Diyanet İşleri BaÅŸkanı ErbaÅŸ, canlı yayında Ayasofya’nın ibadete açılmasına iliÅŸkin soruları yanıtladı
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, canlı yayında Ayasofya'nın ibadete açılmasına ilişkin soruları yanıtladı
Diyanet İşleri BaÅŸkanı Prof. Dr. Ali ErbaÅŸ, A Haber canlı yayınında Ayasofya’nın ibadete açılmasına iliÅŸkin soruları yanıtladı.
Diyanet İşleri BaÅŸkanı Prof. Dr. Ali ErbaÅŸ, Ayasofya Camisi‘nde yapılacak deÄŸiÅŸikliklere iliÅŸkin, “24 Temmuz’dan itibaren ibadet yapmaya baÅŸladığımızda o resimlerin üzerini bir ÅŸekilde perdelemek ya da teknolojik imkanlardan yararlanarak ışıkla karartmak ve namazdan sonra da tekrar perdeyi açarak ya da o karartmayı kapatarak ziyaretçilerin müşahedesine sunmak ÅŸeklinde bir uygulama yapacağız.” dedi.
ErbaÅŸ, A Haber canlı yayınında Ayasofya’nın ibadete açılmasına iliÅŸkin soruları yanıtladı.
Ayasofya’nın ibadete açılmasından duyduÄŸu mutluluÄŸu dile getiren ErbaÅŸ, çocukluk ve gençlik yıllarındaki toplantı ve mitinglerde, “Zincirler kırılacak, Ayasofya açılacak.” sloganının önemli bir yer edindiÄŸini belirtti.
ErbaÅŸ, Ayasofya’nın, fethin en büyük sembolü olduÄŸuna iÅŸaret ederek, vatandaÅŸların çoÄŸunluÄŸunun Ayasofya’nın ibadete açılması kararını büyük bir heyecan ve mutlulukla karşıladığını aktardı.
Ayasofya Camisi’nde yapılacak düzenlemelere deÄŸinen ErbaÅŸ, ÅŸu bilgileri verdi:
“Din İşleri Yüksek Kurulumuz bu konuyu çalıştı. İnÅŸallah pazartesi günü son halini verecek. Bu konuda herhangi bir sıkıntı yok. Tabii Ayasofya 1453’ten önce yaklaşık bin yıllık bir kiliseydi. Tabii kiliselerde, özellikle Ortodoks kiliselerinde ikonalar, resimler bulunur. Ayasofya 1453’te ibadete açıldıktan bir müddet sonra süreç içerisinde onlar kapatılmış ve o ÅŸekilde ibadet yapılmış.
İnÅŸallah 24 Temmuz’dan itibaren ibadet yapmaya baÅŸladığımızda o resimlerin üzerini bir ÅŸekilde perdelemek ya da teknolojik imkanlardan yararlanarak ışıkla karartmak ve namazdan sonra da tekrar perdeyi açarak ya da o karartmayı kapatarak ziyaretçilerin müşahedesine sunmak ÅŸeklinde bir uygulama yapacağız. Bu konuda Din İşleri Yüksek Kurulumuzun da cevazı vardır, herhangi bir sakınca yoktur. İnÅŸallah güzel bir sistemle bunu çözeceÄŸiz.”
“Camide 2 imam, 4 müezzin görev yapacak”
ErbaÅŸ, caminin isminde bir deÄŸiÅŸiklik olup olmayacağına yönelik soru üzerine ise caminin orijinal ismi olan “Ayasofya-i Kebir Camii” adıyla ibadete devam edilmesinin daha uygun olacağını söyledi.
Eski CHP Milletvekili Muharrem İnce’nin, “Davet gelirse Ayasofya’da namaza giderim.” sözlerini deÄŸerlendiren ErbaÅŸ, “Bütün Müslümanlar davetlidir. İsim isim herhangi bir davet söz konusu deÄŸildir. Ezan, bütün Müslümanlar için bütün camilere umumi davet anlamı taşır zaten. Dolayısıyla bütün kardeÅŸlerimizi ezanla davet ediyoruz.” ifadesini kullandı.
24 Temmuz Cuma günü kılınacak namaza insanların maske ve mesafe kuralına dikkat ederek gelmesi gerektiÄŸini vurgulayan ErbaÅŸ, “Tedbirlerle ilgili yarından itibaren hem Kültür ve Turizm Bakanlığı hem Vakıflar Genel Müdürlüğü hem de Diyanet İşleri BaÅŸkanlığı olarak ekip çalışmalarına baÅŸlayacağız. İnÅŸallah 24 Temmuz’da Ayasofya’da güzel bir açılışla, cuma namazıyla ibadetlerimize baÅŸlayacağız.” diye konuÅŸtu.
ErbaÅŸ, Ayasofya Camisi’nde görev yapacak kiÅŸilerin belirlendiÄŸine iÅŸaret ederek, ÅŸunları söyledi:
“Orada görev yapacak hocalarımızın isimlerini belirledik. 2 imam 4 müezzinin inÅŸallah önümüzdeki günlerde atamalarını da yapacağız. Hem kıraati, seslerinin güzel olması hem de ilmi birikim itibarıyla imamlarımızı öyle seçtik. Müezzinlerimizi de sesleri güzel olan, İstanbul’un gerçekten ezan okuduÄŸu zaman herkes tarafından beÄŸenilen müezzinlerimizi orada görevlendireceÄŸiz.”
“Ayasofya’yla ilgili kararları almada özgür hareket ettik”
Ayasofya’nın ibadete açılacağı 24 Temmuz’un, Lozan AntlaÅŸması’nın 97’nci yıl dönümüne denk gelmesinin Türkiye’nin özgürlüğü yönünde önemli bir adım olup olmadığına yönelik soru üzerine ErbaÅŸ, Türkiye’nin bu duruma bir ihtiyacı bulunmadığını belirtti.
ErbaÅŸ, Türk milletinin asırlardan beri bağımsızlığını muhafaza ettiÄŸini ve “özgürlük” kelimesi ile Türk milletinin birbirine yakıştığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ayasofya’yla ilgili kararları alma noktasında her zaman özgür hareket ettik ve bundan sonra da özgür hareket etmeye devam edeceÄŸiz. Herkesin de bizim bu özgürce verdiÄŸimiz kararımıza saygı duyması gerekir. İnÅŸallah 24 Temmuz’a denk gelmiÅŸ olması tabii ki bir anlam da ifade ediyor. Milletimizin özgürlüğünü perçinlemiÅŸ olması noktasında mutlaka katkısı olur. Hayırlara vesile olur inÅŸallah.”
“Caminin tamamı rahat bir ÅŸekilde kullanıma hazır hale getirilecek”
Ayasofya’nın yabancı turistler tarafından ziyaret edilmesine yönelik düzenlemelere deÄŸinen ErbaÅŸ, “O konuda hiçbir sıkıntı olmaz. Sultan Ahmet, Süleymaniye, Fatih yani bizim bütün tarihi camilerimizde binlerce, yüz binlerce turist ziyaretinin söz konusu olduÄŸunu hepimiz biliyoruz. Önemli olan ibadet esnasında ibadetteki huzura ve huÅŸuya zarar vermeyecek ÅŸekilde planlamalar yapmak. Bu durum da mümkündür. Namaz kılınan yerlere ya da namaz kılanların önlerine geçmemek ÅŸeklinde diÄŸer taraflarda ziyaretlerini yapabilirler. Bu konuda hiçbir sıkıntının olmayacağını düşünüyorum.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
ErbaÅŸ, Ayasofya’daki önemli alanların tamamının ziyarete açılıp açılmayacağını Kültür ve Turizm Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Diyanet İşleri BaÅŸkanlığının belirleyeceÄŸine iÅŸaret ederek, caminin tamamının rahat bir ÅŸekilde kullanıma hazır hale getirileceÄŸini anlattı.
Camideki bazı taşınabilir sembollerin bir müzeye taşınmasının planlanıp planlanmadığına yönelik soru üzerine ise ErbaÅŸ, “Tabii camide kalması gerekenler kalacak ama camide bulunması ya da bulunma zorunluluÄŸu olmayanlar mutlaka bir tarafta sergilenir ve bu ÅŸekilde ziyaretçiler yine onları uygun ortamlarda müşahede edebilirler.” ifadesini kullandı.
“Ayasofya’nın açılışı bağımsızlığımızla alakalı bir konu”
ErbaÅŸ, Fatih Sultan Mehmet’in Ayasofya Vakfiyesi’ne deÄŸinerek, ÅŸunları söyledi:
“İnÅŸallah Ayasofya’nın yeniden açılması Fatih’in yaptığı bedduanın son bulması anlamına geliyor. Vakfiyeler genelde bu cümlelerle biter. Vakıf edenin bu ÅŸekilde bedduası vardır. Yani ‘Benim vakfettiÄŸim bu eseri amacı dışında kullananlar olursa, Allah’ın, meleklerin, bütün Müslümanların, bütün insanların laneti onların üzerine olsun’ tarzında bir bedduayla biter ki Fatih Sultan Mehmet’in Ayasofya Vakfiyesi’yle ilgili yapmış olduÄŸu bu beddua da gerçekten diÄŸer vakfiye sonlarında bitenlerden biraz daha ağır, biraz daha farklıdır. Çünkü Ayasofya Fatih’in gözünde fethin en büyük sembolüdür.
İnÅŸallah dünden itibaren bu milletin üzerindeki o bedduanın kaldırılmasına da bu karar vesile olmuÅŸtur, bunu umalım. Çünkü öteden beri biz hep, ‘Ayasofya kapalı kaldığı müddetçe Fatih’in bedduası bu milletin üzerindedir’ gibi bir söylemi duyarak büyüdük. Dolayısıyla umudumuz odur ki dünden itibaren bu beddua bu milletin üzerinden kalkmıştır. İnÅŸallah bundan sonra millet olarak daha yüce ve Rabbimizin rızasına uygun iÅŸler yapma noktasında ilerleriz ve bu bedduadan da kurtulmuÅŸ oluruz.”
Ayasofya’nın ibadete açılmasına iliÅŸkin dış basında yer alan açıklamalara deÄŸinen ErbaÅŸ, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bağımsız bir ülkeyiz. Ayasofya’nın açılışı bağımsızlığımızla alakalı bir konudur, iç iÅŸlerimizdir. Dolayısıyla çeÅŸitli ülkelerden bu konuyla ilgili yapılan konuÅŸmalara saygı duyarız ama konuÅŸmaları bizi baÄŸlamaz. Biz Ayasofya’yı en güzel bir ÅŸekilde ve insanlığın hayrına kullanma noktasında elimizden gelen gayreti göstereceÄŸiz. Süreç içerisinde öyle zannediyorum ki onlar da bugün göstermiÅŸ oldukları bu tepkiden vazgeçeceklerdir. Çünkü insanlığın mirası olduÄŸu için Ayasofya, camiye dönüştürüldüğü zaman bu özelliÄŸini kaybetmiyor ki. Bugün Sultan Ahmet, Süleymaniye camileri de aynı özelliÄŸi taşıyor. Dolayısıyla aralarında bir fark yok.”
Kaynak: AA

allah sizden razı olsun hocam