Cumhurbaşkanı Erdoğan: Filistin halkının yanında eğilmeden, bükülmeden dimdik duruyoruz
Cumhurbaşkanı Erdoğan Filistin halkının yanında eğilmeden, bükülmeden dimdik duruyoruz
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Hakkı haykırmayı ÅŸiar edinmiÅŸ bir ülke ve yönetim olarak Filistin halkının yanında eÄŸilmeden, bükülmeden dimdik duruyoruz.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, BeÅŸtepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen CumhurbaÅŸkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri Töreni’nde, ödüllerini takdim edecekleri ilim, kültür ve sanat erbaplarını ayrı ayrı tebrik etti.
Ödül sahiplerinin biyografi videolarını hep beraber izlediklerini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Zihinlerinde oluÅŸan nüveleri kalplerinin süzgecinden geçirerek ülkemize ve dünyaya çok kıymetli eserler kazandıran ödül sahiplerimize ÅŸahsım ve milletim adına teÅŸekkür ediyorum. Aynı ÅŸekilde çok titiz ve hassas bir deÄŸerlendirme süreci sonunda ödüle layık görülen isimleri tespit eden seçici kurul üyelerimizi de kutluyorum. Sözlerimin hemen başında kısa süre önce ebediyete uÄŸurladığımız Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri sahibi iki ismi burada özellikle anmak istiyorum. 28 Eylül’de vefat eden Åžair Yavuz Bülent Bakiler ile neyzenlerin kutbu Niyazi Sayın’ı hürmetle yad ediyor, Cenabıallah’tan rahmet diliyorum. Ülke ve millet olarak gerçekten de kendilerine çok ÅŸey borçlu olduÄŸumuz bu iki deÄŸerimizi unutmayacak her zaman şükranla hatırlayacağız. Kayıplarımız sebebiyle bir yanımız yaprak döküyor olsa da diÄŸer yanımız hamdolsun çiçek açmaya, şıvga vermeye, boy atmaya devam ediyor.”
ErdoÄŸan, bu yılki bilim ve kültür ödülünü Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün’e takdim ettiklerini anımsattı.
“Süleyman Seyfi Öğün Hocamız, kütüphanesiyle dışarıda gürül gürül akan dünya arasındaki irtibatı kesmeyen nadir akademisyenlerimizden biridir.” ifadesini kullanan ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:
“Hocamızın siyaset, ekonomi, felsefe, toplum ve kültürde meydana gelen deÄŸiÅŸimlere farklı açılardan mercek tutan çalışmaları hem kapsamlı hem de derinlikli bir yapı arz ediyor. Onun eserlerine baktığımızda düşünce geleneÄŸimizin bugüne kadarki serencamını da görebiliyoruz. Hocamızı tebrik ediyor. Daha nice çalışmayla ilim ve fikir müktesebatımıza önemli katkılar yapmasını temenni ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu seneki resim ödülünün sahibinin kıymetli ressam Yalçın Gökçebağ olduğunu hatırlattı.
Yarım asırlık sanat yolculuÄŸunda Anadolu’yu resme, resmi de Anadolu’ya taşıyan Yalçın GökçebaÄŸ’ın Cumhuriyetin ilk kuÅŸak ressamlarından devraldığı hazineyi yeni bir seziÅŸ ve bakış açısıyla tuvale döktüğünü vurgulayan ErdoÄŸan, “Renkleri adeta ÅŸiire dönüştürdüğü tablolarında bu toprakların sesi duyuluyor. Çizgilerinde insanın ve tabiatın güzellikleri okunuyor. Özgün, canlı ve masalları andıran eserleriyle Türk resminde önemli bir yer tutan Yalçın GökçebaÄŸ’ı tüm kalbimle kutluyorum.” dedi.

ErdoÄŸan, müzik ödülünü de Prof. Dr. Yalçın Tura’ya tevcih ettiklerini dile getirdi.

Türk müziÄŸinin yaÅŸayan duayenlerinden biri olan Tura’nın hafızalara kazanan onlarca film ve dizinin müziÄŸini beslediÄŸine dikkati çeken ErdoÄŸan, “Cemal ReÅŸit Rey, Seyfettin Asal ve Demirhan Atlı gibi usta isimlerden eÄŸitim alan hocamız hem musiki bilimine hem de Türk müzik teorisine çok kıymetli katkılar yaptı. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Müzik Bölümünü kurarak seçkin bir eÄŸitim yuvasını ülkemize kazandırdı. Hem akademik çalışmaları hem de gönüllerimizde taht kuran beste ve güfteleri için Türk müziÄŸine hediye ettiÄŸi tüm deÄŸerler için kendisine teÅŸekkür ediyorum.” diye konuÅŸtu.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, arkeoloji ödülünü ise Prof. Dr. Fahri Işık’a takdim ettiklerini ifade etti.
Malatya’nın Türkiye ve dünya arkeolojisine armaÄŸan ettiÄŸi bir bilim insanı olan Fahri Işık’ın kazı biliminde bugüne kadar doÄŸru kabul edilen yanlışları tek tek ortaya çıkardığını vurgulayan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Kitaplarıyla, makaleleriyle, araÅŸtırmalarıyla Anadolu’nun binlerce yıllık zengin tarihine ışık tuttu. Kazı bölgelerinde kimi zaman çadırlarda, kimi zaman köy evlerinde kalarak, Patara baÅŸta olmak üzere pek çok antik kentte nadide eserleri gün yüzüne çıkardı. Türk arkeolojisine büyük katkılar yapan Fahri Işık Hocamız’ı gönülden tebrik ediyor, kazı biliminde paradigma deÄŸiÅŸtiren çalışmalarından ötürü kendisini kutluyorum.”

Bu yılın fotoÄŸraf ödülünü Filistinli gazeteci ve fotoÄŸrafçı Ali Jadallah’a vereceklerini belirten ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“Gazze’de iki yıl boyunca devam eden vahÅŸi soykırımı fotoÄŸraf kareleri ile tüm dünyaya ifÅŸa eden, objektifiyle gerçekleri ‘medeni’ denilen, dünyanın yüzüne çarpan Ali kardeÅŸimiz aynı zamanda Anadolu Ajansımızın foto muhabiri olarak sahada görev yapıyor. Onun kadrajından yansıyanlar sadece Gazze’deki katliamın vardığı korkunç boyutları deÄŸil, Filistin halkının haklı, onurlu ve haysiyetli direniÅŸini de tüm ihtiÅŸamıyla insanlığın gündemine getirdi. ÇektiÄŸi fotoÄŸraflar uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Güney Afrika Cumhuriyeti’nin İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı’a açtığı davada bu fotoÄŸraflar kanıt olarak sunuldu. Canını hiçe sayıp hakikatin deklanşörüne basarak Gazze’deki zulmü fotoÄŸraflarla belgeleyen Ali Jadallah kardeÅŸimi ÅŸahsım, milletim ve tüm mazlumlar adına tebrik ediyorum. Bu vesileyle sırf Gazze’deki vahÅŸete kamera tuttukları için İsrail tarafından katledilen 37’si kadın, 283 basın mensubunu burada rahmetle anıyorum. İsrail’in acımasızca öldürdüğü gazetecilerin kahramanca mücadelesini bugün bir kez daha saygıyla selamlıyorum.”

“Türk basın kuruluÅŸları yürekli bir duruÅŸ sergiledi”
İsrail hükümetinin susturmaya ve engellemeye çalışmasına raÄŸmen vicdanlı yüreklerin ve hakikatin peÅŸinde koÅŸan gerçek gazetecilerin canları pahasına Filistin’de olan bütün olup bitenleri gözler önüne sermeye devam ettiÄŸini vurgulayan ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:
“Hakkı haykırmayı ÅŸiar edinmiÅŸ bir ülke ve yönetim olarak biz de Filistin halkının yanında eÄŸilmeden, bükülmeden dimdik duruyoruz. Gazze soykırımında TRT ve Anadolu Ajansımız baÅŸta olmak üzere Türk basın kuruluÅŸları gerçekten yürekli bir duruÅŸ sergiledi. İletiÅŸim BaÅŸkanlığımız Gazze’de canice katledilen basın mensuplarının fedakarlıklarını kayda almak amacıyla geçen hafta ‘GerçeÄŸin Katli-İsrail’in GazeteciliÄŸe Karşı Savaşı’ isimli bir kitap yayınladı. Gazze’de yaÅŸananların unutulmaması ve adaletin tecellisi için bundan sonra da her cephede mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceÄŸiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanın başlı başına bir sanat şaheseri olduğunu ifade ederek, eski zamanlardan itibaren insanın yeryüzünde karşılaştığı her nesneyi, her durumu, her ses ve rengi sanatın malzemesi olarak gördüğünü aktardı.
İnsanlık ailesinin, içinden çıkardığı dehalarla, sanatçı ruhlarla muazzam bir sanat birikimi meydana getirdiÄŸini belirten ErdoÄŸan, “Bugün mirasçısı olduÄŸumuz kültür ve medeniyet iklimi, büyük sanatçıların inÅŸa ve ibda ettiÄŸi müşterek zenginliÄŸimizdir. Bu zenginlik aynı zamanda devamlılık düşüncesinin de neticesidir. Şüphesiz dünya hayatında insanoÄŸlunun acılarının, sevinçlerinin var olma çabasının en güçlü kanıtlarından biri de kültür ve sanattır. İnsan var oldukça sanat da var olacaktır. İnsan yaÅŸadıkça sanat da yaÅŸayacak, kendisini yenileyecek, yeni ufuklar keÅŸfedecek, kendini yeniden üretmeye devam edecektir.” diye konuÅŸtu.
“Türk ÅŸiiri milli hissiyatımızın da tapu senedidir”
Arif Nihat Asya’nın “San’at” ÅŸiirinin, “Sen mermeri yaratırsın. Ben ondan saray yaparım. Suya ektiÄŸin kamışı keser, biçer, ney yaparım? Bir yalıncık gönderirsin. Tarar, süsler, bey yaparım. Gökte öksüz dilimi bayrağıma ay yaparım. Yeter ki versen ben ondan mutlaka bir ÅŸey yaparım.” dizelerini okuyan ErdoÄŸan, mimarinin, musikinin, ÅŸiirin, resmin ve cümle sanatın özetinin insanın, dünyayı ve ötesini anlama çabası olduÄŸunu söyledi.
“Sanat dünyayı daha anlamlı kıldığı için sanattır.” diyen CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sanat insana deÄŸer kattığı için, insanı tekemmül ettirdiÄŸi için sanattır. Sanat bize baÅŸka hiçbir ÅŸeyin veremeyeceÄŸi bir coÅŸkuyu, muhayyileyi ve duyguyu verdiÄŸi için sanattır. İşte tam da bunun içindir ki sanat ayrıştırmaz, birleÅŸtirir. Tabii burada ÅŸu gerçeÄŸin özellikle vurgulanması gerekiyor, Türkçenin her büyük ÅŸairi, her büyük yazarı bizim medarı iftiharımızdır. Dil, kültür, sanat, düşünce ve mimari alanında eser veren münevverlerimizin tamamı bizim için birer kutup yıldızıdır. Nasıl ki Selimiye’siz bir Edirne, Süleymaniye’siz bir İstanbul tahayyül edemiyorsak, Mimar Sinan’sız bir Türkiye’yi de düşünemeyiz. Itri, Dede Efendi, Åževki Bey, Sadettin Kaynak, NeÅŸet ErtaÅŸ ve daha nice dev isim olmadan Türk müziÄŸini tasavvur edemeyiz. Yunus Emre’den KaracaoÄŸlan’a, Fuzuli’den Mehmet Akif’e, Nedim’den Yahya Kemal’e, Nefi’den Nazım Hikmet’e, Åžeyh Galip’ten Sezai Karakoç’a, Türk ÅŸiiri sadece lisanımızın deÄŸil, milli hissiyatımızın da tapu senedidir. İlim, kültür ve sanatta sahip olduÄŸumuz bu köklü miras inÅŸallah asırlar boyunca dünya kültür ve sanat birikimini beslemeye devam edecektir.”
“Sanat beÄŸenilerinin yeknesak hale gelmesi ciddi risk oluÅŸturuyor”
KüreselleÅŸme ile kültürel tek tipleÅŸmenin dünyayı etkisi altına aldığı bir dönemden geçildiÄŸine dikkati çeken ErdoÄŸan, “Her alanda sınırsız tüketimi teÅŸvik eden, insanı edilgen hale getiren bu cendereden ancak köklerimize tutunarak kurtulabiliriz. Kendi mirasımız ve birikimimizden beslenen sanat yine bu tek tipleÅŸme dalgasına karşı tabiri caizse bir dalga kıran iÅŸlevi görecektir.” dedi.
Erdoğan, şöyle konuştu:
“Bunu özellikle ÅŸunun için söylüyorum. Bugün popüler olan pek çok filmin, dizinin, müzik eserinin coÄŸrafyadaki etkisine ve nüfuzuna baktığımızda sanatın dönüştürücü gücünün nelere kadir olduÄŸunu hepimiz görebiliyoruz. Tüketim alışkanlıklarının, yaÅŸam tarzlarının, yemek kültürünün, giyim kuÅŸamın tek tipleÅŸmesi gibi sanat beÄŸenilerinin yeknesak hale gelmesi de bizatihi sanat için ciddi risk oluÅŸturuyor. Özgün ve yetkin olanı törpülüyor. SıradanlaÅŸma ve tek tipleÅŸme insanın fıtratı gereÄŸi farklı olmasını ve sanatçı özgürlüğünü tehdit ediyor. KuÅŸkusuz sanat ÅŸahsi ve muhteremdir. Fakat yeryüzünde önüne çıkan her ÅŸeyi öğüten, herkesi birbirine benzeten küresel tüketim çarkı insanın biricikliÄŸini yok etmenin yanı sıra bireyin yeteneklerini de aynı tornadan geçirmektedir. Neoliberal kültür, adına trend denilen ve hemen her gün deÄŸiÅŸen yeni kutsalıyla insana dair pek çok güzelliÄŸi tahrip etmektedir.”
“Ahlakı dışlayan her trend yüzeyselliÄŸe mahkum olmaktan kurtulamaz”
Yapay zeka mahsulü ÅŸiirlerin, kitapların, ÅŸarkıların, resimlerin, sinema filmlerinin yüz milyonlara ulaÅŸtığını ve gerçekle sanal arasındaki farkın büyük oranda kaybolduÄŸu bugünlerde kendilerini yarın neyin beklediÄŸini tam olarak bilemediklerini belirten ErdoÄŸan, “Åžurası bir gerçek ki milli kimliÄŸi, milli kültürü, deÄŸeri, ideali, erdemi, ahlakı dışlayan her trend yüzeyselliÄŸe mahkum olmaktan kurtulamaz. Hiçbir derinliÄŸi, özgünlüğü olmayan, günlük üretilip, günlük tüketilen iÅŸlerle maalesef biz de bu küresel fırtınanın önünde duramayız.” dedi.
“Küresel kültür savaÅŸlarında yerli ve milli olan kültür deÄŸerlerimizi evrensel bir bakış açısıyla harmanlamalı, yeniden üretmeli, yeniden inÅŸa etmeliyiz.” ifadelerini kullanan CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Bir siyasetçi olarak bunun asla kolay olmadığını, çok ciddi emek ve gayret gerektirdiÄŸini elbette biliyorum. Ama bunu yapacak imkana, birikime ve kapasiteye ziyadesiyle sahibiz. Her yaÅŸ ve her kesimden insanımızı etkileyen bu cendereden çıkış yolunu tarih boyunca olduÄŸu gibi topluma mihmandarlık eden sanatçılarımızın, mütefekkirlerimizin, münevverlerimizin kültür ve sanat erbabımızın göstereceÄŸine inanıyorum. Açıkçası bunu sizlerden istirham ediyorum. Bilim adına, sanat adına, edebiyat adına, düşünce adına, kültür adına taÅŸ üstüne taÅŸ koyan herkesin hangi görüşten olursa olsun her bir insanımızın başımızın üstünde yeri olduÄŸunu burada tekrar dile getirmek istiyorum. Evrensele yelken açarken yerli kalabilen, memleketi ve milleti için hayal kurabilen, en sert eleÅŸtirileri yaparken dahi yıkmayan kültür, sanat ve bilim insanlarımızın desteÄŸiyle inÅŸallah bu mücadeleyi yürüteceÄŸiz.”
