ErdoÄŸan: S400’ü bırakıp tamamen Patriot’a yönelmemiz gibi bir ÅŸey olamaz
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “S400’ü bırakıp tamamen Patriot’a yönelmemiz gibi bir ÅŸey olamaz. ‘Patriot’u da alalım’ dedik. Ama S400’ü de alacağız.” dedi.
İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD temaslarının sonunda gazetecilerle söyleşi gerçekleştirdi.
ABD ziyaretindeki görüşmelerde, Suriye’deki geliÅŸmeler, ABD ile varılan 17 Ekim mutabakatı, PKK/YPG terör unsurlarının bölgeden tamamen çıkartılması, DEAÅž’la mücadele, DEAÅž’lı tutukluların durumu, siyasi sürecin ilerletilmesi, Güvenli Bölgenin kurulması, S400, Patriot ve F-35 programı, NATO’daki dayanışma, 3-4 Aralık’ta Londra’da yapılacak NATO Liderler Zirvesi ve genel olarak terörle mücadele konuları üzerinde yoÄŸunlaÅŸtıklarını aktaran ErdoÄŸan, FETÖ konusunun da ayrıca konuÅŸulduÄŸunu ve ABD’deki siyasi ortamın da ele alındığını vurguladı.
ErdoÄŸan, “Bu sorunların karşılıklı saygı ve milli çıkarlar temelinde çözümü için Sayın Trump’ın samimi bir çaba içinde olduÄŸunu söyleyebilirim. Trump’a karşı olan çevrelerin iliÅŸkilerimizin bozulması için yoÄŸun bir çaba içinde olduÄŸunu da ifade etmemde fayda var. 1915 olaylarıyla ilgili tasarının bir yaptırım yasasıyla birlikte Temsilciler Meclisi’nden geçirilmesinin temel sebebi de zaten bu. Özellikle Ermeni meselesi ve 1915 olaylarıyla ilgili olarak hem Sayın Trump’a hem Beyaz Saray’da buluÅŸtuÄŸumuz senatörlere detaylı bilgi verdim ve tarihi hadiselerin siyasileÅŸtirilmesinin büyük bir hata olduÄŸunu kendilerine anlattım.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
“Patriotları da alabiliriz dedik”
ABD BaÅŸkanı Donald Trump’ın Oval Ofis’e davet ettiÄŸi beÅŸ senatöre Suriye’deki durumu, YPG’nin bir terör örgütü olduÄŸunu ve S400 konusunu anlatma imkanı bulduklarını belirten ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Patriotları almaya hazır olduÄŸumuzu Sayın Trump’a söyledim. F-35 programının müşterisi deÄŸil ortağı olduÄŸumuzu da kendilerine hatırlattım. Biz NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahibiz. Amerika ile de güçlü iliÅŸkilerimiz var. Fakat savunma kaynaklarımızı çeÅŸitlendirmek de ulusal çıkarlarımızın ve egemenlik haklarımızın bir gereÄŸidir. ‘S400’ü de savunma sistemlerimizin içerisinde önemsiyoruz. Uygun ÅŸartlarda verecekseniz biz Patriotları da alabiliriz’ dedik.
‘Patriotları alırken S400’ü tamamen kaldırma teklifini biz egemenlik haklarımız üzerinde bir tasarruf olarak görüyoruz ve kesinlikle doÄŸru bulmuyoruz. Aynı ÅŸeyi Yunanistan için bugüne kadar hiç söylemediniz. Åžu anda Yunanistan’da S300 var. Orası için hiç böyle bir ses çıkmadı. Orası için böyle bir adım atmıyorsunuz.’ dedik. Dolayısıyla bu konudaki tavrı biz, özellikle egemenlik haklarımız üzerinde bir tasarruf olarak görüyoruz.”
S400’ün çözümü için ortak çalışma önerisi
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Bu kadar ısrarı görünce S400 meselesinin çözümü için dedik ki ‘Gelin bizim tarafta İbrahim Bey (Kalın), öbür tarafta ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı (Robert) O’Brien birlikte NATO’nun koordinatörlüğünde savunma bakanlıklarımızı da devreye sokmak suretiyle bir çalışma baÅŸlatalım ve bu çalışmanın neticesinde durumu görelim.” önerisinde bulunduklarını bildirdi.
ABD’nin “S400, F-35’le koordineli bir savunma sistemi deÄŸil.” görüşünde olduÄŸunu anlatan ErdoÄŸan, ÅŸu ifadeleri kullandı:
“Zaten F-35’i vermiyorsun ki. Bu da ayrı bir olay. 2 milyar 400 milyon dolar bir total fiyatı var. Biz ÅŸu ana kadar 1 milyar 400 milyon dolarını ödemiÅŸiz ve siz bize daha bir tane F-35 vermiÅŸ deÄŸilsiniz. Hep söylediÄŸimiz ÅŸey ÅŸu; biz müşteri deÄŸil ortağız. Åžu anda bu görevlendirmeyi yaptık. Temennim odur ki çalışmalar sonunda olumlu bir netice alırız. Fakat ben burada da yine Trump’ı çok daha olumlu gördüm. Yaklaşımlarında daha yapıcı gördüm.”
“Ülkemiz aleyhine oluÅŸturulan siyasi iklimin arkasında kimler olduÄŸunu biliyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, heyetler arası görüşmede ise özellikle 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine nasıl ulaşılacağı, Halkbank meselesi ve karşılıklı yatırımların teşvik edilmesi konularını ele aldıklarını belirtti.
ErdoÄŸan, “Amerika’da ülkemiz aleyhine oluÅŸturulan siyasi iklimin hangi saiklerle yapıldığını ve arkasında kimler olduÄŸunu biliyoruz. Dezenformasyon faaliyetlerine karşı haklı tezlerimizi her platformda anlatmaya devam edeceÄŸiz. Bu hususlar dikkate alındığında ziyaretimizin genel manada olumlu geçtiÄŸini söyleyebilirim. Görüş ayrılıklarını aÅŸmanın yolu, doÄŸru bilgiye dayalı saÄŸlıklı diyalogdur. Bu alandaki çalışmalarımıza da ara vermeden devam edeceÄŸiz.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
ABD BaÅŸkanı Donald Trump’a izletilen video:
“Senatörlerin tamamına bir set olarak göndereceÄŸiz”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, bir gazetecinin “Görüşmede izlettiÄŸiniz videodan yola çıkarak bir soru soracağım. Bir de masada Türkiye’nin terörle mücadelesini anlatan bir kitapçık gördük. O videoyu izledikten ve kitapçığa baktıktan sonra nasıl bir tepki verdiler, bunu merak ediyoruz?” sorusunu şöyle yanıtladı:
“Biz bunları kendilerine verdik. Bir de FETÖ’nün burada yaptıklarıyla ilgili ayrıntılı bir kitabı bütün senatörlere verdik. Döner dönmez senatörlerin tamamına bir set olarak bunların tamamını göndereceÄŸiz ve büyükelçilik vasıtasıyla bunları kendilerine dağıtacağız. Bu videoyu izledikten sonraki tavırlarında, bana göre en önemli hava Sayın BaÅŸkan’da oldu. O bayağı etkilendi. DiÄŸerleri de zaten Abdi Åžahin olayına farklı baktıkları için onu hala sahiplenmeye çalışıyorlar ve en önemlisi de olaya hala ‘Türkiye Kürtlere karşıymış’ gibi bakıyorlar. Benim partimde 50 Kürt milletvekilim var. Olaya bir de buradan bakın.”
“Kürtlere de saygısızlık yapıyorsunuz”
GüneydoÄŸu baÅŸta olmak üzere bölgelerin ÅŸehircilik anlayışını deÄŸiÅŸtirdiklerine dikkati çeken ErdoÄŸan, “Altyapısıyla, üstyapısıyla buraya bizim iktidar dönemimizde yapılan yatırımı, geçmiÅŸten bugüne hiçbir hükümet yapmamıştır. ÖrneÄŸin Diyarbakır’ın hali bundan 15-20 sene önce neydi, bizim dönemizde ne oldu? Özellikle terör örgütünü defettikten sonra yaptıklarımızla aynı ÅŸekilde Şırnak nereden nereye geldi. Van’a bizim iktidarımız döneminde yapılan yatırım bedeli 26 milyar liradır.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
TOKİ aracılığıyla yapılan konutlarla bu bölgelerin havasını, çehresini deÄŸiÅŸtirdiklerini aktara ErdoÄŸan, “Kendilerine de söyledim; ‘Bir gezin oraları. Kürtlere yönelik olumsuz bir yaklaşım var mı yerinde görün. Görmeden kalkıp terör örgütü mensuplarına ‘bunlar Kürt’ diyorsunuz. Böylece Kürtlere de saygısızlık yapıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.
“CIA, Åžahin’in nasıl bir terörist olduÄŸunu belge ile istihbarat teÅŸkilatımıza gönderdi”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Terörist Mazlum Kobani ile ilgili bir de CIA belgesinden bahsettiniz. Bu ilk defa açıkladığınız bir ÅŸeydi? O belgenin içeriÄŸi neydi, ona nasıl tepki gösterdiler?” sorusu üzerine de “Tabii bu gizli bir belge. CIA, Ferhat Abdi Åžahin’in nasıl bir terörist olduÄŸunu belge ile bizim istihbarat teÅŸkilatımıza gönderdi. Biz de ‘Buyurun, biz söylemiyoruz, CIA sizin istihbarat teÅŸkilatınız, size onun evrakını veriyoruz’ dedik.” karşılığını verdi.
“Yılmadan usanmadan takip edeceÄŸiz”
FETÖ’nün ABD tarafından himaye edilmesine son verilmesi konusunda eskiye nazaran farklı bir tutumun söz konusu olup olmadığına, bir deÄŸiÅŸiklik gözleminin bulunup bulunmadığına iliÅŸkin bir baÅŸka soru üzerine ErdoÄŸan, 5 senatöre ve Trump’a bu konuyu izah ettiÄŸini aktardı.
ErdoÄŸan, “Zaten basın toplantısında da bütün dünyanın gözü önünde söyledim. Ama ÅŸu an itibarıyla hala bizim beklediÄŸimiz noktada deÄŸiller. Söylediklerinde elle tutulur bir ÅŸey yok. Biz ÅŸimdi yine bütün adli deliller ile dosyaları kendilerine verdik. Adalet bakanlıkları arasındaki görüşmeler hala devam ediyor, edecek. Yılmadan usanmadan takip edeceÄŸiz.” ifadelerini kullandı.
Basın toplantısı teklifi Trump’tan geldi
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Senatörler ile görüşme nasıl geçti? İkna oldular mı?” sorusuna ise ÅŸu yanıtı verdi:
“Her ÅŸeyden önce ÅŸunu söylemem lazım; Sayın Trump bana göre çok farklı. Senatörlerin ön kabulleri var. Senatörlerin gelmesi teklifini Trump kendisi yaptı. Onları benim ikna etmemi ve dolayısıyla kendisi de rahatlamak istedi. Fakat iÅŸin enteresan yanı ÅŸu; ben dedim ki ‘Sayın BaÅŸkan uygun bulursanız ben Kongre’ye hitap edeyim. Kongrede bunu bir konuÅŸalım ki iÅŸin aslı nedir, bunu bizzat bizden duysunlar, görsünler. Böyle çok daha isabetli olur.’ Sayın Trump ‘Bu iÅŸi geniÅŸ bir basın toplantısı ile yapalım. Soru cevaplarla ulaÅŸmak istediÄŸimiz yere ulaşırız. Åžimdilik Senato’dan bir grubu alalım. Onlarla konuÅŸmamızda fayda var.’ dedi. Buraya öyle geldik.”
“ABD gibi bir ülkenin BaÅŸkanı böyle bir teröristle nasıl görüşür?”
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, bir basın mensubunun, “Bu ziyarette malum mektubu iade ettiÄŸinizi söylediniz. Tepkileri ne oldu” sorusu üzerine, “Tepkileri olmadı. Böyle bir teröristle ABD BaÅŸkanı’nın görüşme yapmasını ben yadırgıyorum.” ifadesini kullandı.
Bunu basın toplantısında söylediğine göre ikili toplantıda hayli hayli söylediğini vurgulayan Erdoğan, şu bilgileri verdi:
“ABD gibi bir ülkenin BaÅŸkanı böyle bir teröristle nasıl görüşür? Biz bu ÅŸekilde uluslararası terörle mücadeleyi nasıl yürüteceÄŸiz? Bir terörist önemli bir devletin başı ile görüşebiliyorsa ve arabuluculuk için de böyle bir terörist teklif edilebiliyorsa bu iÅŸin suyu çıkmış demektir. Bu ÅŸekilde bir yere varmak mümkün deÄŸil. Yani terörü akladılar pakladılar. Tabii KılıçdaroÄŸlu’na da mektup iade edildi diye bir haber vermek lazım.”
“ABD’nin silah verdiÄŸi PKK/PYD’nin, dışına çekilmesi istenen 32 kilometre hat sonunda PKK/PYD iliÅŸkisi bu hattın ötesinde devam ederse Türkiye’nin stratejisi nasıl olur?” ÅŸeklindeki soru üzerine ErdoÄŸan, ABD BaÅŸkanı Donald Trump ve senatörlere burada en önemli konunun 20 mil yani 32 kilometre derinlik olduÄŸunu söylediÄŸini aktardı.
Trump’ın bunu 444 kilometre geniÅŸlik olarak söylediÄŸini aktaran ErdoÄŸan, “Biz, ÅŸu anda Tel Abyad ile Rasulayn arası 120 kilometreyi kontrol altına aldık. Tabii derinlikle birlikte alan 4 bin kilometrekarenin üzerinde. ‘Güvenli bölge teklifini biz Obama’ya yapmıştık. Sizin döneminizde de yaptık. Gelin ÅŸimdi ÅŸu güvenli bölgeyi halledelim.’ dedik. Trump buna yanaÅŸtı, ‘Bunu Avrupa ülkelerine de söyledim’ dedi. Allah nasip ederse 3-4 Aralık NATO Liderler Toplantısı’nda da ben güvenli bölge konusunu gündeme getireceÄŸim. Orada güvenli bölge konusunu gündeme getirdiÄŸimizde NATO ülkelerinin tavrı ne olacak göreceÄŸiz. Bu iÅŸ lafla olmuyor.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin ÅŸu ana kadar yapacağını yaptığını ve yapmaya devam ettiÄŸini belirten ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“NATO Zirvesi’nde olumlu yaklaşımlar alabilir ve en azından bir uluslararası donörler ya da NATO ülkeleri donörler toplantısından bir ÅŸeyler çıkartabilirsek, zaten bunun plan proje çalışmasını yaptık. İlk etapta kuzeyde bir barış koridoruyla ilgili adımları atabiliriz. Barış koridorunda biz konutlar, saÄŸlık merkezleri, okullar ve kamu binaları inÅŸa ettiÄŸimiz anda buranın havası zaten deÄŸiÅŸecek. ‘Demografik yapıyı mı deÄŸiÅŸtiriyorsunuz?’ diyorlar. Bunun demografik yapıyla ne ilgisi var? Orada oturanlar varsa biz zaten onları direkt kendi yerlerine taşırız. Kim bunlar? Suriyeliler. Oraya onlar gelip oturacak. Diyorlar ki ‘Siz İdlib’dekileri mi oraya getireceksiniz?’ İdlib’deki ile bunun alakası yok ki. Åžu anda bizim derdimiz, Türkiye’de olanları bir an önce kendi topraklarına kavuÅŸturmak. Gayretimiz bunun için. Yapacağımız iÅŸ bu. Bu bizi biraz rahatlatacak. Biz ÅŸu anda çadır kentleri neredeyse tamamen kaldırdık. Konteyner kentler var bir de. Bunun dışında ÅŸehirlere yayıldılar. Mesela Trump dedi ki ‘Bunları vatandaÅŸ olarak alamaz mısınız?’ Dedik ki ‘Biz zaten ÅŸu anda seçici olarak alıyoruz. Bunların içinde doktoru var, mühendisi var, avukatı var, öğretmeni var, ebeler var. Bunlar ÅŸehirlerde kendileri yerleÅŸiyorlar. Biz bunları zaten vatandaÅŸ yapıyoruz. Fakat bir de bunların dışında çok çok zor durumda olup, kötü ÅŸartlarda yaÅŸayanlar da var. Biz istiyoruz ki bunları da buralardan kurtaralım ve onlar da kendi topraklarında çok daha huzur içinde yaÅŸama imkanı bulsunlar.’ Trump, ‘Bu konuda ben Avrupa ülkelerine gerekli çaÄŸrıyı yaptım.’ diyor. Kendisi ‘Biz ÅŸu kadar veririz.’ demedi ama ben zorlayacağım.”
S-400 ve F35 konusunun gündeme geldiÄŸi anımsatılarak bu konuda son durumun ne olduÄŸu ve S-400’lerin aktive edilmemesinin gündeme gelip gelmeyeceÄŸinin sorulması üzerine de ErdoÄŸan, “Bu fakiri biraz tanıyorsunuz. Milletimizi tanıyorsunuz. Dolayısıyla biz kendilerine çok açık söyledik, arkadaÅŸlarımız da söyledi. Bizim ÅŸu anda Rusya ile de ikili iliÅŸkilerimiz var. Bu iliÅŸkimizi bozamayız. Ki bunun içinde stratejik iliÅŸkimiz var. Nedir bu stratejik iliÅŸki? DoÄŸal gaz meselesi. Benim bizzat Sayın Trump’a da söylediÄŸim gibi, DışiÅŸleri Bakanımız Mevlüt Bey muhatabı Pompeo’ya söyledi, Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Bey muhatabına söyledi, İbrahim Bey muhatabına söyledi. Biz de etraflıca bir markaja alıyoruz. Bizim ÅŸimdi Türk Akımı’nı hesaba katmama ÅŸansımız var mı?” diye konuÅŸtu.
“Bizim çok yönlü bir savunma sistemini kurma anlayışımız var”
ErdoÄŸan, “Hakkınızdır devam edin ama S-400’lerin üzerinden de traktörle geçin” gibi söylemlerde bulunulduÄŸuna dikkati çekti. Böyle bir ÅŸeyi yapmanın mümkün olmadığını söylediklerini belirten ErdoÄŸan, ÅŸu ifadeleri kullandı:
“Bizim stratejik anlamda bu ürünlerle alakalı bu tür iliÅŸkimizi bir kenara atamayız. Åžu anda turizmde Rusya bütün ülkeleri geçti ve bu noktada bir numaralı ortağımız. Bize geçen yıl Rusya’dan 6,5 milyon turist geldi. Bu yıl belki daha da artacak. DiÄŸer ürünlerde ciddi manada bizim ortağımız durumunda. Ticaret hacmimiz 30 milyar dolara doÄŸru gidiyor. Geçen yıl 25 milyar doları yakalamıştık. Bu yıl daha ileri götürmeyi hedefliyoruz. Putin zaten bu konuda kararlı olduÄŸunu ortaya koyuyor. Åžimdi böyle bir konumdayken bizim kalkıp S-400’ü bırakıp tamamen Patriot’a yönelmemiz gibi bir ÅŸey olamaz. ‘Ama biz Partiot’u da alalım’ dedik. Ama S-400’ü de alacağız. Çünkü bizim çok yönlü bir savunma sistemini kurma anlayışımız var. Silahlı Kuvvetler olarak kendi programımızı böyle belirledik. Yani elimizde o da olacak, o da olacak.”
“İhtiyacımız var mı peki?” ÅŸeklindeki soru üzerine de ErdoÄŸan, bunun Türkiye’yi daha güçlü kılacağını, düşmanı da muarızı da ürküteceÄŸini, caydıracağını söyledi.
Birisinin kendisine, “Rusya mı size düşman, ABD mi?” ÅŸeklinde soru yönelttiÄŸini aktaran ErdoÄŸan, “Yani bunlar bu ÅŸekilde siyasetçi. Böyle bir siyaset anlayışı olur mu? Ben de tabii burada sadece bir ÅŸey söyledim, ‘Ben düşman oluÅŸturmak istemiyorum’ dedim. Amerika da Rusya da benim dostum olsun istiyorum.” dedi.
Kendilerinin bu konuda gayret gösterdiÄŸini ve adımları buna göre attığını ifade eden ErdoÄŸan, “Tabii bu da onları biraz rahatsız ediyor. Bizim aÄŸzımızdan illa öyle bir ÅŸey koparmak istiyorlar. Åžu anda bir taraftan her ÅŸeyi kazan-kazan esasına göre bizim üzerimize bina edeceÄŸini söyleyeceksin, bir taraftan da ‘O mu düşman, ben mi düşman?’ diye soracaksın. Böyle bir ÅŸey olamaz. Bu siyaset bitti artık. Öbür taraftan da petrol falan diyeceksin.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Türkiye’nin Suriye’nin petrolünde gözü olmadığını ama onların gözü olduÄŸunu söylediÄŸini anımsatan ErdoÄŸan, “Mefhumu muhalifinden denir ya zaten orayı paylaÅŸanlar paylaÅŸmış. Kamışlı malum, Deyrizor malum. Bazen gülüyorlar, bazen farklı bir yere doÄŸru savruluyorlar.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Suriye’nin yeniden inÅŸası için bu petrol gelirinin kullanılması teklif edilip edilemeyeceÄŸine iliÅŸkin soru üzerine de ErdoÄŸan, “Benim ÅŸu anda hafıza kaydımda o var. Amerika’ya ve Rusya’ya gerekirse bizim onu teklif etmemiz lazım. Tabii bir de ÅŸu var, gerek Deyrizor’un gerekse Kamışlı’nın petrolünün kalitesi çok düşük. Oralarda kaliteli bir petrol yok. Tabii Deyrizor petrollerini daha çok PYD/YPG alıyor, rejime satıyor ve buradan mali noktadaki imkanlarını elde ediyor.” açıklamasını yaptı.
“Bugün dersini aldı”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Beyaz Saray’a çaÄŸrılan senatörlerden biri Lindsey Graham idi. Türkiye’ye gelmiÅŸti, birlikte klasik müzik konseri dinlemiÅŸtiniz. Türkiye dostu açıklamalar yapıyordu. Sonra bir anda tuhaf bir dönüş yaptı ve adeta Türkiye karşıtı cephenin sözcülerinden biri haline geldi. Görüşmede bu çeliÅŸkiyi kendisine hatırlatıp nedenini sordunuz mu?” sorusunu, “Ben kendisine gerekenleri söyledim. Bugün dersini aldı.” ÅŸeklinde yanıtladı.
“Patriot sebebiyle S-400’ü bırakamam”
S-400 meselesinin çözümü için ABD ile oluşturulması planlanan koordinasyon çalışmasının muhtevasının sorulması üzerine Erdoğan, şöyle devam etti:
“S-400’ü alıyoruz. Bir parti kaldı sadece. Onlarla görüşülecek olan iÅŸin teknik, teknolojik boyutu. NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, bu konuda ne diyor? ‘NATO üyesi ortaklarımızın hangi silahı alacağının ya da almayacağının kararını biz vermeyiz. Bu kendi takdirleridir.’ diyor. Kayıtlarımızda bunlar var. Onlar da hiçbir ÅŸey diyemediler. Tabii İbrahim Bey’in O’Brien ile yapacağı görüşme ve Savunma Bakanlığından katılacak arkadaÅŸların yapacakları görüşmeler neticesinde, bizim geleceÄŸimiz yer bundan daha farklı olmayacak. Yine budur. Kaldı ki en sıkı baÄŸlayıcı husus ÅŸudur, bizim bu noktada Rusya ile stratejik bazı çalışmalarımız var.”
Rusya’dan yılda 20-25 milyar metreküp doÄŸal gaz alındığına iÅŸaret eden ErdoÄŸan, Avrupa’nın bu hattan doÄŸal gaz çekeceÄŸini dile getirerek ÅŸunları kaydetti:
“Putin, orada da çok mert bir davranış yaptı. ‘Türkiye kime olur verirse biz de ona veririz’ diyor. Ayrıca geçiÅŸ için Türkiye’nin ayrı bir ücret alma ÅŸansı var. Bir taraftan Türk Akımı, öbür taraftan da TANAP geliyor ÅŸimdi. DoÄŸal gaz, Avrupa’nın pek çok ülkesine giderken biz stratejik bir önem kazanıyoruz. Ben ÅŸimdi Patriot sebebiyle S-400’ü bırakamam ki sen bana Patriot vereceksen ver. Yunanistan’a aynı ÅŸeyi söyleyebiliyor musun? Söyleyemiyorsun. Peki Türkiye’ye niye bunu söylüyorsun? Orada S-300 var. Hadi ona da sat Patriot. Bizim elimizdeki donelerimiz güçlü. Adımlarımızı da ona göre atıyoruz, atacağız.”
Kaynak: AA
