Cumhurbaşkanı Erdoğan: Büyük ve güçlü Türkiye ülküsüne giden yolda hepimiz biriz, beraberiz
Cumhurbaşkanı Erdoğan Büyük ve güçlü Türkiye ülküsüne giden yolda hepimiz biriz, beraberiz
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, “Millete ve memlekete hizmet yolunda hepimiz biriz, beraberiz. Büyük ve güçlü Türkiye ülküsüne giden yolda hepimiz biriz, beraberiz.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, TBMM’nin 28. Dönem 4. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla Genel Kurula hitap etti.
Meclis’in her açılışında, yeni yasama yılının ilk gününde, 105 yıl önceki heyecanı ve tarifsiz gururu hep birlikte yaÅŸadıklarını ifade eden ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“Halkın doÄŸrudan oylarıyla seçilmiÅŸ ilk cumhurbaÅŸkanı olarak, ben de bu kürsüde, yani milletin kürsüsünde, sizinle aynı heyecаnı tadıyor; sizlerin gururuna ortak olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Meclisimizin yeni yasama yılının milletvekillerimiz, ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. KuruluÅŸundan itibaren bu yüce çatı altında görev yapmış, ülkesine ve milletine samimiyetle hizmet etmiÅŸ ama artık aramızda olmayan tüm milletvekillerimizi rahmetle anıyorum. Bilhassa milletin emanetine leke sürdürmedikleri için canlarına kastedilen Ali Şükrü Bey’in, Adnan Menderes’in, Hasan Polatkan’ın, Fatin Rüştü Zorlu’nun aziz hatıralarını burada kemal-i hürmetle selamlıyorum.”
“Asıl olan milletin ve memleketin esenliÄŸidir, huzurudur”
ErdoÄŸan, 1 Ekim 2024’te baÅŸlayan ve 21 Temmuz 2025’te sona eren 28’inci Dönem 3’üncü Yasama Yılının ülkede, bölgede ve dünyada tarihi geliÅŸmelerin vuku bulduÄŸu yoÄŸun bir çalışma takvimine sahne olduÄŸunu belirterek, ÅŸu ifadeleri kullandı:
“Meclisimiz gerek yasama ve komisyon gerekse parlamenter diplomasi alanındaki faaliyetleriyle milletimizin iradesini en güzel ÅŸekilde temsil etti. Bunun için Gazi Meclisimizin tüm mensuplarına, bu çatı altında görev yapan tüm personele ÅŸahsım, ülkem ve milletim adına teÅŸekkür ediyorum. Aynı ÅŸekilde önümüzdeki yaklaşık 10 ay boyunca teklifleri, önergeleri, yapıcı tenkitleri, ufuk açıcı deÄŸerlendirmeleri ve siyasetin kalitesini artıran fikirleriyle yasama faaliyetlerine katkı sunacak her bir parlamenterimize, siyasi parti ayrımı yapmaksızın, ÅŸimdiden minnettarlığımızı iletiyorum.”
Milli egemenliÄŸin temsil ve tecelli makamı TBMM’nin 4’üncü ve sonraki yasama yıllarında da aynı ruh, aynı kararlılık ve aynı fedakarlıkla çalışacağına yürekten inandığını dile getiren ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:
“Her zaman söylediÄŸimiz gibi asıl olan milletin ve memleketin esenliÄŸidir, huzurudur. Bu aziz millete hayırlı hizmetler ve eserler kazandırabilmektir. Asıl olan, vatandaşı olmaktan ÅŸeref duyduÄŸumuz Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet mesut, muvaffak ve muzaffer kılabilmektir. Asıl olan, Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi kuvveden fiile çıkarmak için canla baÅŸla çalışmak, gecesini gündüzüne katabilmektir. Bu mücadele, iktidar ve ittifak olarak sadece bizim görevimiz deÄŸildir. Åžu anda Yüce Meclis’in Genel Kurul salonunda milletimizin tensipleriyle bulunan her bir milletvekilimizin de asli vazifesidir.”

“Mesele Türkiye ise gerisi teferruattır”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete ve memlekete hizmet yolunda herkesin bir ve beraber olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Büyük ve güçlü Türkiye ülküsüne giden yolda, hepimiz biriz, beraberiz. Milletimizin hak ve hukukunun savunulmasında, hepimiz biriz, beraberiz. UÄŸruna nice bedeller ödediÄŸimiz demokrasimizin yüceltilmesinde, hepimiz biriz, beraberiz. Vatanımız, bayrağımız, mukaddes deÄŸerlerimizle birlikte özellikle Cumhuriyetimizin muhafaza ve müdafaasında aynı ÅŸekilde hepimiz biriz, beraberiz. Bakınız, bu kader birlikteliÄŸimiz top seslerinin Polatlı’dan yankılandığı günlerde de böyleydi, bugün de deÄŸiÅŸen hiçbir ÅŸey yoktur. Siyasetin farklı kulvarlarında rekabet halinde olsak da söz konusu Türkiye olduÄŸunda, herkesin ortak bir paydada buluÅŸma erdemi göstermesi hem millete karşı sorumluluÄŸumuzun hem de milli menfaatlerimizin gereÄŸidir. Mesele Türkiye ise gerisi teferruattır. Bu anlayışıyla hareket eden herkesin başımızın üstünde yeri olduÄŸunu tekrar hatırlatıyorum.”
“Yeni Yasama Yılı’nın aziz milletimizin iradesinin en parlak ÅŸekilde tebellür ettiÄŸi, intizam ve insicamın asla bozulmadığı, saygı, hoÅŸgörü ve uzlaşının öne çıktığı verimli, bereketli ve baÅŸarılı bir yıl olmasını temenni ediyorum.” diyen ErdoÄŸan, “Milletimizi temsil gibi ulvi bir vazifeyi ifa eden milletvekillerimize, siyasi partilerimize, Meclisimizin tüm birimlerine çalışmalarında Rabbimden üstün baÅŸarılar diliyorum.” dedi.
“Yüce Meclis demokrasimizin merkez üssüdür”
ErdoÄŸan, bu sene 105’inci yaşını idrak eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Milli Mücadele’yi baÅŸarıyla sevk ve idare eden Cumhuriyet’i kuran irade olduÄŸunu vurgulayarak, ÅŸunları kaydetti:
“İstiklal Harbi’nin en zor günlerinde, en kritik kararlar istikbal mücadelemizin karargahı olarak hayati görev üstlenen bu çatı altında alınmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, evet, Gazi bir meclistir. Burası, ‘Hakimiyet Kayıtsız Åžartsız Milletindir’ düsturuyla, milli iradenin tecelligahı olmuÅŸtur. Yüce Meclis, Türkiye’nin toplumsal tabanı en geniÅŸ istiÅŸare mekanizması olarak aynı zamanda demokrasimizin merkez üssüdür. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Milli Mücadele’yi zaferle taçlandırarak milletimizi bağımsızlığına kavuÅŸtururken, 105 sene boyunca da kalkınma ve demokratikleÅŸme mücadelemizin mihmandarlığını yürütmüştür. Åžu hakikati bugün bir kez daha vurgulamak arzusundayım: 105 yıldır ‘milli iradenin egemenliÄŸi’ ilkesi baÅŸta olmak üzere, milletimizin hak ve hürriyetler alanında elde ettiÄŸi sayısız kazanımların altında yüce Meclis’in mümtaz üyelerinin imzası, emeÄŸi, alın teri ve hiç tavsamayan mücadelesi vardır. 15 Temmuz gecesi, savaÅŸ uçaklarının sonik patlamalarına ve tepesine yaÄŸan bombalara raÄŸmen milletin emanetine korkusuzca sahip çıkan Meclisimiz, ikinci defa gazilikle müşerref olmuÅŸtur. İstiklal Harbi’nde yedi düvele direnerek tarihe geçen bu yüce çatı, tam da kendisine yakışır bir cesaretle 15 Temmuz darbe giriÅŸimini püskürterek, adını dünya parlamentoları içinde müstesna bir yere onurla yazdırmıştır. Bugün, burada, milleti temsil görevini ÅŸanla, ÅŸerefle, büyük bir mesuliyet duygusuyla yerine getiren tüm milletvekillerimizin, 15 Temmuz ruhunu her daim ihya edeceklerine inancım sonsuzdur.”


“Tezkere, çok güçlü bir mesaj teÅŸkil etmiÅŸtir”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Malazgirt’teki ilk akınlardan İstanbul’un fethine, KurtuluÅŸ Savaşı’ndan 15 Temmuz destanına istiklal ve istikbal uÄŸruna canlarını feda eden tüm ÅŸehit ve gazileri rahmetle yad ederek, “Hepsinin ruhları ÅŸad, kabirleri nur, makamları cennet olsun.” dedi.
MeÅŸruiyetini doÄŸrudan doÄŸruya milletten alan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin daima hakkın, haklının ve mazlumun yanında olduÄŸuna dikkati çeken ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“İsrail yönetiminin Gazze’de ve Filistin’in diÄŸer bölgelerinde iki yıldır sürdürdüğü soykırıma, bölgede estirdiÄŸi devlet terörüne en güçlü tepki 86 milyon vatandaşımızın temsil edildiÄŸi bu koltuklardan yükseldi. Gazze’deki toplu kıyıma karşı sergilediÄŸi tavizsiz tavırla milletimizin vicdanına tercüman olan Meclisimiz, yayımladığı 7 ortak bildiriyle farkını ortaya koymuÅŸtur. Özellikle Genel Kurul tarafından 29 AÄŸustos’ta kabul edilen ‘İsrail’in Filistin Halkına Yaptığı Soykırım Hakkında Tezkere’, zulme göz yumanlar ve gaflet çukurunda boÄŸulanlar için çok güçlü bir mesaj teÅŸkil etmiÅŸtir. Filistin’i Destekleyen Parlamentolar Grubu bünyesindeki çalışmalar da Gazze ve Filistin diplomasisi baÄŸlamında Meclisimizin bir diÄŸer baÅŸarısıdır. Hasılı bu yüce çatı Gazze sınavını tarihimize ve milli seciyemize yaraşır biçimde tam ve eksiksiz ÅŸekilde, iftiharla vermiÅŸtir. Filistinli mazlumlarla dayanışma sergileyen siyasi partilerimize ve deÄŸerli milletvekillerimize kalpten teÅŸekkür ediyorum. Rabb’im hepinizden razı olsun.”

“Gazze’nin yiÄŸit evlatlarını asla yalnız bırakmadık”
ErdoÄŸan, geçen hafta katıldığı New York’taki 80. BirleÅŸmiÅŸ Milletler (BM) Genel Kurulu baÅŸta olmak üzere her platformda, Filistin davasının gür sesi olduklarını belirtti.
“Åžahsımızı, hükümetimizi ve ülkemizi hedef alan karalama kampanyaları karşısında izzetli duruÅŸumuzu en güçlü ÅŸekilde muhafaza ettik. Dünyanın en modern silahlarıyla topraklarına saldıran iÅŸgal kuvvetlerine kahramanca direnen Gazze’nin yiÄŸit evlatlarını asla yalnız bırakmadık.” diyen ErdoÄŸan, Gazze’ye 102 bin tonu aÅŸan insani yardım ulaÅŸtırarak, İsrail ile ticareti 1,5 yıl önce tamamen keserek, Uluslararası Adalet Divanı’nda açılan soykırım davasına müdahil olarak ve daha nice diplomatik, hukuki, ekonomik adımla Gazzelilerin yanında dimdik durduklarını, Türkiye’nin çabalarının en yakın ÅŸahidinin Gazzeliler olduÄŸunu söyledi.
“Filistin davasıyla 2 yıl önce tanışmadık, biz bu davaya ömrümüzü adadık”
Filistin halkının Türkiye’nin kendileri için neler yaptığını ve nasıl bir özveriyle gayret ettiÄŸini çok iyi bildiÄŸini dile getiren ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ancak buna raÄŸmen ülkemizin ve hükümetimizin, bu konuda sicili hiç de parlak olmayan çevrelerden gelen haksız ve hadsiz eleÅŸtirilere maruz kaldığını görüyor, bundan dolayı büyük üzüntü duyuyoruz. Ne ÅŸahsımız ne de birlikte yol yürüdüğümüz arkadaÅŸlarımız, birileri gibi Filistin davasıyla 2 yıl önce tanışmadık, biz bu davaya ömrümüzü adadık. Allah izin verirse son nefesimize kadar da Filistin’in ve ilk kıblemiz Kudüs-ü Åžerif’in hakkını korkusuzca savunmaya devam edeceÄŸiz. Åžundan hiçbir şüphe duymuyorum, inÅŸallah tarih, Gazze’deki bu omurgalı duruÅŸumuz sebebiyle Türkiye Cumhuriyeti’ni çağının vicdan abidesi olarak altın harflerle yazacaktır.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ABD BaÅŸkanı Donald Trump ile gerçekleÅŸtirdikleri görüşmede Gazze’de akan kanın durdurulmasının gündemlerinin ilk sırasında olduÄŸunu belirterek, şöyle konuÅŸtu:
“Bu konuda tekliflerimizi yaptık, çıkış yollarını gösterdik, kalıcı barış için nelere ihtiyaç duyulduÄŸunu çok net biçimde ortaya koyduk. Bizim ilkemiz ÅŸudur, savaşın kazananı, adil bir barışın kaybedeni olmaz. Filistinli kardeÅŸlerimiz onurlu mücadeleleriyle barışı ve huzuru dünyada en fazla hak eden millettir. Hak ettikleri o kalıcı barış ortamıyla Filistinlileri buluÅŸturmak, önce İslam dünyasının sonra da uluslararası toplumun Gazze’ye borcudur. Gazze kana, gözyaşına ve yıkıma artık doymuÅŸtur. Bu utanç, bir an önce son bulmalıdır. Biz tek bir masumun daha hayattan kopartılmasını, tek bir çocuÄŸun daha açlıktan ölmesini, Gazze’ye tek bir bombanın daha düşmesini istemiyoruz. Türkiye olarak bunun için çalışmaya tüm gücümüzle devam edeceÄŸiz. 1967 sınırları temelinde, baÅŸkenti DoÄŸu Kudüs olan bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti kuruluncaya kadar, inÅŸallah, mücadelemiz sürecek.”
YaÅŸanan onca acıya, oluk oluk akıtılan onca masum kanına raÄŸmen umutlarını muhafaza ettiklerini söyleyen ErdoÄŸan, “Nasıl ki 14 yıllık karanlığın ardından Suriye’nin özgürlüğüne kavuÅŸtuÄŸunu görmeyi Rabb’im bizlere nasip ettiyse inÅŸallah nehirden denize, barışın, huzurun ve güvenliÄŸin hakim olduÄŸu güzel günleri de göreceÄŸimize tüm kalbimle inanıyorum. Gazzeli ve Filistinli kardeÅŸlerimize de buradan dayanışma mesajlarımızı gönderiyor, her zaman yanlarında olan Türkiye’nin, inÅŸallah bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceÄŸini önemle ifade ediyorum.” dedi.
“Sürecin son derece hassas olduÄŸunun farkındayız”
ErdoÄŸan, geçen yıl tam bu vakitte, yeni yasama dönemi baÅŸlangıcında, bu kürsüde, iç cephenin tahkimine dikkati çektiÄŸini, topluma örnek olacak ÅŸekilde “Meclis’in iktidar ve muhalefetiyle, uyum, ittifak, uzlaşı, karşılıklı saygı çerçevesinde çalışması” temennilerini dile getirdiÄŸini hatırlattı.
MHP Genel BaÅŸkanı Devlet Bahçeli’nin aynı gün gerek Meclis Genel Kurulu’ndaki nazik tavrıyla gerekse Meclis dışında yaptığı ufuk açıcı beyanatlarıyla, iktidar ve muhalefetiyle, terörsüz bir Türkiye’nin inÅŸası için düşüncelerini paylaÅŸtığını anımsatan ErdoÄŸan, geride bırakılan bir yıl içinde “Terörsüz Türkiye” hedefine yönelik tarihi nitelikte adımlar atıldığını, önemli mesafeler alındığını dile getirdi.
ErdoÄŸan, “Bu vesileyle, engin siyasi tecrübesi birikimi ve dirayetiyle Terörsüz Türkiye idealimizin mimarlarından olan Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez de huzurlarınızda ülkem ve milletim adına teÅŸekkürlerimi ifade ediyorum. Aynı ÅŸekilde, bu 1 yıllık süreçte, yapıcı duruÅŸ ve çabalarıyla Türkiye’nin terörden arındırılması yolunda önemli katkılar vermiÅŸ olan DEM Parti heyetine ve yönetimine de şükranlarımı sunuyorum. Son nefesine kadar terör duvarının yıkılması, ülkemizin her karışında barış ve kardeÅŸliÄŸin egemen olması için ter döken İstanbul Milletvekili Sayın Sırrı Süreyya Önder’i de burada rahmetle anıyorum.” ifadelerini kullandı.
Geride bırakılan 1 yıl içinde, terör örgütünün saldırılarını durdurduÄŸunu, kendisini feshettiÄŸini açıkladığını, sembolik bir törenle silahlarını yaktığını hatırlatan ErdoÄŸan, 1984’ten bu yana hem on binlerce can kaybına, hem de 2 trilyon dolarlık ekonomik kayba yol açan terör belasının böylece bitme noktasına geldiÄŸini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“Sürecin son derece hassas olduÄŸunun farkındayız. Ancak en başından itibaren olumlu bakıyoruz, olumlu bakmak için çaba sarf ediyoruz. Buradan, Meclis kürsüsünden tekrar ifade etmek isterim, Türkiye Cumhuriyeti devleti, hiçbir dünyevi güç karşısında diz çökmez, boyun eÄŸmez, taviz vermez ve egemenliÄŸini asla pazarlık konusu yapmaz. Bu meyanda, bazı muhalefet partilerinin tahrikleriyle, zihinlerinde soru iÅŸareti oluÅŸan vatandaÅŸlarımız varsa hepsi müsterih olsun. Özellikle ÅŸehitlerimizin muhterem aileleri ve gazilerimiz bilsinler ki onların aziz hatıralarına gölge düşürecek hiçbir adımın atılmasına ne hükümet olarak biz ne Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ne de bu yüce Meclis müsaade edecektir.
Hedefimiz, terörün bitmesi, kardeÅŸliÄŸin kuvvetlendirilmesidir. Adımlarımızı sadece ve sadece bu hedefe yönelik atıyoruz. Terörsüz Türkiye idealimizin en önemli merkezi, hiç kuÅŸku yok ki burası, yani Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Meclis çatısı altında, Milli Dayanışma, KardeÅŸlik ve Demokrasi Komisyonu, siyasi partilerimizin kahir ekseriyetinin temsilcileriyle çalışmalarına baÅŸlamış, È™u ana kadar da 12 toplantı yapmıştır. Komisyon, çalışmalarını tamamladığında, şüphesiz elimizde çok önemli doneler olacaktır.”
ErdoÄŸan, Milli Dayanışma, KardeÅŸlik ve Demokrasi Komisyonu’nda dile getirilen önerilerin, istiÅŸare ve uzlaÅŸma neticesinde hayata geçirilmesinin bir sonraki aÅŸamayı teÅŸkil edeceÄŸini söyledi.
Mühim olanın Türkiye’nin yerli, milli, çözüm odaklı siyasi partilerinin hayati bir mesele için yük alması, aynı komisyon çatısı altında buluÅŸması, konuÅŸması, birbirini saygıyla dinlemesi, istiÅŸareler yapması olduÄŸunu vurgulayan ErdoÄŸan, bunun, Türkiye demokrasisi adına umutları büyüten çok müstesna bir kazanım olduÄŸunun altını çizdi.
“Bu komisyon da göstermiÅŸtir ki silahla çözüm olmaz, sıkılı yumruklarla musafaha yapılmaz.” diyen ErdoÄŸan, her ÅŸeyin saygı çerçevesinde konuÅŸulabileceÄŸini, tartışılabileceÄŸini ve istiÅŸare edilebileceÄŸini dile getirdi.
ErdoÄŸan, Komisyon’un toplanıp, her konuyu açıklıkla ve açık yüreklilikle istiÅŸare etmesinin, Türkiye’nin zararına deÄŸil tartışmasız yararına olduÄŸunu belirterek, Milli Dayanışma, KardeÅŸlik ve Demokrasi Komisyonu’nun bu olgunluÄŸu sergilediÄŸini, Türkiye’nin de bu olgunluÄŸa eriÅŸtiÄŸinin en güzel delili olduÄŸunu kaydetti. ErdoÄŸan, komisyonun üyelerine, çalışanlarına teÅŸekkür etti, baÅŸarılar diledi.
Türkiye’nin, oluÅŸan bu huzur ve güvenlik iklimini en güçlü ÅŸekilde muhafaza edeceÄŸini, 86 milyonun bir, beraber ve kardeÅŸ olduÄŸu bir Türkiye’nin, enerjisini terörle mücadele için deÄŸil refah için seferber edeceÄŸini söyleyen ErdoÄŸan, her alanda elde edilen baÅŸarıların, “Terörsüz Türkiye” ortamında pekiÅŸeceÄŸini, kuvvetleneceÄŸini, yeni atılımlara fırsat oluÅŸturacağını dile getirdi.
“Diplomasinin tüm kanallarını devreye almış durumdayız”
ErdoÄŸan, Türkiye’nin güvenliÄŸiyle yakından alakalı meselelerde atacakları adımların, oluÅŸan huzur ve kardeÅŸlik ikliminden tamamen ayrı tutulması gerektiÄŸini söyledi.
Türkiye’nin, Türkiye’deki Kürtlerin anavatanı olduÄŸu kadar Türkiye sınırları dışındaki Kürtlerin de en büyük, en samimi, en güvenilir hamisi, kardeÅŸi, zor günlerde kapısı çalınan ilk sığınağı olduÄŸunu vurgulayan ErdoÄŸan, bunun yüzyıllardır olduÄŸu gibi bugün de yarın da böyle olacağını, hiçbir zaman deÄŸiÅŸmeyeceÄŸini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Sınırlarımızın ötesindeki Kürt kardeÅŸlerimizin, birtakım terör örgütlerinin baskılarıyla, Türk, Kürt, Arap, genel olarak Müslüman düşmanı birtakım ülke ve odaklar tarafından istismar edilmesine asla rıza göstermeyiz. En başından itibaren Suriye’nin toprak bütünlüğünü güçlü ÅŸekilde destekliyoruz. Bugün de Suriye’nin bölünme planlarının en güçlü ÅŸekilde karşısındayız. Gerek Suriye’nin toprak bütünlüğünü temin etmek, gerekse sınırlarımızın ötesinde herhangi bir terör oluÅŸumunu engellemek amacıyla diplomasinin tüm kanallarını devreye almış durumdayız. Bu kanalları kullanmayı sabırla, samimiyetle ve saÄŸduyuyla sürdürüyoruz. Diplomatik giriÅŸimler cevapsız kalırsa Türkiye’nin pozisyonu da politikası da bellidir. Türkiye, Suriye’de bir ‘dejavu’ yaÅŸanmasına izin vermeyecektir.
Bu ilkeli tavrımız, Kürt kardeÅŸlerimiz dahil Suriye halkının aleyhine deÄŸil, tam tersine onların lehinedir, bölgemizi terör belasından kurtarmaya dönük bir tavırdır. Tekrar altını çizerek söylüyorum, Türk, Kürt, Arap, Sünni, Åžii, Alevi, Nusayri… Etnik köken, dil, mezhep ayrımı yapmadan hepimiz ortak bir geleceÄŸin yolcularıyız. Bu yolculukta bizim ezeli ve ebedi kardeÅŸliÄŸimiz, evelallah her türlü engeli aÅŸacak kudrettedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aklı selimle hareket edildiğinde, bin yıllık ortak maziden beslenen bir gelecek tasavvuruyla yaklaşıldığında, her sorunu çözeceklerini, her oyunu bozacaklarını belirterek, şöyle konuştu:
“Biz birbirimize bir duvarın tuÄŸlaları gibi kenetlendiÄŸimizde bölgedeki sıkıntılar tek tek çözülecek, bölge kalıcı barış ve huzura kavuÅŸacaktır. Aramıza simsarların girmesine göz yumduÄŸumuzda ise coÄŸrafyamızda kan, gözyaşı, çatışma, zulüm eksik olmayacaktır. Nasıl ki Türk, Kürt, Arap Sultan Alparslan’ın, Selahattin Eyyubi’nin, Sultan Fatih’in ordusunda omuz omuza verip zaferler kazandıysa, nasıl ki Çanakkale’de Türk, Kürt, Arap birlikte İslam toprağını kahramanca savunduysa inÅŸallah yarın da ebediyen de Türk, Kürt, Arap ittifakı coÄŸrafyanın barışını, huzurunu, kalkınmasını, refahını birlikte temin ve tahkim edecektir. Buna tüm kalbimizle inanıyoruz.”
“Son 45 ayın en düşük enflasyonunu görerek önemli bir dönüm noktasına ulaÅŸtık”
ErdoÄŸan, 6 Åžubat 2023’teki KahramanmaraÅŸ merkezli depremlerin yaralarını sarmaya devam ettiklerini hatırlattı.
“Hayatını kaybeden ve her birini rahmetle andığımız vatandaÅŸlarımızı geri getiremesek de afetin izlerini silmeyi hamdolsun baÅŸardık.” diyen ErdoÄŸan, ÅŸu anda 3 bin 481 ÅŸantiyede on binlerce mimarın, mühendisin ve işçinin gece gündüz demeden çalışmalarını sürdürdüğünü aktardı.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, 6 Eylül’de Malatya’da 304 bininci yuvanın anahtarlarını hak sahiplerine teslim ettiklerini anımsattı. Önümüzdeki ay 350 bininci konutun kurasının çekileceÄŸini bildiren ErdoÄŸan, yıl başına kadar toplam 453 bin bağımsız bölümü hak sahibi ailelere teslim etmek için canla baÅŸla çalıştıklarını ifade etti.
Yeni evlerine kavuşan vatandaşların hanelerinde gönül huzuruyla, sağlık ve afiyetle oturmalarını temenni eden Erdoğan, yeni iş yerleri teslim edilen afetzedelere de hayırlı ve bereketli kazançlar diledi.
ErdoÄŸan, tam bir seferberlik ruhuyla yürüttükleri imar sürecinde yalnızca konut ve iÅŸ yerleriyle sınırlı kalmadıklarını, ecdat yadigarı emanetlerin her birinin üzerine titrediklerini, aslına uygun ÅŸekilde yaÅŸatmak için azami gayret sarf ettiklerini dile getirerek, “Bugüne kadar deprem bölgemiz için kamu olarak güncel rakamlarla 3,6 trilyon lira, yani yaklaşık 90 milyar dolarlık harcama yaptık.” diye konuÅŸtu.
Ekonomiye dair bazı rakamları da paylaÅŸan ErdoÄŸan, “ÖnceliÄŸimiz, halkımızın hayat pahalılığı sorununu kalıcı olarak çözmektir. AÄŸustos ayında son 45 ayın en düşük enflasyonunu görerek önemli bir dönüm noktasına ulaÅŸtık. Enflasyonu, bu yılın sonunda yüzde 30’un altına, 2026 yılında ise yüzde 20’nin altına indirmeyi planlıyoruz. Bütçe açığımızın milli gelire oranını bu yıl yüzde 3,6’ya, 2026’da ise yüzde 3,5’e indirmeyi öngörüyoruz. İhracat tarafında da hamdolsun gayet iyi gidiyoruz. AÄŸustos ayında yıllık bazda ihracatımız 269 milyar doları aÅŸtı. Altın ithalatının yüksek düzeyde seyretmesine raÄŸmen dış dengemiz hızla iyileÅŸti.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
“2026 senesi, Türkiye ekonomisinde adeta bir reform yılı olacak”
ErdoÄŸan, 2025 yılını milli gelire oranla sadece yüzde 1,4’lük bir cari açıkla kapatmayı ümit ettiklerini belirtti.
Dış kaynaklara erişim noktasında da çok ciddi kazanımlar elde ettiklerinin, gerek bankacılık gerekse reel sektör için finansmana erişimin hem kolaylaştığının hem de maliyetlerin belirgin şekilde gerilediğinin altını çizen Erdoğan, şöyle konuştu:
“Dış borcumuzun milli gelire oranı son 14 yılın en düşük seviyesine indi. Öte yandan rezerv yeterliliÄŸi noktasında da tarihi baÅŸarılara imza attık. Merkez Bankamızın brüt rezervleri 179 milyar dolara ulaÅŸtı, giderek yükseliyor. Programımızın etkisiyle risk primimiz ve borçlanma maliyetlerimiz geriledi, Türk lirasına olan güven her geçen gün artmaya baÅŸladı. Küresel ekonomideki belirsizliklere, ticaret ortaklarımızdaki düşük büyüme oranlarına raÄŸmen Türkiye ekonomisi, hamdolsun, büyümesini sürdürdü.”
Yılın ilk yarısında yıllık büyüme yüzde 3,6 olarak gerçekleşirken, milli gelirin yıllıklandırılmış bazda 1,5 trilyon dolara yaklaştığına dikkati çeken Erdoğan, üretim cephesinde ise zirai dona bağlı olarak daralan tarım sektörü hariç tüm sektörlerde katma değer artışı kaydettiklerini, imalat sanayisinin son 12 çeyreğin en yüksek performansını sergilediğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüketimle yatırım arasındaki denge korunurken istihdam tarafında da son derece olumlu gelişmeler yaşandığını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İşsizlik oranımız tam 28 aydır tek hanelerde seyrediyor. Bir baÅŸka güzel geliÅŸmeyi, bir baÅŸka rekor seviyeyi turizmde gördük. 2025 yılında ilk 6 ayda 25,8 milyar dolar gelirle tüm zamanların ilk 6 aylık gelir rekorunu kırdık. 2025 yıl sonunda 64 milyar dolar turizm gelirine emin adımlarla ilerliyoruz. Aynı baÅŸarı hikayesini saÄŸlıkta, eÄŸitimde, ulaÅŸtırmada, enerjide, sosyal politikalarda, tarımda, sanayide, özellikle savunma sanayisinde de görmek mümkündür. Türkiye bütün bu alanlarda kendisiyle yarışarak kısa sürede çok büyük atılımlara imza atmıştır. İnÅŸallah yakaladığımız bu güçlü ivmeyi hızlandırarak sürdüreceÄŸiz.”
“2026 senesi, Türkiye ekonomisinde adeta bir reform yılı olacak. Sanayiden teknolojiye, tarımdan enerjiye, ekonomimizin tüm alanlarında büyük bir dönüşüm baÅŸlatıyoruz.” diyen ErdoÄŸan, yerel yönetimlerde mali disiplini güçlendirecek adımları da devreye alarak kamuda ÅŸeffaflığı, hesap verebilirliÄŸi ve verimliliÄŸi daha da pekiÅŸtireceklerini bildirdi.
ErdoÄŸan, “Ülkemiz, milletimiz ve ekonomimiz için ÅŸimdiden hayırlı, uÄŸurlu olsun.” dedi.
“Hakimiyeti, imtiyazlıların elinden aldık, asıl sahibi olan millete teslim ettik”
Her seçimde sandıkları, demokrasinin bayram yerine çeviren on milyonların takdir ve teveccühüyle bu görevlerde bulunduklarını ifade eden ErdoÄŸan, “Türkiye’de tek bir meÅŸruiyet kaynağı vardır, o da aziz milletimizin tertemiz iradesidir.” diye konuÅŸtu.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, siyaset sahnesine ilk çıktıklarından beri “MeÅŸruiyetin kaynağı millettir” dediklerini ve millet egemenliÄŸini çok güçlü ÅŸekilde tesis etmeye çalıştıklarını belirterek, yarım asra yaklaÅŸan siyasi hayatı boyunca girdiÄŸi tüm mücadeleleri daima sandıktan çıkan iradeden aldığı icazet ve yetkiyle yürüttüğünü vurguladı.
“Bu ülkede bir dönem egemenlik kağıt üzerinde millete ait olsa da hakikatte sermayenin, medyanın ve mütegallibenin tasallutu altındaydı.” ifadesini kullanan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Vesayetin kılıcı, yıllarca milli iradenin tepesinde sallanmaya devam etti. Hakimiyeti, imtiyazlıların elinden aldık, asıl sahibi olan millete teslim ettik. Bunun için gerçekten çok çalıştık, çok mücadele verdik; çok ciddi bedeller ödedik, nice saldırıları göğüslemek zorunda kaldık. Ama sonuçta Türkiye’de milletin iradesini her alanda egemen kıldık. Åžunu bugün bir kez daha açık açık söylüyorum: Türkiye’de gücünü halktan almayan ayrıcalıklara yer yoktur. Türkiye’de siyasette, hukukta, ekonomide, kamuda, sosyal ve gündelik hayatta, milletin iradesine dayanmayan imtiyazlara yer yoktur. İnÅŸallah hiçbir zaman da olmayacaktır. EgemenliÄŸin kaynağı milletin iradesidir, millet de bu iradesini yürütmede seçilmiÅŸ cumhurbaÅŸkanı, yasamada milletvekilleri aracılığıyla kullanır.”
“Sandıkta aldığımız bu yetkiyi, sonuna kadar en güzel, en verimli ÅŸekilde kullanacağız”
Erdoğan, bazı muhalefet aktörlerinin belli periyotlarla, özellikle ortaya dökülen kimi skandalları perdelemek için gündeme getirdiği suni tartışmaların, milletin 14/28 Mayıs seçimlerinde ortaya koyduğu iradeye saygısızlık ve milletin kendisine yapılmış büyük bir hürmetsizlik olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Milletimiz, cumhurbaÅŸkanlığında ÅŸahsımıza, Meclis’te sizlere 5 yıllık yetki vermiÅŸtir. Aziz milletimizden sandıkta aldığımız bu yetkiyi, inÅŸallah sonuna kadar en güzel, en verimli ÅŸekilde kullanacağız. CumhurbaÅŸkanlığı Hükümet Sistemi’nin saÄŸladığı hızlı ve etkin karar alma, bunları uygulama imkanlarıyla Türkiye Yüzyılımızın inÅŸasını sürdüreceÄŸiz. Yasama organımızın siz kıymetli üyelerinin sergileyeceÄŸi hassasiyet, yürütme olarak bize bu çabalarımızda güç ve moral aşılayacaktır. Son 23 yılda sizlerin de destekleriyle alınan büyük mesafeyi, Türkiye Yüzyılı’na yakışacak ve Türkiye’ye dar gelmeyecek yeni bir anayasayla taçlandırma arzumuza da sahip çıkacağınıza yürekten inanıyorum.”
Türkiye’nin imkanlarını, potansiyelini, zenginliklerini daha da artırmak için koÅŸturduklarını dile getiren ErdoÄŸan, Türkiye’nin kaynaklarını yine Türkiye’nin ihtiyaçları, 86 milyon vatandaşı, gençleri ve geleceÄŸi için seferber ettiklerini, Türkiye merkezli düşünen, üreten, çalışan herkesi de bu mücadelede yol arkadaşı olarak gördüklerini ifade etti.
Millet için çalışan, çabalayan, söz söyleyen, siyaset yapan herkesle aynı hedefe doÄŸru birlikte yol almaktan mutluluk duyacaklarını belirten ErdoÄŸan, “Ama öksüzün, yetimin, işçinin, çiftçinin, emeklinin, tüccarın, sanayicinin, esnafın hakkına el uzatana da zerre miskal merhamet göstermeyiz. Bu konudaki tavizsiz duruÅŸumuzu muhafaza etmekte kararlıyız. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun.” dedi.
TBMM’nin 28. Dönem 4. Yasama Yılı’nın hayırlara vesile olması temennisinde bulunan ErdoÄŸan, milletvekillerine yeni yasama yılında baÅŸarı diledi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın konuÅŸmasını tamamlaması ve Meclis Genel Kurul Salonu’ndan ayrılmasının ardından TBMM BaÅŸkanı Numan KurtulmuÅŸ, Genel Kurul’un 2 Ekim PerÅŸembe gündemine iliÅŸkin Danışma Kurulu önerisini okuttu.
KurtulmuÅŸ, önerinin oylanarak kabul edilmesinin ardından birleÅŸimi, yarın saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, yeni yasama yılının açılışının ardından Meclis’ten ayrıldı
Konuşmasının ardından Erdoğan, Meclis Genel Kurul kürsüsünün arkasındaki Başkanlık odasında TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile görüştü.
Görüşmede, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman ile bazı milletvekilleri de yer aldı.
Çıkışta basın mensuplarının görüşmeye iliÅŸkin soruları üzerine ErdoÄŸan, “Liderlerle beraber çok samimi bir havada görüşmemizi yaptık.” dedi.
TBMM’den ayrılan CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ı TBMM BaÅŸkanı KurtulmuÅŸ, MHP Genel BaÅŸkanı Devlet Bahçeli ve diÄŸer ilgililer makam aracına kadar uÄŸurladı.
Notlar
Genel Kurul’daki oturum öncesinde DEM Parti EÅŸ Genel BaÅŸkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay HatimoÄŸulları Oruç ile DEM Parti’li milletvekilleri, MHP Genel BaÅŸkanı Devlet Bahçeli’nin yanına giderek tokalaÅŸtı ve bir süre sohbet etti.
TBMM’deki 28. Dönem 4. Yasama Yılı açılışına katılmama kararı alan CHP’nin Genel Kurul’daki sıraları boÅŸ kaldı.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, konuÅŸmasının ardından muhalefet sıralarına giderek Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin temsilcileriyle tokalaÅŸtı.
MHP Genel BaÅŸkanı Devlet Bahçeli de Türkiye Büyük Millet Meclisi 28. Dönem 4. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’nın ardından Genel Kurul’dan ayrıldı.
Bahçeli’nin çıkışı sırasında DEM Parti AÄŸrı Milletvekili Sırrı Sakık, yanına giderek selam verdi.
Kaynak: AA
