Türkiye Cumhuriyeti 96 yaşında

Türkiye’de “Egemenlik kayıtsız, ÅŸartsız milletindir.” kuralını devlet yönetimine yerleÅŸtiren, demokrasiyi taçlandıran cumhuriyetin ilanının üzerinden 96 yıl geçti.

Türkiye’de “Egemenlik kayıtsız, ÅŸartsız milletindir.” kuralını devlet yönetimine yerleÅŸtiren ve demokrasiyi taçlandıran cumhuriyetin ilanının üzerinden 96 yıl geçti.

Milli Mücadele’nin zaferle sonuçlanmasının ardından Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, yeni Türk devletinin yüzünü çaÄŸdaÅŸlaÅŸma ve demokrasiye çevirdi.

Ankara’nın Türkiye devletinin hükümet merkezi olmasının ardından mevcut rejimin isminin de bütün açıklığıyla konulması, yeni devletin baÅŸkanının da seçilmesi gerekiyordu. O güne kadar devlet baÅŸkanlığı görevi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) BaÅŸkanı olarak Atatürk tarafından yürütülmüştü.

Bazı yabancı ülkeler de Lozan AntlaÅŸması’nın onayı için Türkiye’deki yeni devlet rejiminin daha açık ÅŸekilde belirlenmesini istiyorlardı. Bu sıralarda İcra Vekilleri Heyeti’nin istifası ve Meclisin güvenini kazanacak bir kabine listesinin oluÅŸturulamaması da bu soruna acil çözüm gerektirdi.

25 Ekim 1923’te ise hükümetin istifasıyla bir bunalım ortaya çıktı. Bu olay Atatürk’e, cumhuriyeti ilan etmek için beklediÄŸi fırsatı verdi. 28 Ekim 1923 akÅŸamına kadar hükümetin kurulamaması üzerine Mustafa Kemal PaÅŸa, Çankaya Köşkü’nde arkadaÅŸlarına “Yarın cumhuriyeti ilan edeceÄŸiz.” diyerek fikrini açıkladı.

Atatürk o gece, İsmet İnönü ile 1921 Anayasası’nın bazı maddelerini deÄŸiÅŸtiren kanun tasarısını da hazırladı.

29 Ekim 1923’te parti grubunda görüşe sunulan tasarıda yer alan bazı hükümler ÅŸunlardı:

– “Türkiye Devleti’nin hükümet ÅŸekli cumhuriyettir.”

– “Türkiye Devleti, yönetim birimlerini Bakanlar Kurulu aracılığıyla yönetir.”

– “CumhurbaÅŸkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kendi üyeleri arasından bir seçim dönemi için seçilir.”

– “CumhurbaÅŸkanı, devletin baÅŸkanıdır. Bu sıfatla gerekli gördükçe Meclis ve Bakanlar Kuruluna baÅŸkanlık eder.”

Aynı gün Mecliste görüşülen tasarı, yapılan konuÅŸmalardan sonra saat 20.30’da oturuma katılan 158 üyenin tamamının oyuyla kabul edildi. Cumhuriyetin ilanı “YaÅŸasın cumhuriyet” sesleri ve alkışlarla karşılandı.

Tartışmalara son verildi

Bundan sonra cumhurbaşkanlığı seçimine geçildi.

Yapılan gizli oylamada 158 milletvekilinin tamamının oyunu alan Mustafa Kemal Atatürk, TBMM tarafından yeni Türk devletinin ilk cumhurbaÅŸkanı seçildi. Bunun üzerine kürsüye gelen Mustafa Kemal, konuÅŸmasını “Türkiye Cumhuriyeti mesut, baÅŸarılı ve muzaffer olacaktır.” sözüyle tamamladı.

Böylece devletin adı ve rejimiyle ilgili tartışmalara son verildi ve devlet başkanlığı konusu çözüme kavuştu. Hükümetin kurulma şekli yeniden düzenlendi.

Buna göre; Cumhurbaşkanı başbakanı atayacak, başbakan da bakanlarını seçip cumhurbaşkanının onayına sunacaktı. Bu uygulamayla, Meclis Hükümeti Sistemi yerine parlamenter rejime geçilmiş oldu.

İlk hükümeti kurmakla İsmet İnönü görevlendirilirken, Fethi Okyar da TBMM BaÅŸkanlığı’na seçildi.

Bayram ilan edildi

Türk halkı, 29 Ekim gecesi ve 30 Ekim günü cumhuriyetin ilanını kutladı. 26 Ekim 1924’te yayımlanan kararname ile cumhuriyetin ilanının 101 pare top atışı ve düzenlenecek etkinliklerle kutlanmasına karar verildi. Karar doÄŸrultusunda 29 Ekim 1924’teki etkinlikler, kutlamaların baÅŸlangıcı oldu.

Hariciye Vekaleti, 2 Åžubat 1925’te bir kanun teklifiyle 29 Ekim’in bayram olmasını önerdi. Teklif, Meclis Anayasa Komisyonu tarafından incelendi ve 18 Nisan’da karara baÄŸlandı. TBMM’de teklifin 19 Nisan’da kabul edilmesiyle 29 Ekim, 1925 yılından bu yana ”Milli Bayram” olarak kutlanmaya baÅŸlandı.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir