar gösterdiÄŸine iÅŸaret etti. Bahçeli, “Barındığı yerlerde güvenliÄŸi saÄŸlandıkça, esenliÄŸi temin edildikçe, hürriyetine sahip oldukça sanayi, tarım, hayvancılık, zanaat gibi günlük hayatın gereklerinde de önemli mesafeler almıştır. Avrupa, Asya ve Afrika’nın kesiÅŸtiÄŸi kavÅŸaktaki bu coÄŸrafyanın, takdir edersiniz ki, bir varoluÅŸ, varoluÅŸunu koruma, yaÅŸatma ve sürdürme politiÄŸi oluÅŸmuÅŸtur. Bu politiÄŸin kurucu unsurları israf edilir veya ihanet ve ihmale kurban verilirse coÄŸrafyamızı vatan yapan muazzam ÅŸuur zamanla kaybolacaktır.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Bahçeli, Türkiye’nin nasıl yönetileceÄŸi, nasıl korunacağı, nasıl denge ve düzen saÄŸlanacağı, sorunlarının nasıl aşılacağı konusunda, asırların bilgeliÄŸine ve birikimine itibar edilmediÄŸi taktirde istikbalin zifiri bir karanlığa ve meçhul bir karmaÅŸaya hızla kayacağını söyledi.
Tedbir ve temkini elden bırakmamanın ÅŸart olduÄŸunu ifade eden Bahçeli, “Orta DoÄŸu’dan Balkanlar’a, Asya’dan Afrika’ya, Kafkaslar’dan Okyanus kıyılarına varıncaya kadar hep bir hesap, hep bir plan, hep bir istila ve ÅŸiddet senaryosu devredir. Bu kadar geniÅŸ bir coÄŸrafyada uyuÅŸukluÄŸun ve uyuklamanın sonucu erime ve esarettir.” diye konuÅŸtu.
Cepheleşmeleri diri tutmanın, siyasi ve ideolojik sertleşmeleri okşamanın mahsur ve maliyeti kahredici gelişmeleri tetikleyeceğini kaydeden Bahçeli, şöyle devam etti:
“Su uyusa bile düşman emeller canlıdır ve cüretkardır. Unutmayınız, tehdidin küçüğü büyüğü, tehlikenin önemlisi önemsizi olmaz, olamaz. Bugün hafife alınan bir alarm, küçümsenen bir provokasyon yarınlarda korkunç badireleri doÄŸuracaktır. Åžayet vatanımızda, Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti halinde bağımsız, baÄŸlantısız, bir ve bütün olarak yaÅŸamanın sonsuza kadar ÅŸeref yeminini tutacaksak, etrafımızdaki her sarsıntıya, her saldırganlığa, her kanlı oyuna karşı proaktif ÅŸekilde hazırlıklı ve dirayetli hareket etmek durumundayız.
‘Bize bir ÅŸey olmaz’ diyemeyiz. ‘Abartmaya gerek yok, kim saldıracakmış, bırakın bu masalları’ diyen müflis, müşrik ve münafık zihniyetlere itibar edemeyiz. Çünkü bizim öngörümüz tarih hafızamızda mahfuzdur. Çünkü bizim dersimiz ecdadımızın hatıralarıyla mahuttur. Önümüze bakarken geçmiÅŸimizin izinden yürüyüp yeni yüzyıla önayak olmakla mükellefiz. SaÄŸduyunun saf ışığı ve taze nefesi ne kadar gerekliyse, yeri ve zamanı geldiÄŸinde mukadderat namusunu muhafaza etmenin, milli güvenliÄŸi müdafaa onurunun ihtiyaç duyduÄŸu cesaret ve gözü karalık da o kadar gerçek ve gerekli bir davranış kalıbı mevkiinde somutlaÅŸacaktır. Kader gayrete meftundur. Gayretimiz milli gayemize yöneliktir.”
“İsrail’in İran’a saldırısı haksızdır ve barbarlıktır”
MHP lideri Bahçeli, Türkiye’nin muazzam jeopolitik mirasına dikkati çekerek, ÅŸunları kaydetti:
“Nasıl yönetebileceÄŸini öngörmüş ve öğrenmiÅŸ tecrübi devlet aklından, burada nasıl var olabileceÄŸini artık iyice kavramış milli alışkanlık ve milli kültürden, kimin dost kimin düşman, kimin maznun kimin mazlum, kimin hain kimin kahraman olduÄŸunu bilen yüksek ferasetten, bin yılın savaÅŸ, isyan, kan ve gözyaşıyla yoÄŸrulmuÅŸ ağır sonuçlarından, bu vatana yönelen tehditlere karşı birer birer kazandığımız zaferlerden, bin yılı her anıyla derinden yaÅŸamış ve hissetmiÅŸ olan insanımızın yüksek seciyesinden ve kuÅŸkusuz, tarih içinde yaÅŸanmış acı hatıralardan arta kalan derslerden tek tek damıtıp süzülerek çıkarılmıştır. Bu vatana yönelen tehditlere karşı birer birer kazandığımız zaferlerden, bin yılı her anıyla derinden yaÅŸamış ve hissetmiÅŸ olan insanımızın yüksek seciyesinden ve kuÅŸkusuz, tarih içinde yaÅŸanmış acı hatıralardan arta kalan derslerden tek tek damıtıp süzülerek çıkarılmıştır.”
Ziya PaÅŸa’nın “Pek çok müneccim gökyüzünde yıldız ararken, önlerinde kuyu olduÄŸunu görmezler” dizelerini hatırlatan Bahçeli, “Biz o kuyuları görüyoruz. Yalnızca görmekle kalmıyor, aynen Merhum Necip Fazıl Kısakürek’in söylediÄŸi gibi söylüyor ve şöyle sesleniyoruz; ‘Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak. Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak. Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden, çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden.'” diye konuÅŸtu.
Çatışma ve savaşların birbirine eklemlenerek küresel ve bölgesel temelde kaos düzenini ikmal ettiğini işaret eden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bundan da oldukça kaygı duyuyoruz. Öncelikle düşünmemiz gereken Türkiye’mizdir. İsrail’in İran’a saldırısı haksızdır ve barbarlıktır. 22 Haziran’da ABD’nin İran’ın sözde üç nükleer tesisini bombalamasıyla savaÅŸan ülkeler hattına aktif olarak girdiÄŸi açıktır. Buna karşılık İran misilleme üstüne misilleme yapmaktadır. Burada savaÅŸ muhabirlerine benzer ÅŸekilde silahlı saldırıları tek tek anlatacak ve sırayla açıklayacak deÄŸilim. Ancak yeni bir dünya savaşıyla ilgili tahmin ve kanaatlerin yoÄŸunlaÅŸmasından dolayı çok boyutlu krizlere seferberlik ruhuyla odaklanmanın ertelenmez bir mecburiyet olduÄŸunu düşünüyorum.
Tahran’a, BaÄŸdat’a, Åžam’a, ezcümle diÄŸer komÅŸu ülke baÅŸkentlerine atılan bombaların Ankara’ya etkisi olmayacağını iddia etmek için ya cahil ya da görevli bir iÅŸbirlikçi olmak kafidir. İsrail, İran’a saldırarak Gazze soykırımını perdelemek istemiÅŸ, Terörsüz Türkiye’nin tekerine çomak sokmayı tertip etmiÅŸ, korku uyandırarak komÅŸu coÄŸrafyaların siyonist-emperyalist kurguya göre yeni baÅŸtan tanzimini ve tasnifini planlamıştır. CoÄŸrafyaların bombalanarak silkelenmesi, altının üstüne getirilmesi barışçıl diyalogları köstekleyecek, huzur ve istikrar özlemlerini köreltecek, vekalet savaÅŸlarını kızıştıracak, sonu gelmeyen çalkantılar dönemini baÅŸlatacaktır.”
“BM aciz, atıl; dilim varmıyor söylemeye ama korkaktır”
MHP Genel BaÅŸkanı Bahçeli, “üçüncü dünya savaşının” çıkması halinde insanlığın ve dünya medeniyetinin kendi kendini yiyip bitiren, yakıp yok eden canavar bir organizma durumuna düşeceÄŸini söyleyerek, “Ne yazık ki, adaletsizliÄŸin kökleÅŸmesi, ahlaki iflas, manevi erime, insani felaket yer kürenin her köşesine nüfuz etmiÅŸ ve saltanat kurmuÅŸtur. Zora ve zorbalığa dayalı haksız güç kullanan mütehakkim ülkelerin suçu ve suçluyu, caniyi ve cinayeti kayıran subjektif hukuk dalaveresi, güçsüzlerin haysiyeti ve insan hakları üzerine katliam ÅŸantiyesi kurmuÅŸtur. Katliam makinesi, soykırım çetesi siyonist barbarlığın bugüne kadar durmayışı, insanlık adına ve uluslararası hukuk namına hiçbir tazyik, tenkit, telin ve telkine aldırmaması yalnızca bir utanç anıtı gibi karşımızda deÄŸil, azami ölçüde uyanık olmamızı gerektiren ibret verici bir saldırganlık ve haydutluk anarÅŸizmidir.” ifadesini kullandı.
İsrail tehdidinde tüm eÅŸiklerin aşıldığını, sözün hükmünün aşındığını dile getiren Bahçeli, “Otokontrolünü kaybeden sözde bir devlet, ÅŸiddetin bütün düğmelerine gözü kapalı halde basmaktadır.” dedi.
Bahçeli, İsrail’in, uluslararası hukukun evrensel ilkelerine göre devlet olma vasfından hızla koptuÄŸunu; bir cinayet aygıtına, bir ölüm mangasına, bir terör örgütüne dönüştüğünü vurgulayarak, “İsrail’in hiçbir yaptırım ve cezai takibata uÄŸramaması, alçaklığının, korkunç azgınlığının, hak ve hukuk tanımayışının baÅŸlıca motivasyonu ve moral deposudur. BirleÅŸmiÅŸ Milletler aciz, atıl; dilim varmıyor söylemeye ama korkaktır. BirleÅŸmiÅŸ Milletler Güvenlik Konseyi kahredici sessizliÄŸe ve tepkisizliÄŸe gömülü vaziyettedir.” diye konuÅŸtu.
Uluslararası toplumun derhal harekete geçmesi gerektiğine işaret eden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İslam ülkeleri üç maymunu oynamaktan vazgeçerek ahlaki tavrını ve tarafını erdemli ve eylemsel adımlarla berrak ÅŸekilde göstermeli, kolektif bir devreye girmelidir. Sorarım, bugün deÄŸilse ne zaman ümmet ve millet bilinci diriliÅŸ emaresi gösterecektir? Bu ne aymazlıktır? Bu ne yaman bir çeliÅŸkidir? Bu zulüm ve eÅŸkıya düzeni nereye kadar sürüp gidecektir? Siyonist-emperyalist vandallığın azı diÅŸini söküp atmaktan ödü patlayan bir özgüvensizliÄŸin ve hatta sinmiÅŸliÄŸin Ruzi MahÅŸer’de vereceÄŸi hesabı düşünen hiç yok mudur? Elbette böyle gidemez, akan kanlara hiçbir surette seyirci kalınamaz, insanlık ve İslam vicdanının heder ve helak olmasına daha fazla iradesiz durulamaz. BirleÅŸmiÅŸ Milletler derhal kuvvet kullanmalı, suçlular tarih ve adalet önünde cezalandırılmalıdır. Vakit kaybetmeksizin İsrail terör devletine karşı ortak bir direniÅŸ hattı kurulmalıdır.”
“CHP’nin durduÄŸu yer, Türk milletinin durduÄŸu yer deÄŸildir”
BirleÅŸmiÅŸ Milletlere, operasyonel askeri gücünü sahaya sürme çaÄŸrısında bulunan Bahçeli, “Bunu, bölge ve dünya barışı için acilen yapmalıdır. Sadece Orta DoÄŸu deÄŸil, dünyanın geneli bıçak sırtında, diken üstünde, belirsizliÄŸin kapsama alanındadır. Nitekim çok dikkatli olmamız gerekmektedir. MHP, hem içimizde hem de dışımızda barış havasının, barış kuÅŸağının egemen olmasını dilemektedir. İsrail’in Orta DoÄŸu’da tarihi bir hüsran ve hezimete mahkum olması kaçınılmazdır. Bu geliÅŸmeler ortadayken, CHP yönetiminin geliÅŸmeler karşısındaki ilkesiz, ilgisiz, ikircikli ve iltihaplı siyaseti gerçekten de endiÅŸe verici boyutlardadır.” ifadesini kullandı.
“Mahalle yanarken CHP’nin ısrarla havanda su dövmesi, kaçak güreÅŸmesi, polemik ve dedikodu deÄŸirmenine su taşıması ayıplı bir siyasetin ucuz numaralarından baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir” diyen Bahçeli, “Muhalefetin Türkiye’ye yabancılaÅŸması, milli birlik ve beraberliÄŸe en çok ihtiyaç duyulan dönemde hezeyan nöbetine girmesi, siyaset ve demokrasi hayatımız için ÅŸiddetli bir sancıdır. İsrail ve sırtını dayadığı ülkeler terörizmin ana sponsorudur. Bunu yok saymak demek, köleliÄŸe razı olmak, küfre diz çökmek, zillete yaka iliklemek demektir.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
MHP Genel BaÅŸkanı Bahçeli, CHP’nin durduÄŸu yerin, Türk milletinin durduÄŸu yer olmadığını ifade ederek, “CHP’nin baktığı yer Türkiye’nin milli hedefleriyle bir ve aynı deÄŸildir. En temel milli meselelerde uzlaÅŸmaya yanaÅŸmamak, düşman emellerinin vatanımıza ulaÅŸmasına aleni çanak tutmaktır. Muhalefetin omurgası kırık, çürük ve çöküktür. Omurgasız vücut cesetten ibarettir. Biz ceset olmaya deÄŸil, aziz milletimiz, cennet vatanımız ve geleceÄŸin Türk evlatları için dipdiri olmanın heyecanındayız.” dedi.
Tarihin sararmış ve solmuş yapraklarından araya araya bulup çıkardıkları nice acı veya parlak hatıranın ivmesiyle istikbalin yol haritasını çizmenin, istiklali ve milli varlığı canları pahasına korumanın derdinde ve peşinde olduklarını dile getiren Bahçeli, şunları kaydetti:
“Tarih, geçmiÅŸ olayların pul koleksiyonu yapar gibi toplanmasıyla sınırlı gösterilemez, takdim ve teÅŸhir edilemez. Kim ne yaparsa yapsın, hangi müfteriliÄŸe heves ederse etsin, hukukumuzu, düşünce ve ifade hürriyetini kimler çarpıtırsa çarpıtsın, iç cephemiz düşmeyecek, surda gedik açılamayacaktır. Bunun güvencesi Türk milletinin tarihi kucaklaÅŸması ve birbirine baÄŸlığıdır. Her partinin Türkiye’yi önceliÄŸine alması, yabancı baÅŸkentlerin gözüne ve kumandası altına girmek için ortam yoklamasından geri dönmesi herkesin çıkarınadır.”
Bahçeli, bir çaÄŸrısını tekrar etmek istediÄŸini söyleyerek, “Gün, birleÅŸme günüdür. Gün, dayanışma günüdür. Bu topraklara ‘Vatanım’ diyen herkes, bu insanlara ‘Milletim’ diyen herkes, ‘Bu bayrak benim’, ‘Bu ülke benim’ diyen herkes, biliniz ki, herkes eÅŸittir, Türkiye’dir.” sözlerini sarf etti.
Öte yandan Bahçeli’nin “Tanrı Türk’ü Korusun” ifadesinin bulunduÄŸu rozet ve yüzük taktığı görüldü.
Kaynak: AA
