MHP Genel BaÅŸkanı Bahçeli: Kıbrıs Türk’tür, Türk’ün öz vatanıdır
MHP Genel Başkanı Bahçeli Kıbrıs Türk'tür, Türk'ün öz vatanıdır
MHP Genel BaÅŸkanı Devlet Bahçeli, “Kıbrıs Türk’tür, Türk’ün öz vatanıdır. Federasyon tez ve tekliflerinin geçerliliÄŸi ve geleceÄŸi kesinlikle yoktur.” ifadelerini kullandı.
Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuÅŸmada, hakikati söylemekten ve temsilden, hakikatin telaffuzundan tereddüt etmeyeceklerini söyledi.
Siyasetin mana ve muhtevasının, icra ve ifade muhtırasının hakikatle temellendiğini, hakkın ve halkın müdafaasıyla temerküz ettiğini belirten Bahçeli, hakikat neredeyse orada olduklarını, buna aralıksız ve aracı olarak devam edeceklerini dile getirdi.
Hakikatin tezahürü olan açık ve açıklayıcı sözlerini eÄŸmeden, bükmeden, çeliÅŸkinin ve çekimserliÄŸin yörüngesine girmeden seslendirmekten de vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Bahçeli, MHP’nin özünün doÄŸru ve doÄŸal, sözünün dobra ve donanımlı olduÄŸunu kaydetti.
“BaÅŸkaları alınır veya gücenir” diye, “bazıları darılır veya küser”, “kimileri rahatsız veya huzursuz olur” endiÅŸesiyle hakikati haykırmaktan asla taviz vermeyeceklerini dile getiren Bahçeli, hakikati arayan, amaçlayan, hiç kimsenin gürültüye kulak asmayacağını, buna pabuç bırakmayacağını ifade etti.
Söylemek istediÄŸi birinci hakikatin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile ilgili olduÄŸunu bildiren Bahçeli, “Kıbrıs Türk’tür, Türk’ün öz vatanıdır. Federasyon tez ve tekliflerinin geçerliliÄŸi ve geleceÄŸi kesinlikle yoktur. Kıbrıs milli davamızdır; muhterem ecdadımızın alın teri, göz nuru, gönül suru, hatıra ve hafıza yurdudur. Bu haklı ve hakikatli davadan geri dönüş katiyen yoktur.” ifadesini kullandı.
Bahçeli, pazar günü KKTC’nin 6. cumhurbaÅŸkanını seçmek için sandık başına gittiÄŸini, seçmen sayısının 218 bin 313 kiÅŸi olduÄŸunu, katılım oranının ise yüzde 62,83 düzeyinde gerçekleÅŸtiÄŸini söyledi.
Seçimde, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel BaÅŸkanı Tufan Erhürman’ın yeni cumhurbaÅŸkanı seçildiÄŸini hatırlatan Bahçeli, KKTC’ye “saygı, şükran ve taktirle anılacak hizmetleri” geçen Ersin Tatar’ın ise demokratik yarışta geride kaldığını anımsattı.
KKTC’de seçimin geçici sonucu belli olduÄŸunda kamuoyu ile paylaÅŸtığı görüşlerini yineleyen Bahçeli, KKTC Cumhuriyet Meclisi’nde, “Kıbrıs sorununa iki devletli çözüm” konulu önerinin oy çokluÄŸuyla kabul edildiÄŸini belirtti.
Devlet Bahçeli, “Cumhuriyet Meclisi’nin iradesi federasyon deÄŸil egemen eÅŸitliÄŸe dayanan iki devletli çözümün saÄŸlanmasıdır.” yaklaşımıyla kendilerinin ortaya koyduÄŸu görüş arasında esasta hiçbir fark olmadığını dile getirerek, konuÅŸmasını şöyle sürdürdü:
“MaÅŸeri vicdana tercüman olan bu haklı tespit ve teklifimizin akabinde ‘Cumhur İttifakı’nda çatı uçtu, vazo çatladı, anlaÅŸmazlıklar sertleÅŸti, görüş ayrılıkları ayyuka çıktı’ iddiaları ne kadar yaygın ve yoÄŸun olsa da, Türkiye’nin hak ettiÄŸi huzurlu, güvenli ve refah dolu günlere ulaÅŸasıya kadar çatlama, patlama, uçma, kaçma veya niyet okuyuculuÄŸundan mülhem abuk sabuk ifadeler hükümsüz, itibarsız ve asılsızdır. Fakat herkesin aklını başına alarak, Kıbrıs’taki seçimleri iyi okumasını, federalizme giden mayınlarla dolu güzergahın ülkemize ve bölgemize nasıl yansıyacağını dikkatle tefsir etmesi halisane temennimdir. Meselenin demokratik haklarla ve sandığa saygıyla alakası hiç yoktur. Zira mesele vatan meselesidir, millet meselesidir, beka meselesidir, güvenlik meselesidir, onur ve ÅŸeref meselesidir. Kıbrıs’ta egemen eÅŸitliÄŸe dayalı iki devletli çözüme kapalı duran ve federasyon özlemlerine yeÅŸil ışık yakan bir siyasi zihniyet ve iradenin geçmiÅŸin acı ve ıstırap veren olaylarını tekrar canlandırma ihtimali yabana atılamaması gereken yakın bir tehdittir. Kötümserler yalnızca tüneli görür. İyimserler tünelin sonundaki ışığı görür. Hakikat merceÄŸinden bakanlar da hem tüneli, hem ışığı, hem de gelmesi muhtemel olan treni görür.”
“Kıbrıs bir adadan çok daha ötesidir”
KKTC’de kalıcı, adil, sürdürülebilir barış ve huzurun saÄŸlanması için egemen eÅŸitlik temelinde iki devletli bir çözümün kaçınılmaz olduÄŸunu vurgulayan Bahçeli, “Federasyona dümen kırmak demek Kıbrıs Türklüğünü asimilasyon çarkında israf etmek, milli ve hukuki kazanımları tırpanlamak demektir.” ifadesini kullandı.
Bahçeli, buna da hiç kimsenin, hiçbir siyaset önermesinin hakkının olmadığını dile getirerek, Kıbrıs Türklüğünün Türkiye Cumhuriyeti’yle ortak geleceÄŸini darboÄŸaza sokmanın ihanet ve cinayet olacağını bilmek ve görmenin mutlak bir gereklilik olduÄŸunu söyledi.
Güvenlik garantisiyle Kıbrıs’taki Türk askeri varlığını federasyon gevelemesiyle tartışmaya açmak için müsait zaman ve zemin kollayanların çabasının boÅŸuna, hevesinin beyhude olduÄŸunu ifade eden Bahçeli, tarihi ve milli bir hakikatin hile, hıyanetle, dış baÄŸlantılı ayak oyunlarıyla, Rumlara ÅŸirinlik yapan ucuz numaralarla tahribinin söz konusu edilemeyeceÄŸini vurguladı.
Tarihi ve milli bir hakikatin önündeki aşılamayacak bariyerin “tarih, çekilen acılar, Türk milletinin egemen ve hükümran mazisi” olduÄŸunu kaydeden Bahçeli, ÅŸunları kaydetti:
“Kıbrıs bir adadan çok daha ötesidir. Kıbrıs, DoÄŸu Akdeniz’deki sancak, Türk milletinin can damarı, Türk istiklal ve varoluÅŸ ruhunun siyasi, stratejik ve jeopolitik misyonudur. Kıbrıs’ın güvenliÄŸi ve geleceÄŸi Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenlik ve geleceÄŸiyle bir ve aynıdır. Bu kapsamda Kıbrıs Türk’tür, hep de böyle kalacaktır. Herkes aklını başına devÅŸirip hesabını buna göre yapmalıdır. Kıbrıs, rahmetle andığım ÅŸehitlerimizin emaneti, Allah’tan uzun ömürler dilediÄŸim gazi ve mücahitlerin, bunun yanında Türk Mukavemet TeÅŸkilatı’nın, kurucu CumhurbaÅŸkanı Merhum Rauf DenktaÅŸ’ın, Merhum Fazıl Küçük’ün, elbette Kıbrıslı Türklerin aziz yadigarı, namus timsalidir. Tekraren ifade etmek gerekirse KKTC parlamentosu acilen toplanmalı, seçim sonuçları ve federasyona dönüşün kabul edilemeyeceÄŸini ilan etmeli ve Türkiye Cumhuriyeti’ne katılma kararı almalıdır.”
3 Ekim 2017 tarihinde partisinin TBMM Grup Toplantısı’ndaki “O zaman geldiÄŸinde, ÅŸartlar oluÅŸtuÄŸunda, tarih coÄŸrafyaya dar geldiÄŸinde Misak-ı Milli uyanacak; 81 Düzce’den hemen sonra 82 Kerkük, 83 Musul deme hakkının önünde hiçbir güç duramayacaktır.” sözlerini anımsatan Bahçeli, “Bu görüş ve hedefimize sonuna kadar baÄŸlı olmak kaydıyla, durumun aciliyetine binaen, ÅŸimdilik kısmi bir revize yaparak diyeceÄŸim ÅŸudur; 81 Düzce’den sonra 82’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olması artık hayat memat konusu haline gelmiÅŸtir.” dedi.
Devlet Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
“Kıbrıs Türklüğünün arasına yuvalanan mandacı ve teslimiyetçi kimi EOKA ve ENOSİS muhipleri ÅŸahsımı ve partimizi hedef alarak, ‘Size ne sonuçlardan. Sizi ne ilgilendiriyor’ demek suretiyle ağız ve ahlak bozukluÄŸunda seviyesiz ve dibe batan bir evreye geçmiÅŸlerdir. Bu gafiller iyi dinlesin; nasıl olsa BeÅŸparmak DaÄŸları’nda dökülen kanlar sizin deÄŸil. Nasıl olsa Akdeniz’de yankılanan çığlıklar sizden çıkmadı. Nasıl olsa ‘Gelene aÄŸam gidene paÅŸam’ demeye alışkınsınız. Hamd olsun, tarihsel hafızada taşıdığımız vatan topraklarıyla bağımızı ve ilgimizi manen, fikren ve hassaten hiç kesmedik çünkü biz Kıbrıs’a bakınca vatan görüyoruz çünkü biz Kıbrıs denildi mi akan suları durduruyoruz çünkü biz Kıbrıs gündeme geldi mi 1571’den itibaren Türk milletinin hakimiyet, haysiyet, asalet ve adaletiyle sivrildiÄŸini anlıyor, anlatıyor, bununla da övünüyoruz. Kıbrıs’taki seçimlerden size ne diyenler kimin kundağına sarıldı, kimin beÅŸiÄŸinde sallandı bilemem ama biz vatanı namus bilen, Kıbrıs’ı da namus addeden soylu bir duruÅŸun, sorumlu bir duyuÅŸun bıçkın ve Ülkücü sesleniÅŸiyiz. Bu sesleniÅŸin inanmış müellif ve müteyakkız neferleri olmayı da bihakkın ve nesiller boyunca sürdüreceÄŸiz.”
Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuÅŸmada, Gazze’nin özelde Gazzelilerin, genelde ise Filistin halkının helali olduÄŸunu söyledi.
1967 sınırlarıyla ihata edilmiÅŸ, baÅŸkenti DoÄŸu Kudüs olan, coÄŸrafi bütünlüğünü saÄŸlamış, bağımsız ve egemen Filistin Cumhuriyeti’nin kurulmasının, BirleÅŸmiÅŸ Milletler nezdinde de tam üyelik statüsünün elde edilmesinin bir lütuf deÄŸil, hakkın ve hakikatin gereÄŸi olduÄŸunu vurgulayan Bahçeli, “Zora, zorbalığa ve silaha yaslanarak bu hakikati çiÄŸnemek, bu hakikatin üzerine basarak geçmek tıpkı bumerang gibi ters dönecek, siyonist-emperyalist kumpası boÅŸa düşürecektir.” diye konuÅŸtu.
Mısır’ın Åžarm el-Åžeyh kentinde Türkiye’yle birlikte Katar, Mısır ve ABD’nin arabuluculuÄŸu, garantörlüğü ve imzasıyla hayat bulan deklarasyonun, bir baÅŸka ifadeyle niyet metni veya mektubun, hukuken deÄŸilse bile ahlaken baÄŸlayıcı mahiyette olduÄŸunu belirten Bahçeli, ÅŸu ifadeleri kullandı:
“Ne var ki Hamas ile İsrail arasında varılan geçici ateÅŸkes kararı henüz kalıcı ve kesin bir baÄŸlayıcılığa kavuÅŸamamış, beklendiÄŸi gibi İsrail’in ateÅŸkes ihlalleri peyderpey görülmeye baÅŸlanmıştır. İsrail geçtiÄŸimiz pazar günü Gazze Åžeridi’nin güneyindeki Refah’a hava saldırısı düzenlemiÅŸtir. Her ne kadar ateÅŸkesin yeniden uygulanmaya baÅŸlandığı açıklansa da imzasına ve taahhüdüne riayet ve sadakat göstermeyen bu haydut devletin tekrar savaÅŸ ve soykırım etabına dönmeyi planladığı ortadadır. İsrail’e güven olmayacağı, güven duyulmayacağı hepimizin malumu olsa da temennimiz, ihtiyatlı ve temkinli bir iyimserlikle hareket etmek suretiyle kalıcı ateÅŸkesin temini, müteakiben iki devletli barış antlaÅŸmasının ikmali, uluslararası toplumun ve BirleÅŸmiÅŸ Milletlerin ısrarlı giriÅŸimleriyle derhal hayata geçmelidir.”
Bahçeli, İsrail’in Lübnan’ın güney ve doÄŸusundaki yerleÅŸim yerlerine yaptığı hava saldırısını hatırlatarak, “Bu, ÅŸirret devletin sakin ve saÄŸduyulu olmayacağını bir kez daha teyit etmiÅŸtir. Neresinden bakarsak bakalım İsrail, bölge ve dünya barışına doÄŸrultulmuÅŸ siyonist silahtır. Bu silah susmadıkça, Filistin Cumhuriyeti kurulmadıkça, mazlumların gözyaÅŸları kurumadıkça ne istikrar ne huzur ne de barış tesis edilebilecek, korkunç nitelikli hak ve hukuk gaspları eksik olmayacaktır. İsrail’in karanlık sicili, suça batan ilkel ve şımarık iktidar siyaseti bölge ülkeleri ve insanlık vicdanı aleyhine her türlü musibetin kaynağıdır.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
“İsrail, zulüm ve zehir üreten kaynak haline geldi”
MHP lideri Bahçeli, İsrail’in zulüm ve zehir üreten kaynak haline geldiÄŸini vurgulayarak, “Ya ıslahı ya da kurutulması, küresel adalet ve küresel güvenlik mimarisinin ÅŸaÅŸmaz görevi, şüphe götürmez mesuliyetidir.” dedi.
Gazze’de İsrail’in silahlandırıp sahaya sürdüğü çetelerin tehlike saçtığına, eylemleri ve neden oldukları tahrik ortamının barış ve ateÅŸkes çabalarını zedelediÄŸine dikkati çeken Bahçeli, “Hamas’ın silah bırakmasını dayatanların, silahsız bir halkı canlı hedef haline getirmek için yeni bir faaliyet içine girdikleri veya girecekleri kuÅŸkuya yer bırakmayan bir tuzaktır. İki devletli çözüm vücut bulduktan sonra elbette Hamas’ın da atacağı adımlar olacaktır ve silah bırakmak bunlardan birisidir. Ancak hakikat temelinde inÅŸa edilmesi gereken iki devletli çözüm iklimi hakim olmadıkça tek taraflı silahsızlanmanın nasıl saÄŸlanacağı, nasıl tasvip ve tasdik edileceÄŸi sancılı bir muammadır.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
“Maziye kör, millete ve milli geleceÄŸe ÅŸaşı bakan CHP”
Tunuslu İslam düşünürü İbn-i Haldun’un “GeçmiÅŸle gelecek, suyun suya benzediÄŸinden daha çok benzer.” sözlerine atıfta bulunan Bahçeli, “Ne kadar geçmiÅŸe bakarsak o kadar uzağı görmemiz bir tarih ve kültür gerçeÄŸidir.” ifadesini kullandı.
Bahçeli, “CHP’nin iflah olmaz hastalıklı siyasetinin yumuÅŸak karnı da buradadır. Maziye kör, millete ve milli geleceÄŸe ÅŸaşı bakan CHP yönetiminin ülkemizi dışarıda sürekli ÅŸikayet etmesi, bu partinin Genel BaÅŸkanı’nın Hollanda’da gene aynı muhteris ve müfsit siyasette inat etmesi anlaşılır gibi deÄŸildir. 56 yılı bulan siyaset mücadelemizin her safhasında sabır, akıl, ÅŸuur, denge ve ihtiyatla beraber ilke, ülkü, inanç ve sarsılmaz bir irade, yol haritamızın eksen ve koordinatlarını tayin etmiÅŸtir.” diye konuÅŸtu.
Yılgınlığa ve yorgunluÄŸa düşmeden, azgınlaÅŸmış hırs ve ihtiraslara prim vermeden bir yanda dava diÄŸer yanda millet ve medeniyet mücadelesini sürdürdüklerini ifade eden Bahçeli, “Biz tuttuÄŸu bayrak, bastığı toprak, baktığı hakikat belli olan Milliyetçi Hareket Partisi’yiz.
Türkiye’mizin uzun zamandan beri maruz kaldığı sorunların geniÅŸ bir mutabakatla ve köklü ÅŸekilde çözülmesini hedefliyoruz. Önce ülkem ve milletim diyoruz. Küçük hesaplara hiç aldırış etmiyoruz. FosilleÅŸmiÅŸ zihniyetlerin, fırsatçı asalakların, fesatlaÅŸmış ahmakların ve çıkarlarından baÅŸka bir ÅŸeyi gündemlerine almayan garabet yuvalarının tazyik, tertip ve telkinlerine devamlı kapalı ve karşı duruyoruz.” görüşlerini aktardı.
Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak, Türkiye’yi her cihet ve mevzide cesaretle savunduklarını, dedikoduya boyun eÄŸmediklerini vurgulayan Devlet Bahçeli, ÅŸunları kaydetti:
“Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimiz, bu ebedi bütünlüğü korumak, kollamak ve yeni yüzyılda bütün yönleriyle güvenceye kavuÅŸturmaktır. Yakından müşahede ve mütalaa ediyorum ki, son günlerde ‘Terörsüz Türkiye’ adımlarını yıpratmak, yıkmak ve yıldırmak üzerine kurgulanmış, kaldı ki farklı gerekçelerle ilerletilen bir komplo mekaniÄŸi devrededir. Türk milletinin sinir uçlarına dokunan söz, iddia ve ihtiraslı istekler emin olunuz ki barış, huzur ve kardeÅŸlik ortamını sulandırmaya matuftur.
‘Terörsüz Türkiye’, bölünmüş, bölünmesi hayal edilmiÅŸ, çatısı çökmüş bir Türkiye’nin kisvesi, kamuflajı ve gizli sığınağı deÄŸildir, tam tersine hizmet edenler tarih, hukuk ve millet huzurunda kaçamayacakları mükellefiyet altındadır. Meclislerin kuruluÅŸuna egemen olan deÄŸerler, o ülkelerin siyaset felsefesini ve yönetim ilkelerini oluÅŸturur. Rejimin esaslarını, siyasetin ahlakını, toplumun hedeflerini, devletin ve vatandaşın sorumluluklarını belirlerler. Hepsinin özeti de siyasi akıldır. Bu siyasi akıl demokraside samimi, dürüst ve ısrarlıysa cesur kararların mayası olacaktır.”
“GeçmiÅŸin acılarını istismar ederek geleceÄŸi kundaklamayalım”
MHP Genel BaÅŸkanı Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefi doÄŸrultusunda Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, KardeÅŸlik ve Demokrasi Komisyonunun geniÅŸ temsiliyet yapısıyla “Terörsüz Türkiye” hedefinin demokratik ve hukuki parametrelerini hazırlayıp olgunlaÅŸtıracağını söyledi.
“Kervan yoldayken, olmayan ganimetin paylaşım telaşına düşmek, buna heves etmek, yegane gündem olarak bunu görmek iyi niyetle izah edilemeyecek sapma ve çarpıklıktır.” diyen Bahçeli, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu deÄŸerleriyle, Türk milletinin birliÄŸini, dirliÄŸini ve dayanışma azmini kıracak hiçbir dayatma veya teklifin geçerliliÄŸi ve konuÅŸmaya deÄŸecek tarafı yoktur, olması da düşünülemez. Fiili durum yaratmak, siyasi ihtiraslarda aşırıya kaçmak kimseye bir ÅŸey kazandırmaz. İhtiras hayatın üç temel kudretini, yani irade, inanç ve aklı bereketsiz hale getirir.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Prof. Dr. Ali Fuat BaÅŸgil’in “Türkiye’de demokrasi tercihi ikiyüzlüdür. Kararsız ve inançsız siyasetçiler bu ikiyüzlülüğü sürdürürler.
Göreceksiniz, 50 yıl sonra da aynı ÅŸeyleri tartışacağız.” ifadelerini hatırlatan Bahçeli, “Muhataplarına sesleniyorum, gelin aynı ÅŸeyleri tartışmayalım. GeçmiÅŸin acılarını istismar ederek geleceÄŸi kundaklamayalım. Åžehitlerimizin ve gazilerimizin mücadele onurlarına, şükran duyduÄŸumuz hatıralarına, vatan ve millet sevdalarına leke sürdürmeyelim. Türk-Kürt kardeÅŸliÄŸinin emsalsiz feragat, feraset, fedakarlık ve kaynaÅŸmasıyla beÅŸeriyetin kaptan köşküne tırmanan Türk milletini varlığımızın kutlu niÅŸanesi olarak el ele, gönül gönüle sahiplenelim.” ifadelerini kullandı.
Vazgeçmeyecekleri temel gerçeğin millet hakimiyeti ve millet hakikati olduğunun altını çizen Bahçeli, şunları dile getirdi:
“Milliyetçilik de bu hakikatin ÅŸuurla kavranması ve kavramsallaÅŸtırılmasıdır. Milletimiz bellidir, adı Türk milletidir. Ne yapacaksak bu millet gerçeÄŸinden ilham alarak yapacağız. Devletimiz bellidir, Türkiye Cumhuriyeti devletidir. Devlete ortak koÅŸmak, rakip çıkarmak, otorite paylaşımını ümit etmek, demokrasiyi ufalayarak yerelleÅŸmeye veya özerkliÄŸe kılıf aramak, sonu uçuruma açılan kontrolsüz arayışlardır.
Bilhassa anayasal vatandaÅŸlık ezberiyle ‘Türklüğü etnik yapıya indirgeyerek anayasadan tasfiye emeli’ olmayacak duaya amin demekten farksız bir avunmadır. Anayasanın 66. maddesi ile ilgili polemik yapmak, hava koklamak, zemin yoklamak, kara propagandaya giriÅŸmek abesle iÅŸtigaldir, sonu ve sonucu da hüsrandır. Millet olma hali, onu oluÅŸturan alt kültürlerin, lehçelerin ve hatta kimliklerin inkarı anlamını taşımaz. Bu açıdan MHP’nin millet anlayışı, ötekileÅŸtirici ve uzaklaÅŸtırıcı deÄŸildir, hiçbir zaman da olmamıştır. Tamamen kültürel eksende dillendirilen ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sesleniÅŸi, müşterek heyecan ve ÅŸuurda kenetlenmeyi temsil etmiÅŸtir.”
“Atatürk demek cumhuriyet, istiklal demek”
MHP’nin kimseye, kökeni veya mezhebini öne çıkaran, kaşıyan, reddeden, aÅŸağılayan, engelleyen, yasaklayan bir zihniyetle yaklaÅŸmadığını, buna çanak tutulmasının mümkün olmadığını belirten Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluÅŸunda millet kavramının birleÅŸtirici rol oynadığına iÅŸaret etti.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Türk milletinin eşit ve saygın fertleri olduğunu vurgulayan Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Türkiye Cumhuriyeti devletini Türk milletinin birlikte yaÅŸama ülküsü ve aynı kaderi paylaÅŸma iradesi kurmuÅŸtur. Partimiz, ülkemizde yaÅŸayan kardeÅŸlerimizi ‘Türk milleti’ tanımı içinde kucaklamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluÅŸunda Kürt kardeÅŸlerim asal bir rol oynamışlar, sonraki yıllarda da kesinlikle yok sayılmamışlardır. Kürdü yok sayan, milleti yok sayacaktır. Türkü hafife alan Türkiye’yi dinamitleyecektir. Türkiye’nin dinamitlenmesi mahvoluÅŸun davet ve sipariÅŸidir. Devletimizin kuruluÅŸundan sonra Kürtlerin yok sayıldığını, bunu yapanların da alçak olduÄŸunu iddia eden dil, alçalmış ve yalana batmış bir dildir.
27 Åžubat İmralı açıklamasının hilafına yapılan arızalı ve yanlışa yorulması kaçınılmaz olan bayağı çıkışların ‘Terörsüz Türkiye’ hedefini sakatlayacağı, böylesi aymazlıktan herkesin titizlikle uzak durması, asla gözden uzak tutulmaması gereken bir ihtiyaçtır.”
Bahçeli, dile getirmek istediÄŸi bir baÅŸka hakikatin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi, ortak deÄŸeri, milletin sinesinden çıkan cevheri aslisi olduÄŸunu ifade ederek, “Atatürk demek cumhuriyet demek, istiklal demek, üniter devlet demek, esareti reddeden kahramanlık demektir.” diye konuÅŸtu.
“‘Terörsüz Türkiye’ ile terörsüz bölge hedefine kardeÅŸlik ve barışçıl diyaloglarla ulaşılacaktır”
MHP lideri Bahçeli, “Terör örgütü PKK laÄŸvedilmiÅŸtir. İmralı sözünü tutmuÅŸtur.” ifadesini kullanarak, ÅŸu deÄŸerlendirmelerde bulundu:
“Bu çerçevede ayrı bir ulus devlet, federasyon, özerlik hatta kültüralist taleplerin olmadığını, terör örgütünün anlam yoksunu haline geldiÄŸini, kendisini feshetmesi gerektiÄŸinin İmralı tarafından ilan edilmesi çok mühim ve baÄŸlayıcı bir açıklamadır. Åžimdi sırayı örgütün tüm bileÅŸenlerinin silahları yakması veya bırakması almıştır. Suriye’de SDG/YPG’nin merkezi hükümete entegrasyon süreciyle ilgili görüşme trafiÄŸi ve olumlu seyreden müzakere etapları sıcak gündemin başındadır.
Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğüyle egemen bağımsızlığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin ihmal etmeyeceÄŸi politik ve diplomatik görüşüdür.
‘Terörsüz Türkiye’ ile terörsüz bölge hedefine kardeÅŸlik ve barışçıl diyaloglarla ulaşılacaktır. Bu hepimizin ortak geleceÄŸi adına teselli edici, gönül alıcı, umut verici, hayırlı ve mecburi bir gayedir. Aziz Atatürk’ün dediÄŸi gibi ‘Türkiye’nin güvenliÄŸini amaç tutan, hiçbir milletin aleyhine olmayan bir barış istikameti bizim düsturumuz olacaktır.’
Tekraren hatırlatırım ki, vakur yumuÅŸaklığımızı, saÄŸduyulu yaklaşımımızı, uyuklayan dimaÄŸ, tavize teÅŸne, teslimiyete tekmil olarak formüle eden güruhun aklına ÅŸaÅŸar, alınlarını da santim santim karışlarım. Terörün her türlüsünü reddetmenin, defetmenin ve imha etmenin sonsuz kararlılığındayız. Åžuna inancım tamdır ki Türk milletinin vatan sevgisiyle dolu göğsü, düşmanların lanetlenmeye layık ihtirasları karşısında daima çelikten bir duvar gibi yükselecektir.”
Kaynak: AA
