Avustralya sosyal medya kullanımına 16 yaş sınırı getiren yasayla dünyada bir ilke imza atıyor
Avustralya sosyal medya kullanımına 16 yaş sınırı getiren yasayla dünyada bir ilke imza atıyor
Avustralya hükümeti, 16 yaş altı gençlerin sosyal medya platformlarına erişimini yasaklayan yasayı dünyada bir ilk olarak hayata geçirirken yasayla, algoritmaların ve zararlı içeriklerin gençler üzerinde yarattığı olumsuz etkiyi azaltmayı hedefliyor.
Avustralya’da, 16 yaÅŸ altı gençlerin sosyal medya platformlarına eriÅŸimini yasaklayan yasal düzenleme yürürlüğe girdi.
Düzenleme kapsamında X, Instagram, Facebook, TikTok, YouTube, Snapchat gibi ağların yanı sıra Reddit, Twitch, Threads ve Kick de dahil 10 mecra, yaş kısıtlamasına tabi tutuluyor.
“Çevrim İçi Güvenlik DeÄŸiÅŸikliÄŸi (Sosyal Medya Alt YaÅŸ Sınırı) Yasası 2024” kapsamında 10 Aralık itibarıyla bu platformların, 16 yaÅŸ altına ait olduÄŸunu tespit ettiÄŸi bütün sosyal medya hesaplarını, devre dışı bırakması gerekiyor.
Avustralya’nın internet güvenliÄŸinden sorumlu komisyonu “eSafety”nin ÅŸubat verilerine göre, yaklaşık 150 bin Facebook ve 350 bin Instagram hesabının 13 ila 15 yaÅŸlarındaki kullanıcılara ait olduÄŸu tahmin ediliyor.
Hükümetin yürüttüğü baÅŸka bir araÅŸtırmada ise 10-15 yaÅŸlarındaki çocukların yüzde 96’sının sosyal medya kullandığı ve 10’da 7’sinin kötü alışkanlıklar ve olumsuz fikirleri aşılayan içeriklere maruz kaldığı belirtiliyor.
Yapay zeka sohbet robotları ve tanışma siteleri gibi güvenlik açısından riskli ortamların düzenlemenin dışında tutulması ise yasanın kapsamını sorgulatıyor. Uzmanlar, daha az denetlenen mecraların popülerlik kazanmasından endişe duyuyor.
Yasanın gençler üzerinde doğrudan hukuki bağlayıcılığı yok ancak mahkeme sürecinde para cezası gibi yaptırımlarla yasayı ihlal eden firmalar üzerinde baskı oluşturulması amaçlanıyor.
Düzenleme kapsamındaki sosyal medya ağlarının yasaya uymamaları halinde yaklaşık 33 milyon dolara kadar para cezasıyla karşı karşıya kalacağı belirtiliyor.
Hükümet çeşitli ölçütleri gözden geçiriyor
Yasak kapsamında sayılabilecek platformlar için üç kıstas esas alınıyor. Platformun asıl amacının, iki veya daha fazla kullanıcı arasında çevrim içi sosyal etkileşimi sağlaması, kullanıcıların diğer kullanıcılarla etkileşime girmesine izin vermesi ve kullanıcıların içerik yayınlamasına olanak tanıması durumunda platform değerlendirmeye alınıyor.
YouTube Kids, Google Classroom ve WhatsApp uygulamaları bu ölçütleri karşılamadığı için yasak kapsamına dahil edilmiyor.
Hükümet, platformların gençleri sitelerinden uzak tutmak için “makul adımlar” atması ve kimlik tespiti ya da yüz/ses tanıma gibi yaÅŸ doÄŸrulama teknolojilerini kullanması gerektiÄŸini belirtiyor.
Platformların hangi teknolojiye başvurması konusunda yasa kapsamında belirli bir düzenleme bulunmazken her platformun kimlik ile doğrulamanın yanında farklı yöntemler uygulaması öngörülüyor.
Gelecek nesil çocukların sosyal medyaya erişimi ertelenecek
Avustralya hükümetinin sosyal medya yasağını deÄŸerlendirmesi konusunda “eSafety”e tavsiyelerde bulunan Akademik Danışma Komitesinin üyesi ve Melbourne Üniversitesi Pediatri Bölümü Ergen SaÄŸlığı Bölüm BaÅŸkanı Susan Sawyer, AA muhabirine yasayı deÄŸerlendirdi.
Dünya çapında gençlerin ruh sağlığının kötüleşmesinde sosyal medyanın rolü olduğunu vurgulayan Sawyer, buna dair klinik çalışmalardan elde edilen bulgular olduğunu kaydetti.
Sawyer, bu yasanın halihazırda sosyal medya hesabı olan gençlere doğrudan bir fayda getirmesinin yanı sıra gelecek nesil çocukların akıllı telefonlara ve dolayısıyla sosyal medyaya erişimini ertelemesine imkan tanıyarak fayda sağlayacağını ifade etti.
“Gençlerin cep telefonu ya da akıllı telefon edinip sosyal medyaya eriÅŸmesini birkaç yıl erteleyebilirsek beyin geliÅŸimleri açısından daha az zarar gördükleri, olgun bir noktaya ulaÅŸabilirler.” diyen Sawyer, çok sayıda gençten yasaya iliÅŸkin görüş aldığını da dile getirdi.
Sawyer, “ÇoÄŸu genç sosyal medya düzenlemesi konusunda çok kızgın olsa da görüştüğüm diÄŸer gençler aslında rahatlamış durumda. Sosyal medyada bu kadar fazla zaman geçirmelerinin tek nedeninin bir ÅŸeyleri kaçırma korkusu olduÄŸunu ve aslında sosyal medyada bulunmalarını engelleyecek böyle bir uygulamanın ruh ve beden saÄŸlığı açısından yararlı olacağını düşünüyorlar.” dedi.
Mevcut mecralara yenilerinin eklenmesinin ihtimal dahilinde olduÄŸunu da vurgulayan Sawyer, öte yandan “(Sosyal medya gibi) Bu tür kolayca eriÅŸilebilen sitelere getirilecek kısıtlamalarla gençlerin daha zararlı veya daha az denetlenen sitelere yöneleceÄŸi endiÅŸesi var.” diye konuÅŸtu.
Gençleri zararlı içeriklerden koruma hedefi
Melbourne merkezli Deakin Üniversitesinden Yeni Medya EÄŸitimi Profesörü Julian Sefton-Green de “sosyal medya yasağı” ifadesinin aslında tam olarak sosyal medya ÅŸirketlerini platformlarında hesap açan herkesin 16 yaşından büyük olmasını saÄŸlamakla sorumlu tutmayı amaçladığını belirtti.
Sefton-Green, “ÖrneÄŸin 15 yaşında bir gençseniz ve sosyal medyadaysanız, bu yasaÄŸa ve mevzuata aykırı deÄŸil ancak kendi hesabınızı kullanamazsınız yani mesela YouTube’da bir hesabınız olamaz ve YouTube’da hesabı olan kullanıcıya sunulan algoritmalar size sunulamaz.” ifadesini kullandı.
Bu yasanın, gençleri zararlı içeriklerden koruyarak sosyal medyayı kötüye kullanmalarının önüne geçmeyi hedeflediğini kaydeden Sefton-Green, yasal anlamda gençlere yönelik bir yasağın söz konusu olmadığını dile getirdi.
Sefton-Green, yasağın baÅŸarısının birtakım sınanmalardan geçeceÄŸine deÄŸinerek bazı sitelerin ve uygulamaların yasaktan muaf olması sebebiyle gençlerin “baÅŸka platformlara göç edebileceÄŸi” endiÅŸesini de dile getirdi.
Gençlerin baÅŸka platformları hesap açmadan kullanabileceÄŸini belirten Sefton-Green, “Alışkın oldukları platformları kullanamayacakları için VPN kullanmaları ya da baÅŸka tür platformlara yönelmeleri oldukça mümkün. BaÅŸka platformları kullanmaları daha büyük riskler yaratabilir. Henüz bilmiyoruz.” dedi.
Uzmanlar, yasanın “çevrim içi topluluklara” engel olacağı görüşünde
Sefton-Green, yasağı, büyük teknoloji firmalarının gücünden insanları korumaya çalışmak için “son derece ilham verici bir deney” olarak nitelendirerek ÅŸunları kaydetti:
“Asıl sınav, hükümet bazı ÅŸirketlerin yasadaki ÅŸartları ihlal ettiÄŸini tespit ederse ortaya çıkacak. Bu durumda hükümet, bu firmaları mahkemeye verme ve onlara para cezası uygulama yetkisine sahip. Yani yasağın asıl sınavı, hükümetin bu firmaları mahkemeye vermek zorunda kalıp kalmayacağı, yasayı mahkeme aracılığıyla uygulayıp uygulayamayacağı, bu büyük medya firmalarına yaptırım uygulayıp uygulayamayacağı ve bu yaptırımların firmalar üzerinde herhangi bir etkisinin olup olmayacağı olacak.”
Toplumsal olayların sosyal medya sayesinde dolaşımının artmasıyla daha fazla ses getirdiÄŸine deÄŸinen Sefton-Green, yasağın “çevrim içi toplulukların” oluÅŸmasına engel olabileceÄŸini de kaydetti.
Kaynak: AA
