Bahçeli: Terörle mücadele stratejisi Gara öncesiyle Gara sonrası aynı olmayacaktır

Bahçeli Terörle mücadele stratejisi Gara öncesiyle Gara sonrası aynı olmayacaktır

MHP Genel BaÅŸkanı Bahçeli, “Bundan sonra terörle mücadele stratejisi bakımından Gara öncesiyle Gara sonrası inanıyorum ki aynı olmayacaktır.” dedi.

MHP Genel BaÅŸkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuÅŸmada, Türk milletinin tarih boyunca bastığı topraklara silinmez ÅŸehadet çizgileri çektiÄŸini, bu suretle aşılmaz ruh kalesi, yıkılmaz inanç cephesi tesis ettiÄŸini belirtti.

Bahçeli, “Ölürsem ÅŸehit, kalırsam gazi” diyen bir milletin mukavemetini kıracak, muradını kırpacak, muvaffakiyetini kısıtlayacak bir kuvvetin dünya üzerinde henüz görülmediÄŸini ve tezahür etmediÄŸini dile getiren Bahçeli, “Tarihi varlığımızı birilerinin lütfuna borçlu deÄŸiliz. Bağımsızlığımızı birilerinin sponsorluÄŸuyla kazanmış deÄŸiliz. Bu coÄŸrafyayı çekiliÅŸten kazanmadık, bonus diye almadık. Kan verdik, can verdik, bu topraklara vatan dedik. BaÅŸ verdik, ömür verdik, bu vatana Türk dedik. Her karışını şühedanın damla damla dökülen kanlarıyla bereketlendirdik. Kör bir taassup ve köhne bir tahammülsüzlükle üzerimizde hesap yapanların ışık diye ateÅŸe koÅŸtuklarını, eninde sonunda cayır cayır yandıklarını gördük ve de inÅŸallah yine göreceÄŸiz.” ifadesini kullandı.

Türk milleti tarihinin, düşmanlarının bitmek ve kesilmek bilmeyen tahrik ve tasallut kampanyasına maruz olduÄŸunu anlatan Bahçeli, bu tehdidi ciddiye almayan, bölücülük sorununu örtbas etmeye kalkışan, terörün konuÅŸulmasına karşı çıkan, beka mücadelesini küçümseyen kim varsa en az eli silahlı bir terörist kadar adi ve alçak olduÄŸuna vurgu yapan Bahçeli, “Özellikle ifade etmeliyim ki, hıyanetle haysiyet arasında, terörle huzur ayrımında ikinci bir seçenek, tarafsız bir alan veya ara bir durak yoktur. Terörü hilesiz veya hilafsız kınayamayan, kurduÄŸu cümlelere amaları, fakatları el yapımı patlayıcı gibi konuÅŸlandıran, zevahiri kurtarabilmek amacıyla kanlı örgütün adını anmaktan bile imtina edenler sadece korkak deÄŸil, sadece kokuÅŸmuÅŸ deÄŸil, aynı zamanda terörün irili ufaklı koçbaÅŸlarıdır. Kitabın ortasından konuÅŸacak olursak, bu koçbaÅŸları esas itibariyle Türk milletine ve Türkiye’ye ait olan her deÄŸere mesafeli, her emanete hazımsızdır. Bunların hüviyetini biliyoruz, hesaplaÅŸacağımız günleri de sayıyoruz.” diye konuÅŸtu.

Gara Bölgesi’ne yapılan Pençe Kartal-2 Harekatı

Irak’ın kuzeyinde bulunan Gara Bölgesi’ne yapılan Pençe Kartal-2 Harekatının geçen cumartesi günü tamamlandığını, harekat süresince teröristlere ait barınak, sığınak ve mühimmat deposu ile sözde karargah olarak kullanılan pek çok yerin tahrip edildiğini belirten Bahçeli, harekat kapsamında çok sayıda teröristin ihanetlerinin bedelini canlarıyla ödediğini kaydetti.

Bahçeli, “Uluslararası hukuktan doÄŸan meÅŸru haklarımız sonuna kadar kullanılmıştır. DileÄŸimiz teröristlerin peÅŸinin bırakılmaması, döktükleri kanların hesabının damla damla ÅŸerefsiz varlıklarından sorulmasıdır. Kandil’e bir ÅŸafak vakti Türk’ün ÅŸanlı bayrağı dikilmeli, terör elebaÅŸları maÄŸaralarına gömülmelidir. Mahmur’da kurulu bulunan terör kampları yakılıp yıkılmalıdır. Ayrıca PKK’nın Irak-Suriye arasında irtibat ve intikal sahalarından birisi olan Sincar’ın kısa süre içinde yerle bir edilmesi, özellikle örgütün nefes aldığı ve kontrolünde tuttuÄŸu PeÅŸhabur sınır kapısının da temizlenmesi artık hayat memat konusudur.” dedi.

PKK’nın köşeye sıkıştığını, kaçış ve kurtuluÅŸ ÅŸansını önemli oranda azalttığını ifade eden Bahçeli, terör örgütü can çekiÅŸtikçe, sonu göründükçe, yurt içinde ve yurt dışında zora girdikçe hiçbir canlının yapamayacağı iÄŸrençliklere tevessül etmeye baÅŸladığına dikkati çekti.

Bahçeli, Gara Harekatı’nda derinden üzen şehadetler yaşandığını, milletin ve vatanın bu kahraman şehitlere minnettar olduğunu dile getirdi.

11 Åžubat’ta teröristlerle girilen sıcak bir çatışma sırasında Yüzbaşı ErtuÄŸ Güler, Yüzbaşı Burak CoÅŸkun ve Astsubay Kıdemli BaşçavuÅŸ Harun Turhan’ın ÅŸehit düştüğünü ifade eden Bahçeli, aziz ÅŸehitlerin al bayraÄŸa sarılı naaÅŸlarının Ankara’da dualar eÅŸliÄŸinde vatan toprağına emanet edildiÄŸini söyledi.

Acının ve kaybın bu kahramanlarla sınırlı kalmadığını, aldığımız bir başka kara haberin milli yürekleri adeta kasıp kavurduğunu söyleyen Bahçeli, şunları kaydetti:

“Farklı tarihlerde PKK terör örgütü tarafından kaçırılan 13 vatandaşımız, 13 masum insanımız, 13 kahraman kardeÅŸimiz bir maÄŸara deliÄŸinde baÅŸ bölgelerine yakın mesafeden ateÅŸ edilmek suretiyle ÅŸehit edildiler. Erhan Pekçetin, Aydın Günel, Sedat Yabalak, Vedat Kaya, Semih Özbey, Hüseyin Sarı, Mevlüt Kahveci, Sedat Vardar, Ümit Gıcır, Adil Kavaklı, Müslüm AltuntaÅŸ, Sedat Sorgun, Süleyman Sungur düşman tarafından bir maÄŸarada katledildiler. Bu katliam yeryüzünde çok nadir görülen bir canavarlık örneÄŸidir. Bir mıh gibi çakıldığı milli hafızadan asla çıkmayacaktır. Suçsuz günahsız, üstelik savunmasız insanlarımıza kurÅŸun sıkmak terörizmin tahammülü ve tarifi olmayan ilkel yüzünü tekraren deÅŸifre etmiÅŸtir. Ey ÅŸereften ve namustan bihaber hainler, bu kadar mı alçaldınız? Bu kadar mı insanlıkla aranızı açtınız?

PKK/YPG’ye kol kanat geren sözde insan hakları savunucuları, özgürlük simsarları ÅŸimdi ne diyeceksiniz? Ne yazacaksınız? Neyi anlatacaksınız? Bu cinayetleri nasıl tevil edeceksiniz? Gara’da akan kan alayınızı boÄŸacak, biliyor musunuz? O maÄŸaradaki feryat figan sesleri alayınızı hüsrana uÄŸratacak, farkında mısınız? Bundan sonra terörle mücadele stratejisi bakımından Gara öncesiyle Gara sonrası inanıyorum ki aynı olmayacaktır. Bu sefer ateÅŸ yalnızca düştüğü yeri yakmayacak, PKK’nın yanında yöresinde saf tutan kim varsa çembere alıp tepeden tırnaÄŸa tutuÅŸturacaktır. Türk milletinin izzeti nefsiyle oynamaya cüret etmenin bedeli, masum evlatlarımızın hayatlarına kast etmenin ağır sonucu silahlı eÅŸkıyaya, ÅŸehirlere tutunmuÅŸ yandaÅŸlarına, elbet siyasi ortakçılarına felaket olarak yansıyacaktır. PKK terör örgütü ya silahlarıyla birlikte ve son teröristine kadar güvenlik güçlerine teslim olup Türk adaleti önünde hesap verecektir, ya da azdan az çoktan çok gidecek, hainlerin kafaları kopartılacaktır.

O meÅŸum maÄŸarada aslında Türk milletinin tamamına ateÅŸ açılmıştır. KurÅŸunlar hepimize isabet etmiÅŸtir. Biz göreceÄŸimizi gördük, çekeceÄŸimiz çileyi çektik. Acılara dayandık, sıramızı savdık. Bundan böyle gerisini bölücüler, yardım ve yataklık yapan iÅŸ birlikçiler, eli ve vicdanı kanlı teröristler düşünmelidir. Herkes kulağını açsın ve bizim kim olduÄŸumuzu dinlesin: ‘Åžahikalar üstünde meydan okur bu erler/YaklaÅŸacak düşmana mezar olur bu yerler/BaÄŸlayamaz bir kuvvet bu kasırga milleti/Tarihlere sorun ki bize ‘Ölmez Türk’ derler. Åžehitler ölmez vatan bölünmez. BeÅŸeriyete mertliÄŸi öğreten bizleriz. Adaletle ve kudretle hükmeden bir ceddin ahfadıyız. Teslim olmayız her silah doÄŸrultana, boyun eÄŸmeyiz her saldırı komutuna. Bu keder dolu günleri de aÅŸacağız, içimize akıttığımız gözyaÅŸlarıyla ihaneti boÄŸacağız.”

“Bu mesele var oluÅŸ yok oluÅŸ meselesidir”

Gara’da yaÅŸanan barbarlığın “bir kırılma anı” olduÄŸunu dile getiren Bahçeli, “Evlatlarımızın kurÅŸun yediÄŸi mahalde, terörün elebaÅŸları birer birer sallandırılmazsa yüreklerimiz soÄŸumayacak, öfkemiz sönmeyecektir. Herkes tarafını ve tercihi yapmak mecburiyetindedir. Herkes nerede durduÄŸunu gözden geçirmelidir. Pozisyonunu, niyetini, düşüncesini, iliÅŸki aÄŸlarını yeni baÅŸtan kontrol etmelidir.” dedi.

“DaÄŸda elde edilen stratejik ve mukayeseli üstünlüğü TBMM’de kaybetmeye, TBMM’de eritmeye ne sabrımız ne de tahammülümüz kalmıştır.” ifadesini kullanan Bahçeli, ÅŸunları kaydetti:

“Türk devletinin ekmeÄŸini yiyip havasını soluyan, hazinesinden geçinip imkanlarından yararlanan, sonra da dönüp bu devletin varlığına diÅŸ bileyen, nifak saçan, suikast düzenleyen teröristlere güzellemeler yapan siyasi terör safralarının yakasından tutmak millet vekaletinin iffetini taşıyan her muhterem milletvekili için namus meselesidir. Bebek katiline ‘sayın’ diyen milletvekilleri istemiyoruz. Teröriste ‘gerilla’ diyen milletvekillerine katlanamıyoruz. Sırtını PKK’ya, YPG’ye dayayan, terörist cenazelerine katılan, icazeti Kandil ve İmralı’dan alan hainlere milletvekilliÄŸi haramdır görüşündeyiz. Yeter artık, sabır taşı çatladı, bıçak kemiÄŸe dayandı. Bu mesele var oluÅŸ yok oluÅŸ meselesidir. İp inceldiÄŸi kadar incelmiÅŸtir, kopacağı varsa zaten kopacaktır.

Gözümüzün içine baka baka hala provokasyonlarını devam ettiren mazbatalı teröristlerin bulundukları mekan; dualarla, Kuran-ı Kerim tilavetleriyle, kurbanlarla ve bir cuma günü açılan Gazi Meclis olamaz, olmamalıdır. Ordular kurup ordular yöneten, Milli Mücadele’den yüz akıyla çıkıp Cumhuriyet’i ilan eden bu kutlu çatı altında düşmana methiyeler düzen suçluların ne iÅŸi vardır? Gara’da, savunmasız evlatlarımızın kafalarına kurÅŸun sıkan ÅŸerefsizlere sempati besleyenlerle, tasmaları Kandil tarafından tutulan günahkar müptezellerle aynı yerde nasıl bulunacağız? Hak mıdır bu? Reva mıdır bu? Adalet midir bu? EÄŸer onların demokrasi mücadelesi içinde oldukları iddia ediliyorsa sorarım sizlere bizim yaptığımız nedir? Onlar siyaset yapıyorsa bizim yaptığımıza ne demek lazımdır?”

“Be hey milletvekili müsveddesi…”

Gara vahÅŸetiyle ilgili bir HDP milletvekilinin “Biz ‘barış’ dedikçe saldırdılar. Esir kampını Türkiye bombaladı ve öldükleri anlaşılınca durdular. SavaÅŸ tezkerelerine ‘evet’ diyenler ÅŸimdi ağıt yakıyor” dediÄŸini aktaran Bahçeli, “Be hey milletvekili müsveddesi, siz kimsiniz? Saldıran kim? Neyin barışından bahsediyorsun? Esir kampı nerede? Esir ne demek? Türkiye’nin kendi evlatlarını bombaladığını nasıl söyleyebildin? Hiç mi vicdan yok sende? Hiç mi insan sevgisi kalmadı yüreÄŸinde? Bu kadar mı insanlıktan koptunuz? Bu kadarda mı esfele safilinliÄŸe talip oldunuz?” tepkisini gösterdi.

Bir baÅŸka HDP milletvekilinin “Mesele kim olursa olsun insanı yaÅŸatmak olmalıydı, ölümle çözüm olmaz, insanlarımızı yaÅŸatmalıyız.” ÅŸeklinde namert ifadeleri kamuoyuyla paylaÅŸtığını belirten Devlet Bahçeli, “Bu sözlerde PKK’ya bir tepki var mı? Hangi insanı yaÅŸatalım diyor? Özne kim ya da kimlerdir? Çözüm olarak görülen nedir? HDP’li bir yöneticiden Gara katliamını kınayan; hadi bunu geçtik, insanlık namına eleÅŸtiren cılız da olsa bir itiraz duyanınız oldu mu? Ben duymadım, duyacağımı da hiç zannetmem. HDP Merkez Yönetim Kurulu’nun açıklaması ise tam bir ikiyüzlülük, çirkeflik ve suçluluk telaşıdır. Bunların ‘insan’ dedikleri teröristtir, ayak takımıdır, emperyalizmin uÅŸaklarıdır, katildir, canidir, haindir. Elbette imhaları vaciptir. Hala suya sabuna dokunmayan, gevÅŸek ve her yere çekilen beyanatlarla milletimizin sabrını test etmenin hesabını yapıyorlar.” deÄŸerlendirmesini yaptı.

HDP’nin, PKK’nın giriÅŸ kapısı, bagaj kapağı; PKK’nın Mekap’ı çıkarıp kundura giymiÅŸ hali olduÄŸunu söyleyen Bahçeli, “Yani HDP, PKK’nın ta kendisi, aynadaki aksidir. Kaldı ki seri bir katilin iÅŸlediÄŸi cinayetleri lanetlemesi abesle iÅŸtigaldir. HDP’nin ipi ve iradesi Kandil’dedir.” diye konuÅŸtu.

“Peki tüm bu olan bitenler karşısında HDP’nin kapatılmasına yönelik kısa metrajlı üç maymun oyunu sahne almaya inat ve ısrarla devam edecek midir?” sorusunu yönelten Bahçeli, “HDP kapatılmadan, PKK’nın ayağını TBMM’den kesmenin bir baÅŸka formülünü bilen ve bizi de bilgilendirmeye hazır olan aslan parçası bir demokrat var mıdır? Gara katliamıyla ilgili Türkiye’yi suçlayan, maÄŸaranın bombalandığını ileri süren bölücü milletvekillerinin Gazi Meclis’ten tasfiyesi bugün deÄŸilse ne zaman yapılacaktır? Ankara Cumhuriyet BaÅŸsavcılığının bu kapsamda açtığı soruÅŸturmayı hayırlı bir geliÅŸme olarak deÄŸerlendiriyor, taviz verilmeden alayının üstüne gidilmesini temenni ediyorum. Bu milletvekillerinin ve diÄŸer HDP’lilerin milletin vergileriyle aldığı maaÅŸ haramdır, zıkkımdır. Ve bu HDP’nin kapatılması için zaman kaybetmek devletimizin egemenlik haklarına ileri düzeyde zarardır.” dedi.

“MHP tarihi müracaatını yerine getirecektir”

CHP Genel BaÅŸkanı Kemal KılıçdaroÄŸlu baÅŸta olmak üzere, “kes kopyala yapıştır” türünden taziye mesajı yayımlayan CHP’li yöneticilerin PKK’yı açıkça, dosdoÄŸru biçimde ve ismini zikrederek lanetlemediÄŸini dile getiren Bahçeli, “PKK’yı afiÅŸe etmeden, yalnızca terör örgütü sözleriyle melanet terör saldırısını kınamak kirli ve kurnaz bir taktiktir. Akıllarınca ittifak ortaklarını rahatsız etmek istemiyorlar ama ÅŸehitlerimizin kemiklerini sızlatmaktan da gocunmuyorlar. Böylelikle dostlar birbirlerini yalnızca alışveriÅŸte görürken, alınganlık gösteren, darılan, kırılan veya küsen de akıllarınca olmayacaktır. Hesap budur, plan budur, danışıklı dövüş açıklamalar buna hizmettir.” diye konuÅŸtu. Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“CHP yönetimine sesleniyorum: Gara katliamcısı PKK’yı saklamak ne size ne de gayrimeÅŸru dostunuza hiçbir ÅŸey kazandırmayacak, bilakis aziz milletimizin gözünden ve gönlünden daha da düşürecektir. Korkmayın, çekinmeyin, HDP’ye ve bölücü terör örgütüne verilmiÅŸ bir sözünüz yoksa PKK’ya ‘katil, eÅŸkıya, terörist’ demek, cani demek size ancak onur, ancak ÅŸeref, millet nezdinde de itibar kazandıracaktır. Fakat arkadan dolanarak, kapı kapı dolaÅŸarak ne kızı vereyim ne de dünürü küstüreyim havasındaysanız biliniz ki ya nal toplarsınız ya da yal paklarsınız. Türk milleti böylesi bayat numaraları yutmaz. Ucuz etin yahnisinin yavan olacağını gayet iyi bilir. CHP’yle birlikte terörist Demirtaş’ı neredeyse demokrasi kahramanı haline getiren sözde aydınlar, merak içindeyiz, Gara’ya ne diyorsunuz? Bakıyorum da hiç gıgınız çıkmıyor, ortalıkta görünmüyorsunuz. Hiçbir zaman unutulmayacak Gara katliamına BoÄŸaz’ın iki yanına yuvalanmış kaymak tabaka, ayrıcalıklı kesim, mutlu azınlık nasıl yaklaşıyor? Beyzadelere soruyorum, nasıl, manzara güzel mi oralarda? Martılar uçuÅŸuyor mu ortamlarınızda? BoÄŸaz’a bakıp bakıp demlenirken insan hakları ve özgürlük edebiyatını da meze yapıyor musunuz?

Salgından dolayı yaÅŸanan ekonomik zorlukları siyasi faturaya tahvil etmek için fellik fellik ortalıkta gezen, partimizde görev yaparken tek bir esnafın dahi elini sıkmadan duvar diplerinden gidip gelen İP’in baÅŸkanı terörist DemirtaÅŸ ile kahvaltı programında buluÅŸmanın hala hevesinde midir? Önemle altı çizilmesi gereken bir husus vardır: PKK’nın Kürt kökenli kardeÅŸlerimle iliÅŸkilendirilmesi ayıp ve skandal bir yanlıştır. Türk milletinin asil ve onurlu mensubu olan Kürt kökenli kardeÅŸlerim, kalleÅŸliÄŸe onay vermez, ihanete olur vermez, evlatlarını daÄŸa sürükleyen canilere tamam demez, devletine ve milletine cephe alan vampirlere asla dayanak olmaz. HDP, Kürt kökenli kardeÅŸlerimin deÄŸil, PKK’nın suç ortağı, hıyanet temsilciliÄŸidir. HDP’yle hesaplaÅŸmadan ‘PKK’yı bitirdik, yok ettik, mahvettik.’ diyemeyiz. Bu itibarla HDP’nin kapatılması elzemdir, Yargıtay Cumhuriyet BaÅŸsavcılığı inanıyorum ki gereÄŸini yapacaktır. Ve tarih önünde yapmak durumundadır. İP’in baÅŸkanı, HDP’nin kapatılması konusunda avam bir dil kullanarak üçkağıt yapıldığını iddia etmiÅŸ. Üslubu beyan, ayniyle insandır.”

Mimin üçkağıt yaptığını, kimin sinsi sinsi siyasi film setlerinde figüranlığa özendiğini geçmiş tecrübelerine istinaden iyi bildiklerini anlatan Bahçeli, şunları kaydetti:

“İP’in baÅŸkanı, HDP’yi ‘Kürt siyasi hareketi’ olarak deÄŸerlendiriyor. Kapatılmasının da kendileriyle alakalı olmadığını söylüyor. Öyle ya, ittifak ortakları birbirinin ayağına hiç basar mı? Birbirlerinin tavuÄŸuna hiç kış der mi? Bu ÅŸahıs, cehaletine yanmıyor da, bize ne yapacağımızı anlatıyor. Hiç merak buyurulmasın, CHP ile İP rahat olsunlar, olacaklar da zorlarına gitmesin. Åžayet bize bir görev düşerse, ki bu zaman yakındır, MHP, Siyasi Partiler Kanunun 100’üncü maddesinden kaynaklanan hakkını tam ve eksiksiz kullanarak tarihi müracaatını mutlaka yerine getirecektir.”

Anayasa Mahkemesinin bir kereye mahsus kabul edilen geçici 20. maddeyi yanlış yorumladığını belirten Bahçeli, “Kaldı ki, Anayasa Mahkemesinin yerindelik denetimi yapamayacağı da bilinen bir yasa kuralıdır. Ne hikmetse hak ihlalleri hep ÅŸaibeli ve hakkında soru iÅŸaretleri olan isimlerle ilgili verilmektedir.” diye konuÅŸtu.

Anayasa Mahkemesinin, Can Dündar ve Selahattin DemirtaÅŸ hakkında hak ihlali yapıldığını kararlaÅŸtırdığını; Osman Kavala’nın tutuklanmasının hukuki olmadığı gerekçesiyle kiÅŸi hürriyeti ve güvenliÄŸi hakkının ihlal edildiÄŸine iliÅŸkin iddiayı da oybirliÄŸiyle kabul ettiÄŸini anımsatan Bahçeli, “Anayasa Mahkemesi hak ihlali kararlarını fütursuzca verirken milletin haklarını hiç hesaba katmadığı, dikkate almadığı çok net bir ÅŸekilde görülmektedir.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

“Bu Anayasa Mahkemesi kime hizmet etmektedir? Kimin mahkemesidir? Hak konusu sırf Türkiye’nin anayasal düzenini bozmak için uÄŸraÅŸan ve ihanete kapı kulluÄŸu yapanlar için mi geçerlidir?” sorularını yönelten Devlet Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yurt dışında yaÅŸayan bir casusun nasıl bir hakkı vardır ki ihlal edilmiÅŸ olsun? Bir teröristin ne hakkı olacaktır ki, Anayasa Mahkemesi buna çanak tutsun? Bizim görüşümüz ÅŸudur: Anayasa Mahkemesi, milletin mahkemesi olmayacaksa, Türkiye’nin egemenlik ve tarihsel haklarını çiÄŸneyenlere ihlal gerekçesiyle destek vermeyi sürdürecekse, derhal kendini feshetsin, başındaki zat da gecikmeden istifa etsin. Yeniden milli varlığımıza layık, adalet ve hukuk ölçülerimize müzahir bir yüksek mahkemeyi kurmasını Allah’ın izniyle baÅŸarırız, buna da muktediriz.

Ne tuhaf bir tecellidir ki, Anayasa Mahkemesinin kararlarıyla küresel çevrelerin ülkemize dikte ve dayatmaları manidar düzeyde benzerdir.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsünün, geçtiğimiz hafta Osman Kavala’nın serbest bırakılma çağrısında bulunması egemenlik haklarımıza, hukukun üstünlüğüne kategorik bir saldırı ve saygısızlık değil midir? Bağımsız Türk mahkemelerine binlerce kilometre uzaklıktan talimat vermeye cüret etmek nezaketsizlik, kabalık, gayri ciddilik, gayri ahlakiliktir.

Hak eksenli bir yaklaşımı benimsediklerini dile getiren Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın, milli haklarımıza cephe alan dış güçlere de diyeceği bir şey olacak mıdır?

ABD’nin yeni yönetimi ‘demokrasi, hukuk’ diyorsa, bir yanda PKK/YPG’ye silah ve eÄŸitim desteÄŸinden vazgeçecek diÄŸer yanda da FETÖ’nün bütün elebaÅŸlarını Türk adaletine teslim edecek dürüstlüğü gösterecektir. Bunun haricindeki her teklif nafiledir, tehditvari açıklamalar boÅŸa kürek çekmektir.”

“Haber kaynakları da PKK’dır”

ABD DışiÅŸleri Bakanlığı’nın Gara katliamıyla ilgili yaptığı açıklamanın, PKK/YPG’yle kurdukları ÅŸaibeli iÅŸ birliÄŸini adeta tescil ettiÄŸini dile getiren Bahçeli, açıklamada “EÄŸer, Türk vatandaÅŸlarının ölümünün terör örgütü PKK tarafından gerçekleÅŸtirildiÄŸi doÄŸruysa, bunu olabilecek en güçlü ÅŸekilde kınıyoruz” denildiÄŸini aktardı.

Bahçeli, “Demek ki hala inanmıyorlar, çünkü iÅŸlerine gelmiyor, haber kaynakları da PKK’dır, bölücü çevrelerdir. Dünya üzerinde bir kuÅŸun uçuÅŸunu bile takip eden ABD’nin Gara vandallığını bilmemesi, ne yaÅŸandığını öğrenmemesi aklımızla alay etmek, PKK’nın deÄŸirmenine su taşımaktır.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

ABD Senatosunun PKK ve FETÖ propagandasına alet ve aracı olmasının garabet ötesi bir ÅŸuursuzluk ve samimiyetsizlik örneÄŸi olduÄŸunu belirten Devlet Bahçeli, “15 Temmuz’u sulandırma arayışları, terör saldırılarına gölge düşürme çabaları, Türkiye’nin bağımsız karar almasını sabote etme gayretleri iki ülke arasındaki köprüleri dinamitlemektedir. Türkiye çok cepheli bir mücadele halindeyken, yüksek mahkemenin hak ihlali kisvesiyle haksızlığa göz yumması, ülkemizin elini kolunu baÄŸlamaya çalışması vatan ve millet sevgisiyle baÄŸdaÅŸmayan, adalet ve hukuk mantığıyla örtüşmeyen sorumsuzluktur.” diye konuÅŸtu.

Bahçeli, CHP Milletvekili Enis BerberoÄŸlu’nun dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili konu Karma Komisyona ve Meclis Genel Kurulu’na geldiÄŸi takdirde MHP’nin tutarlı davranacağını ve dokunulmazlığın kaldırılması yönünde oyunu kullanarak tarafını göstereceÄŸini söyledi.

“İlk dört maddeyi tartışacak babayiÄŸit henüz doÄŸmadı”

“Kimin devası olduÄŸu, kimlere deva olacağı az çok belli olan ipotekli bir partinin baÅŸkanının, Anayasa’nın ilk dört maddesinin tartışılabileceÄŸini söylediÄŸini” ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti:

“Anayasa’nın ilk dört maddesini tartışmaya hazır olan ÅŸahsa tavsiyem, sen git önce kendini tartışmayı dene, sicilini ve siyasi dönekliÄŸini tartışmayı iste. Anayasa’nın ilk dört maddesi Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuki kimliÄŸi, kuruluÅŸunun ve kurtuluÅŸunun simgesidir. Bu kimliÄŸi tahrip etmeyi hayal edenler veya aklından geçirenler ya HDP’ye kapağı atsınlar ya PKK’nın daÄŸ kadrosuna katılsınlar ya da Pensilvanya’da soluÄŸu alsınlar. İlk dört maddeyi tartışacak babayiÄŸit henüz doÄŸmadı, tartışmaya hazırlanan, buna meyleden Babacan’ı ise uyarıyorum, böyle giderse tarihin ve milletin hışmından asla kurtulamaz.”

Bahçeli, “Stratejik hedefimiz Ada’daki Türk iÅŸgalini bitirmektir” diyen Yunanistan BaÅŸbakanı’yla, Anayasa’nın ilk dört maddesini mesele yapan çürük çarık zihniyetin “aynı muhasım çevrelerin piyonu” olduÄŸunu ifade ederek, “Siyaset piyon iÅŸi deÄŸil misyon ve millete hizmetkarlık iÅŸidir.” dedi.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir