Bahçeli: KomÅŸu coÄŸrafyalardaki çözülmenin dayanacağı son sınır Türkiye’dir
Bahçeli Komşu coğrafyalardaki çözülmenin dayanacağı son sınır Türkiye'dir
MHP Genel BaÅŸkanı Bahçeli: “Gönül coÄŸrafyalarımız yanarken, dirlik ve düzenimizi korumak eÅŸyanın tabiatına aykırıdır. EÄŸer engel olunmazsa, durdurulmazsa komÅŸu coÄŸrafyalardaki çözülmenin ve çürümenin dayanacağı son sınır Türkiye’dir.” dedi.
MHP Genel BaÅŸkanı Devlet Bahçeli, Meyra Otel’de yapılan “Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu, Milletvekilleri ve İl BaÅŸkanları Ortak Toplantısı”nın kapanışında partililere seslendi.
Türkiye’nin bölgesinde ağır ÅŸartların hakim olduÄŸunu, komÅŸu ülkelerdeki kaos ve kargaÅŸanın “artarak, azarak ve yayılarak” devam ettiÄŸini belirten Bahçeli, emperyalizmin bulduÄŸu her zaaf ve açıktan istifade ederek mevzi üstüne mevzi kazandığını söyledi.
Dünyada adı konulmamış, ilanı yapılmamış, itiraf edilmemiş bir savaş ikliminin varlığının hissedildiğini ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti:
“Kumandalı istikrarsızlıklar dalga boyu yükselirken bölüşüm, hakimiyet ve paylaşım kavgaları moda ve meÅŸhur kavramlarla maskelenmektedir. Adına demokrasi demiÅŸler, terörü saklamışlardır. Adına özgürlük demiÅŸler, istilaları gizlemiÅŸlerdir. Bilhassa emperyal hevesler peÅŸindeki ülkeler nüfuz alanları oluÅŸturarak Orta DoÄŸu’yu fiilen parsel parsel taksim etmiÅŸlerdir. Sınırlarımıza paralel ÅŸekilde kurulmak istenen ve milli azimle baltalanan terör koridoru küresel Türk düşmanlığının sahne almasından baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir. Ne ibretlik ve isyan ettirici bir gerçektir ki masumların canı üzerinden kahredici ve korkunç siyasi oyunlar tedavüldedir. Kimin dost kimin düşman, kimin mazlum kimin mazarrat olduÄŸu bellidir. Orta DoÄŸu ateÅŸ hattında, iÅŸgal altındadır. KomÅŸu coÄŸrafyalarda fırtınalar kopmaktadır. Medeniyetler kutuplaÅŸması provoke edilirken dinler, inançlar ve kültürler arasındaki gerilim beslenip bilenmektedir.”
“Türkiye’nin düzenlediÄŸi harekatlarla biçilen kefeni yırttı”
Bahçeli, Türkiye’nin öncelikle ele alması gerekenin, etrafındaki vahim olayların ülkeye yansıyıp yansımayacağı, yansıyacaksa bunun derece ve ölçüsünün ne olacağı, nasıl mukavemet gösterileceÄŸi olması gerektiÄŸini dile getirerek, Türkiye’nin Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatlarıyla biçilen kefeni yırttığını, bölgede “ben de varım” dediÄŸini vurguladı.
Bugün harap olan, hüsrana uÄŸrayan coÄŸrafyaların Türkiye’nin eski hakimiyet havzaları olduÄŸuna dikkati çeken Bahçeli, şöyle konuÅŸtu:
“Buralarla ilgilenmemiz doÄŸaldır, normaldir. DoÄŸal ve normal olmayan binlerce kilometre uzaktan gelip bölgemizde silah ve zor kullanan ülkelerin cüretkarlıklarıdır. Gönül köprüsü kurduÄŸumuz, kültürel ve manevi baÄŸlarla aramızda sıkı rabıtalar bulunan komÅŸu halkların huzursuzluÄŸu elbette Türk milletine ÅŸu ya da bu ÅŸekilde sirayet edecektir. Irak’tan kendimizi soyutlamamız mümkün deÄŸildir. Suriye’ye sırtımızı dönmek, Libya’ya yüzümüzü çevirmek, İran’a mesafeli durmak akıl karı olmadığı gibi mantıklı ve makul bir tercih de sayılamayacaktır. Kaldı ki buna ne tarih ne de milli tecrübeler müsaade etmeyecektir. Ankara’nın güvenliÄŸi Åžam’dan, BaÄŸdat’tan, Trablus’tan, Tahran’dan, MogadiÅŸu’dan, Sana’dan, Kahire’den baÅŸlayacak, hepsini birden jeopolitik bir kuÅŸak içine alacaktır. Sınırın öbür tarafı huzura kavuÅŸmadan Türk vatanı emniyet bulamayacaktır. Bu nedenle komÅŸu ülkelerdeki kanlı ve kaotik manzara Türkiye’nin tasvip etmeyeceÄŸi, olur ve onay vermeyeceÄŸi açmazlardır, çarpıklıklardır.”
“Türkiye ön almalıdır, öncü olmalıdır”
Emperyalist ülkelerin bir asırdan fazla Orta Doğu havzasını karıştırmak, çatıştırmak, birbirine düşürmek, bundan da azami düzeyde nemalanmak istediğinin açık ve aleni bir gerçek olduğunu belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
“Çevreden merkeze ulaÅŸmak hedefiyle on yıllardır aÄŸlarını ören, taÅŸlarını döşeyen emperyalist husumet ve melanetin asıl hedefinde Türkiye ve büyük Türk milleti vardır. Maksat Türk milletini bağımsızlığından koparmak, yurdundan yuvasından sürüp çıkarmaktır. Hala bu tehdidi göremeyenlerin varlığı derin bir hayal kırıklığı olmakla birlikte hain kadrosunun çoÄŸaldığının da delilidir. Mazisi yüzyıllara dayanan bir hesaplaÅŸmanın halen sürdüğü, hatta azgınlaşıp boyut deÄŸiÅŸtirdiÄŸi milli hafızalarda tescillidir. Mıntıka temizliÄŸi yapmak suretiyle Türkiye’nin etrafı bir yandan boÅŸaltılmakta, diÄŸer yandan kuÅŸatılmaktadır. Bu kapsamda İran’ın, Suriye’nin, Irak’ın, Libya’nın siyasi ve toprak bütünlüğüne sahip çıkmak, saygı duymak, destek vermek Türk dış politikasının ana stratejisi olmalıdır. Gönül coÄŸrafyalarımız yanarken dirlik ve düzenimizi korumak eÅŸyanın tabiatına aykırıdır. EÄŸer engel olunmazsa, eÄŸer durdurulmazsa, komÅŸu coÄŸrafyalardaki çözülmenin ve çürümenin dayanacağı son sınır bilinsin ki Türkiye’dir.”
Beka söylemine dudak bükenlerden kendilerini anlamalarını beklemediklerini vurgulayan Bahçeli, “(Ne iÅŸimiz var Suriye’de, ne arıyoruz Libya’da) diyenler görevli ve taÅŸeron deÄŸillerse kesinlikle tarih ve coÄŸrafya cahilleridir. Bunlar deÄŸil devlet yönetmeyi kendilerini bile yönetecek iradeden mahrum düşmüş densizlerdir. Muhalefet yapmayı Türkiye’ye muhaliflikle, yabancılarla muhbirlikle karıştıran ve kaynaÅŸtıran siyasi maskaraların metruk tekne gibi rotalarını kaybettiÄŸi, fazilet ve fikir dağılması yaÅŸadıkları ortadadır.” dedi.
Türkiye’nin olmadığı veya tecrit edildiÄŸi bir Orta DoÄŸu ya da Akdeniz tablosunda kuÅŸun, kurdun ve karıncanın bile hayat hakkının olmayacağını dile getiren Bahçeli, ÅŸunları söyledi.
“Aynı ÅŸey Balkanlar ve Kafkaslar için de geçerlidir. Çünkü zalimlerin pusulası kandır, onlar için her yol mubahtır, amaçları yer altı kaynaklarıyla birlikte jeopolitik ve jeostratejik çıkarlarını en üst ve azami düzeye çıkarmaktır. Türkiye ön almalıdır, öncü olmalıdır, çok deÄŸiÅŸkenli dış politika enstrümanlarıyla, çağın akışına milli perspektiften ve baÅŸkent Ankara vizyonuyla bakarak geliÅŸmelere müdahil vasfını gösterebilmelidir.”
Bahçeli, Türkiye’nin, Irak’ın siyasi istikrar ve iç barış ortamına ulaÅŸması konusunda alması gereken sorumluluklarının olduÄŸunu ifade ederek, “Türkmenlerin yok sayılması, Türkmen kentlerine saldırılar, terör örgütlerine yardımlar Irak toplumunu bunaltmakla kalmamış siyasi bölünme ve birliÄŸinin hasar almasına kapı aralamıştır.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
“Böyle bir dönemde Süleymani saldırısı manidar ve kuÅŸkulu”
ABD ile İran arasındaki gerilime de deÄŸinen Bahçeli, Türkiye’nin Kasım Süleymani’ye düzenlenen suikast karşısında aldığı pozisyonun çok dengeli olduÄŸunu dile getirdi.
Türk askerinin bir davet üzerine Trablus yoluna düştüğü süreçte İdlib’deki sancının ÅŸiddetlendiÄŸini belirten Bahçeli, terör örgütü PKK/PYD/YPG’nin Rakka-Erbil baÄŸlantısını kurmak için ABD desteÄŸiyle silahlanmasını sürdürüp mesafe aldığı bir dönemde Süleymani saldırısının son derece manidar ve kuÅŸkulu olduÄŸunu ifade etti.
Bahçeli, şöyle konuştu:
“Türkiye’nin DoÄŸu Akdeniz’de egemenlik haklarına sahip çıkması, terörizme ve teröre destek veren ülkelere tepkisi muhasım çevreleri ürkütmüş, deÄŸiÅŸik arayışlara itmiÅŸtir. ABD’nin Åžii-Sünni bloklaÅŸmasını keskinleÅŸtirerek özellikle Suudi Arabistan ve BirleÅŸik Arap Emirlikleri ile Mısır ve bazı körfez ülkelerinin elini güçlendirip İran’a karşı stratejik bir avantaj saÄŸlamaya çalışması muhtemeldir. Libya’da darbeci ve terörist Hafter lehine askeri faaliyet gösterdiÄŸi anlaşılan Abu Dabi yönetiminin, finansal ve lojistik destek saÄŸlayan Riyad yönetiminin bir adım gerisinde hangi küresel destekçilerinin bulunduÄŸu, İran ve Irak’taki buhrandan hangi sonuçları çıkarmak istedikleri malumdur. Kasım Süleymani, İran’ın üst düzey meÅŸhur ve müessir bir askeri görevlisidir. HaÅŸdi Åžabi’nin kurucularından olan bu ÅŸahsın ismi bölgede pek çok menfur ve hunhar olaya ÅŸu ya da bu ÅŸekilde karışmıştır. Ne var ki ÅŸayet varsa iÅŸlediÄŸi suçların tayin, hitamında da tecziye makamı ne ABD ne de bir baÅŸka ülke olabilecektir.”
ABD BaÅŸkanı Trump’ın, İranlı bir generali suçlu görüp “öldürdük” demesinin ilkesel ve insan hakları merceÄŸinden bakıldığında tam bir kırılma olduÄŸunu belirten Bahçeli, “Resmi bir devlet görevlisi olan Süleymani madem suçluydu, o zaman bir suçlunun nasıl yargılanacağı, nasıl cezalandırılacağı, nasıl bir muameleye ve hangi hukuki iÅŸlemlere muhatap kalacağı temel hukuk bilgisine sahip herkesin bildiÄŸi bir husustur. Üst rütbeli bir askeri direkt hedef alarak (Bana göre suçludur, o halde ölmesi gerekir) demek kanun tanımazlıktır, vahÅŸi batı yönetimidir, eÅŸkıyalıktır, barbarlığın ta kendisidir.” dedi.
“Türkiye’nin gerginliÄŸin yatıştırılmasına desteÄŸi takdire ÅŸayan”
Bahçeli, suçu belirleyip, ardından suçluyu cezalandırmak, buna da kılıf dikmenin hiçbir ülkenin hakkı ve haddi olamayacağına dikkati çekerek, şunları şöyledi:
“Nitekim her ülke bu tip bir saldırıya yeri ve zamanı geldiÄŸinde maruz kalabilecektir. ABD BaÅŸkanı’nın, Kasım Süleymani’yi (SavaÅŸları önlemek için öldürdük) itiraf ve ifadesi uluslararası hukuka ve yerleÅŸik insani deÄŸerlere meydan okumaktır. Böylesi bir üslubun genelleÅŸmesi küresel adaleti karartacak, ülkeler arası irtibatları kesecek, dünyayı da Orta ÇaÄŸ ÅŸartlarına taşıyacaktır. ABD’nin Orta DoÄŸu’daki korsan ve kanunsuz varlığı, Irak ve Suriye’deki gayri hukuki faaliyetleri evvel emirde Müslüman kanının dökülmesine neden olmaktadır.”
İran’ın özeleÅŸtiri yapması, nüfuz alanları oluÅŸturmak, ülkelerin iç iÅŸlerine müdahil olmak maksadıyla siyasi, silahlı, ideolojik ve mezhep temelli operasyonları durdurması mecburiyetinde olduÄŸunu vurgulayan Bahçeli, konuÅŸmasına şöyle devam etti:
“Bölgesel tansiyonun düşürülmesi, akıl, saÄŸduyu ve diplomasinin hakim olması yegane temennimiz. Türkiye’nin bu süreçte öncü ve yapıcı giriÅŸimleriyle gerginliÄŸin yatıştırılmasına destek vermesi takdire ÅŸayandır. Mezhepçi kutuplaÅŸmalar, etnik husumetler, dış müdahaleler, örtülü operasyonlar, hak ve hukuk ihlalleri her zaman itiraz edilip karşısında durulması gereken tehlikelerdir. Milliyetçi Hareket Partisi, komÅŸu ülkelerin huzurundan, güvenliÄŸinden, toprak bütünlüğünden ve siyasal birliÄŸinden yanadır.”
“Trump suçlu arıyorsa Pensilvanya’ya bakmasın”
“Emperyalizmin komplolarını etkisizleÅŸtirmek, provokasyonlarla tetiklenen büyük ve yıkıcı bir savaÅŸa engel olmak her ülkenin ortak görevidir. Aksi halde bölgesel ve küresel hercümercin içinde herkes bedel ödeyecektir.” ifadelerini kullanan Bahçeli, ABD BaÅŸkanı Trump’a suçlu arıyorsa Pensilvanya’ya bakmasını önerdi.
“251 vatan evladının ÅŸehadetinden, 2 bin 194 vatan evladının yaralanmasından doÄŸrudan doÄŸruya sorumlu olan bir caninin korunup kollanması hangi insani deÄŸere sığacaktır? FETÖ’cülük suç, örgüt elebaşı Gülen de suçlu deÄŸilse, bu durumda suç ve suçlu tanımı nasıl yapılacaktır?” diyen Bahçeli, “Suç nedir, suçlu kimdir?” diye sordu.
Devlet Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:
“ABD BaÅŸkanı Donald Trump’ın, Mazlum Kobani kod isimli teröristbaşı Ferhat Abdi Åžahin ile telefonla görüşüp ‘general’ diye yutturmaya çalışması gerçekleri deÄŸiÅŸtirmeye yetmeyecektir. Bu terazi bu sıkleti çekmeyecek, mızrak çuvala girmeyecektir. DEAÅž liderini öldürenler, buyursunlar PKK’nın, YPG’nin ileri gelenlerini de öldürsünler ya da aradan ve önümüzden çekilip kahraman bir Türk evladının neleri yapacağını dikkatle izleyip ders alıp takip etsinler. Hamdolsun alemde ÅŸer bitmezse OÄŸuz neslinde de er tükenmez, tükenmeyecektir.
Suçlunun imhası gerekiyorsa o zaman bir terör örgütü liderinin de yok edilmesi hakkın, hukukun, vicdanın sesidir, nefesidir, kesinlikle icabıdır. Hiç kimse aklımızla alay etmesin. Hiçbir güç sahibi ülke insanlığın emek emek tecrübe edip biriktirdiÄŸi mirasına kastetmeye kalkışmasın. Cambaza baktıranlar kirli ve kinli hesaplarını bu vesileyle görmeye yeltenmesin. İran’ın gerek Irak üzerinde, gerek Suriye özelinde, gerekse Bahreyn ve Lübnan çemberinde oynamalar ve siyasi planlanmalar yaptığı, örtülü operasyonlara meylettiÄŸi, mezhepçi bir strateji takip ettiÄŸi aÅŸikardır. Ancak sebep ne olursa olsun ahlak ve hukuk dışı her saldırı ve sonucunda can kaybı cinayettir, rezalettir, hesabı sorulmalıdır.”
İran’da Kasım Süleymani’nin cenazesinde yaÅŸanan olaylar ve sonuçta çok sayıda insanın ölümü, bunun yanında Ukrayna Hava Yolları’na ait yolcu uçağının yanlışlıkla vurulduÄŸunun itiraf edilip 176 masumun öldürülmesini “tek kelimeyle felaket” olarak nitelendiren Bahçeli, bir uçağı düşürüp “pardon” demenin vicdan ve akıl tutulması olduÄŸunu dile getirdi.
“Bölgede mazlumların kanı üzerinden sinsi pazarlıklar yapılmaktadır”
Sorumlularının bunun hesabını vermesi ve hak ettikleri cezayı alması gerektiÄŸini vurgulayan Bahçeli, ABD BaÅŸkanı Trump’ın azil süreciyle ilgili tartışmaların birden bire sönerken, İran’daki protesto gösterilerinin de bıçak gibi kesildiÄŸine dikkati çekti.
MHP Genel BaÅŸkanı Bahçeli, Kasım Süleymani’nin ölümünün iki ülkeyi bir yönüyle konsolide ettiÄŸi, siyasi ve stratejik kazançlara yol açtığı yönünde ifadelere yer vererek, konuÅŸmasını şöyle sürdürdü:
“Gerilimin denetimli ÅŸekilde tırmanıp kısa sürede iniÅŸe geçmesi ve iki ülkenin makul sınırlara çekilmesi komplo teorisyenlerine bol bol malzeme vermektedir. ABD-İran arasındaki gelgitler Irak’taki siyasi ve sosyal tansiyonun yönünü belirlemektedir. Bölgede mazlumların kanı üzerinden sinsi pazarlıklar yapılmaktadır.
Irak Parlamentosu 5 Ocak’ta ABD askerlerinin ülkelerini terk etmesini öngören yasa tasarısını kabul etmiÅŸtir. Irak BaÅŸbakanı, Amerikan askerlerinin geri çekilmesine yönelik hazırlıkların baÅŸlaması amacıyla BaÄŸdat’a bir heyet gönderilmesi çaÄŸrısında bulunmuÅŸtur. Ancak ABD bu çaÄŸrıyı reddetmiÅŸtir. ABD DışiÅŸleri Bakanlığı Sözcüsünün, ‘Bu dönemde Irak’a gönderilecek herhangi bir heyetin ele alacağı konu ABD askerinin geri çekilmesi deÄŸil, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın yeniden en iyi ÅŸekilde tesis edilmesi olacaktır.’ deÄŸerlendirmesi küstahçadır. Irak, ABD’li askerlere ‘topraklarımdan çık’ diyor, buna raÄŸmen ne çıkan ne de çıkmaya gönüllü bir irade görülüyor.
Bize göre ABD’nin stratejik ortaklık masalı iÅŸgalin örtülmesinden, mütecaviz emellerin gizlenmesinden baÅŸka bir anlama gelmeyecektir. Kiminle stratejik ortaklık kurduysa yapmadığı eziyet, iÅŸkence, yaptırım ve baskı kalmayan bir ülke karşımızdadır. Bu yılın Kasım ayında yapılacak ABD BaÅŸkanlık seçiminin siyasi kampanya dönemi Orta DoÄŸu’da baÅŸlamış, Trump daralan çemberi ÅŸimdilik yarmıştır.”
ABD ile İran arasındaki tehlikeli kutuplaÅŸmanın bölgesel istikrar ve güvenliÄŸi temelinden dinamitleme, barış ve huzur çabalarını hepten köreltme riskler taşıdığına iÅŸaret eden Bahçeli, büyük sorunlarla boÄŸuÅŸan Orta DoÄŸu’nun kaygı verici yeni bir krizin içine sürüklenmesinin çok ciddi badirelere yol açabileceÄŸini uyarısında bulundu.
“AteÅŸkes, önemli bir kazanım, muhafazası gereken bir karardır”
Devlet Bahçeli, ABD’nin BaÄŸdat’ta düzenlediÄŸi hava saldırısının bölgeyi her türlü risk ve tehdide açık hale getirdiÄŸini, adeta pimi çekilmiÅŸ bombaya dönüştürdüğünü vurguladı.
Bununla Irak’ın egemenlik haklarının da yok sayıldığına iÅŸaret eden MHP Genel BaÅŸkanı Bahçeli, “Görünen odur ki ABD, Irak’ta seri cinayetlerine alenen ve pervasızca devam edecektir. Türk milleti emperyalizme direnecek, bekasını tehdit eden hiçbir eylem ve teÅŸebbüse göz yummayacaktır. Bunları yapıyorken bölge ülkeleriyle sabırlı ve saÄŸlıklı, barış ve istikrar temelli, karşılıklı hak ve çıkarlara hürmet eden iliÅŸkilerini de güçlendirecektir.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Bahçeli, Irak, Suriye ve Libya’nın toplumsal huzura, sürdürülebilir bir istikrar ve siyasi düzene kavuÅŸmasının temel tercih ve beklentileri olduÄŸunun altını çizdi.
“Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde güvenli bölge planlamasıyla, terör örgütlerine yönelik haklı ve meÅŸru harekâtları en baÅŸta barış ve güvenliÄŸin teminine yöneliktir.” diyen Bahçeli, Türkiye-Rusya-İran arasında 23 Ocak 2017’den beri süren ve 14 defa gerçekleÅŸen Astana zirveleri, Soçi görüşmeleri, Cenevre süreçlerinin, Suriye’de siyasi çözüm arayışlarına ve çatışmasızlık ikliminin tesisine hizmet ettiÄŸini aktardı.
Bu konuda daha yapılacak çok iş olduğuna işaret eden Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Maalesef Suriye Anayasa Komitesi toplantıları bugüne kadar bir sonuç vermemiÅŸtir. Her ÅŸeyden önce komÅŸu ülkelerin istikrarına ve Suriye’deki çatışmaların son bulmasına muhatap ülkeler sabırla ve eÅŸ güdüm halinde destek vermelidir. Bu gece yarısından sonra İdlib GerginliÄŸi Azaltma Bölgesi’nde ateÅŸkes uygulamasına geçilecek olması önemli bir kazanım, muhafazası gereken bir karardır. İlaveten Türkiye ve Rusya’nın giriÅŸimleriyle Libya’da saÄŸlanan ateÅŸkes iradesi çok deÄŸerli bir geliÅŸmedir. Suriye Suriyelilerindir. Irak Iraklılarındadır. Libya da Libyalılarındır. Bu ülkelerde siyasi geçiÅŸ süreçlerinin demokratik tahammül sınırları içinde olmasının yanında birlik ve beraberlik ortamı dikkat ve titizlikle saÄŸlanmalıdır.
Türkiye, Irak, Suriye ve Libya’da siyasi gerginliklerin azaltılmasıyla birlikte iç çatışma ortamının zayıflaması konusunda aktif ve katılımcı olmalıdır. Irak ve Suriye’de demokratik süreçler çalıştırılarak yönetimde denge ve istikrarın kurumsallaÅŸması süratle hayata geçirilmelidir. Suriye ve Irak’ın geleceÄŸine bu ülkelerin halkları karar vermelidir. Özellikle bir cinayet makinesi olan Esad’ın varlığı Suriye’deki çözümsüzlüğün de ana sebepleri arasındadır.”
“Türkiye’deki Esad lobisinin görüş ve düşünceleri defoludur”
” ‘Suriye’ye gidip Esadla görüşüp problemi çözerim’ diyenler hezeyan çukuruna düşen zavallılardır.” nitelendirmesinde bulunan Devlet Bahçeli, problemin faillerinden çözüm beklemenin boÅŸuna gayret olduÄŸunu, “Esad’la görüşmeye hazır olduÄŸunu söyleyen acul ve atıl zihniyetin, masum ve sivil halka varil bombalarının nasıl fırlatıldığını, milyonlarca Suriyelinin vatanlarından koparılıp saÄŸa sola nasıl savrulduklarını da sorup öğrenecek midir?” diye sordu.
Bahçeli, “2011’den beri çözülemeyen kanlı bulmacanın çözümü bir ziyaretle mümkünse teklif sahibi aklı evvel acaba bugüne kadar neredeydi, ne yapıyordu, niye Esad’a gitmeyi denemedi?” diye konuÅŸtu.
Suriye’de çözümün adresinin herkesi, her kesimi içine alacak siyasi uzlaÅŸma olduÄŸuna dikkati çeken MHP Genel BaÅŸkanı Bahçeli, “Kısaca bütün Suriyelilerin müşterek iradesiyle hazırlanacak bir anayasada mahfuzdur. EÄŸer sandık ve demokrasi sonuç vermezse Esad’ın tasfiyesi mutlak anlamda zarurettir. Türkiye’deki Esad lobisinin görüş ve düşünceleri defoludur, temelsizdir. CHP-İP ve bazı sözde aydınların başını çektiÄŸi Esadçıların Baas zihniyetine muhabbet duymaları, görüşülmesini, muhatap alınmasını seslendirmeleri acıklı bir kokuÅŸma halidir. Katile katil diyemeyenlerin mazlumlara söyleyecek tek bir sözü olamayacaktır. Türkiye’nin saÄŸlam duruÅŸunu tartışmaya açanlar ahlaki ve milli hedefleri anlamayacak kadar zekaları kıt, idrakleri kapalıdır. Bunlara ne söylesek boÅŸtur.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Devlet Bahçeli, şunları kaydetti:
“Libya’da Hafter’le saf tutarlar, Suriye’de Esad’a yanaşırlar, Mısır’da Sisi’ci olurlar, YPG’yi överler, PKK’yı aklarlar, FETÖ ile kucaklaşırlar, asla Türk milletinin haysiyetli bir evladı olamazlar, milli ve yerli bir duruÅŸ gösteremezler. CHP’nin Libya Tezkeresi’ne karşı çıkması, Hafter’i makul ve seküler görmesi ayıplı ve arızalı bir üsluptur. Libya’daki Türklerin mevcudiyetini bilmeyenlerin Hafter hayranlığı patolojik vakıadır. Bu CHP Türkiye’nin yararına ne varsa karşısında hizalanan odaktır.”
“KılıçdaroÄŸlu ve CHP’li yöneticiler yalan ve çeliÅŸkiler anıtıdır”
CHP İl BaÅŸkanlarının katılımıyla 16-17-18 AÄŸustos 2019 tarihinde NevÅŸehir’de yapılan toplantıda CHP Genel BaÅŸkanı Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun bir konuÅŸma yaptığını anlattı.
Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“KılıçdaroÄŸlu, aynen şöyle seslenmiÅŸti. ‘DoÄŸu Akdeniz’de zengin petrol var. DoÄŸal gaz yatakları var. Amerika orada, Yunanistan orada, Kıbrıs Rum Yönetimi orada, Mısır orada, Katar orada, hepsi orada. Bir tek devlet yok, Türkiye. Niye yok?’ Aynı KılıçdaroÄŸlu sonra da dönüp ‘Ne iÅŸimiz var Libya’da’ sorusunu sormuÅŸ, yani kayışı koparmış, ÅŸanzımanı dağıtmıştır. KılıçdaroÄŸlu salladıkça sallamış, Fizan çöllerinde askerimizin ne iÅŸi olduÄŸunu öğrenmek istemiÅŸtir. CHP Genel BaÅŸkanı kurusıkı atmakta, baltayı taÅŸa vurmaktadır. Fizan’ın haritada yerini gösterin deseniz emin olun gösteremez, gösterse gösterse yalan yanlış Filipinleri gösterir. Fizan, Hafter’in kontrolündedir ve de Libya’nın güneyindedir.
KılıçdaroÄŸlu’nun aklında sadece Hafter olduÄŸundan Fizan’dan baÅŸka yer bilmez, bilemez. Türk askeri bir davet üzerine ve Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin hakim olduÄŸu bölgelerde görev yapacaktır. Fizan’la Türk askerinin gideceÄŸi yer arasında en küçük yakınlık veya baÄŸ aransa bile bulunamayacaktır. Bir bakıyorsunuz KılıçdaroÄŸlu ‘Niye herkesin olduÄŸu yerde biz yokuz’ diyor, bir bakıyorsunuz ‘Ne iÅŸimiz var’ diye kendisiyle çeliÅŸip ters düşüyor. KılıçdaroÄŸlu ve CHP’li yöneticiler yalan ve çeliÅŸkiler anıtıdır. ‘Kanal İstanbul Projesi depremi tetikler’ dedikten bir müddet sonra, ‘Böyle söylemedik’ diye çark eden, U dönüşü yapan CHP zihniyetidir. FETÖ’nün siyasi ayağı temizlenmelidir açıklamamızı çarpıtıp, komisyon kurulması için teklif verin destek olalım derler, FETÖ’nün kiminle emel ve hedef birlikteliÄŸi yaptığını görmezler, göremezler, görmek istemezler. FETÖ’nün CHP’de kurduÄŸu düzeni, inÅŸa ettiÄŸi düzeneÄŸi saklayıp üç maymunu oynarlar.”
Ana muhalefete yönelik, “Kulakları vardır duymaz. Kalpleri vardır kavramaz. Bu CHP’nin sicili kabarık, seciyesi karanlıktır. KılıçdaroÄŸlu’nun sözleri yavan, yalan, yeÄŸni ve yozdur.” diyen Bahçeli, Türkiye’nin Libya’da huzurun, tarihin yanında, birlik ve kardeÅŸliÄŸin tarafında olduÄŸuna deÄŸindi.
Devlet Bahçeli, “Libya’da ne aradığımızı söyleyenler Akdeniz’de boÄŸulmamızı, Anadolu’da teslim olmamızı dileyen ve gözleyen iÅŸ birlikçilerdir. Hafter’i makul bulan CHP’nin Türk askerini mahsurlu görmesi utanmazlıktır.” dedi.
Türkiye’nin bölgesinde bir istikrar adası olarak sivrildiÄŸine dikkati çeken ve tarihin çaÄŸrısının hatıralarında 109 yıl önce Libya’da yaÅŸananların akıllarında olduÄŸunu vurgulayan Bahçeli, “Türkiye’nin Libya’da bulunması milli ÅŸuurun harfiyen gereÄŸidir. Dün Mustafa Kemal PaÅŸa yapmıştı, Enver PaÅŸa gerçekleÅŸtirmiÅŸti, ÅŸimdi de onların ahfadı müstesna beka nöbeti için Akdeniz’in karşı kıyısındadır. KılıçdaroÄŸlu çok dertleniyorsa, çok içerleniyorsa Hafter’e haber yollayıp uygun görülürse bir gemiye binip yanında soluÄŸu alması kendisine samimi tavsiyemizdir.” dedi.
“Zillet millete boyun eÄŸdiremeyecektir”
MHP Genel Başkanı Bahçeli, MYK-MDK-Milletvekilleri ve İl Başkanları Ortak Toplantılarının başarıyla sonuçlandığını ve verimli geçtiğini anlattı.
2020 yılının bu ilk buluşmasının gayet anlamlı ve faydalı olduğuna vurgu yapan Bahçeli, alanlarında uzmanlaşmış, saygın akademisyenler ile Başkanlık Divanı üyelerinin çalışmalarını paylaşma fırsatı bulduğunu dile getirdi.
Bahçeli, partisinin gücüne güç katacağını ve Türk milletine tercüman olmaya, Türkiye’nin beka ve milli çıkarlarını savunmaya devam edeceÄŸinin altını çizerek, ÅŸu deÄŸerlendirmeyi yaptı:
“2023 lider ülke Türkiye amacına ulaÅŸmak Cumhur İttifakı olarak temel gündemimizdir. CumhurbaÅŸkanlığı Hükümet Sistemi’nin geleceÄŸin büyük Türkiye’sinin yönetimsel mimarı olacağı inancımızı her zaman koruyacağız. Zillet millete boyun eÄŸdiremeyecektir. Milliyetçi Hareket Partisi, fitneye, dedikoduya, kötü niyet sahiplerine ÅŸans tanımayacak, fırsat vermeyecektir. Åžahsını davasının önüne çıkaranlarla deÄŸil, davasını öne çıkaranlarla sonuna kadar yürüyeceÄŸiz. Dava arkadaşının kuyusunu kazanlarla deÄŸil, dava arkadaşına omuz verenlerle, el ele onurla mücadele edenlerle geleceÄŸi kucaklayacağız. ‘Ben’ deÄŸil ‘biz’ diyen, önce ‘ülkem ve milletim’, sonra ‘partim ve ben’ diyebilen kutlu yüreklerle aşılmaz engelleri aÅŸacağız, bozulmaz tuzakları bozacağız.
‘Ne yapıyorlar?’ deÄŸil, ‘Ben ne yaptım?’ sorusunu sorabilen, baÅŸkasının çetelesini tutmak yerine kendi vicdanını sorguya çeken ve bugün ülkem için, davam için, milletim için ne ürettim sorusuna gururla cevap verebilen ahlaklı dava insanlarıyla Türkiye’ye umut olacağız. Oturmayacağız, yorulmayacağız, vazgeçmeyeceÄŸiz. Yerimizde saymayacağız, yükselmekten taviz vermeyeceÄŸiz. Onu bunu çekiÅŸtirenlere imkan vermeyeceÄŸiz. Ona buna kulp takanları aramızdan çekip atacağız.
Davamız Türk milletinin ezeli davasıdır. Davamız Türkiye’nin istiklal ve istikbal mücadelesinin ebedi doÄŸruluÅŸu ve dik duruÅŸudur. Davamız Kızılelmadır, davamız Turandır, davamız Türk-İslam ülküsünün muzaffer ÅŸafağına ulaÅŸmaktır.”
Azı çok yapıp durmadan ilerleyeceklerini bildiren Bahçeli, “Bir olacağız, beraber olacağız, çelik gibi irademizle müfsitlere ve münafıklara kapalı duracağız. Benimle ilkeli, seviyeli, inançlı ve adam gibi yürüyecek her arkadaşıma gönlüm de, kapım da ardına kadar açıktır. Allah eksikliÄŸinizi göstermesin.” ifadelerine yer verdi.
Katılımcılardan, hayat mücadelesi veren vatandaÅŸlara selam ve hürmetlerini götürmelerini isteyen Bahçeli, “Kılıcınız keskin, kararınız emin, bahtınız açık olsun. Ay gökte kaldıkça, güneÅŸ üstünüze doÄŸdukça ulu kocaların, aksakallıların duası milletimizin ve dava arkadaÅŸlarımın üzerine olsun.” temennisinde bulundu.
GeçtiÄŸimiz günlerde Barış Pınarı Harekat Bölgesi’nde ÅŸehit düşen dört kahramanın da arasında olduÄŸu tüm ÅŸehitlere Allah’tan rahmet niyaz eden Bahçeli, “Tanrı Türk’ü korusun ve yüceltsin diyorum. Ve de partimizi muzaffer kılsın diliyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.
“Hesap bilmeyenlere hesap anlatmak çok zor”
Bahçeli, İYİ Parti Genel BaÅŸkanı Meral AkÅŸener’in “güçlendirilmiÅŸ parlamenter sistem” ile ilgili açıklamasının sorulduÄŸu Bahçeli, “Hesap bilmeyenlere hesap anlatmak çok zor. Onun için ona cevap vermeye gerek yok.” ifadelerini kullandı.
Bahçeli, “Dava arkadaÅŸlarımızla ve omuz verenlerle sonuna dek yürüyeceÄŸiz, oturmayacağız, yorulmayacağız ve vazgeçmeyeceÄŸiz.” ifadelerinin hatırlatılması ve MHP’nin önümüzdeki dönemi nasıl tanımladığı sorusu üzerine ÅŸu yanıtı verdi:
“Dava arkadaÅŸlarımızdan samimi olan, yıllarını veren, her türlü zahmeti çeken ama kızgın, kırgın, küskün olarak muhtelif dönemlerde saÄŸa-sola sapanları, bir rüzgar ile sürüklenenleri tekrar bir duldaya çekmek istiyorum. O dulda da Milliyetçi Hareket Partisi’dir. Duldayı tarif etmeme gerek var mı?”
CHP’nin, FETÖ’nün siyasi ayağının ortaya çıkarılması için Meclis’e araÅŸtırma önergesi vermesinin sorulduÄŸu Bahçeli, “Cumhuriyet Halk Partisi’ne güvenimiz yoktur. Atatürk’ten uzaklaÅŸmış, HADEP’le kucaklaÅŸmış bir CHP’nin hiçbir teklifine iÅŸ birliÄŸi yapma niyetimiz de yoktur, kabulümüz de yoktur.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Kanal İstanbul Projesi
MHP Genel BaÅŸkanı Bahçeli, Kanal İstanbul Projesi ile Montrö SözleÅŸmesi’nin bağının olup olmadığının sorulması üzerine ÅŸu cevabı verdi:
“Montrö ile herhangi bir iliÅŸkinin olmadığı resmi açıklamalarla kamuoyuyla paylaşılmıştır. Onun üzerinden tekrar bir tartışma açarak ‘Var mıydı, yok muydu?’ demek doÄŸru deÄŸildir. Çünkü artık bunun kararı verilmiÅŸtir. Montrö ile ilgili olmadığı devlet yöneticileri tarafından anlatılmıştır. Onun üzerinden tartışma baÅŸlatmak, televizyon programlarında 4-5 konuÅŸmacının arasına bizi de dahil etmek olur. Biz de o hatayı iÅŸlemeyiz.”
Bahçeli, Kanal İstanbul konusundaki değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:
“Yalnız bir gerçek var. O gerçeÄŸe göre biz hareket ediyoruz. Bir siyasi parti programında, gündeminde, seçim beyannamesinde vadettikleri ile ilgili iktidar olduklarında yaptıkları çalışmaları göz önüne alındığı vakit bugüne kadar kaydedilenlerin büyük bir kısmı yapılmış. Åžimdi ona itiraz edenler hep oralardan geçiyorlar. Ben bir defa BoÄŸaz’ın altından geçtim ama İstanbul’da ne Cumhuriyet Halk Partililer var ki hep BoÄŸaz’ın altından geçiyorlar. O sebepten dolayı biz 17 yıldan beri iktidarda bulunanların kamuoyuna vadettikleri üzerinde ısrarla durulanları ‘yapamazlar’, ‘yaparlar’ tartışmasının içerisinde ‘yapamazlara’ laf üretecek bir yanlışa düşmek istemeyiz. Benim klasik arkadaÅŸlarla konuÅŸmam vardır. Birileri çıkmış ‘yapamazlar’ diyor. Öbürü çıkmış ‘yıkarım’ diyor. Bize ne kalıyor geriye? Bana da kalan ‘yakarım’ oluyor.”
Bahçeli, yeni kurulan ve kurulacak partilere iliÅŸkin CHP Genel BaÅŸkanı Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun “Yüzde 99 oranında benzer yönlerimiz söz konusu. İttifak konusuna seçim yaklaÅŸtığında bakarız.” ifadesinin sorulması üzerine, ÅŸunları kaydetti:
“Tabii yeni partiyi kuranların niyetlerine baÄŸlı. Niçin kurdukları ve onu kamuoyu ile paylaşımları, amaçlar ve hedefler doÄŸrultusunda ele alırsak CHP veya zillet ittifakının bugüne kadar söylemlerini aynen tekrarlayan bir anlayışı görmekteyiz. Yani ‘Cumhur ittifakına, CumhurbaÅŸkanlığı hükümet sistemine karşıyız. Tekrar parlamenter sisteme dönmek istiyoruz. Onu da birlikte yüceltecek ve güçlendirecek bir ÅŸekilde organize edeceÄŸiz’ diyor. DavutoÄŸlu böyle diyor, KılıçdaroÄŸlu böyle diyor, Saadet Partisi diyor… Yani genel tabir var. ‘Zadeler böyle düşünüyor.’ Anladınız mı ne demek istediÄŸimi…”
Kaynak: AA
