Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörsüz bir geleceği inşa etmekte kararlıyız

Cumhurbaşkanı Erdoğan Terörsüz bir geleceği inşa etmekte kararlıyız

Cumhurbaşkanı Erdoğan Terörsüz bir geleceği inşa etmekte kararlıyız

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, Terörsüz Türkiye sürecine iliÅŸkin, “Yakında Meclis zemininde ilerlemenin yaÅŸandığına ÅŸahitlik edeceksiniz. Biz terörsüz bir geleceÄŸi inÅŸa etmekte kararlıyız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ziyaretinin ardından yurda dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

LefkoÅŸa’da 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlamalarına katılarak, Kıbrıs Türklerinin coÅŸkusunu ve sevincini bir kez daha paylaÅŸtıklarını dile getiren ErdoÄŸan, uluslararası anlaÅŸmalardan kaynaklanan hak ve yükümlülükler çerçevesinde 51 yıl önce gerçekleÅŸtirilen Kıbrıs Barış Harekatı’nın, “Enosis” hayalini suya düşürdüğünü belirtti.

Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Kıbrıs Türklerinin ve mücahitlerin desteÄŸiyle 1963’ten itibaren akan kan ve gözyaşına son vererek, Ada’ya barış ve huzur getirdiÄŸini anımsatan ErdoÄŸan, “Nitekim Ada’da yarım asırdır bir damla kan dökülmemiÅŸtir. Bu huzur ortamı Türkiye’nin kararlı desteÄŸiyle daha nice yıllar sürecektir. Kıbrıs Türkü de ilelebet kendi vatanında özgürce yaÅŸayacaktır.” diye konuÅŸtu.

Ziyaret kapsamında KKTC CumhurbaÅŸkanı Ersin Tatar ile de bir araya geldiÄŸini aktaran ErdoÄŸan, Türkiye’nin KKTC’ye olan desteÄŸini tekrar vurguladıklarını ifade etti.

“Kıbrıs Türkü’nün müreffeh bir geleceÄŸe doÄŸru attığı adımlarda yanlarında olmayı sürdüreceÄŸiz”

Türkiye’nin Kıbrıs’ta iki devletli çözüm vizyonunun arkasında durduÄŸunu, Ada’da iki ayrı halk ve iki ayrı devlet olduÄŸu gerçeÄŸini teyit ettiklerini anlatan ErdoÄŸan, ÅŸu deÄŸerlendirmelerde bulundu:

“Bu arada Kıbrıs Türkü kardeÅŸlerimizin refah içinde yaÅŸaması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz, sürdüreceÄŸiz. İktisadi ve mali iÅŸbirliÄŸi anlaÅŸmalarıyla KKTC, ihtiyaç duyduÄŸu her alanda desteklenmektedir. Bazı tesislerin açılış ve temel atma törenlerini, mayıs ayında hizmete sunulan Cumhuriyet YerleÅŸkesi’nde yaptık. Bunlardan temelini attığımız Yeni LefkoÅŸa Devlet Hastanesi inÅŸallah Ada’daki en büyük saÄŸlık yatırımlarından birini teÅŸkil edecek. Açılışını yaptığımız LefkoÅŸa Kuzey Çevre Yolu Köprülü KavÅŸağı ve 4,5 kilometrelik kesim sayesinde, toplam 21 kilometrelik projenin önemli kısmını tamamlamış olduk. Bir yıldan kısa sürede biten bu proje LefkoÅŸa’daki trafik yoÄŸunluÄŸunu azaltmakla kalmayıp Güzelyurt ve Lefke’nin, Ercan Uluslararası Havalimanı’na baÄŸlantısını da hızlandıracak. Bugün hizmete aldığımız Yeni MaraÅŸ SaÄŸlık Merkezi, 1000 metrekarelik kapalı alanda bölge halkımızın saÄŸlık hizmetlerine de eriÅŸimini kolaylaÅŸtıracaktır. Bugün de yine tanık olunduÄŸu üzere ana vatan ve garantör olarak Kıbrıs Türkü’nün müreffeh bir geleceÄŸe doÄŸru attığı adımlarda yanlarında olmayı sürdüreceÄŸiz.”

“Kıbrıs Türkleri bizim canımızdan bir parçadır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“KKTC’de kurulu iki siyasi parti, Yeni Kıbrıs ve BirleÅŸik Kıbrıs Partisinin yöneticileri, Rumların 1958’de Türkleri katlettikleri olayların yıl dönümünde Güney Kıbrıs’ta Rum Yönetimi liderini ziyaret ettiler. BirleÅŸmiÅŸ Milletler denetiminde nüfus sayımı yapılmasını, ekim seçimlerine uluslararası gözlemci getirilmesini, Türkiye’nin uluslararası kurumlara ÅŸikayet edilmesini istediler. Bu ziyareti nasıl karşıladınız? Rum Yönetimi Lideri, AB dönem baÅŸkanlığında sizi Güney’e davet edeceÄŸini söyledi. Böyle bir davet gelirse katılmayı düşünür müsünüz?” sorusuna ErdoÄŸan, “Benim Güney’e böyle bir ziyaret düşüncem söz konusu deÄŸil. Çünkü onlar nasıl KKTC’yi bir devlet olarak kabul etmiyorlarsa biz de Güney Kıbrıs’ı bir devlet olarak kabul etmiyoruz. Dolayısıyla benim kitabımda onlarla böyle bir görüşmenin yeri yok.” yanıtını verdi.

Bunların Kıbrıs Türk halkının iradesini yansıtmayan marjinal girişimler olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Kıbrıs Türkleri bizim canımızdan bir parçadır. Kimse, aramızdaki bu gönül bağını zedeleyemez, Kıbrıs Adası’na sadece barış için gitmiÅŸ olan Türkiye’nin kahraman evlatlarına ‘iÅŸgalci’ diyemez. Kıbrıs Türk halkı, anavatan Türkiye’nin garantörlüğünü ve Ada’daki meÅŸru varlığını tartışmaya açmaz bile. Tarihi gerçekler ve milli hafızamız ortadayken yapılan hainlik elbette Kıbrıs Türk halkı tarafından sandıkta cezalandırılacaktır. Rum tarafı ÅŸimdiye kadar çözüm istemediÄŸini defalarca gösterdi. Onlar eÅŸitlik ve adalet deÄŸil, Kıbrıs Türkü’nü kendi öz vatanında parya yapmak istiyorlar. Kimi ÅŸuursuzlar da buna açıkça çanak tutuyor. Kıbrıs’ta çözümün anahtarı iki devletli çözümdür, bundan da taviz yoktur. Türkiye’nin Kıbrıs politikası nettir, Kıbrıs Türk halkının egemen eÅŸitliÄŸini ve güvenliÄŸini garanti altına almayan hiçbir sürecin içinde olmayız.”

“CumhurbaÅŸkanı Ahmed Åžara, çok olumlu bir adım attı”

“Suriye’de gelinen nokta itibarıyla her ne kadar bir kırılganlık olsa da bir ateÅŸkes saÄŸlandı. Bunda Türkiye’nin çok ciddi katkılarının olduÄŸunu biliyoruz. Suriye CumhurbaÅŸkanı Ahmed Åžara, bu katkılarından ötürü Türkiye’ye teÅŸekkür etti. Bu süreçte neler oldu? Türkiye bu süreçte inisiyatif yürütürken neler yaÅŸandı? Bir de bundan sonrasına dönük beklentileriniz nelerdir?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, “Suriye CumhurbaÅŸkanı Ahmed Åžara, orada dik bir duruÅŸ sergilemiÅŸtir. Åžu ana kadar herhangi bir tavizi de söz konusu deÄŸil.” ifadelerini kullandı.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, İsrail’in sürekli tüm bölgeyi ateÅŸe atma gibi bir gayret içinde olduÄŸuna dikkati çekerek, bu gayret karşısında Suriye’nin bu duruÅŸuyla sürecin ihtiyatlı bir ÅŸekilde devam ettirildiÄŸinin altını çizdi.

Suriye’nin bölgeyi 2 bin 500 kadar askeriyle kontrol altına almasının söz konusu olduÄŸunu, son atılan adımlarla da kontrolün saÄŸlandığını belirten ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Böylece Güney’de bir hakimiyet tesis edilmiÅŸ durumda. Suriye halkı tüm kesimleriyle, geçmiÅŸte yaÅŸadıkları acılardan ders çıkartıp, bu oyunlara gelmeyi kesinlikle düşünmüyor. Burada Dürzilerle diÄŸer kesim arasındaki uzlaşıyı saÄŸlamış vaziyetteler. Suriye CumhurbaÅŸkanı Ahmed Åžara, burada bana göre çok olumlu bir adım attı. Kendisiyle yaptığım telefon görüşmesinde bu duruÅŸunu konuÅŸtuk. Kendisinden bizden talebi nedir, ne deÄŸildir bunları öğrendik. Kendilerine her türlü desteÄŸi vereceÄŸimizi de söyledik. DışiÅŸleri Bakanımız Hakan Fidan, ABD’nin Özel Temsilcisi ve DışiÅŸleri Bakanı ile sürekli görüşme halinde. Aynı ÅŸekilde MİT BaÅŸkanımız İbrahim Kalın ve Milli Savunma Bakanımız YaÅŸar Güler de muhataplarıyla görüşüyor.

Bölgede son olarak bu 2 bin 500 kiÅŸilik hafif silahla donatılmış gücün Süveyda’ya gitmesine izin verildi. İki gündür Amman’da toplantılar devam ediyordu. AÅŸiret reisleri, Ürdünlüler ve ABD Özel Temsilcisi bizimle sürekli temas halinde. Süveyda’nın etrafı çevrilmiÅŸ durumda. Birliklerin içeriye girip girmemesine izin vermeyle ilgili bir problem var. Åžu anda Dürzilerin malumunuz üç kolundan ikisi son derece uyumlu olduÄŸu halde, kollardan biri İsrail ile hareket ediyor. Bunlar bozgunculuktan vazgeçmiyor. Bu nedenle içeride zaman zaman çatışmalar devam edebiliyor. İçeriye polis giremiyor, asker giremiyor, ÅŸehrin etrafındalar. En azından dışarından unsurların gelmesini engellediler. Amman’daki devam eden müzakerelerde, sözünü ettiÄŸimiz o bir Dürzi fraksiyon hariç, taraflar gönüllü olarak ateÅŸkese uymaya ‘evet’ dediler.”

“İsrail’in bu istikrar projesini bozmasını dünyaya iyi anlatmak gerekiyor”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Suriye meselesinde aslında son derece yapıcı bir atmosfer oluÅŸtuÄŸuna dikkati çekerek, “Bütün bir araya gelemeyecek aktörler, Suriye konusunda bir araya gelirken İsrail’in bu istikrar projesini bozmasını dünyaya iyi anlatmak gerekiyor.” dedi.

Türkiye’nin bunu anlattığını vurgulayan ErdoÄŸan, “Amerikalılar özellikle bu meseleyi biraz daha sahiplenmeleri gerektiÄŸini anlıyorlar. Temel sorun tarafların birbiri arasında çatışma olması. Ama daha da büyük stratejik sorun, bu çatışmayı bahane ederek İsrail’in bölgeyi iÅŸgale kalkması. Zaten İsrail, bildiÄŸiniz gibi bölgede istikrar olmasını istemiyor. BütünleÅŸik bir Suriye’nin kendisi için iyi olmayacağını düşünüyor ve bu türden provokasyonlara devam ediyor.” diye konuÅŸtu.

“Terörsüz bir geleceÄŸi inÅŸa etmekte kararlıyız”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Terörsüz Türkiye hedefiyle çıkılan yolda ilk ciddi adım atıldı. Silahlar yakıldı. Bunun devamı gelecek mi? Nasıl gelecek? Terörsüz Türkiye sürecinde iÅŸler yolunda gidiyor mu? Bir de örgütün Suriye kolu PYD sürecin içine girme konusunda biraz direniyor mu? Bu konudaki düşünceniz nedir?” sorusuna iliÅŸkin ise Terörsüz Türkiye hedefine ulaÅŸmak için adımlar atmayı sürdürdüklerini belirtti.

Bu nihai hedef doğrultusunda ilerlemeye devam ettiklerinin, sürecin provokasyonlardan etkilenmemesi için de son derece dikkatli olduklarının altını çizen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Terörsüz Türkiye hedefimizi sekteye uÄŸratacak tüm sabotajlara ve yapılara karşı teyakkuz halindeyiz. Biliyorsunuz silah bırakma baÅŸladı. İlgili arkadaÅŸlarımız gerekli takibi yapıyor ve temasları saÄŸlıyor. Komisyon konusunda da görüşmeler, bildiÄŸim kadarıyla, nihai aÅŸamaya geldi. Yakında Meclis zemininde ilerlemenin yaÅŸandığına ÅŸahitlik edeceksiniz. Biz terörsüz bir geleceÄŸi inÅŸa etmekte kararlıyız. Hedefimize ulaÅŸmak için ne yapacağımızı, nasıl yapacağımızı ve sonuçta nereye varacağımızı çok net bir biçimde biliyoruz. Bölgemizde yaÅŸanan hadiseler, bir kez daha attığımız bu adımın doÄŸruluÄŸunu ortaya koyuyor. Åžu anda İmralı bu konuyla ilgili her türlü desteÄŸi verdi, veriyor. İşin bu boyutu çok çok önemli. YPG’nin duruÅŸu her an, her türlü deÄŸiÅŸkenliÄŸe uÄŸrayabilir. Bu yaklaşımın bunların uzantısı olan SDG bakımından nasıl yansıyacağı da önemli.

Son geliÅŸmelerde Suriye CumhurbaÅŸkanı Åžara’nın duruÅŸu, bunların olumsuz anlamda bir araya geliÅŸini de bana göre ortadan kaldırmış vaziyette. Biz kararlıyız, Ahmed Åžara’yı Suriye’de yalnız bırakmayacağız. Suriye’nin parçalanmasını istemiyoruz, Suriye’nin yeniden toparlanmasını biz ülkemiz için de olumlu görüyoruz. Çünkü Suriye’nin yeniden toparlanması bizimle olan münasebetlerini de olumlu istikamette etkileyecektir. Ülkemizdeki Suriyelilerin ülkelerine gönüllü geri dönüşlerinin baÅŸladığını görüyoruz. Halbuki ‘dönmeyecekler’ diye bir ümitsizlik vardı. Åžimdi gönüllü geri dönüşlere baÅŸladılar. Biz de gönüllü geri dönüşlerin hızlanması için her türlü desteÄŸi vereceÄŸiz. Bu dönüşlerin hızlanmasıyla birlikte Suriye hızla normalleÅŸsin, biz de güneyimizi saÄŸlama alalım istiyoruz.”

“Hedefimiz, savunma alanında tam anlamıyla kendimize yetmektir”

“Türkiye, savunma sanayisindeki atılımlarıyla dünyada fark yaratmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde yerli ve milli savunma sistemlerimizde yeni müjdeler gelecek mi?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, iktidara geldiklerinde savunma sanayisi alanında Türkiye’nin kaybettiÄŸi zamanı telafi etmek için yoÄŸun bir çaba harcadıklarını söyledi.

Atılan etkin adımların, ekilen tohumların verimli sonuçlar oluÅŸturduÄŸunu dile getiren ErdoÄŸan, “GeldiÄŸimiz nokta önemli ancak bize göre yeterli deÄŸil. Gücümüze güç katacak adımlar planlıyor ve süratle atıyoruz. Savunma sanayisi ÅŸirketlerimizin altyapı hamleleri, nanoteknolojik tesis yatırımları devam ediyor. Hedefimiz, savunma alanında tam anlamıyla kendimize yetmektir.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

“Jet uçakları alımı konusunda İngiltere ve Almanya ile attığımız adımlar söz konusu”

“Tam bağımsız Türkiye sloganla gerçekleÅŸmez. Böyle vizyoner adımlarla, çalışmayla gerçekleÅŸir.” vurgusunda bulunan ErdoÄŸan, “Hep daha iyisi mümkündür ve onu biz yaparız” bilinciyle hareket etmek mecburiyetinde olunduÄŸunu söyledi.

ErdoÄŸan, “Malum KAAN’ı yaptık ve pistte yanımızda yedek pilotla beraber şöyle bir yürüdük. AKINCI, ALTAY, HÜRJET, ATAK, TCG ANADOLU ve daha nicelerini yaptık, yapıyoruz. Baykar olarak yaptıklarımız var. Baykar’ın dışında yaptıklarımız var. İnsansız hava araçlarıyla Türkiye, ÅŸu anda dünyada adından söz ettiren bir ülke konumunda. Bu bizim için çok çok önemli bir adım. Öbür tarafta zırhlı taşıyıcılara baktığınız zaman, gayet iyi bir konumdayız. Talepler ardı ardına geliyor.” diye konuÅŸtu.

Fırkateynlerde de Türkiye’nin çok önemli bir konumda olduÄŸunu, devamlı sipariÅŸler geldiÄŸini anlatan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Biz ÅŸu anda sipariÅŸleri yetiÅŸtiremiyoruz. Pakistan’a varıncaya kadar birçok ülkeden bize ciddi sipariÅŸler var. Malum, çok maksatlı amfibi hücum gemimiz TCG ANADOLU’yu yaptık. Åžimdi ikincisini, onun bir üst versiyonunu yapmak için İspanyollarla görüştük. Onlar da ‘Kesinlikle biz buna varız’ diyorlar. İnÅŸallah bu yeni uçak gemisini 2-3 senede bitirip onunla da yola devam etmeyi planlıyoruz. Bu konuyu İspanya BaÅŸbakanı Pedro Sanchez ile görüştük. O, ‘Biz varız’ diyor. İspanyollarla bunu inÅŸallah baÅŸaracağız. Böylece gemimizin üst segmentini bitirmiÅŸ olacağız. Bizim ÅŸu anda jet uçakları alımı konusunda malum İngiltere ve Almanya ile attığımız adımlar söz konusu. Bu konuda da İngilizler ve Almanlar olumlu yaklaşıyorlar. İnÅŸallah jet uçaklarımızı da bir an önce alacağımıza inanıyorum. İngiltere BaÅŸbakanı Sayın Keir Starmer ve Almanya Åžansölyesi Friedrich Merz ile yaptığım görüşmelerde onların konuya olumlu baktıklarını gördüm ve inÅŸallah bu adımları da atacağız.”

“AB ülkelerinden, iliÅŸkileri adil ve eÅŸitlikçi bir yaklaşımda sürdürmelerini bekliyoruz”

“Terörsüz Türkiye” sürecinin baÅŸarıyla devam etmesi halinde AB müzakerelerinde ve vize serbestisinde yeni geliÅŸmeler olup olmayacağına iliÅŸkin soruya ErdoÄŸan, “Türkiye’nin üyelik müzakerelerinin canlandırılması ve ilerletilmesi için bir gün bile beklenmemelidir. Bu geliÅŸmelerin herhangi bir yeni adım beklenmeden halihazırda olması gerekiyor. Avrupa BirliÄŸi’nden temas kurduÄŸumuz bütün muhataplarımıza tam üyelik hedefimizi güçlü bir biçimde muhafaza ettiÄŸimizi söylüyoruz. Birlik, stratejik ve vizyoner biçimde bu meseleyi ele aldığında hemen adım atmak için önlerinde herhangi bir engel bulunmamaktadır.” yanıtını verdi.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye’ye karşı konulan siyasi bariyerlerin acilen kaldırılması gerektiÄŸine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“AB ülkelerinden, iliÅŸkileri adil ve eÅŸitlikçi bir yaklaşımda sürdürmelerini bekliyoruz. Bugüne kadar çok defa gördüğümüz ikircikli bir tutumla iliÅŸkileri ilerletmenin de mümkün olmadığını anlamalarını bekliyoruz. Avrupa ve çevresinde yaÅŸananlar, AB içindeki görüş ayrılıkları hesaba katıldığında BirliÄŸin, Türkiye gibi dinamik ve çözüm odaklı bir üyeye olan gereksinimi görülecektir.

Daha önce de söylediÄŸim gibi AB için köprüden önce son çıkış Türkiye’dir. Dünya deÄŸiÅŸiyor, Avrupa deÄŸiÅŸti bile. KöhnemiÅŸ, saplantılı siyasi anlayışların etkisinden sıyrılmak, Avrupa BirliÄŸi için yeni dönemi kavrayan ve BirliÄŸi geleceÄŸe taşıyan bir hamle olabilir. Biz Türkiye olarak tam üyeliÄŸe hazırız.”

“Gazze’nin yanında yer almaya devam edeceÄŸiz”

İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü saldırılarına iliÅŸkin bir soru üzerine ErdoÄŸan, “Gazze halkı, ÅŸu ana kadar teslim olmadı ve ben inanıyorum ki teslim olmayacak. İsrail ise gözü dönmüş bir canavar gibi her yana saldırıyor ve inÅŸallah bu hırsının kurbanı olacaktır. Biz Gazze’yi gündemimizden hiç düşürmedik ve düşürmeyeceÄŸiz. Gazze’nin yanında yer almaya devam edeceÄŸiz.” sözlerini sarf etti.

ErdoÄŸan, bu konuda Amerika BirleÅŸik Devletleri’nin adımlarını sürekli takip ettiklerini vurgulayarak, “Amerikan DışiÅŸleri Bakanı ile DışiÅŸleri Bakanımız Hakan Fidan Bey sürekli görüşüyor. İsrail’i sürekli destekleyen uluslararası toplum da artık bir ÅŸey saklayacak durumda deÄŸil. Herkes ne yapılması gerektiÄŸi konusunda hemfikir. Bir çaresizlik sarmalına girmiÅŸ durumdalar. AteÅŸkes konusunda çok ciddi bastırıyorlar.” ifadesini kullandı.

Ateşkes görüşmelerinde şu anda üç konu olduğunu aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

“Birincisi, İsrail askerleri ateÅŸkes sonrası nerede, hangi geri çekilme bölgelerinde duracaklar? İkincisi, halihazırda ‘gıda yardımları nasıl dağıtılacak?’ konusunda Hamas ile İsrail tarafı tam bir mutabakata varabilmiÅŸ deÄŸiller. Üçüncüsü, 60 günlük ateÅŸkes saÄŸlanırsa, rehineler verildikten sonra ateÅŸkesin devam edeceÄŸi konusunda İsrail’in bir taahhütte bulunması gerekiyor. Hamas’ın talebi bu. İsrail de bunu yapmak istemiyor. Amerika, Mısır ve Katar bizlerin de desteÄŸiyle bir orta yol bulmaya çalışıyorlar. Yani şöyle bir ÅŸey olmasın konumundayız, rehineler verildi, 60 gün ateÅŸkes oldu, 60 gün sonra bugünkü duruma tekrar gelindi.

EÄŸer ateÅŸkesin kalıcılığına iliÅŸkin bir taahhüt alınamazsa, yani zorlayıcı bir sistem olmazsa Hamas’ın bunu kabul etmesi sadece bir tercih olacak. Bugün mü ölelim, 60 gün sonra mı ölelim tercihi… Onun için bu noktada devam eden ciddi bir pazarlık süreci var.”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Zengezur Koridoru’nun, ABD’ye kiralanması yönünde bir teklifin dillendirildiÄŸine iliÅŸkin soruyu, “Zengezur Koridoru sadece Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye’ye deÄŸil bölgedeki diÄŸer ülkelere de fayda saÄŸlayacak. Biz, bu hattı aynı zamanda jeoekonomik boyutu itibarıyla son derece önemli bir konu olarak görüyoruz. Nitekim, bu hat bölgemizin ötesindeki coÄŸrafyaları da birbirine baÄŸlayacak ve ticareti canlandıracaktır. Bu hattın bir anlaÅŸmazlık kaynağı deÄŸil, bir mutabakat simgesi haline gelmesi temel beklentimizdir. Bu sayede bölge iÅŸbirliÄŸinin galebe çaldığı bir refah alanı olacaktır.” diye yanıtladı.

Bölge ülkeleri olarak bu meseleyi mutabakatla halledebileceklerine inandıklarının altını çizen ErdoÄŸan, “Azerbaycan CumhurbaÅŸkanı İlham Aliyev, Zengezur’a büyük önem veriyor. Bir an önce hattı hazırlayıp orayı hem Azerbaycan için hem bölge için kullanmak, deÄŸerlendirmek istiyor. İnanıyorum ki orayı beraber çözeceÄŸiz.” bilgisini paylaÅŸtı.

“İçimizdeki meseleleri de biz es geçemeyiz”

Bir gazetecinin, “İç cephe vurgunuz, Terörsüz Türkiye hedefiniz ve Kudüs ittifakı çaÄŸrınız, Türkiye’nin yeni yol haritasının ana eksenleri olarak öne çıkıyor. Bu üç baÅŸlık hem iç siyaset hem dış siyasette ülkemize nasıl bir yön çizecek? Türkiye’nin kalkınmasında ne gibi sosyokültürel katkılar saÄŸlayacak? sorusu üzerine ErdoÄŸan, ÅŸu deÄŸerlendirmelerde bulundu:

“Biz, bölgemiz ve dünya için örnek teÅŸkil edilecek bir model ortaya koyduk. Çevremizde yanan savaÅŸ ateÅŸlerine raÄŸmen her ÅŸartta huzur ve istikrarı önceliyoruz. Dışarıda böylesine aktif bir politika izlerken içimizdeki meseleleri de biz es geçemeyiz. İç cephesi güçlü Türkiye, hem sosyal hem ekonomik kalkınmasını hızlandıracak. Daha önce de söyledim, terör belasının ülkemize maliyeti 2 trilyon doları aşıyor. Artık bu kaynaklar daha verimli, ekonomik açıdan daha katma deÄŸerli yatırımlara harcanacak. İşçiye, emekliye, memura, sanayiciye, tüccara çiftçiye gidecek. Böylelikle terörün zemin bulmasını engelleyecek, ekonomik kaynaklarımızı terörle mücadeleye deÄŸil, üretim ve teknolojiye inÅŸallah kaydıracağız ve bu alandaki gayretlerimizi de önemle devam ettiriyoruz. Yapacağımız altyapı yatırımlarıyla durmaksızın yola devam edeceÄŸiz.”

“12-13 yaşındaki masum yavruların emeklerine kara çalınıyor”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Liselere GeçiÅŸ Sistemi (LGS) birincileri tartışması sürecine tanık olduk ve bu durum imam hatip liselerine yönelik kasıtlı bir saldırı olarak algılandı. Muhalefetin, özellikle imam hatip liselerini sıkça hedef almasının arkasında size göre ne yatıyor?” sorusuna ÅŸu yanıtı verdi:

“İmam hatip okullarının akademik baÅŸarıları, özellikle fen ve sosyal bilimler alanında giderek artıyor. Bu durum da bazı kesimleri rahatsız etmiÅŸ görünüyor. Günlerdir yürütülen ahlaksız iftira kampanyasının tek bir açıklaması vardır, o da imam hatip düşmanlığıdır. Hakikaten yenilir yutulur bir ÅŸey deÄŸil. Bir insan bu kadar piÅŸkince yalan söyleyemez. LGS’de bu kadar baÅŸarı saÄŸlamış olan bu yavrulara niye hakaret ediyorsun? Åžu anda Kartal Anadolu İmam Hatip’te, diÄŸer imam hatiplerde bu kadar baÅŸarı grafiÄŸi yüksek olan bu yavruları, sen nasıl olur da böyle fotoÄŸraf kareleriyle kalkıp hedef gösterirsin? Çok büyük bir terbiyesizlik. LGS’deki baÅŸarı grafiÄŸinin herhangi bir yolsuzlukla izah edilmesi mümkün deÄŸil. SaÄŸdan soldan destek verilmiÅŸ, ÅŸu olmuÅŸ, bu olmuÅŸ, hepsi yalan, hepsi bühtan.

Yavrular, bileklerinin hakkıyla, zihinlerinin hakkıyla neticeyi elde etmiÅŸ olan çocuklarımız… Ama bakıyorsunuz, daha 12-13 yaşındaki masum yavruların emeklerine kara çalınıyor. Bakın bizim, ‘toksik siyaset’ derken kastımız tam olarak buydu. Çamur at izi kalsın anlayışı ile siyaset yapılmaz, yapılsa da buna siyaset denmez. Rabb’im annelerine, babalarına ve milletimize bağışlasın.”

Sınav güvenliği konusunu son derece hassas bir şekilde ele aldıklarını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin, sınav güvenliÄŸi konusunda ne kadar baÅŸarılı olduÄŸunu cümle alem bilir. EÄŸer bunların zerre kadar haysiyetleri varsa, tek yapmaları gereken çıkıp sosyal medyadan linç ettirdikleri o masum çocuklardan ve ailelerinden açıkça özür dilemeleridir. Yoksa bunlar müfteri olarak anılmaya devam edecektir.”

ErdoÄŸan, nüfus artış politikalarına iliÅŸkin soru üzerine de “Åžu anda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız bu konuyla ilgili yoÄŸun bir çalışmanın, gayretin içinde. DoÄŸurganlık hızımız ÅŸu anda 1,5’in biraz altına düşmüş vaziyette. Bu hayra alamet deÄŸil. Buraya 3’lü seviyelerden geldik. Halbuki bizim hedefimiz çok daha farklıydı. Ama ÅŸu an itibarıyla iyi bir yerde deÄŸiliz. Bunun için neler yapabiliriz? Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir GöktaÅŸ’a da bununla ilgili çalışmalarını yoÄŸunlaÅŸtırma talimatı verdim. Bu konuyla ilgili bütün çalışmalarımızı artıralım istiyoruz. Bütün üniversitelerle irtibat haline girelim. Ne yaparız ki biz ÅŸu anda yeniden bir toparlanmaya gireriz, onun arayışı içindeyiz.” dedi.

Nüfus meselesinin ülke için stratejik bir konu olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları dile getirdi:

“Hükümet olarak nüfus artışını teÅŸvik için adımlar atmayı sürdüreceÄŸiz. DoÄŸru teÅŸviklerle doÄŸurganlıkta yeniden artış saÄŸlayabilecek bir toplumsal potansiyele sahibiz. Aile ve Nüfus 10 Yılı programımız, sadece maddi destek deÄŸil, aynı zamanda aile kurumunu güçlendiren sosyokültürel projeleri de kapsıyor. Aile Yılı kapsamında bu sene, aile kurumunu destekleyici adımlarımız hız kesmeden devam ediyor. Son olarak birkaç gün önce kadın ve erkek memurlara tanınan doÄŸum veya evlat edinme sonrası yarı zamanlı çalışma hakkını kamuoyu ile paylaÅŸtık.”

Kaynak: AA