TBMM Başkanı Kurtulmuş: Türkiye diplomasisi her platformda İsrail hükümetinin korkulu rüyası olmaya başladı

TBMM Başkanı Kurtulmuş Türkiye diplomasisi her platformda İsrail hükümetinin korkulu rüyası olmaya başladı

TBMM Başkanı Kurtulmuş Türkiye diplomasisi her platformda İsrail hükümetinin korkulu rüyası olmaya başladı

TBMM BaÅŸkanı KurtulmuÅŸ, “Allah’ın izniyle Türkiye diplomasisi her platformda İsrail hükümetinin korkulu rüyası olmaya baÅŸladı. Bu bizim için tarihi bir sorumluluktur. Biz ‘Gazze’den bize ne.’ diyemeyiz.” dedi.

TBMM BaÅŸkanı Numan KurtulmuÅŸ, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 1. TBMM Binasında (KurtuluÅŸ SavaÅŸ Müzesi’nde) düzenlenen “Ankara Diplomat Akademi Kampı”nın açılış dersinde konuÅŸtu.

Tarihi ve manevi deÄŸeri yüksek bir çatı altında gençlerle beraber olmaktan duyduÄŸu memnuniyeti dile getiren KurtulmuÅŸ, TBMM’nin ilk binasında bulunduklarını, bu binada sadece bir Meclisin kurulmadığını, aynı zamanda binanın Milli Mücadele’nin harekat merkezi olduÄŸunu söyledi.

Bu yıl 10’uncusunu gerçekleÅŸtirdikleri “Ankara Diplomat Akademi Kampı”nı deÄŸerli bulduÄŸunu ifade eden KurtulmuÅŸ, Anadolu’nun yedi bölgesinden ve çeÅŸitli ÅŸehirlerinden gelen gençlerin geleceÄŸe hazırlanması için düzenlenen bu programın önemini vurguladı.

Programın düzenlenmesinde emeÄŸi geçenleri tebrik eden KurtulmuÅŸ, “Ben de bu programa katılmayı kendime bir vazife olarak telakki ediyorum. Burada hem tecrübelerimizi paylaÅŸmak, hem Türkiye’nin bugünü ve geleceÄŸine iliÅŸkin fikirlerimizi mütalaa etmek bakımından bunun önemli bir imkan ve fırsat olduÄŸunun farkındayım.” dedi.

Dünyanın zor dönemlerden geçtiğini, her alanda tahmin edilemez büyük değişimlerin, dönüşümlerin yaşandığına dikkati çeken Kurtulmuş, ekonomide, siyasette, uluslararası ilişkilerde başka bir safhaya geçildiğini anlattı.

Önceden 20, 30 yılda gerçekleşen olayların şimdilerde birkaç ay gibi kısa bir sürede yaşandığının görüldüğünü anlatan Kurtulmuş, önemli ve yeni gelişmelere şahit olunacak bir döneme girildiğini dile getirdi.

Her zaman yeni, adil bir küresel sisteme ihtiyaç olduÄŸunu söylediklerini belirten KurtulmuÅŸ, “Sayın CumhurbaÅŸkanımızın ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyerek BM’de ilk söylediÄŸi andan bu yana bu konu dünya gündemine hızlı bir ÅŸekilde taşındı. ‘Dün ne söylüyorlar acaba bunlar’ diye bakanlar bugün ne kadar haklı tezleri dile getirdiÄŸimizi anlamaya baÅŸladılar. BM kağıt üzerinde bir kuruluÅŸtan ibarettir, sadece bir binadan ibaret hale gelmiÅŸtir.”

Gazze’deki soykırıma karşı ülkelerin defalarca bir araya geldiÄŸini, toplanan BM Güvenlik Konseyi’nin, ABD’nin vetosu nedeniyle İsrail’e karşı eylem planını ortaya koyamadığını dile getiren KurtulmuÅŸ, aynı durumun Rusya-Ukrayna Savaşı için de geçerli olduÄŸunu dile getirdi.

Meclis Başkanı Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yapısı itibarıyla dünyanın tamamını temsil etmeyen BM Güvenlik Konseyi aynı zamanda da artık hiçbir ÅŸekilde çatışmaları çözümleyecek, savaÅŸları durduracak, barışı tesis edecek bir halde deÄŸildir. Bu mekanizma iflas etmiÅŸtir. Sadece o deÄŸil, baÅŸta UNHCR olmak üzere, bugün yeni seçilen deÄŸerli BaÅŸkanı Barham Salih’i ağırlayacağız Ankara’da, BM Mülteciler Yüksek KomiserliÄŸi olmak üzere, BM’nin neredeyse bütün kuruluÅŸları da fonksiyonlarını icra edemez bir hale gelmiÅŸtir. Dolayısıyla karşımızda hiçbir ÅŸekilde çalışamayan, üzerine vazife olarak uluslararası sistem tarafından verilmiÅŸ konuları çözemeyen bir küresel sistem vardır. Bu sistem mutlaka yeni, adil, hakkaniyetli bir halde deÄŸiÅŸtirilmesi, dönüştürülmesi önümüzdeki dönemin en önemli meselelerinden birisidir ve inÅŸallah sizler, genç Türk diplomatları olarak önümüzdeki dönemde bu süreçte çok büyük katkılarınız olacak, bu insani ödevin en önemli taşıyıcıları olacaksınız.”

“Uluslararası sistemin kurumlarının ve kurallarının gözden geçirilmesi gerekiyor”

Uluslararası sözleÅŸmelerin neredeyse hiçbirisinin icra edilemediÄŸini vurgulayan KurtulmuÅŸ, “insanların eÅŸitliÄŸi ve ülkelerin egemenlikte eÅŸitliÄŸi” prensibini esas alan uluslararası bir sözleÅŸme olmasına raÄŸmen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin de asla uygulanamadığını söyledi.

KurtulmuÅŸ, “Hem uluslararası metinlerin hem uluslararası sistemin kurumlarının ve kurallarının gözden geçirilmesi önümüzdeki dönemin diplomasi alanındaki bir numaralı küresel ödevlerinin başında geliyor. Bunun için gayret sarf edeceÄŸiz, mücadele edeceÄŸiz.” dedi.

“Her gün gözümüze sokulurcasına net bir ÅŸekilde ortaya konulan adaletsizlikler, hakkaniyetsizlikler var.” ifadesini kullanan KurtulmuÅŸ, Gazze’de yaÅŸananları anımsattı.

Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Üç yıla yaklaÅŸan bir sürede 75 bin kiÅŸinin öldüğü, hayattan koparıldığı, insanlık tarihinin gördüğü en önemli soykırımlardan, en ağır insani suçların iÅŸlendiÄŸi soykırımlardan birisine ÅŸahidiz ve maalesef insanlık bir ÅŸey yapamıyor. Åžartları her gün ağırlaÅŸan Gazze’deki masum ve mazlum halkın üzerine her gün kabus gibi İsrail’in saldırıları yoÄŸunlaÅŸtırılıyor. Bir barış süreci olduÄŸu iddia edilmesine raÄŸmen maalesef soykırım bir ÅŸekilde devam ediyor ve bunun yanında ÅŸartların iyileÅŸtirilmemesi dolayısıyla da soÄŸuktan, açlıktan çocuklar ve yaÅŸlılar ölüyor. Böylesine ağır bir insani tabloya karşı da insanlık neredeyse kulaklarını, gözlerini kapatmış vaziyette bunu seyrediyor. Devletlerin, hükümetlerin büyük oranda sessizliÄŸine raÄŸmen bir taraftan da dünyada bizim insanlık cephesi dediÄŸimiz buna seyirci kalmayacak ahlak ve hakikate baÄŸlılık içerisinde olan milyonlarca insan İsrail’e karşı reaksiyonunu ortaya koyuyor.”

Dünyanın yeni bir döneme doÄŸru girdiÄŸinin en hazin örneklerinden birisinin de Venezuela Devlet BaÅŸkanı’nın bir gece yarısı eÅŸiyle birlikte yatağından alınıp derdest edilerek baÅŸka bir ülkeye götürülmesi olduÄŸunu ifade eden KurtulmuÅŸ, “ülkelerin egemenliÄŸi, uluslararası hukukta yargılanmaların açık ve ÅŸeffaf bir ÅŸekilde olması” gibi temel hukukun ayaklar altına alındığını söyledi.

Tüm dünyada birkaç günlük magazin haber mahiyeti taşıyan bu önemli olayın maalesef dünyanın gündeminden de kalktığını dile getiren KurtulmuÅŸ, “Artık bundan sonra dünyada kurala baÄŸlı bir uluslararası sistem deÄŸil güce baÄŸlı bir uluslararası sistem icra edilecek demektir. Yani kuralların, hukukun yerine orman kanunun geçerli olduÄŸu bir döneme girilmekte olduÄŸunun çok vahim bir uyarısıdır. Yine ABD’nin Grönland’ı tehdit etmesi ve baÅŸka bir egemen ülkenin topraklarında hak talebinde bulunması da aynı ÅŸekilde uluslararası sistemin ağır bir ihlalidir. Buna karşılık bu olayın sadece BirleÅŸmiÅŸ Milletler sistemini zedelemenin ötesinde, bizim de içinde olduÄŸumuz fevkalade önemli bir güvenlik ittifakı olan NATO’nun da temellerini çatırdatmakta olduÄŸu aÅŸikardır. Muhatabın da NATO üyesi olduÄŸu bir ülkeye karşı böylesine bir tavrın ortaya konulması anlaşılmazdır.” deÄŸerlendirmesini yaptı.

Bütün bu geliÅŸmelerden, bundan sonraki süreçte gücün esas olduÄŸu, güçlünün dediÄŸinin geçerli olabileceÄŸi bir döneme girildiÄŸinin anlaşıldığını dile getiren KurtulmuÅŸ, Türkiye’nin de içinde bulunduÄŸu bölgede yaÅŸanan güç mücadelelerine dikkati çekti.

KurtulmuÅŸ, “Türkiye’nin çok güçlü olmaktan baÅŸka bir çaresi yoktur. Bu bölgede baÅŸkalarının insafına, baÅŸkalarının tezlerinin parantezi olmaya Türkiye kendisini terk edemez. Güçlü bir ÅŸekilde kendi yönünü kendi belirleyen ve kendi kurallarını kendi koymaya çalışan bir ülke olmak mecburiyetindeyiz.” dedi.

Bu alanda atılan adımları iftiharla takip ettiklerini dile getiren KurtulmuÅŸ, Türkiye’nin güçlü olmasından kastının sadece askeri ve ekonomik güç olmadığını, en büyük gücünün bunlarla birlikte toplumsal gücü, toplumsal bütünlüğü, birlik ve beraberliÄŸi, kendi kültürel deÄŸerleri üzerinde kendi ayakları üzerinde yükselebilme kabiliyeti olduÄŸunu söyledi.

“Türkiye, dostlarının iftihar edeceÄŸi, düşmanlarının çekineceÄŸi yeni bir döneme girdi”

Türkiye’nin özellikle son yıllarda dış politikada da önemli açılımlar yaptığını belirten KurtulmuÅŸ, Türkiye’nin dostlarının iftihar edeceÄŸi, düşmanlarının çekineceÄŸi ve rakiplerinin de mücadele etmeyi bir kere daha düşünebileceÄŸi yeni bir döneme girdiÄŸini ifade etti.

Diplomasinin sadece kağıt üzerinde bir çaba olmadığını vurgulayan Kurtulmuş, diplomasinin çok yönlü bilginin, disiplinli çabanın ve büyük beceri gerektiren sanatın da adı olduğunu belirtti.

Güçlü diplomasiye sahip olmanın önemine deÄŸinen KurtulmuÅŸ, “Diplomasiyi sadece büyükelçilik ya da dış politikayla ilgili kurumlarımızın binalarında yapılan bir bürokrasi faaliyeti olarak asla görmeyin, asla görülmemeli. Diplomasi, sahada dostlarımızla hep birlikte gönül baÄŸlarımızı kuvvetlendireceÄŸimiz ve bizim kültürel mirasımızın üzerine her gün daha fazla koyacağımız bir çabayı, çok yönlü bir çalışmayı gerektirmektedir. Bu çerçevede Türkiye’nin en önemli tezlerinden birisi de geniÅŸ coÄŸrafyalardaki gönül dostlarımızla irtibatımızı artırmaktır.” sözlerini sarf etti.

Kurtulmuş, diplomasinin devletler arasında bir ilişki olarak değil, halkların arasındaki bir ilişki olarak görülmesi gerektiğini dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:

“Çok şükür biz baÅŸka milletlere benzemiyoruz. Dünyanın her yerinde dostlarımız var, dünyanın her yerinde ay yıldızı gördükleri zaman gözleri parıldayan, Türkiye’nin ismini duyduÄŸu zaman yüreklerine ferahlık taşınan yüz milyonlarca insan var. Dolayısıyla biz bu irtibatlarımızı kuvvetlendireceÄŸiz. Halkın arasında çok daha güçlü ÅŸekilde bunları artırmaya gayret edeceÄŸiz. Herhangi bir Balkan ÅŸehrine girsek, sokaklarında dolaÅŸmaya baÅŸlasak, oradaki hiç tanımadığımız insanlarla birkaç dakika içerisinde çok saÄŸlam bir gönül köprüsü kurabiliriz. Aynı ÅŸekilde Orta Asya’ya, Maveraünnehir ülkelerine gitsek, oradaki ülkelerin sokaklarında dolaÅŸtığımız zaman insanlarla birkaç dakika içerisinde çok rahat ahbaplık kurabiliriz. Afrika’da, Türkiye’den selam gönderdiÄŸiniz zaman insanların kapılarının size açıldığını rahatlıkla görürsünüz.”

Dünyada Türkiye’den baÅŸka büyük kültürel baÄŸlara, medeniyet birikimine sahip baÅŸka bir ülkenin olmadığını ifade eden KurtulmuÅŸ, bunun kıymetini çok iyi bilmek, anlamak ve bunu büyük dostluk köprüleri kurarak kazanıma çevirmek zorunda olduklarını söyledi.

Türkiye tarihinin bir süreklilik arz ettiÄŸini kaydeden KurtulmuÅŸ, “‘Selçuklu bitti, battı, o baÅŸka devletti, Osmanlı geldi, bitti, o bir baÅŸka devletti. Türkiye Cumhuriyeti baÅŸka bir devlettir.’ diyemeyiz. Bütün bunların hepsi tarihsel süreklilik içerisinde birbirinin devamıdır. Onun için diplomaside bizim elimizdeki en önemli hususiyetlerden birisi bizim diplomaside kurduÄŸumuz bu saÄŸlam köprülerin, diplomaside ilerlediÄŸimiz yolun sürekliliÄŸidir.” dedi.

Zamanın ÅŸartlarının deÄŸiÅŸebileceÄŸini, önceliklerin de deÄŸiÅŸebileceÄŸini vurgulayan KurtulmuÅŸ, “Yolumuz bir, istikametimiz bir, tarihten gelen o çizgimiz birdir ve geleceÄŸe doÄŸru da aynı yol üzerinde yürüyeceÄŸiz.” sözlerini sarf etti.

KurtulmuÅŸ, “Dün baÅŸka bir ÅŸey söyleyip bugün baÅŸka bir ÅŸey söyleyen bir Türkiye olmaz. Temel tezlerimizi dün de aynı ÅŸekilde savunuyorduk, bugün de savunuyoruz ama temel tezlerimizi savunurken dünün ÅŸartları bize baÅŸka imkanlar saÄŸlıyordu, bugünün ÅŸartları ise baÅŸka imkanlar saÄŸlıyor.” diye konuÅŸtu.

“Gazze diplomasisi konusunda bir numaralı ülke Türkiye”

Dış politikayı çok taraflı, birçok alanda faaliyet gösterilmesi gereken bir alan olarak gördüklerini belirten KurtulmuÅŸ, Türkiye’nin birçok kültürel diplomasi kurumunun, dünyanın dört bir tarafında ay yıldızın deÄŸerini daha da yükselttiÄŸini dile getirdi.

KurtulmuÅŸ, her alanda Türkiye’nin diplomasisini güçlendirdiklerini, bunlardan birinin de parlamenter diplomasi alanı olduÄŸunu ifade ederek, “Bugün parlamenter diplomasi, dünyanın en etkili dış politika kartlarından birisi haline gelmiÅŸtir.” dedi.

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın dünyanın birçok yerinden misafiri ağırlamasının, kendisinin de her hafta bir Meclis BaÅŸkanı’nı ağırlamasının, Meclis çatısı altındaki komisyonların Türkiye’yi anlatıp tezler ortaya koymasının parlamenter diplomasi bakımından çok etkin çalıştıklarının önemli göstergesi olduÄŸunu anlatan KurtulmuÅŸ, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gazze diplomasisi konusunda bir numaralı ülke Türkiye’dir. Allah’a çok şükür, bu süre içerisinde ilk andan itibaren, 8 Ekim sabahından itibaren, baÅŸta CumhurbaÅŸkanımız olmak üzere her birimiz nerede, ne fırsat bulursak bulalım, Gazze’nin masum halkının davasını savunmayı kendimize önemli bir sorumluluk olarak atfettik. ÖrneÄŸin, bu süre içerisinde çevre tahribatının önlenmesiyle ilgili bir uluslararası toplantıya dahi katılsak, orada konuyu saÄŸdan aldık, soldan aldık, Gazze’deki soykırıma getirdik. Allah’ın izniyle Türkiye diplomasisi her platformda İsrail hükümetinin korkulu rüyası olmaya baÅŸladı. Bu bizim için tarihi bir sorumluluktur. Biz ‘Gazze’den bize ne.’ diyemeyiz. Biz Gazze’deki geliÅŸmeleri göz ardı edemeyiz ya da Suriye’deki geliÅŸmeleri dün de göz ardı edemezdik, bugün de göz ardı edemeyiz.”

Türklerin kendini sadece obasından sorumlu hissetmediÄŸini, dünyadaki haksızlıkları ortadan kaldırmayı ve zorluklara karşı mücadele etmeyi de görev bildiÄŸini vurgulayan KurtulmuÅŸ, “Bu sorumluluk duygusu Türkiye’yi biricik bir ülke haline getiriyor. Bu sorumluluk duygusu Türkiye’nin dostlarına güven veriyor. Dünyanın her yerindeki dostlarımız ‘Nasılsa bizim meselimize Türkiye sahip çıkacaktır.’ diyerek güven içerisinde hareket ediyor. Allah bu çerçevede hem sözümüzün kuvvetini artırsın hem dünyanın her yerindeki mazlum ve maÄŸdur milletlere karşı uzattığımız yardım elini, uzatacağımız yardım elini çok daha güçlü kılsın.” ifadelerini kullandı.

KurtulmuÅŸ, gidecekleri yolun belli olduÄŸunun altını çizerek, “GideceÄŸimiz yol güçlü ve büyük Türkiye’nin kurulması, yeryüzünde adil ve hakkaniyetli bir küresel sistemin tesis edilmesidir. Bunun için mücadele ediyoruz. Yol belli olduktan sonra o yolda nasıl gideceÄŸimizi de gayet rahatlıkla bilir ve o ÅŸekilde mücadele ederiz. İşte bütün bunların olabilmesi için her ÅŸeyden önce en önemli gücümüz olan genç ve nitelikli insan gücümüzü, potansiyelimizi artırmamız lazım. Bütün bu çalışmalar, bu toplanmalar, bu kamplar, bu eÄŸitimler, okullarda aldığınız eÄŸitimler, okuduÄŸunuz kitaplar, yaptığınız tartışmalar aslında bir ÅŸey inÅŸa etmek içindir.” diye konuÅŸtu.

Dünyada en zor ÅŸeyin insan inÅŸa etmek olduÄŸunu söyleyen KurtulmuÅŸ, “İnÅŸallah kendinizi çok güçlü insanlar olarak inÅŸa edeceksiniz. Türkiye sizin büyüklerinizin yaÅŸadığı dönemin Türkiye’si deÄŸil. İmkanlarımız, gücümüz çok daha fazla. KarşılaÅŸtığımız tehditler, sınamalar çok daha büyük ama Türkiye’nin hedefleri çok daha açık ve güçlüdür.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

KonuÅŸmasının ardından Gençlik ve Spor Bakanlığı Ankara Diplomat Akademi Kampı’na katılanlara baÅŸarılar dileyen TBMM BaÅŸkanı KurtulmuÅŸ, Gençlik ve Spor Bakanı Osman AÅŸkın Bak ve gençlerle hatıra fotoÄŸrafı çektirdi.

Üniversite öğrencisi Semanur Güney, TBMM BaÅŸkanı KurtulmuÅŸ’a tablo hediye etti.

Kaynak: AA