Törenden notlar
CumhurbaÅŸkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni, ödüle layık görülen isimlerin biyografilerinin anlatıldığı videoların izlenmesi ile baÅŸladı. CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda, CumhurbaÅŸkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülen isimleri açıklamıştı.
CumhurbaÅŸkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’ne, “Bilim ve Kültür” dalında akademisyen Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün, “Resim” dalında Yalçın GökçebaÄŸ, “Müzik” dalında besteci Yalçın Tura, “Anadolu Arkeolojisi” dalında arkeolog ve akademisyen Prof. Dr. Fahri Işık, “FotoÄŸraf” dalında ise Gazze’de görev yapan AA foto muhabiri Ali Jadallah ödüle layık görülmüştü.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, konuÅŸmasının ardından, salonda bulunan Süleyman Seyfi Öğün, Yalçın GökçebaÄŸ, Yalçın Tura ile Fahri Işık’a ödüllerini verdi. CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, tekerlekli sandalye ile ödülünü almaya gelen Yalçın Tura için, “Üstadımız 92 yaşında. Bu yaÅŸta böyle bir ödülü almak inanıyorum ki herkese nasip olmaz. Tebrik ediyoruz.” dedi.

Gazze’de görevde olan AA foto muhabiri Ali Jadallah’ın ödülünü ise eÅŸi Dua İsavi ve çocukları, CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’dan aldı.

Ali Jadallah’ın eÅŸi Dua İsavi, “Ali’nin bizlerle olmasını temenni ediyorum. Gazze’den çıkması gerçekten çok zor. Sadece bana ve çocuklarıma izin verdiler. Anadolu Ajansı çok yardımcı oldu. Türkiye hükümetine, Türkiye Cumhuriyeti ve Türkiye halkına çok teÅŸekkür ediyorum. Her zaman yanımızda durdular.” diye konuÅŸtu.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan da eÅŸinin yanında olması temennisinde bulunan Dua İsavi’ye, “Biz her türlü yola baÅŸvuracağız. İnÅŸallah, Ali’yi sana da bize de kavuÅŸturacağız.” ifadesini kullandı.
Programda, foto muhabiri Ali Jadallah’ın video mesajına da yer verildi.
Jadallah, mesajında şunları kaydetti:
“Ben, Gazze’den Anadolu Ajansı’nın foto muhabiri Ali Jadallah. Sayın Türkiye Cumhuriyeti CumhurbaÅŸkanı, deÄŸerli hanımlar ve beyefendiler. Bu prestijli kültür ödüllerinde, acılarla dolu ama insanlık onuruna ve yaÅŸama isteÄŸine hala sıkıca tutunan Gazze’den sizlere bu video mesajıyla seslenmek benim için onurdur. Sayın Türkiye Cumhuriyeti CumhurbaÅŸkanına, kültüre ve sanata olan güçlü destekleri ve ortak insani deÄŸerleri teÅŸvik etme konusundaki kurumsal baÄŸlılığı için en içten teÅŸekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’nin hem liderliÄŸinin hem de halkının Gazze ve sakinlerine karşı sergilediÄŸi gerçek insani duruÅŸ ve samimi destek için de minnettarlığımı ifade ediyorum. Gazze’de olaylar rutin haberler olarak deÄŸil, olaÄŸanüstü bir insanlık gerçekliÄŸinin canlı tanıkları olarak belgeleniyor. Bu nedenle de bana duydukları güven, sarsılmaz destekleri ve fotoÄŸrafçılığın sadece bir aktarım aracı deÄŸil, aynı zamanda tarihi bir sorumluluk ve yaÅŸayan bir vicdan olduÄŸuna dair derin inançları için Anadolu Ajansına, tüm yöneticilere ve meslektaÅŸlarıma en derin şükran ve takdirlerimi sunuyorum. Bu inanç, kurumun yayınlarında ve özellikle de ‘Kanıt’, ‘Tanık’ ve ‘Sanık’ kitaplarında açıkça somutlaÅŸmıştır. Åžehit düşmüş babam ve kardeÅŸlerimin burada yanımda olmalarını ne kadar çok isterdim. Allah onlara rahmet eylesin. Bu durumda yanımda olsalardı da bu unvan ve madalyayla hep birlikte gurur duyabilseydik. Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödüle kayık görülenler, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu üyeleriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.
Törene, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti genel başkan yardımcıları, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz ve TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı da katıldı.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, CumhurbaÅŸkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’ne layık görülenleri kabul etti
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’nin takdimi öncesinde, makamında, “Bilim ve Kültür” dalında ödül alan akademisyen Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün, “Resim” dalında ödül alan Yalçın GökçebaÄŸ, “Müzik” dalında ödül alan besteci Yalçın Tura ile “Anadolu Arkeolojisi” dalında ödül alan arkeolog ve akademisyen Prof. Dr. Fahri Işık’ı kabul etti.
Kabulde, “FotoÄŸraf” dalında ödüle layık görülen, Gazze’de görevde olan AA foto muhabiri Ali Jadallah’ın eÅŸi Dua İsavi ve çocukları da yer aldı.

CumhurbaÅŸkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu BaÅŸkan Vekili İskender Pala, kabulde, müzik dalında ödül alan besteci Yalçın Tura’nın, opera bestelerinde, özellikle müzikoloji bölümünde yaptığı çalışmaların çok deÄŸerli olduÄŸunu belirtti.
Tura da “Emekli olana kadar orayı yönettim, ÅŸimdi öğrencilerim devam ettiriyor.” ifadesini kullandı.
“Bilim ve Kültür” dalında ödül alan akademisyen Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün ise kendini anlatırken zorlandığını belirterek, “Allah’ın içime koyduÄŸu merak ve zevk hissiyatlarını takip etmekle ömrümü geçiriyorum.” dedi.
Eşi AA foto muhabiri Jadallah adına ödülü alan Dua İsavi ise şunları söyledi:
“Sayın CumhurbaÅŸkanım, Gazze halkı için gösterdiÄŸiniz fedakarlık için size çok teÅŸekkür ederim. DesteÄŸiniz sürekli devam etti ve biz bunu çok açık bir ÅŸekilde fark ettik. Gazze size çok dua ediyor. GönderdiÄŸiniz insani yardımları hiç unutamayız. Türkiye olarak her zaman yanımızda durduÄŸunuzun farkındayız. EÅŸim Ali, sizinle olmayı çok isterdi, bundan ÅŸeref duyardı. Onun çektiÄŸi fotoÄŸrafları paylaÅŸmanız ona büyük bir destek oldu. Oradaki zulmü böylece dünyaya göstermiÅŸ oldunuz. Bunun için de size ayrıca teÅŸekkür ederim. Türkiye bize çok büyük bir fırsat verdi, bizi burada misafir etti. Gerçekten çok iyi ÅŸekilde ağırlandık. Temennimiz odur ki bu zulüm sona ersin artık. Gazze halkı kurtulsun. Özellikle de ÅŸehitlerimizi unutmayalım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabulde, AA Foto Muhabiri Jadallah ile görüntülü görüştü.
ErdoÄŸan’ın durumunu sorması üzerine Jadallah, “Ben ve Gazze halkı size çok teÅŸekkür ediyoruz. Gazze halkına bir baba gibi sahip çıktınız. Bunun için size ayrıca minnettarız. EÅŸim ve çocuklarım size emanet inÅŸallah.” diye konuÅŸtu.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan da “Şüphe yok. Onlar bize emanet.” dedi.
Kaynak: AA
