CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan: Türkiye’yi bu yangının uzağında tutmakta kararlıyız
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'yi bu yangının uzağında tutmakta kararlıyız
CumhurbaÅŸkanı ve AK Parti Genel BaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, “SavaÅŸ, tehdit düzeyini artırarak devam ediyor. ÖnceliÄŸimiz ülkemizin bu dönemi kazasız belasız atlatması. Türkiye’yi bu yangının uzağında tutmakta kararlıyız.” dedi.
ErdoÄŸan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuÅŸmada, Dünya Kupası’na gitmeye hak kazanan A Milli Futbol Takımı’nı tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“2026 Dünya Kupası play-off finalinde Kosova’yı maÄŸlup ederek Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan A Milli Futbol Takımı’mızı, Bizim Çocuklar’ı gönülden tebrik ediyorum. Ay yıldızlı bayrağımızı 24 yılın ardından futbolun bu en büyük sahnesinde dalgalandıracak olan milli takımımıza önce Avustralya, Paraguay ve ABD’ye karşı oynayacağımız grup maçlarında, daha sonra inÅŸallah finale kadar gideceÄŸimizi ümit ettiÄŸimiz mücadelelerde ÅŸimdiden baÅŸarılar diliyorum. Bizim Çocuklar’ın her zaman olduÄŸu gibi ay yıldızlı formayı zaferden zafere taşıyacağına, aziz milletimizin göğsünü kabartacağına yürekten inanıyorum. Tüm sporcularımızın alınlarından öpüyorum.”
“Bayramların bayram gibi yaÅŸandığı günlere Rabb’im hepimizi eriÅŸtirsin”
“Tüm milletimizin, gönül ve kültür coÄŸrafyamızdaki bütün kardeÅŸlerimin geçmiÅŸ Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Rabb’imden bizleri coÄŸrafyamızda çatışmaların ve savaÅŸların olmadığı, huzurla geçireceÄŸimiz bayramlara kavuÅŸturmasını niyaz ediyorum” diyen ErdoÄŸan, ÅŸu ifadeleri kullandı:
“Rahmetli Alvarlı Efe Hazretlerinden ilhamla söyleyecek olursak; canın cananını bulduÄŸu, hüznü kederin defolduÄŸu, cümle günahların affolduÄŸu, dertlerin derman bulduÄŸu, İslam aleminin huzura kavuÅŸtuÄŸu, gözyaÅŸlarının yerini tebessümlere bıraktığı, Gazze’den Lübnan’a, Sudan’dan Yemen’e, İran’dan Körfez’e, bölgemizin dört bir yanında barış rüzgarlarının estiÄŸi, hasılı bayramların bayram gibi yaÅŸandığı o güzel günlere Rabb’im hepimizi, tüm Müslümanları ve insanlığı eriÅŸtirsin.”
“KardeÅŸlik hukukumuzun zedelenmesine asla müsaade etmeyeceÄŸiz”
ErdoÄŸan, GeniÅŸletilmiÅŸ İl BaÅŸkanları Toplantısı’nda detaylarıyla anlattığı Ramazan faaliyetleri dolayısıyla AK Parti teÅŸkilatlarını ayrı ayrı tebrik ederek, şöyle konuÅŸtu:
“Ramazanda yakaladığımız ivmeyi inÅŸallah artırarak devam ettireceÄŸiz. 23 yıldır olduÄŸu gibi yine kırmadan, dökmeden, ayrıştırmadan, tam tersine gönüller kazanarak, gönüller fethederek yola devam edecek, milletimizin hayır duasına mazhar olabilmek için geceyi gündüze ekleyeceÄŸiz. Etnik kökeni, dili, mezhebi, fikirleri, dünya görüşü her ne olursa olsun 86 milyonu kendimize kardeÅŸ ve kaderdaÅŸ bilecek, kardeÅŸlik hukukumuzun zedelenmesine asla müsaade etmeyeceÄŸiz. Ramazan Bayramı’nın sizler için tüm Türkiye için İslam coÄŸrafyası ve insanlık için tekrar kutlu ve mübarek olmasını; barışa, huzura, kardeÅŸlik ve dayanışmaya vesile olmasını Cenabıhak’tan niyaz ediyorum. Aynı ÅŸekilde, Türkiye baÅŸta olmak üzere ortak coÄŸrafyamızda baharın müjdecisi olarak büyük bir coÅŸkuyla kutlanan Nevruz Bayramı’nızı tebrik ediyorum. Nevruz gününün, beÅŸ-on provokatörün kundaklama giriÅŸimine raÄŸmen, geçtiÄŸimiz yıl olduÄŸu gibi bu sene de herhangi bir taÅŸkınlık yaÅŸanmadan kutlanmasından duyduÄŸumuz memnuniyeti tekrar ifade ediyorum. Nevruz’u anlamına ve ruhuna uygun ÅŸekilde idrak eden aziz milletimize saÄŸduyusundan ötürü tekrar teÅŸekkür ediyor, Nevruz’un da hayırlara vesile olmasını diliyorum.”
