Cumhurbaşkanı Erdoğan: 23 yıllık iktidarlarımız boyunca hep gençlerle omuz omuza yürüdük
Cumhurbaşkanı Erdoğan 23 yıllık iktidarlarımız boyunca hep gençlerle omuz omuza yürüdük
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “23 yıllık iktidarlarımız boyunca hep gençlerle omuz omuza yürüdük. Siyasetten bürokrasiye ve iÅŸ dünyasına her alanda gençlerin önünü açarak yürüdük.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı ve AK Parti Genel BaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, SaÄŸlık Bilimleri Üniversitesi HaydarpaÅŸa Kampüsü’nde düzenlenen “AK Parti Gençlik BuluÅŸmaları Kampüs Programı” kapsamında gençlerle bir araya geldi.
Ahmet Kaya’nın seslendirdiÄŸi “Åžiire Gazele” türküsünü dinleyen ve kendisi için hazırlanan videoyu izleyen ErdoÄŸan, programa katılan gençleri selamladı.
ErdoÄŸan, burada yaptığı konuÅŸmada, Türkiye’nin pırıl pırıl yüzlü üniversiteli gençleriyle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyduÄŸunu söyledi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Gençlik buluÅŸmaları” programını Türk siyasetine kendilerinin kazandırdıkları, kendileriyle sembolleÅŸen özgün çalışmalardan biri olduÄŸunu belirterek, “Åžimdiye kadar Konya’dan Bursa’ya, Samsun’dan Åžanlıurfa’ya, Mardin’den MuÄŸla’ya birçok ilimizde gençlerimizle bir araya geldik, hasbihal ettik. Farklı konularda ufuk turu yaptık. Bu buluÅŸmaların ÅŸahsen benim de ufkumu açtığını ifade etmek isterim. Gençlerin kalbinde yer edinmeye, gençlerle yoldaÅŸlık etmeye, iÅŸte bugün burada olduÄŸu gibi gençlerle ruberu sohbet etmeye siyaset yolculuÄŸumda hep özel önem veriyorum.” diye konuÅŸtu.

Hayalini kurdukları Türkiye’nin umudu olan gençlerden sadece cesaret deÄŸil, aynı zamanda ilham da aldıklarını dile getiren ErdoÄŸan, mesuliyetlerinin büyüklüğünü gördükçe baÅŸta gençler olmak üzere 86 milyonunun esenliÄŸi için daha çok çalıştıklarını ve koÅŸturduklarını ifade etti.

ErdoÄŸan, bugün gençlik buluÅŸmalarına yeniden “bismillah” dediklerini kaydederek, partisinin gençlik kollarının davetine icabet eden katılımcılara teÅŸekkür etti.
KonuÅŸmasının ardından gençlerden gelecek soruların ÅŸekillendireceÄŸi samimi bir sohbet yapmak istediÄŸini belirten ErdoÄŸan, “Gençlik BuluÅŸmaları”nın Türkiye’deki tüm üniversitelerden geniÅŸ katılımla baÅŸlamasını da çok kıymetli bulduÄŸunu anlattı.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Bugün çatısı altında bir araya geldiÄŸimiz bu tarihi bina, hem ÅŸahsımın siyasi hayatında hem de Türk siyasal tarihinde özel bir yere sahip. Mekteb-i Tıbbiye-i Åžahane olarak uzun yıllar hizmet veren, İstanbul’un da simge yapılarından olan bu bina aynı zamanda gazeteci, merhum Mehmet Ali Birand’ın hazırlayıp sunduÄŸu ’32. Gün’ programının çekildiÄŸi mekandı. Burada kendisiyle güzel bir sohbet yaptık. O moderatördü ve sevgili gençler de orada bizi soru yaÄŸmuruna tutmuÅŸtu.” ifadelerini kullandı.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, İstanbul BüyükÅŸehir Belediye (İBB) BaÅŸkanı olduÄŸu 1998 yılında, bu salonda Birand’ın misafiri olduÄŸunu, üniversite öğrencilerinin sorularını cevapladığını, 27 yıl sonra bu sefer Türkiye CumhurbaÅŸkanı olarak yine aynı mekanda üniversite gençliÄŸiyle bir araya gelmenin bahtiyarlığını yaÅŸadığını söyledi.

“Gençlere en çok teveccüh gösteren siyasi hareketiz”
Böylesine tarihi bir mekanda bu anlamlı buluşmaya vesile olan AK Parti Gençlik Kollarını tebrik eden Erdoğan, şöyle devam etti:
“Gençler, bakınız. Biz genç dimaÄŸların enerjisini ve heyecanını siyasete katarak yola çıkmış bir hareketiz. 23 yıllık iktidarlarımız boyunca da hep gençlerle omuz omuza yürüdük. Siyasetten bürokrasiye ve iÅŸ dünyasına her alanda gençlerin önünü açarak yürüdük. Bugün de gençlerin en çok teveccüh gösterdiÄŸi, gençlere en çok teveccüh gösteren siyasi hareket biziz. Çünkü biz bu ülkenin en büyük gücünün misyon olarak öz güven ve ideal sahibi bir gençlik olduÄŸuna inanıyoruz. Ve bugüne kadar da yanılmadık, aynı ÅŸekilde bu yola devam ediyoruz. Köklerinden güç alan ama gözünü ufka diken, dünyanın dönüşümünü okuyabilen iddialı, ÅŸuurlu, ahlaklı ve nitelikli bir gençlik aradık ve bunu bulduk. AK Gençlik, iÅŸte böyle bir sorumluluÄŸu omuzlarında taşıyor. Biz, onca imkansızlıklara raÄŸmen surda gedik açmayı baÅŸardık. Åžimdi o gediÄŸi büyüterek zaferi kucaklayacak olan sizlersiniz. Sizlere inanıyorum, sizlere güveniyorum ve bu yolda birlikte emin adımlarla yürümekte kararlıyız. 21. yüzyılı, Türkiye’nin asrına çevirecek gemiyi menzile ulaÅŸtıracak ve küresel liderliÄŸini kabul ettirecek bir Türkiye’ye ben sizlerle birlikte kavuÅŸacağımıza da inanıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hedefe giden yolda her şeyden evvel gençlerin enerjisine, yeteneklerine, dinamizmine ihtiyaç olduğunu, bu dinamizmin gençlerde olduğuna inanmakta yanılmadığını söyledi.
Türkiye’nin gençlerinin bu milletin geleceÄŸini avuçlarında taşıdıklarını bir an bile akıllarından çıkarmamalarını isteyen ErdoÄŸan, “Ülkemizin yarınlarına damga vuracak siyasetçiler, ekonomistler, kültür ve sanat insanları, bilim insanları, iÅŸ insanları ve her türlü konunun uzmanları unutmayın sizlerin arasından çıkacak. Onun için kendinize inanın, kendinize güvenin. Dolayısıyla hangi alanda eÄŸitim alıyorsanız en iyisini almaya çalışın. Hükümet olarak biz de elimizden gelen her türlü imkanla sizin yanınızda olmaya devam edeceÄŸiz.” dedi.

“Kendi geleceÄŸinize de ülkemizin geleceÄŸine de sahip çıkın”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gerçeği ifade etmekte fayda gördüğüne dikkati çekerek, şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye’de gençlere hep ‘Elde var bir’ mantığıyla bakanlar olmuÅŸtur. Bunları 27 Mayıs’tan 12 Mart ve 12 Eylül’e kadar Türkiye’nin demokrasi yolculuÄŸunu kesen tüm darbeciler ve darbelerde görürsünüz. Ama biz böyle bakmadık. Biz, gençlere inandık ve gençlerle yol yürümenin faziletine inandık ve bu gençleri saÄŸcı, solcu, Alevi, Sünni diye kışkırtıp sokaklarımızı alev topuna çevirirken görürsünüz. Bunları Gezi olaylarında aÄŸaç bahanesiyle hükümeti devirmeye çalışırken görürsünüz. Bunları halkın parasını yaÄŸmalayan, suç örgütlerini yargıdan kaçırma teÅŸebbüslerinde görürsünüz. Bunları ÅŸimdi de sosyal medyada farklı maskeler altında provokatörlük yaparken görürsünüz. Gençlerimizden bu istismarcılara, bu millet düşmanlarına karşı dikkatli olmalarını özellikle rica ediyorum. Sakın bunlara aldanmayın. Kendiniz için, mürüvvetinizi görmek isteyen anne babalarınız için, bu milletin, bu ülkenin aydınlık geleceÄŸi için lütfen gençler bunlara fırsat vermeyin. Kendi geleceÄŸinize de ülkemizin geleceÄŸine de sahip çıkın. Allah’ın izniyle daha önümüzde birlikte yürüyeceÄŸimiz uzun bir yol var. Rabbim ömür verirse, sizlerle birlikte daha nice baÅŸarılara, nice zaferlere imza atacağız. Bunun hayalini kuruyor, bu güzel ideal için her birinize güveniyorum. Sizlere hayat adına belirlediÄŸiniz hedeflerde baÅŸarılar diliyorum.”
Programın hayırlara vesile olması dileyen ErdoÄŸan, buluÅŸma için AK Parti Gençlik Kolları BaÅŸkanı Yusuf İbiÅŸ’i tebrik ederek, 81 ildeki 207 üniversiteden gelen gençlere katılımlarından dolayı teÅŸekkür etti.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Ahmet Kaya’nın “Åžiire Gazele” türküsünü bir kez daha dinleyip gençlerin sorularını cevaplamak istediÄŸini ifade etti.
Program soru-cevap bölümüyle devam etti.

Programda söz alan AK Parti Gençlik Kolları BaÅŸkanı Yusuf İbiÅŸ, CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’a, geçmiÅŸte olduÄŸu gibi bugün de gençlerle birlikte olduÄŸu için teÅŸekkür etti.
ErdoÄŸan’ın 1998 yılında gençlerle bir araya gelerek onların sorularını yanıtladığı programı anımsatan İbiÅŸ, “1998’deki buluÅŸma, Türkiye siyasi tarihine geçmiÅŸ bir buluÅŸma ve ondan sonra bir diÄŸer üniversite grubu gençlerle buluÅŸmanız buradaki arkadaÅŸlarımızla, sizlerle birlikte yenilenmiÅŸ oluyor. Biz arkadaÅŸlarımıza özellikle o programın bir benzerini aynı yerde yapacağız deyince, tüm arkadaÅŸlarımız çok heyecanlandı. Herkesin aklında o programa dair Türkiye siyasi tarihine geçmiÅŸ bir enstantane var.” diye konuÅŸtu.
Programda, İbiÅŸ’in atıfta bulunduÄŸu 1998’deki buluÅŸmaya iliÅŸkin kısa bir videonun gösterimi yapıldı. Gösterimde, bir öğrencinin İngilizce olarak, ülkelerin liderleriyle hangi dilde konuÅŸacağı yönündeki soruya ErdoÄŸan’ın “Türkçe ile konuÅŸacağım” ÅŸeklinde cevap vermesi ve akabinde ülke liderleriyle bir araya geldiÄŸi görüntülere yer verildi.
GençliÄŸin bu öz güveni ErdoÄŸan’ın “Türkçe ile konuÅŸacağım” demesindeki öz güveninden aldığını belirten İbiÅŸ, CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’a, “1998’deki kararlılığınızla dünya siyasetine yön verdiniz ama biz çok merak ediyoruz, o günkü düşünceleriniz, bu kararlı ifadenizi söylerken ne hissettiÄŸiniz ve sonrasında bunları gerçekleÅŸtirirken, tarihi çıkışları yaparken neler hissettiniz?” sorusunu yöneltti.
Erdoğan, şöyle konuştu:
“Her ÅŸeyden önce kendimize inanacağız ve yolculuÄŸumuzu kendimiz olarak yürüyeceÄŸiz. Hiçbir zaman ÅŸaklabanlığa prim vermeyeceÄŸiz. Biz olacağız ve biz olarak yolumuza devam edeceÄŸiz. ÇocukluÄŸumdan, gençliÄŸimden bu yana hep bu anlayışla büyüdüm. Kimseye prim vermeden, her ÅŸeyden önce kendi yağımızla, kendimiz gibi büyüyerek geleceÄŸe yürüdük. Tabii kimlerden hangi terbiyeyi aldık bu çok çok önemli. Hep beni ÅŸiirlerimde, yazdığım deÄŸil, okuduÄŸum ÅŸiirlerimde tanıyanlar, bilenler de ‘ErdoÄŸan hep Akif’i okur…’ DoÄŸru, hep Akif’i okurum, hep Necip Fazıl’ı okurum. Çünkü onlarla yetiÅŸtim, onlarla büyüdüm. Ben bunun aksini inkar edemem ki. İşte ‘YumuÅŸak baÅŸlı isem kim dedi uysal koyunum/ Kesilir belki fakat çekmeye gelmez boynum/ Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciÄŸerim/ Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim/ Adam aldırma da geç git diyemem aldırırım/ ÇiÄŸnerim, çiÄŸnenirim, hakkı tutar kaldırırım/ Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu.’ Böyle yetiÅŸtim.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla yetişen bir genç olarak aksini söylemenin mümkün olmadığını dile getirdi.
Bununla birlikte bütün genç arkadaÅŸlarına, gençlik kollarında baÅŸkanlık yaptığı dönemler dahil, hep bu anlayışı aşılamanın gayreti içerisinde olduÄŸunu, genç arkadaÅŸlarının da bu anlayışla yetiÅŸtiÄŸini kaydeden ErdoÄŸan, 1998’deki söz konusu programda bu anlayışla “Türkçe konuÅŸacağım” dediÄŸinin altını çizdi.
ErdoÄŸan, “Uluslararası toplantılarda bütün liderlerin hepsini görüyoruz. Hepsini tanıdık, bildik. Ben ÅŸimdi dikkat ederseniz, orada bayrağımızı yerden kaldırarak aldım ve cebime koydum. Gençler, bu milli ruhtur, bu milliliktir, bu yerliliktir. Yerlere her milletin bayrağını koymuÅŸlar ama kimsenin umurunda deÄŸil ama benim umurumda. Benim bayrağım yerde duramaz, onu kaldırmak durumundayım. Bayrakların yanına geldiÄŸimizde baktım benim bayrak yerde duruyor. Niye bayrak yerde duruyor? Koy oraya bir numara. Ama bayrak orada duramaz. Aldım ve hiç unutmuyorum, Angela Merkel ben bayrağı oradan alıp cebime koyunca gülmeye baÅŸladı. ÅžaÅŸkın ÅŸaÅŸkın bana baktı ve ben de hamdettim. Çünkü bu bayrak yerde duramaz. Unutmayın, sizler de hiçbir zaman bu bayrağımızı yerde süründürmeyeceksiniz.” dedi.

“Terörsüz Türkiye” vurgusu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, etkinliğe katılan öğrencilerin sorularını da yanıtladı.
Orta DoÄŸu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi öğrencisi Sıla Alkan’ın, “Terörsüz Türkiye bizim gençlere bırakacağımız en büyük mirastır.’ diyorsunuz. Bu sözünüzle tam olarak ne ifade etmek istiyorsunuz? Biz gençler açısından bu ne anlama gelmeli?” sorusunu cevaplandıran ErdoÄŸan, yıllarca GüneydoÄŸu Anadolu ve DoÄŸu Anadolu bölgelerinin hep terörle yoÄŸrulduÄŸunu söyleyerek, ÅŸunları kaydetti:
“Bu terör öyle sirayet etti ki üniversitelerimizin içinde, baÅŸta sizin üniversiteniz de olmak üzere, buralarda gençlerimiz saÄŸlıklı bir ÅŸekilde okuma imkanı bulamadılar. Tabii halka baktığımız zaman GüneydoÄŸu, DoÄŸu Anadolu, buralarda terör acayip ÅŸekilde kan götürdü ve birçok insanımızı buralarda kaybettik. Dedik ki bu iÅŸi aÅŸmamız lazım. Oturduk askerimizle, polisimizle, hepsiyle bu iÅŸin deÄŸerlendirmesini yaptık ve terörsüz bir Türkiye’yi nasıl inÅŸa edeceÄŸiz dedik. Yapar mıyız bunu? Bütün arkadaÅŸlarımız, ‘Yaparız’ dediler. Bütün istihbarat teÅŸkilatımız, bunun yanında hükümetimiz, kabinemiz hiç hafife almadan adım atacağız dedik, süratle Terörsüz Türkiye’nin adımını atalım dedik ve attık.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ÅŸu an itibarıyla gerek GüneydoÄŸu, gerek DoÄŸu Anadolu’da belki birkaç maÄŸara kaldığını ama bütün bunların dışında her yeri temizlediklerini vurgulayarak, bu temizlik harekatının devam ettiÄŸini söyledi.
ErdoÄŸan, “Parlamentodaki arkadaÅŸlar da bu ‘Terörsüz Türkiye’ ile ilgili görevlerini üstlendiler ve bu çalışmaları süratlendirdik. Bu ÅŸekilde devam ediyor. MaÄŸaralar boÅŸaldı, silahlar yakıldı, yakılıyor ve ÅŸuan itibarıyla da GüneydoÄŸu’ya DoÄŸu’ya artık bir sulh-u sükun gelmiÅŸ vaziyette. Güvenimiz var, eminiz ve artık yaylalara, daÄŸlara herkes rahatlıkla çıkıyor. Çobanlar koyunlarını, kuzularını rahatlıkla otlatabiliyor.” ifadelerini kullandı.
Ankara Medipol Üniversitesi Robotik ve Yapay Zeka bölümünde okuyan bir öğrencinin ise Türkiye’nin ilk insansız savaÅŸ uçağı Bayraktar KIZILELMA’nın havacılık tarihinde görüş ötesi hava-hava füzesi kullanarak jet motorlu bir hava hedefini vuran ilk insansız savaÅŸ uçağı olmasına iliÅŸkin sorusu üzerine CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, gerek Akıncı’nın gerek KIZILELMA’nın ÅŸu anda kendi füzesini havada ateÅŸleyerek vurma noktasına geldiÄŸini belirtti.
Erdoğan, bunun Türkiye için çok önemli bir adım olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:
“Bugünleri gördük, Allah’a hamdolsun. Kendi KIZILELMA’mızla, kendi füzemizle havada atışları yapmak suretiyle bununla netice alma konumuna geldik. Bunun için de tabii özellikle Baykar grubuna ÅŸahsım, milletim adına çok çok teÅŸekkür ediyorum. Hakikaten nasıl bir heyecan içerisinde olduklarını kendilerinden dinledikçe, gördükçe ben de daha çok heyecanlanıyorum. Bununla birlikte de demek ki bu millet istediÄŸi zaman yapar. Yapar mı yapar ama bizim çok daha önemli iÅŸlerimiz de var, onu da söyleyeyim. Hafif deÄŸil, yapacağımız çok iÅŸlerimiz var. Bununla ilgili gerek silahlı kuvvetlerimiz gerek özel sektör, baÅŸta Baykar olmak üzere birçok adımları atıyoruz. Yatırımlarımıza devam ediyoruz, devam edeceÄŸiz. Tabii burada özellikle de İsrail’in yaptığı ihanetleri bir kenara koymak mümkün deÄŸil. Ama bu ihanetlerin karşısında en büyük güç kimdir, neresidir derseniz, burası. Bunu birlikte yapacağız. Dedim ya sizin gözlerinizde ben o inancı, o güveni görüyorum.”
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okuyan Anıl Toksöz, programda CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’a, 28 yıl önce okuduÄŸu bir ÅŸiir yüzünden cezaevine girdiÄŸini aktararak, “Bu süreç sizin için neyin baÅŸlangıcı oldu? EÄŸer tabii siz de isterseniz bu güzel ÅŸiiri okuyabilir misiniz?” sorusunu yöneltti.
Bunun üzerine “Åžimdi tabii bu genci kıramayız.” diyen ErdoÄŸan, Ziya Gökalp’in “Asker Duası” adlı ÅŸiirini okudu.

ErdoÄŸan, bunun Ziya Gökalp’le eÅŸ anlamlı da söylenen bir ÅŸiir olduÄŸuna dikkati çekerek, “Ama buna raÄŸmen, ne olursa olsun kimin okuduÄŸu önemli. Oradan yaklaşılarak hemen dava açıldı. Hayırlısıyla biz de cezaevine gittik ama bak oradan çıktık. Fazla sürmedi, 15 ay sonra siyasette kapılar bize farklı bir ÅŸekilde açıldı. Yeni bir dünya kuruldu ve Türkiye’de hamdolsun yeni bir dönemin kapıları açıldı.” ifadelerini kullandı.
KaramanoÄŸlu Mehmetbey Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde okuyan bir öğrenci de soru sormak için söz aldı.
Öğrenci, “Sayın CumhurbaÅŸkanı’m çok teÅŸekkür ederiz. Bizleri kırmayıp ÅŸiiri okuduÄŸunuz için. Lakin taklitçi bir ÅŸahsiyet var. Aynı ÅŸiiri okumaya çalışıyor. Sizinle yarışmaya çalışıyor ama bilmiyor ki bunlar biraz zor. Müsaadeniz olursa hep birlikte o videoyu izletmek istiyorum.” diyerek, CHP Genel BaÅŸkanı Özgür Özel’in “Asker Duası” adlı ÅŸiirle ilgili bir konuÅŸmasına iliÅŸkin videoyu izletti.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, videoyu izledikten sonra, “Ama birbirine karıştı bu. Minareler mızrak oldu vesaire.” ifadesini kullandı.
Programda, müzisyen Ekin Uzunlar gençlerle birlikte şarkılarını seslendirdi.

“İnÅŸallah Rutte de aynen Stoltenberg gibi bu süreci devam ettirir”
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nün 3. sınıfında okuyan Atakan Alan, eski NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in yazdığı kitabında yer alan “ErdoÄŸan’ın Stoltenberg’e mısır ikram etmesi”yle ilgili anısını paylaÅŸmasını rica etti.
Bunun üzerine Erdoğan, şunları aktardı:
“Stoltenberg’in İstanbul Dolmabahçe’de bir ziyareti olmuÅŸtu. Mısırla kestanenin de mevsimiydi. ‘Mısırla tanışır mısın?’ dedim. Baktım biraz zor tanışıyor, ‘Ben çok severim. Sana da ikram edeyim.’ dedim. Mısır kestanesiz olmaz. ArkadaÅŸlara dedim ki ‘Hemen mısır aldırın.’ Kestaneyle beraber o gün orada bir mısır yedik fakat böyle hatıratına bunları zikredeceÄŸini, oraya koyacağını nereden bileyim? SaÄŸ olsun, var olsun. İyi bir insandı, hoÅŸ bir insandı. Onunla uzun yıllar beraber çalıştık ve temenni ederim ki inÅŸallah Rutte de aynen Stoltenberg gibi bu süreci devam ettirir.”
“350 bine yakın konutu Malatya’da ayaÄŸa kaldırdık”
Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Numan Ülgen, deprem bölgesindeki çalışmalar ile Sosyal Konut Projesi’nin Türkiye’nin sosyal devlet ve ÅŸehircilik anlayışı açısından önemine iliÅŸkin sorusunu aktardı.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Malatya’nın gerçekten çok büyük darbe yiyen illerden birisi olduÄŸunu ifade etti.
“Åžu an itibarıyla 350 bine yakın konutu Malatya’da ayaÄŸa kaldırdık. SaÄŸ olsun, ilgili bakanım ve ekibi çalışmalarını burada kararlılıkla yürütüyor.” diyen ErdoÄŸan, sadece konutlar deÄŸil, bunun yanında deprem konutlarıyla beraber köy evlerini de yaptıklarını anlattı.
Köy evleriyle de buralarda çok farklı bir hava estirdiklerini vurgulayan ErdoÄŸan, “Yani özellikle CHP’nin ‘Bunlar bunu yapamaz, yetiÅŸtiremez.’ dedikleri bu yerlerde biz hem deprem konutlarını yaptık hem köy konutlarını yaptık. Buralara da artık vatandaÅŸlarım yerleÅŸir hale geldi. Bir taraftan inÅŸa ediyoruz, bir taraftan açılış ve deprem konut teslim törenlerini de yapıyoruz. Åžimdi önümüzde de inÅŸallah aynı ÅŸekilde Adıyaman’la ilgili adımlarımız olacak ve oradaki konutları da yavaÅŸ yavaÅŸ teslim etmeye baÅŸlayacağız.” diye konuÅŸtu.
Programda, AK Parti Gençlik Kollarınca hazırlanan “Filistin” konulu video izletildi. Videoda, gençlerin çalışmaları ve saldırıya uÄŸrayan bölgelerden görüntülerin yanı sıra CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın BirleÅŸmiÅŸ Milletler (BM) 80. Genel Kurulunda Filistin’le ilgili konuÅŸması da yer aldı.
“Onların yüzlerine baka baka o konuÅŸmayı yaptım”
Videonun ardından söz alan Marmara Üniversitesi İletiÅŸim Fakültesi öğrencisi Emre Çalışkan, CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın bulunduÄŸu her platformda Gazze’de yaÅŸanan soykırıma deÄŸindiÄŸini, buna çözüm aramak için tüm İslam ülkelerini bir masa etrafında topladığını, Türkiye’nin garantörlüğünde Gazze’de bir ateÅŸkes saÄŸlandığını dile getirdi.
Çalışkan, daha sonra “İsrail ile Gazze arasındaki ateÅŸkesin samimi ÅŸekilde devam edip edemeyeceÄŸine” iliÅŸkin düşüncelerini ErdoÄŸan’a sordu.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, kendilerine düşen görevin esbaba tevessül olduÄŸunu, gerisinin Allah’a kaldığını dile getirerek, “Biz, her türlü adımı atıyoruz. Az önce gördünüz, BirleÅŸmiÅŸ Milletler (BM) Genel Kurulunda bu konuÅŸmayı yaparken karşımdaki masalarda İsrailli delegeler vardı. Onların yüzlerine baka baka o konuÅŸmayı yaptım. Korkaklarla savaÅŸa gidilmez. Biz, korkak deÄŸiliz. Hüküm var ya, ‘Allah’a dayan, saye sarıl, hikmete ram ol/Yol varsa budur, bilmiyorum baÅŸka çıkar yol.’ Biz böyle çıktık bu yola. Hamdolsun bunun neticesini de aldık.” ifadelerini kullandı.
Burada yaptığı konuÅŸmaların özellikle Gazze’yi daha çok dayanma gücüne eriÅŸtirdiÄŸinin altını çizen ErdoÄŸan, “Yine BM Genel Kurulunda, Trump’la beraber yaptığımız toplantıda da yine dar kapsamlı olarak özellikle Müslüman ülkeler, orada mesajımızı verdik. Ama burada Türkiye olarak bizim söylediklerimiz Trump’ın yanında iz bıraktı. Bundan sonraki süreçte de aynı ÅŸekilde kararlılıkla biz yolumuza devam edeceÄŸiz. Bundan geri adım atmak yok. Geri adım atarsak Allah’a da Gazze’ye de bunun hesabını veremeyiz.” dedi.
İstanbul Aydın Üniversitesi Pilotaj Bölümü’nden öğrenci pilot ÇaÄŸdaÅŸ Ömür ise son yıllarda Türkiye’nin, kriz yaÅŸayan ve ikili iliÅŸkileri son derece gergin ülkeler arasında diyalog kurmasıyla ön plana çıktığını, literatürde bundan “lider diplomasisi” olarak bahsedildiÄŸini anlattı.
Ömür, gelecek yıl Türkiye’de gerçekleÅŸecek olan zirvelerin de bu sürecin devamı niteliÄŸinde olduÄŸunu, gençlerin önümüzdeki yıl gerçekleÅŸecek olan bu zirveleri nasıl deÄŸerlendirmesi ve okuması gerektiÄŸini sordu.
“Ankara’da NATO Liderler Zirvesi Toplantısı’nı yapacağız”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan da Türkiye’nin dünyada farklı bir yere ve konuma sahip olduÄŸunu aktararak, ÅŸunları söyledi:
“Hem liderler noktasında hem de ÅŸu an itibarıyla NATO Zirvesi’ne Türkiye ev sahipliÄŸi yapmak suretiyle ona hazırlanıyor. Ankara’da NATO Liderler Zirvesi Toplantısı’nı yapacağız. Daha önce İstanbul’da yapmıştık, ÅŸimdi de Ankara’da bu zirveyi yapacağız. Tabii biz Ankara’da bir ‘ay-yıldız konsepti’ hazırlıyoruz. Bu ay-yıldız konseptinde bütün Türk Silahlı Kuvvetlerinin ayrı ayrı kuvvet komutanlıklarını aynı yerde inÅŸallah topluyoruz, toplayacağız ve NATO Liderler Zirvesi’nde de bu yapmakta olduÄŸumuz kompleksi inÅŸallah gelecek misafirlerimiz için, oralarda kendilerini misafir edeceÄŸiz. Güzel bir kompleks hazırlıyoruz. Bunu NATO Liderler Zirvesi’ne de yetiÅŸtirmenin hesabı içerisindeyiz. Çünkü liderlere de bu yakışır. İşte bizim külliyemizin biliyorsunuz, özellikleri var. Gerek Millet Kütüphanemiz gerek oradaki Millet Kütüphanemizle birlikte bütün gelen misafirleri ağırladığımız yerler, onların farklı hatıralarla ayrılmasına da vesile oluyor. Åžimdi ay-yıldız kompleksiyle de buna yeni bir güç katıyoruz. Yeni bir inÅŸallah kompleksle dünyaya mesajımızı vereceÄŸiz.”
Bezmialem Vakıf Üniversitesi Eczacılık Bölümü’nden AyÅŸe Kaya, CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın Marmaris ziyaretini anımsatarak, “Marmaris ziyaretinizde seçtiÄŸiniz kıyafet kamuoyunda oldukça ilgi görmüştü. Giyim tercihlerinizde kendi zevkiniz mi belirleyici oluyor yoksa eÅŸiniz Emine Hanım’ın tercihleri veya katkıları büyük mü?” diye sordu.
ErdoÄŸan, soru üzerine öğrencilere seslenerek, “Bu kıyafetim nasıl, siz beÄŸendiyseniz mesele yok.” ifadelerini kullandı.
EÅŸi Emine ErdoÄŸan’ın kıyafetleri noktasında katkılarına deÄŸinen ErdoÄŸan, “Kravatımdan gömleÄŸime kadar kendisiyle de istiÅŸaremi yaparak adımlarımı atıyorum. Bugüne kadar da pek yanılmadık, iyi gidiyor.” diye konuÅŸtu.
Programın devamında İstanbul’daki gençlerle ErdoÄŸan’ın gençlik yıllarına iliÅŸkin soruların sorulduÄŸu röportajlar da katılımcılara izletildi.
“Dünya kupasına da gidecek gibi bir havamız var”
İstanbul SaÄŸlık Bilimleri Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde ikinci sınıf öğrencisi Nisa Uzun, ErdoÄŸan’a, üniversite yıllarına dair soru sormak istediÄŸini aktardı.
Uzun, “O yıllarda derslerinizin yanı sıra aktif bir ÅŸekilde siyaset ve futbolla da ilgilendiniz. Sizleri bu yoÄŸun çalışma temposuna motive eden ÅŸeyler neydi? İkinci sorum efendim. Karşınızda 20 yaşında, kariyerinin başında, hedefleri olan Recep Tayyip ErdoÄŸan olsaydı biz gençlere ne tavsiye verirdi?” diye sordu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da imam hatip okulunda okuduğu dönemde İstanbul Camialtı Spor Kulübünde amatör futbola başladığını, okul ile futbolu eş zamanlı ilerlettiğini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:
“İmam hatip okulunda eÄŸitim öğretim, öbür tarafta amatör futbol ve üniversiteye baÅŸlayana kadar bu süreç devam etti. Üniversiteye baÅŸladığımda da bu defa İETT’ye bir transfer yaptım. Oradan nasibimizi de aldık. Hem evliliÄŸimiz hem İETT’den aldığımız transferle birlikte yeni bir süreç amatör küme de benim için baÅŸladı. Fena deÄŸildik, baÅŸarılı bir futbolda sürecimiz oldu. Yaklaşık 14-15 sene futbola devam ettim. Bu 14-15 senelik futbol hayatımda siyasete hiçbir zaman ara vermedim. Siyaseti de aynen onunla beraber devam ettirdim. Åžimdi artık futbol bizim için mazi oldu. Ama ÅŸimdi de haftanın 2-3 günü basketbol oynamak suretiyle yolumuza devam ediyoruz. Gençlik ve Spor Bakanı da benim takımda. İbrahim Kalın Bey karşı takımda. BaÅŸarımız iyi. Bazıları diyorlar, ‘Size torpil filan.’ ‘Yok.’ dedim. Benim torpille filan alakam yok. Ama basketbolda iyiyiz ve ÅŸu anda onu da baÅŸarıyla sürdürüyoruz. Åžu anda basketbolda milli takımımız, biliyorsunuz iyi gidiyor. Dünya kupasına da gidecek gibi bir havamız var. Önümüzde Sırbistan maçı var. Bu üçüncü maçımızda da inÅŸallah Sırbistan’ı da yenersek önümüz daha da açılacak.”
Öğrencilerin ilgisine ve alakasına teÅŸekkür eden ErdoÄŸan, “Sporla sizlerin de ilgili olmanız hakikaten çok faydalı olacaktır diye de düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Programda, soru cevap bölümünün ardından ErdoÄŸan’ın çocukluÄŸu döneminde, çalışarak biriktirdiÄŸi parayla aldığı kitaplara iliÅŸkin çekilen kısa film izletildi.
Kısa filmin ardından, günün anısına AK Parti Gençlik Kolları BaÅŸkanı Yusuf İbiÅŸ tarafından kısa filmde de yer alan, CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın çalışıp, biriktirdiÄŸi parayla aldığı “Hukuki İslamiyye ve Istılahatı Fıkhiyye Kamusu”nun 1951 yılında basılmış, 6 cilt halinde neÅŸredilmiÅŸ ilk baskılarından biri ErdoÄŸan’a hediye edildi.
İbiÅŸ, “Sayın CumhurbaÅŸkanı’mızın aldığı ilk kitap. Nasip oldu, Ankara’daki bir sahaftan bu kitabın ilk baskısını bulduk.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: AA
