TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu taslak raporunu tamamladı

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu taslak raporunu tamamladı

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu taslak raporunu tamamladı

Raporda, “Okul öncesi ve ilkokul düzeyinde tüm çocuklar için suça sürüklenmeye yönelik bireysel risk faktörlerine yönelik psikososyal tarama programları zorunlu hale getirilmeli.” denildi.

Çocukların suça sürüklenmesine yol açan nedenlerin tüm boyutlarıyla incelenerek koruyucu ve önleyici mekanizmalar geliştirilmesi ile çocukların toplumsal yaşama etkin katılımlarının sağlanması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis araştırması komisyonu, taslak raporunu tamamladı.

AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut baÅŸkanlığındaki “TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İliÅŸkin AraÅŸtırma Komisyonu”, 3 aylık süresinin ardından aldığı bir aylık ek sürede de çalışmalarını sürdürerek taslak raporunu bitirdi. Üyelere gönderilen rapor, milletvekillerinin görüş ve önerilerinin ardından esas rapor haline getirilerek Meclis BaÅŸkanlığına sunulacak.

Komisyon’un, 6 bölüm ve 691 sayfadan oluÅŸan raporunun sunuÅŸ bölümünde deÄŸerlendirmelerde bulunan Durgut, çocuk suçluluÄŸunu adli bir mesele olmanın ötesinde bireysel, ailesel, çevresel ve yapısal boyutları olan çok katmanlı bir toplumsal olgu olarak ele aldıklarını belirterek, çocukları suça sürükleyen risk faktörlerinin aileden okula, akran çevresinden mahalleye, dijital dünyadan kamu politikalarına uzanan geniÅŸ bir etkileÅŸim ağı içinde deÄŸerlendirildiÄŸini ifade etti.

Durgut, Komisyon’un çalışma sürecinin, çok paydaÅŸlı, disiplinler arası ve saha temelli bir yaklaşımla ÅŸekillendiÄŸini, 20 komisyon toplantısının yanı sıra kurumsal pratikleri ve mevcut iÅŸleyiÅŸi yerinde analiz etmek amacıyla 8 çalışma ziyareti gerçekleÅŸtirildiÄŸini aktardı.

Çocuk kapalı infaz kurumu ve çocuk eğitim evlerinde bulunan 4 bin 989 çocuktan oluşan evrenden, tabakalı rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen 610 çocukla kesitsel türde bir araştırma da gerçekleştirildiğini anlatan Durgut, şunları kaydetti:

“Çocuk hükümlü ve tutukluların suça sürüklenmelerine yol açan bireysel, ailevi ve çevresel/sistemsel risk faktörleri tespit edilmiÅŸtir. Yürütülen çalışmalarla elde edilen bulgular kurumlar arası koordinasyon ihtiyacını, erken müdahale mekanizmalarının önemini, yerel düzeyde geliÅŸtirilen iyi uygulamaların yaygınlaÅŸtırılmasını ve suçu önlemede çocuÄŸu merkeze alan bütüncül politikaların gerekliliÄŸini açık biçimde göstermiÅŸtir. Komisyon çalışmaları, çocuk suçluluÄŸunun çok boyutlu yapısının anlaşılmasına katkı saÄŸlamış, politika geliÅŸtirme süreçlerinde bütüncül, disiplinler arası ve uygulama temelli yaklaşımların önemini ortaya koymuÅŸtur.”

Raporda, Türkiye’de suça sürüklenen çocuklara iliÅŸkin resmi istatistikler ve akademik çalışmalara da yer verildi.

Çocuk suçluluğunun uzun yıllara yayılan yükseliş eğilimi gösterdiği belirtilen raporda, çocuk ve ergenlerin karıştığı adli olaylara ilişkin araştırmaların genel seyir itibarıyla artış yönünde geliştiği bildirildi.

TÜİK verilerine göre, isnat edilen suç nedeniyle güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısının 2015’te 133 bin 829 iken 2024’te 202 bin 785’e yükseldiÄŸi kaydedilen raporda, “Buna göre son 10 yıllık dönemde çocukların karıştığı olay sayısında yaklaşık yüzde 51,5 oranında artış meydana gelmiÅŸtir. Bu artış, çocukların adli sistemle temasının yaygınlaÅŸtığını ortaya koymaktadır.” ifadesine yer verildi.

Çocukların karıştığı olaylar içerisinde en yüksek payı oluÅŸturan yaralama suçlarına iliÅŸkin olay sayısının 2015’te 45 bin 850 iken 2024’te 81 bin 875’e yükselerek yaklaşık yüzde 78,6 oranında artığına dikkat çekilen raporda, 2024 yılı itibarıyla çocukların karıştığı her üç olaydan birinden fazlasının yaralama suçuyla baÄŸlantılı hale geldiÄŸi, yaralama suçlarındaki bu yükseliÅŸin, çocuklar arasındaki ÅŸiddet eÄŸiliminin ve çatışma davranışlarının geçmiÅŸ yıllara kıyasla daha belirgin bir görünüm kazandığını gösterdiÄŸi paylaşıldı.

Verilerin, çocuk suçluluÄŸunun niteliÄŸinde meydana gelen deÄŸiÅŸimin en güçlü göstergelerinden birinin ÅŸiddet eksenli suçlardaki artış olduÄŸunu ortaya koyduÄŸu aktarılan raporda, “Åžiddet eÄŸilimindeki yükseliÅŸe eÅŸlik eden bir diÄŸer önemli geliÅŸme ise uyuÅŸturucu veya uyarıcı madde kullanma, satın alma ya da satma suçlarında yaÅŸanan artıştır. Söz konusu suç türüne iliÅŸkin olay sayısı 2015’te 7 bin 545 iken 2024’te 16 bin 563’e ulaÅŸmış ve yüzde 119,5 oranında yükselmiÅŸtir. 10 yıllık süreçte iki kattan fazla artış gösteren bu tablo, çocukların bağımlılık riskiyle daha erken yaÅŸlarda karşı karşıya kaldığını ve suç çevreleriyle temas ihtimalinin güçlendiÄŸini göstermektedir.” görüşüne yer verildi.

Öneriler

Raporda, Komisyon’un, çocukların suça sürüklenmesini önlemeye yönelik politika ve uygulamaların çok boyutlu, önleyici, koruyucu ve rehabilite edici bir anlayışla ele alınmasına iliÅŸkin hazırlanan tespit ve önerilere de yer verildi.

Komisyon’un, 6 konu ve 34 ana baÅŸlıkta sunduÄŸu önerilerden bazıları şöyle:

– Okul öncesi ve ilkokul düzeyinde tüm çocuklar için suça sürüklenmeye karşı bireysel risk faktörlerine yönelik psikososyal tarama programları zorunlu hale getirilmeli.

– Kendine ve topluma zarar verme riski olan davranım sorunları, antisosyal ve madde bağımlılığı olan çocuklar için -acil durumlarda sonradan hakim kararı almak ÅŸartıyla- rızaya baÄŸlı olmayan zorunlu yatış ve tedavi imkanı düzenlenmesi için mevzuat düzenlemesi yapılmalı.

– Risk altında bulunan ailelere yönelik psikolojik danışmanlık, sosyal hizmet yönlendirmesi ve kriz müdahale alanında destek saÄŸlayacak eriÅŸilebilir ve etkin yerel hizmet modelleri güçlendirilmeli.

– Ekonomik yoksunluk nedeniyle risk altında bulunan ailelere yönelik istihdam destekleri ve gelir artırıcı programlar güçlendirilmeli.

– Çocukların suç iÅŸleme saatlerinin çoÄŸunlukla 15.00-17.00 arasında olması sebebiyle, ebeveyn izlemini artırmak için çalışma hayatı düzenlemeleri yapılarak ebeveynlerin çocuklarıyla geçirdiÄŸi zamanı artıracak esnek çalışma modelleri teÅŸvik edilmeli.

– Dezavantajlı ve riskli bölgelerdeki okullar öncelikli olmak üzere, çocuk suçluluÄŸunun önlenmesi için tüm okullarda kendi koÅŸullarına özgü “Güvenli Okul Planı” geliÅŸtirilmeli ve önlemler güçlendirilmeli.

– Öğrenci sayısına bakılmaksızın, her okula bir rehber öğretmen/okul psikolojik danışman normu saÄŸlanmalı.

– Okul içinde mahrem alanlar hariç, hiçbir kör nokta kalmayacak ÅŸekilde tüm okullarda kamera sistemi kurulmalı. Okul giriÅŸlerinde kartlı geçiÅŸ sistemine geçilmeli ve öğrenci giriÅŸ-çıkış verileri e-Okul sistemiyle entegre edilmeli.

– Halihazırda yönetmelikle düzenlenen öğrenci disiplin süreçleri, kanun düzeyinde düzenlenmeli.

– Alternatif bir eÄŸitim modeliyle çocukların okul terkini önleyici bir rolü olan MESEM sistemi güçlendirilmeli.

– Suç unsurlarının paylaşımının ve yayılmasının önlenmesi için dijital ortamda, içerik üretimi ve paylaşım süreçlerinin algoritmik sorumluluk baÄŸlamında denetlenmesi ve düzenlenmesi güçlendirilmeli.

– Bağımlılıkla mücadele politikalarında ceza, infaz, rehabilitasyon, adli yönlendirme ve entegrasyon boyutları yeniden yapılandırılmalı.

– Geleneksel medya ve dijital mecralarda çeteleÅŸme, mafya ve bahis kültürüne dair tema ve yayınların önlenmesi ve denetlenmesi saÄŸlanmalı.

– Çocuk adalet sistemi mevzuatına iliÅŸkin kavramsal çerçeve ve terminoloji gözden geçirilmeli, “suça sürüklenen çocuk” kavramı yerine “adli süreçteki çocuk” ifadesi kullanılmalı.

– Cezanın bireyselleÅŸtirilmesi ilkesini ve toplumsal adaleti güçlendirmek için yaÅŸ gruplarına göre deÄŸiÅŸen oranda ve zorunlu uygulanan ceza indirimlerinin, kasten öldürme ve netice sebebiyle ağırlaÅŸmış yaralama suçları bakımından 12-15 ve 15-18 yaÅŸ aralıklarında, hakimin takdirine bırakılabileceÄŸi yönünde yasal deÄŸiÅŸiklik yapılmalı. Bu kapsamda Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 31’inci maddesinin ikinci fıkrasında 12-15 yaÅŸ grubu çocuklar için yaÅŸ küçüklüğüne iliÅŸkin öngörülen hapis cezalarının ağırlaÅŸtırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda 15 yıl olan üst sınırının 18 yıla, müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda 9 yıldan 11 yıla kadar olan hapis cezasının 10 yıldan 12 yıla kadar, süreli hapis cezaları için belirlenen 7 yıl olan üst sınırının 9 yıla artırılması gerektiÄŸi deÄŸerlendirilmektedir. Yine aynı maddenin üçüncü fıkrasında 15-18 yaÅŸ grubu çocuklar için yaÅŸ küçüklüğüne iliÅŸkin öngörülen hapis cezalarının ağırlaÅŸtırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda 24 yıl olan üst sınırının 27 yıla, müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda 12 yıldan 15 yıla kadar olan hapis cezasının 15 yıldan 18 yıla kadar, süreli hapis cezaları için belirlenen 12 yıl olan üst sınırının 15 yıla artırılması gerektiÄŸi kanaatine varılmaktadır.

– Mevcut çocuk infaz rejiminin caydırıcılığının düşük düzeyde olmasından ve cezasızlık algısı oluÅŸturmasından dolayı, çocuk hükümlülerin suç ayrımı yapılmaksızın doÄŸrudan çocuk eÄŸitimevine gönderilmesi yerine infaza kapalı ceza infaz kurumunda baÅŸlanarak iyi halli olduÄŸunun tespiti halinde çocuk eÄŸitimevine naklini öngörecek yasal düzenleme yapılmalı.

– Ceza infaz kurumundan tahliye olan çocukların yeniden suça sürüklenmesini önlemek için güçlü bir takip ve destek sistemi kurulmalı.

– AteÅŸli Silahlar ve Bıçaklar ile DiÄŸer Aletler Hakkında YönetmeliÄŸin 66’ncı maddesinde düzenleme yapılarak, silah ruhsatı alma yaşına benzer ÅŸekilde poligonlara giriÅŸ bakımından da 21 yaşını doldurma ÅŸartının getirilmesinin uygun olacağı deÄŸerlendirilmektedir.

Kaynak: AA