“Hatalarını anlayıp doÄŸru yolu bulurlar umuduyla hareket ettik”
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bilhassa bölgenin içinden geçtiği sancılı atmosferde üsluplarına çok özen gösterdiklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
“Kelimelerimizi tartarak konuÅŸuyoruz. Kırıcı olmamaya özellikle gayret ediyoruz. SaÄŸduyuyu, serinkanlılığı, sükuneti elden bırakmıyoruz. 86 milyonun hükümeti olduÄŸumuzu, 86 milyonun her bir ferdinin kutsal emanetini taşıdığımızı, vatandaÅŸlarımızın tamamının gözünün üzerimizde olduÄŸunu bir an olsun aklımızdan çıkarmıyoruz. Dikkat ederseniz, Ramazan-ı Åžerif boyunca ana muhalefetin ÅŸahsımızı ve partimizi hedef alan, çoÄŸu zaman da edep ve siyasi nezaket sınırlarını fazlasıyla aÅŸan saldırgan sistemleri karşısında itidalimizi koruduk ve kimi zaman duymazdan geldik. Kimi zaman genel baÅŸkanın acemiliÄŸine verdik. Kimi zaman belki kendilerine çekidüzen verirler, akıllarını baÅŸlarına alırlar, hatalarını anlayıp doÄŸru yolu bulurlar umuduyla hareket ettik. Mecbur kalmadıkça, iÅŸ çığırından çıkmadıkça, milletimizin hak ve hukukuna yönelik taciz olmadıkça sataÅŸmalarına cevap vermedik.”
“Bizi meÅŸgul edecek her türlü siyasi tartışmadan uzak durduk”
Erdoğan, CHP yönetiminin son dönemdeki bazı söylemlerini eleştirdi.
“Etrafımız ateÅŸ çemberine dönmüşken, sınırlarımızın hemen ötesinde füzeler ve dronlar havada uçuÅŸuyorken konsantrasyonumuzu bozacak, bizi meÅŸgul edecek her türlü siyasi tartışmadan uzak durduk. Åžunu herkes bilsin ki sükutumuz, atılan iftiraları, yapılan edepsizlikleri sineye çektiÄŸimizden deÄŸil, tam aksine edebimizdendi, vakarımızdandı” diyen ErdoÄŸan, “Nadan ile sohbet etmek güçtür bilene, çünkü nadan ne gelirse söyler diline” sözlerini hatırlattı.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “nadan” ile muhatap olmak, vakti ve nefesi israf etmek yerine sadece iÅŸlerine ve millete hizmet etmeye odaklandıklarını, 23 yıldır olduÄŸu gibi laf üstüne laf koymanın deÄŸil, taÅŸ üstüne taÅŸ koymanın çabasını gösterdiklerini vurguladı.
Türkiye’yi küresel oyuncu haline getirmenin mücadelesi içerisinde bulunduklarına, coÄŸrafyadaki akan göz yaşı ve kanı durdurmanın, mazlum ve maÄŸdurlara zor günlerinde el uzatmanın derdinde olduklarına iÅŸaret eden ErdoÄŸan, Namık Kemal’in “Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten, mürüvvetmend olan mazluma el çekmez ianetten” sözlerinin duruÅŸlarını tarif ettiÄŸini söyledi.
AK Parti kadrolarının halka hizmetten usanmadığını dile getiren ErdoÄŸan, “aÅŸkla koÅŸan yorulmaz” ÅŸiarıyla koÅŸmaya ve koÅŸturmaya devam ettiklerinin altını çizerek, “Muhalefetin köpürttüğü sanal gündemlerin kuyruÄŸuna takılmadan Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doÄŸrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz.” diye konuÅŸtu.
İletiÅŸim ve haberleÅŸme alanında dün yeni bir dönemi baÅŸlattıklarını aktaran ErdoÄŸan, Türkiye’nin 5G teknolojisiyle tanıştığını belirtti.
Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak, haberleÅŸme, teknoloji, enerji ve üretim verimliliÄŸini yükseltecek, dijital bağımsızlığı perçinleyecek 5G teknolojisini ülkeye kazandırmanın bahtiyarlığını yaÅŸadıklarını anlatan ErdoÄŸan, 4,5G teknolojisinden 10 kat daha hızlı veri aktarımı saÄŸlayan 5G’nin, Türkiye’yi dijital dönüşümün merkezine taşıyacağını kaydetti.
ErdoÄŸan, devrim niteliÄŸindeki 5G teknolojisini, aÅŸamalı stratejiyle yaygınlaÅŸtıracaklarını, ilk etapta kullanıcı talebinin yüksek olduÄŸu yoÄŸun trafik bölgelerinden baÅŸlayarak, Türkiye’nin her köşesine ulaÅŸtıracaklarını aktardı.
5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde Türkiye’nin her noktasında vatandaÅŸların hizmetine sunacaklarını bildiren ErdoÄŸan, iletiÅŸimin yanı sıra ulaÅŸtırmadan saÄŸlığa, tarımdan üretime, ekonomiden eÄŸitime geniÅŸ bir yelpazede bir dönemin kapılarını açacak 5G teknolojisinin hayırlı olmasını diledi.
“Millet, eÄŸriyi doÄŸrudan, samimiyi kolpacıdan ayırmasını çok iyi bilir”
AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın sorumluluÄŸunun büyük olduÄŸunu söyleyen ErdoÄŸan, Türkiye’yi bölgedeki yangından koruma vazifelerinin bulunduÄŸunu ifade etti.
Erdoğan, hizmetkarı olmaktan şeref duydukları milletin lokmasını büyütmek, refahını artırmak, huzurunu temin etmek, geleceğine güvenle bakmasını sağlamak gibi ağır mesuliyetlerinin bulunduğunu, bunları hiçbir zaman unutmayacaklarını ve ihmal etmeyeceklerini dile getirdi.
Hedefleriyle aralarına kimsenin girmesine izin vermeyeceklerine dikkati çeken Erdoğan, son günlerde muhalefetin iyice zıvanadan çıkan çirkin üslup ve tavırlarda bulunduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir defa hepimiz ÅŸunun farkında olmalıyız, Türk milleti irfan, basiret ve feraset sahibi bir millettir. Bu milletin gözünü boyayamazsınız, kandıramazsınız. Bu millete siyasi hokkabazlığı, cambazlığı, lafazanlığı ‘siyaset’ diye yutturamazsınız. Bu aziz millet, eÄŸriyi doÄŸrudan, samimiyi kolpacıdan, yalancıyı dürüstten, ahlaklıyı ahlaksızdan ayırmasını, bunların tefrikini yapmasını çok iyi bilir.”
Milletin, AK Parti ve Cumhur İttifakı ile ana muhalefet partisi CHP arasındaki seviye, üslup, kalite, duruş ve vizyon farkını çok net gördüğünü dile getiren Erdoğan, bunun değerlendirmesini en güzel şekilde yaptığına işaret etti.
“Darbeye ve darbecilere destek vermek CHP’nin milli sporudur”
ErdoÄŸan, “CHP’nin ramazanda bile ara vermediÄŸi, son günlerde iyice çirkinleÅŸtirerek sürdürdüğü saldırgan söylemlerini milletin takip ettiÄŸini, notu verdiÄŸini, bundan da zerre şüphe duymadığını” aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“Ellerine geçirdikleri her fırsatı, ÅŸahsımıza ve partimize yönelik bir hakaret senfonisine dönüştürerek unutmasınlar ki bizi ve partimizi deÄŸil, sadece kendilerini küçük düşürürler. Biz bu oyuna hiçbir zaman alet olmadık, olmayacağız. Bilhassa içinden geçtiÄŸimiz hassas dönemde, öfkenin, nefretin, çatışma ve kavga dilinin siyaseti zehirlemesine göz yummayacağız. Fakat gerektiÄŸinde hadsize haddini bildirmenin, 40 yetime kaftan giydirmekten daha üstün olduÄŸunu da çok iyi bileceÄŸiz. Bu ülkenin CumhurbaÅŸkanına, iktidar partisine çok seviyesiz ÅŸekilde dil uzatmak, çok çirkin ifadelerle hakaret etmek ana muhalefetin başındaki zat dahil kimsenin hakkı da deÄŸildir, haddi de deÄŸildir. Çünkü bu ülkede darbeciliÄŸin ve cuntacılığın kitabını CHP yazmıştır. Türk siyasi tarihini açıp bakın, orada darbecilerle kol kola yürüyen CHP’yi görürsünüz, orada puslu havalarda darbecilere mihmandarlık yapan CHP ile karşılaşırsınız, orada ‘üniversite öğrencilerinin kıyma makinelerinden geçirildiÄŸi’ yalanıyla darbeye ortam hazırlayan CHP’yi bulursunuz, ülkemizde darbe geleneÄŸini baÅŸlatan, 27 Mayıs’ın baÅŸ aktörü CHP’yi görürsünüz. 12 Mart Muhtırasının arkasında CHP’nin silüeti vardır. 12 Eylül darbecilerinin ilham kaynağı aynı ÅŸekilde CHP ideolojisidir. 28 Åžubat’ın müsebbibi en az devrin vesayetçileri kadar CHP zihniyetidir.”
ErdoÄŸan, “3 Kasım 2002’den bu yana Türkiye demokrasisini hedef alan provokasyonların tamamında CHP’nin parmak izinin bulunduÄŸunu, 27 Nisan bildirisi öncesinde de toplumu ve siyaseti gerenin CHP olduÄŸunu” söyledi.
Gezi olaylarında sokak darbesine yeltenenlerin sırtını CHP’nin sıvazladığını ifade eden ErdoÄŸan, 17-25 Aralık darbe teÅŸebbüsünde de darbecilere CHP’nin çanak tuttuÄŸunu kaydetti.
15 Temmuz ihanetine “Kontrollü darbe” iftirası atarak darbecileri aklamaya çalışanın da CHP olduÄŸunun altını çizen ErdoÄŸan, “Kimse kusura bakmasın ama Türkiye’nin siyasi terimler sözlüğünde darbeci ve cuntacı sıfatının karşısında CHP yazar. Darbecilik, CHP’nin karakteridir, ruhudur, kimliÄŸidir. Darbeye ve darbecilere destek vermek CHP’nin milli sporudur.” ifadesini kullandı.
“Biz bu sürecin tarafı deÄŸiliz”
ErdoÄŸan, CHP’nin “darbe sever” karakterini gözler önüne seren, ibretlik bir anekdotu paylaÅŸmak istediÄŸini ifade ederek, özellikle CHP’nin sokakları ateÅŸe vermek için öne sürdüğü gençlerin bunu iyi dinlemesini istedi.
Merhum Jandarma Yüzbaşı Ahmet Er’in, DavutpaÅŸa Kışlası’nda ziyaretine gittiÄŸi arkadaşı ve Tank Tabur Komutanı Binbaşı Orhan Erkanlı’nın odasında yaÅŸadıklarına iliÅŸkin ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:
“Bir gün merhum Jandarma Yüzbaşı Ahmet Er’in yolu DavutpaÅŸa Kışlası’na düşer. Darbenin ayak sesleri iÅŸitilmektedir. Niyeti, arkadaşı Binbaşı Orhan Erkanlı’yı ziyaret etmektir. Daha sonra CHP sıralarında milletvekilliÄŸi yapacak olan Erkanlı, DavutpaÅŸa’da Tank Tabur Komutanıdır. Ahmet Er iki sivil ile görüşme halinde olan Erkanlı’nın odasına girer, odaya girince içeride bulunan iki yabancı bir anlık ÅŸaÅŸkınlık yaÅŸar. Binbaşı Erkanlı hemen duruma müdahale eder, onlara döner ve ‘Yüzbaşım yabancı deÄŸil, devam edin’ der. Bunun üzerine sivil ÅŸahıs konuÅŸmaya, daha doÄŸrusu Erkanlı’ya brifing vermeye devam eder: ‘Efendim, Saraçhane’de iki grubu birbirleri ile çatıştırdık. Kavga bütün ÅŸiddetiyle devam ediyor. BaÅŸka bir emriniz var mı?’ diye de ekler. ‘TeÅŸekkür ederim. Böyle devam edin’ diyen Erkanlı bir süre sonra onları yolcu eder.
Ahmet Er ÅŸaÅŸkınlıkla, ‘Binbaşım bu adamlar kimdir?’ diye sormaktan kendini alamaz. Erkanlı’nın cevabı oldukça manidardır, ‘Bunlar Halk Partisi milletvekilleridir’. Bu duruma Ahmet Er, ‘Memleketin genç evlatlarını birbirlerine kırdırıyorlar. Bu ne haince iÅŸtir’ sözleriyle tepki gösterir. Erkanlı ise ‘Olaya öyle bakma, onlar ihtilale zemin hazırlıyor’ karşılığını verir. İşte CHP budur, CHP zihniyeti budur, CHP’nin demokrasiye, CHP’nin milli iradeye, gençlerimize bakışı budur. Bunların nazarında gençler kimi zaman darbelere ortam hazırlamak, kimi zaman yolsuzlukları atlamak için kullanılıp atılacak bir sarf malzemesidir. CHP bu ülkede darbeciliÄŸin vücut bulmuÅŸ, somutlaÅŸmış, tecessüm etmiÅŸ halidir. Nasıl tenekeyi sarıya boyamakla altına dönüşmezse CHP’nin genlerine iÅŸlemiÅŸ darbeci zihniyeti de deÄŸiÅŸmez. EÄŸer deÄŸiÅŸirse geriye CHP diye bir yapı kalmaz.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın, “Åžimdi isterseniz CHP’nin darbeci geçmiÅŸini şöyle bir hatırlayalım” sözlerinin ardından Grup Toplantısı Salonu’nda video izletildi.
Videonun ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, karşılarında kalibrelerine, kalitelerine, sıkletlerine uygun bir siyasi rakip olmadığını belirtti.
CHP Genel BaÅŸkanı Özgür Özel’i eleÅŸtiren ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Maalesef ana muhalefet partisinin genel baÅŸkanlık koltuÄŸunda aÄŸzı bozuk, ruh hali bozuk, önüne gelene hakaretler savuran, dahası hakaretlerinden yüzü dahi kızarmayan bir karakter bulunmaktadır. CHP’li vatandaÅŸlarımızın da giderek pervasızlaÅŸan bu söylemlerden, bu akıl ve ahlak tutulmasından rahatsızlık duyduÄŸunu çok iyi biliyorum. Ben bu seviyesizliÄŸi hiç kimseye deÄŸil, aziz milletime ÅŸikayet ediyorum, aziz milletime havale ediyorum. Burada CHP’nin başındaki zata sadece ÅŸu hatırlatmayı yapmak istiyorum, kabahat samurdan kürk olsa kimse üstüne almazmış. Bunu anlıyoruz. Siz de bugüne kadar yoldan geçen vatandaÅŸtan havada uçan kuÅŸa kadar ilgili ilgisiz herkese suç attınız, kabahat buldunuz, günah keçisi ilan ettiniz ama bir gün olsun ‘Hırsızın hiç mi suçu yok?’ sorusunu sormadınız. Bir gün olsun ‘kabahati yok’ demediniz. Özellikle biz dik durduk. YolsuzluÄŸu ihbar edenlerle, ‘rüşvet verdim’ diyenlerle uÄŸraÅŸtığınız kadar rüşveti alanlarla, yolsuzluk yapanlarla, esnafı haraca baÄŸlayanlarla, belediyeleri arpalığa çeviren karakter fukaralarıyla uÄŸraÅŸmadınız. Kusura bakmayın fakat bu ülke CHP’nin han-ı yaÄŸması deÄŸildir. Belediye kaynakları, CHP’li baÅŸkanların han-ı zi-safası deÄŸildir. Dolayısıyla hiç kimse size ‘Yiyin efendiler, yiyin. Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin’ demez. Diyemez, demeyecektir.”
Türkiye Cumhuriyeti’nde kimsenin suç iÅŸleme, yolsuzluk yapma, milletin emanetine ihanet etme ayrıcalığı olmadığını vurgulayan ErdoÄŸan, üstünlerin hukukunun egemen olduÄŸu günlerin eski Türkiye’de kaldığını, çalanın, çırpanın, soyanın yanına kar kaldığı günlerin artık geride bırakıldığını dile getirdi.
ErdoÄŸan, “Daha önce defalarca söyledim, bugün tekrar ifade ediyorum. Biz bu sürecin tarafı deÄŸiliz. Sadece milletimiz adına hakkın yerini bulmasının takipçisiyiz. Bunun da hukukun temel ilkeleri çerçevesinde yapılmasını arzu ediyor, adil ve tarafsız bir yargılamayla gerçeklerin ortaya çıkarılmasını, suçu sübut bulanlardan hukuk önünde hesap sorulmasını adaletin tecellisiyle birlikte Türkiye’nin safralarından kurtulmasını istiyoruz.” sözlerini sarf etti.
“Türkiye’nin ilkeli duruÅŸu, tavrı dünyaya ve bölgeye verdiÄŸi mesajlar, insanlığın ve vicdanın sesi olmuÅŸtur”
ABD/İsrail-İran savaşını anımsatan ErdoÄŸan, “Bölgemizde 28 Åžubat’ta baÅŸlayan ve birinci ayını dolduran savaÅŸ, tehdit ve tehlike düzeyini artırarak devam ediyor. ÖnceliÄŸimiz ülkemizin bu fırtınalı dönemi kazasız belasız atlatmasıdır. Türkiye’yi bu yangının uzağında tutmakta kararlıyız. Hükümet olarak muhalefetin bizi çekmek istediÄŸi tuzaklara düşmeden, temkinli, itidalli, dengeli ve rasyonel bir zeminde bu süreci yönetiyoruz.” diye konuÅŸtu.
DışiÅŸleri Bakanı Hakan Fidan’ın İslamabad’da düzenlenen Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan DışiÅŸleri Bakanlarının bir araya geldiÄŸi dörtlü toplantıya katıldığını, toplantıda endiÅŸeleri ve savaşı durdurmak için atılabilecek adımları dile getirdiklerini aktaran ErdoÄŸan, Milli Savunma Bakanı YaÅŸar Güler ve MİT BaÅŸkanı İbrahim Kalın ve diÄŸer ilgililerin de kendi görev alanları içinde yoÄŸun gayret sarf ettiklerini anlattı.
Türkiye’nin tavrının net olduÄŸunu, bölgede barışın hakim olması için ne yapılması gerekiyorsa tereddütsüz yapmayı görev bildiklerini ifade eden ErdoÄŸan, “Akan kanın durması, göz yaşının dinmesi, silahların susması, sorunların diplomasiyle çözülebilmesi için ÅŸayet iÄŸne ucu kadar dahi umut varsa bunu deÄŸerlendirmek boynumuzun borcudur. Savaşın başından beri Türkiye’nin ilkeli duruÅŸu, tavrı, dünyaya ve bölgeye verdiÄŸi mesajlar, insanlığın ve vicdanın sesi olmuÅŸtur.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, kardeÅŸ ve dost ülkelerin yaÅŸadığı acıların bir an önce son bulmasını samimiyetle arzu ettiklerini belirterek, “Ancak bölgemizi bekleyen tehlikelerin başında savaşın uzamasının yanı sıra bölgesel bir iç çatışmaya dönüşmesi riski vardır. Enerji, ulaÅŸtırma, sivil altyapıya yönelik misillemeler maalesef bu ihtimali artırmaktadır. Bölgemizi yangın yerine çevirmekle kalmayıp tüm insanlığın omuzlarına çok ağır ekonomik bir yük bindiren bu hukuksuz savaşın birinci derecede sorumlusu çatışma, kaos ve kriz bağımlısı İsrail Hükümetidir. Savaşın yeni cepheler açılmak suretiyle devam etmesine sebebiyet verecek her geliÅŸme İsrail’in kanlı stratejisine hizmet edecek, bölgemize ise kaybettirecektir. SavaÅŸta dökülen her damla kanın, Netanyahu’nun siyasi ömrünü uzatacak bir can suyu olacağı unutulmamalıdır.” görüşünü paylaÅŸtı.
İran’la savaşın, küresel barış vizyonuna hizmet etmediÄŸini, tam tersine bu vizyonu sabote ettiÄŸinin, zora soktuÄŸunun gayet açık olduÄŸunu ifade eden ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İnsanlığın sıkıştırıldığı bu kapandan kurtulması için eldeki en büyük imkan diplomasidir, diyalogdur, uzlaÅŸmadır, maksimalist taleplerde ısrar etmek yerine asgari müştereklerde buluÅŸmaya çalışmaktır. Akıl, vicdan, uluslararası hukuk, adalet ve hakkaniyet bunu gerektirir. Temennimiz aklıselimin egemen olduÄŸu, böylece daha fazla kan dökülmeden barışa giden yolun açılmasıdır. Biz bunun için elimizle birlikte gerekirse gövdemizi de taşın altına koymaya devam edeceÄŸiz. Hazreti Peygamber’in mübarek parmaklarını birbirine kenetleyerek ifade buyurduÄŸu ÅŸu tavsiyelerini bu süreçte kendimize rehber edeceÄŸiz, ‘müminin mümine baÄŸlılığı taÅŸları kenetlenmiÅŸ bir bina gibidir’. İşte bu kardeÅŸlik, bu kaderdaÅŸlık, bu ruhu yüceltecek bir hassasiyetle mesuliyetimizi artıracağız. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun. Rabb’im Türkiye’yi muzaffer kılsın diyorum.”
Notlar
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, 2026 Dünya Kupası play-off finalinde Kosova’yı maÄŸlup ederek Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan A Milli Futbol Takımı’nı tebrik ederek, milli takım atkısıyla kürsüye çıktı.
Milli takımın galibiyeti nedeniyle vekillerin sırasına da Türk bayrakları ve atkılar konuldu.
Kaynak: AA
