Yargıtay 16. Ceza Dairesinden FETÖ üyeliği kriterleri

Yargıtay 16. Ceza Dairesinden FETÖ üyeliği kriterleri

Yargıtay 16. Ceza Dairesinden FETÖ üyeliği kriterleri

Türkiye genelindeki darbe girişimi ve FETÖ üyeliği ile ilgili davaların tümünün temyiz incelemesini yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesi, verdiği kararlarla örgüt üyeliği kriterlerini belirledi.

Türkiye genelindeki darbe girişimi ve FETÖ üyeliği ile ilgili davaların tümünün temyiz incelemesini yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesi, bugüne kadar verdiği kararlarla örgüt üyeliği kavramını ve verilecek cezaların ayrıntılarını belirledi.

Yargıtayın terör, örgütlü suçlar, anayasayı ihlal gibi suçlara bakan 16. Ceza Dairesinde, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe giriÅŸiminin ardından açılan Türkiye genelindeki tüm davaların temyiz incelemesi yapılıyor. Daire BaÅŸkanı Eyüp YeÅŸil baÅŸkanlığında, FETÖ üyeliÄŸi suçundan yapılan yargılamalarda içtihat haline gelen kararlara imza atan Daire, bu suçlarla ilgili ayrıntılara da gerekçeli kararlarda yer verdi.

AA muhabirinin derlediÄŸi bilgilere göre, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin kararlarında, terör örgütü FETÖ’nün kuruluÅŸu, yapısı, iÅŸleyiÅŸine yer verilirken, üye sayısı, amacı, ekonomik kaynaklarının milletten ve devletten gizli olduÄŸu, örgütün bütün iÅŸlemlerinin gizli yürütüldüğü gibi ayrıntılar aktarıldı.

Örgütün dikey yapılanma şeklinde çalıştığı, 7 katlı piramidine de yer verilen kararlara göre, bu tabakalar şöyle sıralandı:

“Birinci Kat, Halk Tabakası: Örgüte iman ve gönül bağı ile baÄŸlı olanlar, fiili ve maddi destek saÄŸlayanlardan oluÅŸur. Bunların birçoÄŸu örgütün hiyerarÅŸik yapısına dahil olmayan bilinçli veya bilinçsiz hizmet ettirilen kesimdir. Genellikle faaliyetlerden habersizdirler. Bu katmandakileri örgüte baÄŸlayan ana unsur, istismar edilen İslami duyarlılık ve din duygularıdır.

İkinci Kat, Sadık Tabaka: Okul, dershane, yurt, banka, gazete, vakıf ve kurum görevlilerinden oluşan sadık gruptur. Bunlar, örgüt sohbetlerine katılır, düzenli aidat öder, az veya çok örgüt ideolojisini bilen kişilerdir.

Üçüncü Kat, İdeolojik Örgütlenme Tabakası: Gayri resmi faaliyetlerde görev alırlar. Örgüt ideolojisini benimseyen ve ona bağlı çevresine propaganda yapan kişilerden oluşur.

Dördüncü Kat, Teftiş Kontrol Tabakası: Bütün hizmeti (legal ve illegal) denetler. Bağlılık ve itaatte dereceye girenler buraya yükselebilir. Bu tabakaya girenler örgütte çocuk yaşta kazandırılanlardan seçilir. Örgüte sonradan katılanlar genellikle bu katta ve daha üst katlarda görev alamazlar.

Beşinci Kat, Organize Eden ve Yürüten Tabaka: Üst düzey gizlilik gerektirir. Birbirlerini çok az tanırlar. Örgüt lideri tarafından atanır. Devletteki yapıyı organize edip yürüten tabakadır. Evliliklerinin örgüt içinden olması zorunludur.

Altıncı Kat, Has Tabaka: Fetullah Gülen ile alt tabakaların irtibatını sağlar. Örgüt içi görev değişiklikleri yapar. Azillere bakar. Örgüt liderince bizzat atanırlar.

Yedinci Kat, Kurmay Tabaka: Örgüt lideri tarafından doÄŸrudan seçilen 17 kiÅŸiden oluÅŸan örgütün en seçkin kesimidir.”

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, bu tabakalar haricinde örgüt içinde yer alanlar hakkında ise şu bilgilere yer verdi:

“Bu tabakalar dışında örgüte sempati besleyenlerden oluÅŸan alt tabaka vardır. Örgüt hiyerarÅŸisinde yer almazlar. Örgüte yönelik herhangi bir olumsuz düşünceleri yoktur. Örgütün bütün faaliyetlerini illegal bile olsa desteklerler. Talimat almaz ve rapor vermezler. Siyasetçi, sanatçı, yazar, gazeteci, akademisyen gibi çok geniÅŸ bir alana yayılmış olan bu sempatizan kitleyi örgüt zaman zaman lehine kamuoyu oluÅŸturmak için kullanmaktadır.”

Örgüt ile cemaat ayrımı

Daire kararlarında, FETÖ’nün baÅŸlangıçta bir ahlak ve eÄŸitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanında büyük bir kesimce böyle algılanması, amaca ulaÅŸmak için her yolu mübah gören fakat sözde meÅŸruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce eriÅŸinceye kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeÄŸi nazara alındığında, bu yapıyı bir terör örgütü olduÄŸunu bilmeksizin cemaat zannı ile katılan veya yardım eden kimselerin ceza sorumluluÄŸu ile karşılaşıp karşılaÅŸmayacağı sorusunun yanıtı da arandı.

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin kararlarında, FETÖ mensuplarının duruÅŸmalarda kendilerini savunurken dile getirdikleri “suç tarihinde hizmet hareketiydi, terör örgütü ilan edilmemiÅŸti”, “Örgütün amacını bilmiyorduk”, “15 Temmuz’dan önce gerçek amacı anlamamıştık” ÅŸeklindeki savunmalarına yanıtlar da verildi.

9 soruda FETÖ yargılamaları

9 soruda Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararlarındaki “terör örgütü-örgüt üyesi-örgüte yardım-sempatizan-suç tarihi” kriterleri:

1- Darbe giriÅŸiminin yaÅŸandığı 15 Temmuz’dan önce örgütün terör örgütü ilan edilmesi ceza verilmesi için gerekli mi?

Örgütün ustaca gizlenen amacını bilenler ve bu amaçla örgütte görev alanlar açısından suç tarihinden önce bir terör örgütü kararı verilmesine ihtiyaç yoktur.

2- Örgütün gerçek amacını bilen mensuplarının hukuki durumu nasıl değerlendirilmeli?

Kuruluş amacı silahlı ya da silahsız yöntemlerle suç işlemek olan, bu amaç ve yöntemlerini açıkça deklare eden ya da örgüt faaliyeti kapsamında işlenen bu durumu açıkça bilinen örgütlere üye olan veya bu örgütlere bilerek yardım edenlerin kusurluluğunda tartışılacak bir husus bulunmamaktadır.

3- Yedi katman halinde çalışan örgütün kaçıncı tabakasındakilerin cezai sorumluluğunda tereddüt yoktur?

Örgütün amaç ve yöntemlerini bilen örgüt mensuplarının örgütteki konumları gözetilerek cezalandırılacağı açıktır. Örgütlenme piramidine göre üç, dört, beş, altı ve yedinci tabakalarda bulunan örgüt mensuplarının bu durumda olduklarının kabulü gerekir.

4- Örgüt, eğitim ve ahlak hareketi olarak algılanmış olabilir mi?

Önce dini bir kült, ardından bir terör örgütü haline dönüşen, eÄŸitim-öğretim faaliyetleri, sivil toplum ve meslek kuruluÅŸları, yerel ve uluslararası ticari iÅŸletmeler, basın-yayın medya organları gibi legal yapılar, Abant toplantıları, Türkçe olimpiyatları benzeri organizasyonlar üzerinden oluÅŸturulan sempatizan halkasından insan ve maddi kaynak devÅŸiren FETÖ’nün baÅŸlangıçta bir ahlak ve eÄŸitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince böyle algılanması da toplumsal bir gerçekliktir.

5- Örgüte bilmeden katılanların hukuki durumu nasıl değerlendirilmeli?

Örgüte bilmeden katılanların, ceza kanununda benimsenen kusur ilkesi karşısında hukuki durumlarının belirlenmesi gerekir. Bir suç örgütü başından itibaren suç işlemek üzere kurulmuş illegal bir yapı olabileceği gibi legal olarak faaliyet göstermekte olan bir sivil toplum örgütünün sonradan bir suç örgütüne hatta terör örgütüne dönüşmesi de mümkündür.

Legal zeminde faaliyet gösteren, nihai amacın gizli tutulması nedeniyle açıkça bilinmeyen yapılara dahil olan ya da yardım edenlerin bu suçların doğrudan kast ve özel saikle işlenebilen suçlar olduğu hususu da gözetildiğinde hukuki durumlarının kusurluluk ve hata bağlamında değerlendirilmesinde zaruret vardır.

6- TCK’nin hata hükümleri nasıl uygulanabilir?

Örgütün, silahlı terör örgütü olduÄŸu gerçeÄŸinin, örgütün kurucusu ve yöneticisi Fetullah Gülen hakkında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesince verilen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararı ile kesinleÅŸen beraat kararı da nazara alındığında özellikle örgütün sözde meÅŸruiyet vitrini olarak kullanılan diÄŸer tabakalardaki örgüt mensupları tarafından bilinip bilinmediÄŸinin olaysal olarak toplanan deliller muvacehesinde TCK’nin hata hükümlerini düzenleyen 30. maddesi kapsamında deÄŸerlendirilmesi lazımdır.

7- Hata hükümleri uygulanırken neler göz ardı edilmemeli?

Bu deÄŸerlendirme yapılırken, 2012 yılı ve sonrasında örgüt mensubu kamu görevlileri tarafından yapılan operasyonlar gibi örgütün nihai amacını açıkça ortaya koymaya baÅŸladığı sansasyonel olaylar sonrasında, Milli Güvenlik Kurulunun 30 Ekim 2014, 29 Nisan 2015 ve 26 Mayıs 2016 tarihli toplantılarında alınan ve kamuoyu ile paylaşılan kararlarda sözde “hizmet hareketi” adlı, legal görünümlü illegal yapının, paralel bir devlet kurma amacında olan, devletin varlığına ve anayasal düzenine karşı ciddi tehdit oluÅŸturan bir örgüt olarak kabul edilmesi, aynı tespit ve açıklamaların devlet ve hükümet yetkililerince en üst düzeyde benimsenip, kamuoyuyla paylaşılması gibi olguların da göz ardı edilmemesi gerekir.

8- Örgütü hizmet hareketi zannedenlerin, cezai yönden sorumlu tutulmasında kriter nedir?

Örgütün birinci ve ikinci katmanında yer alanlar ile yardım edenlerin sorumlulukları kusurluluk ilkesi doğrultusunda belirlenmelidir. Yani bu yapıyı cemaat zannederek yer alanlar, ancak örgüt olduğunu ortaya koyan olaylar ortaya çıkmasından sonraki tarihlerde örgüte bağlılıkları devam ediyorsa cezai yönden sorumlu olacaklardır.

9- Örgütün gerçek amacını bilenler için suç tarihi bakımından milat var mı?

FETÖ’yü anayasal düzeni zorla deÄŸiÅŸtirmek için oluÅŸturulan bir terör örgütü olarak kuran, yöneten veya örgütün gerçek amacını bilerek hiyerarÅŸisine dahil olan için suç tarihi bakımından bir milat söz konusu deÄŸildir. Dava zaman aşımı süresince yargılanabilirler.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir