“1 Temmuz’da baÅŸlamak üzere sokaÄŸa çıkma kısıtlamalarını tümüyle kaldırıyoruz”

1 Temmuz'da başlamak üzere sokağa çıkma kısıtlamalarını tümüyle kaldırıyoruz

1 Temmuz'da başlamak üzere sokağa çıkma kısıtlamalarını tümüyle kaldırıyoruz

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “1 Temmuz’da baÅŸlamak üzere sokaÄŸa çıkma kısıtlamalarını tümüyle kaldırıyoruz. Åžehirler arası seyahat kısıtlamalarıyla ÅŸehir içi toplu taşıma araçlarındaki sınırlamalar sona eriyor” dedi.

tümüyle kaldırıyoruz. Müzikle ilgili sınırlamayı da 24.00’e çekiyoruz.” dedi.

CumhurbaÅŸkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslenen ErdoÄŸan, NATO Zirvesi ile baÅŸlayan, Azerbaycan’da Bakü ve ÅžuÅŸa’daki temaslarla devam eden, Antalya’daki iki ayrı uluslararası toplantı ve diÄŸer çalışmalarla nihayetlenen yoÄŸun bir haftayı geride bıraktıklarını söyledi.

Kabine Toplantısı’nda hem bu programları hem de gündemlerindeki diÄŸer hususları enine boyuna deÄŸerlendirdiklerini dile getiren ErdoÄŸan, Türkiye’nin 2. Dünya Savaşı sonrası kurulan NATO’ya 12 kurucu devletin hemen ardından 13’üncü üye olarak 1952 yılında katıldığını hatırlattı.

Türkiye’nin karşı karşıya bulunduÄŸu tehditlerle mücadele için NATO üyesi olurken aynı zamanda demokrasiden ekonomiye uzanan geniÅŸ bir alanda da yeni bir tercihte bulunduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

“NATO içinde Amerika’dan sonraki en büyük ikinci orduya ve en kritik stratejik konuma sahip olan Türkiye ittifaka karşı sorumluluklarını bugüne kadar eksiksiz yerine getirmiÅŸtir. Dünya soÄŸuk savaÅŸ sonrası bölgesel krizler, terör, yakın dönemde de salgın gibi kritik sınamalarla yüzleÅŸirken NATO’nun üzerine inÅŸa edildiÄŸi ittifak ve dayanışma ruhunun önemi bir kez daha görülmüştür. Yakın bölgemizde son 10 yılda yaÅŸanan hadiseler karşısında NATO’nun güvenilir ÅŸemsiye konumunu yeteri kadar sergileyemediÄŸi bir gerçektir. Irak’tan Suriye’ye, Filistin’den Libya’ya, Kırım’dan KarabaÄŸ’a kadar nice can yakıcı meselede NATO kendisinden beklenen güçlü iradeyi ortaya koyamamıştır.”

Brüksel’deki NATO toplantısının ittifakın küresel sınamalar karşısında da etkin sorumluluklar üstlenmesine yönelik taleplerin arttığı bir atmosferde geçtiÄŸini vurgulayan ErdoÄŸan, “İttifakın önümüzdeki 10 yıllık yol haritasını oluÅŸturan NATO 2030 sürecini bu bakımdan önemli görüyoruz. Zirve boyunca gerçekleÅŸtirdiÄŸimiz temaslarda NATO konseptinin askeri ve siyasi boyutlarıyla günümüz ÅŸartlarına ve beklentilerimize uygun ÅŸekilde geliÅŸtirilmesi gerektiÄŸini muhataplarımızla paylaÅŸtık. Dayanışma ve beraberlik ruhuna vurgu yaparken ülkemizin terörle mücadele baÅŸta olmak üzere NATO’nun sorumluluk alanlarıyla ilgili önceliklerini de müttefiklerimizin dikkatine tekrar sunduk.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

“Asla izin vermeyeceÄŸimizi kararlılıkla hatırlattık”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, kimi NATO üyelerinin kapıldıklarını gördükleri “iyi terörist, kötü terörist” ayrımının ne kadar yanlış, tehlikeli ve çarpık bir anlayışı yansıttığını her vesileyle açıkça ifade ettiklerini belirterek, ÅŸunları söyledi:

“Suriye’de bir dönem ittifakın en önemli sorunu olarak gösterilen DEAÅž’a karşı tek gerçek ve netice verici mücadeleyi Türkiye’nin yaptığını herkese hatırlattık. Bu çerçevede 9 bine yakın yabancı savaşçıyı sınır dışı ettiÄŸimizi, 100 binden fazla kiÅŸiye de ülkemize giriÅŸ yasağı koyduÄŸumuzu söyledik. Ülkemizin bu gayretine raÄŸmen güney sınırlarımızda bir baÅŸka terör örgütü üzerinden tehlikeli bir yapı oluÅŸturma çabalarına asla izin vermeyeceÄŸimizi kararlılıkla hatırlattık. Türkiye’nin kendi sınırları içinde ve sınırları ötesinde 9 milyonu bulan sığınmacıya saÄŸladığı desteÄŸin ve güvenliÄŸin önemine iÅŸaret ederek bu konuda daha samimi ve güçlü katkı beklediÄŸimizi anlattık. Kuzey Afrika, DoÄŸu Akdeniz, Kafkasya gibi bölgelerde barışın, huzurun, istikrarın hakim olması için aldığımız inisiyatifleri ve elde ettiÄŸimiz baÅŸarıları müttefiklerimizin dikkatine tekrar getirdik.

Bu zirvede bir kez daha görülmüştür ki Türkiyesiz bir NATO’nun bırakınız mevcut gücünü korumayı, varlığını sürdürmesi dahi oldukça güçtür. NATO’dan ve müttefiklerden her alanda ülkemizin bu önemine ve katkısına uygun bir yaklaşım beklediÄŸimizin altını bir kez daha çiziyoruz. Salgın süreci, tıpkı BirleÅŸmiÅŸ Milletler gibi nasıl NATO’nun da dünyadaki yeni gerçeklere uygun ÅŸekilde kendini geliÅŸtirmesi gerektiÄŸi tespitimizin haklılığını ispatlamıştır. Türkiye en çok desteÄŸe ihtiyaç duyduÄŸu dönemde yalnız bırakılmış olmasına raÄŸmen NATO’nun küresel güvenliÄŸin tesisi ve korunması hususundaki önemini kabul etmektedir. Bu anlayışla yükümlülüklerimizi yerine getirmeyi sürdürürken bir daha benzer sıkıntılar yaÅŸanmaması hususundaki tespit ve tekliflerimizi her platformda tekrarlamayı sürdüreceÄŸiz. Ülke olarak kazandığımız her baÅŸarının tespit ve tekliflerimizin diÄŸer müttefikler tarafından daha dikkatle ve olumlu ÅŸekilde deÄŸerlendirilmesini saÄŸladığını görüyoruz. İnÅŸallah önümüzdeki dönemde hem ittifakla hem de müttefiklerimizle daha yakın ve yapıcı bir iÅŸ birliÄŸi içinde olacağız.”

“Kararlılıklarımızı karşılıklı olarak ifade ettik”

Yaptıkları tüm temaslarda bu anlayışın ipuçlarını müşahede ettiklerini belirten Erdoğan, NATO Zirvesi marjında çeşitli ülkelerin liderleriyle çok daha kapsamlı meseleleri ele aldıkları görüşmeler yaptıklarını ifade etti.

Litvanya CumhurbaÅŸkanı Gitanas Nauseda, Letonya CumhurbaÅŸkanı Egils Levits ve Macaristan BaÅŸbakanı Victor Orban ile 13 Hazıran’da görüşme yaptıklarını söyleyen ErdoÄŸan, zirve günü olan 14 Haziran’da ise Fransa CumhurbaÅŸkanı Emmanuel Macron, BirleÅŸik Krallık BaÅŸbakanı Boris Johnson, Almanya BaÅŸbakanı Angela Merkel, İspanya BaÅŸbakanı Pedro Sanchez, Hollanda BaÅŸbakanı Mark Rutte, Yunanistan BaÅŸbakanı Kiryakos Miçotakis ve son olarak ABD BaÅŸkanı Joe Biden ile bir araya geldiklerini anımsattı.

Zirve sırasında pek çok ülke temsilcileriyle kısa süreli sohbet imkanı bulduklarını söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:

“Öncelikle bu görüşmelerin tamamının da taraflar bakımından olumlu ve yapıcı bir iklimde geçtiÄŸini belirtmek isterim. Bugüne kadar çeÅŸitli gerilimler yaÅŸadığımız kimi isimler baÅŸta olmak üzere bir araya geldiÄŸimiz tüm liderlerle ülkelerimiz arasındaki iliÅŸkilerin iÅŸ birliÄŸi alanları üzerinden gidilerek geliÅŸtirilmesi hususunda mutabık kaldık. Bilhassa Sayın Macron, Sayın Miçotakis ve Sayın Biden ile doÄŸrudan temaslarımızı sıklaÅŸtırma kararı aldık. Bu sayede ülkelerimiz arasındaki yaÅŸanacak muhtemel sorunları ve küresel geliÅŸmeleri süratle görüşerek çözüm yollarını bulma kararlılıklarımızı karşılıklı olarak ifade ettik.”

ErdoÄŸan, “Kendisiyle göreve geldikten sonraki ilk yüz yüze temasımız olması bakımından ayrıca önemliydi. Yaklaşık 17 yıllık bir geçmiÅŸimiz olan Sayın Biden ile bu defa Amerika BirleÅŸik Devletleri BaÅŸkanı sıfatıyla ülkelerimiz arasındaki iliÅŸkilerde yeni bir dönemi baÅŸlatmak üzere bir araya geldik.” diye konuÅŸtu.

Erdoğan, bu görüşmede ülkeler arasındaki bilinen sorunların karşılıklı ifade edildiğini ve karşılıklı pozisyonların tekrar ortaya konduğunu vurguladı. Sadece bununla da kalınmadığını dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Asıl bundan sonraki iÅŸ birliÄŸi alanlarımız hususunda kendisiyle çok daha kapsamlı ve verimli görüş alışveriÅŸinde bulunduk. Hem baÅŸ baÅŸa hem heyetler arası görüşmelerimizde muhatabımızla Amerika ile üstesinden gelemeyecek hiçbir meselemizin bulunmadığı, tam tersine iÅŸ birliÄŸi alanlarımızın çok daha geniÅŸ ve karlı olduÄŸu üzerinde mutabık kaldık. Nitekim Sayın Biden da görüşme sonrası yaptığı açıklamalarda bu yöndeki deÄŸerlendirmelerini kamuoyu ile paylaÅŸtı.

Amerika ile diyalog kanallarımızı her düzeyde güçlendirmek suretiyle Sayın Biden ile yakaladığımız bu güzel iklimi ülkelerimiz bakımından maksimum faydaya dönüştürmekte kararlıyız. Gerek ikili yaptığımız görüşme gerek daha sonra heyetler arası yapmış olduÄŸumuz görüşmelerle bundan sonraki süreçte belirlediÄŸimiz isimlerle önce kendileri bir araya gelsin, ardından da biz bir araya gelelim kararına vardık.”

İki ülke arasındaki sorun baÅŸlıklarının ise karşılıklı hassasiyetler ve beklentiler ekseninde zaman içinde çözüme kavuÅŸacağına inandığının altını çizen ErdoÄŸan, “Türkiye’nin tek talebi, siyasi ve ekonomik her alandaki egemenlik haklarına saygı duyulması, sınırları içinde ve dışında terör örgütleriyle yürüttüğü mücadeleye destek verilmesidir.” dedi.

Erdoğan, bu şartla her ülkeyle olduğu gibi ABD ile de yakın müttefiklik kurmaya ve geliştirmeye hazır olunduğunu söyledi.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Ülkemizin hiçbir devletle kurduÄŸu iliÅŸki diÄŸerlerinin alternatifi deÄŸildir, tam tersine iÅŸ birliÄŸi arayışlarımızın hepsini de kendimiz, muhataplarımız, bölgemiz ve tüm insanlık için birbirlerinin tamamlayıcısı olarak görüyoruz. Bu anlayışla Amerika BirleÅŸik Devletleri ile de olumlu ve yapıcı bir temelde yeni bir dönemin kapılarını araladığımıza inanıyoruz.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

“Bölgenin en geç bir yıl içinde yepyeni bir çehreye kavuÅŸmuÅŸ olacağına inanıyorum”

NATO Zirvesi’nin yapıldığı Brüksel’den Bakü’ye geçtiklerini anımsatan ErdoÄŸan, sonra da Azerbaycan CumhurbaÅŸkanı İlham Aliyev ile birlikte iÅŸgalden kurtarılan ÅžuÅŸa ÅŸehrine hareket ettiklerini anlattı.

ErdoÄŸan, hem Brüksel’den birlikte geldikleri hem de doÄŸrudan Azerbaycan’a intikal eden heyet üyeleriyle birlikte karayoluyla ÅžuÅŸa’ya giderken iÅŸgal ve savaÅŸ döneminin yıkımlarını, acılarını, sonuçlarını bizzat görme imkanı bulduklarını söyledi.

Yaklaşık 30 yıl süren işgal döneminde Karabağ ve gasp edilen Azerbaycan topraklarına tek çivi çakılmadığı gibi, var olan mirasın da hoyratça tahrip edildiğini gördüklerini dile getiren Erdoğan, her tarafın nasıl yıkıldığını ve yakıldığını gördüklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bütün bunlarla beraber, bunların kalkıp dünyaya birinci derecede Batı’ya ‘Gelin, lütfen KarabaÄŸ’ı görün. Minsk üçlüsünün özellikle buraları tekrar tekrar görmesi lazım. Gelin, görün. Kim, nereleri 30 yılda ne hale getirmiÅŸ, bunu görün. Alt yapının ya hiç olmadığı ya da tümüyle bozulduÄŸu, tarihi ve kültürel eserlerin, evlerin, hatta aÄŸaçların yakılıp yıkıldığı bu güzel coÄŸrafyayı yeniden ayaÄŸa kaldırma çalışmalarına da bizzat ÅŸahit olduk. ÇoÄŸu Türkiye menÅŸeli firmaların 5-6 ay gibi kısa bir sürede bizim Karadeniz bölgemize benzeyen zor bir coÄŸrafyada baÅŸardıkları önemli iÅŸleri görünce ülkemiz adına gurur duydum.

Yolların açılmaya, tünellerin yapılmaya baÅŸlandığı, ÅŸehir ve üretim alt yapısının yeniden inÅŸa edildiÄŸi bölgenin en geç bir yıl içinde tamamen yepyeni bir çehreye kavuÅŸmuÅŸ olacağına inanıyorum. Sayın İlham Aliyev’de bu kararlılığı, bu inancı gördüm. Bununla birlikte de inÅŸallah bu bölgenin bir yıl içerisinde ayaÄŸa kalkacağına da ÅŸahit olacağız. Bir kartal yuvası gibi kayaların üzerinde kurulu ÅžuÅŸa’da, Azerbaycanlı kardeÅŸlerimizin azatlık sevincine biz de ortak olduk.”

Gerçekleştirilen ziyaretler hakkında bilgi veren Erdoğan, Cıdır düzünde hayranlık verici bir manzaranın eşliğinde Azerbaycanlı gençlerin sergiledikleri gösterileri izlediklerini belirtti.

“Bir millet iki devlet ruhuna uygun ÅŸekilde tedbirlerimizi alıyoruz”

ErdoÄŸan, ÅžuÅŸa’nın, KarabaÄŸ Savaşı’nda en son kurtarılan, en çok mücadele verilen yerlerden biri olduÄŸunu, Azerbaycan tarihine damga vurmuÅŸ pek çok sanat, kültür, bilim erbabının ÅžuÅŸa’dan çıktığını söyledi.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “ÅžuÅŸa’daki yüzlerce tarihi eser, bölgeye vurulan Türk mührünü kazımak için vandalca ortadan kaldırılmıştır. ÅžuÅŸa’nın azatlığa kavuÅŸması, Azerbaycan halkı için sadece bir toprak kazanımı olmanın ötesinde anlama sahiptir. İnÅŸallah, bu güzel ÅŸehir baÅŸta olmak üzere iÅŸgalden kurtarılan tüm KarabaÄŸ ve Azerbaycan topraklarının en kısa sürede mamur edilerek bölgenin asıl kimliÄŸine yeniden kavuÅŸturulacağı günler yakındır.” diye konuÅŸtu.

ÅžuÅŸa ile birlikte Fuzuli, Cebrail, Zengilhan, Kubatlı, Laçın, Kerbecel, AÄŸdan, Hocavend ÅŸehirlerinin de aynı ÅŸekilde hızla mamur edileceÄŸini ifade eden ErdoÄŸan, “Yıllarca vatan hasreti çeken Azerbaycanlı muhacir kardeÅŸlerimizin en kısa sürede evlerine dönebilmeleri için Türkiye olarak biz de üzerimize düşen her ÅŸeyi yapıyoruz, yapmayı sürdüreceÄŸiz.” dedi.

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“KarabaÄŸ’a yeniden hayat vermenin yanında Azerbaycanlı kardeÅŸlerimizin bir daha böyle felaketler yaÅŸamaması için de bir millet iki devlet ruhuna uygun ÅŸekilde tedbirlerimizi alıyoruz. KardeÅŸim Aliyev ile birlikte imzaladığımız ve dünyaya ilan ettiÄŸimiz ÅžuÅŸa Beyannamesi ile iliÅŸkilerimizde yeni bir dönemi baÅŸlattık.

Bu beyanname çerçevesinde pek çok anlaÅŸmayı çok yakın zamanda Türkiye ve Azerbaycan imza altına alacak, böylece kardeÅŸliÄŸimizin hukuki temelini daha da güçlendireceÄŸiz. ÅžuÅŸa BaÅŸkonsolosluÄŸumuzun da en kısa sürede açılmasından, Zengezür Koridoru’nun bir an önce iÅŸlemeye baÅŸlamasına kadar gündemimizdeki her bir baÅŸlığı kararlılıkla ve hızla hayata geçireceÄŸiz. Önümüzdeki aylarda ülkemizde gerçekleÅŸtireceÄŸimiz Yüksek Düzeyli Stratejik İş birliÄŸi Konseyi Toplantısı’nda bu hususlarla ilgili somut adımların çoÄŸunu atmayı planlıyoruz.”

Azerbaycan Milli Meclisine misafir olduklarını da dile getiren ErdoÄŸan, “Zafer sevincini oradaki milletvekilleriyle birlikte adeta yeniden yaÅŸadığımız bu ziyarette Azerbaycan’ın hep yanında olduÄŸumuzu, hep yanında olacağımızı tüm dünyaya bir kez daha ilan ettik.” ifadelerini kullandı.

“Burası dünyayı kendi siyasi ve ekonomik hırslarının aracı haline getirenlerin oyunlarının kırıldığı yer olacaktır.” ifadesini kullanan ErdoÄŸan, bölgenin yeniden huzura ve istikrara kavuÅŸmasından en çok faydayı saÄŸlayacaklardan birinin de önüne çıkan fırsatı deÄŸerlendirebilirlerse Ermenistan olacağını belirtti.

Azerbaycan ziyaretinde bölgede görev yapan askerlerle bir araya gelerek sohbet ettiklerini aktaran ErdoÄŸan, Türkiye-Galler maçını seyrettikten sonra Azerbaycan’dan ayrıldığını söyledi. ErdoÄŸan, “Orada geçirdiÄŸimiz iki gün boyunca Azerbaycanlı kardeÅŸlerimizin bize olan samimi muhabbeti bizi ayrıca mutlu etti. İnÅŸallah bu süreci hep birlikte Kafkaslar’da yeni bir dönemin baÅŸlangıcı haline getireceÄŸiz.” dedi.

“Bu yapının daha da geliÅŸtirilmesi gerektiÄŸine inanıyoruz”

ErdoÄŸan, GüneydoÄŸu Avrupa İş BirliÄŸi Süreci Devlet ve Hükümet BaÅŸkanları Zirvesi’ni perÅŸembe günü Antalya’da düzenlediklerini, GüneydoÄŸu Avrupa bölgesinden 8 devlet ve hükümet baÅŸkanı ile çeÅŸitli düzeylerde 15 temsilcinin katıldığı zirvenin, örgütün 25’inci kuruluÅŸ yıl dönümü olması sebebiyle de anlamlı olduÄŸunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İş birliÄŸi süreci bölgedeki 13 ülkenin tamamının aynı masa etrafında toplandığı yegane oluÅŸumdur. KurulduÄŸu günden beri bölgedeki siyasi sorunların diyalog yoluyla çözümü konusunda önemli bir misyon üstlenen bu yapının daha da geliÅŸtirilmesi gerektiÄŸine inanıyoruz. Türkiye’nin bölgenin barış ve istikrarına verdiÄŸi öneme uygun ÅŸekilde, yürütülen projelere en kapsamlı desteÄŸi biz saÄŸlıyoruz. Belgrad-Saraybosna otoyolundan göç ve salgın gibi pek çok ortak meselemizi zirve toplantılarında ele aldık. Avrupa BirliÄŸi’nin geniÅŸleme sürecinde ortaya çıkardığı Batı Balkanlar kavramı ile Türkiye’nin bölgeden dışlanma giriÅŸimlerinin üye ülkeler tarafından benimsenmediÄŸini memnuniyetle gördük. Üye ülkeler olarak aramızda bölgesel sahiplenme ve kapsayıcılık ilkeleri çerçevesinde çözemeyeceÄŸimiz hiçbir sorunun bulunmadığı düşüncesiyle iÅŸ birliÄŸi ortamını geliÅŸtirmek için çalışıyoruz. Zirveye katılan bütün misafirlerimize teÅŸekkür ediyorum.”

“Küresel siyasi ve ekonomik sistemin yeniden yapılanması tekrar gündeme geldi”

Antalya’da cuma günü Türkiye’nin uluslararası alanda önemli bir markası haline geleceÄŸine inandığı Antalya Diploması Forumu’na katıldığını dile getiren ErdoÄŸan, foruma salgının yol açtığı pek çok zorluÄŸa raÄŸmen oldukça üst düzey ve yoÄŸun katılımın olduÄŸunu vurguladı.

ErdoÄŸan, 11 devlet ve hükümet baÅŸkanı, 45 dışiÅŸleri bakanı ve bakan, 60’a yakın uluslararası örgüt temsilcisi, iÅŸ ve akademi dünyası ile sivil toplum kuruluÅŸlarından isimlerin 25 ayrı etkinlikte görüş alışveriÅŸinde bulunduÄŸunu söyledi.

DışiÅŸleri Bakanı Mevlüt ÇavuÅŸoÄŸlu baÅŸta olmak üzere, salgın dönemi baÅŸladıktan sonra gerçekleÅŸtirilen en kapsamlı uluslararası toplantı olan Antalya Diploması Forumu’nun Türkiye’ye ve Antalya’ya kazandırılmasında emeÄŸi geçen herkesi tebrik eden ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:

“Forumun açılış konuÅŸmasında, dünyanın karşı karşıya bulunduÄŸu sorunların büyüklüğünün ve çeÅŸitliliÄŸinin uluslararası alanda dayanışma ve iÅŸ birliÄŸinin önemini artırdığını ifade ettik. Salgın döneminde yaÅŸananlar bu gerçeÄŸi bir kez daha gösterdi. İnsanlığın tamamını tehdit eden böylesine hayati bir krizde iÅŸ birliÄŸi yerine korumacı ve rekabetçi politikaların öne çıkmış olması üzerinde uzun uzun durulması, düşünülmesi gereken bir çarpıklıktır. Küresel siyasi ve ekonomik sistemin yeniden yapılanma ihtiyacı bu süreçte tekrar gündeme gelmiÅŸtir. Türkiye olarak ‘Dünya 5’ten büyüktür’ ifadesiyle uzun süredir dile getirdiÄŸimiz yapısal dönüşüm tekliflerimizi burada bir kez daha ifade ettik. Ülkemizle ilgili gündeme getirilen eksen tartışmalarının gerisinde, ortaya koyduÄŸumuz insan öncelikli diplomasi dili ve uygulamalarının kimi çevrelerde yol açtığı hazımsızlık var. Buna raÄŸmen biz doÄŸru bildiÄŸimiz yolda ilerlemeyi kendimiz, dostlarımız ve tüm insanlık için en hayırlı, en adil, en hakkaniyetli, en iyi olanı talep etmeyi sürdüreceÄŸiz. Dünyanın en kadim devlet geleneÄŸine dolayısıyla da diplomasi kültürüne sahip ülkelerinden biri olarak öncelik verdiÄŸimiz coÄŸrafyalarda kendimize yakışır ÅŸekilde mücadeleye devam edeceÄŸiz.”

ErdoÄŸan, Antalya Diplomasi Forumu’nun siyasetçileri, akademisyenleri, sivil toplum kuruluÅŸlarını, iÅŸ dünyasını ve gençleri kucaklayan yapısıyla küresel sistemin istikametini belirlemede önemli rol oynayacağına inandığını dile getirdi.

Kemer’de NG Phaselis Bay Oteli’nin açılışını da cumartesi günü yaptığını anımsatan ErdoÄŸan, Antalya programına iliÅŸkin bilgi verdi.

“Turizm sektörüne verdiÄŸimiz KDV desteÄŸini 1 ay daha uzatıyoruz”

ErdoÄŸan, salgında yaÅŸanan geliÅŸmeler ve bu çerçevede izlenilen yol haritasının kabine gündeminin ilk konusunu oluÅŸturduÄŸunu belirterek saÄŸlık hizmetlerinden gıda zincirinin devamlılığına, kamu güvenliÄŸinden sosyal dayanışmaya kadar her alanda Türkiye’nin salgın döneminin dünyada parlayan yıldızı olduÄŸunu söyledi.

Hükümet olarak alınan tedbirlerden etkilenen her kesimin üzerindeki yükü hayata geçirdikleri destek ve teşvik paketleri ile azalttıklarını ifade eden Erdoğan, kısıtlamaları, üretim ve istihdam üzerinde olumsuz etki yapamayacak şekilde uyguladıklarını, sanayi üretiminin yükselişinin de düzenli olarak sürdüğünü vurguladı.

ErdoÄŸan, nisanda bir önceki aya göre yüzde 12,5 olarak gerçekleÅŸen yüksek teknoloji ürünleri üretimindeki artışın sevindirici olduÄŸunu dile getirerek milli teknoloji hamlesi vizyonuyla, Türkiye’yi yüksek teknolojili ürünlerin pazarı deÄŸil üreticisi yapma yolunda adım adım ilerlediklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu geliÅŸmelere paralel olarak sanayi sektöründeki kayıtlı istihdam 4 milyon 700 bin sınırına dayanarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaÅŸtı. Tarımda yaÅŸanan kuraklık sebebiyle ortaya çıkacak muhtemel sıkıntılara karşı tedbirlerimizi aldık, alıyoruz. Salgın ve kuraklık nedeniyle ortaya çıkan durumu istismar ederek hububat ile et, süt, yem fiyatlarını aşırı ÅŸekilde yükseltmeye çalışanlara da izin vermeyeceÄŸiz, gerekli dersi vereceÄŸiz. Toprak Mahsulleri Ofisimizi en etkin ÅŸekilde devreye sokarak uygun fiyatlı yem ham maddesi satışını temmuz ayında baÅŸlatıyoruz. Salgın döneminde iÅŸlerine ara vermek veya sınırlandırmak zorunda kalan esnafımızı kısa çalışma ödeneÄŸinden kira ve ciro desteÄŸine kadar pek çok yöntemle destekledik. DiÄŸerleriyle uyumlu ÅŸekilde turizm sektörüne verdiÄŸimiz KDV desteÄŸini de 1 ay daha uzatıyoruz.”

“HES Kodu uygulaması yaygınlaÅŸtırılarak sürdürülecektir”

Aşılamada dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alındığına iÅŸaret eden ErdoÄŸan, haziran ayıyla aşılamayı hızlandırdıklarını, Türkiye’nin bu cendereden bir an önce kurtulabilmesi için ne gerekiyorsa yaptıklarını ve yapacaklarını söyledi.

ErdoÄŸan, Türkiye’nin aşılamada oldukça iyi bir yere geldiÄŸini vurgulayarak şöyle devam etti:

“Bugün itibarıyla yaptığımız aşı sayısı 43 milyon doza yaklaÅŸmıştır. Son bir haftada nüfusuna oranla dünyada en çok aşı yapan ülke konumundayız. Son olarak 30 yaÅŸa kadar indirdiÄŸimiz aşılama faaliyetlerini aynı hızla sürdüreceÄŸiz. Hedefimiz birkaç hafta içerisinde aşılamayı 18 yaÅŸ üzerindeki nüfusumuzun tamamına açmaktır. Böylece Türkiye’nin salgın krizini en az sıkıntıyla ve ilk atlatan ülkelerden biri olmasını saÄŸlamak istiyoruz. Virüsün yeni varyantları sebebiyle dünyadaki sıkıntılar bir müddet daha devam edecek olsa da Türkiye bu süreci de baÅŸarıyla geride bırakacaktır. Biz birliÄŸimize, beraberliÄŸimize, kardeÅŸliÄŸimize sahip çıktıkça Allah’ın izniyle üstesinden gelemeyeceÄŸimiz hiçbir mesele yoktur.”

Geçen ayın sonunda yaptıkları son kabine toplantısının ardından haziran ile başlayacak yeni dönem uygulamalarını kamuoyuyla paylaştıklarını anımsatan Erdoğan, bugünkü toplantıda da gelecek dönemde uygulamaya geçirecekleri kimi hususların istişaresini yaptıklarını ifade etti. Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu çerçevede tamamı da 1 Temmuz itibarıyla baÅŸlamak üzere sokaÄŸa çıkma kısıtlamalarını tümüyle kaldırıyoruz. Müzikle ilgili sınırlamayı da daha ileri bir saat olan 24.00’e çekiyoruz. Kusura bakmasınlar gece kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yoktur. Åžehirler arası seyahat kısıtlamalarıyla ÅŸehir içi toplu taşıma araçlarındaki sınırlamalar sona eriyor. Kamu kurum ve kuruluÅŸlarında normal mesai düzenine geçiliyor. Kamu ve özel sektördeki iÅŸ ve iÅŸlemlerin tamamında SaÄŸlık Bakanlığının hazırladığı salgın yönetimi ve çalışma rehberlerine uyulması hassasiyetle takip edilecektir. HES Kodu uygulaması yaygınlaÅŸtırılarak sürdürülecektir. Konuyla ilgili diÄŸer ayrıntılar İçiÅŸleri Bakanlığımızın genelgesinde yer alacaktır. Tüm bu kararların ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

Bu güzel geliÅŸmelerin devamı için milletçe tedbirlere uymayı sürdürmemiz gerekiyor. Sırası gelen herkesin aşı olması hayati öneme sahiptir. VatandaÅŸlarımdan, aşı konusundaki manipülasyonlara itibar etmemelerini, bu konuda bilim insanlarına kulak vermelerini istiyorum. Biz de aşımızı olarak bilim insanlarımıza olan güvenimizi gösterdik. Yerli aşı çalışmalarında da birkaç ay içinde yaygın kullanıma geçebilecek seviyeye gelmeyi ümit ediyoruz. Temizlik, maske ve mesafe kurallarına riayet ederek, bu musibetin üstesinden hep birlikte geleceÄŸiz. Bu vesileyle salgının baÅŸladığı tarihten bugüne kadar canla baÅŸla fedakarca görev yapan saÄŸlık çalışanlarımız ve güvenlik güçlerimiz baÅŸta olmak üzere herkese ÅŸahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.”

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir