CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan: 2023, Türkiye’nin ve Türk milletinin yeniden ÅŸahlanışının sembolüdür

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2023, Türkiye'nin ve Türk milletinin yeniden şahlanışının sembolüdür

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2023, Türkiye'nin ve Türk milletinin yeniden şahlanışının sembolüdür

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye’nin 2023 hedeflerini rayında tuttuklarını belirterek, “2023, Türkiye’nin ve Türk milletinin yeniden ÅŸahlanışının sembolüdür.” dedi.

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, CumhurbaÅŸkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “6. Anadolu Medya Ödülleri” programında konuÅŸtu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına ödül alanları tebrik ederek başladı.

Bünyesinde 320 mahalli ve bölgesel radyoyu, televizyonu, gazeteyi, dergiyi bir arada buluşturan Anadolu Yayıncılar Derneğinin (AYD) yürüttüğü faaliyetleri takdirle izlediklerini belirten Erdoğan, derneğin mahalli basının sesi olma yanında milli meselelerde ortaya koyduğu onurlu tavrın Türk medyasının gerçek duruşunu yansıttığına inandığını söyledi.

Medya özel ödülleri kapsamında Ahmet Kekeç, Ferhat Koç, İbrahim Toru, Markar Esayan gibi son yıllarda hayatını kaybeden isimlerin yaşatılıyor oluşunun önemli bir vefa ve kadirşinaslık örneği olduğunu aktaran Erdoğan, bu vesileyle görevleri başında hayatını kaybedenler başta olmak üzere ahirete irtihal eden tüm medya mensuplarını rahmetle andı.

Özgür, sorumlu ve milli basının milletin aydınlık yarınlara ulaşma mücadelesinin en önemli destekçilerinden olduğunu vurgulayan Erdoğan, ülkenin dört bir yanında adeta dişini tırnağına takarak çeşitli mecralarda görevlerini yürüten tüm medya mensuplarına teşekkür etti.

ErdoÄŸan, “Hakikatin, hakkın, hukukun, özgürlüğün, velhasıl insana dair her özlemin savunucusu olarak gördüğüm medya mensuplarımızın her birine baÅŸarılar diliyorum. Bilhassa bugün burada birlikte olduÄŸumuz kardeÅŸlerimize büyük ve güçlü Türkiye’nin inÅŸasına verdikleri destek için şükranlarımı sunuyorum. Siyasi hayatımız boyunca hep yakın mesai içinde olduÄŸumuz basınımızla inÅŸallah daha nice yolları birlikte yürüyecek, daha nice güzel haberler paylaÅŸacağız.” diye konuÅŸtu.

“Anadolu basını demokrasinin beslenmesi ve saÄŸlıklı iÅŸlemesi bakımından hayati öneme sahip”

Anadolu basınının demokrasinin beslenmesi ve sağlıklı işlemesi bakımından hayati öneme sahip olduğunu dile getiren Erdoğan, hem halkın vaktinde ve doğru bilgilenmesi hem de idarecilerin halkın gündemini sağlıklı takip edebilmesi bakımından medyanın yeri doldurulamayacak bir görev ifa ettiğini vurguladı.

Doğru ve hakikatli bir kanaatin beslediği demokrasi kültürünün milli iradenin üstünlüğünün güçlü şekilde korunmasının da temel şartı olduğunu belirten Erdoğan, genel olarak basın, özellikle de Anadolu basınının bu yönüyle de mutlaka desteklenmesi ve teşvik edilmesi gereken bir vazife gördüğünü kaydetti.

Tüm bu misyonların hakkıyla ifasının, mahalli basının görevini meslek ahlakından taviz vermeden ve ülkesine karşı sorumluluklarının bilinci içerisinde yerine getirmesine bağlı olduğunun altını çizen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Åžayet Anadolu basını bu iki hususta taviz vermeden yoluna devam ederse gücünü hiçbir zaman kaybetmez, tam tersine daha da artırır. Her ÅŸeyin küreselleÅŸtiÄŸi, her ÅŸeyin dijitalleÅŸtiÄŸi, her ÅŸeyin teknolojik mecralara evrildiÄŸi bir dönemde insanı sosyal çevresiyle hala merkezde tutan sahiciliÄŸin son kalesi iÅŸte bu anlayışla çalışan basın olacaktır. Bir insanın ölümünü trajedi, bir milyon insanın ölümünü istatistik olarak gören zihniyetin dünyamızı istila etmeye baÅŸladığı bir dönemde siz her bir insanı ayrı bir deÄŸer kabul eden yaklaşımla farkınızı ortaya koyabilirsiniz. Sosyal medya gibi doÄŸrunun yalanla, iftiranın kumpasla, çarpıtmanın kötü niyetle, sinsiliÄŸin çıkarcılıkla karıştığı mecraları zapturapt altına alacak olan da yine sizin gayretinizdir. Gücünü insandan alan, malzemesi de muhatabı da insan olan Anadolu basınımız kendini bu doÄŸrultuda ne kadar geliÅŸtirirse geleceÄŸine o derece güvenle bakar. Tüm kalbimle inandığım ÅŸu gerçeÄŸi bir kez de sizlerin huzurunda ifade etmek istiyorum. Medyamızın yüz akları, tüm deÄŸerleri, tarihi, kültürüyle milleti aÅŸağılayan mankurtlar deÄŸil, bu millete hizmet etmeyi en büyük ÅŸeref kabul edenlerdir.”

Bunları söylerken aslında ülkede geçmişi iki asrı bulan basın hayatında aşağı yukarı hep aynı başlıklar altında gündeme getirilen tartışmaları da ifade etmiş olduklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Tartışmanın bir tarafında icraatlarının eleÅŸtirilmesinden hoÅŸlanmayan yönetimler, diÄŸer tarafında ise maÅŸeri vicdan yerine belli çıkar çevrelerinin aparatı olmakla itham edilen basın vardır. Nitekim basın tarihiyle ilgili çalışmalara baktığımızda Avrupa ve Amerika’daki basının ortaya çıkış ve geliÅŸme süreciyle bizdeki serencamı arasındaki keskin fark açıkça görülmektedir. Bununla birlikte Çanakkale Savaşı, İstiklal Harbi, Kıbrıs çıkarması, terörle mücadele, 15 Temmuz gibi kritik dönemlerde basının önemli bir kısmının sergilediÄŸi onurlu yaklaşım tarihimize ÅŸanla, ÅŸerefle kaydedilmiÅŸtir. Aynı ÅŸekilde 27 Mayıs Yassıada yargılamaları, muhtıralar, 12 Eylül, 28 Åžubat gibi dönemlerde ülkesinin ve milletinin deÄŸil de darbecilerin yanında saf tutanlar da milli hafızamızın kara kaplı defterine mimlenerek iÅŸlenmiÅŸtir. Milletimiz bilhassa 1960’tan beri darbecilere ve onların yaptığı insanlık dışı iÅŸlere kılıf bulmaya çalışan gazeteci sıfatlı haysiyet cellatlarını unutmadı, unutmayacak. Ülkesi, halkı ve mesleÄŸinin itibarı için özgürlüğü ve canı dahil her türlü riski göze alarak mücadele eden gazetecileri de bu millet asla unutmadı ve unutmayacak.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün burada bu meslek mensuplarıyla bir arada olmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.

Türkiye’nin son 2 asrının sadece basın deÄŸil, her alanda arayışlarla, keskin yol ayrımlarıyla geçtiÄŸini dile getiren ErdoÄŸan, Batı’nın sömürgecilik ve sanayileÅŸme yoluyla oluÅŸturduÄŸu maddi üstünlük karşısında eldeki son vatan toprağı Anadolu’nun dahi tehlikeye girdiÄŸi dönemler yaÅŸandığını, milletin canını diÅŸine takarak verdiÄŸi mücadelelerden sonra da rahat bırakılmadığını anlattı.

ErdoÄŸan, Anadolu’ya sahip olamayanların milletin ruhunu iÅŸgal etmek, her ÅŸeyini elinden almak için içeriden ve dışarıdan nice yollara, yöntemlere baÅŸvurduklarını ifade ederek, tek parti faÅŸizmi, darbeler, vesayet, siyasi, sosyal ve ekonomik saldırıların bu zorlu sürecin farklı dönemlerdeki tezahürleri olduÄŸunu söyledi.

Türkiye’nin sanayi devrimini kaçırmasını, bilgi ve teknoloji devriminde geride kalmasını saÄŸlayanların Türkiye’yi yeniden yapılanan küresel siyasi ve ekonomik düzenden dışlamak için var güçleriyle çalıştıklarını belirten CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Ama bu defa farklı bir Türkiye ile karşı karşıya kaldılar. Artık siyasetini, ekonomisini, dış politikasını, sosyal dinamiklerini diledikleri gibi yönlendirebilecekleri bir Türkiye olmadığını gördüler. Rahmetli Menderes ve Özal’ın baÅŸlattığı demokrasi ve kalkınma hamlesini geçtiÄŸimiz 19 yılda en üst seviyeye çıkarmış, kendi politikalarını kendi belirleyen bir Türkiye gerçeÄŸi ile karşı karşıya kaldılar.” ifadelerini kullandı.

Söz konusu güçlerin, bölgesinde hem sahadaki varlığıyla hem masadaki gücüyle söz sahibi bir Türkiye olduğunu yaşayarak kabullendiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Dünyada haksızlıklara, adaletsizliklere, riyakarlıklara meydan okuyan, mazlumların ve maÄŸdurların umudu bir Türkiye fotoÄŸrafının yükseldiÄŸini fark ettiler. Altyapısını tamamlamış, yatırım, üretim, istihdam, ihracat ve büyüme hedefiyle 2023’e yürüyen bir Türkiye hakikati, attıkları her adımda karşılarına çıktı. Bununla kalmayıp evlatlarına 2023’ü, 2071’i hedef gösteren, vizyon sahibi bir Türkiye’nin yükseliÅŸini ÅŸu anda seyrediyorlar. Daha düne kadar bırakınız 30 yılı, 50 yıl sonrasını, 3 gün, 5 gün sonrasını göremeyen, buna göre hesap yapamayan bir Türkiye’den böyle bir ufka sahip bir Türkiye’ye ulaÅŸmanın anlamını en iyi sizler bilirsiniz.

Ekonomisi birkaç milyar dolarlık spekülasyonlarla yerle yeksan olan, siyaseti birkaç ihtirasla, aktörle kaosa sürüklenebilen, güvenliÄŸi 3-5 teröristle tehlikeye düşürülebilen, sanayisi dışa bağımlı, ticareti hacimsiz, turizmi kısır, toplumsal fay hatları faal, velhasıl her tarafı lime lime dökülen bir Türkiye özlemiyle yanıp tutuÅŸanlar elbette hala mevcut. Bu hevesle son 7-8 yıldır buldukları her araca her fırsatta sarıldılar ama hamdolsun Allah’ın yardımı ve milletimizin desteÄŸiyle bu tuzakların tamamını bozduk.”

“Tarihi bir yönetim reformunu hayata geçirdik”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Ülkemizi 2023 hedefleri rayında tutarak, vaktimizi ve enerjimizi heba etme giriÅŸimlerini boÅŸa çıkardık. Bununla kalmadık, CumhurbaÅŸkanlığı Hükümet Sistemine geçiÅŸ gibi önemi ve anlamı ileride çok daha iyi anlaşılacak olan tarihi bir yönetim reformunu hayata geçirdik. İki asırdır defalarca sergilenen oyunların artık iÅŸe yaramadığı bu Türkiye gerçeÄŸini kabullenmek istemeyenlerin, kimi zaman açık kimi zaman gizlice sergiledikleri taktikleri bir bir ifÅŸa ettik.” dedi.

Demokrasinin, hukuk devletinin, özgürlüklerin kurallarını kendi çıkarları doÄŸrultusunda eÄŸip bükenlerin, buram buram riyakarlık kokan sözleri ve tavırlarının artık iÅŸe yaramadığını bildiren ErdoÄŸan, “Kendi toplumlarının güvenliÄŸi ve refahı dışında hiçbir ÅŸeyi umursamayanların bencillikleri dönüp dolaşıp kendilerini vuracak bir bumeranga dönüştü. Göçten iklim deÄŸiÅŸikliÄŸine, terörden salgın krizine kadar dünyanın ve insanlığın tamamını ilgilendiren her yeni sınamada kendilerini geliÅŸmiÅŸ olarak nitelendirenlerin aslında ne kadar zayıf oldukları anlaşıldı.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin bu sınamalar karşısında verilen baÅŸarılı imtihanla farkını ortaya koydukça hesapların sürekli yeniden yapılmaya baÅŸlandığını belirten ErdoÄŸan, “İşte bugün büyük ve güçlü Türkiye’nin inÅŸası yolundaki en önemli durağımız 2023’ün eÅŸiÄŸindeyiz. Ülkemizi küresel sistemin yeniden yapılanmasının dışına itmek için kıvrananların son umudu 2023’te eski Türkiye’yi yeniden hortlatmaktır. İnÅŸallah bu defa da baÅŸaramayacaklar. Milletimiz uzunca bir mücadelenin ardından döktüğü alın teri ve gerektiÄŸinde feda etmekten çekinmediÄŸi canı pahasına yakaladığı bu fırsatı kaçırmama azim ve kararlılığını sahiptir.” diye konuÅŸtu.

Verdikleri büyük ve güçlü Türkiye mücadelesinde hep yanlarında olan Anadolu medyasının desteğini, girilen bu son süreçte daha güçlü şekilde göreceklerine inandığını bildiren Erdoğan, şöyle konuştu:

“Unutmayınız bu mesele ne Tayyip ErdoÄŸan’ın kiÅŸisel meselesidir ne parti meselesidir ne baÅŸka bir kısır hesap meselesidir. 2023, Türkiye’nin ve Türk milletinin yeniden ÅŸahlanışının sembolüdür. 2071 özellikle Anadolu’nun ebedi vatanımız olduÄŸu gerçeÄŸini bir kez daha ilanımız olarak ortaya koyduÄŸumuz bir yıl olacaktır. Ve 2053, sahip olduÄŸumuz tarihi mirasımıza sıkı sıkıya sahip çıkmamızın iradesidir. Bu hedeflere ve vizyonlara sahip çıkmak da ülkemizdeki her vatandaşımızın, her kurumumuzun, her kuruluÅŸumuzun en baÅŸta gelen sorumluluÄŸudur. Bizim tek yaptığımız da bu sorumluluÄŸun gereÄŸini yerine getirmeye çalışmaktan ibarettir.” ifadelerini kullandı.

“Büyük sıçramayı yapabileceÄŸimiz bir döneme girdik”

Dünyanın terör, göç, iklim deÄŸiÅŸikliÄŸi, kıtlık ve yeni nesil teknolojiler gibi girift meselelerle uÄŸraÅŸtığı bir dönemde hiç kimsenin Türkiye’yi yeniden kendi iç çekiÅŸmeleri içine gömmesine izin veremeyeceklerini vurgulayan CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Türkiye, geçmiÅŸte bu içe dönük kavgaların bedellerini hem maddi hem manevi olarak ziyadesi ile ödedi. GeçtiÄŸimiz 19 yılda 81 vilayetimizin tamamını eÄŸitimden saÄŸlığa, ulaşımdan sanayiye, enerjiden spora her alanda gerçekten çok iyi bir altyapıya kavuÅŸturduk. Gençlerimizin heyecanı, kabiliyeti, azmi, gayreti gözlerinden okunuyor. Sahip olduÄŸumuz altyapı üzerinde ihtiyacımız olan asıl büyük sıçramayı yapabileceÄŸimiz bir döneme girdik.

Gençlerimizle KahramanmaraÅŸ’ta yaptığımız sohbette bunu gördüm ve onların gözlerinde bu ışıltıyı gördüm. Bu imkanı en iyi ÅŸekilde deÄŸerlendirebilmek için istikrar ve güven ikliminden taviz vermememiz gerekiyor. İnÅŸallah cuma günü Mersin’de yine gençlerimizle beraber olacağız. Milletimiz için hiçbir hayalleri, ülkemiz için hiçbir projeleri, devletimiz için hiçbir programı olmayanların, kendi ideolojik saplantıları ve kiÅŸisel hırsları uÄŸruna bu güzel tabloyu tersine çevirmesine rıza gösteremeyiz. Bunun için hep birlikte kazanımlarımıza sahip çıkacağımız, potansiyelimizi en iyi ÅŸekilde deÄŸerlendireceÄŸimiz siyasi ve sosyal zeminden taviz vermemeliyiz.

BirliÄŸimize, beraberliÄŸimize, kardeÅŸliÄŸimize sıkı sıkı sarılarak tüm dikkatimizi ve gücümüzü geleceÄŸimizin inÅŸasına yönetmeliyiz. İnÅŸallah cuma günü nükleer santralimizi yerinde gidip ziyaret edeceÄŸiz. GeldiÄŸi safhayı göreceÄŸiz ve 2023’e, inÅŸallah nükleer santralin ülkemize kazandırıldığını da göreceÄŸiz. Medya kuruluÅŸlarımıza ve medya mensuplarımıza bu tarihi süreçte çok önemli görevler düşüyor. Milletimize hakikatleri göstererek, Türkiye’nin bu hayati sınamadan baÅŸarıyla çıkmasına katkı saÄŸlayacağınıza inanıyor, bu duygularla bir kez daha Anadolu Medya Ödülleri’ni tevdi edeceÄŸimiz kurumlarımızı ve arkadaÅŸlarımızı tebrik ediyor, Anadolu Yayıncılar BirliÄŸi yöneticilerine bizleri bu güzel atmosferde bir araya getirdikleri için tekrar ÅŸahsım milletim adına teÅŸekkür ediyorum.”

Törenden notlar

Törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, siyasi parti temsilcileri, milletvekilleri, medya temsilcileri ve gazeteciler katıldı.

Programda, Anadolu Yayıncılar DerneÄŸi tanıtım filmi gösterildi. Dernek BaÅŸkanı Sinan Burhan CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’a günün anısına hediye takdim etti.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, çeşitli kategorilerde ödüle layık görülenlere ödüllerini verdi.

“Yılın İletiÅŸim Ödülü” CumhurbaÅŸkanlığı İletiÅŸim BaÅŸkanı Fahrettin Altun’a verildi. “Yılın Haber Ajansı Ödülü”ne layık görülen Anadolu Ajansı adına da ödülü Yönetim Kurulu BaÅŸkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz aldı.

Anadolu Yayıncılar Derneği Başkanı Sinan Burhan da törende yaptığı konuşmada, Anadolu medyasının önemine vurgu yaparak, yerel medyanın doğru habercilik yapmak için çok çalıştığını belirtti.

Burhan, “Bizler diÄŸer basın organları gibi 27 Mayıs darbesine destek vermedik, 12 Eylül darbesinde yoktuk, 17-25 Aralık hain darbe giriÅŸimi yapan kiÅŸi ve kurumlara karşı milli iradenin yanında yer aldık.” ifadesini kullandı.

Dijital medya ve sosyal medyanın son dönemde kontrolsüzleşmeye başladığını vurgulayan Burhan, sosyal medyada düzenlemenin yapılması gerektiğini, kimsenin özgürlük adı altında başkasının hayatını karartmaya, ulusal güvenliğe zarar vermeye hakkı olmadığını da sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir