Küresel Sumud Filosu: Vicdanın rotası Gazze

Küresel Sumud Filosu Vicdanın rotası Gazze

Küresel Sumud Filosu Vicdanın rotası Gazze

Sumud kelimesi, kararlılık ve direniÅŸ anlamına geliyor, Filistinlilerin varoluÅŸ mücadelesinde en güçlü kavramlardan biri. Her ÅŸartta ayakta kalmayı anlatan bu kavram, bugün içinde olduÄŸum filonun adı olarak dünyadan Gazze’ye doÄŸru yol alıyor.

KADEM İletiÅŸimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı ve Küresel Sumud Filosu katılımcısı Semanur Sönmez Yaman, Gazze ablukasını kırmayı hedefleyen Küresel Sumud Filosu’nun sembolik ve politik önemini AA Analiz için kaleme aldı.

İsrail’in Filistin halkına yönelik soykırımına karşı Gazze ablukasını kırmayı hedefleyen ve benim de içinde yer aldığım Global Sumud Filosu, insanlık tarihinin en büyük sivil deniz hareketi. 50 ülkeden yaklaşık bin kiÅŸi denizden, on binlercesi de organizasyon ve saha çalışmalarıyla karadan katılıyor. Destekçi sayısını milyonlarla, hatta milyarlarla ifade edebiliriz. Bu kadar büyük ve güçlü bir hareket tarihte yok ama bugün ortaya çıkması ÅŸaşırtıcı deÄŸil. Çünkü bu tepki, İsrail’in Filistin halkına uyguladığı sistematik ÅŸiddetle doÄŸru orantılı.

Aslında ÅŸiddet, insanların, özellikle coÄŸrafi ya da kültürel yakınlık duymadıkları bölgelerde olduÄŸunda sıklıkla görmezden geldikleri, hatta kanıksadıkları bir olgudur. Bu ÅŸiddetin faili, yaptıklarını mazur göstermek için “kendini savunma” argümanıyla küresel bir medya ordusu yöneten İsrail ise, görmezden gelme hali küresel bir pandemiye dönüşebiliyor. Nitekim Filistin halkının on yıllardır maruz kaldığı ÅŸey, tam da buydu. GeldiÄŸimiz noktada İsrail -artık BirleÅŸmiÅŸ Milletler raporlarında da yer alan- tarihin en korkunç soykırımını gerçekleÅŸtiriyor. Åžehirleri ve evleri bombalamakla kalmıyor; sistematik olarak kadınları, çocukları ve bebekleri hedef alıyor, gıda sevkiyatını ve yardımları engelliyor, saÄŸlık sistemini çökertiyor, kitlesel açlıklar yaratarak Filistin halkını bölgeden kazımaya çalışıyor. Tüm bu vahÅŸeti de “vaat edilmiÅŸlik” inancıyla kendi halkını manipüle ederek ve bir devlet politikası ÅŸeklinde sürdürüyor, 1947’den bu yana farklı yoÄŸunluklarda ve baÅŸta ABD olmak üzere bazı devletlerin desteÄŸiyle…

Peki nasıl oldu da dünya halkları bir anda Gazze için harekete geçti? Yıllardır devam eden sessizlik Sumud hareketi ile nasıl bir anda küresel bir çığlığa dönüştü? Çünkü İsrail Gazze’de insanlığın sahip olduÄŸu tüm kırmızı çizgileri aÅŸtı ve neredeyse hiçbir günahı iÅŸlemeden bırakmayacak. Vicdan sahibi İsrailliler dahi her fırsatta devletlerinden utandıklarını ve bu soykırıma razı olmadıklarını dile getiriyor.

Yükselen bu itirazlar, dünyanın farklı köşelerinde toplu uyanışlara neden oluyor. Sumud hareketi de bu farkındalığın zirveye taşındığı bir oluÅŸum. Yeni ve sivil bir küresel dayanışma biçimi ortaya çıktı; vicdan sahibi herkes, terör devleti olarak nitelendirdiÄŸi İsrail’in durdurulması ve Gazze’yi 2007’den beri boÄŸan ablukanın kırılması gerektiÄŸi gerçeÄŸinde birleÅŸti.

Sumud kavramı

Filistin halkının iÅŸgale ve soykırıma direniÅŸini ifade eden “sumud” kavramı, artık dünya halklarını buluÅŸturan bir çatı kavrama dönüştü. Sumud kelimesi, kararlılık ve direniÅŸ anlamına geliyor, Filistinlilerin varoluÅŸ mücadelesinde en güçlü kavramlardan biri ve bir yaÅŸam felsefesi. Her ÅŸartta ayakta kalmayı ve direnmeyi anlatan bu kavram, bugün içinde olduÄŸum filonun adı olarak dünyadan Gazze’ye doÄŸru yol alıyor.

Bu hareketin en önemli özelliÄŸi, tamamen sivil bir inisiyatif olması. Son iki yıldır haberleri izlediÄŸimizde, dünyanın hemen her ülkesinde İsrail’e karşı sokaklara dökülmüş büyük kalabalıklar görüyoruz. Sumud Filosu, birbirinden bağımsız insanların el ele verdiÄŸi ve Filistin meselesinin küresel ölçekte sahiplenildiÄŸi en büyük hareketlerden biridir. Avrupa’dan Latin Amerika’ya Asya’dan Afrika’ya kadar geniÅŸ bir coÄŸrafyadan gelen yüzlerce katılımcı, sadece Filistinliler için deÄŸil insanlığı bir utançtan kurtarmak için yolda. Gemilere binenlerin ne silahları var ne de büyük güçleri. Her biri hayatından bir süreliÄŸine vazgeçip insanlık onurunu savunmak için burada bulunuyor. Akademisyenler, sanatçılar, avukatlar, doktorlar, benim gibi aktivist gazeteciler, STK temsilcileri, öğrenciler… İsrail’in sınır tanımayan vahÅŸeti karşısında, ellerinde Filistin bayrakları, dillerinde özgürlük sloganlarıyla ve küçük sivil teknelerle yoldalar. Bu insanlarla 11 gün boyunca karada eÄŸitim aldık, birkaç gündür de denizde bir aradayız. Dini, dili, kültürü ve statüleri farklı her yaÅŸtan gönüllü ile fiziken zorlayıcı koÅŸullarda suyumuzu, ekmeÄŸimizi ve duygularımızı paylaşıyoruz. Normal ÅŸartlarda bu kadar birbirinden farklı insanın deÄŸil böyle büyük bir hareketi yürütmesi, bir konferans salonunda bir araya gelmesi bile mümkün deÄŸildir. Ancak yaÅŸadığımız “Gazze KardeÅŸliÄŸi,” henüz Gazze kıyılarına ulaÅŸmadan imkansızı mümkün kılıyor.

Bu filonun sivil karakteri ve sembolik gücü de İsrail’i gerçekten zor durumda, hatta çaresiz bırakıyor. İsrail’in filoları durdurma ve filo katılımcılarını yıldırma amaçlı bilgi ve açıklamaları, silahsız sivilleri terörist gibi göstermek için yürüttüğü çabalar ve gemilere yönelik saldırıları, hem filo katılımcıları hem de dünya kamuoyunda beklenenin aksine bir etki yarattı. Oysa dünya, İsrail’in, silahsız sivilleri katletme potansiyelini çok iyi biliyor. Bu gerçeÄŸe raÄŸmen, filodan kimse bu gerekçeyle ayrılmadı, ailevi sebeplerle ayrılma kararı alan ekip arkadaşımız, bu saldırı ve açıklamalar sonrası gitmekten vazgeçti, teknelere yer sıkıntısı nedeniyle kabul edilmeyenler, yer bulma umuduyla limanlarda bekledi. Åžimdi gemiler yolda. İsrail, dezenformasyon dozunu artırarak ve sabotaj giriÅŸimleriyle filoyu durdurmaya, en azından kamuoyu ve devletler düzeyindeki desteÄŸi azaltmaya çalışıyor.

Her senaryoda kaybeden İsrail

Åžimdi önümüzde, cevaplanmasını hep birlikte beklediÄŸimiz bir soru var: Denizde “demir kubbesi” olmayan İsrail, küçük teknelerle denize açılan sivillere karşı nasıl bir strateji geliÅŸtirecek? Bizi savaÅŸ gemileriyle mi engelleyecek, ateÅŸ mi açacak yoksa gözaltına mı alacak? Ya da müdahale etmeyip ablukanın aşılmasına izin mi verecek? Çok iyi biliyoruz ki hangisini yaparsa yapsın, her senaryoda kaybeden İsrail, kazanan ise uluslararası kamuoyu nezdinde adalet ve insanlık olacak. Dünyanın en güçlü askeri güçlerden biri olduÄŸu iddia edilen İsrail ordusunun çaresizce, sivil teknelerden korktuÄŸu veya onlara boyun eÄŸmek zorunda kaldığı bir kez daha tescillenecek.

Sumud Filosu’nun sivil karakteri, İsrail’i hem dünyaya hem kendi kamuoyuna karşı bir açmazla karşı karşıya bırakacak. Aynı zamanda İsrail, ekonomik ve stratejik hamlelerle dünya genelinde sürdürdüğü siyasi kuşatmadan vazgeçmek zorunda kalarak diplomatik açıdan kendi karanlığına mahkum olacak.

Sumud Filosu’nun insanlığa kazandırdığı en önemli kazanımlardan biri ortak ve yeni bir direniÅŸ dilidir. Bu dil, dünyanın her köşesinde konuÅŸuluyor ve kendi haber mekanizmasını oluÅŸturdu. Artık sosyal medya ve sivil inisiyatiflerin haber ağı, medya kuruluÅŸlarının önüne geçmiÅŸ durumda. Milyonlarca insan Filoyu anbean çevrimiçi olarak takip edebiliyor. Hashtag’lar, canlı yayınlar ve tanıklıklar, İsrail’in uyguladığı sansür ve manipülasyon mekanizmalarını aÅŸan bir hakikat ağı örüyor. Sumud’la birlikte farkında olarak ya da olmayarak küresel bir dijital direniÅŸin de öncüsü ve parçası haline geldik. Bu durum, İsrail’in en çok korktuÄŸu ve en az istediÄŸi ÅŸeydir. Çünkü İsrail on yıllardır medyayı, özellikle büyük medya kuruluÅŸlarını manipülasyon için kullanıyordu. Artık birçok kiÅŸi bu gerçeÄŸi biliyor ve İsrail’in medya hükümranlığı sona erdi.

Özetle, Sumud Filosu’nun yolculuÄŸu, fiziki deÄŸerinden daha güçlü bir sembolik deÄŸere sahip. Evet, teknelerimizde gıda ve saÄŸlık malzemeleri bulunuyor ancak filonun asıl hedefi uluslararası toplumun vicdanını canlı tutmak ve dünyanın dikkatini Filistin’den, Gazze’den ayırmamak. İsrail’in en güvendiÄŸi ÅŸeylerden biri, insanlığın Filistin’de yaÅŸananlara alışmış olmasıydı. “Artık bu kötü alışkanlıktan vazgeçiyoruz” diye haykırıyor insanlık. Filistinliler öldürülürken baÅŸka yere bakmayacağız, Gazze’de çocuklar ve bebekler açlıktan ölürken rahatça karnımızı doyurmayacağız, hastane bulamayan yaralılar sokaklarda acı çekerken huzurla uyumayacağız diyorlar.

Sumud Filosu, Gazze Limanı’na ulaÅŸsa da ulaÅŸmasa da insanlığa yepyeni bir rota ve yeni bir harita çiziyor. Bu haritada güneÅŸin doÄŸudan ya da batıdan doÄŸmasının, coÄŸrafi konumların ise önemi yok. Gazze utancını siviller olarak alnımızdan silmeyi baÅŸarırsak, arkası gelecektir. Bugün 60 gemiyle, yarın 60 bin…

[Semanur Sönmez Yaman, KADEM İletişimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı ve Küresel Sumud Filosu katılımcısıdır.]

*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynak: AA