’15 Temmuz Demokrasi Müzesi’ ziyaretçilerini ağırlıyor

'15 Temmuz Demokrasi Müzesi' ziyaretçilerini ağırlıyor

'15 Temmuz Demokrasi Müzesi' ziyaretçilerini ağırlıyor

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin karşısında inşa edilen ve 8 salondan oluşan müzede ziyaretçilere, 15 Temmuz’daki karanlık geceyi unutturmayacak hain darbe girişimi, özel ses ve görsel efektlerle anlatılıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün açılışını yaptığı “15 Temmuz Demokrasi Müzesi”nde, 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişimi ziyaretçilere, özel ses ve görsel efektlerle anlatılıyor, kalkışmayı engelleyen birlik ruhu yeniden hatırlatılıyor.

Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi karşısında inşa edilen müze, “Türkiye’de ve dünyada darbeler”, “Bir mermi tehdidi”, “Karanlığa atılmak”, “En uzun gece”, “İz bırakanlar”, “Sela”, “Şehitlere saygı” ve “Demokrasi nöbetleri” başlıkları altında yer altına yapılan 8 salondan oluşuyor.

15 Temmuz’da yaşananların gelecek nesillerce dijital yöntemlerle deneyimlenmesini amaçlayan müzenin ilk bölümünde, Türkiye ve dünyadaki darbeler yazılı ve görsel olarak aktarılıyor.

Müzenin, karanlık bir koridorda kırmızı bir çizgiyle simgelenen sonik hat bölümünde ziyaretçiler, ses ve ışık efektleri eşliğinde tankın altından geçiyor.

Ziyaretçiler daha sonra 15 Temmuz’daki darbe girişiminin başlamasından önlenmesine kadarki süreçte yaşananları, video projeksiyon uygulamasıyla adım adım canlandırılan “En uzun gece” salonunda izleyebiliyor.

15 Temmuz’a direnen vatandaş, gazi ve şehit yakınlarının o gece yaşadıklarını özel bir prodüksiyonla paylaşacağı müzede ziyaretçiler, “Sela koridoru”ndan geçerek 251 şehidin hikayelerini dinleyecekleri bölüme ulaşıyor.

Her şehidin biyografisine yer veriliyor

Müzede, şehitler için yapılan prizma şeklindeki bölümlerde her şehidin biyografisine yer veriliyor.

Müzenin cam kubbeli son bölümünde, kökleriyle Türkiye’nin geçmişini, dal ve yapraklarıyla aydınlık geleceğini simgeleyen çınar ağacı bulunuyor. 23 metre boyundaki Türkiye’nin en büyük yapay ağacının altında 15 Temmuz’un ardından demokrasi nöbeti tutan insanları temsil eden 90 silikon heykel de yer alıyor.

Müzeyi gezmek için Aydın Söke’den gelen Muhammet Çelik, burada gördüklerinden çok etkilendiğini belirterek “Bu ülke, bu bayrak hepimizin, bayrak için vatan için seve seve canımı vermeye hazırım. Allah böyle bir acıyı ülkemize bir daha göstermesin.” dedi.

Şehitlerin biyografilerinin yer aldığı salonun kendisini çok etkilediğini dile getiren Çelik, “Genç yaşta hayalleri yarıda kaldı. Bunları yapanları Cenabı Allah yanlarına bırakmasın.” diye konuştu.

“Unutmamak için her sene gelebilirim”

Almanya’dan ziyarete gelen Yaşar Ünal da müzeyi çok beğendiğini belirterek “O kadar güzel yapmışlar ki o günü bize yaşattılar. Allah’ım bir daha yaşatmasın ama unutturmasın da. Devletimiz çok güzel yapmış, unutmamak için her sene gelebilirim. İçeride ağladım, çok duygulandım. İnşallah vatanımıza Allah’ım zeval vermesin, kimseye de unutturmasın bugünü.” ifadelerini kullandı.

15 Temmuz 2016’da Almanya’da olduklarını ve konsolosluk önünde gelecek haberleri beklediklerini söyleyen Ünal, yaşananların anlatıldığı bu müzeyi herkesin gelip görmesini tavsiye etti.

“Kızılay’da tankların önüne geçmiş insanlardan biriyim”

Müzeyi 13 yaşındaki kızı Ecrin Elif Çağdaş ile gezen Halit Çağdaş da müzeyi gezerken 15 Temmuz 2016’da yaşadıklarının aklına geldiğini dile getirerek şöyle konuştu:

“Ben 15 Temmuz gecesi saat 22.20 civarlarında Kızılay’da tankların önüne geçmiş insanlardan biriyim. Genelkurmay Kavşağı’nda mücadele etmiş insanlardan bir tanesiyim. Helikopterlerin bizi tarama olaylarını yaşamış, genelkurmayın ilk kapılarına yüklenen insanlardanız. Allah Sayın Cumhurbaşkanımızdan razı olsun. Böyle bir eseri bu genç nesillerin görecek, onlara aktaracak şekilde ortaya koymuş olması muhteşem bir şey.”

Çağdaş, sergide yer alan çınar ağacına ilişkin de “Bu çınarı, bu millet olduğu sürece ve bu millet tankların önünde durduğu sürece hiç kimsenin yıkamayacağını, bu devleti hiçbir gücün alt edemeyeceğini burada mesajlaştırmışlar.” değerlendirmesini yaptı.

“Tüylerim diken diken oldu, gözlerimden yaş geldi”

İstanbul’dan gelen Arif Akçakaya ise o gece babası ve ağabeyi ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde olduklarını anlatarak, “Orada o atmosferi yaşayıp o korkunç geceyi yaşadıktan sonra, sinevizyonda izleyince tüylerim diken diken oldu, gözlerimden yaş geldi. İnsan orayı gördükten sonra çok etkileniyor.” diye konuştu.

“Allah bir daha böyle bir geceyi yaşatmasın” diyen Akçakaya, her Türk evladının bir gün Ankara’ya gelip müzeyi ziyaret etmesini tavsiye etti.

Müzenin ilk salonunu 8 ve 11 yaşındaki oğullarıyla gezen Abdulmelik Koçin de şunları kaydetti:

“Türkiye tarihinde önemli bir dönüm noktası bu süreç, o vesileyle bizim için önemli olan ülkenin geleceği. Ülkenin geleceği de bu çocuklar üzerinden yürüyecek, o vesileyle çocukların da bu sergiyi görmesi bizim için büyük önem arz ediyor. Çocukların, darbelerin ülkelerin gelişim sürecini ne kadar duraklattığını, ne kadar olumsuz etkilediğini görmesi adına olumlu olacağını düşündüm.”

Kaynak: AA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir