CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan: Sayın Trump’la samimi, yapıcı ve verimli atmosferde görüşmelerimizi gerçekleÅŸtirdik
Cumhurbaşkanı Erdoğan Sayın Trump'la samimi, yapıcı ve verimli atmosferde görüşmelerimizi gerçekleştirdik
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, “Sayın BaÅŸkan’la samimi, yapıcı ve verimli bir atmosferde görüşmelerimizi gerçekleÅŸtirdik. Zaten Sayın Trump ile iliÅŸkimiz, malum geçmiÅŸten bu yana çok iyi.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Amerika BirleÅŸik Devletleri’nin (ABD) New York kentindeki BirleÅŸmiÅŸ Milletler (BM) 80. Genel Kurulu temasları ve Washington’da ABD BaÅŸkanı Donald Trump ile görüşmesinin ardından yurda dönüşünde, uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.
BirleÅŸmiÅŸ Milletler 80. Genel Kurulu ve hemen akabinde ABD BaÅŸkanı Trump’ın davetine icabetle Washington’a yaptığı ziyareti tamamladığını hatırlatan ErdoÄŸan, BM üyesi ülkelerden çok sayıda devlet ve hükümet baÅŸkanının iÅŸtirak ettiÄŸi Genel Kurul görüşmelerine, Türkiye olarak, güçlü bir katılım saÄŸladıklarını söyledi.
Bu yılki Genel Kurul’a özel olarak Gazze’deki soykırım, genel olarak Filistin davasının damgasını vurduÄŸunu belirten CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “BM Güvenlik Konseyi üyesi BirleÅŸik Krallık ve Fransa baÅŸta olmak üzere, 10 Batılı ülke daha Filistin’i tanıdıklarını açıkladı. Özellikle Güvenlik Konseyi üyesi bu iki ülkenin tanıma kararları tarihi niteliktedir. Bu noktaya gelinmesinde şüphesiz biz ve bizim gibi tarihin doÄŸru tarafında duran ülkelerin diplomatik gayretlerinin büyük etkisi oldu.” ifadelerini kullandı.

Filistin’i tanıyan ülke sayısının 150’nin üzerine çıktığını anımsatan ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“İki devletli çözüme verilen desteÄŸin hem nitelik hem de nicelik olarak artması fevkalade önemlidir. Ancak bu desteÄŸin sahaya yansıması için uluslararası toplumun kararlı bir ÅŸekilde hareket etmesine ve tedbir almasına ihtiyaç var. İsrail, attığı pervasız adımlar ve iÅŸgal politikalarıyla bu çabaları boÄŸmayı amaçlamaktadır. Takip ettiÄŸiniz üzere ben de hem Genel Kurul’a hitabımda hem ABD BaÅŸkanı Sayın Trump’la Gazze konulu toplantımızda hem de Fransa ve Suudi Arabistan eÅŸ baÅŸkanlığında düzenlenen konferansta münhasıran, bu hususa dikkat çektim. Biz bu yöndeki gayretlerimizi sürdüreceÄŸiz.
Genel Kurul’a hitabımda ülkemiz için öncelik taşıyan, diÄŸer uluslararası meseleleri etraflıca anlatma imkanı buldum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meÅŸru haklarının savunulması baÅŸta olmak üzere Suriye, Ukrayna-Rusya Savaşı ve bölgemize barış, bunun yanında istikrar getirmek için sarf ettiÄŸimiz gayretlere deÄŸindik. BM’deki temaslarım öncesinde Türk-Amerikan Toplumu temsilcileriyle bir araya geldim. Keza ekonomi alanındaki temaslarımız çerçevesinde Türk ve Amerikan iÅŸ dünyasının önde gelen temsilcileriyle görüş alışveriÅŸinde bulundum.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ziyaret vesilesiyle Suriye, Libya, Kuveyt, Endonezya, Fransa, Kanada ve Vietnam’ın da aralarında bulunduÄŸu çok sayıda ülkeden muhataplarıyla görüşmeleri olduÄŸunu, heyetteki bakan ve milletvekillerinin de Genel Kurul marjında tertiplenen veya Amerikalı kuruluÅŸlarla düzenlenen toplantılara iÅŸtirak ettiÄŸini, ikili temaslarda bulunduÄŸunu kaydetti.
Ziyaretin ikinci ayağında, ABD BaÅŸkanı Trump’la çok kapsamlı bir görüşme yaptıklarını belirten ErdoÄŸan, “Kendisiyle gündemimizdeki birçok meseleyi deÄŸerlendirdik. Evvelemirde ticaret ve yatırım iliÅŸkilerimizi müşterek menfaatler temelinde geliÅŸtirmek için atılabilecek adımları görüştük.” dedi.
İki ülke arasındaki 100 milyar dolar ticaret hacmi hedefine ulaÅŸmak için gümrük vergilerinin gözden geçirilmesi dahil, ticareti kolaylaÅŸtırıcı adımlar hakkında görüş alışveriÅŸinde bulunduklarını bildiren CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Savunma alanında iÅŸbirliÄŸinin önünü açacak adımları, yapıcı bir bakış açısıyla irdeledik. Görüşmemizin temel konularından birini de Gazze’deki mezalimin sonlandırılmasına yönelik atılabilecek adımlar teÅŸkil etti. Suriye’deki istikrarın muhafazası ve Orta DoÄŸu’da barış ortamının hakim kılınabilmesi konusunda da çok ayrıntılı fikir teatimiz oldu. BM’deki temas ve çalışmalarımızın, deÄŸerli dostum Sayın Trump’la görüşmemizde aldığımız kararların ülkemiz, milletimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
“Atılan çamurlarla kirletilemeyecek kadar güzel bir ziyaretti”
Bir gazetecinin, ABD BaÅŸkan Trump’la görüşmesinde Türk-Amerikan iliÅŸkilerinin bundan sonraki seyrinde nasıl bir karşılığı olacağını düşündüğü, dışarıda ilk görüldüğünde atmosferin çok sıcak, pozitif ve yapıcı olduÄŸunu belirterek, baÅŸ baÅŸa görüşmelerde detay ve teknik konulara girildiÄŸinde genel havanın nasıl seyrettiÄŸini sorması üzerine CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ÅŸu yanıtı verdi:
“Beyaz Saray’da Sayın Trump ve heyeti tarafından gayet iyi ağırlandık. Washington’dan memnun ayrılıyoruz. Atılan çamurlarla kirletilemeyecek kadar güzel bir ziyaretti. Sayın BaÅŸkan’la samimi, yapıcı ve verimli bir atmosferde görüşmelerimizi gerçekleÅŸtirdik. Zaten Sayın Trump ile iliÅŸkimiz, malum geçmiÅŸten bu yana çok iyi. İlk döneminde farklı bir diyaloÄŸumuz vardı, o devam ediyor. Bu durum inanıyorum ki Türk-Amerikan iliÅŸkilerine de olumlu yansıyacak. Bugüne kadar, dostlarımızla konuÅŸurken açık, net ve ilkeli bir dil kullandık ve kullanıyoruz. Sayın Trump da açık konuÅŸmayı seven, düşüncelerini perdesiz dillendiren bir siyasetçi.
Amerika ile iliÅŸkilerimizi, karşılıklı saygı temelinde ilerletiyoruz. Tek görüşmeyle her meseleyi halletmek tabii ki mümkün deÄŸil. Fakat bu temas, birçok konuda anlamlı ilerleme saÄŸlamamıza yol açtı. İki ülkenin ticaret hacmi de potansiyeli de ortada. 100 milyar dolarlık ikili ticaret hedefimiz var. Liderler olarak bunu harekete geçirecek politik iradeye sahibiz. Görüşmemizde ticaret ve yatırımların yanı sıra Gazze’deki insani felaketi ve Suriye konusunu da ele aldık. Sayın Trump’ın küresel barış vizyonunu ben de destekliyorum. Akan kanın durması noktasında iki tarafta da bir mutabakat söz konusu. İnÅŸallah bu konuda da kısa sürede bir açılım saÄŸlarız. Yemekte de bütün bu konuları her yönüyle ele alma fırsatını bulduk. Gerek ÅŸahsım, gerek bakan arkadaÅŸlarımla birlikte bunları deÄŸerlendirdik.”
“Sayın Trump Gazze’deki çatışmaların son bulmasını, kalıcı barışa ulaÅŸmanın gerekliliÄŸini ifade etti”
Bir gazetecinin, BM Genel Kurulu’nda Gazze konusunda çok önemli bir konuÅŸma yaptığı hatırlatılarak, “Bugün de Trump’la görüştünüz. Trump görüşmeden önce, sadece rehinelerden bahsetti. Daha önceki konuÅŸmalarında da hep rehinelerden bahsediyor. BaÅŸ baÅŸa yaptığınız görüşmede, Gazze’de akan kanı, ölen çocukları, açlığı kendisine anlattınız mı? Hatırlattınız mı? ‘Durdurulması lazım’ dediniz mi? Gazze baÄŸlamında nasıl bir görüşme oldu?” sorusu üzerine CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Sayın Trump ve bölgemizdeki bazı ülkelerin liderleriyle yaptığımız toplantılar hep verimli geçti. Bugün Trump’la yaptığımız toplantıda da bu yapıcı yaklaşımı gördük. Gazze’deki katliamları sonlandırma iradesinin ortaya konulması açısından buluÅŸmamız çok çok önemliydi. Sayın Trump toplantıda Gazze’deki çatışmaların son bulmasını, kalıcı barışa ulaÅŸmanın gerekliliÄŸini ifade etti. Biz de Gazze’de ve Filistin’in tamamında önce ateÅŸkese, sonra da kalıcı barışa nasıl ulaşılabileceÄŸini anlattık. Orada bir anlayış birliÄŸi oluÅŸtu.
Beyaz Saray’daki görüşmemiz, New York’taki toplantımızın devamı niteliÄŸindeydi. İki devletli çözümün bölgede kalıcı barışı saÄŸlayacak formül olduÄŸunu, mevcut durumun sürdürülemeyeceÄŸini ifade ettik. Sayın Trump da mevcut durumun böyle devam edemeyeceÄŸinin farkında. Türkiye olarak temel hedefimiz, Gazze’deki katliamların bir an önce sona ermesidir. Çocukların, kadınların ve masum sivillerin hayatını kaybettiÄŸi bir tabloyu güvenlik gerekçesiyle açıklamak mümkün deÄŸildir. Kimsenin şüphesi olmasın, Gazze’ye kalıcı ve adil barış gelene kadar bu meseleyi gündemde tutmaya devam edeceÄŸiz. Bunun için elimizden ne geliyorsa yapıyoruz ve yapacağız.”
“BirleÅŸmiÅŸ Milletlerde gözlemledik ki İsrail giderek yalnızlaşıyor. Sizin Genel Kurul’daki konuÅŸmanızda gösterdiÄŸiniz fotoÄŸraflar da yaÅŸananları bütün çıplaklığıyla gözler önüne serdi. İki soru soracağım. Bir, siz o fotoÄŸrafları görünce ne hissettiniz? İki, bu zulmün, İsrail’in iyice yalnızlaÅŸması ve Amerika’nın bu durumdan zarar gördüğünü fark etmesiyle durmasının mümkün olabileceÄŸi görüşüne katılıyor musunuz?” sorusuna ErdoÄŸan, ÅŸu cevabı verdi:
“Genel Kurul’da bir kez daha gördük ki İsrail zulmüyle, iÅŸlediÄŸi insanlık suçlarıyla artık yalnızlaÅŸmaya baÅŸladı. Sözün bittiÄŸi yerde fotoÄŸraflar bizim hislerimize tercüman oluyor. Bir deri bir kemik kalmış çocuÄŸun ayakları her ÅŸeyi dile getiriyor. O yavrunun içler acısı hali bir yandan zalimleri iÅŸaret etti, bir yandan zulme seyirci kalanlara esaslı bir hakikat tokadı indirdi. Yıkıntılar arasındaki insanlar, ellerinde kovalarla, tencerelerle bir kap yemek alabilmek için bakan çaresiz gözler, bize Gazze’yi anlattı. İşte o kareler bize, ‘duramazsın, dinlenemezsin, yorulamazsın’ dedi. Biz de anlatıyoruz, çare arıyoruz, onlara yardım için çabalıyoruz. Çok şükür, adaleti ve vicdanı savunanlar olarak bugün dünden daha güçlüyüz. Filistin davası, bugün dünden çok daha biliniyor. Vicdanlı insanların tüm çığlıkları, İsrail’i bugün dünden çok daha rahatsız ediyor.”
ErdoÄŸan, artık bir avuç ülkenin dışında, İsrail’in yanında duran kimsenin olmadığını vurgulayarak, “Artık kimin haklı, kimin haksız, kimin mazlum, kimin zalim olduÄŸunu gördükleri için bu tablo ortaya çıktı. Biz, ‘iki devletli çözüm’ dediÄŸimizde duymazdan gelenler, artık bizimle aynı safta yer alıyor. Gazze’nin çocukları için Kudüs’ün onuru için Mescid-i Aksa’nın haysiyeti için konuÅŸuyoruz. Bunca katliama, soykırıma, insan hakları ihlallerine imza atanlar hem hukuk, hem tarih önünde hesap verecek. O gün geldiÄŸinde tıpkı bugün olduÄŸu gibi Gazze, Filistin toprağı olacak ve bu yaralar sarılacak. DoÄŸrusu ben buna inanıyorum.” diye konuÅŸtu.
“Netanyahu ve katliam ÅŸebekesi ne derse desin, umut hep var”
Bir gazetecinin, “İngiltere ve Fransa, Filistin’i tanıma adımı attılar ama bundan sonra, buna paralel bir politik yaklaşım gösterecekler mi? Yoksa Hamas’ı silahsızlandırıp, bertaraf etme hedefinde ısrarcı olacaklar mı?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, tanıma kararlarının bir anlam taşıdığına dikkati çekti.
ErdoÄŸan, zulmün karşısında tarafsız kalmanın zalimi cesaretlendirdiÄŸini belirterek, “Bu kararların tam anlamıyla amacına ulaÅŸmasının yolu, İsrail’e yönelik uluslararası baskıyı artırmaktan geçiyor. İsrail’i iki devletli çözüme yaklaÅŸtıracak formül, uluslararası toplumun, hukukun, sivil toplum kuruluÅŸlarının, kanaat önderlerinin bir ve beraber tutum takınmalarıdır. Netanyahu ve katliam ÅŸebekesi ne derse desin, umut hep vardır. İşte Filistin’i tanıyan bütün ülkelerde zalimlerin boÄŸuk sesi, mazlumların çığlığını bastırmakta yetersiz kalıyor.” ifadelerini kullandı.
Yıkıntılar arasında “özgür Filistin” hayali kuran çocukların yalnız olmadığını vurgulayan ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Ülkeler, liderler ve en önemlisi halklar, onları görüyor, duyuyor, biliyor. Nitekim bu yıl Filistin’le ilgili ana salonda yapılan toplantı önemlidir. Benim 13 yıldır geldiÄŸim BirleÅŸmiÅŸ Milletler toplantılarında böyle bir zirve olmamıştı. Macron’un yönettiÄŸi, Suudi Arabistan temsilcisinin bulunduÄŸu o toplantı, o salondaki katılım, ilk defa bu denli yüksek, bu denli heyecan doluydu. Filistin’i tanıma iradesi gösteren devletler, ‘adalet hala var, vicdan hala susmadı’ mesajını çok güçlü bir ÅŸekilde ortaya koydu. Artık, diplomatik olarak tanımanın da gerekleri yapılmalı ve bu devletin mazlum, maÄŸdur halkının yanında yer almalılar. Birlikte Filistin’i bu zulüm ve soykırım karanlığından inÅŸallah kurtaracağız. Çünkü Filistinli çocuklar, kadınlar, erkekler dünyanın diÄŸer bölgelerindeki insanlar kadar yaÅŸama hakkına sahipler.”
“Bizim dış politikamız barış temellidir”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Filistin, Suriye ve Ukrayna gibi kriz bölgelerinde Türkiye’nin atacağı yeni adımların sorulması üzerine, ÅŸu cevabı verdi:
“Öncelikle bizim dış politikamız barış temellidir. Barış odaklı yol haritaları inÅŸa ediyoruz, adımlarımızı da ona göre atıyoruz. Çünkü adil bir barışın kaybedeninin olmayacağına inanıyoruz. SavaÅŸlar, çatışmalar, gerginlikler dünyaya insan, zaman, aynı zamanda da kaynak kaybettiriyor. Ukrayna-Rusya savaşını ele alalım. Sizce orada sadece bu iki ülke mi kaybediyor? Herkese kaybettiren bir süreç var orada. SavaÅŸ böyle. Biz bu gerçeÄŸi bildiÄŸimiz için savaÅŸların yerini sulh, çatışmaların yerini huzur ve istikrar alsın, istiyoruz. Tabii savaÅŸları baÅŸlatmak kolay, ama bitirmek zor. Bu nedenle öncelikle çevremizdeki çatışma alanları olmak üzere tüm bölgelerde barış için gayret gösteriyoruz. Çabalarımızın beyhude olmadığını aldığımız neticelere bakılırsa görmek mümkün. Karadeniz Tahıl Koridoru, esir takasları, İstanbul müzakereleri bu sonuçlardan bazıları. Akan kan durana kadar, biz Türkiye olarak mücadelemize devam edeceÄŸiz.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’a, “Türkevi bu yıl da adeta alternatif bir BirleÅŸmiÅŸ Milletler noktasına dönüşmüş durumda. Bu kapsamda Türk Devlet TeÅŸkilatları çerçevesinde çok sayıda devlet ve hükümet baÅŸkanı, Türkevi’ne gelerek orada görüşmeler gerçekleÅŸtiriyor, siz de orada kabul ediyorsunuz. Türkevi’nin orada bulunması Türkiye’nin küresel arabuluculuktaki rolünü nasıl güçlendiriyor? Bir de bu diplomasi trafiÄŸinin Filistin meselesi gibi küresel sorunlara etkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?” soruları yöneltildi.
Her geliÅŸlerinde Türkevi’nin göğsünü kabarttığını belirten ErdoÄŸan, dostları en iyi ÅŸekilde ağırlayarak, büyük devlet olmanın gereÄŸini New York’ta yerine getirdiklerini söyledi.
Türkevi’ni bu ÅŸekilde inÅŸa ederek tarihe bir damga vurduklarını ifade eden ErdoÄŸan, “Artık bizim Amerika’da böyle bütün dostları ağırlayabileceÄŸimiz bir yerimiz var” diyebildiklerini söyledi.
ErdoÄŸan, Türkevi’nin bir diplomasi merkezi olduÄŸunu ve dünyanın gündemindeki en önemli konuları, burada ele alabildiklerini dile getirerek, “Çözümün, adaletin ve kalıcı barışın nasıl tesis edilebileceÄŸini burada dile getiriyoruz. Bu diplomasi trafiÄŸi sadece sözde deÄŸil, sahada ve masada çözüm üreten bir Türkiye portresi ortaya koyuyor. Buradaki diplomasi trafiÄŸi, Türkiye’nin sürekli artan etkinliÄŸinin bir göstergesi. Sözümüzün gücü arttıkça, meselelerin çözümündeki rolümüz de geniÅŸliyor. Bütün bunlar yerinde durarak olmuyor. Çalışacak, temas kuracak, etkinliÄŸinizi artırmak için hamleler yapacaksınız. Tabii bütün bu adımları atmak, bu hamleleri yapmak, sizi muhataplarınız karşısında da çok daha güçlü hale getiriyor. Hamdolsun burada gerek devlet ve hükümet baÅŸkanlarıyla yaptığımız görüşmeler, gerek iÅŸ adamlarıyla yaptığımız müzakereler, Türkiye’yi onlar karşısında çok daha farklı bir konuma getiriyor ve birçok ÅŸeyleri biz onlardan da dinleme imkanını buluyoruz.” diye konuÅŸtu.
ErdoÄŸan, İsrail’in, Gazze saldırılarının yanı sıra bölge barışını tehdit eden adımlar attığı, Suriye’ye yönelik saldırılarının terör gruplarını cesaretlendirdiÄŸi ve 58 yıl aradan sonra Suriye’nin BM’de yer alarak Suriye CumhurbaÅŸkanı Ahmed Åžara’nın oturumda konuÅŸma yaptığı anımsatılarak, “Türkevi’nde Sayın Åžara ile görüştünüz. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve yarınına dair neler söylemek istersiniz?” ÅŸeklinde yönlendirilen soruyu yanıtladı.
Åžara’nın konuÅŸmasını dinleme fırsatı bulamadığını ancak konuÅŸmayla ilgili bilgi aldığını aktaran ErdoÄŸan, “İsrail saldırganlığının, Filistin ile sınırlı kalmayacağını, bölgemizde de yansımaları olacağını daha önce söylemiÅŸtim. İsrail’in İran, Lübnan, Yemen ve Suriye’de pervasız saldırılarına ÅŸahit olduk.” ifadelerini kullandı.
İsrail’in, Suriye’deki, fiili saldırıları ile barış ve istikrar gayretlerini baltalama giriÅŸimlerini gördüklerini dile getiren ErdoÄŸan, Åžara ile New York’ta son durumu, Türkevi’nde ele aldıklarını bildirdi.
“Bu yıl BirleÅŸmiÅŸ Milletler Genel Kuruluna katılmaları Suriye hükümetinin uluslararası meÅŸruiyeti için çok çok önemliydi.” deÄŸerlendirmesinde bulunan ErdoÄŸan, Suriye ekonomisi ve altyapısının yeniden ayaÄŸa kalkmasının da çok önemli olduÄŸu vurgusunu yaptı.
Suriye’ye yönelik yaptırımların kalkmasını önemsediklerini söyleyen ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Suriye ile her alanda iÅŸbirliÄŸi projeleri geliÅŸtiriyoruz, her zaman Suriye’nin egemenliÄŸine ve toprak bütünlüğüne önem veriyoruz. Araplar, Türkmenler, Kürtler, Sünniler ve Nusayriler, Dürziler, Hristiyanlar… Yani tüm kimlikleriyle Suriyelilerin yan yana barış içinde yaÅŸadığı bir ülke istiyoruz. Suriye yönetimi de bizimle aynı duyguları paylaşıyor. Bunu dinamitleyecek hiçbir giriÅŸime göz yummayız. Terör örgütlerinin Suriye’nin geleceÄŸinde yeri yoktur, olamaz. Uluslararası toplum da Suriye’de barış ve istikrar için adımlar atmalı. Bölgedeki terör örgütlerini cesaretlendirici faaliyetlerden uzak durmalı. Özellikle Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılmasını da çok ama çok önemsiyoruz.”
“Türkiye artık masada söz sahibi, karar alıcı ve yön verici bir güçtedir”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye ile Mısır arasında iyi iliÅŸki kurulduÄŸu, 13 yıl aradan sonra iki ülkenin Deniz Kuvvetlerinin Akdeniz’de ortak tatbikat yaptığı anımsatılarak, “Acaba Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki anlaÅŸmasının bir benzerinin Mısır’la da olabileceÄŸinin bir iÅŸaret mi?” ve “Türkiye-Libya-Mısır yakınlaÅŸması acaba İsrail ve Yunanistan cephesinde nasıl yankı bulur bu baÄŸlamda? Buna ek olarak KIZILELMA insansız savaÅŸ uçağının inip kalkacağı, inÅŸasına yeni baÅŸlanan ikinci uçak gemimizin ne zaman donanmaya katılacağı belli mi?” sorularına yanıt verdi.
Libya’da çatışan iki taraf arasında Türkiye’nin arabuluculuÄŸuyla saÄŸlanan barışın, sadece Libya halkı için deÄŸil, tüm bölge için bir umut kaynağı olduÄŸunu dile getiren ErdoÄŸan, “Mısır ile kurduÄŸumuz iyi iliÅŸkiler ve 13 yıl aradan sonra Deniz Kuvvetlerimizin Akdeniz’de birlikte tatbikat yapması Türkiye’nin bölgesel barışta ve güvenlikte oynadığı rolün somut göstergesidir.” dedi.
Türkiye ve Mısır’ın bölgenin iki önemli ülkesi olduÄŸuna dikkati çeken ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Son yıllarda iliÅŸkilerimizdeki ilerleme tarihi seviyelerde. Bu iÅŸbirliÄŸi alanlarını artırmak için çalışıyoruz. Türkiye’nin kimsenin hakkında, egemenliÄŸinde gözü yoktur ancak kendi hak ve menfaatlerini de korumakta kararlıdır. Akdeniz’deki kaynaklar konusunda yaklaşımımız nettir. Biz bu kaynaklardan payımıza düşeni alır, kazan kazan ilkesiyle de komÅŸularımızla birlikte iÅŸ yaparız. Türkiye’nin bu kararlı duruÅŸu bölgede hesapların yeniden yapılmasına neden oluyor, Türkiye artık masada söz sahibi, karar alıcı ve yön verici bir güçtedir.
Uçak gemimizin yapımıyla ilgili çalışmaya gelince, bu konunun sorumluluÄŸu, mesuliyeti birinci derecede Deniz Kuvvetleri Komutanımıza aittir ve özellikle de Milli Savunma Bakanımız YaÅŸar Güler de iÅŸin takibini yapıyor. Zaman olarak ‘ÅŸu zaman bitecek’ diye bir ifade kullanırsak bu biraz abartılı olur ama herhalde 1-2 yıl içerisinde inÅŸallah gemimizi bitireceÄŸiz.”
“Kıbrıs konusunda zihnimiz de politikamız da net”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 19 Ekim’de seçim yapılacağı belirtilerek, “19 Ekim’deki seçim sonuçlarına göre Türkiye’nin Kıbrıs politikası deÄŸiÅŸebilir mi?” sorusuna, “Kıbrıs konusunda zihnimiz de politikamız da net.” yanıtını verdi.
Kıbrıs Türklerini asla yalnız bırakmayacaklarının altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:
“Federasyon defteri bizim için artık kapanmıştır. Kimse kelime oyunlarıyla bizi yeniden federasyon tartışmalarına çekemez. Kıbrıs Türkü Ada’da azınlık olmayı asla kabul etmeyecektir. Tek gerçekçi çözüm Ada’da iki ayrı devletin varlığının kabulüdür. BirleÅŸmiÅŸ Milletler Genel Kuruluna hitabımızda bunu zaten açık açık dile getirdik. Tavrımızı orada bir kez daha ortaya koyduk, tüm dünyaya ilan ettik. Bu duruÅŸumuzun deÄŸiÅŸmesini beklemek yanlış olur. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti seçimleri hayırlara vesile olsun istiyoruz. İnanıyoruz ki Kıbrıs Türk halkı en doÄŸru, en isabetli tercihi yapacaktır. Anavatan ve garantör olarak, Kıbrıs Türkü kardeÅŸlerimizi asla yalnız bırakmayız.”
“İç cephemiz güçlü olursa dışarıda kimse bize diz çöktüremez”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, 30 AÄŸustos 2024’te yaptığı “iç cephe” çaÄŸrısı hatırlatılarak, “GeçtiÄŸimiz bir yılda dünyada savaÅŸlar ve gerilim noktaları daha da arttı. Siz bu noktada muhalefete iç cephe konusunda nasıl bir mesaj vermek istersiniz?” sorusuna, “Benim o ifadem çok çok kararlı bir duruÅŸun yansıması, tespitiydi.” deÄŸerlendirmesini yaptı.
“İç cephe” vurgusuyla Türkiye’nin her alanda güçlenmesi, birlik ve beraberliÄŸin kuvvetlendirmesi ihtiyacını ifade ettiÄŸini anlatan ErdoÄŸan, “Nitekim sonrasında baÅŸlatılan ‘Terörsüz Türkiye’ giriÅŸimiyle bu süreç devam etti. İnÅŸallah ülkemiz ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine ulaÅŸacak ve geleceÄŸe daha güçlü bir ÅŸekilde yürüyeceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.
Milleti bölen, ayrıştıran, kardeÅŸliÄŸi zedeleyen her giriÅŸimin, Türkiye’yi içerden yıkmaya çalışan güçlere hizmet ettiÄŸini belirten ErdoÄŸan, “Biz buna asla izin vermeyeceÄŸiz. Bizim iç cephemiz güçlü olursa dışarıda kimse bize diz çöktüremez, bize dayatmalar yapamaz. Ülkemizi sadece iç cephe konusunda deÄŸil, ÅŸu anda her alanda güçlendiriyoruz. Savunma sanayi, teknoloji hamleleri, ekonomi ve daha birçok alanda atılımlarımızı, artırarak devam ettireceÄŸiz. Bizden sonraki nesillere tam bağımsız ve müreffeh bir Türkiye bırakmakta kararlıyız.” açıklamasında bulundu.
Kaynak: AA
