‘DoÄŸru yapılan hacamat kalıcı iz bırakmaz’

Medipol Esenler Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. İlknur Can, doÄŸru yapılan hacamatın kalıcı iz bırakmayacağını belirtti.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Medipol Esenler Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. İlknur Can, bir tamamlayıcı tedavi yöntemi olan hacamatın, eÄŸitimini almış ehil hekimler tarafından uygulanması halinde çok faydalı bir tedavi yöntemi olduÄŸunu anlattı.

Hacamatın eÄŸitimsiz kiÅŸilerce; uygun olmayan koÅŸullarda ve uygun olmayan hastalara yapıldığında ise çok olumsuz sonuçlara neden olabileceÄŸine dikkati çeken Can, “Hacamat yönteminin faydaları oldukça fazla. Özellikle, fibromiyalji hastalığı, kronik yorgunluk ve tükenmiÅŸlik sendromu, gerilim tipi baÅŸ aÄŸrıları ve migren konusunda sıklıkla baÅŸvurulan bir yöntem. Buna ek olarak miyofasiyal aÄŸrı sendromu kulunç, postmenopozal sendrom, genel saÄŸlığın korunması ve tüm kronik hastalıkların tedavisinde uygulanabilir.” diye konuÅŸtu.

Can, hacamat tedavisinde; kuru ve ıslak kupa terapisi olarak iki yöntemin mevcut olduğunu aktararak, şunları kaydetti:

“Islak kupa terapisi halk arasında hacamat olarak da bilinir. Esasında iki yöntemin bir arada uygulanması daha doÄŸrudur. Fakat bazı durumlarda tek başına kuru kupa tedavisi de uygulanabilir. ÖrneÄŸin, kaslarda gerilmeleri, kulunçları olanlarda bistüri ile çizilerek kanatma ÅŸeklinde ıslak kupa tedavisi olmaktan korkan hastalar veya ıslak kupa uygulamasının sakıncalı olduÄŸu ilerlemiÅŸ diyabet (ÅŸeker hastalığı), kan hastalıkları veya kanama bozukluÄŸu gibi olan hastalarda tercih ediyoruz.

Kuru kupanın etki mekanizması, hasta bölgede kanlanma artışını artırarak oranın oksijenlenmesinin saÄŸlanması ve hasar verici aÄŸrı oluÅŸturucu maddelerin bu yolla oradan uzaklaÅŸtırılmasının saÄŸlaması etkisi vardır. Aynı zamanda dairesel hareketlerle bazı yaÄŸlar eÅŸliÄŸinde uygulandığında masaj özelliÄŸinden de faydalanabiliriz.”

Islak kupa tedavisinde, kupa uygulama bölgesine çeÅŸitli boyutlarda bistüri ile derinin alt dokularına inmeyecek ÅŸekilde belli belirsiz çizikler atılarak ve daha sonrasında yeniden kupa çekilerek içerideki kanın akmasının beklendiÄŸini dile getiren Can, “Buradaki en önemli nokta, atılan kesiklerin derinliÄŸi ve sıklığıdır. Fazla derin uygulanan kesiklerin hacamat tedavisinde yeri yoktur. Hiçbir iÅŸe yaramaz. Fazla derin yapılan kesiklerde hedeflediÄŸimiz derideki kana ulaÅŸamıyoruz. Onun yerine derinin altındaki toplardamar kanları akıtılmış oluyor. Bu ÅŸekilde yapılan yanlış uygulamalar hacamat deÄŸil. İstenilen ÅŸifa etkisi saÄŸlanamaz. Aynı zamanda kiÅŸinin cildinde iz kalır. Yanlış yapılan hacamat kalıcı iz bırakabilir.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Can, hacamat sonrası vücutta oluÅŸan yara izlerinin birkaç hafta kalmasının olaÄŸan olduÄŸunun altını çizerek, “Ama daha uzun süre kalan, ömür boyu kalıcı iz, hacamatın yanlış yapıldığını bize gösterir. Kupa sırasında aşırı ve abartılı bir kan akışının olması ise uygulamanın fazla derine yapılarak venöz kanın (toplar damar) akıtıldığının bir göstergesi. Bunun damardan kan alınmasından bir farkı yoktur. Hacamatın faydalarının gösterilmesi beklenemez. Damardan kan aldırma ile benzer faydalar ancak gözlemlenebilir.” bilgisini verdi.

“Muhakkak doktor kontrolünde ve doktor tarafından yapılmalı”

Uzm. Dr. İlknur Can, hekimler olarak iyi bir öykü, mevcut hastalık analizi, muayene, öncesinde yapılan kan tahlilleri veya gerekirse diğer tetkikler olmadan hastaya hacamat kararı vermediklerini belirterek, hatta bu tetkiklerde ve öyküde hacamat yapılması sakınca olan durumlarda hasta kendi ısrarcı olsa dahi bu tedavinin yapılamayacağını söyledi.

Bu uygulamanın merdiven altı yerlerde yapılmaması gerektiğinin altını çizen Can, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Muhakkak doktor kontrolünde ve doktor tarafından yapılmalı. Merdiven altı diye tabir edilen doktor olmayan kiÅŸilerce, uygun olamayan koÅŸullarda ve ortamda yapılan hacamat uygulamasında halkta hacamata karşı korkuya neden olan ‘enfeksiyon kapma’ riski, yani yanlış uygulama riski her zaman vardır. Bu konuda kiÅŸi zaten fazlaca korkmalı veya daha önce böyle yerlerde uygulama olup da başına bir ÅŸey gelmedi ise Allah’a şükretmelidir.

Bakanlıkça yayınlanan genelge sonucu bu uygulama sadece hacamat uygulama eÄŸitimi almış ve sınava tabi tutularak bu konuda baÅŸarı saÄŸlamış hekimlerce hacamat uygulamaya uygun tıbbi ortamlarda yapılabilir. Bunun haricindeki her kim uygularsa suç iÅŸlemiÅŸ demektir. Ve hastaya verebileceÄŸi risklerden tamamıyla kendisi sorumludur.”

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir