Erdoğan: Tek parti CHP döneminde araştırılması gereken karanlık noktalar var

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Tek parti CHP döneminin objektif, tüm boyutlarıyla araÅŸtırılması gereken karanlık noktaları bulunuyor. Bunu yapması gereken öncelikle CHP’dir.” dedi.

Türkiye CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen 2019 Necip Fazıl Ödülleri Töreni’ndeki konuÅŸmasında, tarihlerinin doÄŸrusuyla, yanlışıyla, eksiÄŸiyle, fazlasıyla, sevinciyle ve üzüntüsüyle kendilerine ait olduÄŸunu kaydetti.

GeçmiÅŸle yüzleÅŸmenin toplumu küçültmeyeceÄŸini, tam tersine büyüteceÄŸini anlatan ErdoÄŸan, “Bilhassa hakikatlere ulaÅŸma ÅŸansımızın oldukça yüksek bulunduÄŸu yakın tarihimizle ilgili bu yaklaşıma, daha çok ihtiyacımız var. Mesela tek parti CHP’sine ait bir dönemde objektif bir ÅŸekilde tüm boyutlarıyla araÅŸtırılması gereken karanlık noktalar bulunuyor. Elbette bunu öncelikle yapması gereken ana muhalefet partisi CHP’nin bizatihi kendisidir.” diye konuÅŸtu.

“CHP’nin artık bu millete öz eleÅŸtiri vermesi ÅŸarttır”

Yakın tarihle ilgili en fazla CHP’nin konuÅŸması gerekirken bu tartışmalar gündeme geldiÄŸinde hemen derin bir sessizliÄŸe büründüklerini ifade eden ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

“Açıkçası CHP’nin artık bu millete kendi tarihiyle ilgili kapsamlı, samimi öz eleÅŸtiri vermesi ÅŸarttır. İskilipli Atıf Hoca’nın idamından Dersim olaylarına, Türkçe ezan zulmünden 27 Mayıs darbesindeki rolüne kadar pek çok üzücü hadisede, CHP kendi tarihiyle yüzleÅŸme cesareti gösterememiÅŸtir. Dersimli olan zat da bunu açıkça ortaya koyamamıştır. İşte bu partinin başındaki zat, her fırsatta Dersimli olduÄŸunu ve Dersimli olmaktan gurur duyduÄŸunu söylüyor. Ancak Dersim olaylarıyla ilgili bizim yaklaşık 10 sene önce gösterdiÄŸimiz hassasiyet ve vicdani bir tavrın onda birini dahi sergileyemiyor. Biz CHP’nin kurumsal anlamda Dersim konusunda ne düşündüğünü, nasıl bir yaklaşım içinde olduÄŸunu halen bilmiyoruz. Sadece Dersim’de deÄŸil az önce ifade ettiÄŸim diÄŸer konularda da CHP’nin kurumsal anlamda ne düşündüğünü kimse bilmiyor.”

ErdoÄŸan, CHP’nin bir an önce milletin karşısına çıkıp ülkeye yaÅŸattıkları için ya özür dilemesi ya da üzücü olaylardaki rolleri için piÅŸmanlık duyduÄŸunu millete söylemesi gerektiÄŸini dile getirerek, “Türkiye’nin geleceÄŸi için milletimizin kalbinde kabuk baÄŸlayan yaraların tekrar tekrar kanatılmaması için biz bu tavrı gerekli görüyoruz. Yoksa ülkemiz belli art niyetli çevrelerin sosyal mühendislik projelerinden kendini kurtaramayacaktır. Åžimdiye kadar toplumsal kucaklaÅŸmayı perçinleyici birçok adıma imza atan bir parti olarak, muhakkak bu konunun da takipçisi olacağız. CHP yönetimi geçmiÅŸleriyle yüzleÅŸene, darbeler, katliamlar, yasaklar, idamlar ve kanlı sokak olaylarındaki rollerini cesaretle açıklayana kadar, peÅŸlerini bırakmayacağız. Böylece sadece ülkemizin sancılı bir dönemine ayna tutmakla kalmayacak aynı zamanda üstat Necip Fazıl’ın uÄŸrunda bedel ödediÄŸi emanetine de sahip çıkacağız.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

“Bu bereketli topraklar sayısız kültür erbabını yetiÅŸtirmiÅŸtir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül alan edebiyat, sanat ve bilim erbabını tebrik etti.

Necip Fazıl Kısakürek’i rahmet, minnet ve hasretle yad ettiÄŸini belirten ErdoÄŸan, “Rabb’im ondan razı olsun. Onu cennet ve cemaliyle müşerref kılsın. Bu yıl altıncısını takdim ettiÄŸimiz bu mükafatların ilim ve kültür hayatımız açısından artık bir Türkiye klasiÄŸine dönüştüğünü görüyoruz. Bu baÅŸarıda 6 yıllık emeÄŸi olan Star gazetesine, üstadın mirasına ve aziz hatırasına sahip çıktıkları için ÅŸahsım ve milletim adına teÅŸekkür ediyorum.” diye konuÅŸtu.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye’nin zengin kültür ve edebiyat havuzundan isimleri her yıl ince bir çalışmayla tespit eden, özellikle bu mükafatların takdimine istikamet veren jüriye teÅŸekkür ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Özellikle de mükafatlarını takdim ettiÄŸimiz ilim, edebiyat ve sanat erbabımızı gönülden tebrik ediyor, kendilerine yeni baÅŸarılarla dolu münbit bir ömür niyaz ediyorum. Bu bereketli topraklar, sayısız kültür ve sanat erbabını yetiÅŸtirmiÅŸ ve insanlığın istifadesine sunmuÅŸtur. Bu deÄŸerlerin tanınması, bilinmesi ve eserlerinden daha fazla kiÅŸinin istifade edebilmesi düşüncesiyle 2014’ten bu yana Necip Fazıl mükafatlarını sahipleriyle buluÅŸturuyoruz. Özellikle jürideki saygıdeÄŸer hocalarım, bu yıl da farklı dallarda 8 kıymeti bu listeye aldılar ve hakikaten çok ciddi emek sarf etmek suretiyle de bu isimler tespit edildi.”

Listenin ilk sırasında şiir ödülünün yer aldığını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

“Et-tekraru ahsen, velev kane yüz seksen. Bunları tekrar edeceÄŸim. 2019 Necip Fazıl Åžiir Ödülü’nü deÄŸerli kardeÅŸim İbrahim Tenekeci’ye takdim ettik. Dilinde ve üslubunda her zaman sadeliÄŸi ve samimiyeti hissettiÄŸimiz İbrahim Tenekeci modernleÅŸmenin yol açtığı çeliÅŸkilere dikkati çeken ÅŸiirlere imza atıyor. ‘Bir bilseniz efendim/ İçin için ateÅŸe verdim içimdeki beni/ Ah beni/ Hangi vadiler istedi de gitmedim/ Kıskandım da ne oldu hayattan kendimi/ Ah efendim, sorar durur can/ Nasıl bir sondur bu/ Kaçtıkça yakınlaÅŸan/ Kaçtıkça yakınlaÅŸan/ Derdimi anlattım efendim/ Derdimi anlattım, sözü yormadan/ Oturup dua ettim, yalvardım/ Akıl, git başımdan.’ Bir yanlışlık yoktur inÅŸallah İbrahim kardeÅŸim. Hayranlıkla okuduÄŸumuz bu mısralarla ve bunun gibi daha niceleriyle yüreÄŸimizi ısıtan İbrahim Tenekeci kardeÅŸimizi tebrik ediyorum.

Hikaye ve roman alanında ise ‘Esenlik Zamanları’, ‘Pencere’, ‘Adı Leyla’ olsun gibi nice eseri edebiyat dünyamıza kazandıran Cemal Åžakar’ı görüyoruz. Cemal Åžakar hikayelerinde bize ait olan sesleri ve notaları kullanarak okuyucularına türkü tadında cümleler sunuyor. ‘Yolculuk varmaktan güzeldir bazen. Ve yollar yürüyelim diye kalbimizi dürter.’ diyor bir eserinde. Bir diÄŸerinde ise ‘Birileri uzakları anlatır, ulaşılamaz uzaklardan bahseder hep. O uzaklar içimizmiÅŸ meÄŸer. Karanlık diye korkup girmediÄŸimiz baÅŸka baÅŸka zamanların peÅŸine düştüğümüz uzaklar.’ Her bir hikayesinde okuyucusunun farklı iklimlerde soluklanmasını saÄŸlayan Cemal Åžakar kardeÅŸimizi de tebrik ediyorum.”

“Osmanlı 600 yıl barış ve huzur dönemi yaÅŸattı”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ecdadın tarihin 6 asrına Osmanlı mührünü vurduÄŸunu anlatarak, Osmanlı Devleti’nin din, dil, etnik yapı ve kültür bakımından farklı özellikler taşıyan bir coÄŸrafyada 600 yıl barış ve huzur dönemini yaÅŸattığını söyledi.

Bunun nasıl gerçekleştiğini anlamak ve anlatmak isteyen araştırmacıların askeri, idari, iktisadi, sosyal, kültürel ve demografik birçok sebepten bahsettiğini anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünya tarihinde çok sık rastlanmayan böyle bir baÅŸarıyı tek bir saikle açıklamak elbette mümkün deÄŸildir. Dili, dini ve etnik kökeni birbirinden farklı onlarca milletin 21 milyon kilometrekareye ulaÅŸan coÄŸrafyada barış içinde yaÅŸaması Osmanlı’nın yönetim ve hukuk anlayışı sayesinde mümkün olmuÅŸtur. Birçok tarih araÅŸtırmacısını Osmanlı adliye kaynaklarına sevk eden sebep budur. Sayıları on binleri aÅŸan kadı sicilleri iÅŸte bu kaynakların en önemlisidir. Kadı sicilleri sadece hukuk tarihi bakımından deÄŸil, Osmanlı Devleti’nin sosyal, siyasi, iktisadi ve kültürel tarihi bakımından da son derece zengin bir kaynaktır. Bu sicillerin yayımlanmasına duyulan ihtiyaç ilim çevrelerinde yıllarca dile getirilmiÅŸ fakat birtakım zorluklar sebebiyle bu mümkün olamamıştır. Nihayet Türkiye Diyanet Vakfı İslam AraÅŸtırmaları Merkezi (İSAM) çatısı altında Prof. Dr. Mehmet Akif Aydın ve Dr. CoÅŸkun Yılmaz hocalarımızın öncülüğünde bir heyet bu boÅŸluÄŸu doldurmayı baÅŸardı. Böylece hukuk, siyaset, toplum ve iktisat tarihine yönelik araÅŸtırmalar için çok kıymetli bir külliyat kullanıma hazır hale geldi. Bu yıl ki fikir araÅŸtırma ödülünü kendilerine takdim ediyoruz. İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesi, İSAM, İstanbul Medipol Üniversitesi, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Ajansı tarafından toplam 100 cilt halinde basılan bu kıymetli eserde emeÄŸi bulunan herkesi can-ı gönülden tebrik ediyorum.”

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, Necip Fazıl Kısakürek’in gençliÄŸe hitabesinde “Kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin aÅŸkına, vecdine, diyalektiÄŸine, estetiÄŸine, irfanına, idrakine sahip bir gençlik” diyerek herkese ait bir özlemi dile getirdiÄŸini belirterek, “Onun adına düzenlenen bu törende her yıl ilk eser ödülleri vererek genç kardeÅŸlerimizi cesaretlendiriyor ve teÅŸvik ediyoruz. Bu yıl da ilk eserler alanında iki genç kardeÅŸimiz ödüle layık görüldü. İç dünyasına sığdıramadığı duyguları bazen isyankar ama her zaman latif bir dille ÅŸiirlerinde iÅŸleyen ÅŸair Meryem Kılıç ile ‘Herkesten Sonra Gelen’ ve ‘Atları Uçuruma Sürme’ isimli iki hikaye kitabıyla gönüllerde taht kuran Emir Gürdamur’u içtenlikle tebrik ediyorum. Anadolu’nun bereketli ikliminde boy veren bu iki genç yetenekten inÅŸallah gelecekte de çok deÄŸerli nitelikli yüreÄŸimize dokunacak nice eserler bekliyoruz.” dedi.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir