Kovid-19 platformundaki 17 farklı projenin 8’i aşı, 9’u da ilaç geliÅŸtirme projesi

Kovid-19 platformundaki 17 farklı projenin 8'i aşı, 9'u da ilaç geliştirme projesi

Kovid-19 platformundaki 17 farklı projenin 8'i aşı, 9'u da ilaç geliştirme projesi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TÜBİTAK çatısı altında kurulan Kovid-19 platformunda 17 farklı proje yürütüldüğünü belirterek, “8’i aşı, 9’u da ilaç geliÅŸtirme projeleri.” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, açılışı gerçekleÅŸtirilen LIVZYM Biyoteknoloji fabrikasına iliÅŸkin, “Bu fabrika sayesinde, yüzde 100 dışa bağımlı olduÄŸumuz enzim ithalatını engelleyebileceÄŸiz. Çok farklı enzimlerin ithalatına yılda 150 milyon dolar harcıyoruz. 5 senelik bir dönemde, kapasite artışıyla birlikte bu tutarın yüzde 90’ını ülkemizden karşılayabiliriz.” dedi.

Bakan Varank, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile İstanbul Tuzla Deri Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) faaliyet gösteren, Afrika’dan Rusya’ya kadar bölgedeki ilk endüstriyel enzim fabrikası olan LIVZYM Biyoteknoloji’nin resmi açılışını gerçekleştirdi.

Açılışta konuÅŸan Varank, “Bu fabrika sayesinde, yüzde 100 dışa bağımlı olduÄŸumuz enzim ithalatını engelleyebileceÄŸiz. Çok farklı enzimlerin ithalatına yılda 150 milyon dolar harcıyoruz. 5 senelik bir dönemde, kapasite artışıyla birlikte bu tutarın yüzde 90’ını ülkemizden karşılayabiliriz.” ifadelerini kullandı.

Sürecin 2013’te CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’a ülkemizde biyoteknoloji enstitüsü kurulması ve enzimlerin yerli imkanlarla üretilmesine iliÅŸkin yapılan bir sunumla baÅŸladığını hatırlatan Varank, “LIVZYM giriÅŸiminin ilk temelleri 2014 yılında verdiÄŸimiz KOSGEB destekleriyle atıldı. Zaman içinde önce Bezm-i Alem Üniversitesinde YaÅŸam Bilimleri ve Biyoteknoloji Enstitüsünü kurduk. Tersine beyin göçüne ev sahipliÄŸi yapan bu enstitü, kurulu altyapısıyla ülkemizi saÄŸlık teknolojileri alanında üst seviyelere taşımayı amaçlıyor.” diye konuÅŸtu.

Varank, fabrikanın bugünlere gelmesinde öncelikli yatırım teşvikleri ile TÜBİTAK ve KOSGEB desteklerinin kritik bir rolü olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Biyoteknoloji, pek çok sektörde önemli etkiler oluÅŸturan, yükselen teknolojilerden birisi. Nanoteknoloji, genetik ve malzeme alanlarıyla doÄŸrudan iliÅŸkili bir teknolojiden bahsediyoruz. Gıda, tarım ve hayvancılık alanındaki çıktıların yanı sıra, tıbbi, kimyasal ve çevre biyoteknolojileri de muazzam bir büyüme potansiyeli taşıyor. İlaç sektörünün geleceÄŸi de biyoteknolojide. Dünyada biyoteknolojik ilaçların kullanım oranı yüzde 30’a yaklaÅŸmış durumda. Küresel Ar-Ge harcamalarından oldukça yüksek pay alan bu alanda, dünyada kıyasıya bir yarış var. Ülke olarak biz de biyoteknolojinin giderek artan öneminin farkındayız. Burada bütüncül bir yaklaşımı takip ediyor, Üniversitelere, araÅŸtırma merkezlerine ve firmalara çeÅŸitli destekler sunuyoruz. Aynı zamanda bu alandaki nitelikli insan kaynağına yatırımı da çok önemsiyoruz. Bunun için, araÅŸtırma altyapılarını teÅŸvik ediyor Uluslararası Lider AraÅŸtırmacılar ve Sanayi Doktora Programları gibi baÅŸlattığımız yenilikçi projelerle, güçlü bir temel oluÅŸturmaya çalışıyoruz.”

“Yüzde 100 dışa bağımlı olduÄŸumuz enzim ithalatı engellenebilecek”

Vizyoner politikalarından bir diÄŸerinin Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi programı olduÄŸunu kaydeden Varank, “Programda ilaç sektörünü öncelikli alanlardan birisi olarak kabul ettik. Hamle Programında tüm desteklerimizi uçtan uca yönetip, alıcı ve satıcıyı aynı anda teÅŸvik ediyoruz. Kısaca özetlemeye çalıştığım tüm bu imkanların, sanayimize bugünkü gibi yenilikçi fabrikalar ve katma deÄŸer olarak dönmesi en büyük temennimiz.” dedi.

Varank, söz konusu tesise iliÅŸkin, “İlk olarak ÅŸu kocaman biyoreaktörlere dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu biyoreaktörler aslında bu fabrikanın omurgaları. Reaktörlerin hepsini bizim mühendislerimiz tasarladı ve üretimi ülkemizde yapıldı. Bu Türkiye’de ilk defa oluyor. Böylece çok ciddi bir teknik birikim kazanmış olduk. Burası hiçbir danışmanlık alınmadan, tasarımdan kuruluma, biyoreaktör inÅŸasından borulamaya kadar yerli imkanlarla tamamlandı.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Bu özgün teknoloji birikiminin, istenilirse ihtiyacı olan yurt içindeki şirketlerle paylaşma imkanına da sahip olunduğunu kaydeden Varank, şöyle devam etti:

“Bu fabrika sayesinde, yüzde 100 dışa bağımlı olduÄŸumuz enzim ithalatını engelleyebileceÄŸiz. Fabrika ilk aÅŸamada gıda güvenliÄŸini odağına alarak un ve früktoz ÅŸurubu üretiminde kullanılan endüstriyel enzimleri tamamen yerli ve milli imkanlarla üretmeyi hedefliyor. Tek başına bu alanda Türkiye, yılda 30 milyon dolar ithalat yapıyor. Aldığım bilgilere göre, ÅŸu an nihai ürünlerin kalite test ve analizleri devam ediyor. Elbette sonuçlara baÄŸlı olmakla birlikte, önümüzdeki hafta ilk satış gerçekleÅŸebilir. Enzimde dışa bağımlılık azalıyor, ama aynı zamanda bu iÅŸin ihracat boyutu da var. Hatta bu ihracatın kilogram başına katma deÄŸeri üretilecek enziminin niteliÄŸine göre 20 ile 100 dolar arasında deÄŸiÅŸiyor. Halihazırda ülkemizin kilogram başına ortalama ihracat katma deÄŸerinin sadece 1,4 dolar olduÄŸunu hesaba katarsak. Yapılan iÅŸin ne kadar kıymetli olduÄŸu net bir biçimde ortaya çıkıyor.”

“Kovid-19 platformunda 17 farklı proje yürütüyoruz”

Ürüne katılan deÄŸer arttıkça daha rekabetçi, daha vazgeçilmez ve daha zengin olunduÄŸunu aktaran Varank, “Bu fabrikanın beni heyecanlandıran son özelliÄŸi, aşı ve ilaç üretimi alanlarında güçlü bir altyapıyı kazanmış olmamız. Gerekli çevresel tedbirleri ve sertifikasyonları almak kaydıyla, ihtiyaç halinde bu tesiste, yüksek montanlı aşı üretimi gerçekleÅŸtirilebilir.” ifadelerini kullandı.

TÜBİTAK çatısı altında kurulan Kovid-19 platformunda 17 farklı proje yürüttüklerini ifade eden Varank, “Bunların 8’i aşı, 9’u da ilaç geliÅŸtirme alanında. Gururla ifade edebilirim ki, yürütülen bu projelerde yurt dışında yapılan çalışmalardan hiçbir eksiÄŸimiz yok. Bilakis fazlamız, yani hiçbir yerde denenmeyen yenilikçi yöntemlerimiz de var. Bu bir bilimsel yarış, kazananı zamanla göreceÄŸiz. Ama Türkiye’nin gerek aşı gerekse ilaç alanında virüsle en iyi ÅŸekilde savaÅŸan bir çözümü bulmasının önünde hiçbir engel yok.” diye konuÅŸtu.

Varank, şu an Ar-Ge’si büyük bir hızla devam eden projelerden bazılarına belki de açılışı yapılan bu tesisin seri üretim desteği vereceğini belirterek, şunları söyledi:

“Ülkemiz bu fabrikayla, kritik teknolojilerde rekabet gücümüzü artıracak çok önemli bir altyapıya sahip oldu. Burada yapılacak her üretim biyoteknoloji alanında yetkinliÄŸimizi artırmanın yanında, 20-30 yıl sonrasının teknolojilerini de bugünden inÅŸa edecek. Son 18 senede CumhurbaÅŸkanımızın liderliÄŸinde hayata geçirdiÄŸimiz Ar-Ge ve reform paketleriyle güçlü bir ekosistem kurduk. Ekosistemin güçlenerek yoluna devam etmesi için imkanlarımızı seferber etmiÅŸ durumdayız. Salgın boyunca güçlü yurt içi sanayimiz sayesinde, ihtiyaç duyulan her ürünü kolayca üretebildik. Bununla birlikte saÄŸlık endüstrisinde yenilikçi ürünler geliÅŸtirerek küresel rekabette biz de varız dedik. Rekor sürede ürettiÄŸimiz yerli yoÄŸun bakım solunum cihazıyla, muadillerinden üstün bir ürünü piyasaya çıkardık. Tanı kitleri, aşı ve ilaç projelerimizle takip eden deÄŸil, takip edilen bir ülke haline geldik. İnÅŸallah bundan sonraki dönemde de performansımızın üzerine koyarak devam edeceÄŸiz.”

“Ar-Ge merkezleri ve teknoparklardaki çalışma uygulamasını temmuz sonuna uzatıyoruz”

Pandemiyle birlikte, giriÅŸim ekosistemini koruyan önemli adımlar attıklarını belirten Varank, “Bunlardan birisi de uzaktan çalışma imkanının getirilmesiydi. Ar-Ge merkezleri ve teknoparklardaki yüzde 50 uzaktan çalışma imkanı uygulaması mevcutta 30 haziranda bitiyordu. Bu uygulamayı temmuz sonuna kadar uzatıyoruz.” dedi.

Ekonomik göstergelerde güçlü bir canlanmaya ÅŸahit olunduÄŸunu aktaran Varank, “Zorlu geçen nisan ayının ardından, mayıstan itibaren reel sektörden birbiri ardına güzel haberler gelmeye baÅŸladı. Haziran’da reel sektördeki canlanma hız kazandı. Bu ayın ilk 18 gününde sanayideki elektrik tüketimi, nisan ve mayısın aynı dönemini ÅŸimdiden geride bıraktı. İlk 18 günde OSB’lerdeki elektrik tüketimi, mayısa göre yüzde 26 arttı. Yılın ilk 5 ayında sanayi siciline 5 bin 547 iÅŸletme kaydoldu. Sadece OSB’lerde, ilk 5 ayda 520 yeni fabrika üretime geçti.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Varank, yatırım talebinin de geçen seneye göre daha güçlü olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“İlk 5 ayda 67 milyar liralık yatırım teÅŸvik belgesi düzenledik. Bu yatırımlarla 110 bin vatandaşımıza yeni iÅŸ imkanları doÄŸacak. Haziran ayında tüketici, sektörel ve reel sektör güven endeksleri güçlü bir yükseliÅŸ kaydetti. İmalat sanayisinde kapasite kullanım oranları arttı. Hedefimiz bu gidiÅŸatı kalıcı ve sürekli bir yapıya oturtabilmek. Avrupa’dan ve baÅŸlıca ihracat piyasalarımızdan gelen verilerde de toparlanma var. Dış piyasalardaki toparlanma bize sipariÅŸ artışı, talep artışı olarak dönecek. İşte bu koÅŸulların devam etmesiyle de ekonomik canlanmanın daha da hızlanmasını ve yılın son iki çeyreÄŸinde güçlü büyüme oranlarına ulaÅŸmayı bekliyoruz.”

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir