Soykırımcı İsrail ordusunun askerini reklam yüzü yapan Adidas’a tepkiler sürüyor

Soykırımcı İsrail ordusunun askerini reklam yüzü yapan Adidas'a tepkiler sürüyor

Soykırımcı İsrail ordusunun askerini reklam yüzü yapan Adidas'a tepkiler sürüyor

Dünya genelindeki aktivistler, Adidas’ın, 2021’de Gazze’ye yönelik saldırılara katılan ve İsrail ordusunda görev yaparken bacağını kaybeden askeri, ÅŸirketin tek ayakkabı hizmeti için reklam yüzü yapmasının ardından markayı boykot çaÄŸrısında bulundu.

Gazze Åžeridi’nde binlerce Filistinlinin uzuvlarını kaybetmesine neden olan İsrail ordusundan emekli Shalev Biton’u “tek ayakkabı hizmeti” için reklam yüzü olarak tercih eden Adidas’a karşı tepkiler ve boykot çaÄŸrıları artarak devam ediyor.

Reklam filminin ardından sosyal medya hesabından Adidas marka ayakkabılarını çöpe attığı anlara ilişkin video paylaşan ve bu videosu kısa sürede binlerce kişi tarafından alıntılanan İtalyan aktivist Vincenzo Fullone, AA muhabirine açıklamada bulundu.

Fullone, boykotun “sivil, ÅŸiddet içermeyen bir direniÅŸ biçimi” olduÄŸunu vurgulayarak, “Siyaset harekete geçmeyi reddettiÄŸinde boykot, vatandaÅŸların elindeki en güçlü araçlardan biri haline gelir. İsrail ürünlerini veya Filistin’deki apartheid rejimi destekleyen ürünleri satın almayı bırakmak, halkın ahlaki bir görevidir.” dedi.

Adidas’ın bu reklam filminin ardından gerçek yüzünü gösterdiÄŸini söyleyen Fullone, markanın yıllardır imajını insan hakları, kapsayıcılık ile ayrımcılığa karşı mücadele üzerine inÅŸa ettiÄŸini ve dünyayı deÄŸerleriyle hareket eden bir ÅŸirket olduÄŸuna inandırmak istediÄŸini ancak İsrail devreye girdiÄŸinde her ÅŸeyin deÄŸiÅŸtiÄŸini dile getirdi.

Fullone, “Asker yani failler merkeze yerleÅŸtiriliyor, Filistin ise siliniyor. Adidas, kampanyasının yüzü olarak uzuvları kesilmiÅŸ bir İsrailli askeri seçerken, onun temsil ettiÄŸi aynı askeri gerçeklik yüzünden uzuvları kesilen binlerce Filistinliyi görmezden geliyor. Bu, sadece bir reklam tercihi deÄŸil, kimin görülmeye layık olduÄŸuna kimin ise görünmez kılınacağına dair bir tercih.” diye konuÅŸtu.

İsrail hakkında Nazi Almanyası için kullanılan “Üçüncü Reich” ifadesini kullanan Fullone, İsrail’in iÅŸ iÅŸten geçmeden durdurulması gerektiÄŸini belirtti.

“Filistin’in özgürlüğü hepimizin özgürlüğünden bir parçayı barındırıyor”

Küresel Sumud Filosu’nda yer alan Türk aktivist Ayçin KantoÄŸlu da İsrail destekçisi markaları boykot etmeye karar vermenin “bir sivilin yapabileceÄŸi en kolay hamle” olduÄŸunu söyledi.

Öte yandan, bazı insanların güçlü markalar karşısında bireysel aksiyonlarının netice verip vermeyeceÄŸini sorguladığını aktaran KantoÄŸlu, bunun iÅŸe yaradığını gösteren örnekler olduÄŸunu ve Güney Afrika’daki apartheid rejimine karşı uygulanan uluslararası boykot sayesinde direniÅŸin sonuç verdiÄŸini ifade etti.

KantoÄŸlu, “Güney Afrika’da yaÅŸananların aynısı neden Filistin’de yaÅŸanmasın? Ki Filistin’de ihtiyaç çok daha fazla. Önce Gazze’ydi, ÅŸu anda Batı Åžeria’da da benzeri olayların yaÅŸandığını görüyoruz. Dünyanın açıktan izlediÄŸi bir vahÅŸet durumu söz konusu. Dolayısıyla aynı boykot sürecini Filistin için de oluÅŸturabilmemiz mümkün.” dedi.

Adidas’ın son reklam filmine iliÅŸkin olarak da KantoÄŸlu, “Açıktan bir cüretle karşı karşıyayız. İnsanlar katlediliyorlar, soykırıma uÄŸratılıyorlar ve Siyonist rejimi destekleyen o zihniyet, böyle bir ÅŸey olmuyormuşçasına veya Filistinlileri katletmek doÄŸru, haklı bir iradeymişçesine reklamlar aracılığıyla bile bunu gözümüze sokuyorlar. Filistin’deki çocuk katliamı, çocukların sakat, yetim ve öksüz bırakılışı tüm dünyanın gözü önünde yaÅŸanırken, iÅŸgalci, soykırım ordusuna mensup bir askerin maÄŸdur gibi gösterilmesi müthiÅŸ bir cüret.” diye konuÅŸtu.

Kantoğlu, bu ölçüsüz kötülüğe karşı sıradan insanların vereceği bir cevabın olması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bu, sadece Gazze’nin, Batı Åžeria’nın, Kudüs’ün problemi deÄŸil. Filistin’in özgürlüğü aslında hepimizin özgürlüğünden bir parçayı içinde barındırıyor. Biz boykot yaptığımız zaman, bunu elbette Filistin’deki katliamın, soykırımın durması adına yapıyoruz ama aslında boykot ettiÄŸimiz her ÅŸey sadece Filistin halkını deÄŸil bizi de esir eden güce karşı bir mukavemet göstermek anlamına geliyor. Boykot yapanların kavi durmalarını, buna kararlılıkla devam etmelerini ve bunun mücadelenin en başı olduÄŸunu hatırlarında tutmalarını istiyorum.”

“İnsanlık dramı üzerinden imaj yapmaya çalışıyorlar”

Küresel Sumud Filosu’nda yer alan Türk aktivist, Kalp ve Damar Cerrahı Doç. Dr. Åžeyma Denli Yalvaç da satın alınan her ürünün, o markaya finansal destek saÄŸladığını hatırlatarak, zulmü, katliamları veya işçi sömürüsünü destekleyen bir markadan alışveriÅŸ yapmanın istemeden de olsa o suç mekanizmasını fonlamak anlamına geldiÄŸini söyledi.

Boykotun, “Ben paramla bu adaletsizliÄŸin, bu ÅŸiddetin bir parçası olmayacağım.” demenin ve vicdanı rahatlatmanın en somut yolu olduÄŸunu vurgulayan Yalvaç, ortak bir refleks haline geldiÄŸinde boykotun devasa bir kamuoyu baskısı oluÅŸturacağına dikkati çekti.

Yalvaç, “Çevrenizde boykot bilinci yarattığınızda, olaylardan habersiz olan insanların da dikkatini o haksızlığa çekmiÅŸ ve kitlesel bir farkındalık uyandırmış olursunuz. Åžiddete baÅŸvurmadan, kimsenin malına veya canına zarar vermeden tepki göstermenin en yasal yoludur.” ifadelerini kullandı.

Adidas’ın reklam filmini gördüğünde içinin sızladığını belirten Yalvaç, ÅŸunları kaydetti:

“Resmen göz göre göre savaşı, ÅŸiddeti, askerleri ekrana çıkarıp vahÅŸeti normal bir ÅŸeymiÅŸ, bir baÅŸarıymış gibi sunuyorlar. İster istemez düşünüyorsun, bu bir propaganda deÄŸil de ne? Bir insanlık dramı üzerinden imaj yapmaya çalışıyorlar. Bir markanın en büyük gücü bankadaki parası ya da finansal tabloları deÄŸildir. Asıl güç, topluma verdiÄŸi güven ve taşıdığı vicdandır. Bizler tüketiciyiz ve paramızı bir yere verirken sadece bir ürün satın almıyoruz, o markanın duruÅŸunu, ahlakını da satın alıyoruz. Yani alışveriÅŸ yapmak sadece ticari bir olay deÄŸil, aslında ahlaki bir duruÅŸtur. Katliamlara seyirci kalan, zulmü normalleÅŸtiren ve kurumsal vicdanını tamamen kaybetmiÅŸ hiçbir markanın benim gözümde zerre deÄŸeri yok.”

Yalvaç, tüketici olarak en doÄŸal ve en yasal hakkını kullanarak bu markaları satın almadığını vurgulayarak, “Bu öyle geçici bir heves de deÄŸil. İnsani deÄŸerleri hiçe sayan bu yapılara karşı net duruÅŸumuzu her zaman korumalı, paramızla bu zulümlere ortak olmayacağımızı her fırsatta göstermeliyiz.” dedi.

Kaynak: AA